Elektrik Mühendisliği · Sayı 186 · Haziran 1972

GEÇEN AY

Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam Haber ve etkinlik

Yıl
1972
Sayfa
7
Okuma süresi
12 dk
Görüntülenme
0

Konu

Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam

İlgili: Mevzuat ve hukuk, Toplum, demokrasi ve emek

Anahtar kelimeler

  • Libya'ya göç
  • TMMOB
  • Personel Kanunu
  • yabancı mühendis
  • işsizlik
  • İnşaat Mühendisleri Odası

Özet

Basından derlenen kısa haberlerde elektrik ve inşaat mühendislerinin Libya'ya göçü, TMMOB'nin yeniden yapılandırılması girişimi, yabancı personel istihdamı, Personel Kanunu uygulamasından kaynaklanan mühendis kaybı ve teknik eleman işsizliği gibi güncel meslek sorunları ele alınmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

• YÜZLERCE ELEKTRİK MÜHENDİSİ LİBYA'YA GİTMEK İÇİN BAŞVURDU.

Elektrik Mühendisleri Odası, TRT'deki elektrik mühendislerinin yüzde 90'ının Libya'ya göç etmek üzere sıraya girdiğini açıklamıştır.

Oda Başkanı Metin Oruç Beştepe, geçenlerde Libya hükümetinin Türkiye'den 70 elektrik mühendisi istediği yolundaki ilânların gazetelerde yayınlanması üzerine yüzlerce elektrik mühendisinin Libya Büyükelçiliğine ve Elektrik Mühendisleri Odasına başvurduğunu bildirmiştir.

Beştepe, «Personel Kanununa göre beş yıllık tecrübeli bir mühendis yıllık 25 bin lira

brüt ücret alırken, Libya hükümeti yılda 130 bin lira vermektedir. On yıllık tecrübeli bir mühendis yurdumuzda yıllık 31.080 lira brüt ücret alırken, Libya hükümeti,

yılda 162 bin lira vermektedir» demiştir.

, „ _ ,,

w ,,

(27 Mayıs, Milliyet)

• MİMAR-MÜHENDİS ODALARI YOK EDİLMEK İSTENİYOR!..

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Başkanı Muhittin Güreli, dürt düzenlediği basın toplantısında, «kendi gücümüze dayanan bir kalkınmanın ve sanayileşmenin sağlanmasında, bütün meslek kuruluşları gibi Türk Mühendis ve Mimar odaları da bugüne kadar üzerlerine düşen görevi yapmaya çalışmışlardır» demiştir.

6235 ve 7303 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununda bazı değişiklikler yapılmasını öngören kanun teklifinin beş milletvekili tarafından hazırlanarak Millet Meclisine verildiğini ileri süren TMMOB Başkanı Muhittin Güreli, «bir iki odamızın geçmişte aşırı gibi görülen davranışları olmuştur, ama bu teklif ile bütün Odalar Birliği dağıtılmak istenmektedir», diyerek, teklifin getirdiği değişiklikler konusunda şu bilgiyi vermiştir:

«Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine dahil 40 bini aşkın üyeden kamu sektöründe çalışan 30 bin mühendis ve mimar kanun kapsamı dışında bırakılarak, bağlı bulundukları meslek odaları ile ilişkileri kesilmektedir. Bunun dışında mesleklerini serbest olarak uygulayan 10 bin civarındaki mühendis ve mimar ise, isterlerse ilgili meslek odasma kayıtlı kalabileceklerdir. Böylece, Teklif TMMOB ile birlikte mühendis ve mimar odalarının eritilmesini, kapatılmasını ve yokedilnlesini amaçlamakta-

' d i n >

(29 Mayıs, Yenigün)

• MÜHENDİSLER, SANAYİ BAKANINI «İSTENMEYEN KİŞİ» İLAN ETTİ

İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı İzzeddin Silier' dün «özel kesim yatırımlarını teşvik tasarısı» ile ilgili bir basın toplantısı yapmış, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mesut Erez'i «istenmeyen kişi» olarak ilan ettiklerini ifade etmiştir.

İMO İstanbul Şubesi Başkanı Silier, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mesut Erez'in bir açıklamasına göre, tasarının bir maddesinde yerli teşebbüsün istihdam ettiği yerli personel sayısının yüzde beş oranından fazla olmamak üzere yabancı uyruklu personeli

izne tabi olmadan istihdam edebileceğinin zikredildiğini belirtmiş ve bin kişi çalıştıran bir fabrikanın 50 yabancı uyruklu teknik eleman çalıştırabileceğini, ifade ederek : «Bunun anlamı, yerli müteşebbisin, bin lira ücretle dahi, Türk mühendisi çalıştırmaması demektir. Çünkü yabancı mühendise çalıştırmakla ücret ödemeyeceği gibi

üste binlerce lira alacaktır» demiştir.

