Elektrik Mühendisliği · Sayı 381 · 1991 / 5
İÇİMİZDEN BİRİ
- Yıl
- 1991
- Sayfa
- 5
- Okuma süresi
- 13 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam
Anahtar kelimeler
- Netaş
- Tanju Argun
- ASIC tasarımı
- ISDN
- sayısal santral
- Ar-Ge
Özet
Netaş'ın ilk Türk genel müdürü Tanju Argun, mesleki geçmişi, şirketin araştırma-geliştirme faaliyetleri, Türkiye'nin telekomünikasyon alanındaki gelişimi ve mühendislik eğitimi üzerine görüşlerini paylaşıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
NETAŞ'A İLK TÜRK GENEL MÜDÜR TANJU ARGUN:
" 2 0 0 0 ' L İ Y ILLARDA UCU BİR Y ERE BAĞLI TELEFON
DÜŞÜNEMİY ORUM"
Söyleşi: Ersin KAY A
• Kısaca özgeçmişinizden söz eder misiniz?
ZZ 1947 doğumluyum, ilk, orta ve li se öğrenimimi Ankara'da yaptım. Üniversiteyi yine Ankara'da OD TÜ'de bitirdim. 1965 yılında üniver siteye girdim. 1969'da lisansımı, 1971 'de master derecemi elektronik mühendisliği alanında aldım. Anka ra'da uzun yıllarım geçti. Üniversite den sonra askerliğimi de Ankara'da yaptım. Netaş ilk işyerim oldu diye bilirim. Ocak 1973'de Netaş'ta mü hendis olarak çalışmaya başladım. İlk yıllarımızda araştırma geliştirme faaliyetlerini organize ettik. Kısa bir süre sonra 1975'te, Netaş'ta bir araştırma geliştirme departmanı çalışır haldeydi. Bundan sonra araştırma geliştirmede çeşitti görev ler aldım. 1986 yılına kadar araştır ma geliştirmedeydim. En son göre vim araştırma geliştirme direktörü idi. İftihar edilecek olan bu araştırma geliştirme faaliyetinin içinde yetiş miş olmaktan gururluyum, mutlu yum. Bu faaliyet içinde Türkiye'ye kendi teknolojimizi getirdik. Sadece teknoloji transferi yapan bir şirket olma hüviyetinden çıktık, kendi araştırma geliştirme birimimizde yaptığımız ürünleri piyasada satar hale geldik. Bundan çok mutluyuz. Türk mühendisinin, Türk teknisyeni nin, Türk işçisinin eserleri hepsi. Araştırma Geliştirmede bu kadar uzun süre çalışınca yeni arayışlar içine girdik, daha doğrusu benden yeni bir takım görevler istediler. Pa zarlama fonksiyonunu deruhte et tim: O zamanlar sadece özel sant ralların pazarlanmasıyla ilgili bir bi
rim vardı. Onun başına bölüm di rektörü olarak geldim. Aşağı yukarı iki sene o işi yaptım. Ondan sonra Netaş'ın tüm ürünlerinin pazarlama ve satışındag sorumlu olarak 1988 yılında Genel Müdür Yardımcısı ol dum. Geçtiğimiz yıla kadar bu gö revdeydim. Ondan sonra kısa bir süre Sovyetler Birliği'nde görevim oldu. Şu anda da Netaş'ın ilk Türk genel müdürü olarak buradayım. Dileğimiz, Türkiye'yi teknoloji açı sından ileri götürmeye çalışmaktır. Takımım çok iyi. Çalışma arkadaş larımın tümü süper insanlar. Dolayı sıyla bana bir zorluk görünmüyor. O arkadaşlarla, bu ortamda her za man başarılı olacağıma inanıyorum.
• Dilerseniz biraz geriye döne lim. Üniversiteye girişte elektro nik mühendisliğini bilinçli bir se çimle mi tercih ettiniz?
