Elektrik Mühendisliği · Sayı 382 · 1991 / 6
İÇİMİZDEN BİRİ
- Yıl
- 1991
- Sayfa
- 5
- Okuma süresi
- 12 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam
İlgili: Toplum, demokrasi ve emek, Bilim, teknoloji ve meslek tarihi
Anahtar kelimeler
- Müjdat Savran
- EMO
- mühendislik felsefesi
- örgütlenme
- politik ilgi
- cezaevi
Özet
Elektrik mühendisi Müjdat Savran ile yapılan söyleşide özgeçmişi, mühendislik mesleğini politik ilgisiyle bağdaştırma çabası, Türkiye'deki mühendislik eğitimi ve toplumsal örgütlenme üzerine görüşleri aktarılıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Söyleşi: MacitMUTAF
MÜJDAT SAVRAN: • Sayın Müjdat Savran, bize kı saca özgeçmişinizden sözeder misiniz?
D Manisa'nın Salihli ilçesinde doğ
S
" M Ü HE ND İİSİ L İ K dum ve orada büyüdüm. Ortaokulu orada bitirdikten sonra Devlet Para sız Yatılı sınavlarını kazanarak De
Y A ŞA M I Y L A nizli'de Lise öğrenimime devam et tim. 1965 yılında AFS (American
Field Service, öğrenci mübadele
POLİ Tİ K İ L G İ Y İ programı ) kanalıyla Amerika'ya git tim. Liseyi Amerika'da bitirdim. Bu
yıllar yaşamımın en güzel yılları ol
BAĞDAŞTIRM AK du. Hem Türkiye'nin içinde bulun duğu koşullardan dolayı sürekli ve
ZOR"
süratli bir öğrenme dönemi geçirdik. Hem de, ayrıca, Amerika'ya gitmiş olmamdan dolayı genç yaşta başka
bir yaşam tarzı, başka bir dünyaya
bakış açısı görerek, dünyaya tama
men başka bir noktadan bakabil
meyi öğrendim. Bu benim için büyük
bir avantaj oldu. Ve bu avantajı ilerki
yıllarımdaki yaşamımda belli şeyleri
kavrarken olsun, hayatımı yönlendi
rirken olsun bir şekilde kullanmaya
çalıştım. Özellikle de bugün dünya
ya bakarken, olaylara bakarken da
ha sağlıklı değerlendirme yapmakta
bu tür yaşantıları bilmenin faydası
oluyor. Üniversite öncesi yıllarım
çok hareketli geçti. Hem ortaokul
aşamasında, hem lise aşamasında
bulunduğum yerlerde sürekli sosyal
olaylarla ilgilendim. Belirli şekillerde
olayların içerisine, sosyal faaliyetler
içerisine girdim. 1 Nisan 1947 do
ğumluyum. Çocukluğum 1950'li yıl
larda geçti. Toplumumuz o yıllarda
yeni gündeme gelen çok partililik
gereği belirli bir çalkantı içerisin
deydi. Toplumda belli bir canlılık
söz konusuydu. Bizde o ortam
içersinde yetiştik. O ortamın getir
diği belirli duyarlılıklar edindik. Özet
olarak söyleyebileceğim, sürekli
hareketli, canlı ve sosyal olaylarla
ilgilenen bir dönem geçirdim. Ken
dime geldiğim andan itibaren, tabii
bu ilerki yıllarda geçmişin, üniver
site yıllarımı da belirli bir şekilde
yönlendirdiğini gördüm ve üniversi
te yıllarım, böyle bir geçmişe uygun
bir şekilde tamamlanma yönünde
belirlenmiş oldu.
J"'l Mühendis arkadaşlarımız okul bitirdikten sonra, genellikle girdikleri işlerle ilgili dallarda kendilerini geliştiriyorlar. Fakat esas olarak m ühendisliklerini geliştirme, dünyaya mühendisçe bakış açısını geliştirme, mühendislik felsefesini ilerletme yolunda fazla bir şey yapmıyorlar."
