Elektrik Mühendisliği · Sayı 207 · Mart 1974

ODA ÇALIŞMALARI

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Haber ve etkinlik

Yıl
1974
Sayfa
21
Okuma süresi
29 dk
Görüntülenme
0

Konu

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • EMO Genel Kurulu
  • Cahit Kayra
  • Ali Topuz
  • Behçet Yücel
  • Teoman Öztürk
  • TMMOB

Özet

Elektrik Mühendisleri Odası'nın 23-24 Şubat 1974'te yapılan 20. Olağan Genel Kurulu'nda Enerji Bakanı, İmar-İskan Bakanı, TEK Genel Müdürü, TMMOB Genel Başkanı ve EMO Başkanı'nın enerji politikası, teknik personel sorunları ve demokratik haklar üzerine yaptıkları konuşmalar aktarılıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

emo 20 ci genel kurulu toplandı

Elektrik Mühendisleri Odası 20. Olağan Genel Kurulu 23 24 şubat 1974 günlerin de Türk Standardları Enstitüsü konferans salonunda toplandı.

Başkanlık Divanı seçiminden ve gündemin ilk maddelerinin tamamlanmasından son ra konuklar söz aldılar. İlk konuşmayı yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Ba kanı Cahit Kayra, enerji politikası ve elektrik enerjisi sorunlarına ilişkin genel bir konuşma yapmaktansa, bir makro ekonomi açısından konuya yaklaşmayı ve son ra önemli saydığı noktalara değinmeyi tercih ettiğini belirterek söz başladı. Hız la gelişen bir dünyada eski kapitalist modelle ekonomik sorunları çözmeye ar tık olanak kalmadığını ve yeni bir planlama anlayışı gerektiğini ekleyen Bakan, «Türk toplumu olarak sanayileşme içinde amaçlanan kalkınmanın fiyatını ödeme

ye mecbur kalacağız» dedi. Enerji ve kaynakları konusunda hükümet ve meslek kuruluşlarına düşen karşılıklı görev ve sorumlulukları belirtirken: «Bırakınız har casınlar, Ibjırakynız tüketsinler politikasına artık yer yoktur.» diyen Kayra, enerji de öz kaynaklara dönülecekse bunun teknik çaresinin mühendislerde olduğunu, hükümetin bir personel stratejisi sorunuyla karşı karşıya bulunduğunu hatırlattı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, geçmiş uygulamalarda elektrik mühendisleri nin iplik büktürme işinde çalıştırıldığını ve bu tip uygulamaların kötü sonuçları nın şimdi görüldüğünü ekledi. Kayra sözlerini şöyle bitirdi: «Sizlerin gerekli şekilde tatmin edilmeniz ve bu tatminin olanakları içinde ihtisaslaşmanız, Türkiye nin enerji probleminin hallinde gerekli teknik gücü harekete geçirecek olanakla ra sahip olmanız lazım. Bu, bizim sorumluluğumuzdur.»

İkinci olarak îmar ve îskân Bakanı Ali Topuz söz aldı. Yeni barışçı dönemde eski yaraların sarılıp, geçmişte ulusal kalkınmamızı engelleyen yanlışlıklardan ge rekli dersin alınacağım ve geçmişin hesabını yapmadan geleceğin mutluluğunu sağ lamaya çalışacaklarını söyleyen Topuz : «Kendi gücümüze dayanarak, kendi kay naklarımızı kullanarak, hükümet, kamu kuruluşları ve diğer kuruluşlar ortak bir anlayış içinde kalkınmadaki yerimizi alacağız» dedi. TMMOB ve ona bağlı Odalar la hükümet ilişkisinin hangi düzeyde kurulacağına değinen Bakan : «özellikle tek nik personelin örgütlendiği Odalann devlet yönetiminde etkinliklerini artırabilme nin her türlü olanağını ortaya çıkartma kararındayız. Aslında bir kamu kuruluşu nun bu konuda etkili olabilmesi için her kamu kuruluşunun kendi ihtisas alanına giren konularda bilgi düzeyi ve teknik yeterliliğini gerçekçi ölçülerle ortaya koy muş olması gerekir. Eğer Elektrik Mühendisleri Odası üyeleri olarak yalnız soyut platformda değil, teknik alanda da kendi yeteneklerinizi ortaya koyarsanız etkin liğiniz artacaktır, önümüzdeki dönemde Odalar ve hükümet ilişkileri özlenen dü zeye getirilirse Elektrik Mühendisleri Odası ve tüm teknik personelin, siyasi iktida ra kalkınma yolunda çok önemli katkılarda bulunacağına inanıyorum» dedi.

«Çalışma, düşünme ve düşündüğünü gerçekleştirebilme özgürlüğü kamu kuruluş larında ne ölçüde sağlanacak olursa, hem onların, hem de özel kuruluşlardaki ele manların katkıları o ölçüde artar. Çalışanların sosyal haklar bakımından güvenceleri varsa kalkınma hızlanır. Serbest çalışanlara da daha iyi olanaklar yaratılır.» diye devam eden Topuz, sözlerini şöyle tamamladı: «Biz, teknik personeli belli kalıp lar içinde görev yapan bir insan olma niteliğinin ötesinde, kalkınmaya katkıda bulunacak yaratıcı bir güç olarak görmekteyiz. Bilgi ve uzmanlıklarını geliştirme olanağı sağlayarak katkılarını en üst düzeye ulaştırmaya yönelik her tedbiri alaca ğız. Kısa vadede, kamu kuruluşlarında görev yapan teknik personelin bir takım yan ödeme tedbirleri ile adaletli bir statüye kavuşturulması hükümetin ilk günkü ka randır. Ama bu dahi, az önce anlattığım sosyal garanti ve çalışma özgürlüğünü ver meye yetmeyecektir. Aslında teknik elemanlann ayn bir statü içinde tüm kamu kuruluşlarında yükleneceği ödevleri saptayabilecek bir teknik personel statüsü nün getirilmesi gereklidir.»

Daha sonra kürsüye çıkan Türkiye Elektrik Kurumu Genel Müdürü Behçet Yücel, elektrik enerjisi sıkıntısının önümüzdeki yıllarda da duyulacağını belirtti ve geçen yılki Elektrik Enerjisi Teknik Kongresi için yöneticileri kutladı. Ülkemizde kişi

_,

y

başına düşen elektrik enerjisi tüketiminin dünya ve Avrupa ortalamasının ve hat ta komşu ülkelerdekinin çok altında olduğunu hatırlatan Yücel, bugün içinde bu lunduğumuz sıkıntıya üretim tesislerinin zamanında bitirüemeyişinin, son üç ku rak hidrolik yılın, hidrolik termik dengenin uygun bir oranda olmamasının ve ka fi bir üretim yedeğine sahip olmayışımızın, enerji kesimindeki kuruluşlar arasında ki koordinasyon bozukluklarının, dış ve iç finansman temininde karşılaşılan güç lük ve gecikmelerin ve teknik personel sorununun neden olduğunu söyledi.

