Elektrik Mühendisliği · Sayı 382 · 1991 / 6

İLETİŞİM, İNSAN, TEKNOLOJİ

Korkmaz Alemdar

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Görüş ve değerlendirme

Yıl
1991
Sayfa
2
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık

İlgili: Toplum, demokrasi ve emek, Bilim, teknoloji ve meslek tarihi

Anahtar kelimeler

  • telekomünikasyon
  • demiryolu
  • emperyalizm
  • haber dolaşımı
  • teknoloji eleştirisi
  • iletişim politikası

Özet

Yazar, Osmanlı döneminde demiryolunun getirilişini örnek göstererek iletişim teknolojilerinin (telefon, televizyon) Türkiye'ye girişinin de benzer biçimde dışa bağımlı ve toplumsal eşitsizlikleri pekiştiren bir süreç olduğunu tartışır. İletişim teknolojisinin insanların yararına değil, egemen ekonomik ve siyasi çıkarlara hizmet ettiğini savunarak özgür ve eşit haber dolaşımının önemine dikkat çeker.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

ETİŞİM

Korkmaz ALEMDAR *

letişim teknolojisini sorgula

I mak güç bir iştir. Çünkü öyle sine başarılı uygulamaları vardır ki bunları tartışmak ko laylıkla yanlış anlamalara yol açar. Örneğin Türkiye'de telekomü nikasyon alanında gerçekleştirilen gelişmeler önce telefon sonra tele vizyon kullanımında önemli kolaylık lar sağlamıştır. Bu gelişmeleri sorgu lamak hemen ve kolaylıkla gelişme karşıtı tutumlarla eşdeğer tutulmak tadır. Her şey kuşkusuz bu kadar basit değil. Teknolojik gelişme ve onun uygulamaları kendiliğinden gerçekleşmez. O yüzden de sorgu lamak, anlamaya çalışmak gerekir.

Gazi Üniversitesi, Basın Yayın Yüksekokulu Gazetecilik Bölüm Bşk.

Bugünü anlamak için eskilere dön mek şart değildir. Ama bazı hatırla malar yararlı olabilir. Onun için biraz eskiye, 19. yüzyıla dönüp bakalım. Geçen yüzyılda Osmanlı imparator luğunda yaşayan herkes için yolcu luk bugünkü ile kıyaslanamayacak kadar zahmetliydi. Yollar yetersiz, kalitesiz, ulaşım araçları özellikle yöneticilerin rahatlarını sağlayabil mekten uzaktı. Böyle bir dönemde demiryolunun Osmanlı imparatorlu ğuna gelişi tartışılmaz kolaylıklar/ rahatlıklar sağladı. Yolculuğun ra hatlığı yanı sıra hızı artmış, malların taşınması da kolaylaşmıştı. O gün lerde demiryolunun kullanımına kar şı olmak anlaşılabilir/savunulabilir bir tutum değildir. Nitekim karşı da konulmadı ve yabancı şirketler, ya

382 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ

pim ve işletme sırasında kilometre garantisi ile mutlaka kâr edecekleri biçimde demiryolunu yapıp işlettiler. O günlerde birileri kalkıp demiryolu bu ülkedeki insanların yararı için değil, batı kapitalizminin çıkarları için kullanılan bir ulaştırma aracıdır de seydi herhalde tuhaf karşılanırdı. Ama bugün daha iyi biliyoruz ki, Or han Kurmuş'un da dediği gibi, de miryolu emperyalizmin Osmanlı İm paratorluğuna girme aracı olmuştur. Başka bir deyişle demiryolu insanlar daha kolay yolculuk yapsın, rahat etsinler diye değil, hammaddelerin ve mamul maddelerin kolay taşına bilmesi için düşünülmüştür. Haksız lık etmeyelim. Başkalarının düşünüp gerçekleştirdiği bu iyileşmelerin ül keye de yararı olmuştur. Yeni eko nomik ilişkiler kurulması, pazar eko nomisinin gelişmesi, insanların ya şam biçiminde değişiklikler ortaya çıkması bu sayede olmuştur. Hatta vagon ve lokomotif yapımının öğre nilmesi bile gerçekleşmiştir. Ama ne yazık ki bunların hiç biri umulan dü zeyde olmamıştır. Bugün hâlâ eko nomik ve toplumsal gerilikten söz ediliyor. Hâlâ teknolojik düzeyimizin yetersizliğini belirtiyoruz. Demiryolu bu sorunları çözemedi, çözmek gibi bir amacı da yoktu. Ama bir nokta çok açık olarak ortadadır: Başka ekonomik ve toplumsal düzenlerin geliştirdiği teknolojik iyileştirmeler mutlaka her toplumu ilerletecek et kiler yapmazlar.

Iletişim teknolojisi toplum yaşamının en önemli öğesi değildir.