• Sayın Savran, ülkemizde yük var. Ben işte, o şanssızlardan biri
sek öğrenimdeki aksaklıklar ne yim. Sürekli de bunun sıkıntısını çek
deniyle meslek seçimi genellikle tim. Yani ne politikacı olabildim, ne
tesadüflere bağlı. Elektrik mü de mühendis olabildim. Bunu çevre
hendisliğini isteyerek mi seçti me de sürekli anlatmışımdır. Aslında
niz? Elektrik Mühendisliğinde is bu benden de kaynaklanan bir hata.
temlerinize erişebildiniz mi?
Tam karar veremedim. Çünkü bir
Mühendislikle özel yaşantınızı yandan politikayla yoğun bir şekilde
nasıl bağdaştırdınız? Mühendisli ilgilenirken, diğer yandan da mesleği
ğinizin dışında neler yapmak isti yürüttüm. Belki de bu benim ekono
yorsunuz?
mik durumumdan kaynaklanıyor.
Çünkü yaşamımı ancak mühendislik
D Elektrik Mühendisliğini isteyerek seçtim. Nasıl karar verdim bilmiyo
yaparak kazanabiliyorum.
rum ama, ilkokul çağlarından itiba Fakat bir anlamda aktif politika
ren hep elektrik mühendisi olmak yapmak istiyorum. İkisi birlikte be
istedim. Orta Doğu Teknik Üniversi nim mühendislik mesleğinde iyi bir
tesi'ne girdiğim ilk senede bölüm teknik adam olamamam şeklinde
seçimi yoktu, önce tereddüt ettim, sonuçlandı. Çünkü kapasitesi olan
herkes inşaat mühendisliğini seçi bir kişiydim. Mühendislik dalında
yordu. Ben de acaba inşaatı mı çok gelişebilirdim. Gelişemememin
seçsem diye çok düşündüm. Fakat nedeni de, hem Türkiye'de çalışılan
çocukluk yıllarımın etkisiyle elektrik işlerde fazlaca bir mühendislik talep
te karar kıldım ve o bölümü seçtim. edilmemesi, hemde benim ilgi ala
Benim açımdan bu bir istek sonucu nımın biraz kaymış olması. O açıdan
olmuş oldu, fakat Türkiye'de şu an şu anda kendimi iyi bir mühendis
da ve o zamanda kimsenin istediği olarak niteleyemiyorum. Çünkü ça
bölümü seçebildiğim pek sanmıyo lıştığım işyerlerinde özel konular dı
rum. Çünkü sistem, isteğe ve yete şında mühendislik bilgimi geliştir
neğe göre belirlenmemekte. İnsan mem veya yeni bilgiler edinmek için
lar bugün kariyer yapmak için üni herhangi bir çalışma yapmış deği
versiteye girmekteler. Ben elektrik lim. Ülkemizdeki mühendisler açı
bölümünü seçtikten sonra, sından da en büyük eksikliğin bu ol
elektriği, özellikle de mate duğunu sanıyorum. Mühendis arka
matiği sevdiğimden zevkle daşlarımız okul bitirdikten sonra,
okudum. Fakat bu yaşan genellikle girdikleri işlerle ilgili dal
tım içinde, politikayla da larda kendilerini geliştiriyorlar. Fakat
yakından ilgilenmeye baş esas olarak mühendisliklerini geliş
ladım. Politikayla ilgilenme tirme, dünyaya mühendisçe bakış
ye başladıktan sonra, elekt açısını geliştirme, mühendislik fel
rik mühendisliği bölümünde sefesini ilerletme yolunda fazla bir
okumanın politik alanda şey yapmıyorlar. Onlar öyle değilse
belli) şekilde engellemeler bile en azından ben öyle durumda
getirdiğini, daha doğrusu yım. Bunu şu günlerde çok iyi far
bellıi şeyleri kavramakta kettim. Zamanımın yettiği oranda bu
zorluklar getirdiğini gördüm. alandaki eksikliğimi, hiç olmazsa
Tabii politikayla da ilgilendi mühendislik eğitimi artı mühendisle
ğim için politikayla ilgili bir rin Türkiye toplumundaki yaklaşım
okulda okusaydım daha iyi ları ne olmalıdır? gibi çalışmaları
olurdu diyebilirim. Ayrıca, kendim yaparak gidermeye çalışıyo
okumak da isterdim çünkü rum, llerdede bu çalışmalar konu
şu anda gerçekten politikayı sunda ulaştığım sonuçları, yazılı veya
daha çok seviyorum ve po sözlü halde kamuoyuna yansıtarak
litik konularla ilgilenme beni bir parça bu konudaki eksikliğimizi
daha çok çekiyor.
gidermeye çalışacağım diyorum.