7' Sene 1965. O yıllarda üniversi teye girmek şimdikinden nispeten daha kolaydı, insanlar bu kadar zorlanmıyorlardı. Ben aslında tıp doktoru, hatta beyin cerrahı olmak istiyordum. İkinci seçeneğim bilgi sayar veya elektronik gibi dallardı. Hacettepe Üniversitesi'nin Tıp Fa kültesini kazandım. Ayrıca OD TÜ'nün Elektrik Mühendisliği bölü münü de kazandım. O zaman üni versitelerin sınavları ayrı ayrı yapılı yordu. Çok yakın bir doktor akrabam Türkiye'de doktor olmanın zorlukla rından söz etti. Doktorluğun zorlu ğunu ve yıpratıcılığını anlatıp beni caydırdı. İkinci seçeneğime girmek zorunda kaldım. Ama hiç bir zaman pişman olmadım. Sevdiğim bir konu olduğu için üniversite yıllarım başa rılı geçti. Zorlanmadım, sene de kaybetmedim ve şöyle bir inancım
381 ELEKTRİK t S* MÜHENDİSLİĞİ 1 O 1
"Mühendislerin kafa yapısının her işe yatkın olabileceğine inanıyorum. Bunu biraz çalışmayla, biraz araştırmayla başarabileceklerine inanıyorum. Çünkü mühendislere bilginin nerede bulunabileceğini öğretiyorlar, dolayısıyla biraz da mantık yapısı şekilleniyor. tr
var. Mühendislerin kafa yapısının her işe yatkın olabileceğine inanıyo rum. Bunu biraz çalışmayla, biraz araştırmayla başarabileceklerine inanıyorum. Çünkü mühendislere bilginin nerede bulunabileceğini öğ retiyorlar, dolayısıyla biraz da man tık yapısı şekilleniyor. Şu anda yap tığım görev, büyük bir oranda işlet me. İşletmeci arkadaşlarımın görev lerini, mühendis olarak ellerinden almış durumdayım ama çok uzak konular değil. Biraz finans okumak, mühendisliğin üzerine biraz ekono mi bilgisi edinmek, biraz da pazar lama bilmek yeterli oluyor gibi. Bu dallardaki birikiminizi zamanla ve deneylerle edindiğinizde başarı şansı var.
• Özellikle bizim dalımızda, Elektrik ve Bilgisayar Mühendis liği dalında okullarda öğretilen bilgilerin çok kısa zamanda ye tersizleştiği, demode olduğu öne sürülüyor. Bu hepimizin kabul et tiği bir gerçek. Siz bunu teknik yaşamınızda izlediniz mi, gözlü yor musunuz?
L Ben bu görüşe şöyle katılmıyo rum: Üniversite insanlara bilgi ver meyi değil, bilgiyi nerede bulabile ceğini öğretmelidir. Bugün bir tıp doktoru için de aynı şey söz konusu. Amerika'da çok ünlü bir üniversite den mezun olmuş bir insan, eğer üniversiteyi bitirdikten sonra gelişen teknolojiye göre kendisini yenile mezse iki sene sonra zaten çağdışı olmuş olur. Diplomayı asıp, bu bilgi leri korumalıyım endişesi, gelişen teknolojiler karşısında her türlü mesleği bitirir. Dolayısıyla okulda edindiğiniz bilgi, bence, pek birşey ifade etmiyor. Bunlar zaten değiş meyen temel bilgiler. Ama insanla rın kendilerini okuldan sonra yetiş tirmeleri gerekiyor. Yani ben ne öğ rendiysem okuldan sonra öğrendim. Ama, üniversite eğitimi bana belli bir düşünce yapısı ve neyi nerede bu labileceğimi, nasıl analiz yapabile
ceğimi öğretti. Eğer üniversiteleri miz bunu yapabiliyorlarsa, bu üni versitelerin başarısıdır. Ama, herşe yi üniversitelerden beklememek la zım, insanlar da kendilerini yenile mek zorunda.
• Netaş'taki mühendisler için kendilerini yenilemeleri konusun da ne tür çalışmalarınız oluyor?