Bu nedenlerin kısa sürede çözülebileceğini, asıl önemli sorunun elektro mekanik

makina ve teçhizat temininde karşılaşılan dar boğazlar olduğunu belirten Genel Mü

dür, elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımında kullanılan bu malzemenin ba

şında gelen üretim tesisleri ekipmanlarının ancak yurtdışından ithal olunarak

sağlanabildiğini ve bunların ülkemizde yapılması sağlanamadıkça, artan ihtiya

ca karşılık verilemeyeceğim ekledi. Yücel konuşmasını özetle şöyle bitirdi: «înşa

halindeki santrallarm toplam kapasitesinin hiçbir zaman işleyen santralların top

lam gücünün yarısının altına inmemesi gerekirken, son yıllarda bu kurala uyul

maması da bugünkü buhranın bir nedenidir.»

^

Kocaeli Milletvekili İbrahim Akdoğan'm yaptığı kısa konuşmadan sonra söz alan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Genel Başkanı Teoman öztürk, Türkiye teknik elemanlarının özgürlük ve demokrasi yolunda verdikleri başarılı mücade leden sonra her zamankinden daha güçlü ve örgütlü olarak genel kurullarını yap tıklarını belirtti ve özetle şunları söyledi: «Yüzyıllardır ülkemize musallat olan uluslararası sermayeciliğin sorunlarımızı ulaştırdığı boyutlar görmezlikten geline mez. Bunlar doğru değerlendirilmeden güçlü bir yeni düzen başlatılamaz. Bu yüzyıl ların gelip dayandığı bir 12 Mart 1971'e kadar, doğal ve insan gücü kaynaklarımı zın yoğun bir biçimde sömürülmesi sonucu bir yandan dış yardım adı altında ülke ye giren uluslararası sermaye desteklenmiş, öte yandan çalışanların işsizliğe mah kûm edildiği ve yurt dışına göçe zorlandığı görülmüştür. Bir avuç yerli yabancı te kelcinin çıkarları uğruna, ekonomik baskılarla çalışanlar ezilmiş, antidemokratik baskı ve yasalarla kitleleri yıldırma, susturma ve örgütlenmelerini önleme çaba ları sürdürülmüştür. 12 Mart 1971'den sonra ilerici bir anayasa halkımıza çok görülerek defalarca değiştirilmiş, kısa sürede kısıtlı demokratik haklar ortadan kaldırılmış, ezilen kitleler ve onlardan yana çalışanlar antidemokratik baskı ve çağ dışı uygulamalardan paylarına düşeni almışlardır. Teknik elemanların sendikala rı kapatılmış, halkımızın yanında yer alan demokratik kuruluşların yok edilmesi amaçlanmış, çalışanlar bilerek yaratılan ayrıcalıklarla birbirlerine düşürülmek istenmiştir.

Girdiğimiz yeni dönemin güçlü ve uzun süreli olması isteniyorsa; tüm insan gü cü ve hammadde kaynaklarımız halkımızın hizmetine sunulmalıdır. Bu kaynakla rın kullanılmasında tüm çalışanlar söz sahibi olmalı, yabancı denetimi tamamen ortadan kalkmalıdır. Geçtiğimiz yıllarda anayasa ve diğer yasalarda yapılan tüm antidemokratik değişiklikler iptal edilmelidir. Teknik elemanlar sendikal haklara kavuşturulmalıdır. TMMOB Kanunu çağdaş ihtiyaçları karşılayacak biçimde yeni den ele alınmalı ve teknik eleman kuruluşlarının mahalli ve merkezi idarelerde aktif katkıları sağlanmalıdır. Çıkarılması geciktirilen; halkımızın ve ekonomik, sos

yal, siyasal adaletsizlikler sonucu cezaevlerinde tutulan insanlarımızın beklediği genel af hemen çıkarılmalı ve egemen çevrelere değil de halkımıza hizmet etmek isteniyorsa af sınırsız olmalıdır. Kamu personelinin ve teknik elemanların sorun larına çözüm getirilmek isteniyorsa 8'e çıkarılacağı söylenen katsayı en az, artan hayat pahalılığı oranında artırılmalıdır.

Türkiye teknik elemanları, bu dönemde kitlelere düşünce ve örgütlenme özgürlü ğü getirecek her gelişimi destekleyecek, bunun aksi girişimlerle mücadele edecek tir. Bugüne kadar Türkiye teknik elemanları halkımızın yanında gerçek demokra si mücadelesinde kendilerine düşeni yapmaya çalışmışlardır. Gerek bu mücadele de, gerekse ülke çıkarları doğrultusunda bir enerji politikası saptanması konu sunda elektrik mühendislerinin yurtsever yönetici ve üyelerinin aktif katkısı daima hatırlanacak ve sürecektir. Yeni bir dönem başlarken, halkımızın çıkarları doğ rultusunda sürdürülecek mücadelede TMMOB ve ona bağlı Odaların da halkımı zın yanında ve çalışanların içinde gerekli yeri alacağına inanıyorum. Gelecek, bu mücadeleyi doğru ve güçlü bir biçimde vereceklerin olacaktır.»

Daha sonra kürsüye gelen îzmir milletvekili Süleyman Genç, kısa konuşmasında özellikle «tüm mühendislerin politika yapmalarının artık bir görev olduğuna» de ğindi. Konuk senato üyesi İhsan Topaloglu'nun konuşmasından sonra Elektrik Mü hendisleri Odası Başkanı Ahmet Varol sözaldı. Varol, şu konuşmayı yaptı:

«Sayın Konuklar, Sayın Üyeler.

Elektrik Mühendisleri Odası bir çalışma dönemini daha geride bırakırken, şu an da çalışmalara başlayan genel kurul, gerek geçmiş dönemin eleştirisini yapma, gerek se önümüzdeki dönem çalışmalarına yön verme amacını gütmektedir.

Toplumumuzun bütün çalışan kesimleriyle birlikte teknik elemanların da ekono mik demokratik ve sosyal haklarının savunulması ulusal hedeflerin ayrılmaz bir parçasıdır. Çalışmaların etkinliği ve sürekliliği, tüm teknik elemanların bu yurtsever çizgide birleşmelerine bağlıdır.

