Elektrik Mühendisliği · Sayı 120 · Aralık 1966
DÜNYA VE TÜRKİYE ENERJİ KAYNAKLARI VE ENERJİ DENGESİ
Dr. Ra.Colin, Dr. Mustafa N. Parlar
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1966
- Sayfa
- 12
- Okuma süresi
- 26 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Nükleer enerji
Anahtar kelimeler
- dünya enerji dengesi
- Türkiye enerji kaynakları
- fosil yakıtlar
- kömür tüketimi
- atom enerjisi
- enerji projeksiyonları
Özet
Yazı, dünya ve Türkiye'nin enerji kaynaklarının tarihsel gelişimini, kömür, petrol, tabii gaz ve nükleer enerji gibi kaynakların kullanım oranlarındaki değişimi istatistiklerle inceleyerek gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki enerji dengesizliğini tartışmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
UDK : 620.92.621.3.017
Dünya ve Türkiye Enerji Kaynaklan ve
Enerji Dengesi
1. Dünyamızın Enerji Dengesi :
İnsan toplulukları genel olarak kendi enerji ihtiyaçları için mevcut teknolojiyi kullanarak dünya kaynaklarından İhtiyaçlarına cevap vere bilecek kadar enerji temin etme hususunda yak laşık bir denge tesis etmiş bulunmaktadırlar. Bazı bölgelerde bu topluluklar tabiatta cömertçe bulunan enerji kaynaklarından istifade etmek imkânlarından mahrum kalmışlardır. Buradaki insanlar topraklarının verimsizliğinden ötürü, nüfus kesafetinin süratle azalmasına sebep olan bir durum ile karşı karşıya kalmış bulunmakta dırlar. Bilhassa vaktiyle son derece verimli oldu ğu bilinen toprakların erozyon, usulsüz kullan ma ve çok zorlaşan iklim şartlan yüzünden bu vasıflarını kaybetmesi sonucunda insan kitleleri nin başka ülkelere göç ettikleri görülmüştür, iklim şartlarındaki ağır değişikliklerin etkisi ile tarihteki büyük göçleri ve bunlar arasında Orta Asya'dan Anadoluya, Hindistan ve Çine yapılan büyük göçleri hatırlayabiliriz.
İlk medeniyetin başlangıcı ile dünyamızda enerji dengesinde önemli değişikliklerin oluşuna rastlamamaktayız. Medeniyetin bu ilk çağların da esirlik müessesesinin kurulmuş olmasından ötürü cansız enerji kaynaklarına İnsanların duy duğu ihtiyaç son derece az bir seviyede bulun makta idi. Bilhassa büyük inşaat işlerinde esir lerin büyük çapta kullanılması sayesinde tarihe mal olmuş sayısız eserlerin inşası mümkün ol muştur. Tarihimizde ilk defa araba tekerleğinin bulunması ve yelkenli deniz araçlarının kullanıl ması ile uzun müddet İnsanoğlu tabiat kuvvetle rinden enerji elde etmek için gerekli imkânları hazırlamıştır. Uzun çağlar bu çeşit vasıtalarla enerji kullanılmasındaki değişiklikler son dere ce yavaş olmuştur. Nitekim, Lepanto muharebe sinde olduğu gibi harp gemilerinde kullanılan esir kürekçller İle bunların yerine kaim olan de niz • araçları teknik makinelerinin kullanılması arasında sadece 120 senelik bir süre görülmüş tür. Bu gün milletlerin gelişen ekonomilerinde enerji ihtiyaçlarının büyük bir öncelik tanınarak arttırılması değişmez ekonomik kurallardan biri haline gelmiştir. Milletlerin insan bağına enerji kullanma kapasiteleri onların hayat seviyeleri ve sosyal yaşayış şekilleri hakkında bilgi veren başlıca faktörler arasına girmiş bulunmaktadır. Bu güne kadar insanlar iki ana guruba ayrılan
Yazanlar : Prof. Dr. BA. COLIN(*) Dr. Mustafa N. PARLAR (**)
yaklt kaynaklan ile enerji ihtiyaçlarını temine çalışmışlardır. Birincisi yerine yenisinin yetişti rilmesi mümkün olan odun, ve çürümüş nebat lardan elde edilen yakıtlar, diğeride fosil guru bu olarak tarif edebileceğimiz maden kömürü, petrol, tabiî gazlar ve bu arada son yıllarda git tikçe önem kazanan nükleer yakıtlar olarak tas nif edilebilir. Dünyamızda başlıca endüstriyel üretim yapan bölgeler Kuzey Amenka, Batı Av rupa ve doğu bloku memleketleridir. Birleşmiş Milletler istatistiklerine göre bu bölgeler dünya nüfusunun üçte birinden daha az bir topluluğa sahip olmalarına rağmen dünyada kullanılan enerjinin % 89,2 sini kullanmaktadırlar.
Bu üç bölgenin 1959 yılı dünyada üretilen toplam enerjiyi kullanma oranlan sıra İle % 39,8, % 20,8, ve %29,6 olarak tesbit edilmiştir. Geçen yıl Amerika Birleşik Devletleri dünya nüfusunun % 7 sine sahip olmasına rağmen dünyada kullanı lan toplam enerjinin % 30 unu sarfetmiştir. Esa sen bu zengin memleketlerin enerji kullanma ar tışlarıda büyük seviyede olmaktadır. Ancak, bu artışlar % olarak ifade edildikleri zaman bazı ge lişmekte olan memleketlere nazaran düşük ra kamlar göstermektedir. Türkiyemizin durumunu izah ederken bu temayülü belirten rakamlan gös teren tablolar vereceğiz.
Ekonomik güçleri çok büyük olan bazı ülke lerde toplam enerji kullanma artışlarının fazla lığı buna karşılık gelişen ülkelerdeki düşüklük ekonomik adaletsizliğin en belirli bir tezahürü dür. Bu sebepten memleketler arasındaki hayat seviyelerinin arzu edilir bir seviye ve dengeye getirilmesi gerekmektedir. Gelişmekte olan memleketlerde görülen şuurlu kalkınma hamle lerine rağmen aradaki farkın kapatılması için daha uzuun senelerin geçmesine ihtiyaç vardır. Bu haksız durumun bilhassa yerine konulması mümkün olmayan enerji üretim kaynaklarının cömertçe tüketiminde gelişen memleketlerin aleyhinde olduğu dikkatleri çekmektedir. İnsan ların pek o kadar uzak olmayan bir İstikbalde bütün kaynaklardan yoksun kalma ihtimali İle karşı karşıya kalabilecekleri düşünülmelidir.
( *) Manchester College of Science and Tech nology Elektrik Mühendisliği Bölümü Başkanı.
(*•) Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mühendis lik Fakültesi Dekanı.
İnsanlık tarihinin kaydedildiğinden bu güne kadar enerji üretimi amaçları ile kullanılan pet rol, kömür ve tabii gazlar dünyada şimdilik bili nen rezervlerin yansına tekabül ettiği hesaplan mıştır. Yalnız geçen yıl yapılan hesaplara göre dünyada dulunan petrolün yarısının geçirdiği miz son on yıl içerisinde kullanıldığı anlaşıl maktadır.