,„, w

., . . . .

(26 Mayıs, Yenıgun)

• YABANCI PROJE MALİYETİ BEŞ MİSLİ YÜKSEK

İnşaat Mühendisleri Odası Danışma Kurulu Başkanı Rüştü Özal, «Üçüncü Beş Yıllık Plân döneminde öngörülen 225 milyar liralık yatırımın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulamasıyla mümkün olamayacağını» öne sürmüştür. Özal, «Kanun uygulamasının başladığı tarihten bu yana tüm kamu 'kuruluşlarından ayrılan teknik eleman sayısının bini aştığını» belirtmiştir.

Danışma Kurulu Başkanı şu açıklamalarda bulunmuştur :

«Bilim ve teknik kurallarının geçerli olduğu bir kalkınma düzeyinde, kamu kuruluşları üzerlerine aldıkları yatırımları ancak, özel ihtisas dallarında yetişmiş istikrarlı bir personel kadrosu ile gerçekleştirebilirler. Bu kuruluşlar, uzun yılların çabaları sonunda yetiştirmiş oldukları bu nitelikteki elemanlarını Personel Kanununun uygulanmasından sonra kaybetmiş'erdir. Kısa bir sürede en azından kanunun öngördüğü hizmetler yerine getirilmediği ve beraberinde bu hizmetlerin değer karşılıklarının verilmediği tak dirde olumsuz gelişmeler tehlikeli bir düzeye ulaşacaktır».

Dış finansman ve döviz kaybı

Özal, büyük projelerin yabancı firmalara verilmesini şöyle eleştirmiştir :

«Kamu kuruluşlarındaki bu çözülmenin yanında, dış finansman temini adı altında büyük projelerin yabancı firmalara verilmesi dolayısıyla, son yıllarda devlet yardımı almaksızın gelişmiş millî mühendislik firmalarının da kapanma yolunda olduğu bir gerçektir. Bunun sonucunda, az çok gelişm'ş millî teknolojimizin büsbütün yıkılması tehlikesinden endişe ediyoruz Ayrıca, projelerimizin içte ve dışta yabancı firmalara yaptırılması, proje maliyetlerinin, en azından beş mislî artması ve döviz kaynaklarımızın dışarıya akması sonucunu doğurmaktadır».

• TEKNİK GÜÇ GİZLİ İŞSİZLİĞE İTİLİYOR

Türkiye Teknik Elemanlar Birliği Yönetim Kurulunun hazırladığı bir raporda, «İstihdam politikasının ve sanayileşme modeline uygun bir eğitimin teknik gücümüzü gizli işsizliğe, meslek dışı faaliyete ya da yurt dışına ittiği» belirtilmiştir.

Raporda, «Teknik hizmet ithal edilerek teknik gücümüzün engellendiği» belirtilmiş, Niteliksiz, yeteneksiz ve üretkenliği olmayan kadroların meydana getirilmesine zemin hazırlandığı» ileri sürülmüştür.

3S

«Ülke verilerine uymayan bfr eğitim ve istihdam politikasına daima karşı olduklarını» belirten Türkiye Teknik Elemanlar Birliği, ayrıca, «Kamu kaynaklarının verimli ve üretken olmayan yatırımlarla tüketilmesinin de önüne geçilmesi gerektiğini» söylemişlerdir.

(26 Mayıs, Milliyet)

• MİLLİ TEKNOLOJİMİZ YIKILMA TEHLİKESİNDE

İnşaat Mühendisleri Odası Danışma Kurulu bir toplantı yaparak meslekî sorunlarını Bakanlıklara, Parlamentoya ve kamuoyuna" açıklama kararı almıştır. Bu karar gereğince bir bildiri yayınlayarak millî teknolojimizin büsbütün yıkıima tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu ileri sürmüştür.

