Elektrik Mühendisliği · Sayı 110 · Şubat 1966
657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU HAKKINDA MUHTIRA (PROTOKOL)
Mevzuat ve hukuk Oda duyurusu / kurumsal
- Yıl
- 1966
- Sayfa
- 4
- Okuma süresi
- 11 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- 657 sayılı kanun
- Devlet Memurları Kanunu
- Devlet Personel Dairesi
- sınıflandırma
- kadro
- muhtıra
Özet
EMO tarafından hazırlanan bu muhtırada, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun uygulanmasında görüşme-danışma kurulları, sınıflandırma, dereceler-kademeler ve kadrolar konularında ortaya çıkan tereddütler ve mahzurlar ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır. Mühendislik mesleğinin sınıflandırılması ve kadro düzenlemelerine ilişkin somut sorunlar dile getirilerek Devlet Personel Dairesi ile işbirliği çağrısında bulunulmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu Hakkında Muhtıra (Protokol)
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, halen son derece karışık ve düzensiz bir durumda bu lunan Devlet personel rejiminde yapılması zaru rî olan reform ve sağlanılması gereken istikrar bakımından olumlu yenilikler getiren, gerek ekonomik gerekse sosyal yönden yapıcı tedbirle rin alınmasına imkân sağlıyacak önemli konulan ihtiva etmektedir.
Bu kanunun tatbikata konulmaslyle memleke timizde ilk defa modern personel idaresi konusu ele alınmış olacak ve tatbikat ilerledikçe de da ha olumlu yollara gidilerek geliştirmeler yapıla bilecektir.
Ancak; başlanılmış olan ön çalışmalar sebe biyle bazı konularda tereddütlere düşülmüş ve bazı hususların anlaşılmasında zorluk çekilmiş tir. Bu arada, icrada müşkilât doğurması veya idarelere aslî görevlerinin yürütülmesinde faz la külfet tahmil edebileceği ihtimal dahilinde gö rülen bazı müeyyidelerin bulunduğu da müşahe de edilmiştir.
Kanunu, Devlet Personel Dairesiyle anlaşarak tam bir işbirliği havası içinde uygulayabilmek için tereddütlere yol açan veya mahzur doğurabi leceği tahmin edilen bazı hususlardan, şimdilik çok önemli ve acil olanlar hakkındaki görüşleri mizin arzında fayda mülâhaza etmiş bulunmakta ve bunu aynj zamanda bir görev saymaktayız.
1 — Görüşme ve danışma kuralları ve sınıf tüzüklerinin hukukiliği :
Devlet memurlarının sınıflandırılması, ve sınıf tüzüklerinin hazırlanması 675 sayılı Kanunun te melini teşkil etmektedir. Gerek kanun maddele rinde gerekse bu maddelerle ilgili gerekçelerde bu konunun büyük önemi çok açık bir şekilde ifade edilmiştir.
• Sınıflandırmanın adilâne bir şekilde yapılması ve idarelerin gerçek ihtiyaçlarına cevap verecek objektif hükümleri ihtiva eden tüzüklerin mü kemmel bir şekilde düzenlenmesini temin maksa diyle kanun hertürlü imkândan faydalanma ama cım gütmüş ve bu amaçla kesin hükümler va zetmiştir.
36. madde hükmüne göre Devlet Personel Dai resi sınıf tüzüklerini hazırlarken Maliye Bakan lığının, ilgili kurumların ve Devlet Personel Sen
Elektrik MühendisllJH 110
dikaları veya meslek birliklerinin, Federasyonla rının veya Konfederasyonların yazılı görüşlerini almak zorundadır.
226. madde hükmüne göre ise idare yeni ku rumlar «Personelle ilgili kanun, tüzük, yönet melik ve kararname tasarılarının hazırlanmasın da ve personelin ödevlerini, haklarını, çalışma şartlarını, yükümlerini düzenleyici nitelikteki ge nel kararlarların alınmasında ilgili görüşme ve danışma kurullarının görüşünü istemekle yüküm lüdür. «Bu itibarla kurumlar geçici 1. maddeye göre yapacakları teklifleri hazırlamadan önce görüşme ve danışma kurullannın görüşünü al mak zorundadırlar.
