Elektrik Mühendisliği · Sayı 86 · Şubat 1964

TÜRKİYENİN KALKINMASINDA ELEKTRİK ENDÜSTRİSİNİN YERİ

Davras Yavuz

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Haber ve etkinlik

Yıl
1964
Sayfa
5
Okuma süresi
15 dk
Görüntülenme
0

Konu

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma

İlgili: Elektronik ve yarı iletkenler, Elektrik üretimi ve santraller

Anahtar kelimeler

  • ODTÜ Elektrik Mühendisliği Öğrenci Derneği
  • 5 Yıllık Kalkınma Planı
  • elektrik endüstrisi
  • enerji tüketimi
  • ETİTAŞ
  • radyo amatörlüğü

Özet

ODTÜ'de düzenlenen açık oturumda Türkiye'nin elektrik endüstrisinin kalkınmadaki yeri, gelecek enerji talebi projeksiyonları, yerli üretim ihtiyacı ve amatör radyoculuğun elektronik endüstrisine etkisi katılımcılar tarafından tartışılmıştır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

TÜRKİYE'NİN KALKINMASINDA ELEKTRİK

ENDÜSTRİNİN YERİ

Davras Y A VUZC)

O.D.T.U. Elektrik Mühendisliği Öğrenci Der neği'nin düzenlemiş olduğu «Türkiye'nin Kalkın masında Elektrik Endüstrisinin Yeri» konulu Açık Oturum 7/Ocak/1964 salı günü O.D.T.U. yeni sitesinde Mimarî Binasında yapılmıştır.

Açık Oturuma Ayhan Çilingiroğlu, Rüyal Ergül, Güney Gönenç, Şinasi Güçeri ve Mustafa Parlar katılmıştır. Oturumu Nazif Tepedelenlioğlu yö netmiştir.

Oturum konusu görüldüğü gibi oldukça aktüel olup, 5 yıllık plânlı kalkınma devresi çalışmaları ve bunun arkamızda kalan bir yıllık uygulaması ile sıkı sıkıya ilgilidir.

Oturumu yöneten Nazif Tepedelenoğlu, ilk olarak sözü Ayhan Çilingiroğluna vermiş ve ken disine şu soruyu sormuştur: «Ekonomimizin ge lişmesinde Elektrik Endüstrisinin yeri ve gelecek için yapılan plânlar nelerdir?>

Ayhan Çilingiroğlu, bu sorudan, Türkiyede elektrik endüstrisinin gelişme hızı ile genel geliş me hızımızın karşılaştırılması anlamını çıkardığı nı belirtmiş ve özetle şunları söylemiştir:

Türkiyede bugün büyük endüstri mamulleri yapılmamaktadır. Elektrik endüstrisi imâlatımız çoğunlukla ev aletleri ve ufak çapta bazı endüstri yel maddelerdir. Memleketimizde bu endüstri ko lunun gelişmemesi sebeplerine bakarsak bunların başında talep konusunun geldiğini görürüz. Mem leketimiz insan başına (Per capita) enerji tü ketimi bakımından Avrupa Devletleri arasında ge rilerden gelmektedir, buda gösteriyor ki Elektrik Endüstrisi mamullerine büyük bir talep olmamış tır. İkinci bir özel sebep te ithalât rejimidir. Şimdiye kadar gümrük resimlerinin düşük tutul ması müteşebbis ve dolayısıyla sermayeyi itha lâta itmiş, imalât ile ise az kârla yetinecek ve riski göze alacak pak az sayıda kimse uğraşmış tır. Genellikle, özel sermaye kârlı konularla akar ve bu endüstri dallarını geliştirir, Devlet Sek törü ise, kendi başına büyük bir fayda sağla mıyan fakat dolaylı olarak mamleket ekonomisine büyük faydalar sağlıyacak endüstri dallarını ge liştirmeyi üzerine alır. Elektrik Endüstrisinin son yıllara kadar pek az bir gelişme göstermiş olması bu konunun sermaye tarafından kârlı bulunmamış olmasına yorulabilir. Demek oluyor ki son yıllara kadar elektrik endütrisi konusunda Devlet Sek törünün1 yapmış olduğu yatırımlarla yetinilmiş tir. Son yıllarda bu endüstri dalında bazı özel yatırımlar olmuş ise de bunlar yeterli olmaktan uzaktır. 5 Yıllık Kalkınma Plânında Elektrik En düstrisi konusunda, .elektrik sayaçları, elektrik