Üçüncü Beş yıllık Plân dönemi için öngörülen 225 milyar liralık yatırımı gönülden desteklediklerini belirten kurul, yanlış bir tutumla Personel Kanunu kapsamına sokulan teknik personelin, yetersiz haklarının bile hâlâ verilmemesini yermiş, kanunun uygulanmasından bu yana, tüm kamu teşekküllerinden binden bazla kişinin ayrılmak zorunda kaldığını belirtmiştir. Kurulun açıklamasında daha sonra şöyle denilmiştir :

«Bilim ve teknik kurullarının geçerli olduğu bir kalkınma düzeyinde, kamu Vuruluşları üzerine aldıkları yatırımları ancak, özel ihtisas dallarında yetişmiş istikrarlı bir personel kadrosu ile gerçekleştirebilirler.

Bu kuruluşlar, uzun yılların çabaları sonunda yetiştirmiş oldukları bu nitelikteki elemanlarını Personel Kanununun uygulanmasından sonra kaybetmişlerdir.

Kamu kuruluşlarındaki bu çözülmenin yanında, dış finansman temini adı altında büyük projelerin yabancı firmalara verilmei dolayısıyle, son yıllarda devlet yardımı almaksızın gelişmiş millî mühendislik firmalarının da kapanma yolunda olduğu da bir gerçektir. Bunun sonucu az çok gelişmiş millî teknolojimizin büsbütün yıkılması tehlikesinden endişe ediyoruz. Ayrıca, projelerimizin içte ve dışta yabancı firmalara yaptırılması, proje maliyetlerinin en azından beş misli artması ve döviz kaynaklarımızın dışarıya akması sonucunu doğurmaktadır».

(6 Mayıs,Cumhuriyet)

• YABANCI MÜHENDİSLER HÜKÜMETE AYDA 110 BİN LİRAYA MAL OLACAK '

Aşağı Fırat havzasında inşa edilecek Karakaya Barajının projelerini yapacak yabancı mühendisler, anlaşmaya göre. Türk hükümetine ayda 110 bin liraya malolacaktır. Aynı barajda çalıştırılacak Türk! mühendislerini maliyeti ise, «20» bin lirayı aşmayacaktır.

Dünyadaki en büyük barajları içinde 9'uncu sırada yer alacak olan ve Keban'ın 2.5 katı büyüklüğünde inşa edilecek Karakaya Barajının kat'i projesi, iki yabancı firma ile bir Türk firması gruplarına ihale edilmiştir.

DSİ Genel Müdürlüğü, verilen ilk parasız teklifler arasında Electrowatt, Tams ve Doluca firmasını birinci seçmiş ve kesin projeyi 14 milyon liraya bu firmaya ihale etmiştir.

Maliye Bakanlığı'nın onayına gönderilen kat'i proje mukavelesine göre, projede çalıştırılacak her yabancı mühendis ayda alacağı 2 bin 500 dolar 150 lira günlük ve yüzde 117 genel masraf karşılığı ve vergiler olarak Türk hükümetine ayda 110 bin liraya

Elektrik Mühendisliği 188

mal olacaktır. Aynı projede çalışacak Türk mühendislerinin ise Türk hükümetine maliyetleri 20 bin lirayı aşmayacaktır.

(12 Mayıs, Akşam)

• KAMU SEKTÖRÜNE BAŞVURAN YÜKSEK ÖĞRENİMLİLERİN ANCAK ÜÇTE BİRİNE İŞ VERİLMİŞ

Başkan Vekili Ferit Melen, İçel bağımsız milletvekili Celâl Kargılfnın bir soru önergesine verdiği cevapta, 1971 yılında Bakanlık ve iktisadi devlet teşekküllerinden 29 bin 499 üniversite ve yüksek okul mezununun iş istediğini, bunlardan ancak 10 bin 320'sinin işe alınabildiğin! açıklamıştır.

Başbakan ^Vekilinin bu açıklaması üzerine dün bir demeç voren İçel bağımsız milletvekili Kargılı, yapılan açıklamanın Türkiyedeki diplomalı aydın işsizliğini açıkça ortaya koyduğunu belirtmiş, gerekli tedbirler alınmadığı 'akt rde bu durumun ileride büyük sorunlar yaratacağını söylemiştir.