Kurumların görüşme ve danışma kurullannın görüşlerini alabilmeleri için evvelemirde bu ku rullann kurulması gerekir. Ancak, görüşme ve danışma kurullannın nasıl kurulacağı, görüşme ve çalışma esaslan ve sair hususları 231. madde hükmüne göre Devlet Personel Dairesince hazır lanacak bir tüzükle gösterileceğinden ve Devlet Personel Dairesince de bu tüzük hazırlanarak yürürlüğe konulmadığından kanunun 226 231. maddeleri mer'lyete girememekte ve dolayısiyle de görüşme ve danışma kurullannın kurulması mümkün olamamaktadır.
Her ne kadar kanun diğer bazı tüzük ve yö netmeliklerle birlikte sözü edilen tüzüğün de ha zırlanması için 1965 malî yılı sonuna kadar me hil vermiş ise de kanaatimizce görüşme ve danış ma kurullan ile ilgili tüzüğün en kısa bir sü re içerisinde yürürlüğe konulması zaruri olmak la birlikte faydalı da olacaktır.
226. maddenin ruh ve maksadı personel sta tülerinin ve personelle ilgili konuların tesbıtinde ve problemlerin çözümlenmesinde tam manası ile demokratik bir anlayışı hakim kılmak ve bu suretle hem beşerî münasebetleri geliştirmek, hem de personelin moralinin yükseltilmesini sağ lamak manasını taşımaktadır. Kanunun böylesi ne ve cidden ulvi sayılacak bir esasa yer vermiş bulunmasına rağmen; personel için en hayatî önemi ifade eden sınıf tüzüklerinin hazırlanıp yürürlüğe konulmasından ve bütün esaslar tesbi1 edildikten sonra görüşme ve danışma kurulla nnın kurulmasının hemen hemen fazla bir değer İfade etmiyeceği düşünülmektedir.
Diğer taraftan (Devlet Personel Sendikalan Kanunu) nun (Devlet Memurlan Kanunu) ile
aynı tarihlerde yürürlüğe girmiş olması Devlet Memurları Kanunu gereğince mütalâası alınması gereken sendikaların kurulmasına vakit ve im kân bırakmamaktadır.
özel kanunları ile kurulmuş ve Teknik, Mes leki ve bilimsel Devlet Memurlarının tamamını içlerine alan, Barolar, T.M.M.O.B. ve bağlı Oda ları, Tabip Odalan, Veterinerler Konfederasyonu gibi kamu hizmeti gören mevcut mesleki bir liklerden de «Meslek Sınıf Tüzükleri» hakkında yazılı görüş istenmemiş bulunulmaktadır. Bu durum karşısında kanunun âmir bulunduğu mü talâalar alınmadan hazırlanacak sınıf tüzükleri nin hukukî değeri üzerinde durulması isabetli ola caktır.
2 — Sınıflandırma ve Sınıf Tüzükleri :
36. madde yönetici, icracı ve büro sınıflariyle müşterek yetişme nitelikleri olan bilimsel, tek nik, meslekî ve diğer sınıfların tesisini hükme bağlamış bulunmaktadır.
Ancak, bu sınıfların açık tarifleri yapılmadığı gibi sınıflandırmanın da hangi esaslara, prensip lere veya kriterlere göre yapılacağı da belirtilme miştir. Her ne kadar bu maddenin gerekçesinde büro, icracı ve yönetici sınıflar hakkında bazı açıklamalar yapılmış ise de müphem kalan ta raflar vardır.
Gerekçede «Yönetici sınıfın aynı zamanda ida rî sorumluluk makamlarına eleman yetiştirici bir sınıf niteliği taşıdığı» belirtilmekte fakat bir kariyer niteliği gösteren bu sınıfa kimlerin gi receği, bunların hangi mevkilerden işe başlıya cakları ve meslek içerisindeki yükselmelerin ne gibi kadrolarda ve ne dereceye kadar olacağı hu susunda hiç bir açıklık mevcut değildir.
Ne 36. maddede ve ne de geçici 1; maddede «Kurumlararası» veya «Kurumsal» sınıflar diye bir konuya temas olunmamakta İse de 50. ve geçici 1. maddenin gerekçesinde bu terimler kul lanılmakta ve fakat açık ve kesin tarifleri yapıla mamaktadır.
