Elektrik Mühendisliği · Sayı 390 · 1992 / 6

''TÜRKİYE'DE TEKNOLOJİK ANARŞİ SÖZ KONUSU''

Dr. İrfan Gökçay

Biyomedikal mühendisliği Söyleşi

Yıl
1992
Sayfa
2
Okuma süresi
5 dk
Görüntülenme
0

Konu

Biyomedikal mühendisliği

İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Mevzuat ve hukuk

Anahtar kelimeler

  • tıbbi teknoloji
  • sağlık piyasası
  • Türk Tabipler Birliği
  • otorefraktometre
  • sağlık politikaları
  • hekimlik mesleği

Özet

İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. İrfan Gökçay ile yapılan söyleşide, Türkiye'de tıbbi teknoloji kullanımının piyasa dinamikleri tarafından belirlendiği ve bunun hekimlik mesleği açısından bir 'teknolojik anarşi' yarattığı tartışılıyor. Gökçay, teknoloji kullanımının hekimler arası gelir farklarını, uzmanlık tercihlerini ve hekimliğin robotlaşması sorununu da değerlendiriyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Dr. irfan GÖKÇAY:

"TÜRKİY E1 DE

TEKNOLOJİK ANARŞİ SÖZ KONUSU"

Elektrik Mühendisliği Dergisi 'nin bu sayısında Biyomedikal Mühendisliği ile ilgili yazılar yer alıyor.

Üniversitelerimizdeki biyomedikal mühendisliği eğitim ve araştırma grupları ile bu alanda üretim ve servis hizmetinde yer alan firma temsilcilerinin yanısıra teknolojiyi kullananlardan da görüş aldık.

Sağlık Bakanlığı Sağlık Projesi

Koordinatör Yardımcısı Doç. Dr.

Caner FÎDANER 'in görüşlerini içeren bir makalenin yanılıra İstanbul

Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. İrfan

GÖKÇAY'la yaptığımız söyleşiye de yer veriyoruz.

Dr. İrfan GÖKÇAY, Türk Tabipler BirliğVnin son olarak yayınladığı "Sağlıkta Eşit Fırsat mı, Pi yasa Egemenliği mi?" konulu sağlık politikaları kitapçığının hazırlanmasında yer alan hekim lerden biri. SSK Okmeydanı Hastanesi Ortopedi Kliniğinde başasistan olarak çalışıyor. Uzman lık tezi ise konumuzla yakından ilgili: "Ultraso nografinin doğuştan kalça çıkığı erken tanısın da kullanımı".

• Türkiye'de tıp teknolojisi henüz istendiği veya gerektiği oranda yaygın mı? Doyuma ulaşmasından veya "teknolo jik anarşiden" söz edilebilir mi?

D Tıp teknolojisinin ürünü olan tıbbi cihazlar ölçü alınırsa, esas olarak tıbbi teknolojiye yönelik anarşik bir talep mevcuttur. Tabii hekimlik mes leği açısından anarşik. Çünkü, tıp teknolojisi sağlık hizmetlerini nitelikli olarak gerçekleştirebilmek için kulla nılan bir araçtır. Tıpkı tıp bilgisi gibi. Uygulamalı tıpta nitelik, iki unsurdan oluşur: Birincisi, eldeki tıbbi altyapı hastalanma ve ölüm olasılığını en aza indirmek ve ikinci olarak bunu sağlamak için eldeki tıbbi altyapı ola naklarını rasyonel bir biçimde sağla mak yanyana getirmek ve kullan mak.

Tıbbi teknoloji kullanımını yöneten dinamik, bu nitelik unsurlarına sahip olmayınca, hekimlik mesleği yönün den tıbbi teknolojinin kullanımında bir anarşi ortaya çıkmaktadır. Gözlemle rimize dayanarak Türkiye'de teknolo jik bir anarşi olduğunu söyleyebilirim. Ülkemizde teknoloji kullanımını yö neten esas dinamikler giderek artan bir biçimde tıbb! nitelik unsurlarından ziyade, kârı hedefleyen ve rekabet yöntemiyle çalışan sağlık piyasası dinamikleridir. Tıbbi teknolojinin İs tanbul'da ve Van'da hangi nitel ve nicel hacimde dağılacağını bu bölge lerdeki sağlık piyasasının dinamikleri belirlemektedir. Kamu sağlık kurum larında yoğun tıbbi teknoloji kulla nanlar, giderek döner sermaye veya vakıf gibi mekanizmalarla önemli öl çüde kâr rekabet dinamiğine yönel mektedir. Öte yandan sağlık hizme tlerini kullananlar da tıbbi teknolojiye ulaşmayı amaçlayan bir tüketici da vranışı kalıbına dökülmektedir.

3 3 6 390 E L E K T R İ K MÜHENDİSLİĞİ

Bu nedenlerle ülkemizde tıp teknolo jisi nitelikli sağlık hizmetinin istediği veya gerektirdiği oranda yaygın de ğildir ve doyuma ulaşmamıştır. Fakat bu istek gereklilik ve doyumu sağlık piyasası yönünden değerlendirirsek, eğer devlet sağlıkta serbest piyasa nın geliştirilmesine yönelik tedbirler almaz ise birkaç yılda tıbbi teknoloji nin bedelini ödeyebilecek toplum ke simleri için doyum noktasına ulaşa cağını tahmin ediyorum.

Nitekim devlet, genel sağlık sigorta sı aile hekimliği ve kamu hastaneleri nin işletmelere dönüştürülmesi politi kaları ile tıbbi teknolojinin piyasa anlamındaki doyumunun kapasitesini artırmaya gayret etmektedir.