Diğer meslek kuruluşları gibi Odamızın da yüklendiği sorumluluklar ve elde et tiği ekonomik, demokratik ve sosyal haklar ülke çıkarları doğrultusunda sürdürü len bilinçli mücadelenin ürünleridir. Ülke sorunları açısından yürütülen araştır ma ve açıklamalar ile önerdikleri çözüm yollarının haklılığı bu bilinçli mücadele nin açık delilidir.

Cumhuriyet dönemimizin son 25 yılı tekelci sermayenin yerli işbirlikçilerle sah te sanayileşme görüntüleri altında ülkemizin doğal kaynaklarını ve insan gucu nü sömürme girişimlerinin yoğunlaştığı yıllar olmuştur.

ülke çıkarlarına aykırı yatırımlara karşı çıkan Türk teknik elemanlarının ekono mik ve demokratik haklarını kısıtlayıcı çabalar, teşvik tedbirleriyle yabancı tek

Elektrik Mühendisliği 207 98

nik eleman ithalini teşvik eden zihniyet, teknik elemanları mesleği terk, işsizlik ve göç gibi durumlara düşürmüştür.

Sanayileşmemizin vaz geçilmez unsurlarından olan teknik elemanların, ekonomik ve sosyal alanda örgütlenmeleri engellenmiş, gerçek anlamda sanayileşme baltalan mış, ülke çıkarlarına aykırı her girişime karşı yurtsever dirençleri kırılmak ve yokedilmek istenmiştir.

Kamu kesiminde çalışanların sendika kurma haklarını kaldıran anayasa değişik likleri, ücretleri 10 yıldır değişmeyen bir düzeyde tutan teknik personel yasası, meslek odalarının yokedilmesini amaçlayan yasa değişikliği teklifleri son yıllarda iyice yoğunlaşan ve teknik elemanları baskı altına almayı amaçlayan antidemok ratik davranışlardır.

Bir yandan teknik elemanların bu yöndeki ekonomik istekleri senelerden beri bü tün iktidarlarca bütçede para yok gerekçesi ile devamlı olarak ertelenmiş, öte yan dan sadece 1970 senesi içinde sanayi ve kalkınma konusundaki teknik hizmetler için yerli teknik elemanlara ödenen toplam ücret 237 milyon lira olarak kalırken ya bancılara ödenen ücret yaklaşık olarak bunun 5 misline ulaşmıştır.

Teşvik tedbirlerinin 5 f maddesi ile dışarıdan ithal edilecek hizmete vergi muafi yeti tanınırken uygulanan ücret politikası teknik elemanı ibezginleştirmiştir. Da ha sonra yan ödemelerle, torba kadrolarla ve sözleşmeli personel istihdamı ile sözde tatmin edilmek istenmişse de, artan hayat pahalılığı teknik elemanları bu bunalım dan kurtaramadığı gibi kendi aralarında da yapay çelişkilere düşürmüş ve ayrıca lıklar yaratmıştır.

Proje ve ihtisas gurupları kurulmadıkça ve yetişmiş elemanların başka sahalarda iş aramalan önlenmedikçe, tüm çalışanlarla birlikte teknik elemanların demokra tik haklan, toplu sözleşme ve grev haklan verilmedikçe teknik eleman sorunu çözümlenemeyecektir.

Odamızın da büyük katkısı ile TMMOB'nde hazırlığı yapılan teknik personel yasa sı mevcut iktidar tarafından ele alınarak ivedilikle çıkarılmalıdır.

Geçmiş iktidarların ülkemizde oluşturduğu dışa bağımlı kalkınmanın doğal sonu cu olarak ulusal bir enerji politikası uygulanmamış, 1965 yılından (bu yana siya si iktidarları elinde bulunduranlar, soruna dışa bağımlı ve geçici çözümler getirerek enerji sorununu bugünkü çıkmaza sokmuşlardır.

Bu iktidarlann ve paralelindeki iş çevrelerinin seslerini yansıtan basın, dışa bağlı lığın kamuflajını yapmak ve kamu oyunu yanıltmak amacı ile üniversitelerin işbir likçi çevresini de yanma alarak bir enerji kongresi düzenlemiş ve elektrik ener jisi sorununu bir kez daha çarpıtarak kamu oyuna sunmuştur.

Bu hususu gözönüne alan Odamız, geçen genel kurulumuzun da önerilerini dikka te alarak elektrik enerjisi teknik kongresinin oluşturulması için çalışmalara başlamıştır. Tam bir tartışma ortamı açılması ve konunun kamu oyuna yansıması

açısından bütün üyelerimize, kamu ve özel kuruluşlara, enerji ile ilgili diğer yan kuruluşlara tebliğ vermeleri için çağrıda bulunulmuş ve tebliğlerin Odamıza geç ulaşması nedeni ile 15 16 17 kasım 1973 tarihlerinde teknik kongre ancak toplana bilmiştir.

Kongre tebliğleri ve tartışmalar yoğun çalışmalarla hacimli bir kitap halinde siz sayın üyelerimize ve ilgili kurumlara sunulmuştur. Enerji sorununu Genel Kurula ayrıca yönetim kurulumuzun görüşü olarak getirdiğimiz için, burada tekrarında yarar görmeyerek kıymetli zamanınızı almayacağım. Elektrik enerjisi teknik kong remizin düzenlenmesinde büyük katkısı olan sayın komisyon üyelerimize, tebliğ göndererek, sergiye katılarak ve finansman sağlayarak yardımda bulunan kamu ve özel kuruluşlara huzurunuzda teşekkürü yönetim kurulu adına bir borç bilirim.

Geçmiş dönemde ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel adaletsizliklerin yarattığı bunalım, demokrasiye bağlı olan halkımızın, kendi hür iradesi dışında hiç bir oto rite tanımadığını, temel hak ve özgürlüklere getirilen kısıtlamalardan yana olma dığım ortaya koymuştur.

Ülkemizde yabancı sermaye ile ortaklık kuran, pahalılık ve işsizliğin önlenmesi için hiç bir şey yapmayan, sermaye birikimini sağlamak için enflasyonu körükle yen, baskı tedbirlerine ve çağdışı uygulamalara yaygınlık kazandıran, özgürlükleri kısan, 1961 Anayasasının öngördüğü sosyal, ekonomik ve kültürel reformları kena ra iten ve Anayasayı sosyal ve ekonomik bunalımın tek nedeni sayarak iki defa değiştiren aynı iktidarlardır.

Bu durum kimlerin suçlu olmadığım açıkça ortaya koymaktadır.