(22 Mayıs, Cumhuriyet)

• İŞE GİREBİLMEK İÇİN 4200 KİŞİ STADDA İMTİHAN OLDU

50 kaynak~"işçisinin alınacağı Karabük Demir Çelik Fabrikası'na, 4200 kişi baş vurunca, ilgililer giriş imtihanını Şehir Stadı'nda yapmışlardır. Bugüne kadar işletmeye alınacak işçiler için, böylesine rekor müracaatın olmadığını belirten ilgililer, «Eğer imtihanı stadyumda yapmasaydık ,işin içinden çıkamazdık» demişlerdir. Şimdiye kadar maç meraklılarının doldurduğu stadın önünde, bilet almak için değil, imtihan olmak için toplanan 4200 işçi adayı 26 kişilik imtihan komisyonu ve kopya çekilmesini engelleyen 100 gözcü önünde, soruları cevaplamak için tribünlerde ter dökmüşlerdir. Kültürel, sosyal fen ve meslek sorularını cevaplamaya çalışan 4200 kişi arasında, en yüksek puanı alan 50 kişi, Demir-Çelik Fabrikalarında kaynak işçiliğine başlayacaktır. İşe alınacakların maaşları daha sonra tespit edilecektir.

(21 Mayıs, Günaydın)

• PERSONEL KANUNU İLE İLGİLİ YETKİ TASARISI KANUNLAŞTI

Personel Kanunundaki aksaklıkları gidermek emacıyla hükümete yetki verilmesini öngören tasarı, Cumhuriyet Senatosunun dünkü birleşiminde görüşülerek kanunlaşmıştır.

Cumhurbaşkanı Larafından onaylanıp Resmî Gazetede yayınlandıktan sonra yürürlüğe girecek olan kanuna göre Bakanlar Kurulu, devlet memurlarının istihdam esas ve usullerine, disiplin, aylıkların düzenlenmesi, sosyal haklar, intibak ile ilgili aksaklıkların giderilmesiyle ilgili kararnameler çıkarabilecektir.

Bu kanunla, Bakanlar Kuruluna tanınacak yetki, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl için geçerli olacaktır.

Maaş farkları

İçel Milletvekili Kargılı, dün Başbakana ve Maliye Bakanına telgraf çekerek, memurların Personel Kanunu uygulamasından doğal maaş farklarının ödenmesi hususunun hükümet programına alınmasını istemiştir.

(24 Mayıs, Cumhuriyet)

• BİN ÖĞRENCİ HAKKINDAKİ GEREKÇELİ KARAR ANAYASA MAHKEMESİNE GÖNDERİLDİ

Mustafa Reşit Karayan, Anayasa Mahkemesine gönderdiği gerekçeli kararında özetle, devletin sosyal niteliği ile vatandaşlara karşı olan görevlerinin neler olduğunu açıkladıktan sonra, şöyle demektedir:

«...Anayasa'nın 50. Maddesiyle, halkın öğrenim ve eğitim gereksinmelerinin sağlanmasının devletin en başta gelen görevlerinden sayılmasının büyük anlamını belirtmiş olduk. Devletin, en başta gelen bu ödevi yerine getirirken öğrencilerden ücret alnması, bu ödevi yükleyen kuralın gereğine, amacına aykırı düşer.

Öte yandan, üniversite diye açılmayan, ancak verildiği yüksek öğrenim, nitelikçe üniversite öğrenimi olan ya da bu öğrenimin sonuçlarını sağlayan bütün kurumlar, Anayasa'nın 120. maddesi açısından üniversite kavramı içinde sayılmak gerekeceğine göre, 1472 sayılı Yasanın kapsadığı yüksek okullardaki eski öğrenciler için ücret ödeme yükümünün durucu bırakılması belirtilen Anayasa hükümleriyle çelişir, bağdaştırılamaz..»

Kararda, eski öğrencilerin döner sermayeye ücret ödemekle yaptıkları büyük katkının

sağladığı olanaklardan yeni öğrencilerin bir kuruş ödemeden yararlanmalarının ise,

«eşitlik ilkesini kökünden sarstığı ve nimet-külfet deyimindeki toplumsal adalet duygusu ile de açıkça çeliştiği» bu nedenle de Anayasa'nın 12. maddesine aykırı düştüğü

ifade edilmiştir.

\

Kararda ayrıca, 1472 sayılı Yasa'nın İ l / a hükmü ile 12. maddesinin tümünün ve 13. maddesindeki para ödeme hükmünün, Anayasa'nın 20, 50. ve özellikle 12. maddelerine aykırı bulunduğunun saptandığı ve bu sebeple de ileri sürülen aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varıldığı belirtilmiştir.

(26 Mayıs, Cumhuriyet)

• ESKİŞEHİR'DE TAKSİT ÖDEMEYEN 156 ÖĞRENCİ AKADEMİDEN ÇIKARILDI

Eskişehir İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisi, Kimya Mühendisliği ve Eczacılık Okulundan 156 öğrenci, «taksitlerini zamanında ödemedikleri» için okuldan çıkarılmışlardır.

