Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Enerji politikaları ve planlaması, elektrik piyasası, EPDK, özelleştirme, fiyatlar ve zamlar, dışa bağımlılık, doğalgaz ve petrol, uluslararası enerji jeopolitiği.
Yıllara göre
Bir döneme tıklayarak yazıları o yıllarla sınırlayın.
Sık geçen konular
-
Basın Açıklamaları
EMO'nun art arda yayımlanan basın açıklamalarında süs havuzlarındaki elektrik kazalarına karşı tesisat denetimi çağrısı, elektrik şebekesi kaynaklı orman yangınlarına karşı önlem talebi ve enerji/madencilik alanında denetimi zayıflatan 'süper izin' kanun teklifine yönelik eleştiriler yer almaktadır.
-
EMO`dan
EMO Yönetim Kurulu Başkanı, deprem riski karşısında enerji ve telekomünikasyon altyapılarının kamulaştırılması gerektiğini vurgulayarak İspanya-Portekiz'de yaşanan büyük elektrik kesintisini özelleştirme, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve şebeke yönetimi bağlamında değerlendiriyor ve Türkiye için benzer riskleri irdeliyor.
-
Basın Açıklamaları
EMO'nun art arda yayımlanan basın açıklamaları; TEİAŞ'ın özelleştirme sürecinin şeffaflıktan uzak biçimde defalarca uzatılmasını, Kartalkaya'daki otel yangınında yangın güvenlik mevzuatındaki eksiklikleri ve elektrikli araçların bireysel şarjına ilişkin yasal düzenleme boşluğunu eleştirmektedir.
-
EMO`dan
EMO Yönetim Kurulu Başkanı, elektrik dağıtım şirketlerinin fahiş fiyatlandırması, TEİAŞ'ın özelleştirilmesi ve enerji politikalarının yarattığı sorunları eleştirirken, ayrıca çocuk istismarı ve toplumsal sorunlara da değiniyor.
-
DEPREM BÖLGESİNDE ELEKTRİK VE TELEKOMÜNİKASYON ŞEBEKELERİ KAMULAŞTIRILSIN
EMO Yönetim Kurulu, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası bölgedeki elektrik ve telekomünikasyon altyapısında oluşan büyük tahribata dikkat çekerek, özelleştirilmiş dağıtım şirketlerinin bu boyuttaki yıkımı onaramayacağını belirtip bölgedeki enerji ve iletişim şebekelerinin kamulaştırılmasını talep etmektedir.
-
ENERJİ ALANI KAMULAŞTIRILMADAN BU YIKIM KALDIRILAMAZ
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Ulutaş, Türkiye'de enerji alanının özelleştirme politikaları sonucu içine düştüğü krizi ve doğal tekel niteliğindeki elektrik sektörünün piyasalaştırılmasının yarattığı sorunları eleştirerek enerjinin kamulaştırılması gerektiğini savunuyor.
-
ELEKTRİK ENERJİSİ ÖZELLEŞTİRMELERİ NELERE MAL OLUYOR? TARİFELER NEDEN ARTIYOR?
Yazı, Türkiye'de elektrik sektörünün özelleştirme sürecini tarihsel gelişimiyle ele alarak, EPDK tarafından belirlenen elektrik tarifelerinin yapısını ve 2022 yılındaki artışların enflasyon karşısında sektörlere göre nasıl farklılaştığını incelemektedir.
-
ELEKTRİK`TE YENİDEN KAMUSALLAŞTIRMA
Yazar, Türkiye'de elektrik sektöründe TEK'in kuruluşundan özelleştirme sürecine kadar geçen tarihi anlatarak özelleştirmenin gerekçelerini ve olumsuz sonuçlarını eleştiriyor; enerji ve iletişim gibi temel hizmetlerin yeniden kamusallaştırılması gerektiğini savunuyor.
-
DOĞAL TEKELLERDE DOĞAL OLARAK REKABET OLMAZ
Yazar, doğal tekel kavramını açıklayarak elektrik iletim, dağıtım ve perakende satış aşamalarında gerçek bir rekabetin oluşmadığını, özelleştirmenin beklenen verimliliği sağlamadığını ve çalışan haklarını zayıflattığını tartışıyor.
-
EMO`dan
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Pala, ekonomik kriz, enflasyon ve enerji zamlarının halk üzerindeki etkilerini değerlendirerek TEİAŞ'ın özelleştirilmesine karşı EMO'nun dava açtığını duyuruyor ve enerji alanındaki özelleştirmelerin iptal edilip kamulaştırma yapılması çağrısında bulunuyor; ayrıca EMO'nun düzenlediği ve düzenleyeceği kongre-sempozyum takvimini paylaşıyor.