Biz eğitime çok önem veriyoruz. En öncelikli programlarımızdan biri eğitimdir. Eğitimle ilgili görevli arka daşlarımız var. Gerek şirket içinde, gerekse şirket dışında eğitim üzi rende özenle duruyoruz. Bu teknik eğitim olabilir, gelişen teknolojileri yakından izleyebilmek için yapılan bir eğitim olabilir. Yurtdışı fuarlara, sergilere, yurt dışı eğitim program larına katılıyoruz. Ana firmanın eği tim programlarına ki bunlar ingilte re'de veya Kanada'da oluyor arka daşlarımızı devamlı gönderiyoruz. Böylece sık sık bilgilerimizi yeniliyo ruz. Ayrıca, yöneticilik eğitimine bü yük önem veririz. Bütün yönetici ar kadaşlar genel yöneticilikten özel işletme yönetimlerine kadar her dalda profesyoneller tarafından ve rilen kurslara gönderilirler. Dolayı sıyla eğitim bizim için çok önemli ve arkadaşlarımızın eğitimleri için hiç bir fedakarlıktan kaçınmıyoruz
• Uzunca bir süre araştırma ve geliştirme bölümünde çalıştıktan sonra bu bölümün sorumluluğu nu üstlenen bir kişisiniz. Dışarda sizi özellikle Ar Ge sorumlusu olarak tanıyorlar. Benim merak ettiğim bir konu var: Netaş'ta ya pılan araştırma geliştirme çalış maları nasıl çalışmalardır? Bun lar Kanada'daki ana firmanın var dığı teknolojik düzeyin daha ileri ye götürülmesini hedefleyen ça lışmalar mıdır? Y oksa Türkiye koşullarını dikkate alarak yürütü len çalışmalar mıdır?
A'raştırma geliştirme derken, araştırma ve geliştirmenin kelime olarak iki ağırlığı var. Biz başlangıçta
162 381 • ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ
Tir*
çalışmaya dizayn olarak girdik. Yani geliştirme taşlıyla başladık işe... Bir takım, teknoloji ile değiştirilmesi ge ' reken, eskiyen devreleri modernize etme şeklinde oldu başlangıç. Ama bu zamanla yeni üniteler, yeni ekip manlar arayışına dönüştü. Çalışma larımız Türkiye'nin şartlarına göre yarı iletken teknolojiler kullanarak dizayn şeklinde gelişti. Daha sonra yavaş yavaş araştırma faaliyetleri başladı. Ve bugün biz Netaş'ta artık sistem tasarımı yapabiliyoruz. Yanı, sistem tasarımı cjerken; başlıbaşına bağımsız çalışabilen birimler, ünite ler, ekipmanlar, cihazlar yapabiliyo ruz. Burada kullandığımız teknoloji ler dünya teknolojisinin hiç de geri sinde değil. Teknolojiyi çok yakın dan takip ediyoruz. Örneğin, eğer bir ISDN olayı gündemdeyse, biz ISDN'de varız. Geliştiriyoruz, geliş tirme çalışmalarımız var. Bir fiber optik olayında geliştirme çalışmala rımız var. Sonuçta, hiçbir zaman ana firmanın düzeyini geçtik diye mem. Çünkü, Northern Telecom çok büyük bir şirket olduğu için, on ların araştırma ve geliştirme için harcadıkları parayı biz hiçbir zaman harcayamıyoruz. Ama Türkiye'de araştırma ve geliştirmeye en çok para ayıran kuruluş biziz ve bununla iftihar ediyoruz. Tabi özel sektörde. TÜBİTAK gibi devlet kuruluşlarının kuruluş amacı zaten araştırma ol duğu için onları saymıyorum. Sanayi sektöründeki öncülüğümüzden söz ediyorum. Satışlarımızın yüzde 5 6 gibi bir yüzdesi araştırma geliştirme bütçemizi oluşturuyor. Bu nedenle, teknolojiyi de çok yakından izleye biliyoruz.
Örneğin bu sene ilk defa ASIC* ta sarımına başladık. Artık Türkiye'de kendi entegre devremizi dizayn edi yoruz. Bu büyük bir aşama. Bunun için gerekli beyin gücü transferlerini
Apllication Specific Integrated Circuit: Uygulamaya Özel Tümleşik Devre
"İnsanların kendilerini okuldan sonra yetiştirmeleri gerekiyor. Yani ben ne öğrendiysem okuldan sonra öğrendim. Ama, üniversite eğitimi bana belli bir düşünce yapısı ve neyi nerede bulabileceğimi, nasıl analiz yapabileceğimi öğretti. Eğer üniversitelerimiz bunu yapabiliyorlarsa, bu üniversitelerin başarısıdır."
yaptık. Yani Türkiye'den Amerika'ya gidenler var. Biz Amerika'dan Türk leri geri getiriyoruz. Daha önce Netaş'ta çalışmış olan arkadaşlarımız Amerika'ya gitmişler di. Şimdi onlar geri geldi. Onları bu işlerde ASIC dizaynı işlerinde kulla nıyoruz. Gayet verimli, başarılı so nuçlar alabileceğimize inanıyorum. • Ben bu sözlerinizden mühen dislik olarak gayet ileri bir düzey
de olduğumuz sonucunu çıkarı yorum. Haberleşme olarak Türki ye bütününü ele aldığımız zaman, Türkiye'nin dünya bütünündeki yeri konusunda neler söylemek istersiniz?