Gerek sınıflandırma gerekse «•^'"•""ilar ara— sı» veya «Kurumsal» sınıflar konusunda da Dev Tet Personel Dairesinde dahi açık bir fikir teaeks. kül etmemiş p örüş birli ginevarılamamıs. oldu&u yapılan temaslar sonucünda aniagtlflMgtirT
Meselâ, a) Kurumsal sınıf olarak kabul edilen Mü hendislik sınıflarının sonradan Kurumlararası sı nıf olarak kabul edilmesi; bu takdirde sınıf tü züğü tasarısı Devlet Personel Dairesince hazır lanmasının gerekli olacağı yolunda bir mütalâa nın ileri sürülmesi halinde de Mühendislerin Ku rumlararas^ bir meslek sınıfı olduğunun ifade
edilmesi arzolunan hususu teyid eden en kuvvet li bir delildir.
b) Keza yapılan temaslarda çoğunluğunun meslek sınıfına tâbi elemanların teşkil ettiği ku rumlarda Genel Müdür veya Genel Müdür Mua vinim yönetici sınıf içerisinde, Müdürleri ve Şef leri icracı sınıfta mütalâa etmeğe imkân olamı yacağı kesinlikle ifade edilmiştir. Buna mukabil geçici 1. maddenin gerekçesinde aynen §u ifade yer almaktadır. «36. maddede sayılan sınıflardan yönetici sınıf, icra sınıfı ve büro sınıfı hizmet leri ve bu hizmetleri görecek olan memurlar her kurumda bulunacaktır.» '
. Açıklanan bu durum karşısında sınıflandırma konusunun tereddüde mahal bırakmıyacak şekil de tarifi ve tavzihi, çalışmaları son derece ko laylaştırıcı imkânlar sağlıyacaktır.
c) Mesleki görevlerden bazılarının, o görevin tabiatı icabı olarak birbirinin aynı olmayan ve fakat'birbirine yakın' müşterek niteliklere sahip meslek elemanları tarafından ifası zaruri görül mektedir. Bu sebeple, meselâ mühendislerle yük sek mühendislerin aynı branşa sahip bulunanla rının aynı sınıfta mütalâa edilmesi kaçınılması mümkün olmıyan bir zorunluktur.
••' "Her nö kadar modern personel idaresinin te mel prensiplerinden biri olan «Ücret şahsa değil işe göredir»' şeklindeki hükmü ilmî ve mantıkî bir değer taşıyorsa da; memleket realiteleri, mevcut imkânlar ve değiştirilmesi imkânsız gö rülen bugünkü tabiî şartlar karşısında bahsi ge çen prensibin mutlak bir şekilde uygulanmasında fazlaca bir ısrar gösterilmesi yerinde olamıya caktır. Memleket menfaati bakımından «ne kadar doğru olursa olsun» prensipten bir miktar feda kârlıkta bulunmak suretiyle mühendislerin bir alt dereceden başlatılması veya yüksek mühen dislerin adaylık süresinin altı ay ve mühendisle rin adaylık süresinin bir buçuk veya iki yıl ola rak kabul edilmesi ile sadece karşılaşılan çok büyük bir müşkülün halli İle yetinilmiyecek ay nı zamanda psikolojik sebepler yönünden doğma sı melhuz bir takım mahsurların izalesi ile ak samaların ve çatışmaların önlenmesi de sağlana caktır. •
Devlet Personel Dairesine bu yolda yapılan teklifler «Kanunda mali bir hüküm bulunmama sına rağmen» maalesef kabule şayan görülmemiş tir. Bu konuda başka bir çözüm şekli teklif et mek imkânından da yoksun bulunmaktayız.
S — Dereceler ve Kademeler :
Derecelendirmenin hengi esaslara göre yapı lacağına dair bir açıklama mevcut değildir.
Sınıflandırma, derecelendirme; göstergelerin derece ve kademelere göre dağılımı ile kadrolar bütün ifade eden bir sistemin unsurlarıdır,
Elektrik Mühendisliği uo
Bu unsurların mahiyeti ve birbirleriyle olan münasebetleri hususunda açık kesln ve detaylı bilgilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konuda bir takım meçhullerin bulunması derecelendirme işi nin objektif olarak yapılmasını engellemektedir.
Devlet Personel Dairesince örnekler de veril mek suretiyle çalışmalara ışık tutulmasına ihti yaç vardır.
i — Kadrolar :
33. madde, «Bütün görevler için görev yerleri belirtilerek> kadroların tesbit olunacağını, «Ge nel Kadro Kanunu ile görev yerleri belirtilerek tesbit olunan kadrolara atanan» memurların baş ka bir yerde çalıştırılamıyacağını âmir bulunmak tadır.