Memleketlerin çağımızda enerji bakımından karşılaştıkları ilk güçlükleri menşei fosillere da yanan yakıt kaynaklarının kendi topraklarında bol miktarda mevcut bulunmamaları hususudur. Diğer bir hususta mevcut olduğu bilinen veya tahmin edilen yakıtların dünya enerji ihtiyaçla rı ve kaynaklarına yapabileceği etkilerdir. Ge nel belirtilere göre yavaş bir seviyede olmakla beraber enerji üretimi amaçlan ile maden kö mürlerinin kullanılmasında belirli bir azalış müşahede ebllmektedir. Buna mukabil petrol ve tabii gaz tüketiminde belirli artışlar görülmek tedir. Tablo I. Dünyamızın 1959 yılı enerji den gesinde çeşitli kaynaklardan istifade yüzdeleri ni göstermektedir.
TABLO 1. DÜNYAMIZDA KAYNAK CİNSLERİNE GÖRE ENERJt ÜRETİMLERİ (1959 yılı rakamları)
43 % 25,7 % 11,2
o>S
% 13,8
s "S
03 IS
% 6,3
Bu rakamlara 1959 yılında üretilen nükleer enerji dahil edilmemiştlı. Enerji üretimi bakı mından dünyamız önemli bir değişiklik geçir mekte ve enerji üretimi için kullanılan kaynak lann kullanılış oranlan devamlı olarak değiş mektedir. Tablo II. de 1965 ve 1975 yıllan pro jeksiyonlan göz önüne alınarak enerji üretimi için bilinen kaynakların değişim oranları tah minleri gösterilmiştir.
TABLO H. BATI AVRUPA MEMLEKETLE RİNDE ENERJİ DENGESİ DEĞİŞİMLERİ (% olarak verilmiştir)
Ydlar
Kömür Petrol Tabii gaz Su enerjisi Atomik enerji Diğer şekiller
% toplam
1948 79,7 10,4
0,1 6,2
3,6 100
1955 1960
69,8 63,5 19,6 21,3
0,9 1,8 1,2 3,3
1965* 1957*
51,7 34,1
3,2 7,3
41,3 31,5
6,7 8,0
1,6 2,8
2,5 2,1
2,1
1,7
100 100 100
(*) Projeksiyon
Tablo II de dünya enerji dengesine olan te sirleri bakımından etkili, dikkat edilmesi gerek li önemli hususlar vardır. Batı Avrupa memle ketlerinde yeter seviyede kömür madenleri bu lunmaktadır. Buna mukabil bu çok gelişmiş memleketlerin petrol kaynakları ihtiyaçlarının çok altında kalmaktadır. Nitekim, 1962 yılında Tablo II. de adı geçen Batı Avrupa memleket lerinin 15,7 milyon ton petrol elde ettikleri hal de aynı yılda 214,5 milyon ton petrol kullanmış lardır. Tablo III. de Türkiye'de enerji dengesi ve bunun zamana tabi olarak değişmesi gösteril miştir. Yukanda belirtilen süreler zarfında Türkiye'nin atom enerjisinden istifade etme ih timalleri bu sahada elde edilecek olan teknolojik gelişmelerin etkisine bağlıdır. 1957 yılında yapı lan bir çalışma (1) Türkiye'de atom enerjisinin 1975 yıllanndan sonra kullanılmasının gereke ceğim göstermektedir.
TABLO III. A. TÜRKİYE'DE ENERJİ DENGESİ
Kaynak
Taş kömürü Linyit Akaryakıt Hidrolik enerji Odun Tezek Tabiî gaz Atom enerjisi
Enerji kaynaklarının % kul!anma oranlan
23,1 4,2 8,0 0,1 34,2 30,4 — —
22,5 5,9
12,1 0,3
32,0 27,2
— —
20,0 8,2 14,7 3,3 29,0 24,8 — —
Atom enerjisinden istifade etmek için mem leketlerin gelişmiş olmaları şart değildir. Bu husustaki görüşlerimizi 1962 yılında Cenevre'de toplanan Birleşmiş Milletler îlim ve Teknoloji nin Az Gelişmiş Memleketlerin Kalkınmasında ki Rolü adlı konferansta belirtmiştik. (2)
İkinci Dünya Savaşı yıllarında, savaş sonun da insanların büyük bir enerji sıkıntısı çekecek leri korkusu vardı Bu düşünce zamanla millet leri daha büyük ölçüde enerji kaynakları bul maya yöneltmiştir. Atom enerjisi ihtiyaçlarını karşılamak için bilhassa petrol üretimi sahasın (1) Atom Enerjisi ve Türkiye G.K.B. ARGE yayını (İlmî İstişare Kurulu yayını) No. 1 1957 Ankara.
(2) UNCAST PAPER 1963 ATOMIC FOWER İN DEVELOPING COUNTRIES Dr. Mus tafa N. Parlar. (The Applicabillty of Nuclear Power in Lesa Developed Areas A/192 E/CONP. 39)
TABLO m. B. TÜRKİYE'DE BİRİNCİL ENERJİ KAYNAKLARININ KULLANILIŞI
Taş Kömürü Linyit Bin Ton Bin Ton
Petrol Ü. Hidrolik Enj Odun Tezek FuelOil Bin Ton Milyon kWh Bin Ton Bin Ton Bin Ton
1950 1952 1954 1956 1958 1960 1961 Yıllık artış %
2931 3008 3709 3070 3840 3907 4000
3,0
971 1063 1506 2301 2974 2789 3000
11,5
480 720 880 985 1145 1355 1475 11,5
30 59 83 163 657 1000 1300 75,0
9840 11000
10440 11700
11010 11900
11640 12600 193
12330 13700 188
12400 14000 227
13100 14000 270
2,8 2,5
17,0
da uygulanan yeni buluşlar sonucu olarak kö mür stokları aleyhine ve taş kömürleriyle pek çok hususlarda rekabet edilen bir durum yara tılmıştır. Nitekim, Avrupa Ekonomik işbirliği Teşkilâtının 1960 yılları başlarında yakıt politi kası ile ilgili ilk raporlarında önemli prensipler tesbit edilmiştir. Bu arada bilhassa alıcıya da ha ucuz yakıt temin edilmesi hususunun ve alı cının yakıt nev'ini tercihte daha da geniş bir hakka sahip olması üzerinde önemle durulmuş tur. Bu raporun etkileri ile Tablo n. de de bel li olduğu gibi tabii gaz ve petrol yakıtlarının kullanılmalarında belirtilen artışlar (yirmi yılda üçmisli) elde edilmiş ve bunların daha da arta cağı üzerinde tahmini olan hesaplar yapılmış bu lunmaktadır. Bazı sosyo politik etkenlerin kıs mi sonucu olarak su kuvvetlerinden istifade su reti ile elektrik enerjisi üretımlde hızlanmıştır. Bununla beraber ekonomik ve teknolojik neden re rağmen kömür tüketimi kesintilerinin aşırı ölçülerde olamıyacağı görülmektedir. 1958 yılın da dünyamızın kullandığı katı yakıtlar 1983 mil yon metrik tona varmıştır. Kuzey Amerika 371 milyon metrik ton ile bu toplam yakıtın % 18,7 sini İngiltere dahil olmak üzere Batı Avrupa 547 milyon metrik ton ile % 27,6 sini ve Demirperde gerisi memleketler 874 milyon metrik ton ile % 44 ünü kullanmıştır. Bu bölgelerin dışında kalan memleketlerde geri kalan toplam enerji nin % 9,7 sini kullanmışlardır. Böylece dünya nın en gelişmiş memleketleri katı yakıttan elde edilen toplam enerjinin % 90,3 ünün kullanma larına rağmen geri kalan bütün bölgeleri ancak % 9,7 katı yakıt enerjisi sarf etmektedirler. Bu oranların Tablo II. de gösterilen temayüllerin oluşu karşısında değerlendirilmesi lâzımdır. Çünkü gelişmekte olan memleketlerde katı ya kıt ile elde edilen enerji tüketim oranının azal ması, gelişmiş memleketlerdeki kadar belirli ol mamaktadır. Avrupa İktisadi İşbirliği Organi zasyonu (O.E.E.C.) kömür komitesinin raporla rına göre üye devletlerde kömür talebi 1988 de 478 milyon metrik tondan 1959 da 454 milyon metrik tona düşmüştür. Bu sebepten 1959 yılın da kömür ocaklarında 68 milyon metrik ton kö
mür yığılmıştır. Kullanışta görülen azalışın ne denleri şunlardır.
