Elektrik Mühendisliği · Sayı 456 · Nisan 2016

“ŞANS HAZIRLIKLI ZİHİNLERİ TERCİH EDER”

Bahar Tanrısever

Bilim, teknoloji ve meslek tarihi Biyografi ve anma

Yıl
2016
Sayfa
2
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Bilim, teknoloji ve meslek tarihi

İlgili: Mühendislik eğitimi, Biyomedikal mühendisliği

Anahtar kelimeler

  • Aziz Sancar
  • Nobel Kimya Ödülü
  • DNA onarımı
  • sirkadiyen saat
  • fotoliyaz enzimi

Özet

Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın hasarlı DNA'ların onarımına yönelik çalışmalarıyla 2015 Nobel Kimya Ödülü'nü kazanmasının hikayesi ve yaşam öyküsü anlatılıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Prof. Dr. Aziz Sancar Nobel Bilim Ödülü Kazandı…

Bahar Tanrısever

EMO BASIN- Kuzey Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Sancar, hasarlı DNA’ların onarımına yönelik çalışmaları ile İsveç Kraliyet Bilimsel Akademisi tarafından verilen Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı. Türkiye için büyük bir gurur ve sevinç kaynağı olan Sancar’ın araştırma sonuçları yeni kanser tedavilerinin geliştirilmesinde büyük önem taşıyor.

Kanser tedavisinde keşfettiği “sirkadiyen saat (ritmik saat)” buluşuyla dünya çapında tanınan Prof. Dr. Aziz Sancar, 1946 yılında Mardin Savur’da çiftçilik yapan bir ailenin sekiz çocuğundan yedincisi olarak dünyada geldi. Okuma-yazma bilmemelerine rağmen anne ve babasının tek öncelikleri çocuklarını okutmaktı. Eğitim hayatının ilk yıllarını Savur’da geçirdikten sonra 1963 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’ne girdi. Fakülteyi 1969 yılında birincilikle bitirdikten sonra 2 yıllık mecburi hizmet için Mardin’e döndü. TÜBİTAK bursuyla 1971’de ABD John Hopkins Üniversitesi’ne gitti. Türkiye’ye

döndükten sonra bir süre hekim olarak çalıştı. Ardından tekrar ABD’ye giderek doktorasını 1974-1977 yılları arasında Texas Dallas Üniversitesi’nde tamamladı. ABD Chapel Hill’de Kuzey Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü’nde 1997 yılından beri görev yapan Sancar, bugüne dek 300’e yakın bilimsel makale ve bu makalelere yapılan 12 binden fazla atıfla, bilimsel araştırmada eşine az rastlanır bir başarıya imza attı; birçok bilim adamı yetiştirdi.

Aziz Sancar, 1970’li yıllarda biyokimya alanında kariyer yapmayı seçtiğinde, öldürücü dozlarda UV radyasyonunun ardından gözle görünen mavi ışıkla aydınlatıldıklarında aniden hayata dönen bakteriler üzerinde çalışmaya başladı. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Günce Dergisi’nin 50. Sayısında yayımlanan habere göre, doktora öğrencisiyken UV hasarlı DNA’yı onaran enzimin genini klonladı. Fotoliyaz olarak adlandırılan bu enzimi bakterilerde çok miktarda üretti. Daha sonra bakterilerdeki onarım mekanizmaların-

dan ışıktan bağımsız (karanlık) olan üzerinde çalışmalarını

çalışmaları, 2015 Yılı Nobel Kimya Ödülü’nü kazanmasını

yoğunlaştırdı. Bir dizi deneyden sonra söz konusu mekasağladı. Sancar ödülünü İsveçli Tomas Lindahl ve ABD’li

nizmayı en yüksek çözünürlükte aydınlattı.

Paoul Modrich ile paylaştı. Üç bilim insanının ayrı ayrı

Türkiye’den ABD’ye uçakla dönerken, 1996 yılında, havayolu şirketinin dergisinde okuduğu jet-lag ve biyolojik saat üzerine yazılmış bir makale, fotoliyaz enziminin gerçek biyolojik işlevinin ne olduğunu keşfetmesini sağladı. Bu okumanın kendisine sağladığı ışığı; Cumhuriyet Bilim

yaptıkları ve onarım mekanizmasının farklı yönlerini ortaya koyan araştırmaları canlı hücrelerin çalışma sistemine ışık tutuyor. Başta deri, meme ve kolon kanseri olmak üzere pek çok kanser ve löseminin temelinde DNA onarımının bozulması yatıyor. DNA onarımı genleri çalışmadığında

Teknik’te yayımlanan bir röportajında, “Pasteur’ün dediği

hücreler mutasyon geçirerek kontrolsüz biçimde çoğalıyor.