• Meslek yaşamınızın dışında ne
Mühendislik yaşamına ge ler yapıyorsunuz. Bize biraz özel lince, mühendislik yaşa yaşamınızdan söz eder misiniz?
mıyla yoğun politik ilgiyi bağdaştırmak oldukça zor. D Meslek yaşamının dışında sosyal lnıtanın belli bir zamanı faaliyet olarak çok fazla bir şeyler
218 382 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ
yapamıyoruz. Elimizden geldiği ka dar Oda ile belli bir şekilde ilgileni yoruz. Onun dışında arkadaş top lantıları dışında sosyal yaşantımız hemen hemen yok sayılır. Tarihi eserlere karşı belli bir ilgim var. Ai lece tarihi eserler konusuyla ilgileni yoruz. Fırsat buldukça tarihi yerleri gezip tarihi eserleri incelemeye gayret ediyoruz. Bundan da büyük bir zevk alıyoruz.
• Sayın Savran, geçmişi ve ge leceği nasıl değerlendiriyorsu nuz?
D Hem geçmiş hem gelecek konu sunda oldukça iyimserim. Aslında bu iyimserliğim yeni, özellikle de son cezaevi yaşamımdan sonra antiterör yasasından yararlanarak aşağı yukarı 3,5 ay önce cezaevin den çıktım başladı. Ondan önce 10 13 ay kadar cezaevinde kalmış tım. Bu süre içinde epey bir bilgilen me çalışması yapabildim. Ve bunun neticesinde özellikle, ondan bir kaç yıl öncesinde yaptığım çalışmalar neticesinde bir iyimserlik edindim. Geçmişte yaşarken, olayların için deyken hem sosyal yaşantım içeri sinde, hemde toplumsal yaşantı içerisinde hep kötümserlik içindey dim. Hem toplumumuzun çok geri olması beni etkiliyordu ve belli bir acelecilik içersindeydim. Toplumun çabuk gelişmesi diye bir talebim vardı. Bu hem kendimin hemde çevremin çabuk gelişmesi talebini de kapsıyordu. Fakat gördük ki, bu ne kadar istenirse istensin hemen olmuyor. Geçmişi yaşarken çok ya vaş gittiğini düşündüğüm olaylara
bugün baktığımda, toplumumuzun ve dünyanın epey bir mesafe kay dettiğine şu anda inanıyorum, özel likle bizim toplumumuzdan değer lendirme yaparsak 1950li yıllarda ki bu yıllar benim çocukluğumun yıl larıydı toplumumuz gerçekten çok hareketsiz ve yavaş bir yaşantı içersindeydi. Bugün ise 40 yıl süre içerisinde veya benim bildiğim 35 yıllık süre içersinde toplumumuz bü yük bir mesafe kaydetti ve gerçek ten hareketli bir toplum haline geldi. Bu özellikle de son 15 yıl içerisinde çok büyük oranda görülüyor. Çünkü 1975 ve 76'lı yıllara kadar gerek iş yaşamında gerekse diğer yaşantı larda çok fazla meşgul değildik. Hem diğer yaşantıları değerlendire biliyorum hem kendi iş yaşamımızı değerlendirebiliyorum. 75'li yıllardan itibaren özellikle de 80li yıllardan itibaren, toplumda korkunç bir tem po oluştu. Ve belli bir şekilde bir hız kazandık. Bu olumlu bir şey. Bir toplumun ilerlemesi açısından o toplumun üretici niteliğinin artması ve üretim olayında belli bir hıza erişme ve o hızı devam ettirmek, onun ilerlemesini görmek toplumun geleceği açısından umut verici bir şey. Bu anlamda da geçmişin böyle bir değerlendirmesiyle geleceği belli bir şekilde umutlu görmek gene olası. Fakat gelecek yönünden tale bim şu: özellikle toplumumuz açı sından ve dünya açısından insan toplumlarının sorunlarının çözülme sinde insanların örgütlü olması. Ama sadece politik anlamda değil. Çeşitli alanlarda yani spor dernek
