Elektrik Mühendisliği · Sayı 382 · 1991 / 6
MÜHENDİS İLETİŞİMİ NEYLER?
Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1991
- Sayfa
- 4
- Okuma süresi
- 8 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam
İlgili: Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık, Bilim, teknoloji ve meslek tarihi
Anahtar kelimeler
- iletişim felsefesi
- teknoloji ve toplum
- mühendis sorumluluğu
- Shannon-Weaver modeli
- ODTÜ Felsefe Bölümü
Özet
Yazar, iletişim kavramının felsefi kökenlerinden hareketle teknoloji ve mühendislik ile insan iletişimi arasındaki ilişkiyi sorgulayarak mühendisin sadece teknik değil toplumsal ve insani sorumluluklarının da olması gerektiğini savunuyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
MÜHENDİS İLETİŞİME NEY LER?
Ahmet İNAM*
ODTÜ Felsefe Bölümü
382 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ
1. SORUN
S hannon ve VVeaver'in geliştir diği ileşitim modeli, konuya yeni başlayanların yakından bildiği yaygın bir modeldir: Bil
gi (malumat) kaynağından ileti gön
derilir, ileti, ileticiye (transmitter) gelir,
işarete (signal) dönüşür, işaret alıcıya
gelir, alıcı işareti çözer, yeniden iletiyi
oluşturur ve ileti hedefe ulaşır. Bu ana model, telsiz, telli telefon haberleş meleri temel alınarak oluşturulmuş.
"Çevremi, insanımı, toplumumu, giderek
Değişik kanallar, gürültü öğesi, geri
kendimi
besleme etkileri de işin içine katılabi lir. 1950'lerin başlarından bu yana, bu modeli temel alarak farklı iletişim mo
anlayamıyorum. Neyin ileti, neyin ileti
delleri oluşturulmuş.1 Gönderici, ka nal, iletişimin oluştuğu ortam, iletinin gönderilme niyet ve amacı gibi öğeler
olmadığını bilemiyorum.
tartışılmış. "Kim, hangi araçla, hangi
ortamda, kime, hangi koşullarda, ne
amaçla, hangi etkiyi uyandırmak için
ne diyor?" (Braddock Modeli!) gibi
sorularla, başlangıçta mühendisliğin 2. İLETİŞİM
bir kavramı olan "iletişim", toplum ve Türkçemizde iletişim sözcüğü, Batı
siyasa alanına kaydırılarak, sorgu dillerinin çoğuna Latince (communi
lanmaya çalışılmış.
co) kökünden geçmiş. "Ortak kılmak,
Bu yazının hedefi, iletişim modellerini tartışmak değil.2 Amacım, insanlar arası iletişimde teknolojinin, buna bağlı olarak mühendisin yerinin ne olduğu üstüne düşünmeye çalışmak. Bu düşünme çabamda, teknoloji ve iletişim felsefesi açısından dayandı ğım bazı ilkeler var. Bunları yeri gel dikçe ortaya koyacağım. Ancak ya zım, felsefeye bulaşmamış okurların da, özellikle iletişimle uğraşıp da fel sefe malumatıyla ilgilenmeyen arka daşların da anlayabileceği bir bağlam içinde gelişecek. Bunu başarıp başa ramayacağımı bilmiyorum. Ama he
aktarmak, paylaşmak, pay almak, katılmak, haberleşmek" gibi anlamla ra gelen bu terim, "communitas", top luluk, toplum, "cemaat", bir arada, dostça ilişkide olmakla bağıntılı, Batı lının kafasında bu kavramın yarattığı çağrışım, böyle bir bağlantıyı içeriyor. Osmanlı, Arap kökenli "muhabere" sözcüğünü kullanmış. "Muhabere", "hebere" fiilinde türüyor. "Hebere", denemek, sınamak, deneyimine sa hip olmak, tanışık olmak, araştırmak, haberleşmek gibi anlamları da içeri yor. Bilgi ve deneyimle, yaşantıyla yakından ilgili.