gibi şans hazırlıklı zihinleri tercih eder” diye açıklayan

Bu nedenle onarım mekanizmasının nasıl çalıştığının anla-

Sancar, insandaki fotoliyaz benzeri genlerin DNA

şılması ile gerekli ilaç çalışmalarının da yapılabileceği

onarım genleri değil, sirkadiyen saat genleri

vurgulanıyor.

olduğunu ispatladı ve genin adını da kriptokrom koydu. Dr. Sancar, çığır açan bu buluşundan sonra DNA onarımıyla birlikte biyolojik saat üzerindeki araştırmalarını yoğunlaştırdı.

Sancar’ın yaptığı buluşlar, kanser ilaçlarının gün içinde hangi saatte alındığıyla bağlantılı olarak, yararlı ya da zararlı etkileri olabileceğini ortaya koyuyor. Sancar’a göre 24 saatlik sürede uyku, hareketlilik, hormon düzeyi, iştah ve diğer vücut fonksiyonlarını düzenleyen

Prof. Dr. Aziz Sancar:

Bir ülkenin eğitim bütçesi, savunma bütçesinden daha fazla

Prof. Aziz Sancar, toplam 3 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 1 milyon TL) tutarındaki Nobel Ödülü’nü, Alfred Nobel’in ölüm yıldönümü olan 10 Aralık 2015’te İsveç’in Başkenti Stockholm’de düzenlenen törenle, Kral 16. Carl Gustav’ın elinden aldı.

“Özellikle Kızlarımızın Eğitim Almasını İstiyorum” Zekası ve azminin yanı sıra mütevazı kişiliğiyle de öne çıkan Prof. Sancar,

sirkadiyen saat, gün içindeki güneş ışığına göre ayarlanıyor. Bu saat biraz yavaş ya da hızlı işleyebiliyor ve güneş ışığına

olduğunda o ülke görevini

Washington’da İsveç Büyükelçiliği’nde yaptığı basın toplantısında, “Bir ülkenin eğitim bütçesi, savunma bütçesinden daha

göre yeniden ayarlanması gerekebiliyor. Çernobil benzeri felaketler ya da endüstri kazalarının çoğunlukla geceleri yaşandığına dikkat çeken Aziz Sancar, bunun “sirkadiyen saat” ile bağlantılı olabileceğini; çünkü “sirkadiyen saatin geceleyin insanlara daha yavaş olmalarını söylediğini” belirtiyor.

yapmış

fazla olduğunda o ülke görevini yapmış

olur.

olur” diyecek kadar duyarlı bir bilim adamı. Sancar, Stockholm Büyükelçiliği’nin onuruna

verdiği resepsiyonda da, “Özellikle kızlarımızın

eğitim almalarını istiyorum. Bunun önemini yıllar

önce ABD’de öğrendim. Bu çağdaş olmanın temel

koşulu…” mesajını verdi. Her konuşmasında Türkiye

Sancar’ın 40 yılı aşan meslek yaşamında ortaya koyduğu,

Cumhuriyeti’nin en iyi eğitim kurumlarında yetiştiğini ve

moleküler düzeyde hücrelerin hasarlı DNA’ları nasıl onarbu sayede bugünkü yerine gelebildiğini anlatan Sancar,

dığı ve genetik bilgileri nasıl koruma altına aldığına ilişkin

ödülünü de Atatürk’e ithaf etti.

2015 NOBEL ÖDÜLLERİ

Barış Ödülü: Tunus Ulusal Diyalog Dörtlüsü Edebiyat: Svetlana Alexievich (Ukrayna) - Çağımızın acıları ve cesaretini anıtlaştıran çok sesli eserleri. Fizik: Takaaki Kajita (Japonya) ve Arthur B. McDonald (Kanada) - Nötronların kitleye sahip olduğu ve bu özelliği ile kimlikleri değiştirebildiğine yönelik çalışmaları. Kimya: Aziz Sancar (Türkiye), Tomas Lindahl (İsveç) ve Paoul Modrich (ABD) -DNA’nın onarımı mekanizmasının nasıl işlediğine yönelik bilimsel çalışmalarıyla kanser tedavisinde önemli bir adım atmaları nedeniyle. Tıp: William C. Campbell (İrlanda), Satoshi Omura (Japonya) ve Youyou Tu (Çin.) - Parazitten kaynaklanan hastalıkların doğal yoldan tedavisine yönelik çalışmaları. Ekonomi: Angus Deaton (İngiltere), Tüketim alışkanlıklarının ekonomiyi nasıl etkilediği yolundaki çalışmaları.