Halkımız artık barış ve demokrasi istemektedir. Halkımızın bir parçası olan tek nik elemanlar ve onların meslek kuruluşları da geniş kapsamlı genel affın çıkarıl masını ve tutuklularla yurtsever aydınların özgürlüklerine kavuşmasını arzula maktadır.

Sınırsız bir genel affın, ülkemiz için gerekli iç barışı, huzuru ve çalışma için di namik bir dönem getireceğini belirtmek isterim.

Üç sene genel kurulunu yapamayan TMMOB, geçtiğimiz yıl Nisan ayında toplana rak Odaların teknik eleman sorunları ile ilgili konularda vardıkları çizgi ve temel ülke sorunlarım doğru olarak ele alışları nedeni ile güçlü etkinliğini ve devamlılı ğını sağlamıştır.

Tüm çalışanlar ve onların örgütleriyle birlikte, ulusal hedefleri ve kazanılmış hak ları savunmak ve bu güne kadar sürdürülen yurtsever mücadeleyi daha etkili bir biçimde devam ettirmek için teknik elemanların birliğinin daha da güçleneceği inancındayım. Bu cümleden olarak;

1 — TMMOB'nin kendisine bağlı ihtisas odaları ve diğer meslek kuruluşları ile ortak bir tutarlı çizgiyi devam ettirmesi ,

2 Tüm teknik elemanların ortak sorunlarının doğru olarak ele alınması,

3 — Birden fazla Odanın ortak sorunlarını kendi aralarında çözmesi gereğinin ka bul edilmesi,

4 — Odaların kendi içlerinde bağımsız davranmaları ilkesinin benimsenmesi,

5 — Odaların aralarında halledemedikleri konularda TMMOB'nin hakemlik göre vini yüklenmesi gereğini benimseyen Odamız, TMMOB'nin çalışmalarında konuları tüm çalışanlarla birlikte teknik elemanların yararına çözümleyici ve birliği koruyu cu bir bütünleşme içinde, etkin görevini yapmaktadır. Son 20 25 yıldır ülkemize yabancı teknik eleman ve teknoloji ithal edilmektedir. Yabancı teknik elemanlar çok defa yaşları ileri ve çağdaş teknolojiden habersizdirler. Bunun yanında ithal edilen teknoloji, ancak daha geri teknikler kullanıldığı zaman yabancı sermaye için kârlı olacağından, ithaline devam edildiği sürece üretim teknolojimiz bir türlü gerilikten kurtulamamakta ve ulusal teknolojimizin gelişmesi ve uygulan ması engellenmektedir. Bu yüzden teknoloji ithalinin önlenmesi çalışmaları yoğun luk kazanmalı, ülkemiz ve halkımızın çıkarları doğrultusunda bir ulusal teknolo ji saptanarak TMMOB'ne ve onun bölünmez bir parçası olan Odalara söz sahibi olma hakkı yasalarla tanınmalıdır.

Genel Kurula çalışmalarında başarılar diler hepinize saygılar sunarım.»

Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkam Yüksel Birdal ise, kısa ko nuşmasında şöyle dedi: «Elektrik mühendisleri artık kendi sorunlarının ülke so runlarıyla içice olduğunu iyice anlamıştır ve artık kimse 'derginin san sayfalan da ne oluyor' dememektedir.»

izmir Şubesi Başkanı Ergun Elgin de, ülke ve mühendislik sorunlarına değindi ği konuşmasının bir bölümünde, ülkemizde kişi basma 302 kilovatsaat elektrik enerjisi düştüğünü, ancak 14 milyon kişinin elektrik enerjisinden yararlandığı göz önüne alınacak olursa gerçek rakamın 14 milyon için kişi basma 800 kilovatsaat olduğunu ve buna mukabil 23 milyon yurttaşımızın elektrik enerjisi ve nimetlerin den yararlanamadığını belirtti.

Oda ve Şube Başkanlarının konuşmalarından sonra gündemin diğer maddeleri tamamlandı. Çalışmaların ikinci gününde, dilekler bölümünün seçimlerden sonra ya alınması hakkındaki önergenin kabul edilmesi üzerine üyelerimiz yeni dönem yöneticilerini seçmek üzere oylarını kullandılar.

Oy sayma işlemi sürdürülürken Dilekler maddesine geçildi. Bu arada 20. Genel Kurul, merkez ve şube yönetim kurullarınca yeni bir Serbest Müşavir Mühendis lik Yönetmeliği hazırlanması, bunun onaylatılarak yürürlüğe konması ve bir ama tör telsiz kanunu önerisi hazırlanması için çalışmalar yapılması hususlarında karar aldı. Genel Kurul ayrıca, aşağıdaki görüşlerin bir ortak bildiri şeklinde kamu oyu na duyurulmasını kabul etti.

20'nci genel kurulumuzun kabul ettiği ortak bildiri

TEKNİK ELEMAN SORUNU

Çalışanların bir parçası olarak teknik elemanlar da enflasyonist gidişin, artan ha yat pahalılığının baskısı altındadırlar.

Toplumun temel ihtiyaçlarını, adaletli bir gelir bölüşümtinü bir yana iterek, yalnız ca küçük bir azınlığın mutluluğunu sağlayacak ekonomik büyümeyi hedef alan kalkınma modeli, bilim ve teknolojinin uygulayıcısı teknik elemanı yoksullaşma sü reci içerisine itmiş bulunmaktadır.

Uluslararası sermaye düzeni güçsüz ülkeleri ekonomik, politik ve kültürel alanda baskı altında tutmakta, kendi çıkarlarını koruyacak sözde sanayileşme modelleri ni bu ülkelere ihraç etmektedir.

Türkiye de tekelci sermayeye açık, özel girişim eliyle kalkınmayı gerçekleştirmek isteyen bir ülkedir. Bu sistemin doğal sonucu olarak «kalkınmanın» külfeti halkın sırtına yüklenmekte, ücretler insanca yaşama koşulları sağlayamazken fiyatlar sü rekli artırılmaktadır. 1970 Martından bu yana fiyatlarda °/o 50'nin üstünde artış ol muştur. Son 10 yıl içindeki fiyat artışları % 100'ün üzerindedir. Kamu kesimin deki bunalıma çözüm getireceği öne sürülen Personel Kanunuyla teknik eleman lar memur statüsüne alınmış, ücretler uzun yrilar artmayacak biçimde dondurul muştur. Daha sonra kararnamelerle yürürlüğe giren yan ödeme uygulamaları ise, yeni bir huzursuzluğun kaynağı olmuştur. Yan ödemelerin ücret fiyat dengesini sağ layamayışı bir yana, politik tercihlere göre prim tanıma, teknik elemanlar arasın da ayrıcalık yaratma gibi uygulamalara yol açtığı bilinmektedir.