a) Petrol ve tabii gazların kullanılışı sürat le artmaktadır.
d) Trenler, gemiler daha fazla akaryakıt kullanmaya yönelmişlerdir.
c) Evlerde ısı sistemlerinde akaryakıt kulla nılması yaygınlaşmaya başlamıştır.
d) Isı ve enerji üretimi için kulanılan araç larda teknolojik yönden elde edilen ilerle meler ile verim artırılmış ve kayıp azal tılmıştır.
Son senelerde kömür talebinden görülen azal maların bütün dünya çapında olduğu anlaşıl maktadır. Ancak, ekonomileri yeni yeni geliş mekte olan memleketlerde meselâ Türkiye ve Hindistan'da olduğu gibi enerji üretiminde kö mür kullanılmasında hâlâ büyük artışlar görül mektedir. Ancak bu memleketlerin çok daha komplex endüstri kuruluşlarının hammaddesi olan kömürlerin bu şekilde cömertçe sarfetmele rlnden ötürü uzun vâdede bazı sıkıntılarla karşı karşıya kalacaklar düşünülmelidir. Ekonomileri gelişmiş olan memleketlerde 1957 yılından son ra son derece büyük miktarda vasıl olan kömür stoklarının meydana getirildiğini belirtmiştik. Bu kömürlerin bazen havanın tesiri ile yakıt has salarını kaybettikleri görülmektedir. Enerji kaynaklarının bu şekilde ekonomik kurallara aykırı olarak cömertçe kullanılması bazı politik ve sosyal nedenlere dayanmaktadır. Bu durum politik ve sosyal etkenler sebebi ile ihtiyaca gö re üretimin ayarlanmamış olmasından meydana gelmiştir. İngiltere' Batı Almanya ve Belçika'da 1951 1959 yıllarında ortalama olarak biriktiri len ilâve kömürün miktarı normal stok seviyesi ni on misli aşmış bulunmaktadır. Fransa ve Ja ponya'da ocak ağızlarında büyük stoklar mey dana gelmiştir. Bu son iki memleketin stokları iki mislinden fazla artmıştır. Nitekim, Japonya' da kömür çıkartılmasını tehdit etmek için aşırı gayretler sarfedilmiş olmasına rağmen 12 mil yon metrik ton kömür yığılmasına mani oluna mamıştır. İngiltere'de aynı şekilde stoklar 36
milyon metrik tona çıkmıştır. Batı Avrupa ve ingiltere'de kömür endüstrisi kömürlerin veri mindeki düşüklükten ötürü gerilemekte ve son derece ağır ve yüksek işletme masraflarının bu lunmasından ötürü pek çok kâr etmeyen maden ocaklarının kapatılmasına da sık sık rastlan maktadır. Son aylarda Belçika'da büyük bir po litik kriz haline gelen iç politik durumun ve hü kümet krizinin sebeplerinden biri ve belkide en önemlisi burada ileri sürülen sebeplerden ötürü bazı maden ocaklarının kapatılmasına bağlan maktadır. Diğer taraftan Amerika Birleşik Dev letlerinde kömür çıkartılmasında kullanılan son derece ileri teknolojiden ötürü adam başına bi rim çalışma sürelerinde çıkartılan kömür mik tarları Batı Avrupa'ya nazaran 6 misli daha fazla olmaktadır. A.B.D. de kömür işçi ücretle rinin Avrupa'ya göre daha yüksek olmasına rağ men fazla istihsal kapasitesinden ötürü kömür maliyeti % 60 daha ucuz olmaktadır. Son yıl larda kıtalar arası kargo nakliyat flatlannda meydana gelen ucuzluktan ötürü Amerikan kö mürü Batı Avrupa'da rekabet yapabilecek bir seviyeye gelmiş bulunmaktadır. Amerikan kö mürü Ruhr havzasında Alman kömüründen da ha ucuza satılabilmektedir. Bu sebepten bazı Avrupa memleketlerine Amerikan kömürü ithal edildiğini görmekteyiz, tki kıta kömür endüst rilerinin bazı farklarına rağmen Amerikan kö mür endüstriflide kendi memleketlerinde petrol ve bilhassa tabii gazlarla rekabet etmek mecbu riyetindedir. Son yıllarda Amerika'da bulunan geniş tabii gaz yataklarının büyük boru şebeke leri ile uzak mesafelere taşınması sağlanmış ve kömürle elde edilen havagazı ihtiyaçlarının he men hemen bütünü tabii gaz kullanılması sure ti ile karşılanabllmiştir. Avrupa'da tabii gaz kullanmak hususunda uyanmakta ve yeni yeni bazı çalışmalar yapmaktadır. Büyük Sahra'da ve Manş denizi altında bulunan gazların bütün Avrupa'yı beslemesi için bazı enteresan, projele rin hazırlanmasına başlanmış ve tatbikata geçil miştir. Diğer taraftan atom enerjisinin daha bü yük ölçüde . kullanılması belirtileri karşısında esasen gelişmiş olan memleketlerde Batı Avru pa ve,Kuzey Amerika'da taş, kömürü tüketimin de görülen azalmaların devam edeceği görül mektedir. Ancak, yeni yeni gelişmekte olan bü tün memleketlerde taşkömürü tüketiminin daha uzun seneler, artacağını kabul etmek ve buna göre tedbirler almak mecburiyeti vardır.