• Dünyada her sene istatistikler yapılıyor... Ana firmadan aldığımız istatistiklere göre son beş yılda dünya sıralamasında telefon sayı sındaki artış hızı (yani bir ülkede te lefon abone sayısındaki artış hızı) olarak Türkiye yüzde 170 ile birinci sırada yer alıyor. Bu gerçeği belirt mekte yarar var, çünkü bunu pek az kişi biliyor. Yani Türkiye dünyada bir şeyde birinci...!
Çok önemli bir olay. Türkiye'yi takip eden ikinci ülke Güney Kore. Dola yısıyla telefon konusunda Türki ye'de büyük bir aşama var. PTT'nin de bu konuda yoğun faaliyetleri bu lunuyor. Marifet sadece abone ge tirmek, alo dedirtmek değil. Tekno lojiyi de birlikte getirmek lazım. Tek noloji derken, abone özellikleri, sa yısallaşmayı kastediyorum. Bugün Türkiye'deki santralların sayısallaş ma oranına bakarsak, Fransa'dan sonra Avrupa'da ikinci durumdayız. Bunlar çarpıcı örnekler. Türkiye, sa yısal santralların toplam hat sayısına oranı açısından da Avrupa'da ikinci sırada. Birtakım sofistike sistemlere geçmek için sayısal santral şart. Yani bütün ülkenin uzun vadede sayısal santrallarla donatılması ge rek. ISDN dediğimiz veri ses iletişi minin birleşmesi olayı, geniş bandlı ISDN ki video sinyalinin de buna katılmasıyla bir takım yeni özellikler, yeni servisler, kullanıcıya değişik hizmetler verebilmesi açısından sayısal santrallar şart.
Türkiye bunları çok yakından izliyor. PTT zaman zaman ihalelere çıkarak yerli üreticilere bu konudaki teklifle rini soruyor.
Örneğin şu anda, gündemde akıllı şebekeler var. Onun için çalışıyoruz. PTT'nin abonelerine birtakım ilen
163 MÜHENDİSLİĞİ
"Biz otomatik üretim adına işçimizi, teknisyenimizi sokağa koymayı hiçbir zaman düşünmeyiz. Bunların daha başka istihdam alanlarına kaydırılması sözkonusu olabilir ancak.
Türkiye gibi bir ülke için yine de kontrollü bir şekilde uygulamakta yarar var. Sosyal bir olaya sebebiyet vermemek gerekir."
özellikler getirebilmek için Intelligent Networks* dediğimiz bir talebi var. Buna hazırlanıyoruz. Tekliflerimizi hazırlayıp vereceğiz.
Bütün bunlardan sonra Türkiye'nin telekomünikasyon konusunda dün ya teknolojisini çok yakından izledi ğini söyleyebilirim.
• Telefon abonelerinin sayısının çoğalması kuşkusuz bir göster ge. Ama, bununla birlikte telefon ların kullanım oranı konusunda bir bilgi var mı elinizde? Bir köye bağlanan telefondan kaç kişi ko nuşabiliyor, yararlanabiliyor? Bu önemli sanıyorum.
G O köye giden telefonların en azından şöyle bir yararı var. Bir ke resinde ben şahit oldum. Ninesi Al manya'daki torunuyla konuşabiliyor artık. Askerdeki oğullarıyla konuşa biliyor insanlar. Bu büyük bir mutlu luk tabii. Ama ne kadar sıklıkla ko nuşuluyor bunu bilemiyorum. Ha berleşme insanın en temel ihtiyaç larından bir tanesi, özgürlüklerin en önde geleni bence. Dolayısıyla in sanın haberleşebilmesi için böyle büyük bir şebekeye ihtiyaç var. En ücra yerlere bile telefon götürmek bence iyi bir politika...
• Türk mü
hendislerini nasıl
buluyorsunuz?
Böylesine bjr iş
letmede çalışan
insanlar yarının
teknolojilerine
Y
uyum sağlayabili
yor ve geliştirici
katkılarda buluna
biliyorlar mı?