motorları ve bir kısım zayıf akım malzemesinin yurt içinde yapılması öngörülmüştür. Fakat «Bu endüstri kolunun geliştirilmesi devlet tarafından yapılacak» şeklinde bir önermede bulunulmamış tır, çünkü özel teşebbüsün inisyatifinden faydala nılacağı düşünülmüştür.

«Önümüzdeki yıllarda Elektrik Endüstrisi imâlatında büyük bir gelişme bekliyebilir miyizt sorusuna gelince, bu konuda iyimser olmakla be raber, daha evet diyebilmek biraz güç. Memleke timizde bugün bazı maddeleri ithal etmek imâl etmekten daha kârlıdır, elektrik endüstrisi mamul leri bu cinstendir. îmâlat kolları arasında günlük ihtiyaç maddeleri endüstrisi kurmak daha revaç tadır (gıda maddeleri imâlatı gibi). Çünkü bu ko nular denenmiş olup daha güvenli ve kârlıdır. Bu bakımdan daha ziyade bir yatırım maddesi olan elektrik endüstrisi mamulleri yapmak pek çekici bulunmamaktadır. Demek oluyor ki elektrik endüstrisinde yalnız özel teşebbüs gayreti ile büyük ilerlemeler beklemek biraz güç. Fakat bu endüstri dalında bazı ilerlemeler kaydedildiği de muhakkak, bugünlerde açılacak olan büyük bir motor fabrikası buna örnek olarak gösterebili nir. Bu arada Mekina Kimya Endüstrisi kurumu nun harp malzemesi imâl etmek için kurulmuş tesislerinde, ufak değişikliklerle, bazı elektrik malzemelerinin imâline doğru gidileceği belirti lebilir.

Bundan sonra, oturum yöneticisi sözü, Mem leketimizin enerji durumundan bahsetmek üzere Şinasi Güçeri'ye vermiştir.

Şinasi Güçeri, kendisine bu konuda konuş ma fırsatı verilmesinden dolayı teşekkürlerini be lirterek söze başlanış, ve özetle şunları söylemiş tir:

Son günlerde aktüel olmağa başlıyan bu konu, kanaatimce Memleketimizin ekonomik kurtuluş savaşında çok önemli bir noktadır. Şunu hemen endüstri dalında bazı ilerlemeler kaydeidldiği de ifade etmek isterim ki, elektrik enerjisinin eko nomideki y r i bugün hiç bir şeyle kıyas kabul etmeyecek bir şekilde önem kazanmış bulunuyor. Bugün milletlerin ekonomik durumlarını akset tiren ölçülerin ilki adam başına düşen milli ge lirdir, bunun hemen arkasından adam başına dü şen Kilovvattsaat gelir ki, bu enerjinin ekonomide oynadığı rolü belirtmek bakımından önemlidir.

Memleketimizde son 10 15 yıl içindeki geliş melere göz atarsak bunların yüzde olarak pek

• ODT.ü. Elektrik Mühendisliği öğrenci Demeği Başkanı Davras Yavuz tarafından özetlenmiştir.