Yatırımcı dairelerde sürekli bir dinamizm mevcut olup çalışmaların çoğu arazi üzerinde ve muhtelif yerlerde ifa olunmaktadır.
Meselâ; su, yol, elektrik tesisi ve sair gibi çalışmalardan herhangi birinde bir mevsim veya bir yıl içersinde her biri 2 3 ay gibi süreler de vam edecek 3 5 ayrı yerdeki proje uygulaması, yapım veya tesis şantiyeleri kurularak çalışma lar yapılması ve bu işlerin de program gereğince bir tek ekibe verilmesi halinde durum ne ola caktır ?
Genel olarak yol, baraj ve benzeri hizmetler için kurulan şantiye elemanları iş mevsiminde şantiyelerde ve kış mevsiminde de bürolarda ça lışırlar. Aynı mevsimde veya ertesi yıl içinde şan tiye yerleri ekseriya değiştirilir. O halde bunların kadroları nasıl düzenlenecektir?
Her yıl yeniden alınacak kadrolar Bütçe Ka nununa muvazi olarak ısdar edilecek kadro ka nunları ile mümkün olabilecek ve kadrolar büt çenin imkânları ile sınırlı bulunacaktır. Bütçe kanunlarının hiç bir zaman idarelerin teklifine tamı tamına uygun olarak çıkarılamadığı da bi linen bir gerçektir. Bu durumda bütçelerde ya pılacak değişikliklerin gerektirdiği kadroların alınması nasıl mümkün olabilecektir?
Kadro konusunda çok büyük önem taşıyan bir husus ise plân icabi olarak iş hacminin aza lıp çoğalması meselesidir.
Meselâ plâna göre herhangi bir kuruma 1966 yılında verilen 1,5 milyar liralık yatırıma muka bil ertesi yıl veya daha sonraki yıl 1 milyar yahut faraza 600 milyon gibi daha az tahsisat verilmesi mümkündür. Böyle bir durumda kuru mun 1,5 milyarlık yatırım işlerini yürütmek üze re talep edeceği çok sayıdaki kadroyu bilâhare azaltması zorunlu olacaktır.
Elektrik Mühendisliği 110
Kadroların azalması halinde ise bu kadrolara atanmış olan elemanların durumu ne olacaktır?
Geçici 1. madde sınıf tekliflerinin kanunun yayımı tarihinden itibaren (2 ay) içinde Devlet Personel Dairesine bildirileceği ifade olunmuştur.
Geçici 2 madde hükmüne göre kanunun ya yımı tarihinden başlıyarak (3) ay içinde kurum ların tesisini teklif ettikleri sınıflara uygun ola rak düzenliyecekleri kadroları yine Devlet Per sonel Dairesine ve Maliye Bakanlığına bildirme leri gerekli olduğuna nazaran Devlet Personel Dairesince uygun görülüp görülmediği ve nihaî şeklinin ne olduğu bilinmiyen sınıf teklifleri için ne suretle kadro düzenleneceği tereddüt konusu olduğu gibi, kurumlar arası ve Devlet Personel Dairesi tarafından hazırlanan sınıflar için kad roların nasıl tesbit edileceği de bilinememekte dir.
Kadroların vaz'ı veya kaldırılması yetkisinin; Devlet Plânlama Teşkilâtı ile Devlet Personel Dairesinin mütalâaları alınmak suretiyle Bakan lar Kuruluna tevdi edilmesi son derece isabetli olacaktır. Bu suretle değişen hal ve şartlara gö re kadro ile ilgili işlemler hızla yürütülebilecek ve icradaki aksama ve gecikmeler önlenebilecek tir.
Buna ilâveten, hususiyle yatırım konularında aynı hizmeti ifa etmek şartiyle kadroların yer belirtilmeden alınması imkânı da sağlanmalıdır. Aksi halde Devletin çok büyük ölçüde yolluk âde mesi icabedecektir ki sağlanılacak olan bu im kân ekonomik yönden büyük bir elâstiki değer taşıyacaktır.
Bunlardan başka kanunun 16 maddesinde, kadroların kargısında o kadroda çalıştırılacak me murun sınıf ve derecesinin yazılacağı belirtilmek tedir. Bu ifadeden bir kadro karşısına birden fazla sınıf yazmanın mümkün olmıyacağı anlaşıl maktadır.