• Tıpta teknoloji kullanımı, he kimler arasında bilgi, beceri veya ekonomik gelir olarak farklılıklar yaratıyor mu? Uz manlık seçimini nasıl etkiliyor? Y üksek teknoloji kullanan tıp dallarının son yıllarda daha çok tercih edilmesinde tek etken fazla gelir potansiyeli mi?

! 'i Tıbbi bir problemi, klinik bilgi beceri ve birikim gibi emek yoğun yöntem lerle çözen bir hekim ile aynı problemi tıbbi teknolojiyi uygulayarak çözen bir diğer hekim arasında ikincinin lehine ekonomik avantajlar olduğunu gözlü yoruz. Bu aynı tıbbi problem için böyle.

Öte yandan aynı tıbbi problemin farklı çözüm aşamalarında uğraşan hekim ler için; emek yoğun aşamaları ger çekleştiren daha az, teknoloji yoğun aşamaları gerçekleştiren ise daha fazla kazanmaktadır. Genel dahiliyeci ve çocuk hastalıkları uzmanları ile

radyolog ve nükleer tıp uzmanları arasındaki farklar buna örnektir.

Türkiye'de olduğu gibi, sürekli tıp eği timi için hiçbir kaynağın ayrılmadığı durumlarda bu ihtiyacı tıbbi teknoloji üreticileri doldurmakta ve hekimlere kendi teknolojilerini uygulayarak ku llanabilecekleri bilgilerden oluşan bir sürekli eğitim olanağı sağlamaktadır lar. Bu durum, hekimlere bilgi ve be cerilerini artırma olanağı sağlamakta ve teknoloji bu yönüyle de bir çekim merkezi olmaktadır.

Yüksek tıbbi teknoloji kullanan tıp dallarının son yıllarda daha fazla ter cih edilir olmasındaki tek etken fazla gelir potansiyelinin dışında bilgi beceriyi geliştirebilecek olanağı da sağlamasıdır. Tabii, bu olanak ile sa ğlanan bilginin rasyonel tıbbi teknoloji kullanımına ne ölçüde hizmet ettiği büyük bir soru işaretidir.

Öte yandan piyasa, bu konuda he kimlere farklı seçenekler sunabilecek birikime ulaşmıştır. Örneğin, eğer ça lıştığınız kamu kuruluşu servisine "a" cihazının alınması için uğraşırsanız, şirket sizi istediğiniz bir yurtdışı eğitim programına gönderebilmektedir.

• Bir gün robot hekimler olacak mı? Teknolojiye bağımlılık he kimliğin gücünü zayıflatıyor mu? Tanı ve tedaviye karar vermede hekimin rolünün do layısıyla hekimin bilgi ve de neyiminin değerini yitirdiği söylenebilir mi?

Z; Robot hekimlerden çok hekimliğin robotlaşması sorunu var. Hastayı bütün yönleriyle bir insan olarak değil de, yalnızca hastalığı gören bir he kimlik tarzı gelişmektedir. Hastalığı

da tıbbi teknolojinin transforme ettiği rakamlara grafiklere ve görüntülere indirgemeye yönelik bir hekimlik tar zının geliştiğini düşünüyorum.

Hekimliği halen insanlar yapıyor. Ancak dünyadaki hakim tıp ortamı bizi bu alanda robotlaşmış hekimler olmaya zorluyor. Fakat hastaların insan olduklarını ifadede İsrarlı ol maları ve hekimlik mesleğinin olum lu gelenekleri, robotlaşmayı engelle yen faktörler olmaya devam ediyor.

Hekimler, insan olduklarını ve in sanlarla uğraştıklarını unutmadıkları sürece teknolojiyi bir araç olarak daha iyi geliştirebileceklerini ve daha rasyonel uygulayabileceklerine ina nıyorum.

Tıbbi teknolojiyi, teknolojik ve tıbbi kültürlerine dayanarak üretemeyen, son ürün olarak dışarıdan alan ülke lerde bir yönüyle bu teknolojinin etkin biçimde kullanılamadığını, diğer yönüyle tıbbi bilgi beceri ve bi rikimin gelişmesini engellediğini gözlüyoruz.

Günlük hekimlik yaşamımızda klinik bulguları değerlendirecek bilgi ve bi rikimi yeterli olmayan hekimlerin daha fazla ve daha yüksek tıbbi tek noloji kullandıkları, klasik röntgen fil mini değerlendirmede yetersizlik çe kerek BT (Beyin Tomografisi) veya MR (Manyetik Rezonans Tomogra fisi) incelemesi istedikleri sık gözle nen olgulardır.

Görme kusurlarının klasik yöntemle güvenilir biçimde ölçülmesi müm künken, Türkiye'de (özel sağlık ku ruluşlarında "Bilgisayarlı göz mua yenesi" olarak tanıtımı yapılan) otorefraktometre akılcı olmayan bo yutta yaygın olarak kullanılmaktadır. Cihazı üreten batı ülkesinde bu ci hazın yaygınlığı Türkiye'den azdır. Ancak sağlık hizmeti organizasyo nunun akılcılığı nedeniyle etkin ku llanımı Türkiye'den çok daha fazla dır.

• Y anıtlarınız için teşekkür ede riz Sayın Gökçay.

L] Ben de Tabip Odası ve tüm hekim arkadaşlarım adına Elektrik Mühen disliği Dergisi'nin Biyomedikal Mü hendisliği konulu sayısında bizlerin görüşlerine yer verdiğiniz için teşek kür ederim.

390 E L E K T R İ K 0 0 7 M Ü H E N D İ S L İ Ğ İ OO i