Elektrik Mühendisliği · Sayı 381 · 1991 / 5
YENİ ÜRÜNLER VE YENİ TEKNOLOJİLER
Bilgisayar, yazılım ve internet Haber ve etkinlik
- Yıl
- 1991
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 5 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Bilgisayar, yazılım ve internet
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma
Anahtar kelimeler
- OCR
- optik karakter tanıma
- yazılım fabrikaları
- Japonya
- Hitachi
- programcı
Özet
Yazıda önce Optik Karakter Tanıma (OCR) teknolojisinin çalışma prensipleri ve ticarileşmesi anlatılıyor, ardından Japon şirketlerinin kurduğu büyük ölçekli 'yazılım fabrikaları' modeli ve bunun ABD'deki bireysel yazılım geliştirme anlayışıyla karşılaştırılması ele alınıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
YENİ ÜRÜN & YENİ TEKNOLOJİ
ir gazetedeki 1 ya da dergideki makaleyi sonra okumak üzere saklamak isti yorsunuz, şirketinize ge len önemli dokümanları acilen izlemek istiyorsu nuz, belgeleme ve dosya lama gerektiren bir iştesi niz ve bu size angarya gibi geliyor... Bu tip örnekle meleri artırmak, kolay., Tüm bu ve benzeri ko numdaki kişilere dünyayı biraz daha kolaylaştıra cak bir elektronik bilişim harikası bugünlerde tica rileşme durumunda: Optik Karakter Tanıma (OCR: Optical Character Recog nition).
Normalde bilgisiyarlarla şu ya da bu şekilde uğ raşmış olanlarımız için kaydedilmiş en genel göz lem, klavyeden girilen bil gilerin ekrandan kontrol edilmesi ve gerektiğinde yazıcıdan kağıda çıktı ola rak alınmasıdır. OCR tek niğiyle çalışan bir araca sahip olan kişiler için olay şöyle gelişecek: Elinde tuttuğu ve bir süre sonra kullanabileceğini düşün düğü belgeyi OCR aracı üzerinden bilgisayara okutacak ve gerektiğinde üzerinde gerekli ise de ğişiklikleri yapıp yine yazı cıdan çıktı alacak. Evet yanlış okumadınız; OKU TACAK...
Peki nedir bu OCR'nin hikmet i farikası. OCR programları, karakterleri tanımak için iki temel yön tem kullanır: Şablon eş leştirme (pattern mâtc hing) yönteminde karak terler arasındaki boşlukları
BİLGİSAY ARLARIN GÖZÜ OLURSA,
Hazırlayan: Lütfi VAROĞLU
kullanarak harfleri öncelik le birbirlerinden ayırır. Bun ların şekilleri kendi kütüp hanesindeki karakter şab lonlarıyla karşılaştırılarak tanınmaya çalışılır. Bu yön temin yetersiz kaldığı du rumlarda yapay zeka çalış malarında kullanılan, özel likle çıkarma (feature ext raction) yöntemi kullanılı yor. Bu yöntemde karak terleri oluşturan çizgi ve eğri gibi topolojik özellikler saptanır ve böylece farklı boyuttaki birçok yazı tipinin tanınması kolaylaşır. Sözü edilen iki yöntem ancak bi rarada kullanıldıklarında başarılı sonuç alınabiliyor. Böylesine karmaşık işlem leri yapan programların bil gisayarın önemli bir bellek bölümünü bitirdiğini söyle mek gereksiz. Ancak so nuç buna değiyor.
yazılarda iş değişiyor. Programın çalışması ya vaşlıyor ve başarısı zayıflı yor.
Kısa sürede büyük işler başarılan bilişim dünyası
Bu kadar ileri tekniklerin kullanıldığı programlar da bile biz insanların karşılaş tığı sorun geçerli. Okunak lılığı yeterli düzeyde olan (daktilo yazısı, basılı metin, şekiller, grafikler) karakter ler için sorun yok. Ama iş okunamayacak, yorumla namayacak derecede kötü, bizdeki halk deyişiyle dok tor reçetesi kadar okunak sız (doktorlar alınmasın !)
na hızla giren bu optik okuyucu ve yorumlayıcılar gelecekte bilgisayarların yanlarında yazıcılara kar deş olmaya aday görünü yorlar.
Ayrıntılı bilgi için: YESA Bilgisayar Sistemleri A.Ş. Tel: (4) 131 26 85 131 71 22 Mart Ltd. Şti. Tel:
(4) 140 67 88 138 26 56
381 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ
aponların "yazı
>lım fabrikaları" kurmaları, yazı
lımın endüstri
yel niteliği ko
nusundaki tartışmaları ye
niden
alevlendirdi..
MiT'ten Michael Cusuma
no, yazılım fabrikalarının
Japonlara büyük avantaj
lar sağladığı inancında.
Cusumano "Japonların
yüksek nitelikli programcı
eksikliği karşısında, yazı
lım geliştirmeyi bireylere
dayalı bir iş olmaktan çı
karıp, rutin bir mühendislik
işi haline getirme yolunu
seçtiklerini" söylüyor. Ja
ponların bireysel çıkışlara
fırsat vermeyen gelenek
sel toplum yapısının bilgi
sayar alanında seçkin
programlar yapılmasını
engellediği söylenir. An
cak, Japonlar her şey gi
bi,bunun da bir yolunu
buldular ve kendileri için
engel olan bu geleneksel
davranış kalıplarını Batı ile
rekabette bir .üstünlük
kaynağına dönüştürdüler.