• Bence bu konuda da Türkiye dünyanın önde ge
• Akıllı ağlar
len ülkeleri arasında. Gerçekten Türk mühendisinin pratik zekasını ben başka hiçbir millette görmedim ki bunu söylerken uluslararası tec rübeme dayanıyorum ingilizleri, Amerikalıları, Kanadalıları görüyo ruz, onlarla birlikte oluyoruz. Türk mühendisinin yapıcı ve pratik zeka sını ben hiçbir ülke mühendisinde görmedim. Ülkemizde gerçekten üstün insanlar var. Bunlarla da ifti har ediyoruz.
• Gelişen teknolojinin özellikle Türkiye gibi ülkelere getirdiği bir sorun var. Gelişen teknoloji daha çok işi daha az insanla yapabilme olanaklarını getiriyor. Örneğin 20 teknisyeni işten çıkarıp onun ye rine bir bilgisayar istihdam etme konusundaki düşünceleriniz ne dir? Bu, Türkiye'nin bugünkü ko şullarıyla bir çelişki yaratıyor mu sizce?
m Bütün dünya bu evreden geçiyor. Türkiye'nin bunun dışında kalması zaten sözkonusu olamaz. Dünyada robotlar kullanılmaya başlandı. Ma liyetleri zorlayan birtakım güçler var, dolayısıyla maliyetlerin indirilmesi gerekiyor. Türkiye'nin Avrupa paza rına girebilmesi, Avrupa Topluluğu ülkeleriyle rekabet edebilmesi açı sından maliyetlerin düşürülmesi ge rekiyor. Dolayısıyla, bir fabrikada bir parça otomatik olarak üretiliyorsa, tabi ki o parçanın işçilik maliyeti da ha düşük oluyor. Ancak bunu ya parken kontrollü bir şekilde yapmak gerek. Yani biz otomatik üretim adı na işçimizi, teknisyenimizi sokağa koymayı hiçbir zaman düşünmeyiz. Bunların daha başka istihdam alan larına kaydırılması sözkonusu olabi lir ancak.
Türkiye gibi bir ülke için yine de kontrollü bir şekilde uygulamakta yarar var. Sosyal bir olaya sebebiyet vermemek gerekir.
164 381 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ
• iletişimdeki çok hızlı gelişme ler kısa zamanda insanın günlük yaşamına giriyor ve etkiliyor. Bir zamanlar ütopya gibi olan şeyler beş on yıl sonra devreye giriyor. Sizin, iletişim dünyasındaki bu hızlı gelişmelere, olabileceklere ilişkin bir imajınız, bir hayaliniz, bir düşünüz var mı?
G Ben 2000'li yıllara baktığım za man herşeyden önce artık ucu bir yere bağlı telefon düşünemiyorum. Telefonu gömlek cebimde taşımak istiyorum ve benimle birlikte, benim bir parçam olsun istiyorum. Dolayı sıyla herkese bir telefon ama taşı nabilir bir telefon düşlüyorum ki bu yolda gelişmeler var. Yani GSMı denilen sayısal teknolojiler, mobil sayısal teknolojiler gibi Dolayısıyla küçülecektir. Zaten elektronik tek nolojisi de ilerlediği için aynı anda entegre devreler, VLSİ2 dediğimiz geniş kapsamlı entegre devreler ekipmanları, cihazları gittikçe küçül tüyor. Küçülttükçe bu telefon olayı, bu haberleşme olayı da daha pratik hale gelecektir. Şimdi birtakım "pa ger"ler kullanılıyor, mobil telefonlar var. Fakat henüz daha taşınabilir pratiklikte değil, ancak arabanızda kullanabiliyorsunuz, ilerde bunlar kişinin artık ayrılmaz parçası olacak. Belki organik olarak vücuda monte edilecek, bilemiyorum biraz daha science fictiom düşünürsek gelişti rebiliriz olabilecekleri. Görüntü ola yına gelince, geniş bandlı ISDN'le görüntülü haberleşme, ses ve veri nin birleşmesi birtakım yeni buluşla ra sebep olabilir. Onu şu anda gö remiyorum tabii. Bunun dışında te lekomünikasyon konusunda iletim ortamlarında büyük gelişmeler var. Hızlanıyor, Gigabit'lere çıkıyor. Hafı za olayları, gittikçe daha küçük yere daha çok bilgi saklama'imkanlarıyla yeni birtakım gelişmelere açık olabi
lir. Prosesörler, bilgi işlemciler hız lanıyor. Bunun içine artificial intelli gence dediğimiz yapay zeka olayı birleşirse, sibernatik dediğimiz olay girerse, işler sınırsız bir gelişmeye doğru gidebilir diye düşünüyorum. Böyle bir gelişme görüyorum. Daha doğrusu göremiyorum.!