Geride bıraktığımız dönemde, yasa değişiklikleriyle teknik elemanların sendikal haklan ellerinden alınmış, örgütlenme olanakları dernek düzeyine indirgenmiş tir, öte yandan Meslek Odalarını da, kamu kesiminde çalışanları dışarda tutarak, uy du kuruluşlar haline getirmeyi amaçlayan yasa değişiklikleri alelacele Meclisten geçirilmiş, ancak konunun kamu oyuna mal edilmesiyle bu girişim Senatoda ön lenmiştir. Türkiyede uygulanan personel politikası dışa bağımlılığın kanıtlarından birisidir. Yerli teknik elemanın ücreti çok düşük düzeylerde tutulurken, «uzman» adı altında

getirilen yabancı teknik elemana ayda 120 bin liraya varan ücretler ödenmek te, böylece yerli teknik eleman geçimini ıbaşka yollardan aramaya ya da göçetme ye zorlanmaktadır.

Sonuç olarak, yurt gerçekleri doğrultusunda teknik elemanların ekonomik ve de mokratik taleplerini yineliyoruz:

— Doğal kaynaklarımıza ve kendi gücümüze dayalı bir sanayileşme ve kalkınma politikası izlenmelidir.

— Ülkemizi dışa bağımlı kılan yalbancı sermayeye ve yabancı teknik hizmet itha line son verilmelidir.

— Her türlü yatırım, araştırma, projelendirme ve uygulama hizmetlerinde yalnız kendi teknik gücümüz söz sahibi olmalıdır.

— Yatırımların ülke çapında dağılımı sağlanmalı, geri kalmış bölgelere yatırım lar yoğunlaştırılmalıdır.

— Teknik elemanlara, emeklerinin karşılığını grev ve toplu sözleşmeyle elde ede bilecekleri sendikalaşma hakkı tanınmalıdır.

ELEKTRİK ENERJİSİ SORUNU

Türkiyede öteden beri var olan ve son yıllarda bunalıma dönüşen elektrik enerjisi yetersizliği kalkınmayı engellemekte, geri ekonomik yapının yükünü daha da artır maktadır. Odamızca düzenlenen Elektrik Enerjisi Teknik Kongresinin mum ışığı altında yapılması, 50. yılda vardığımız yeri açıkça göstermektedir.

Eılektrik enerjisi darlığı, birincil enerji kaynaklarının yetersizliğinden değil, geç miş iktidarların bu kaynakların kullanılmasında uyguladığı dışa bağımlı politika dan doğmuştur. Son yıllarda elektrik enerjisi ile birlikte gerek kırsal alanlarda sula ma, gerekse kentlerde kullanma suyu kıtlığı da baş göstermiş, ayrıca her türdeki kömür ve petrol ürünü tüketimi sınırlandırılmıştır.

Ancak birincil enerji kaynaklarından gereken ölçüde yararlanılmamış olması temel sorun olmakla birlikte sıkıntının tek nedeni değildir. Darlığın önemli sayılabile cek nedenlerinden birisi de, yapımı planlanmış santrallarm zamanında devreye so kulamamış olmasıdır, örneğin, eğer Ambarlı 4 5, Hopa 1 2, Kovada 2 santrallan ve gaz türbinleri zamanında işletmeye ahnabilseydi, yaklaşık olarak 1970'de 1 milyar kWh, 1971'de 500 milyon kWh, 1972'del30 milyon kWh, 1973'de de 1 milyar kWh daha fazla üretim olanağı sağlanmış olacaktı. Fuel oil ile çalışan yük santrallarıy la alelacele kurulan gaz türbinleri, arızalar dışında üretimlerini sürdürebilmişler dir. Burada hemen, dış kaynaklara bağımlılığın, petrol ürünleri yakan santrallarm üretim harcamalarını ve dolayısıyle birim enerji maliyetini, petrol fiyatındaki ye ni ayarlamalar nedeniyle olumsuz yönde etkileyeceğini belirtmek gerekir, öte yan dan hidrolik santrallarda su eksikliği gerekçe olarak ileri sürülemez. Çünkü 1973 yılında su miktarı, 5 yıllık su ortalamasına göre yalnızca % 8 oranında eksilmiş tir. Bu kaybın toplam üretimdeki yeri 90 milyon kWlh, yani % 1 dir.

Birinci ve ikincil enerji kaynaklarında üretim eksikliğiyle ortaya çıkan bunalım, temelde, geri bırakılmış sosyo ekonomik yapının ürünüdür. Kurulması zorunlu temel endüstri tesislerinin itici gücü olan elektrik enerjisi sorununa gerçek çözüm ararken, önce bu sosyo ekonomik yapının analizini yapmak gerekir.

Sanayileşme süreci içerisinde elektrik enerjisi politikasının ana hatları, üretim ve tüketim planlamasında yer alır. Burada üretim, hidrolik potansiyel, her türlü kö mür, petrol v.b. birincil kaynaklara ilişkin nitelik ve rezerv durumlarının ortaya çı karılması, üretimin rasyonel kullanımı ve bunlardan elektrik enerjisi üretiminin esaslarını kapsar; tüketim ise, üretim merkezlerinden sağlanan enerjinin, sa nayi, cer, sulama, aydınlatma v.b. hedeflere yöneltilmesini içerir ve tüketim, üre tim olanaklarına bağlı olarak boyut kazanır.

Türkiyedeki enerji sıkıntısının nedenlerini somutlaştırmak için, yakın geçmişin ta rihsel gelişimine kısaca göz atmakta yarar vardır. İkinci dünya savaşı sonrasında, Marshall Planı ve Truman Doktrini ilkelerine bağlı kişiliksiz girişimler, 1950'ler de «küçük amerika» olma özentileri ve 1960'lardan sonra eserlere eser, ya da Türkt yeye bir Türkiye daha katma edebiyatı içinde uygulanan dışa bağımlı kalkınma yöntemleri nedeniyle, üretim tüketim koordinasyonu sağlanamamış ve çoğunlukla bu dönemlerde ele alınan hidroelektrik olanaklar, esas maliyetin % 300 ile % 900'ü kadar daha pahalıya gerçekleştirilebilmiştir. Birim maliyeti böylece pahalıla şan elektrik enerjisinin tüketim politikası da, üretilen enerjinin uluslararası tekel ci sermayenin istediği yönde, kısa süre içinde aşın kâr amaçlı lüks tüketim mad deleri yapımında ve montaj sanayiinde kullanılması suretiyle belirmiştir.