. Demirperde gerisi memleketlerde enerji kay nakları kullanılmasında aynı temayüllerin mev cut olduğu görülmektedir. Rusya'da maden işçi si' cemiyetin en çok şerefli sayılan üyesi muame lesini görmektedir. Onun ihtiyaçları devlet ta rafından öncçlikle ele alınmaktadır. Bu sebepten bujrmemlgkette kömür endüstrisinde meydana gelecek ,<ojan bir gerileminin umumi bir plân içe
rlsinde önceden hazırlanmış bir değişiklik ola rak ele alınacağı tabiidir. Bu sebepten devletin aşın müdahalesi ile kömür ocaklarının kapatıl ması sonucu işsizlikten ötürü huzursuzluk olaca ğını bu sistem içinde düşünmek doğru olmama sı lâzım gelir. Çünkü Totalitör işçi rejimlerinde devletin işçileri başka sahalara aktarma hakla rı vardır. Rusya'da petrol üretimlde devamlı ola rak artmaktadır. Kominist ihtilâlinden önce Rusya dünyada petrol çıkartan belli başlı mem leketler arasında gelmekte idi. Rusya ihtilâl ön cesi 9,2 milyon metrik ton petrol çıkarmakta idi. 1940 yılında Kafkasya Bölgesi petrol sa hasından çıkartılan petrol 31,1 milyon metrik to na varmıştır, n. Cihan Harbinden sonra Rusya petrol sahalarında öncelik ve önem bakımından bazı değişiklikler olmuş ve bu gün ikinci Baku adı ile anılan sahada bütün Rusya'nın çıkardı ğı petrolün % 70 i çıkartılmaya başlanmıştır. 1963 yılında ikinci Baku sahası Bashkiria, Ta tarla ve Kublyseheve sahaları 206,1 milyon met rik tondan fazla ham petrol çıkartmışlardır. Son senelerde ise batı Sibirya yaylalarında bulunan büyük petrol yatakları ile Rusya'da petrol üre timinde daha büyük inkişaflar olması beklen mektedir. Bütün diğer gelişmemiş memleketler de olduğu gibi enerji Üretiminde aynı benzerlik te artışların meydana geldiği ve enerji denge sinin değiştiği görülmektedir.
Sovyet Rusya'nın ekonomik politikasının ge lişmiş batı memleketlerinin politikalarından bariz bir şekilde farklı oluşu ve kaynakları bakımın dan tamamiyle kendi kendine yeterli bulunma sına rağmen, enerji dengesinin değişiminde, dün yanın diğer memleketleri ile benzer gelişmeler göstermesi, teknolojik kuvvetlerin her şeye rağ men ve şaratlar meydana getirildiği vakit siyasi ve ekonomik kuvvetlere tesir edebileceğini gös termesi bakımından son dere'ce ilginç bir sonuç tur.
2. Dünyamızın Enerji Kaynaklan :
i) Kömür: Kömür kaynaklarının miktarla rını tayin etmek için çeşitli memleketlerde çeşit li usuller kullanılmaktadır. Bunların hepside esa sen kesin sonuçlar vermekten ziyade bazen yak laşık bazen çok daha farklar arzeden sonuçlar göstermekte bu sebepten eldeki bilgilere dayanı larak dünya kaynakları hakkında kesin bilgi ver mek kolay olmamaktadır. Nitekim, 1924 yılında İngiltere'nin kömür rezerveleri hakkında yapı lan tahmini hesaplar 150 milyar (15 X 1010) met rik ton olarak hesaplanmışken bu miktarın H. Cihan Harbinden sonra yapılan hesaplar ve re zervelerin tayininde daha hassas ölçülerin kul lanılması ile ekonomik olarak kullanılabilecek kö mür miktarlarının 48 milyar metrik tona düşürül mesinin daha doğru olacağı anlaşılmıştır. 1950
yılında yapılan bir çalışmaya göre dünya kömür yataklarının 7 tırılyon metrik ton (7X10i2) olduğu İfade edilmiştir. Ancak, bazı kaynaklar bu rakamın daha da altına inmektedir. Bununla beraber yüksek maliyet şartlan kabullenildiği takdirde yukarıda belirtilen rakamlardan daha fazlada kömür elde edilmesi muhtemeldir. Tür kiye'de ve dünyanın bir çok memleketlerinde pek çok maden yatakları işletme masraflarının art ması yüzünden terkedilmişlerdir. Buna rağmen bu gün bilinen bu cevherin bu yataklarda tama men tükendiğini iddia etmekte esasen mümkün değildir. (3)
11) Petrol: Petrol bakımından dünyanın du rumu çok daha karışıklık arzetmektedir. Geliş miş, memleketlerde devamlı olarak petrol kullan maya doğru gittikçe artan bir yöneliş görülmek tedir. Devamlı olarak artan sayıda nakil vasıta larının petrol ihtiyacı yanında kömürle işleyen tren ve pek çok deniz araçları süratle petrole çev rilmiş, evleri ısıtmak ve büyük çapta elektrik üretmek için yapılmakta olan termik santral lerde büyük miktarda, akaryakıt kullanılmaya bağlanmıştır. Gelecek yıl faaliyete başlayacak olan ve Türkiye'nin geçen yıl ürettiği enerjinin % 20 sine yakın enerjiyi verecek olan Anbarlı termik santrali ağır akaryakıt kullanacaktır. Şu halde Türkiye'de pek çok gelişmiş, memleketler de olduğu gibi teknolojinin getirdiği yenilikler den endüstrisini ve ekonomik yapısını uzak tut mamakta ve genel tekno ekonomik teamüllere uymaktadır. Yukarıda belirttiğimiz gibi tekno lojinin etkileri memleketin" ekonomik politikası tutumuna dayanmadan olabilmektedir. Son yıl lara kadar dünyanın başlıca petrol çıkartan yer leri olarak bilinen Amerika ve tran bölgesinde, Orta Doğunun diğer petrol sahaları büyük ra kipler olarak ortaya çıkmışlardır. Son zamanlar da büyük ümitler arzeden Libya petrol sahaları ve Büyük Sahra'dakl petrol sahaları ve batı yarım küresinde Venezuella'dakl zengin petrol yataklarının bulunması ile petrol tüketimindeki artışlar büyük hızlar kazanmıştır. Demirperde gerisi memleketlerde aynı şekilde önemli artış lara rastlamaktadır. Dünyanın petrol bakımın dan tıkabasa doyurulacağım ümit etmek pekde hatalı bir görüş olmayacaktır. Tablo IV. te dün yada petrol çıkarımı gösterilmektedir.
t
TABLO : IV Dünya petrol çıkarımı (milyon ton)
1900 1925 1950 1960 1963
Petrol Çıkarımı 21,0 146,3 523 1052 1304
Dünya kömür kaynakları ile petrol kaynakları arasında yapılacak bir mukayesede karşılaşılan ilk özellik yüksek istihsal maliyetlerinin etkisi ile ekonomik olarak kullanılabilir, kömür yatak
larının gittikçe daralmasına rağmen tahmin edi len petrol kaynaklarının devamlı olarak artma sı görülmektedir. Nitekim, 1937 yılında bütün dünya petrol yataklarının 7 milyar (7 X 10») met rik ton olduğu tahmin edilmişken 1963 yılında yapılan başka bir hesapla (komlnlst memleket lerin petrol kaynakları hariç tutularak yapılan tahminler) bulunması mümkün görülen petrol kaynaklarının 42,7 milyar tona çıkarmıştır. Tablo V. de yapılan hesaplara göre hür dünya memleketlerinde bulunan önemli petrol kaynak larının rezervlerinin miktarları gösterilmiştir.
