Elektrik Mühendisliği · Sayı 444 · Şubat 2012

ELEKTRİK SİSTEMİNDEKİ ÇÖKME TESADÜF DEĞİL

İletim ve dağıtım şebekeleri Görüş ve değerlendirme

Yıl
2012
Sayfa
1
Okuma süresi
3 dk
Görüntülenme
0

Konu

İletim ve dağıtım şebekeleri

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • EMO basın açıklaması
  • elektrik kesintisi
  • TEİAŞ
  • doğalgaz santralı
  • sistem çökmesi
  • Marmara Bölgesi

Özet

EMO, 14 Ocak 2012'de Marmara Bölgesi'nde yaşanan büyük elektrik kesintisinin teknik bir arıza değil, iletim sisteminin plansız işletilmesi ve enerji piyasasının serbestleştirilmesi politikalarının sonucu olduğunu açıklıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Umut Bağlanan “Piyasa” Gerçek Yüzünü Gösteriyor…

E lektrik Mühendisleri Odası (EMO) 42. Dönem Yönetim Kurulu 17 Ocak 2012 tarihinde yaptığı basın açıklamasında 14 Ocak 2012 Cumartesi günü Marmara Bölgesi’nde yaşanan elektrik kesintilerine dikkat çekti.

“Teknik ya da öngörülemeyen bir arıza” olarak geçiştirilemeyecek kadar büyük bir sistem çökmesi yaşandığına dikkat çekilen açıklamada, şöyle denildi:

“Sanayimizin kalbi olan 6 ilimizde yaklaşık 3 saat süren kesinti, sistemin bıçak sırtı bir denge ile sürdürülmeye çalışıldığını göstermiştir. Bu kritik dengenin; doğalgaz çevrim santrallarına yakıt sağlanmasından elektrik üretiminin tüketimi karşılayacak düzeyde gerçekleştirilmesine (arz planlaması), iletim hatlarının yetersizliğinden kamu yapılanmasının aciz bırakılmasına kadar uzandığı anlaşılmaktadır.”

İstanbul, Sakarya, Kocaeli, Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli illerinde yaşanan sorunun 2006 yılında 13 ilde 6 saat süren elektrik kesintisinin ardından ikinci büyük sistem çökme olduğu ifade edilen açıklamada, kesintiye ilişkin şu bilgilere yer verildi:

“Yaşanan elektrik sistemi çökmesine ilişkin olarak resmi bir açıklama yapılmamıştır. Ancak gelen bilgiler Bursa Doğalgaz Santralı’nı iletim sistemine bağlayan teçhizatta ve Adapazarı trafo merkezinde meydana gelen artçı iki arızanın kesintiye neden olduğu şeklindedir. Kesinti ile birlikte elektrik talebinin diğer hattan karşılanmaya çalışıldığı, o hattın da çöktüğü, böylece zincirleme şekilde devreden çıkan sistemin genel bir kesintiye dönüştüğü belirtilmektedir. İletim sistemi, normal işletme koşullarında santralların üretimini sisteme taşımak ve bir iletim veya üretim ünitesinin sistem dışında kalması gibi sistemde oluşabilecek kısıtlılık hallerinde bile sistem kararlılığı bozulmayacak şekilde planlanmalıdır.”

Doğalgaz Sıkıntısı

Açıklamada aydınlatılması gereken karanlık noktalar şöyle sıralandı:

“-İletim sistemi, Bursa Doğalgaz Santralı’nın sistem dışında kalmasıyla yani bir ünitenin sistemden çıkmasıyla neden çökmüştür? Sistem bir iletim hattının veya bir üretim ünitesinin devre dışı kalmasını kapatamayacak kadar bıçak sırtı mı işletilmektedir?

-İletim hattında bir devrenin servis dışı kalması sistemin çökmesi için yeterli oluyorsa iletim sistemi arz güvenliği nerede kalmıştır? İçine İstanbul ilini de alan Trakya Bölgesi için alternatif işletme stratejileri neden geliştirilmemiştir? -Rusya’dan Batı Hattı’ndan gelen doğalgaz anlaşmasının sona erdirilmesinin ardından doğalgaz ihtiyacının karşılanmasında sıkıntı var mıdır ve bu sıkıntı nedeniyle Trakya’daki doğalgaz santrallarının yeterli düzeyde çalıştırılmasının da mümkün olamadığı iddiaları doğru mudur? -İletim planlamasından sorumlu kamu kuruluşu olan TEİAŞ, son yıllarda tüm kamu kuruluşlarında yaşanan siyasi kadrolaşmalardan payına düşeni fazlasıyla almıştır. Serbest piyasanın gereği olarak bütüncül planlama anlayışı rafa kaldırılmış, piyasa tercihlerine uygun ve geleceği meçhul üretim tesisi bağlantısı görüşleriyle sınırlı bir planlama anlayışı benimsenir olmuştur. Art arda iki arızanın meydana gelmesi her ne kadar tesadüfü olarak açıklansa da burada göz önüne alınması gereken bir başka önemli nokta da periyodik bakımlar ve onarımlar konusunda yaşanan eksikliklerdir. Planlama anlayışında olduğu gibi sistem işletmeciliğinde de deneyimli personeller bir şekilde işlerinden uzaklaştırılmış ve sindirilmiş, atamalarda mesleki yeterlilik göz ardı edilerek farklı kriterler öne çıkarılmış ve işletme hizmetlerinin de zaafa uğraması kaçınılmaz olmuştur. Kamu kurumlarında yaratılan zafiyetin sistemin çökmesindeki payı nedir?”

Teknik gibi görülen bu sorunların elektrik hizmetine yönelik politik tercihlerin sonucu olduğunun ortaya çıktığına dikkat çekilen açıklama şöyle tamamlandı:

“Elektrik üretim-iletim ve dağıtım sisteminin parçalanması, planlamaya son verilmesi, kamu inisiyatifinin ortadan kaldırılması ve insanların tüm yaşamını doğrudan etkileyen elektrik gibi bir kamu hizmetinin serbest piyasaya bırakılması, sistemde yaşanan çökmenin asıl sorumlusudur. Tüm dünyada olduğu gibi özelleştirme ve piyasalaştırmada ısrar eden ülkemiz yöneticileri de bu acı gerçekle yüzleşmek zorundadırlar. Ne yazık ki tüm bu politik tercihlerin yol açtığı kaybın faturası; kesinti, pahalı enerji, ekonomik ve toplumsal kayıplar olarak yurttaşlarımıza kesilmektedir.” <

elektrik mühendisliği, 444. sayı, şubat 2012 91