Elektrik Mühendisliği .86

küçümsenecek rakamlar olmadığını görürüz, fa

kat başlangıç olarak alınan sayıların ufak olma

sı, yüzde büyük olmasına rağmen, net artışın

küçük kalmasına sebep olmaktadır. 5 Yıllık Kal

kınma plânında yıllık enerji tüketimindeki artış

% 13 olarak verilmektedir, ben şahsen buna iş

tirak ediyorum. Fakat plânda bu artışın ne kadar

devam edeceği hakkında bir tahminde bulunul

mamıştır. Plânın başka bir yerinde, 1990 sene

sinde insan başına enerji tüketimi 1200 Kw

saat olacaktır denilmektedir. Bundan anlaşılıyor

ki bu % 13 artışın uzun müddet devam edeceği

tahmin edilmektedir. Benim şahsen yapmış ol

duğum bir inceleme ise, bu artışın % 13 olarak

uzun müddet devam etmiyeceği neticesini ver

miştir. Artış % 13 den başlıyarak düzgün bir eğ

riye uyarak 2000 senesinde % 4 e kadar düşecek

tir. Biz şayet böyle bir artış hızını realize ede

bilirsek, ancak 1972 senesinde Yunanistanın ve

1980 senesinde ise Yugoslavyanın 1961 senesin

deki durumlarına erişebileceğiz, Ancak 2000 se

nesinde İspanyanın bugünki insan basma tüke

tim sayısının biraz üstünde ve İtalyamnkinin ise

biraz altında bir tüketim seviyesine ulaşabilece

ğiz. Endüstrileşmiş ülkelerdeki gelişme o kadar

hızlı olmaktadır ki bu ülkelerin 37 sene sonraki

durumlarını kestirmek bile güç. Fakat bizim için

bu bellidir, biz onların bugünki durumlarının ya

kınında bir yerde olacağız. Demek oluyor ki böyle

bir gelişmeyi fizikî olarak meydana getirmekte

hiç bir güçlük yoktur. Çünkü pek çok ülkeler bunu

yapmışlardır ve yapmaktadırlar.

,

Bir an için böyle bir gelişmenin talep ve diğer hususlar bakımından realize edilebileceğini kabul edersek, sırf enerji açısından yapılması icab eden şeyler nelerdir sorusuna bir göz atalım. Yukarıda bahsettiğim şekilde bir artışı realize edebilirsek yıllık ortalama artışlar şu şekilde ola caktır :

Devre Yıllık ortalama artış (Milyon Kw saat)

1963 1965 1965 1970 1971 1975 1976 1980

504 827 1296 1916

Bu artışları meydana getirebilmek için, yur kandaki devrelerde sıra ile 520, 1043, 1625, 2811 Megawattlık ek santral yapmamız gerekmekte dir. Bunlara ek olarak 1963 70 arasında 1042 MVA lık transformatör merkezi ve 4669 MVA lık dağıtım veya şehir transformatörleri kurmak ge rekecektir. Ayrıca her sene 750 kilometrelik yük sek gerilim hattı kurulacaktır. Bunlar sadece e nerjinin üretilmesi, nakli ve dağıtılması için gere ken ekipmanların büyük bir kısmıdır. Dikkat buy run tüketim ile alâkalı hiç bir konuya daha gir medik. Şimdi bir de bu tesisleri kurmak için

Elektrik Mühenülsllği 86

gerekecek yatırım miktarlarına bakalım. Bu gün kü fiatları ve kurulmuş tesislerin maliyetlerini örnek alarak şöyle bir liste verebiliriz.