Onun önemini abartanlar gücünü kavrayıp, onu kullananlardır. Bu düşünce özgür haber dolaşımını destekler, ama haber dolaşımında eşitlikten nefret eder. Eşitlik, herkesin herkesten haber almasına olanak veren bir yapı kurulmasını öngördüğü için tehlikelidir."

Bugün de benzer gelişmeler söz konusudur. Ama teknolojide farklılık vardır. Batı herkese yeni iletişim teknolojilerini kullanmayı önermek tedir. Çünkü 20. yüzyılın sonlarında egemen düşüncenin yeryüzünde yayılıp gücünü pekiştirmesi için kul lanacağı yol iletişimdir. Yani bugün emperyalizm (böyle düşünmek ve yazmak artık ayıp bir şey, çünkü dünya sistemi globalleşme ile bizim yarım yüzyıl önceki sınıfsız toplumu muza benzedi!) artık demiryolu ile değil, iletişim altyapısı ve ona daya nan kullanım olanakları ile giriyor. Türkiye'de telekomünikasyon ala nındaKİ yatırımlar son 8 yılda olağa nüstü biçimde arttı. Neden? Ülkede gelişen kapitalizmin gereksinim duyduğu hızlı ticari mali bilgi akışını sağlamak için mi? Yoksa demokra

sinin gereği olan çoğulculuğu ger çekleştirme kanallarını açık tutmak için mi? Bunlara evet demek zordur. Ama aynı dönemlerde uluslararası plandaki gelişmeler belirleyici ol muştur. Türkiye'yi iç savaş çıkma zındaki Lübnan'ın yerine Ortado ğu'nun finans merkezi haline getir mek isteyenlerin en önemli güçlük lerinden biri telekomünikasyon ala nındaki yetersizlikti. Yatırımlar yapıl dı, ama hâlâ beklenenler gerçekleş medi. Çünkü Haluk Geray'ın yazdığı gibi Türkiye'de iletişim teknolojisin deki gelişme batılı büyük şirketlerin dayatması ile olmuştur. Herkes ma lım satmış ve işini bitirmiştir. Şimdi içeride köylerin otomatik hale getiri len telefonları ile övünülmeye baş lanmıştır. Acımasız güçlük de bu

noktadadır. Telefon ya da televizyo nun bu insanlara sağladığı sanılan kolaylıklar onların günlük yaşamla rındaki sorunları çözmekten çok uzaktır.

Ama insanların da bunlardan yarar lanmaya hakları vardır. Çağdaş ka pitalizmin insanları ikna gücü de belki bu noktadadır. Her şey insanın yararlanması içindir! Bu bir kandır macadır. Her şey bazı insanların yararlanması için düşünülmektedir. Geniş kitlelerin, nerede olursa ol sun, rolü hâlâ tüketicilikle sınırlıdır.

Bu döngüden çıkabilmenin bir tek yolu olabilir. Demiryolu ve telefon hatlarının y.a da uyku kanallarının sadece malları ve onların değişimi ile ilgili bilgileri değil, insanın her türlü düşüncesini taşımasına izin verilmelidir. Böyle bir uygulama, Türkiye'de de insanların sadece tü ketici olmalarına son verecektir.

İletişim teknolojisi toplum yaşamının en önemli öğesi değildir. Onun öne mini abartanlar gücünü kavrayıp, onu kullananlardır. Bu düşünce öz gür haber dolaşımını destekler, ama haber dolaşımında eşitlikten nefret eder. Çünkü özgür dolaşım büyük iletişim kuruluşlarının durumunu güçlendirmektedir. Eşitlik, herkesin herkesten haber almasına olanak veren bir yapı kurulmasını öngördü ğü için tehlikelidir.

Fakat daha da düşündürücü olan bir nokta vardır. Teknoloji insan tara fından yaşamı kolaylaştırma ama cıyla geliştirilmiştir. Ancak insan ya şamındaki yerinin giderek artması onu olduğundan daha da önemli hale getirmektedir. Teknoloji artık insandan da vazgeçilebileceğini dü şündürmektedir. Bilgisayarların geli şimi, robotlar, vb. gelişmeler bu ola nakları vereceğe benzemektedir. Bu yeni bir uygarlık olacaktır. Ama in sanlığın yarattığı pek çok değerden yoksun olacaktır. Uygarlık anlayışı teknolojinin ilerlemesi ile eşanlamlı tutulamaz. Yeryüzündeki insanların gelişmesine, ortak yaşamın barış içinde yürütülmesine yardımcı ol malıdır. İletişim teknolojisi de bu çerçevede çevre kirliliğine yol açan bir teknoloji değil, anlayışı geliştiren, insanların birbirlerini tanımalarına yardım eden bir araç olmalıdır.

256 382 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