lerinden sakatlar derneğine kadar, kanarya sevenler derneğine kadar her alanda örgütlü olması gerektiği ve ancak örgütlü olmasıyla sorunla rının çözülebileceği görüşündeyim. Toplulumumuza bu açıdan baktığı mızda düzeyin çok düşük olduğunu görebiliyorum.Yani, örgütlülük dü zeyimiz çok düşük. Var olan örgüt lerin de insanları örgütleme kapasi teleri çok düşük. Yani kof bir örgüt lenmeye sahipler, örneğin Odamızı ele alırsak, Odamızın örgütlülüğü şu ana kadar mühendisleri ciddi bir şe kilde örgütlemekten ziyade, gerekli lik gereği oluşturulmuş bir örgütün üyeleri olarak bir araya getirilmiş ol ması. Şimdi bizim görevimiz, top lumdaki bütün örgütlenmesi gere ken kesimlerin görevi, bu örgütlü lükleri eti kemiği olan örgütler haline dönüştürmek. İşte geleceğe bu açı dan baktığımda belli bir kötümserli ğe kapılmamak elde değil. Ama bu şöyle bir kötümserlik. Geleceğin so runlarının hemen çözülmesini ister seniz ve çabuk sonuç almak ister seniz, bu anlamda bu tabloyla bir likte kötümserliğe kapılmamanız el de değil. Ben şunu da biliyorum ki, insanların ilerlemesi, insan toplum larının ilerlemesi ancak uzun za manlar sonucu olabiliyor. Bu açıdan bugün örgütlenmenin belli şekilde tohumlarını veya çekirdeklerini gör mek mümkün. Yaşam süremiz içer sinde artık görevimiz bunu fazlaca görebileceğimizi sanmıyorum eli mizden geldiği kadar insanların cid di şekilde belli örgütler etrafında yer almasını sağlamaktır. Aslında bu sadece ülkemizin değil, bütün dün yanın da sorunudur. Bugün toplumların örgütlü olabildiği ülkelerde, iktidarlar ancak o halkın onayıyla gelip gidebiliyorlar, örne ğin Avrupa ülkelerinde bugün her hangi bir şekilde askeri darbeden sözedilemiyor. Niye..? Çünkü kim senin aklına askeri darbe gelmiyor, gelemiyor. Bunun temelinde de o toplumdaki toplum bilinci artı o top lum bilinci temelinde oluşmuş ör gütçülük yatıyor. Bunun dışında toplumumuzun ve dünyanın süratle ama tabii bizim yaşantımız içinde gerçekleşmeyecek bir süratte iler leyeceğine inanıyorum. Bu yüzden de bugün koyduğumuz her taşın, tuğlanın bu ilerlemede katkısı oldu
"Gelecek yönünden talebim şu: Özellikle toplumumuz açısından ve dünya açısından insan toplumlarının sorunlarının çözülmesinde insanların örgütlü olması. Ama sadece politik anlamda değil. Çeşitli alanlarda yani spor derneklerinden sakatlar derneğine kadar her alanda örgütlü olması gerektiği ve ancak örgütlü olmasıyla sorunlarının çözülebileceği görüşündeyim. Toplulumumuza bu açıdan baktığımızda düzeyin çok düşük olduğunu
ğuna inanıyorum. İnsanlarında Bunun toplumumuz açısından bü
olaylara böyle bakmasını istiyorum. yük yararları var. Çünkü biz geleceği
Çünkü insan toplumunda yapılan, temsil ediyoruz. Bu çalışmalar es
insan toplumunun ilerlemesi için nasında tabii Elektrik Mühendisleri
yapılan işler genellikle insanların hayatları süresince sonucu alına mayan işler oluyor. Genel olarak baktığımda, dünyanın insanlarının büyük bir hızla dünyayı tüketmekte olduğunu görüyorum. Bu nasıl en gellenir, bu gidiş nasıl bir sonuca ulaşır pek fazla kestirmek mümkün değil. Ama insanlar ancak toplum bilinçlerini geliştirdikçe bunun çözü münü bulacaklardır. Ve umut ediyo ruz ki iş işten geçmeden bu aşama ya gelinecektir.