Devre

Enerji Üretim, nakil, dağıtım tasisleri için gereken yatırım

1963 1965 1966 1970 1971 1975 1976 1980

3701 7112 10000 19000

Milyon Türk Lirası >>> »>> »>>

39813

Görülüyor ki 1963 1980 yılları arasında yalnız enerji üretimi, nakli, ve dağıtımı için gerekli tesislere yaklaşık olarak 40 Milyar liralık bir ya tırım yapmak gerekmektedir. 1980 2000 yıllan arasında lüzumlu olacak yatırım ise, gene yalnız üretim, nakil, dağıtım tesisleri için, 116 milyar TL. olacaktır. Bu miktarların, tecrübe ile bilini yor, kabaca % 50 si ekipman alımında harcanacak tır. Demek oluyor ki 63 80 yılları arasında 20 Milyar liralık ekipman ithal etmemiz gerekecektir. Biz, eğer bu malzemeleri yurt içinde yapma yo luna gitmez isek, büyük ve hatta çözülmesi im kânsız döviz güçlükleri ile karşılaşacağımızdan emin olabiliriz. Memleketimizin durumu, 63 80 seneleri arasında sadece elektrik enerjisi üretimi, nakli, ve dağıtımı tesisleri için 20 Milyar TL. lik bir ithalât yapmağa müsait değildir. Görüyoruz ki Memleketimiz için tek çıkar yol bu ekipmanları yurt içinde imâl etmeğe derhal başlamak veya hiç değilse bu konuda şimdiden hazırlıklara giriş mek ve zamanla kendi kaynaklarımızla ihtiyaç larımızı karşılamak yoluna gitmektir. Bu çeşit çalışmalara bir örnek ETİTAŞ transformatör fab rikasıdır. Bu fabrika ilk yıllarda sipariş bulamama yüzünden büyük güçlüklerle karşılaşmış fakat bu gün tam kapasitesi ile çalışmakla kalmayıp verilen siparişleri karşılıyamama gibi bir durumla karşı karşıyadır. Bundan başka elektrolitik bakır en düstrimiz de gelişmiş durumdadır, Makina Kimya Kurumunda senede 3000 ton kadar ve Rabakta senede 4000 ton kadar elektrolitik bakır imâl e dilmektedir, böylece hemen hemen bütün ihti yacımız karşılanmaktadır. Bu arada bazı özel te şebbüsler de kablo endüstrisinde önemli yatırımlar yapmakta ve imalâtta bulunmaktadırlar. Bu konu da önemli bir yatırım da Etibank tarafından ya pılmıştır. Bu yatırım ile memleketimizin kablo ihtiyacı büyük bir şekilde karşılanacaktır, iki yıl kadar sonra bu fabrikanın faaliyete geçmesini bekliyoruz, bundan sonra Türkiye hiç bir çeşit kabloyu ithal etmiyecek belki ihraç bile edecek tir.

Görülüyor ki Memleketimizin bugünkü duru mu bizi iyimserliğe götürecek şartlar haiz, fakat pek çok eksiğimiz ve acil ihtiyacımız olduğu da

muhakkak. Önümüzdeki yıllarda, şimdi kuruluş halinde olan tesislerin faaliyete geçmesi ile piya sanın daha da dinamik bir hale gelmesini bek liyebiliriz.

Şinasi Güçeriden sonra söz, «Amatörlük ve Elektronik Endüstrisi» konusunda konuşma üzere Güney Gönenç'e verildi.

Güney Gönenç Öğrenci Derneğine teşekkürle söze başladı ve özetle şunları söyledi:

Konuşmama Amatörlüğün bir tarifi ile başla mak istiyorum, çünkü biliyorsunuz Memleketi mizde amatörlük yasak edilmiştir, bu bakımdan pek bilinmemektedir. Radyo amatörü, kendi ci hazlarını meydan getirerek radyo tekniği ile mad di menfaat gayesi gütmeksizin şahsi hevesi ile çalışmalar yapan ve usulüne göre ruhsat alarak kendini yetiştirme, karşılıklı teknik mahiyette haberleşme ve fikir değişimi faaliyetinde bulunan şahıstır. Amatörlük, radyonun bulunuşundan he men sonra başladı denilebilir. 1913 yılında Ame rika 600 kadar amatör bulunmakta idi; bugün ise bu sayı 220 binin üstündedir. Dünyadaki ama tör sayısı ise 370 bin kadardır (bu sayıya demir perde gerisi devletler amatörleri tam olarak bi linmedikleri için dahil edilmemişlerdir')

Memleketimizde ise amatörlük 1937 yılında çı karılan bir kanunla yasak edilmiştir, bu kanun bugün yürürlüktedir ve Türkiye, dünyada ama törlüğün yasaklandığı yegâne ülke olarak kalmak tadır. Türkiye'de amatörlüğe müsaade edilmesi için 12 senedir devamlı çalışmalar yapılmaktadır fakat maalesef anlayışsızlıkları yenmek kolay lıkla mümkün olmamaktadır. 1962 senesinde bu konu ile ilgili bir kanun teklifi yapılmıştır şu anda ümitlerimiz bu teklifin kabulüne bağlıdır.