defim bu. Böylece, temelde, insan Oysa, "iletişim" sözcüğü ne Batı dille
olmanın ana özelliklerinden biri olan rindeki topluluk, birliktelik ne de
iletişebilme özelliğine sahip olmakla3 Arapça'daki bilgi, deneyim, sınama
teknoloji üretmek arasındaki temel kavramlarını çağrıştırıyor. Ortada, gö
ilişki üstüne bazı tezler geliştirece türülecek, oluşturulacak, bir şeyin,
ğim. Daha doğrusu bazı tezleri ima iletinin ve ondan alınacak karşılığın
edeceğim. Hem iletişim hem de tek (işteşlik eki), karşılıklılığın olduğunu
noloji çağımız insanının en büyük so söylüyor. Bu açıdan Türkçe'de ileti
runlarını oluşturuyor. Bunlar arasın şim terimi üstüne düşünürken, dışı
daki ilişkiyi düşünmek, böylece, çağı mızdaki kültürlerde bu kavramın ka
mızın sorunları üstüne düşünmek de zandığı anlamları gözden uzak tut
mek. Bir iletişim mühendisi bu iki te mamak gerekiyor.
mel sorun alanıyla farkında olsun ya Yine, iletişim olgusunu, elektronik
da olmasın ilgili olduğu için, böyle bir araç gereçlerin olanaklarıyla sınırlı
düşünme çabası, iletişim mühendisi görmek de yanlıştır. Ben, görünüşte
nin içinde bulunduğu toplum ve diğer hiçbir "mesaj", ileti göndermeden de
toplumlar arasındaki yeri üstüne de iletişime geçebilirim. Bedensel olarak
birtakım sonuçlara götürebilir bizi. belli bir biçimde duruşum, bir iletişimi
başlatabilir. Beni bu duruşum içinde gören biri alması gereken iletiyi ala bilir, öyleyse, iki insan arasındaki ile tişimde, herbir insan, hem ileti hem de ileti gönderici ve alıcı olabilir. Yani insan, becerebilirse, kendi kendisiyle, görünüşde hiçbir ileti olmadan iletişi me geçebilir. Yaptıklarımızı düşünür ken örneğin, kim olduğumuzu, anla maya çalışırken, kendimizle hesap laşmalarımızda böyle bir iletişim için deyizdir. Bu sırada, belki yanlızca kendimizin kavrayabileceği bir "dili", iletiyi kullan iyoruzdur. Bu ileti, ancak bizim psikolojik yapımızın bütünlüğü içinde, bir anlam taşımaktadır. Bu ile tiyi bir bütünlük içinde soyutlayıp çı karmak olanaklı olmayabilir. Bu ör neklerle demek istediğim şu: Alışılmış anlamda gönderici ve ileti öğeleri, farklı bir açıdan bakıldığında, insan psikolojisinin bütüncü, "Geştalta" ni teliği içinde farklı boyutlar kazanabi lir. İnsanın nasıl olup da, kendisiyle ve başkalarıyla iletişime geçebildiği sorunu, "teknik", "teknolojik" bir soru olmanın ötesinde, metafizik bir so rundur.
Anlama, anlaşma, anlatma sorusu dur çünkü. Nasıl anlıyorum? İletiyi nasıl anlıyor, karşılığını veriyorum? Karşımdaki bunu nasıl anlıyor? Böyle bir sorun taşıdığı karmakarışık diğer sorunların yanında beni a) biyo genetik b) toplumsal varlığım hakkın da düşünmeğe götürüyor. Karşımda kini anlıyorum. Çünkü, insan türünün bir bireyi olarak, türümden gelen ge netik özellikler buna olanak sağlıyor. Arapçadaki muhabere, tecrübe et
252 382 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ
meyi, denemeyi, öğrenmeyi gösteri yordu. Çevremde, doğada varolabil mem, çevremin sorunlarıyla başede bilmem için, çevremle haberleşmek, iletişime geçmek, ondan öğrenmek, ona öğretmek, onu anlamak, ona an latmak zorundayım. Toplumun diğer bireyleriyle birlikte olduğum, onlarla birlikte olmaya zorunlu olduğum için "anlaşmak" zorundayım.
İşte, doğal olarak türümden ve top lumsal yaşayışımdan kaynaklanan bu temel varoluş özelliklerim, çağımda büyük tehlikelerle, tehditlerle karşı karşıya (çağlar boyunca, değişik gö rünümleriyle sık sık böyle olmuş, o nedenle insan, sürekli savaşmış dur muş!): Çevremi, insanımı, toplumu mu, giderek kendimi anlayamıyo rum. Neyin ileti, neyin ileti olmadı ğını bilemiyorum. Kendimi, derdi mi, varoluşumu, sorunlarımı anla tamıyorum. Bunları becerebilsem de, anlaşamıyorum. Peki, iletişim çıkmazı içindeki insan, teknoloji yardımıyla kurtulabilir mi?