Bu mecburiyet bazı kadrolarda çeşitli meslek sınıflarından eleman çalıştırılabileceği gerçeği ile çelişme teşkil etmektedir
Sonuç :
Kanunun âmir hükümlerine kemali riayetle ve işgücünün âzami kapasitesi ile izharı çalış malara hızla devam olunmaktadır. Buna rağmen yukarıda tafsilâtı ile arzolunan durum ve gülük ler karşısında tatminkâr ve objektif bir sınıflan dırma yapılmasının ve buna muvazi olarak kad roların tesblti işinin iki ay gibi kısa bir süre içersinde sonuçlandırılmasına imkân görüleme mektedir Kanaatimizce bu iş için en az bir yıl lık bir süreye ihtiyaç vardır.
Devlet Memurları Kanunu bir gaye değil bir vasıtasıdır. Gaye Devlete mevdu görevlerin en
ekonomik şekilde ve mümkün olabilen en kısa bir zaman içerisinde ifa edilmesidir. Bu subeple, gelişmiş ülkelerde ilmî ve mantıkî değer taşı yan ve fakat bizim için fazla ve faydalı tatbik kabiliyeti olmıyan kesin doktrinler veya pren sipler üzerinde ısrarla durmamanın daha isabetli olacağı düşünülmektedir.
. Amaç teorik olarak ideal sayılan bir kanunu hazırlayıp yürürlüğe koymak değil, ihtiyaçları en kolay şekilde karşılayıp dinamizmi artıracak bir kanunu vaz etmektir. Yatırımcı dairelerin, asrımızın ve memleketimizin icabı olan serbestiye ve faaliyetlerinde elâstikilik imkânı veren yetki lere kavuşturulması halinde kalkınma hızı arta bilecektir. Buna karşılık kısıtlayıcı ve formali teleri artırcı kayıtların konulması ile sert bir bürokrasiye girilmiş olacaktır ki bu takdirde dev let çarkı Devlet Personel Dairesinin de çok iyi bir şekilde takdir ettiği gibi dakikada 60 sani
yelik bir hız yerine belki 30 belki 40 saniyelik bir hızla, dönecektir.
Âz gelişmiş bir ülke olduğumuzu gözden ırak etmeksizin durumumuzu realist bir şekilde düşü necek olursak gerek hukuk gerekse kurumlar ba kımından (insan haklarını zedelememeğe riayet kar davranmak şartiyle) fazla rijit tutumlardan ve yorumlardan kaçınmamızın zorunlu olduğu yolundaki düşüncemizin tasvip göreceğine kani bulunmaktayız.
Devlet Memurları Kanununun yatırım faali yetinde bulunan kuruluşlarda tevlid ettiği zor lamalar bu kuruluşların kanun kapsamı dışında kalmasını gerektirecek niteliktedir. Yürürlükte olan Devlet Memurları Kanununun 1. maddesin de kanun kapsamı dışında bırakılmış üniversite öğretim üyeleri ve yarmıcıları gibi teknik perso nel için de benzer bir statü düşünülmesi öngörül mektedir.
Bayındırlık Bakanlığı Müsteşarı
imar ve tskân Bakanlığı Müsteşarı
Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı
Tarım Bakanlığı Müsteşarı
Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı
Köy İşleri Bakanlığı Müsteşarı
Sanayi Bakanlığı Müsteşarı
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Müsteşarı
îLAN
Sayın Üyelerimiz,
Baraj Mühendisliğindeki ilerlemeleri Uluslararası seviyede birleşti rerek bilgi ve tecrübe mübadelesini kolaylaştırmak gayesi ile kurulmuş bulunan ICOLD (International Commission on Large Dams) teşkilâtının 9. Kongresi 1967 yıh Eylül ayı içinde İstanbul'da yapılacaktır.
Mühendislik camiasının faaliyetlerini teknik ilerlemeleri, o memle ketlerle ilgili teknik problemleri ve çözümlenme şekillerini ilâve neşriyat larla tanıtılmak istenmektedir.
Bu konularla alakadar olan sayın üyelerimizin Odamıza müracaat
ları rica olunur.
Yönetim Kurulu
ElelrtriŞ: MûhendisU»! 1.10