Elektrik Mühendisliği · Sayı 110 · Şubat 1966
BİR YABANCI UZMAN GÖZÜYLE TÜRKİYE'DE SINIFLANDIRMA ÇALIŞMALARI
Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1966
- Sayfa
- 3
- Okuma süresi
- 7 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam
İlgili: Mevzuat ve hukuk, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Devlet Personel Dairesi
- sınıflandırma
- Devlet Memurları Kanunu
- kadro
- yetki devri
- kurumlararası sınıf
Özet
OECD tarafından Devlet Personel Dairesine danışman olarak gönderilen İngiliz uzman, Türkiye'deki kamu personeli sınıflandırma çalışmalarını değerlendirerek yetki devri, kurumlararası hareket, zaman kısıtları ve olası tehlikeler konusunda gözlem ve önerilerini paylaşıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
BİR YABANCI UZMAN GÖZÜYLE
Türkiye'de Sınıflandırma Çalışmaları
Aşağıdaki yazı, OECD tarafından Devlet Personel Dairesine «sınıflandırma» konusunda danışman olarak gönderilen ve dört aylık görev süresini tamamlayarak 5 Kasım 1965 günü Tür kiye'den ayrılan İngiliz uzman Mr. Oilbert M. VYİUiams .tarafından kaleme alınmıştır.
Yakın zamanlara kadar İngiltere Emeklilik ve Milli Sigorta Bakanlığının Personel ve Or ganizasyon Müdürlüğünü yapan ve daha önce hukukçu olarak yetişmiş bulunan Mr. VVilliams İngiliz idaresinde «Under Secretary» (Müsteşar yardımcısı) rütbesini taşımaktadır. Yazarın Devlet Personel Dairesi yetkililerinin.de izni ü zerine hazırladığı bu yazının .okuyucularımız anısında ilgi uyandıracağını sanıyoruz.
Devlet Memurları Kanunu, Türk kamu sek töründe personel idaresi faaliyetleri için yeni bir çerçeve sağlamıştır. Gerçekten Kanun, bir çerçeveden öteye geçmemekte, modern bir yapı nın, kullanılabilir hale gelebilmesi için donatılıp döşenmesi gereken çelik ve beton iskeletini an dırmaktadır. Bir başka deyimle, Hükümet, per sonel bulma, atama ve yükselme ile ilgili genel koşulları düzenlemek, geçmişin bazı sulstimal lerinl önlemek ve kurulması öngörülen, sınıflar ve dereceler vasıtasıyla yeni bir çalışma düzeni nin temellerini atmak istemiştir. Bununla bir likte, personel düzenine, bu büyük ve gelişen ül kenin gelecekteki ihtiyaçlarını karşılayabilecek yeni şekli ancak bizzat memurlar yerebilirler.
Amaçlar Ne Olmalı?
Kadroların ya da personelin' sınıflandırılma sı yahut derecelendirilmesine yönelmiş herhangi ., bir sistemin amacı, şu iki temel şartı yerine ge tirmek olmalıdır:
1. Personel arasında görevlerin düzenli bir şekilde dağıtılması ve ödevlerin belirtilmesi. Böylece herkesin örgüt içindeki yerini ve kendi sinden beklenen işin ne olduğunu açıkça bilmesi mümkün olur.
2. Yukarıdan aşağıya doğru derecelendiril miş bir yetki ve sorumluluklar sistemi kurulma sı. Böylece de işlerin çeşitli sorumluluk derece leri açık bir şekilde belirtilmiş olur.
Yeni sınıflar ve dereceler sisteminin kabulü, bu iki amaca hizmet etmedikçe, hatta bu amaç ları gerçekleştirmesi için özel bir çaba harcan madıkça boş bir zahmetten ileri gitmeyecektir.
Yetki devrinin Bakanlar dahil en üst ka demeden başlaması gerekir, zira söz konusu ki şilerin astlarının sorumluluk yüklenmelerini ve karar vermelerini güvensizlikle karşılamaları, alt kademelerdekllerde teşebbüs fikrini gerile tecektir.