Odasının gelişimi, ilerlemesi ve top lumda işlevine tam anlamıyla kavu şabilmesi için çeşitli yaklaşımları mız, programlarımız ve girişimleri miz oldu. 1970 80 arasını değerlen dirirsem, bu yaklaşımların ağırlık noktası daha çok toplumsal işlevler deydi. Toplumsal işlevlerin ağır basması sözkonusuydu. Bu açıdan biz, o günkü tecrübemizle o günkü dünyaya bakışımızla, bu anlamda çalışmaların daha olumlu olacağını düşünüyorduk. Zaten ilerleme de bu
• Sayın Savran, gerek yüksek öğrenim döneminizde, gerekse meslek yaşamınızda demokratik kuruluşlarda, örgütlerde çalıştı nız. Elektrik Mühendisleri Oda sında uzun yıllar yöneticilik yap tınız, yetkili organlarda görev al dınız. Örgüt çalışmalarımızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
şekilde oluyor. Bir şey düşünüyor sunuz, bunu yapıyorsunuz ve bunun sonucunda siz oluşan sonuçlara göre tekrar değerlendirmelere giri yorsunuz. Ben bugün değerlendir meye girdiğimde, bizim toplumsal işlevlerimizin ortaya çıkması ve top lumcu görüşlerimizin yayılması doğ rultusunda yaptığımız çalışmalarda ağırlığın fazla olduğu, mesleki çalış
D Biliyorsunuz Elektrik Mühendis leri Odası 1954 yılından itibaren TMMOB'nin oluşturulmasıyla birlik te faaliyete başladı ve çalışmalarını bugüne kadar devam ettirdi. Biz 197O'lı yıllardan itibaren Odalara belli bir canlılık getiren bir kuşakta yız. Odalar bizle ve bizlerin ağa beyleriyle birlikte ilerici güçler diye bileceğimiz, toplumda demokrasi den yana güçler diyebileceğimiz güçlerin eline geçti. O günden be ride belli bir şekilde bu niteliğini korumakta.
malardaki ağırlığın az olduğu görü şüne bugün geldim. Mesleki çalış malarla toplumsal çalışmaları den gede tutma gerekliliğine ve mesleki çalışmalarımızda süratle toplumun isteklerine cevap verebilme duru muna gelmemiz gerektiğini düşünü yorum. Fakat bu yanlış anlaşılma malı. Özellikle 1980 öncesi nükleer enerji sorununa yaklaşımımızla, eği tim sorununa yaklaşımımızla toplu mumuzda büyük ses uyandırdık. Kamuoyunu belli bir şekilde yönlen dirdik. Olumlu sonuçlar da aldık.
görebiliyorum."
220 382 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ
"Ben bugün değerlendirmeye girdiğimde, bizim toplumsal işlevlerimizin ortaya çıkması ve toplumcu görüşlerimizin yayılması doğrultusunda yaptığımız çalışmalarda ağırlığın fazla olduğu, mesleki çalışmalardaki ağırlığın az olduğu görüşüne bugün geldim. Mesleki çalışmalarla toplumsal çalışmaları dengede tutma gerekliliğine ve mesleki çalışmalarımızda süratle toplumun isteklerine cevap verebilme durumuna gelmemiz gerektiğini düşünüyorum."