TABLO : V 1963 Yılı Hür dünya memleketleri önemli petrol kaynaklan Rezervleri (milyar metrik ton olarak)
X
1—
1s i 11
4,2 2,4 8,7 9,5 3,4 3,98
Kaynak kapasitesi
(milyar ton) İÜ) Tabii gazlar : Son senelerde kullanılma
sında büyük artışlar görülen tabii gazların dün
ya enerji dengesindeki etkileri bu çeşit kaynak
ların (keşfedilmelerinden) bulunmasından daha
geç başlamıştır. Tabii gazlara ilk defa Amerika'
da ve bilhassa Teksas bölgesinde rastlanmış, ve
çıkartılması ile kullanılmasına geçilmiştir. An
cak, bu yeni enerji kaynağından istifade son de
rece muğlak ve ekseriya politik veçheleri olan
çeşitli problemlerin halledilmesine bağlı olduğu
için geç gelişmiştir. Petrol kaynaklarının zaman
la tükeneceği göz önüne alınarak büyük ekono
mik ve sosyal komplikasyonlan önlemek İçin,
meselâ Amerika'da olduğu gibi bazı petrol ya
taklarından çıkartılan petrole" tahditler konmuş
tur. Bu gibi tasarruflara memleketlerin strate
jik durumlarıda tesir etmiştir. Bu sebepten eko
nomileri en fazla gelişen memleketlerden daha
az gelişmiş olari memleketlere kadar hemen he
men hepsinde bir milletin bir bütün olarak ya
kıt politikasının tesblti ve tayini gerekmiştir.
Bu amaçla' Türkiye'de de olduğu gibi pek çok
memleketlerde enerji bakanlıkları kurulmuştur.
Federal hükümet Tekşasta petrol çıkartımını ayda dokuz güne indirirken exponansiyel bir şe kilde artan petrol rafinerileri ve petrol kimya endüstrisi ihtiyaçlarına karşılamak amacıyla bü tün dünyayı ilgilendiren büyük petrol üretim şe bekeleri tesis etmiş ve bu düzenin muhafazası için dünya politikasını etkilendiren milletler arası teşkilâtlar kombinezasyonlar kurmuştur. Büyük petrol kaynaklarının bulunduğu çoğu az gelişmiş
(3) Symposium on Coal Held in Zonguldak. Dec. 1961 CENTO yayını MTA tarafından basıl mıştır.
olan memleketlerin iç politikaları petrol için yapı lan ve münhasıran büyük devletler tarafından yürütülen mücadeleden kurtarılamamaktadır. 1932 yılında A. B. D. de bazı petrol kuyularında rastlanan gazlardan istifade edilmesine başlan mış, diğer memleketlerde ise değişik nisbetler dahilinde tabii gazlardan istifadeye 1920 1930 arasında önemsiz yöneligler olmuştur. Ancak, H. Cihan Harbi ve bilhassa 1950 den sonra tabii gazlatın dünya enerji dengesinde büyük ölçüde yer aldığı görülmektedir. 1950 1960 yılları ara sında Kanada, Pakistan, Fransa, Hollanda ve Büyük Sahra'da çok zengin tabii gaz yatakları bulunmuştur. Hollanda'da bulunan Slachteren tabii gaz yataklarının 400 milyar metre küp kapasitesi olduğu söylenmektedir. Büyük Sah ra'da bulunan Hassi R'mel gaz yataklarının 1960 yılında kapasitesinin 800 milyar m» olduğu he saplanmış ve büyük boru hatları İle Akdeniz'in güney sahillerine ve Akdeniz'i aşarak Fransa'yı beslemesi için çalışmalara başlanmıştır. Orta Doğu ve Venezüella'da bulunan petrol" yatakla rında üretim esnasında tabii gaz kaçaklarını ön lemek ve değerlendirmek için ciddi çalışmalara başlanmıştır. Bir hesaba göre petrol kuyuların dan kayıplar sebebi ile kullanılmadan havaya atılan veya yanmaya terkedllen gaz miktarla rının günde 100 milyon nı3 olduğu İfade edilmiş tir. Son senelerde Amerika ve İngiltere'de pet rol şirketleri araştırıcıları çeşitli petrol kaynak larında bulunan tabii gazların sıvı hale getirile rek nakledilmeleri için genig çapta araştırmalara geçmişler ve bu teknoloji dahilinde çok etkili sonuçlar almışlardır. Tabiî gazların en enteresan vasıflarından biride ucuzluğudur. Bu sebepten uzak mesafeleri taşınması halinde bile bu gazlar dan istifadenin ekonomik mukayeselerde devamlı olarak önde geldiği görülmektedir. Tabii gazla rın yegâne mahsuru büyük tüketim merkezle rinden uzakta bulunmaları ve nakilleri için çok büyük yatırımlara lüzum göstermesidir. Buna rağmen kömür endüstrisinin tazyikleri ortadan kaldırıldığı takdirde her şeye rağmen devletlerin enerji ihtiyaçlannı karşılamak için tabii gazlar dan istifade amacı İle gerekli yatırımları yapa cakları görülmektedir. Tabii gaz çıkartılması ile İlgili istatistiklerin gereken hassasiyetle tutulma dığından ve aynen kömür yataklarında olduğu gibi tabiî gaz kaynaklarının tesbitinde ve mik tarlarının tayininde kullanılan usullerin farklı oluşundan ötürü hür dünya memleketlerinde bili nen tabii gaz kaynaklarının miktarları hakkında kesin rakamlar vermek mümkün olmamaktadır. Hollanda, Büyük Sahra ve doğu bloku devlet lerinde bulunan tabii gaz kaynakları hariç diğer sahaların tabii gaz yatakları tahmini kapasiteleri Tablo VI. da gösterilmiştir.
Bu tabloda verilen rakamlar A.B.D. hariç yak laşık değerleri göstermektedir. Prospeksiyon me
todlarının İnkişafları ile bu kapasitelerin daha da artmasını kabul etmek lâzımdır. Kaynak kapa sitelerinde bu çeşit artışlar bütün memleketler için son derece Önemli ve enerji plânlamasında mutlaka nazarı itibare alınması gereken bir hu sustur. Çünkü istikbale dair tahminlerin daha hassas ölçüler içerisinde yapılması, ekonomik ge lişme için yapılan plânlamaların da bu şekilde artışların en yaklaşık şekilde değerlendirilmesi zımdır.
TABLO : VI Dünyanın belli başlı tabu gaz Üretilen kaynaklanılın kapasiteleri (Milyar m»)
Kanada A.B.D. Brezilya Venezüella Japonya Avusturya Fransa Yugoslavya
KAPASİTE 10' m>
600 7000
12 800 150
30 140
Geçen 50 yılın verdiği sonuçlara dayanarak petrol, tabii gaz ve hatta maden kömürü üreti minin artacağı önümüzdeki ilk yüz yıl içerisinde 3 4 misline çıkacağı anlaşılmaktadır. Ancak, bu kaynakların tekrar yerine konulamayan kaynak lar olduğunda hatırlatmak gerekir. Bu sebepten dünya enerji dengesini tartışırken kaynakların menşei ne olursa olsun müşterek bir ölçünün esas alınması ve tüketimin bu birim cinsinden daha hassas bir şekilde ölçülmesine lüzum vardır.