3. TEKNOLOJİ
Teknik, üretmek, araç gereç yapmak, iletişime geçmek kadar doğal bir
"insanlar birbirlerini anlamıyorlarsa, dertlerini anlatamıyor ve birbirleriyle anlaşamıyorlarsa, bu büyük ölçüde, dünyanın içinde bulunduğu, siyasal, ekonomik, kültürel, askeri durumdan kaynaklanmıyor mu? ** özelliği insanın. En ilkel toplumların bile teknolojileri var. İnsan türünün, toplum yaşamının sürmesi, araç ge recin üretilip kullanılabilmesine bağlı. Teknoloji aracılığı ile çevremizi, do ğayı denetim altında tutuyoruz.
Çağımızda teknolojinin giderek olum suz etkileri ortaya çıkmış olsa da, ar tık, başlangıçta bir denetim aracı olan teknolojinin kendisi, de netimimizden kurtulmuş görünse bile, bu sorunlar la başedebilmek için, yine de, teknolojiler kullanmak zorunda değil miyiz?
(Burada teknolojiyi, dene tim için kullanılan her türlü araç gereç ve onların bil gisi olarak anlıyorum.)
Şimdi, uydu haberleşme sinden, bilgisayarların yardımıyla geliştirilen her türlü elektronik tabanlı, "fiber optik'li iletişim ola naklarını da katarak, bu anlamdaki teknolojiyi üre ten, kullanan, onun so runlarıyla uğraşan mü hendisin, yukarıda sözü nü ettiğim çağımız insanı nın iletişim tıkanmasına nasıl çareler önerebilece ğini düşünelim. (İletişim sorunu, elektroniğin dı şındaki tekniklerle, tekno lojilerle de ele alınabilir. Bu yazımda konum bu
değil!) İletişimi daha ucuz, daha hızlı, daha uzak mesafelerden, daha fazla kanallardan daha kolay kılmak temel sıkıntıyı çözer mi? Peki, bu sorun ileti şim mühendisinin sorunu mudur? Görüntülü telefon konuşmalarının teknik sorunlarını, oradaki araç ve gerecin kullanımıyla, üretimiyle, kura mıyla ilgili sorunlarla uğraşan mühen dis, örneğin, telefonda konuşanların birbirlerini anlamalarını, birbirleriyle anlaşmalarını düşünmek zorunda mı dır? Bu çağımız kültür adamlarının, sosyologlarının, dilbilimcilerinin, psi kologlarının, ruh hekimlerinin, felsefe cilerinin, sanatçılarının sorunu değil midir?
4. MÜHENDİSİN DÜNY ADAKİ Y ERİ, İŞLEVİ, GÖREVİ
Mühendislik, bir çok mesleğe göre yeni bir meslek. Sanayi devriminden sonra giderek etkisini duyurmuş. Şimdi dünyanın yönetiminde (özellikle bizim toplumumuzun yönetiminde) etkin bir rolü var, öyle görünüyor. Mü hendisin uzmanı olduğu alan içinde mesleğiyle ilgili belli sorunları var. Mühendislik kuramlarını, bilimi uygu lamak, geliştirmek zorunda. Bu an lamda, herhangi bir meslekte bulu nanlardan farklı değil durumu.
Başka bir açıdan bakıldığında ise bü yük bir sorumluluk taşıyor. Çünkü, işi, teknolojiyi uygulamak, geliştirmek, sorunlarını çözmek. Politikacı da, yö netici de, askeri kuruluşlar da tekno lojiyle uğraşıyor.
Yalnız, bu sonuncular hedeflerine varmak için teknolojiyi bir araç olarak kullanmaya çalışıyorlar. (Teknolojinin hızla büyüyen yapısı içinde, belki de teknoloji onları kullanıyor!) Bu arada, mühendisi de, bu sistemin önemli bir öğesi olarak kullanmış oluyorlar! Yal nızca en iyi biçimde mesleğini ger çekleştirmek isteyen bir mühendisin politikacılarla, yöneticilerle, askerler le, giderek yukarıda sözünü ettiğimiz insanlığın büyük iletim sorunlarıyla ne ilgisi olabilir ki? Maaşını hak etmek için çalışan, bağlı olduğu kurumda patronların sözünün dışına çıktığında işini yitirebilecek mühendise "dünyayı kurtarma misyonu" yüklemeye ne hakkımız olabilir ki?