Şimdi amatörlüğün elektronik endüstrisi üze rindeki etkilerini incelemek istiyorum. Bilindiği gibi, (bu konu istatistiklerle de tesbit edilmiştir) amatörlerin % 90 hatta % 95 i kendi kullandıkları cihazları kendileri yaparlar, geri kalan % 5 ise çarşıdan hazır yapılmış cihazlar satın alırlar. Türkiyede amatörlük gelişirse bir kaç bakımdan elektronik endüstrisine tesirli olacaktır. Birincisi malzeme ve cihazlar bakımından. Bugün Türkiye' de malzeme olarak ancak bazı ilkel parçalar imâl ediliyor, kablolar, emaye teller, şasiler, plas tik düğmeler, kadran camlan bazı cins transfor matörler vs. gibi. Yakın bir gelecekte bu imâ lata ekleneceğini tahmin ettiğimiz parçalar ise şunlar: yan iletken redresörler, trafo saçları, kö mürlü dirençler, ince emaye teller, kadran ampul leri, bazı cins kondansatörler ve değişken kondan satörler. Elektronik tüpler ve transistörler gibi ana unsurların imalâtı oldukça gecikeceğe ben ziyor. Bu konularda unutulmaması gereken bir noktada Ortak pazar'a girmemizdir. Şayet bize tanınan 20 senelik geçiş devresi sonunda biz

elektronik endüstrimizi kurup geliştirmezsek 20 sene sonra gümrük duvarları kalkınca endüstri miz büyük buhranlar geçirebilir.

Türkiye'de amatörlük müessesesi kurulursa başlangıçta ne kadar amatör olacağını, en çok amatöre sahip 12 ülke çıkarıldıktan sonra geri ka lan ülkeler arası dünya ortalamasından faydala narak hesap edebiliriz, böyle bir hesap bize 2000 3000 sayısını vermektedir. Bu rakam ilk bakışta küçük görünmekle beraber, memleketi mizde ancak 1000 kişiden 50 sinin okuma yazma bildiğini ve bu 50 kişiden ancak 4 veya 5 kişinin amatör olabilecek niteliklere sahip bulunduğunu hatırlarsak bu sayının küçük olmadığını kabul et memiz gerekecektir. Bu 3000 amatörün endüstri mize tesiri ne olabilir? Memleketimizde bu gün senede kabaca 100000 radyo imâl edildiğini ha tırlarsak, elektronik malzeme piyasası üzerinde bu 3000 amatörün satın alacağı parçaların büyük bir etkisi olmıyacak gibidir. Amatörlerin en büyük faydası bizzat cihaz imâli sahasında görülecektir. Bu şekilde dışarıdan alırken cihazlar için verdi ğimiz büyük mühendislik ücretleri Türkiye'de ka lacaktır. Bu şekilde çalışan yani bütün mühen dislik hesaplarını Türkiye'de yapan bazı ufak firmalar bugün çalışmaktadırlar, bunlara en gü zel örnek il radyolarımızı imâl eden firmadır.

Amatörlüğün yanında, dünyada bugün bir kısa dalga dinleme merakı başgöstermiştir şayet bu da memleketimize geçerse, bir piyasa yaratabi lir. Bundan başka, 5 6 yıl kadar evvel Ameri kada başlamış olan Citizens Band vardır. Bu me rakdan ziyade bir ihtiyaç olup, bir kimsenin evi ile arabası, bürosu ile evi, vs. gibi faydalı telsiz bağlantıları sağlıyan cihazlar topluluğuna ve bu cihazların çalışma bandına verilen isimdir.