Ama ben, genel bir eleştiri yapmaya çalışıyorum ve bütün meslek örgütü üyelerine de şöyle bir çağrı yap makla kendimi görevli hissediyo rum. Meslek örgütümüze sarılmak lazım, meslek örgütümüzün meslek örgütü işlevlerini yapabilmesi ancak böyle olabilecektir. Bugünkü yöneti ciler kitlesi ve aktif uğraşanlarıyla bütün üyelerimizin meslek örgütüne gereken önemi vermesi ve gerçek ten çalışmalarıyla meslek örgütümüz ilerleyebilecektir. Başka türlüsü mümkün değildir. Çünkü bugün aşa ğı yukarı 17 18 bin kişilik bir kitleyiz. 17 18 bin kişilik, belli alanda eğitil miş bir kitle ile başarılabilecek bir şeydir. Bugün Odamız bu anlamda, bu kitle ilgisini içersinde barındırabi lecek, emebilecek, çekebilecek bir örgütsel güç içerisindedir. Bu an lamda kendini geliştirmiştir ve kitle den bu ilgiyi beklemektedir. Bugün en büyük eksiklik budur. Toplumsal anlamdaki aktiflikten daha düşük bir aktivite dönemine geçildiği için belli bir ilgisizlik sözkonusu. Ama bunun yanında odamız ilçelere kadar yay gınlaştığından da bir hareketlilik sözkonusudur. Bizim şimdi bu ilgi sizlikle, odanın gelişmesi, yaygın laşması arasındaki çelişkiyi çözme diye bir sorunumuz var. Bu konuda da taşıma suyla değirmen dönme yeceği için bütün mühendislerin odaya ilgileri gerekiyor. Odayı geliş tirmeleri'gerekiyor. Tabii bu arada
da Elektrik Mühendisleri Odasının da, toplumda mühendislerin örgüt lenmesi, mesleki anlamda ilerletil mesi, mesleki anlamda faaliyetini sürdürebilecekleri tek kuruluş haline getirilmesi gibi bir sorunla da karşı karşıyayız. Böyle bir sorunumuz da var. Bugün dünyada bütün mühen disler veya doktorlar ancak meslek örgütleri marifetiyle, örgütlerinin ge tirdiği sıkı denetimler marifetiyle sa natlarını icra edebiliyorlar. Bugün ülkemizde bunun geçerli olduğunu söylemek pek mümkün değil. Bizim bu hedefe de ulaşmamız lazım. Toplumda bu anlamda kamuoyunu oluşturup, bu işi becerebilmemiz la zım, ilerde de belli bir programla gi dersek, bunu başarabileceğimizi düşünüyorum.
• Sayın Savran, yaşamınızın bundan sonraki kısmını nasıl de ğerlendirmek isterdiniz?
D Aslında bu soruya cevap vermek güç. Çünkü insanın yapmak istediği şeyler karar ve zaman gerektiren şeyler. Ben yaşamımın bundan sonraki bölümünü çok ilgi duydu ğum araştırma ve kendimi geliştir meyle geçirmek isterdim. Her türlü teşkilatı olan bir araçla Türkiye'yi ve dünyayı gezmekle geçirmek ister dim. Tabii bu pek mümkün değil. Ama en büyük talebim zaman bul mak, kendimi geliştirmek ve tabi kendimi geliştirirken, insanlarında gelişmesi, herkesin gelişmesi doğ rultusunda uğraş vermek. Bunun ya nında işte en önemlisi de bütün dün yayı gezebilmek, farklı yaşantıları görebilmek, inceleyebilmek, hatta onlar gibi yaşayabilmek, çünkü ya şamın en güzel tarafı o. örneğin bir Türkiyeli olarak doğup ölmek aslında büyük kayıp. Çünkü bugün Japon yaya gitseniz, Çin'e Sri lanka'ya git seniz oralarda dünyaya bambaşka bakan ve yaşayan insanları bulaca ğınıza emin olabilirsiniz. Gittiğim yer lerde de gördüm, bu çok iyi bir şey ve aynı zamanda da insan topluluğunun en büyük zenginliği.
• Verdiğiniz cevaplar ve ilettiği niz mesajlar için dergimiz ve okurlarımız adına çok teşekkür ederiz.
D Ben de teşekkür ederim.
221 MÜHENDİSLİĞİ