Çeyrekyüzyüldan beri üretim ve tüketimde uygulanan bu politika sonucu, pek çok Avrupa ve Balkan devleti bu sürede hızla gelişirken, bugün Türkiye çok geriler de kalmış bulunmaktadır.

Enerji tüketim politikasında uygulanan kısa sürede aşın kâr amacı gerçek sanayi leşmeyi Önlediği gibi, tüketim mallan üreten kuruluşların yalnızca altyapının kuru labildiği batı bölgelerinde kümelenmesi, bölgelerarası dengesizliği daha da derin leştirmiş, bir yandan doğudan batıya, köylerden kentlere göçü hızlandırarak büyük şehirlerde gecekondu, hava kirliliği gibi çözümü zor sorunlar yaratırken, bir yan dan da doğu bölgesinde tüketilemeyen enerjinin batıya taşınması zorunluğu, ya pımı çok pahalı 380 kVluk iletim hatlarına gerek göstermiş ve bu durum mamul madde fiyatlarına yansıyarak enflasyon ve hayat pahalılığını kamçılamıştır.

Yalnızca aydınlatma amaçlanna yönelen kötü bir tüketim modeli de, sermaye ikti darlarının oy kaygılanna bağlı olarak, elektriksiz belediye bırakmama ve yılda bin köye elektrik götürme sloganlan altında, marjinal maliyete ve rantabliteye bakılmaksızın, çoğu kez kayıplan tüketimdeğerinden fazla olan dağıtım şebekeleri nin kurulmasıdır. Sınırlı bir azınlığın mutluluğunu tümüyle halkımızın omuzlanna vükleyen bu ekonomik modelin çıkar yol olmadığını bir kez daha yineliyor, teknik kongremizde ortaya çıkan görüşlerin ışığı altında önerilerimizi şöylece özetliyo ruz :

— Elektrik enerjisi üretiminde izlenecek politika, kendi teknik gücümüze ve doğal kaynaklarımıza dayalı olmalıdır.

,_.

— Birincil enerji kaynaklarının rasyonel kullanımını sağlamak üzere başta petrol olmak üzere tüm yeraltı kaynaklarımız yabancı tekellerden kurtarılmalı ve linyit yatakları devletleştirilmelidir.

— Elektrik enerjisi tüketiminde bölgelerarası dengesizliğe yol açmayacak, politik amaçlı yatırımlara yer vermeyecek rantabl tesislere öncelik tanıyan bir politika izlenmelidir.

— Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımında yetki ve sorumluluk tümüyle TEK'na devredilmeli ve bu Kurum dışındaki şirketlerin ayrıcalıkları kaldırılma lıdır.

— Üretim faaliyeti içerisinde önemli yeri olan teknik elemanlar, hiçbir ayrım ya pılmaksızın, özgür düşünme ve üretici olma fonksiyonlarını yerine getirebilecekle ri, sendikal haklara sahip, yeni bir çalışma statüsü içine alınmalıdır.

AF KONUSU

Son birkaç yıldır Türkiye, demokratik hak ve özgürlüklerin askıya alındığı, sı nırlı azınlık dışında toplumun her kesimine antidemokratik baskıların yöneltildiği tarihsel bir dönemi yaşamıştır.

Bu dönem; 12 Mart muhtırasının ardından tepeden inmeci «partilerüstü hükümet lersin kurulduğu, «tarafsız başbakanlarsın 1961 Anayasasını halkımıza çok görerek rafa kaldırdığı, aydınların, yurtseverlerin ve halkımızın çağ dışı yöntemlerle ezil mek ve sindirilmek istendiği bir dönemdir. Halkımızın yoksulluktan ve gerilikten kurtulmasını amaçlamış, uygar bir toplum düzeni kurulmasını istemiş olan her kese terörün her türlüsü en yoğun biçimiyle bu dönemde uygulanmış, hapishane ler doldurulmuştur.

Türkiyenin çok önceden beri içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik bunalımın so rumluları yurtsever aydınlar ve gençler değildir. Gerçek suçlular, 1961 Anayasa sının öngördüğü reformları uygulamayan, kitlelerin demokratik taleplerini cevap lamayan, ülkemizi yabancılara peşkeş çeken, teknik gücümüzü güdümlü ve kısır bırakan, pahalılık ve işsizliğe çare getirmeyen, kışkırtıcı ajan üreticisi, faili meç hul cinayetler düzenleyicisi geçmiş siyasal iktidarlardır.

Halkımız son seçimlerde toplum yararına işleyecek demokratik bir yönetimden ve toplumsal barıştan yana olduğunu oylarıyla belgelemiştir. Genel af gündeme girdi ğinden beri egemen çevreler yalnızca adi suçların ve en önemlisi vergi affının ge rekliliğini savunmakta, bunun yanı sıra siyasal suçlan ayrıma tabi tutarak affın kapsamını elden geldiğince daraltmaya çalışmaktadır. 12 Mart sonrasının yukar da belirttiğimiz koşullarında hapse girmiş olanlardan bdr bölümünün af kapsamı dı şında tutulması sorunu çözmeyecek, iç barışı getirmeyecektir.

Çıkarılacak olan af kanunu halkımızın istekleri gözönüne alınarak hiçbir ayrım gözetmeden, hiçbir sınırlama getirmeden gerçekleştirilmeli, yurtsever aydınların demokratik hak ve özgürlükleri iade edilmelidir.»

seçim sonuçları

20. Genel Kurulumuzda yeni dönem yöneticileri için yapılan seçimin sonuçları, Oy Sayım Kurulunca şöyle açıklandı:

Yönetim Kurulu:

Geçerli oy sayısı: 521

Ahmet Varol

Aybars Ungan

Hacı Mordoğan

Atila Elmaslı

Abdülkadir Kahraman

Mahmut Kurtulmaz

: İbrahim Akdoğan

Tuncay Derman

Suat Yüksek

Aydın Tonger

Akad Çukurova

İbrahim Karamete

Necati Yalman

Denetleme Kurulu: Geçerli oy sayısı: 513

:

TMMOB Yönetim Kurulu adaylan

TMMOB Denetleme Kurulu Adaylan TMMOB Genel Sekreter Adayı 106

tsmet Can

Muammer Ermiş

Tanju özkayalı

Mehmet Gültekin

Erdoğan Acar

Sırrı Erkan

Esen Ergin

ilker Löker

Teoman Dural

yeni yönetim kurulumuzda görev •••• •• yapıldı

Odamızın 20. Olağan Genel Kurulu tarafından seçilen yeni Yönetim Kurulu, görev bölümünü şöyle yaptı:

Başkan Başkan Yardımcısı Yazman Üye Sayman Üye Üye Üye Üye

Ahmet Varol Aybars Ungan Bekir özgirgin Mahmut Kurtulmaz Hacı Mordoğan Atila Elmaslı Abdülkadir Kahraman

osinfüaDatrö

merkez ve şubelerimiz çalışma programlarını saptadılar

MERKEZ ÇALIŞMA PROGRAMI

1 Üyelerle ilişkiler ve sorunlarımızın üyelere duyurulması:

Üyelerle olan ilişkilerin artırılması ve üyelerimizin ülke, meslek ve teknik eleman sorunlarına eğilmelerini amaçlayan toplantılar düzenlenmesi,

Teknik, ekonomik ve sosyal konulan içeren konferanslar düzenlenmesi,

Odamızın çalışanları da yakından ilgilendiren yurt sorunlarına ilişkin açıklama larının ve görüşlerinin kısa zamanda üyelere ulaştınlabümesini sağhyacak bir ha ber bülteni çıkarılması,

2 — Teknik Eleman Kurultayı:

Teknik elemanların ekonomik, sosyal ve demokratik haklarının alınması ancak sendikalaşma ile mümkündür. Bu doğrultuda tüm teknik eleman örgütleri ile or taklaşa yürütülecak çalışmaların ilk adımı olan Teknik Eleman Kurultayının ha zırlanması ve çalışmalarına Odamızın en etkin biçimde katılması,

3 — TMMOB Kanun Değişikliği:

1954 yılında hazırlanan TMMOB Kanunu ülke ve teknik eleman sorunlarına cevap verememektedir. Odalann ülke ve meslek sorunları üzerinde daha fazla söz sahibi

tno

ıus

ve yatırımlarda denetim hakkı olmasını sağlıyacak, günün sosyo ekonomik ve tek nik koşullarına uygun yeni bir TMMOB kanun tasarısının hazırlanması,

4 — TMMOB içinde çalışmalar ve diğer demokratik örgütlerle ilişkiler :

Geçtiğimiz dönem gerçek niteliğine kavuşan, ortak sorunlarımızın çözümünde ve kamuoyuna duyurulmasında etkinliği büyük olan üst kuruluşumuz TMMOB içinde sürdürülecek çalışmalarda bugüne kadar olduğu gibi diğer Odalarla bir bütünlük içerisinde çalışılması,

Ortak sorunlar etrafında diğer demokratik ve sendikal örgütlerle çalışmalara giri şilmesi,

5 — Enerji sorunu :

Enerji konusunda bugüne kadar yapılan çalışmalardan da yararlanılarak ülkemi zin enerji kaynaklan ve bu kaynakların kullanılmasına ilişkin bir enerji politika sı konusunda görüşlerimizin kamuoyuna ve üyelere duyurulması,

6 — Ortak Belge uygulaması:

îmar Kanununun uygulanabilmesi, serbest çalışan üyelerimizin emeklerinin kar şılığını alması, projelerin ve tesislerin güvenilir ve istenilen şartlara uygun yapıla bilmesi ancak ortak belge uygulaması ile mümkün olacaktır. Ortak belge uygula ması konusunda gerekli çalışmaların sürdürülerek Odamızın da bu uygulamaya (diğer meslek Odaları ile birlikte) en kısa zamanda katılmasının sağlanması,

Bu uygulamalar doğrultusunda, Şubelerle işbirliği yapılarak en kısa zamanda ye ni bir Serbest Müşavir Mühendislik Yönetmeliğinin hazırlanması,

7 — Kalite belgesi ve kalite kontrolü:

Kaliteli mal üretiminin ve piyasada kaliteli mal kullanılmasının ülke ekonomisi ne getireceği yararları gözönüne olarak Odamızın 20. Genel Kurulunda kabul edi len Kalite Belgesi Yönetmeliğinin ışığında, kalite belgesi ve kalite kontrolü konu larında çalışmaların yoğunlaştırılması,

8 — Tip proje ve yıllık birim Batlarının hazırlanması:

Bugüne kadar çeşitli kuruluşlarca hazırlanan tip projeler ve birim fiyatlarının, yetkili kuruluş ilgililerinin katılması ile Odamız başkanlığında kurulacak komis yonlarca hazırlanmasının temini,

9 20. Genel Kurulumuzun kararı doğrultusunda bir Amatör Telsiz Kanun öne risi hazırlanması için çalışma yapılması.

Yapılması amaçlanan bütün bu çalışmalar, hiç kuşkusuz tüm üyelerimizin aktif des tek ve katkıları sayesinde gerçekleştirilebilecektir. Bu bakımdan Yönetim Kurulu muz, ülke ve meslek sorunları açısından yararlı olacak her çalışmada ancak siz lerin yapıcı eleştiri, uyan ve görüşlerinizle başarıya ulaşacağının bir kere daha bilincindedir.

İSTANBUL ŞUBESİ ÇALIŞMA PROGRAMI

A — ODA ÜYE BÜTÜNLÜĞÜNÜN SAĞLANMASI ÎLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR

1 — Teknik Kongreler Konferanslar : Güncel konularda kamu oyunun oluşturulması ve canlı tutulması amacına yönelik teknik konularda konferanslar düzenlenmelidir. öncelikle şu konularda kongre ve konferanslar yapılmalıdır. a) Enerji üretiminde hidroelektrik potansiyelimiz, b) Enerji üretiminde linyitin önemi, c) Ulusal enerji politikası nasıl olmalıdır, d) Şebeke frekansının önemi ve alıcılar üzerindeki etkileri, e) Nükleer enerji kaynaklarımız ve kullanma olanakları.

2 — Ekonomik Konular : Ekonomik konularda üyelerimizin kültür düzeyinin artırılması amacıyla yurdumu zun tanınmış iktisatçılarının katılacağı konferanslar düzenlemek.

Konular şunlardır : a) Ortak Pazar ve Türkiye, b) Uluslararası sermayenin az gelişmiş ülkelerdeki fonksiyonları, c) Ekonomik kavramlar nelerdir, doğrulan nedir, d) Teknik elemanların sanayileşmedeki yeri ve önemi, e) Sendikalaşmanın koşullan,

f) Türkiyedeki elektrik ve elektronik sanayii ve geleceği, g) Sermayenin halka açılmasının arkasında yatan gerçekler nelerdir.