Görülüyor ki Amatörlüğün kendi başına Elek tronik endüstrisi üzerinde büyük bir etkisi olmı yacaktır. Fakat dolaylı olarak pek çok faydaları olacağı muhakkak. Bu dolaylı faydalarının en ö nemlisi teknik personel yetiştirme konusunda ola caktır. Mühendise belirli bir miktar kalifiye teknisyen düşmezse o mühendis verimli bir şe kilde çalışamaz. Bu bakımdan personel yetiştirme tındaki seviyelerde teknik personel yetiştirme problemimizde amatörlük ile kısmen kendi ken dine halledilecektir.

Bundan sonra söz Elektronik imâlatı ile ilgili olarak konuşmak üzere Rüyâl Ergüle verildi.

Rüyâl Ergül açık oturma katılma fırsatı veril diği için teşekkür ettikten sonra özetle şunları söyledi:

Elektronik Endüstrisi mamulleri muhtelif gu ruplarda incelenebilir. Bunlar, toplum yararlan ması için yapılan cihazlar, ve endüstriyel ihti yaçları karşılamak için yapılan imâlat olarak grup landırılabilir. Bir başka ayırım da sivil ihtiyaçlar

Elektrik MûûendteHJl 86

ve ordu ihtiyaçları olarak yapılabilir. Toplum ya rarlanması için yapılan cihazlar arsında radyo ları, amplifikatörleri, muhtelif telekominikasyon cihazlarını sayabiliriz, yine bu grupta il radyoları, dahili telefon santralları ve 12 kanala kadar çikan kuranportörleri sayabiliriz. Endüstriyel uy gulamalar dalında ise Etibank tarafından yaptırı lan bazı cihazları (kuranportör ve telemetre gibi), gösterebiliriz. Bu arada şunu belirtmek isterim, Bay Güçeri'nin belirtmiş olduğu 5 yıllık Kalkınma Plânı, yılda % 13 bir kurulu güç artışını öngör mektedir, bu artış ekipman • bakımından pek çok ihtiyaç ve dolayısıyla problemler meydana getirecektir. Bu ihtiyaçların Elektronik endüst risini ilgilendiren kısmı da oldukça yüklü ola caktır, koruyucu röleler, kuranportör cihazları, telemetre gibi. Bunların Türkiye'de imâli denen miş ve bazı kısımları için muvaffak olunmuştur. Buna güzel bir misâl telemetre sistemleri ve ku ranportörlerdir. Bilindiği gibi bu gibi cihazlar malzeme bakımından son derece ufak değerler ta şımaktadırlar. Fakat dışarıdan getirilen cihazların mühendislik (dizayn), işçilik ücretleri malzeme değerinin üstüne eklendiği için, bunlara çok bü yük miktarlar ödemek gerekmektedir. Bu bakım dan finasman imkânlarımız zorlanmaktadır. Ka naatimce bu durumda yapılacak iş, parça imâlatın dan vaz geçmek ve bunları ithal ederek memle ketimizde sistem ve cihaz dizaynı ve imâli üzerin de çalışmalar yapmaktır.

Bu arada PTTnin ihtiyaçlarından da bahset mek yerinde olacak kanısındayım, bilindiği gibi memleketimiz coğrafî bakımdan dağınık bir hal dedir, bu durum ulaştırma bakımından problem ler yaratmakta ve yatırımlar gerektirmektedir. Etibank için imâl edilmiş olan kuranportörler ufak değişikliklerle PTT hizmetinde de kullanıla bilir, bu konuda yapılacak çalışmalar ileride çok verimli sonuçlar verecektir.

Ordu ihtiyaçları, gelişmiş memleketlerde elek tronik endüstrisinin gelişmesini sağlıyan başlıca unsurlar arasında gelmektedir, Memleketimizde böyle bir durum ne yazık ki sağlanamamıştır. Bu nun en mühim sebebi ordu ihtiyaçlarının büyük bir kısmının Amerikan yardımı ile sağlanmasıdır.