• Bilebildiğim kadarıyla EW SD4 denilen bir teknolojinin gelişmesi ve uygulamaya konulamadan ISDN'e girilmesi örneğinde oldu ğu gibi teknolojinin hızla geliş mesi sözkonusu. Şimdi bir yan dan ISDN uygulama olanakları araştırılırken, bir yarıdan da ISDN'in çok kısa zamanda demo de olacağı şeklinde görüşler var. Türkiye önüne nasıl bir hedef koymalı ki işi nerede yakalayabi leceğini kestirmeli...?
• Evet. Türk PTT'sinin bir avantajı var. Olayları tedbirli bir şekilde, bir adım geriden takip ediyor. Yanlış anlaşılmasın, geride değil. Başka ülkelerin yaptığı birtakım hataları yapmama durumunda. Örneğin Türr kiye telekomünikasyonda Crossbar teknolojisinden direkt olarak sayısal teknolojiye atlamıştır. Biliyorsunuz haberleşmenin bir evrimi var. Önce stepbay, step rotoru gibi. Onlar vakti zamanında 1930'larda Türkiye'ye gelmiş. Fakat, Crossbar teknoloji sinden sonra Türkiye direkt olarak sayısala atlamış. Halbuki başka ül keler Amerika, Kanada, ingiltere arada başka bir evreden daha geç mişler. Elektronik santrallar, store program santrallar. Yani bir nevi bil gisayarla çalışıyor. Birtakım şeyler hafızada kayıtlı ama sayısal değil. Bizim en büyük şansımız bir kere burayı atlamışız. Çünkü, gereksiz bir evre! Ondan edinilen tecrübeyle ancak o sayısal santrallara ulaşıl mış. Bizimki büyük bir avantaj. Şim di sözünü ettiğiniz ISDN'de de aynı
şey sözkonusu. Türk PTT'si bunu gördü. Dar bandlı ISDN'in geleceği ni ben göremiyorum açıkçası. Be nim görüşüme göre, dar bandlı ISDN'in ömrü kısa olacak. Bütün olay geniş bandlı ISDN'e geçebil mek, optik santrallar olayına girebil mek. Dolayısıyla ISDN'de bir aşama ile direkt olarak broadband ISDN'İ hedeflerse, Türkiye bunda yine bü yük bir aşama kaydetmiş olacak. Diğer ülkelerin kaybettiği zamanı kaybetmemiş olacak.
• Benim sormak istediklerim bunlar. Sizin eklemek istediğiniz şeyler var mı?
D Ben herşeyden önce eğitimini Türkiye'de yapmış, bir Türk üniver sitesinden mezun olmuş bir mühen dis olarak çok mutluyum. Bunu ya bancılar da takdir ediyorlar. Bizim mühendislerimizin değerini biliyor lar. Biz şu anda araştırma geliştirme faaliyeti olarak ingiltere'deki millet lerarası IMC 300 santralı için proje yapıyoruz. Yani bizden araştırma geliştirme satın alıyorlar. Bu Türk mühendisliği için çok büyük bir olay! Biz teknoloji ihraç ediyoruz. Şimdiye kadar hep tek yönlü çalışan olay ters dönmüş durumda. Yani bizim arka daşlarımız burada, Türkiye'de İngil tere'nin milletlerarası santralı için ana firmamıza Northern Telecom'a araştırma geliştirme hizmetlerini sa tıyorlar. Yani ters yönde teknoloji transferini sağlamış durumdayız.
• Teşekkür ederiz Sayın Argun.
D Ben teşekkür ederim.
KAYNAKLAR
1 Group Special Mobile
2 Very Large Scala Integration: Çok Büyük Ölçekli Tüm/eştirme
3 Bilim Kurgu
4 Nehvork Configuration For Integra ted Text and Data Services.
381 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