insanlar birbirlerini anlamıyorlarsa, dertlerini anlatamıyor ve birbirleriyle
253 MÜHENDİSLİĞİ
it
Anlayamayan,
anlatamayan,
anlaşamayan insana,
hem mesleğinin teknik
olanakları açısından
hem de bunları
kavrayıp aşan,
insanlığın temel sorunları açısından, mühendisin hiç söyleyecek sözü olmamalı mıdır? "
anlaşamıyorlarsa, bu büyük ölçüde, dünyanın içinde bulunduğu, siyasal, ekonomik, kültürel, askeri durumdan kaynaklanmıyor mu? Bütün bu koşul ların yarattığı sorunlarla başetmede, yaşayışından sorumlu sıradan bir dünya vatandaşına ne görevler düşü yorsa, mühendise de o düşmez mi? Mühendisin belli bir ayrıcalığı mı var? Mühendis olsun olmasın, teknolojinin ve çevre sorunlarının, dünyadaki enerji kaynaklarının paylaşımındaki sorunların, tüm aklı başında insanla rın sorunu olduğu açık görünüyor. Ben, politikacının, yöneticinin, askerin yanında mühendisin de bu gidişten önemli ölçüde sorumlu olduğuna ina nıyorum. Mühendis, mesleğinin so runlarını anlamalı, çözmeli, yeni tek nikler, teknolojiler üretmelidir. Meslek sahibi olarak bu onun görevidir. Ama, bir insan olarak mühendis, diğer alan larda çalışanlardan ayrı bir yere sa hiptir. Telefonda konuşanların iletişim sorunları onu ilgilendirmelidir. Tele fonları geliştirirken onun sorunlarıyla teknik olarak uğraşırken, bu telefonu kullanan insanları da düşünmelidir. Bu yolda diğer meslek sahipleriyle, mes
leklerinin dar sınırlarını aşabilip insan geniş düşünmelidir.
lığı, dünyayı, kültürü sorun edinmiş insanlarla birlikte düşünmelidir. Elbet, iletişim sorunları, salt mühendislik açısından düzeltilemez. Ama mühen dis, insan olarak sorumluluğunu unutmamalı, araçları ne adına, hangi insan için, nasıl bir dünyada kullana cağını düşünmelidir. Mühendisin in san ve dünya bilinci, kültür bilinci ge
Mühendislik, insanlık tarihinde yeni bir olgudur. Teknolojinin hızla gelişme siyle ortaya çıkmıştır. Teknoloji, baş langıcında insanın refahı ve mutluluğu içindi. Şimdi, insanın başına bela ola biliyorsa bunda mühendisin hiç mi sorumluluğu yoktur?
Anlayamayan, anlatamayan, anlaşa
liştirilmelidir. Yalnız mühendisin değil mayan insana, hem mesleğinin teknik
olağan ki; çağımızda mesleğini körü olanakları açısından hem de bunları
körüne yapan tüm meslek sahipleri kavrayıp aşan, insanlığın temel so
için aynı sorun vardır. Tekrar tekrar runları açısından, mühendisin hiç
söylemeye çalıştığım gibi, mühendis, söyleyecek sözü olmamalı mıdır?
bir yanıyla teknolojinin içinde iken; Dünyayı mühendis gibi görmek ne
teknoloji, doğa, toplum ve kültürle, in anlama gelmelidir? Fırsatlardan ya
sanla bağıntılı olduğu için, bu konu larla ilgili olmalıdır. Körükörüne uygu layıcı olmamalıdır. Hesap sormalıdır,
rarlanma kârı artırma, ucuza mal et me, verimliliği yükseltme...
Ama hangi insan için? Nasıl bir dünya
için? Bugün mühendis niçin yaşa
maktadır?
KAYNAKLAR
1.0. Mcquail and S. VVindahl, Communi cation Models, Longman, London, 1984
2. "Communication
Reconstructed"
Journal for the Theory of Social
Behavior, Vol. 18, No. 4, 1988, s. 391
3. Giderek, her canlının, en azından kendi türdeşleriyle, çevresiyle, doğayla etkileşimde, dolayısıyla iletişimde bu lunduğunu söyleyebiliriz.
254 382 • ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