Q Enerji Birim Ünitesi : 40 sene kadar evvel dünya enerji kaynakları üzerinde sistemli bir şekilde çalışmalar yapılırken Q enerji birimi ta rif edilmiş ve kullanmaya başlanmıştır. Tarif olarak Q enerji birimi yaklaşık olarak 3X1017 Wattsaattir. (Esas birim Q = 2.93 X 10" KAV
Saat veya 10]s BTU) bu birim esas alınarak 1960 yılında dünyamızın kullandığı enerji mikta rının 0.11 Q olduğu hesap edilmiştir. Bu günkü kullanma nisbetlerl esas alınarak yapılacak tah minler 1960 1970 yılları arasında kullanabilece ğimiz enerji miktarının 1,5 Q olacağı gösteril mektedir. Yukarıda belirtilen İngiltere'nin kömür rezervleri olan 48,10" metrik ton ancak 1, 24 Q enerjiye tekabül etmektedir. İngiltere'nin 1960 yılındaki kömür tüketiminin Q birim cinsinden değeri 0,007 Q dur. 1960 1970 yıllan arasında İngiltere'nin enerji tüketimi <J cinsinden 0,1 Q olacağı hesaplanmaktadır. Bu da İngiltere'nin total yakıt kapasitesinin % 8 ine eşittir.
Bu gün dünyada işletilmekte olan ve bilinen işletilebilir kömür kaynaklarının gereken üretim ücretlerinin ödenmesi halinde daha da artırılabi leceğini ifade etmiştir. Yapılan bir çalışmaya
göre eğer insanlar linyit ve benzeri taş kömürlere 1950 yılında ödedikleri fiatvn iki mislini ödemek isterlerse bu takdirde rezervlerinde % 15 bir ar tış sağlayabilirler. Böylece maden kömürü kay naklarının 20 Q luk bir enerji artışına imkân verecek ve toplam bilmen 150 Q luk yakıtın 170 Q ya çıkmasını sağlayacaktır. Dünyanın şimdi lik petrol ve tabii gaz kaynaklarının 10 Q de ğerinde olduğu hesap edilmektedir. Bu toplamın 30 Q dan fazla olmayacağı hususunda tahminler yürütülmüştür. Halen her 10 yılda 1,5 Q enerji kullandığımızı nazar ı itibare alırsak bu kaynak ların ancak 200 sene dayanacağı anlaşılmaktadır. Dünya enerji dengesindeki müsavatın sağlanması halinde tüketimin daha da artacağı göz önüne alınırsa bu kaynakların tüketilmesi çok daha kısa bir zaman içerisinde olabilecektir. Bu sebepten yalnız bu çeşit yakıtlar ile enerji ihtiyaçlarımızı karşılamak istediğimiz takdirde insanların istik bali pek parlak görülmemektedir.
iv) Nükleer Enerji : Çeşitli bilimsel şüphe ve tereddütlere rağmen İngiltere, Amerika ve Sov yet Rusya'da nükleer enerjinin endüstriyel ener jinin ihtiyaçları için kullanılması imkânları üze rinde büyük bir hamleye ikinci Cihan Harbinden sonra başlamışlardır. İngiltere'de merkezi elek trik otoritesi tarafından hazırlanan program yü rütülmeye başlatılmış ve pek çok memleketlerde de sayıları gittikçe artan nükleer enerji termik santralları kurulmuştur. Petrolün kullanılmasının kömür üzerindeki etkilerine benzer bir etkinin nükleer enerji kaynakları tarafından diğer ener ji kaynaklarına yapılacağı beklenmektedir. Za manla diğer kaynaklar lehine, atom enerjisi kul lanılmasında büyük artışlar olacağı şüphesizdir. Bu sebepten milletlerin yakıt politikalarına vere cekleri yöne arz ve talep kanunlarının değiştirile meyen etkileri yanında gelişen teknolojik imkân ların etkilerini beklemek lâzımdır. Memleketlerin gelişmiş olmamaları onların atom enerjisinden is tifade etmelerine engel teşkil etmemektedir. Bu gün nükleer enerji kullanılmasında karşılaşılan yegane problem bu çeşit enerji üretim merkezle rinin ihtiyacı olan hammadde flatlarının statik olmaması ve ekonomik kurallardan çok politik kuralların hammadde fiatlarma etki yapmasıdır. Metalik Uranyum elde etmek İçin bilinen dünya kaynakları rezervelerlnln 25 50 milyon ton ara sında değiştiği ifade edilmektedir. Daha düşük olan rakamı ele alarak ve bu gün uygulanan tak nolojinin hâlâ yetersiz olduğunuda belirterek, yani ana maddeden enerjiye geçişte verimin bu günkü teknolojik imkânlar içerisinde yetersiz olduğu kabul edilerek mevcut olan nükleer enerji kaynaklarının Q birimi cinsinden değeri hesaplan mış ve bunun 20000 Q olduğu gösterilmiştir. Bu dünyadaki kömür miktarının 100 misli enerjiye tekabül etmektedir. Azami şartlarla bulunması mümkün olan 30 Q luk petrol ve tabii gaz top lam enerjisi yanında atom enerjisinin arz etmiş
olduğu önem bu sonuçla kesin bir keşlide belir mektedir. Tahminlerimizde, kömür ve fosil yakıt stoklarının ne kadar yüksek seviyede olduklarına yer verirsek verelim, genede atom enerjisi ile kıyaslanamıyacak kadar az bir seviyede olduk ları anlaşılmaktadır. Tabiatın bütün cömertliği ne rağmen ve tüketimi en az birimlerle ölçme mize rağmen dünyamızın yaklaşık olarak bm sene sonra enerji sıkıntısı çekeceğini düşünmek lâzımdır. Ancak, bu müddet zarfında bilim ve teknolojinin sağlayacağı büyük ilerlemelerle dün yamızın hayat kaynağı olan güneş enerjisinden daha büyük ölçüde istifade edeceğini, ve insanoğ lunun enerji ihtiyaçlarına çare bulacağını bek lemek lâzımdır Bu gün için bir hayal gibi gö rülen bir düşünce olarak seyyareler arası taşıt imkânları ile insanların belkide başka dünyalar dan yakıt getirerek enerji ihtiyaçlarına çare bu lacağını görmek ilerdeki nesillerimize tabii gele cektir.
v) Su Enerjisi: Dünyamız İçin tüketilmesi şimdilik mümkün olmayan İki enerji kaynağı vardır. 1) Su enerjisi, 2) Güneş enerjisi. Bunlar dan ilkinin toplam enerji tüketimine etkisi gittik çe azalmaktadır. İkincisi ise henüz yeterli şekilde verimli hale getirilememiştir.