-
31 MART 2015 SİSTEM ÇÖKMESİNDEN 26 NİSAN 2016 ELEKTRİK KESİNTİSİNE
31 Mart 2015 sistem çökmesi ve 26 Nisan 2016 bölgesel elektrik kesintisi örnekleri üzerinden, serbestleşmiş elektrik piyasasında merkezi planlama eksikliği, iletim altyapısı yetersizliği ve HES üretiminin kısıtlanmasına ilişkin sorunlar değerlendiriliyor; ayrıca yaz aylarında artan klima kullanımı ve elektrik fiyatlandırma mekanizmasının tüketiciye etkileri ele alınıyor.
-
PİYASA TÜKETİCİYE YÜK
EMO'nun basın açıklamasında, yaz aylarında klima kullanımının artırdığı elektrik talebinin doğalgaz ve ithal kömür santralleriyle karşılanmasının piyasa fiyatlarını yükselttiği, ancak bu dönemsel artışın tüketiciye yansıtılmasının doğru olmadığı savunuluyor.
-
ORTA VADEYE YAYILAN ÇÖKME RİSKİ
Yazar, 31 Mart 2015 tarihinde yaşanan Türkiye elektrik sistemi çökmesine ilişkin ENTSO-E ve TEİAŞ tarafından hazırlanan raporu eleştirel biçimde değerlendiriyor; sorunun kişisel hatadan değil sistemsel ve politik nedenlerden kaynaklandığını, önerilen önlemlerin yetersiz kaldığını ve benzer krizlerin tekrarlanabileceğini savunuyor. Ayrıca EMO İzmir Şubesi'nin arıza nedenlerine ilişkin madde madde saptamalarına yer veriliyor.
-
Bölgesel Çöküntüden Ulusal Çöküşe
Yazı, 2006'daki bölgesel elektrik kesintisine ilişkin İtalyan mühendis Prof. Francesco İliceto'nun hazırladığı raporu inceleyerek, piyasalaştırma ve özelleştirme politikalarının 2006'daki bölgesel ve 2015'teki ulusal elektrik sistemi çökmelerindeki rolünü tartışıyor. Raporun teknik saptamaları ile şirket çıkarlarının sistem güvenliğini nasıl tehlikeye attığı ortaya konuluyor.
-
PLANLAMA YOK, İPUCU VAR!
Yazı, TEİAŞ'ın 2014-2018 dönemi için hazırladığı 5 Yıllık Üretim Kapasite Projeksiyonu'nu eleştirel biçimde değerlendirerek, kamu planlamasının ortadan kalktığı, piyasa koşullarında belirsiz projelerin ve varsayımların arz güvenliğini tehlikeye attığını savunmaktadır. EPDK'nın senaryoları, doğalgaz ve kömür arzına ilişkin eksik değerlendirmeler ile YİD santrallarının özelleştirme sürecinin göz ardı edilmesi de eleştiri konusu edilmektedir.
-
KALEM KALEM FATURA, BU OYUNU UNUTMA!
EMO, elektrik dağıtım şirketlerinin kayıp-kaçak bedelindeki indirimleri dağıtım bedeline giydirerek gizli zam yaptığını ve TEİAŞ'ın iletim payının da dağıtım şirketlerine aktarıldığını tespitleriyle ortaya koyuyor; EPDK'ya denetim çağrısı yapılıyor.
-
TAHMİNLERDEN NÜKLEER KANDIRMACASINA
Yazar, TEİAŞ'ın kapasite projeksiyon raporlarındaki elektrik talep tahminlerinin yıllar içinde nasıl düşürüldüğünü inceleyerek Akkuyu ve Sinop nükleer santrallerinin gerçek talep gerekçesine dayanmadığını, tahminlerin nükleer santral yatırımlarını meşrulaştırmak için manipüle edildiğini savunuyor.
-
KILAVUZSUZ PİYASANIN DÜMENİ
Yazar, TEİAŞ ve Enerji Bakanlığı tarafından hazırlanan elektrik talep tahmin projeksiyonlarının yıllar içinde gerçekleşen tüketimden büyük oranda saptığını, bunun elektrik üretim yatırımlarının plansız ve piyasa odaklı yapılmasına yol açtığını tablolarla eleştiriyor.
-
ELEKTRİK SİSTEMİNDEKİ ÇÖKME TESADÜF DEĞİL
EMO, 14 Ocak 2012'de Marmara Bölgesi'nde yaşanan büyük elektrik kesintisinin teknik bir arıza değil, iletim sisteminin plansız işletilmesi ve enerji piyasasının serbestleştirilmesi politikalarının sonucu olduğunu açıklıyor.