Özet olarak şunları söyliyebiliriz, Türkiye'de elektronik endüstrisinin gelişmesi diğer endüstri kolları ile ve özellikle enerji dalındaki gelişme lerle ilgilidir. Elektronik sahasında bir canlanma nlduğu muhakkaktır, fakat bunun arzulanan sevi yede olduğu da söylenemez. Gelecekte gelişme hızının artmasını beklemek için her türlü sebep vardır.

Açık oturum başkanı, Riiyâl Ergülden sonra sözü, son olarak konuşacak olan Mustafa Par lara vermiştir. Nazif Tepedelenlioğlu, Mustafa Parların Teknik Öğretim konusundaki geniş tecrü

.Mühendisliği 86

belerinden bahsetmiş ve bu konuda bilgi verme sini rica etmiştir.

Mustafa Parlar Derneğe teşekkürle söze baş lamış ve özetle şunları söylemiştir:

Sözlerime plânlı kalkınmanın öneminden bah setmekle başlamak istiyorum. Kanaatimce Plânlı Kalkınma Fikri 27 Mayıs Devriminin en önemli bir sonucudur. Şimdi sizlere, şu elimde bulu nan, 5 yıllık kalkınma plânı 1964 yılı kısmından behsetmek istiyorum. Bakın bu plân ne diyor, «Elektrik Makina gereç ve donatım ihtiyaçlarının büyük bir kısmını yerli imâlatla karşılanmakta dır». Ve devamla 1962 yılı uygulaması hakkında şu rakamları veriyor, 300 Milyon liralık imâlat ve Cif bedeli 114 Milyon liralık ithalât. Demek oluyorki biz, 1962 yılında ihtiyacımızın büyük bir kısmını yurt içinden temin etmişiz. Bu çok sevini lecek bir haberdir. 1962 1963 yılı uygulamaların dan faydalanılarak 1964 için yapılan tahminler ise şöyledir. Tüketim miktarı 557 Milyon TL, yurt içi imâlat ile bunun 361 Milyonluk kısmı karşı lanacak ve 129 Milyon TL, lik bir ithalatta bulu nulacaktır. Bu arada, şimdiye kadar memleketi mizde yalnız montajı yapılan radyoların 1964 yı lından itibaren parçalarının da imâl edilmeğe başlanacağı bildirilmektedir. Bütün bunlar gös teriyor ki memleketimizde bu konuda önemli adımlar atılmıştır ve ümit verecek çalışmalar ya pılmaktadır. Yalnız bu çalışmaların bazı hallerde gelişi güzel yapıldığı gözden kaçmıyor. Bu plânda bahsi geçen imâlat kollarının hiç birinde, bir araş tırma fonundan veya çalışmalarından bahsedil memektedir. Araştırma ile desteklenmiyen hiç bir imâlat kolu tam manisiyle gelişemez. Eğer biz araştırmaya gereken önemi vermezsek, Ortak Pazara tam üye olarak katıldıktan sonra endüst rimiz büyük zorluklar ve buhranlarla karşılacak tır. Bu konuda hükümetin tutumu da maalesef tatminkâr olmamaktadır. Şimdi sizlere bu konuda bir misâl vermek istiyorum, tngilterede insan başına düşen milli gelir bizden 9 defa daha fazla dır. İngiltere senede, devlet sektöründe ve üni versitelerde yapılacak araştırmalara (özel araştır malar bu miktara girmemektedir) 4 Milyar liradan fazla bir para ayırmaktadır. Eğer biz bunu bir ölçü olarak alırsak ve milli gelir bakımından farklı durumumuzu da göz önünde tutarsak Üniversiteler ve devlet lâboratuvarlarmdaki araştırmalar için 600 milyon lira kadar bir araştırma fonu ayır mamız gerekmektedir. Bu elimdeki kitapçıkta ma alesef araştırma konusunda hiç bir rakam veril memiştir. Demek oluyorki memleketimizde araş tırma konuları yetersiz bir şekilde ele alınmak tadır. Şimdi burada Üniversitelerimize düşen ö devlerden bahsetmek yerinde olacak kanısındayım. Biraz evvel Bay Güçeri 1972 yılında Türkiye'nin enerji tüketimi bakımından Yunanistanın bugün ki durumuna erişeceğini belirtti. Üniversiteleri miz bu konular üzerine eğilmeli, bu geri kalı