Türkiye su kaynakları bakımından çok zengin bir memlekettir. Fakat bu kaynaklardan yeteri kadar istifade edememektedir. Tablo A ve B de imkânlarımız ve bunlardan istifade durumları mız gösterilmiştir. 177 milyar KWh olarak tes bit edilen yıllık hidrolik enerjimizin 53 ilâ 90 milyar KWh ından istifade edebileceğimiz hesap lanmıştır. Su enerjisi toplam enerji ihtiyaçları yanında gittikçe azalan, bir önem taşımaktadır. Bu su enerjisinin kalitesinden ziyade azlığından ve pahalı oluşundan ötürü meydana gelen bir du rumdur. Bilhapsa çok gelişmiş memleketlerde toplam enerji ihtiyaçlarının pek az bir kısmına cevap verecek durumdadır. Bu sebepten dünya enerji dengesinde önemli rol alacağı beklenme mektedir. Su enerjisi daha çok azami güç talep lerine cevap vermek amacı ile kullanılmaktadır.
3. Türkiye'nin Enerji Kaynaklan ve Den gesi :
i) Kömür : Türkiye'mizde kömür yalnız Zon guldak bölgesinde bulunmaktadır.
Görünür ve muhtemel rezerv
rezerv
850 milyon ton 650 milyon ton 1500 milyon ton
Bu kömür 0.0387 Q enerjiye tekabül etmekte dir.
ii) Linyit: Türkiye'de linyit kömürleri son yıllarda geniş kullanma imkânları bulmuştur.
Görünür ve muhtemel rezerv 642 milyon ton
rezerv 205 milyon ton
847 milyon ton
Linyit kömürlerimiz 847X0.54 milyon ton maden kömürüne eğittir. Şu halde linyit kömür lerimiz 0.012 Q enerjiye tekabül etmektedir.
TABLO — A
Tttrklye ve bazı Avrupa ülkelerinde kullanılabilir hidrolik potansiyel enerji İmkanları bu ülkelerde
1958 1962 yılmda mevcut enerjiyi kullanma yüzdeleri
Norveç Türkiye isveç İtalya Fransa Avusturya ispanya İsviçre Islanda Almanya Portekiz İngiltere Grönland İrlanda Belçika Danimarka
Kullanıla bilir Hidro lik Potansi yel 10* KW saat
Hidrolik Potan siyel Kullanma %
1950 1958 1963
105.000 16.4 26.1 38.0 90.000 0.03 0.7 2.3 80.000 21.8 36.0 46.2 68.000 31.6 52.9 67.2 67.500 24.3 47.7 64.7 40.000 12.5 26.5 38.000 13.4 29.7 55.0 33.000 31.8 50.6 65.5 25.000 0.7 1.8 23.000 36,9 47.0 53.2 10.000 6.0 24.8 40.0 9.400 16.0 28.7 6.450 0.2 7.0 8.1 1.050 44.4 73.6
545 11.4 36.1 60 50.0 60.0
TABLO— B
Türkiye ve bazı ülkelerde üretilen toplam enerjinin (elektrik) su potansiyel enerjisine düşen hisselerinde görülen değişiklikler % olarak
Türkiye
Almanya Avusturya Fransa Grönland İtalya Norveg Portekiz Ipanya İsveç İsviçre Rusya İngiltere A.B.D.
21 80 53
6 94 99 30 81 90 99 13 3 34
4 25 87 50 4 95 99 50 85 95 99 13 2 31
29 15 78 52 25 79 99 94 67 95 99 19 3 20
43 11 70 50 22 69 99 95 78 95 99 18 3 17
1963 37.2
ili) Akaryakıt (petrol) : Türkiye'nin petrol rezervleri hakkında kesin bilgilerimiz yoktur. Bir. tahmine göre (4) 300 milyon varil kapasitede olduğu ifade edilmiştir. Bu 43,2 X 108 ton petro lümüzün bulunacağını ve bununda 0.Ö0171 Q ener jiye tekabül edeceği hesabedilmektedir. Yeni yeni sahaların açılması ile bilinen petrol kaynakları nın ve tekabül ettiği enerji miktarlarının arta cağı tabiidir.
iv) Odun ve Sair Nebati Yakıtlar : Bu çeşit enerji kaynaklarının kullanılışında devamlı bir azalma olacağı ümit edilmektedir. Bunların 1960 yılı seviyesinde dondurulduğunu kabul edersek bu guruptan her sene 27.000.000 ton yakıt kulla nılabilecektir. Bu yakıtın Q değeri çok azdır, ve yılda 0.0027 Q luk bir enerjinin yerine konula bilir kaynaklardan temin edilebileceği ön görül mektedir. Ancak, bu yakıtın yarısını teşkil eden tezek yakımının doğru olmadığı gelişen ekono mik şartlar ile bu çeşit yakıtlar ile enerji üre timine son verilmesi gerektiği veya çok daha az bir seviyeye indirilmesi zorunluğu vardır.
v) Su Enerjisi : Türkiye'nin yıllık potansi yel enerjisinin 177 X109 kwh olduğu ve bunun 53 90 milyar kwh tından ekonomik olarak İs tifade edilebileceği hesaplanmıştır. Bu ise 0.0003 Q enerjisinin her yıl su kuvvetlerimizden elde edi lebileceğini göstermektedir.
vi) Atom Enerjisi : Türkiye'de Uranyum ya taklarına rastlanmıştır. Fakat bunların miktar ları ve işletilmesi üzerinde yapılan çalışmalar he nüz bu kaynaklar hakkında yeterli bilgi verecek seviyede değildir. Bu bakımdan bu etüdümüzde üzerinde yeteri kadar durulmamıştır.
Tablo : F Türkiye'mizin yakıt dengesini kay naklar olarak ve kullanılan yerler olarak gös termektedir. Bu tablo ekonomimizin durumunu en iyi bir şekilde aksettirmekte, kalkınmamız için hangi sahalara dikkatlerimizi teksif etme mizin gerektiğini göstermektedir1. 1960 yılında kullanılan enerjinin 118.4 X1012 KCal olduğunu göstermiş bulunuyoruz. Bu enerji 0.000456 Q ya eğittir.
Enerji taleplerimizde her yıl yüzde 10 ilâ 20 artış kabul ederek 1975 yılma kadar memleketi mizde tüketilecek enerji Q birimi cinsinden he saplanmış ve Tablo : VH de gösterilmiştir. Tablo : (C) de elektrik enerjisi kullanma du rumumuz belirtilmiştir. Bu enerjinin kaynakla rına göre üretim orantısı Tablo : (E) de gös terilmiştir.
(4) Türkiye'de Petrol (sayfa 56) Ekrem Göksu I.T.Ü. Maden Fakültesi.