-
Umuttan hayal kırıklığına
Afşin-Elbistan Linyit Havzası'ndaki Çöllolar Kömür Ocağı'nda yaşanan heyelanın ardından havzanın kısa tarihi ve planlama hataları ele alınarak, santral-ocak koordinasyonsuzluğunun kaynak kaybı, çevre kirliliği ve iş güvenliği sorunlarına yol açtığı anlatılmaktadır. Ardından ekli görüşte, göçüğün elektrik arz güvenliğine etkisi TEİAŞ projeksiyonları üzerinden değerlendirilerek olası kriz yıllarına dikkat çekilmektedir.
-
Elektrik arzını kamu sağlamalı
Afşin-Elbistan B Termik Santralı'ndaki kömür ocağı göçüğü üzerinden havzadaki planlama hatalarının tarihi anlatılıyor ve bu kazanın Türkiye'nin elektrik arz güvenliği için taşıdığı riskler TEİAŞ projeksiyonlarına dayanılarak değerlendiriliyor. Yazar, arz güvenliğinin kamu eliyle sağlanması gerektiğini savunuyor.
-
Çözüm Afşin Elbistan’da
Yazarlar, Türkiye'nin gelecekteki elektrik açığına çözüm olarak uzun inşa süreli nükleer santral yerine, mevcut altyapı ve yerli linyit kaynağına sahip Afşin-Elbistan havzasındaki termik santral projelerinin öncelikli olarak geliştirilmesi gerektiğini savunuyor. Maliyet ve süre karşılaştırmalarıyla Afşin-Elbistan projesinin daha ekonomik ve hızlı uygulanabilir olduğu ileri sürülüyor.
-
2008'de yol ayrımına gelindi
Yazar, 2008 küresel ekonomik krizi bağlamında Türkiye'de elektrik enerjisi alanında yaşanan özelleştirme sürecini, yatırımsızlık-pahalılık-enerji açığı sorununu ve nükleer/HES/rüzgar yatırımlarındaki spekülatif ve plansız yapılanmayı eleştirel bir bakışla ele almaktadır.
-
YENİ NEMA DAĞITIM DÜZENİ GETİRİLİYOR
EMO Yönetim Kurulu, TBMM'de görüşülen Elektrik Piyasası Kanunu değişiklik tasarısını değerlendiren bir rapor hazırlayarak milletvekillerine gönderdi; tasarının kamu yatırımını engellediğini, özel şirketlere kamu kaynağı aktaran yeni bir teşvik düzeni getirdiğini ve serbest piyasa modelinin çöküşünü belgelediğini savundu.
-
Kyoto Protokolü ve getiriyor?
Yazı, Türkiye'nin Kyoto Protokolü'ne taraf olma kararını ve bunun enerji sektörü, sanayi ve ulusal politikalar üzerindeki olası etkilerini, belirsizlikleri ve soru işaretlerini tartışmaktadır.
-
Yeni nema dağıtım düzeni getiriliyor
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, Elektrik Piyasası Yasası'nda değişiklik yapan tasarının kamu yatırımını engelleyerek özel şirketlere teşvik ve kar garantisi sağlayan yeni bir 'nema dağıtım düzeni' oluşturduğunu eleştirmektedir. Yazıda lisans yasağı, fon kredi faizlerinin silinmesi ve Kayseri'nin ulusal tarifeye dahil edilmesi gibi düzenlemeler ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir.
-
Tasarı umut vermedi
Yazar, serbest piyasa modelinin elektrik arz güvenilirliğini sağlayamadığını, Elektrik Piyasası Yasası'ndaki değişiklik tasarısının yetersiz kaldığını ve kamunun yatırım yapma olanaklarının artırılması gerektiğini savunuyor.
-
Nükleerde Karar Var Hesap Yok
Yazar, nükleer güç santralı kurma kararının teknik ve ekonomik fizibilite çalışmaları yapılmadan alındığını; dışa bağımlılık, kaynak potansiyeli, maliyet ve iletim sistemi açısından nükleer santralın linyit santrallarına göre çok daha pahalı ve gereksiz olduğunu savunmaktadır.
-
ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNDE YENİ BİR YAPILANMA ÖNERİSİ
Yazar, elektrik piyasasında dağıtım şirketlerine tanınan ayrıcalıkların rekabeti engelleyip tekelleşmeye yol açtığını savunarak, dağıtım ile satış faaliyetlerinin ayrıştırılmasını ve EÜAŞ, TEİAŞ, TEDAŞ'ın tekrar TEK benzeri bir çatı altında toplanmasını öneriyor.
-
ELEKTRİK SİSTEMİ ALARM VERİYOR
2006'da 13 ilde yaşanan elektrik kesintilerinin ardından EMO, hükümetin enerji politikalarını, özelleştirme uygulamalarını ve otoprodüktör santrallerin sistemden çekilmesini eleştirerek elektrik alanının kamusal bir bütün olarak ele alınması gerektiğini savunmaktadır.