Elektrik Mühendisliği · Sayı 377 · 1991 / 1
ODA TARİHİNDEN
Nükleer enerji Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1991
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 3 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- nükleer silahlanma
- caydırıcılık
- güç dengesi
- nükleer savaş
- silahlanma yarışı
Özet
Yazar, nükleer enerjinin ortaya çıkardığı teknolojik gücün insanlığı geliştirmek yerine kitlesel yıkım silahlarına dönüştürülmesini ve bu silahların yarattığı nesnel durum ile askeri strateji/doktrinler arasındaki çelişkileri tartışıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
DA TARİHİNDEN
NÜKLEER ENERJİ VE ÇELİŞKİLER
4 yıl önce yayınladığımız bu yazıyı güncelliği nedeniyle yemden sunuyoruz.
Haluk GERGER
A
tom çeKirdeğı içindeki gizin çözülmesiyle birlikte insa noğlunun önünde büyük bir ufuk açılmıştı. Enerji üreti minden tarıma, tıptan mü
hendisliğe, bir çok alanda nükleer
gücün yaşamı geliştirmek yolunda
görkemli bir gizilgüç oluşturabileceği
ortadaydı. Ne yazık ki, söz konusu
teknolojik atılım insanı yüceltecek
amaçlar yerine, esas olarak insan
yaşamını ortadan kaldırmaya yönelik
olarak geliştirildi.
Nükleer enerjinin müthiş gücü, sa vaş olgusuna ve stratejik düşünceye yepyeni boyutlar kazandırırken, nük leer güce dayalı bir dizi teknolojik ge lişmeyle birlikte tarihte görülmemiş bir yıkım düzeyine ve savaş makina sına ulaşıldı. Giderek tahrip gücü da ha fazla, daha kolay kullanılabilir ve daha fazla sayıda nükleer silah üreti lirken, bir yandan da bunları düşma na iletecek yeni araçlar geliştirildi. 196O'lı yıllara gelindiğinde, artık ge lişmiş füze ve uçak gibi araçlarla he deflerine gönderilen nükleer bomba lar dünyayı birkaç kez yokedecek düzeye erişti bile.
Nükleer güce dayalı silah teknoloji sindeki gelişmeler akıl almaz boyut ve hızda gelişirken, buna bağlı ola rak yeni stratejiler ve doktrinler de oluşturulmaya başlandı. Aynen nük leer enerjinin kullanıldığı yönde oldu ğu gibi, söz konusu strateji ve dokt rinler de, nükleer silahların özellikle rinden ve bunlara sahip iki büyük güç arasındaki "güç dengesi"nin nite liğinden oluşan "nesnel durum" ile ilişkileri açısından tam bir çelişki ve "insanlıkdramı"nı sergilemektedir.
Nükleer silah teknolojisinin yarattığı "nesnel durum"un iki temel özelliği
vardır. Bunlardan birincisi, nükleer silahların tahrip gücü ile ilgilidir. Bu silahların tahrip gücü onları klasik si lahlardan ayırmakta ve savaş araç ları olarak anlamsız kılmaktadır. Do ğası gereği, siyasal ve bununla belir lenen sınırlı amaçlara sahip olan sa vaş, ancak niteliğine ve amaçlarına uygun silahlarla yürütülebilir. Nükle er silahlar, denetimi olanaksız, ras yonel herhangi bir savaş amacının çok üstünde tahrip gücüne sahip kit lesel yıkım araçları olduklarından, ancak sınırsız, amaçsız, denetimsiz bir kıyım için kullanılabilirler. Bir sine ği öldürmek için tank kullanmanın anlamsızlığı gibi, nükleer silahlar da düşünülebilecek herhangi bir savaş ta, herhangi bir siyasal amaca dö nük olarak kullanıma sokulan olanak arasındaki sınırsız, denetimsiz, an lamsız dengesizlik, tek bir tablete ih tiyaç duyan hastanın yüzlerce tüp ilacı alarak ölmesi gibidir.
Sözünü ettiğimiz "nesnel durum"un ikinci temel niteliğiyse, "güç denge si" kavramı altında irdelenebilir. Bu gün yaşamın temel gerçeği, Sovyet ler Birliği ile Amerika Birleşik Devlet leri arasındaki bir nükleer savaşın galibinin olamayacağı, böyle bir sa vaşın iki tarafın birden yıkımıyla so nuçlanacağı ve dolayısıyla da nükle er saldırıda bulunmanın intihar et mekle eş anlamlı olduğudur.
Oysa, "nesnel durum"un bu iki temel özelliğine yanıt aramak zorunda olan öznel strateji ve doktrinler, "nesnel durum"a taban tabana zıt iki temel öge içermektedirler. Önemli farklılıklar göstermekle birlikte "cay dırıcılık"' kavramı altında toplayabile ceğimiz askeri strateji ve doktrinler daha çok silahlanmayı öngörmekte, giderek de, savaşılabilir, hatta kaza
nılabilir nükleer savaş senaryoları üretmektedirler.
"Nesnel durum", nükleer silahların denetlenemeyen "sınırsız" ve dolayı sıyla da, herhangi bir rasyonel sa vaş amacına hizmet etmesini ola naksızlaştıran tahribat gücüyle belir lenirken, insanoğlu bu gücü nicel ve nitel olarak daha da arttırmak için sürekli bir silahlanma yarışını öngö ren doktrinler, teoriler, stratejiler ya ratmaktadır. Yine "nesnel durum"a göre, bir nükleer savaşın kesinlikle yeryüzünde insan yaşamının sonu nu getirecek olmasına karşın, insa noğlu böyle bir savaşı yapmak ve hatta kazanmak gibi çılgın bir düşün peşine düşebilmekte, planlar, he saplar yapabilmektedir.
Nükleer güç herhalde "insanlık dra mf'nı gözler önüne seren çelişkileri ortaya çıkarmakla asıl işlevini yerine getirmektedir. Birincisi, bu güç, insa noğluna sağlayabileceği sınırsız ya rarlara dönük olarak değil de, yaşa mı ortadan kaldırma yönünde gelişti rilmiştir, ikinci olarak, geliştirilen güç; ra^vonel, anlamlı savaş amaç larına uygun olmayan boyutlarda ol masına karşın silahlanma yarışı ile olağanüstü düzeylere ulaştırılmıştır. Üçüncü olarak da, bu silahlarla yapı lacak bir savaşın sadece toplu inti hara hizmet edebileceği gerçeğine karşın, nükleer savaş vazgeçilmez bir araç ola, ak düşünülmektedir. Nükleer gücün açığa çıkardığı bu çelişkiler, hiç kuşkusuz insanlığın oluşturduğu toplumsal örgütlenme ve sosyal kurumlarının yetersizliğin den, teknolojik gelişme hızına ayak uydurmayan yapıların değiştirileme mesinden kaynaklanmaktadır.
377 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