şımızın nedenlerini, onların ilerlemelerinin sebep lerini araştırmalı ve bu çalışmalardan kendi pa yımıza neticeler çıkarmalıdırlar. Böylelikle aynı hataların tekrar edilmesini önlemekle kalmıyaca ğız gelişme hızımızı da en verimli seviyeye çıka rabileceğiz.Orta Doğu Teknik Üniversitesi böyle bir çalışmaya örnek olmak üzere Etibank ile bazı müşterek çalışmalarda bulunmuş ve bunların ne ticesinde Memleket ekonomisine Milyonlarca lira faydalar sağlanmıştır. Bundan Bay Ergül bahset tiler. Demek oluyor ki bu çeşit çalışmalar geliş tirildiği takdirde ekonomimiz büyük faydalar gö recek ve gelişmesi hızlanacaktır. Buna benzer bir diğer çalışma da köy elektrifikasyonu konu sunda yapılmaktadır. Biliyorsunuz memleketimiz nüfusunun % 601 köylerde yaşamaktadır. Kana atimce köy elektrifikasyonu problemi enterkon nekte şebeke ile çözülemez, bu imkânsız bir yol dur. Biz buna bir çare olarak ufak türbinlerden faydalanmayı düşünüyoruz. 40000 köyümüzün en az% 30 unda yaz kış akan bir değirmen suyu var dır. Bu sudan faydalanılarak köy elektrifikasyo nuna bir çare bulmak üzere Üniversitemiz Ma kina bölümünde muhtelif tip türbinler üzerinde

çalışmalar yapılmaktadır. Bazı prototipler yapıl mış ve çok olumlu neticeler alınmıştır.

Üniversitelerimize kaliteli eleman yetiştirme bakımından da büyük sorumluluklar düşmekte dir. Yetişen genç mühendislerimizin memleket* problemlerine daha aktif bir şekilde el atabile / cek kafada ve cesarette olması gerekmektedir.

Özet olarak şunları söyleyebiliriz, üniversite lerimiz memleketimiz problemlerine daha ciddi olarak eğilmelidirler ve bu konularda daha aktif bir tutuma sahip olmalıdırlar. Yetişen eleman ların da, memleket gerçeklerinden haberdar, inisyatif sahibi, dinamik kimseler olmasını temin için gerekli eğitim, öğretim metodları geliştiril mesi üniversitelerimizin ilk ödevlerinden olmalı dır.

Bundan sonra Açık Oturumun Tartışma bölü müne geçilmiştir. Muhtelif konular derinliğine tartışılmış ve dinleyicilere bu konularda özlü bilgiler verilmiştir. Bundan sonra dinleyici soru ları cevaplandırılmış ve Açık Oturuma son ve rilmiştir.

Açık Oturum'a katılan konuşucular: Soldan sağa : G. Gönenç, Ş Gü çeri, M. Parlar, N. Tepedelenlioğlu (Yönetici), R Ergül, A. Çilingiroğlu.

MÜHENDİS ABANIYOR

I'

(( >'

(' I'

I> ('

Burdur Belediyesi elektrik işletmesi için bir Elektrik Mühendisine ihtiyaç vardır,

<I <>

<•

isteklilerin talep ettikleri ücret ve şartları belirten bir dilekçe ile Burdur Belediyesi

<>

I>

Başkanlığına müracaaları ilân olunur.

Elektrik Mühendisliği