Kendi örgütü içinde olup biten herşey hak kında bilgi edinmek isteyen ve her meselenin karar için kendisine sunulmasını arzulayan bir idareci çalışmalardaki verimsizliğin ana sebep lerinden biridir. Böyle bir kimse teşebbüs fikrini ve sorumluluk duygusunu baltalamaktan başka, kendi iş yükünü de çok kere aşırı derecede ar tırır ve gecikmelere sebep olur.
Uygun bir yetki devri, iyi bir örgütlenmenin ve etken bir personel idaresinin temelidir. Yet ki devri mevzuatla gerçekleştirilemez; bizzat memurların bunu arzulamaları ye üst kademe dekilerin bu bakımdan başkalarına örnek olma ları gerekir. Bir yabancı tarafından söylenmer si belki doğru olmayabilir, fakat Türkiye'de kal dıgım süre içinde edindiğim bilgilere bakılırsa yetki devri konusu Türk personel sistemine ye , nl bir şekil verilmesinde karşılaşılacak en önemli problemi teşkil edecektir.
Kurumlararasi Hareket İhtiyacı :
Kurumsal ve kurumlararası sınıfların teşkili muazzam bir iştir. Şimdiye kadar bu konuda iyi bir gelişme kaydedilmiş olmakla birlikte, ya pılması gereken daha çok şeyler vardır. Ümit ederim ki, nihaî kararlar alınıp tüzük taslakla rına son şekli verildiği zaman, (1) bütün dev let örgütü içinde kurumlararası sınıflardan en geniş ölçüde faydalanılsın; ve (2) işin önemsiz • bazı özelliklerine bakılarak lüzumsuz yere ku rumsal sınıf teşkil edilmesin; böylece de idarî bünye içinde yeknesaklık ve sadelikten uzakla şılmamış olsun.
Bir kurumun yaptığı işlerde özel bir nitelik görmesi ve dolayısıyla aslında başka kurum larda yapılmakta olan işlere çok benzeyen bir takım işler için kurumsal sınıflar teşkili yolu na gitmesi normal karşılanması gereken bir eği Hmdir. Kurumsal sınıflar, özellikle çok küçük olanlar ayarlamalara, örneğin bir kurumdaki personel fazlasının başka bir kurumdaki perso nel kıtlığını gidermek üzere kullanılmasına cid dî bir şekilde engel olabilir. îdeal olan durum, önemli istisnaları bulunmakla birlikte memur
lann, kurumlar arasında ister kendi arzuları gereğince, ister iyi bir idarenin gereklerine uya rak serbestçe hareket edebilmeleridir.
Zaman Kısa, İş Azametlidir :
Yem kanun, yürürlüğe girmesinden itibaren iki ay içinde kurumların yeni sınıflara, bir ay daha sonra da yeni sınıflarla ilgili kadrolara ilişkin tekliflerini Devlet Personel Dairesine sunmalarını öngörmüştür. Bu çalışmalara para lel olarak, memurların yeni sınıf ve derecelere intibakıyla ilgili hazırlıkların da yapılması ge rekmektedir. Fiilî intibaklar Genel Kadro Ka nunu ve sınıf tüzükleri yürürlüğe girdikten son ra başlayacaktır. Kanun, yeni ücret rejiminin gelecek malî yıl başından itibaren yürürlüğe girmesini öngörmektedir.
Görülüyor ki, 1966 Bütçe Kanununun hazır lanması için çok çetin bir çalışma yapılması ge rekmekte ve bütçenin hazırlanmasından malî yıl başına kadar olan süre içinde de hemen he men aynı derecede çetin bir çalışmayı başarıyla sonuçlandırmak zorunluluğuyla karşı kargıya bulunulmaktadır.
Ne Yapılabilir?