Okul Başkam Doç. Dr. İhsan Sarıkardeşoğlu, «Okul taksitiermi zamanında ödemeyen öğrencilerin, 1472 sayılı kanun ile Kimya Mühendisliği Yönetmeliğinin 14., Eczacılık Yüksek Okulu Yönetmeliğinin ise 17. maddeleri gereğince kayıtlarının silindiğini» bildirmiştir.

Kayıtlan silinen 156 öğrencinin durumu, Eskişehir İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisi senatosunda ele alınacaktır. Senato, öğrencilerin okul taksitlerini kabule karar verdiği takdirde, öğrenciler okula devam hakkını yeniden kazanacaklardır.

(21 Mayıs, Milliyet)

• «SİYASİLER TOPRAK REFORMUNU SAMİMİ OLARAK İSTEMİYOR»

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyelerinden Profesör Ziya Gökalp Mülayim, «Siyasi iktidarı ellerinde tutan siyasiler gerçekten bir toprak reformu yapılmasını istemiyorlar» demiştir.

(19 Mayıs, Günaydın)

• KARABÜK İŞLETMESİ" ANONİM ŞİRKET OLUYOR

35 yılık İktisadî Devlet teşekkül olan Karabük Demir Çelik İşletmesinin Anonim Şirket olması için çalışmalar yapılmaktadır.

'

Büyük Millet Meclisi alt komisyonunda görüşülen konunun müzakeresine Meclis Komisyonunda devam edilmektedir.

Metal İş Federasyonu Başkanı Enver Kaya ise, işletmenin Anonim Şirket haline getirilmesini yermiştir.

(23 Mayıs, Cumhuriyet)

• «SAĞLIK HİZMETLERİ SOSYALİZASYONU BAŞARILI OLMADI»

Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Dr. Kemal Demir, dün toplanan Yüksek Sağlık Şûrarında bir konuşma yaparak, «Her iki plân döneminde de sağlık hizmetlerinin sosyalizasyonu uygulamaları yeterince başarılı olmamıştır» demiştir.

Bakanlık bünyesinde görev yapan hekimlerin yarısına yakınının, üç büyük ilde taplandığını belirten Demir, «Personeli mahrumiyet bölgelerinde çalıştırmanın sosyal ve ekoN nomik koşulları mutlaka sağlanmalıdır, sağlanacaktır» diye konuşmuştur.

Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Kemal Demir özetle şunları söylemiştir :

— «Pilot bölgelerdeki sosyo-ekonomik koşullar ve alt yapı hizmetlerinin sağlanamamış olması sağlık personelinin bu bölgeler için yeterince görevlendirilememesi başarıya ulaşmayı engelleyen nedenler olmuştur.

Ülkemizde sağlık personeli henüz yeter sayıda değildir. Ancak kanaatim odur ki, ülkemiz için asıl önemli olan sağlık personelinin sayıca azlığından ziyade dağılımındaki dengesizliktir. BJ düzeltilmedikçe, bunu düzeltmenin gerekleri yapılmadıkça hizmeti daha yaygın hâla getirmenin mümkün olamayacağı açıkça görülmelidir. Mahrumiyet hizmetlerine merkezlerde görülen hizmetlerden farklı ücret sistemi uygulanacak, hizmetin öneminin ve ağırlığının sosyal ve ekonomik gerekleri imkân ölçüsünde yerine getirilecektir».

(3 Mayıs, Hürriyet)

• MÜTEAHHİDİN YAPTIĞI İHMAL, 3'Ü DOKTOR 7 KİŞİYİ ÖLÜME SÜRÜKLEDİ

Okmeydanı Sosyal Sigortalar Beyoğlu Hastanesi'nin röntgen servisinde görevli 4 uzman doktor ile 3 teknisyenin ilikleri, sinir sistemleri ve kan dengeleri bina inşaatındaki bir hatadan ötürü tahribata uğramış ve 70 milyon liraya mal olan modern binanın röntgen bölümü duvarları şua sızdırlıkları için kapatılmıştır.

Olayın İçyüzü

Sosyal Sigortalar Hastanesi ihale edilirken şartnameye röntgen odasının duvarlarının şua sızdırmaması için kurşun levhalarla donatılması konulmuş, fakat bu şart hem müteahhit ve hem de katî kabulü yapan heyet tarafından dikkate alınmamıştır.