—IADLU Dünyanın bazı ülkelerinde senede insan basma kullanılan elektrik enerjisi ve 1957 1962 yıllan ortalama enerji artışı
İnsan basma kollanılan | | enerji KWh/şahis
S dH
O« ı
Norveç A.B.D. îsveç isviçre İngiltere
B. Almanya Avusturya Rusya Fransa Çekoslavakya İtalya İspanya Portekiz Grönland Türkiye
3381 1155 1280 1313
522 719 419
— 470
— 357
— 61
5382 2582 2444 2103 1337
894 822
— 801 — 532
— 116
7391 10693 7 ,6% 4228 5325 5 ,5% 3876 5244 6 . 5 % 2978 3613 5,2 1936 3045 8,7 1732 2523 7,5 1064 2335 6,9
— 1835 12.0 1309 1861 7.4
— 1861 10,7 891 1429 8,9
— 785 9,3
240 468 12,5 191 372 10,9
81 126 12,1
v ı ı TurKiyenın enerji laıep
tahminleri (Q Enerji Birimi)
Enerji Talep Tahminleri
% 20 artış
% 10 artış
1960 1961 1962 1963 1964 1965
0.000456 0.000547 0.000656 0.000787 0.000944
0.000456 0.000501 0.000551 0.000606 0.000666
0.001132
0.000732
0.001358
0.000805
0.001629
0.000885
0.001955
'.
0.000973
0.002346
0.001070
1970 1971 .' 1972
0.002815 0.003378 0.004053
0.001177 0.001294 0.001423
0.004863
0.001565
1974 1975
0.005835 0.007002
0.001721 0.001893
0.039756
0.016318
MW = 1000 K W
TÜRKİY EDE
TABLO _ 0 ELEKTRİK ENERJİSİ
ARTIŞLARI VE
ÜRETİM İÇİN SANTRAL GÜÇ PROJEKSİY ONLAR
1975 4724 MW 1974 4130 MW
3500 MW
1910 1915 1920 1925 1930 1935 1940 1945 1950 1955 1960 1965 1970 1975 Y ILLAR
Kaynaklarımızın toplam enerji değeri Tablo: Vm de gösterilmiştir.
TABLO : VIU Türkiye enerji kaynakları Toplam Q enerjisi (16 yıllık su enerjisi ve odun, tezek eşdeğeri ilave edilmiştir.)
Kömür Linyit Petrol Odun tezek Hidrolik 15 senelik egdeğer Atomik enerji
0.0387 Q 0.0120 Q 0.0018 Q 0.0345 Q 0.0045 Q
0.0915 Q
Plânlı Kalkınma dönemimizde enerji ihtiyaç HanmiZU teminde endüstriyel İhtiyaçlara önem verilmiş ve bilhassa elektrik enerjisi üretimine öncelik tanınmıştır. Tablo : (C) görülen acı du rumu düzeltmek için beş yıllık plânımızda talep
projeksiyonları göz önüne alınarak gerekli ted birlere bag vurulmuştur. Elektrik enerjisi üre timi için gereken güç miktarları Tablo : (D) de gösterilmiştir. Tablo : (G) de bu güç taleplerine 1. ve 2. Beş Yıllık Plân döneminde yapılacak ilâveler gösterilmiştir.
Türkiye'de elektrik enerjisi dâvası eğitim dâ vasından sonra gelmektedir. Bunu Tablo : IX. en kesin bir şekilde göstermektedir.
TABLO : IX Türkiye'de Elektrik enerjisi alan meskun yerler
ti Merkezi ilçe Merkezi Nahiye Merkezi Köy
67 553 940 35600
Elektrikli Yerler
67 374
61 234
37160
4500 4000 3500 3000 2500 § 2000 1500 1000 500
TABLO.E
TURKIY EDE KAY NAKLARA GÖRE E NE R j l ÜRETİMİNDE DEĞİŞİKLİKLER
«50
»65
' Elektrik Mühendisliği 120
Elekttrlk enerjisi verilen bu 736 iskân mahal linin ancak 106 sında 24 saat devamlı ve limitsiz enerji verilebilmektedir. 1966 yılında hâlâ nüfu sumuzun % 30 u ancak elektrik almış bulunmak tadır.
Netice olarak enerji kaynakları bakımından çok zengin olmadığımız belki yeni yeni bulunacak rezerveler ile lehimize bazı değişiklikler olabile ceği söylenebilir. Bu sebepten çok daha hassas ölçüler ve değerlendirmeler ile kaynaklarımızı
tesbit etmek ve bulunacak sonuçlara göre enerji politikamızı tayin etmek .mecburiyetindeyiz.
Bununla beraber, mevcut kaynaklarımızdan azami şekilde istifade ederek süratle kalkınmak için pek çok memleketlere nazaran daha avan tajlı bir durumda aşikardır. Bilinen enerji kay naklarımız Q birimi cinsinden ne kadar az gö rünürse görünsünler genede kuvvetli bir endüstri memleketi olmamızı gerçekleştirecek yeterlilik tedirler.
TABLO_F TÜRKİY E ENERJİ BİLANÇOSU 1960 Y ILI DURUMU DEĞERLER 1 0 ^ KCol = 1.16 x 1 0 * KWh = 3 . 8 6 x10~ Q
PETROL ÜRÜNLERİ o
HİDROLİK ENERJİ
=08
.ELEKTRİK ENERJİSİ
TİCARİ OLMIY AN
Y AKITLAR
ODUN TEZEK
o. o
e Se z
AKARY AKIT
EV İHTİY AÇLARI
TAŞ KÖMÜR LİNY İT
BU TABLODA VERİLEN RAKAMLARI 3.86 x 1 0 ~ 9 İLE ÇARPARAK TÜRKİY E ENERJİ DENGESİNİN 1960 Y ILI DURUM"U Q BİRİMİ İLE GÖSTERİLEBİLİR
ULAŞTIRMA
SANAY İ
DEMİR ÇELİK
Î A 6 L Û 6 KUZEY . BATI. BATI VE DOĞU ANADOLU ENTER KONNEKTE SİSTEMİ PİK YÜK VE GARANTİ KAPASİTE
SİLAHTAR ÇATALAĞZl TUNÇBILEK ANKARA —SARIYAR
411 MW
TUNÇBILEK
SARI YAR
«5 YOM W SYSTEM
^ HJRFANLI 110 Â = — 566 MW
521 MW V/MM/JPT?,
KEMER 48
<EBAN 5 5 * 4 0
KEBAN 155 ~t~21O7MW
_W SYSTEM 187
KEBAN 155*155 <
KEBAN 155
,\l765MW
HAZAR
ÂLMUS ~15
GOKÇEKAVA 32
GOKÇEKAYA 68
^
MVVNS
AGOKÇEKAYA 100.100 'AMBARU IX) KESKKÖPRÜ 76 r 4 5 KUZEY BATI SIS T :M!NDEF
1959 1960 1961 1962
1964 1965 1960 190? 1968 1989 1970
1971 1972 1973 1974
ELEMAN ARANIYOR Müdürlüğümüzün muhtelif kısımlarında çalıştırılmak üzere İngilizce bilen ve askerliğini yapmış Elektrik Mühendis ve Teknisyenleri aranmak tadır. 4/10195 sayılı kararnameye göre yevmiye aynca 5 TL. ağırlık zam mı verilecektir. İsteklilerin aşağıdaki adrese bizzat müracaatları ilân olu nur.
Etibank Genel Müdürlüğü Şebekeler Proje ve Tesis Şubesi
Müdürlüğü Sıhhiye Ankara
Elektrik Mühendisliği 130