Tesbit edilen sürelerin çok kısa olması, bir yabancının böyle bir meyanda bulunması mazur görülsün hem kadroların, hem de yeni sınıf ve derecelere atanacak personelde bulunması gere ken niteliklerin kanunda belirtilen ilkelere uy gun olarak ve yeterli bir şekilde değerlendiril mesini tamamen imkânsız kılmaktadır, öyle gö rünüyor ki eldeki sınırlı zaman içinde kadrola rın ve personelin ancak kabataslak bir sınıflan dırmaya tabi tutulması mümkün olacak ve ka nunun getirdiği yeni terminoloji dışında muh temelen durum mevcut memurlar için aşağı yu karı olduğu gibi muhafaza edilecektir. Belki de bugünkü şartlar altında bundan daha fazlası yapılamazdı ve kanunu, gelecekte gerçekleştlri recek ilerici bir reforma sağlam bir temel teş kil eden bir belge olarak kabul etmek en isabet li yoldur. Gerçek reform, ilerde, kanunun üze rinde o kadar isabetle durduğu personel eğiti minin meyveleri toplandığı, yeni bir memurlar kuşağı ortaya çıktığı ve eski kuşak sahneden çekildiği zaman gerçekleşecektir. Bununla bir likte yapılacak yanlış bir sınıflandırma ve dere celendirme sonuçlarının 25 30 yıl gibi bir süre, ilgili memurlar emekli oluncaya ya da ölünceye kadar devam edebileceği de maalesef bir ger çektir.
Bazı Tehlikeler :
Ümit ederim ki memurların sınıflandırılması ve derecelendirilmesi, onların öğrenim seviyesi ne gerçek kabiliyetlerinden daha çok önem veri lerek yapılmasın. Bununla birlikte, böyle bir
tehlikenin söz konusu olduğunu burada belirt mek isterim.
Yine ümit ederim ki kadrolann sınıflandırıl masında Yönetici ve İcracı mevkiler arasındaki ayırımın, bazı yüksek mevkilerin altına bir çiz gi çekilip çizginin üstündekilere Yönetici, altın dakilere icracı Sınıf deyivermek suretiyle ya pılması yoluna gidilmesin. Bu takdirde, göreve göre değil rütbeye göre bir ayırım yapılmış ola caktır. İcracı Sınıfa giren görevlerin «ikinci derecede» olması sadece bu sınıf mensuplarının yüksek yönetime ilişkin politikayı ve emirleri yerine getirmesinden ibarettir. Fakat İcracı Sı nıfın üst derecelerinde, yapılan işlerin, Yönetici Sınıfa giren işlerin birçoğu kadar önemli ve güç, hatta bazan daha da güç olabileceği unutulma malıdır. İcracı Sınıfta lise seviyesinde öğretim görmüş memurlar kadar üniversite mezunları nın da itibarlı bir şekilde görev alabilmeleri için geniş imkânlar vardır.
Kadrolardaki şişkinliğin ya da ciddî yeter sizliklerin unvan ve ücretleriyle orantılı sorum luluklar taşımayan kadrolarm devam ettirilme si, her ülkede kamu personeli için moral kırıcı dır ve bu gibi durumların bertaraf edilmesi ge rekir. Memurlar, bu gibi durumlarla, karşılaş tıkları her yerde mücadeleden çekinmemelidir ler. Kadro şişkinliği sorununu halletmenin mo dern yolu ihtiyaçtan fazla personeli işten çıkar mak değil, onları belli bir süre içinde, uygun yerler açıldıkça başka görevlere nakletmek ve aynı zamanda şişkinlik giderilinceye kadar ye ni memur alımını yavaşlatmaktır.
Hiç bir memur hiç bir ülkede kendisinin değerlendirilmesini ve yaptığı işin ölçülmesini istemez; fakat Türk idaresinin gelecekteki esen liği Organizasyon ve Metot incelemeleri ile sayı ve derece itibariyle personel ihtiyaçlarını tesbit etmek amacını güden Personel İncelemelerinin teşvik edilmesine ve geliştirilmesine bağlıdır. Bunlar iyi bir yönetimin temel araçlarıdır. Kad ro şişkinliği problemini halletmenin insanî yol ları mevcut oldukça hiçbir memurun korkuya kapılmaması gerekir.