Bu yüzden röntgen servisinde meydana gelen radyosyon artışı, şualarla ilgili çalışma yapanlara verilen ve her ay kontrol edilen ölçme cihazlarının Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi'nde incelenmesi sonucu ortaya çıkartılmıştır. Merkez, hastane baştabipliğini ikaz etmişse de durum önemsenmemiş, doktor ve teknisyenler hastalanıp tedaviye tabi tutulmuşlardır.

Röntgen çalışması yapan uzman kadrodan ilk defa İsmet Soydan hastalanmış ve tedavi altına alınmış bilâhare Dr. Aydoğdu Erdel, D. İsmet Soydan (2. defa) Dr. Erden Berkçi, Dr. Sonis Evren, Teknisyen Eftal Yüksel, Mümtaz Tufan ve Hasan Tufan iliklerinde, sinir sistemlerinde tahribat ve kan sayımlarında dengesizlik ortaya çıktığından birer ay muJak tedavi talebi ile kontrol altına alınmışlardır. Röntgen şualarının kişiyi felç yapabileceği gibi, sinir sistemini tamamen bozabileceği kan kanserine sebep olabileceği belirtilmektedir.

(31 Mayıs, Hürriyet)

• ORTAK PAZAR KOMİSYONU YUNANİSTAN'I YERDİ

Yunanistan'da yapılan son tutuklamaları yeren Ortak Pazar Komisyonu, bu ülkede demokrasinin hâlâ geri gelmediği sonucuna varmıştır. Nitekim, Komisyon Başkanı Sico Mansholt, önceki akşam, topluluk nezdindeki Yunan maslahatgüzarı Nikola Katapodis'i çağırarak, kendisine aşağıdaki metni iletmiştir: «Komisyon, Yunanistan'da son olarak yapılan ve Avrupa fikn için her zaman çalışmış olup Yunanistanla topluluk arasında ortaklık anlaşmasının oluşmasına katkıda bulunan birçok Yunan şahsiyetini de kapsayan tutuklamaları infial içinde haber almıştır. Komisyon, Yunan hükümetinin, vaatlerine rağmen, ortaklığın ana şartlarından birini, yani Yunanistan'da tekrar demokrasiye dönüşü yerine getirmekten çok uzak davrandığını müşahade etmektedir. Komisyon, Yunanistanla ortaklık anlaşmasının cari işlemlerine sınırlı kalması şeklinde belirlemiş olduğu tutumunun ne derece geçerli olduğunun da şimdiki durumla" doğrulanmış olduğu görüşündedir.» Tutuklanan kişiler arasında, 1960/61 yıllarında ortaklık görüşmelerini yapan Yunan heyetini yöneten, Yani Pesmazoğlu ile Yunan - Avrupa Gençlik Birliği Başkanı Panayot Kanellakis de vardır.

• KANADA'DA YABANCI SERMAYE İÇİN KISITLAYICI KARAR

Kanada Hükümeti, yabancı şirketlerin Kanada şirketlerini satın almalarını kısıtlayan yeni kararları açıklamış ve bundan böyle, yabancı şriketlerin bu tür girişimlerinin belli bazı şartlara bağlanacağını bildirmişlerdir. Yabancı şirketlerin Kanada şirketlerini satın alabilmeleri için bundan böyle, yapılacak alım-satım işleminin Kanada'nın çıkarına olması gerekecektir ALm-satım işlemi Kanada ulusunun çıkarına değilse, işlemin gerçekleşmesine izin verilmiyecektir.

• «197 T DE YABANCI GEMİLERE 2 MİLYAR NAVLUN ÖDEDİK»

Yüksek Denizcilik Okulu Mezunları Cemiyetinin dün yapılan kongresinde «1971 yılın* da yabancı gemilere 2 milyar lira navlun ödendiği» belirtilerek «Deniz ticaretinde bi linçli ve tutarlı bir politika izlenmesi» istenmiştir. «Deniz ticaretimizin gelişmesini sağlayacak, uygulamaları yürütecek bir «Deniz Ticaret Bakanlığı» kurulmasını» öngören cemiyet üyeleri bu konudaki eksikleri şöyle sı. ralamışlardır : • Deniz ticareti ve gemi inşa sanayiimizin hızla gelişmesini sağlamak için fuzuli formalitelere son verilmemekte, gerek kamu, gerek özel sektör için himaye tedbirleri getirilmemektedir. • Gemi inşa sanayiini ilerletmek yerine gemi alımına öncelik tanınmaktadır.

-_ (I Mayıs, Milliyet)

S8