Fabrika benzeri Japon ya zılım evlerinden sözediyo ruz. Hitachi, NEC, Fujitsu ve Toshiba gibi büyük Ja pon bilgisayar firmalarının yüzlerce hatta binlerce program geliştiricinin ça lıştığı "yazılım fabrikaları" var. Bunların en büyüğü Hitachi'nin Tokyo yakınla rında Kawasaki endüstri yel bölgesindeki merkezi; burada 7 bin programcı çalışıyor. Amerikalıların küçük birimlerin özgün programlar geliştirmesine dayanan yaklaşımının ak sine, Japonların tarzı, mevcut programların par çalarının serbestçe kulla nıldığı standart programla ma araçları, standart me todlar ve standart tasa rımlar yatırılmasına daya nıyor. Yazılım fabrikaları üzerine araştırmalar ya pan ve yakınlarda bu ko nuda bir de kitap yazan Massachusetts Institue of
Y AZILIMDA FABRİKASY ON!
Technology (MİT) profe sörlerinden Michael Cusu mano, "üretkenliğin ve ka litenin mükemmel olduğu nu, bu fabrikalarda üretilen sistemterinse çok karmaşık olduğunu" belirterek, Ja ponların yüksek nitelikli programcı eksikliği karşı sında, yazılım geliştirmeyi yüksek nitelikli bireylere dayalı bir iş olmaktan çıka rıp, rutin bir mühendislik işi haline getirme yolunu seç tiklerini söylüyor. Japon yazılım fabrikaları üzerine yazdığı kitapta, ABD ve Japonya'daki 40 yazılım geliştirme projesini karşı laştıran Cusumano, her programcı başına yazılan satır komutu itibariyle yap tığı karşılaştırmada Japon programcıların ABD'Iİ prog ramcılara göre yüzde 50 ile 70 daha verimli olduklarını tespit etti. Ayrıca, önceki programların sonradan ya zılacak programlarda kulla nılma oranının da Japon ya'da birkaç kat daha fazla olduğunu belirledi... Japon yazılım fabrikalarında çalı şanlar, eskiden olduğu gi bi, hazırladıkları bir paket bittikten sonra dağılmıyor lar. Yazılımlar sürekli bir bi rimde hazırlandığı için, her proje için yeniden örgüt lenmelerine de gerek kal
mıyor. Böylece yeni bir projeye başlayan yazılım cılar, eskiden ne yaptıkla rını, bunun hangi kısımları nı yeni projelerinde kulla nacaklarını bilerek çalış malarını sürdürüyorlar. Ancak Japonların prog ramcı sıkıntısı nedeniyle, tıpkı otomobil alanında ol duğu gibi yazılım alanında da dünya pazarına ege men olmaları şimdilik uzak bir ihtimal. Zaten Japonla rın kendi firmalarının yazı lım ihtiyacını karşılamak için şu anda 600 bin yazı lım mühendisine daha ih tiyaçları var. Japonyadaki programcı eksiğinin yüzyı lın sonunda ise 1 milyonu aşması bekleniyor. Ja ponların yazılım alanında atılım yapmasını engelle yen diğer bir etmen ise, bu ülkede kişisel bilgisayar kullanımının oldukça dü şük olması. Halbuki ABD'de kişisel bilgisayar kullanımı çok yaygın. Ayrı ca, Japonların yazılım ko nusunda daha çok piya sanın büyük bölümünü elinde tuttukları video, faks, televizyon gibi elekt ronik tüketim eşyalarıyla otomobillerde kullanılan yazılımlar pazarında haki miyet sağlamaları bekleni yor. Japonlarla Amerikalı
ların başka bir farklılığı ise, Japonya'da yazılımcılar birkaç büyük firmada top lanmışken, Amerika'da yazılımcıların en büyük fir malardan en küçük firma lara kadar dağılmış olması ve her düzeydeki firmalar da programlama uzman larının bulunması... Bun lardan hangisinin avantajlı olduğu ise başka bir tar tışma konusu. Japon yazı lım fabrikalarını inceleyen Cusumano, Japonların geleceği ellerinde tuttuk ları kanısında. Cusumano, "diğer tüm endüstrilerde de Japonların ilk olarak verim ve süreç kontrol ka litesinde büyük gelişmeler sağladıklarını, daha sonra da dahi kaliteli ürünler üretme konusunda yo ğunlaştıklarını" belirtiyor. Cusumano'ya göre, bu 'süreç, tıpkı diğer endüstri lerde olduğu gibi şimdi de yazılımda yaşanacak. Ja ponların en büyük yazılım dağıtım firmalarından As hisuto'nun başkanı Bili Totten aym fikirde değil. O, nitelikli elemanların kü çük firmalara doğru yayıl ması gerçekleştirilmeden Japonların yüksek kaliteli yazılım paketleri geliştir melerinin mümkün olama yacağını düşünüyor. "İs tisnasız bildiğim her iyi ya zılım paketi bir ya da iki ki şi tarafından yazılmıştır" diyen Totten sözlerini "yazılım paketi üretmek başka malları üretmeye benzemez. Bu, roman yazmaya benzer. Yetenek ister" diyerek sürdürüyor. Totten Japon yazılım fab rikalarının ABD yazılım endüstrisi için bir tehdit ol duğunu düşünmenin, hat ta Amerikalıların da ben zer fabrikalar kurmaları gerektiğini düşünmenin yanlış olacağı kanısında. Bilemeyiz, Amerikalıları mı kandırıyor, yoksa kendini mi? Belki de iki şık birden doğrudur?
160 381 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