Ortak Kurullar :
Son olarak, yeni kanunun kurulmasını öngör düğü çeşitli Görüşme ve Danışma Kurullarının kendi memleketimde çok faydalı olduğunu ve bu gibi kurulların çalışmalarından personel eği timinin geliştirilmesi konusunda geniş ölçüde yararlanıldığını belirtmek isterim. Personel ve idare temsilcilerinden meydana gelen bu kurul larda taraflar arasındaki «çalışma ortaklığı» Eğitim Alt Komiteleri kurulmak suretiyle ger çekleştirilmiştir. Böylece yalnız personel tem silcilerinin ilgi ve desteği sağlanmakla kalın mamakta, aynı zamanda onların eğitimin geliş mesine ve iyileşmesine önemli katkılarda bulun maları da mümkün kılınmaktadır.
Sayın Üyelerimiz?
Mil'
Ogak 1966 şahısının ABAMIZDA sütunlarında muhtelif çalışmalarımıza ait bilgi, yermiştik. Bu cümleden olarak fbu çalışmalara,, ait muhtelif Muhtıra (Protokol), j ve deklarasyonları bu sayı mızda bilgilerinize sunuyoruz. Alakanız davala rımız için en İyi çözüm yolu olacaktır.
MÜHENDİSLİK MİMARLIK PARLEMENTO İSTİŞARİ KOMİSYONU KURULUŞU İLE İLGİLİ PROTOKOL
Aşağıda imzaları' bulunan Senatör ve Millet vekilleriyle Elektrik, Gemi1 İnşaat, Maden, Mald na Mühendisleri ve' Mimarlar Odası Türkiye'nin plânlı kalkınmasında teknik sorunların • çözüm lenmesinde iş ve güç birliği yapmayı kabul et
mişler 've 'bir parlemento 'istigam komisyonu kur muşlardır:
1 — Bu komisyonun amacı; Türkiye'nin den geli kalkınması hamlesi içinde,
1.1) Teknik ve meslekî gücümüzü en verimli bir şekilde kamu yararına yöneltmek,
1.2) Kalkınma plânında yatırım ve üretim leri, aksatan, nedenleri gidermek.
1.3) Mühendislik ve Mimarlık hizmetlerini kamu yararına yöneltmek konularında gerekli teşebbüslerde bulunmaktır.
2 — Bu çalışmalarda Elektrik, Gemi, inşaat, Maden, Makina Mühendisleri ve Mimarlar Odası müşterek grubu organizasyonu ve periyodik top lantıları tertiplemekten sorumludur.
AbdUlbari AKDOĞAN Ağrı Milletvekili'
Ahmet Can BİLGİN Kütahya Milletvekili
Memduh ERDEMİR Kırşehir Milletvekili
Sakıp HATUNOGLU Erzurum Senatörü
Feyyaz KOKSAL Kayseri Milletvekili
Elektrik Müh. Od. Adnan 'DtNÇEL
Maden Müh. Odası Tevfik SEYHAN
Orhan ALP Ankara Milletvekili
Metin CİZRELİ Diyarbakır Milletvekili
Mehmet GÜLER Balıkesir Senatörü
Selâhattin KILIÇ Samsun Milletvekili
Sadık KUTLAY îçel Milletvekili
Gemi Müh. Odası Zeyyat PARLAR
Makine Müh. Odası Şükrü ER
Hüseyin BALAN Ankara Milletvekili
Ahmet CEBİ Trabzon Milletvekili
Muhittin GÜVEN İstanbul Milletvekili
Cahit KARAKAŞ Zonguldak Milletvekili
Cemal KÜLÂHLI Bursa Milletvekili
İnş. Müh. Odası Eşref ÖZAND
Mimarlar Odası Halûk BAYSAL
6.1.1966
so
Elektrik MÜhaadlalilH 110