3 — Sosyal Faaliyetler Sanat ve Edebiyat Çalışmaları :

Belirli bir kültürün oluşturulmasında katkısının büyük olacağına inandığımız ya zar ve ozanlarımızın üyelerimizle tanıştırılması, üyelerimiz arasındaki dostluk bağ larının kurulmasında araç olarak düşünülebilir. Odamız kısır maddi imkânlarına rağmen bu sosyal faaliyetleri gerçekleştirebilir. Bunları da kısaca şöylece sırala mak mümkündür.

a) Ulusal yazarların vereceği konferanslar, sohbet toplantıları düzenlemek, b) Üyelerimizin bir araya geldikleri toplantılara ozanlarımızın da katılmalarını temin etmek , c) Üyelerimizde tiyatro alışkanlığının sağlanmasında, üyelerimize toplu ucuz bi let temin etmek, organizasyon meselelerini halletmek, d) Çeşitli nedenlerle biraraya gelemeyen üyelerimizi biraraya getirecek organizas yonlar gerçekleştirmek, e) Sanat ve edebiyat dergilerine abone olmak.

4 — Yayın Organı :

Aylık yayın organının yanı sıra Şubemiz tarafından 15 günde bir çıkacak haber bülteninin çıkarılması zaruret haline gelmiştir. Yararları çok fazla olacaktır.

B — EMO VE ÜYELERİNİN EKONOMİK VE DEMOKRATİK HAKLARININ SA VUNULMASI ÇALIŞMALARI

1 — Sendikalaşma Çalışmaları:

Üyelerimizin ekonomik ve demokratik istekleri doğrultusunda çalışmalar yapmak.

2 — Teknik hizmet ithalinin durdurulması çalışmalarına yoğunluk vermek. Türkiyede çalışan yabancı teknik elemanların tespit edilerek, Odalara kanunen öde meleri gereken kazançlarının % 5 inin derhal tahsili yoluna gitmek.

3 — Doğal kaynakların kullanılması, işletilmesi ve enerji sorunu konularında EMO görüşleri ve kalite kontrol denetimlerinin daha etkin olabilmesini sağlamak.

4 — Uluslararası bize 'benzer örgütlerle ilişki kurmak.

5 — Odaların proje denetiminde etkin olmadığı çevre belediyelerde bu denetimi etkili kılmak.

6 — Teknisyen ve tekniker örgütleriyle diyalog kurarak teknisyen ve tekniker haklarının korunması konusunda uğraş vermek.

7 — EMO üyelerinin yasal haklarının elde edilmesi konusunda diğer meslek Oda ları ve örgütleriyle dayanışma ve ortak çalışmalar yapmak.

İZMİR ŞUBESİ ÇALIŞMA PROGRAMI

Bir Kamu kuruluşu olan Odamızın amacı; Elektrik Mühendisliği ve yurt sorunları ile yakından ilgilenmek, özelikle enerji politikası ve diğer kamu yatırımlarını dikkatle izleyerek gereğinde uyanlarda bulunmak, bu konularda Merkez Oda, İstan bul Şubemiz ve diğer Odaların izmir şubeleriyle birlikte yoğun çalışmalar yap maktır.

Bu yılki Genel Kurul neticelerine göre diğer meslek Odalarının da ilerici bir gö rüşte olmaları nedeniyle, Odalararası Kurul çalışmalarının daha etkili bir ibiçim de gelişmesini sağlamak amacıyla bu ortak çalışmalarda Odamızın bütün gücüyle girişimlerde bulunması sağlanacaktır.

önceki yıllarda olduğu gibi Odamızın koordinasyon toplantılarında daha etkili ol masına çalışılacaktır.

Yönetim Kurulu çalışmalarına ışık tutacak bazı konularda sürekli komisyonlar oluşturulacaktır.

Şubemiz üyelerinin Oda Başkanlığı ile olan ilişkilerinin ivedi olarak yürütülme si sağlanacaktır.

TÜTED ve TMMOB iş yeri temsilcilikleri için Odalararası Kurulda yapılacak çalış malara ek olarak Şubenıizce üyelerimizin bu konuda oluşturulması yönünde giri şimlerde bulunulacaktır.

Kamu ve özel sektörde çalışan üyelerimiz ve SMM üyelerimizin sosyal ve ekonomik durumları ile ilgili olarak olanaklarımız ölçüsünde çalışmalar yapılacaktır.

Bölgemizde elektrik mühendisliği hizmetine yeteri kadar önem kazandırmak için çalışmalar yapılacak, bu arada kurulu gücü 750 kW'tan büyük olan tesislerde me sul elektrik mühendisi istihdam edilmesi için gerekli girişimlerde bulunulacaktır.

İzmir Fuarında bu yıl, geçen yıla oranla daha düzenli bir biçimde sergi oluştur mak yönünde çaba harcanacaktır.

Şubat ayı içinde Ankara'da yapılacak Genel Kurula, bölgemizden önceki yıllara oranla daha fazla sayıda üyemizin katılabilmesi yönünde ve olanaklarımız ölçüsün de çaba gösterilecektir. Aylık yayın organımızın daha etkin bir biçimde gelişebilmesi için mali olanaklar teminine çalışılacaktır.

belge ve vize uygulamaları

Kastamonu Temsilciliğimiz, belge ve vize uygulaması konusunda Kastamonu Bele diyesi ile aşağıdaki protokolü yapmıştır:

«6785 Sayılı tmar Kanununa göre Belediye sınırları ve 47. madde şümulüne giren yerlerde yapıların ilgili kanunlara uygun şekilde yapılmasının sağlanması, böyle ce ülke ve toplum çıkarlarının korunması, fen adamlarının hak ve yetkilerinin göz önünde bulundurulması zorunlulukları Belediyelere ve 6235 7303 sayılı kanunla kurulmuş bulunan meslek Odalanna bazı hizmetler ve sorumluluklar yüklemiştir. Söz konusu hizmet ve sorumlulukları iyi bir şekilde yerine getirebilmek için uygu lamanın aşağıdaki şekilde yapılmasına karar verilmiştir.

Bu uygulamadan amaç, imar kanununun uygulanmasını sağlamak, böylece ülke ekonomisini daha iyiye götürmek için malzeme israfını önlemek, işin ehil eller de ve günün teknik imkanlarından azami istifade ederek en iyi en ucuz şekilde yapılmasını temin etmektir.

• İmar Kanununun 14. maddesinde «îmar planları ile tatbikat planlarının ve haliha zır haritaların, mimari statik ve tesisat plan, proje, resim ve hesaplarının hazır lanmasını ve bunların tatbikattaki fenni mesuliyetlerini ihtisas ve iştigal mevzu larına göre Y. mühendis, mimar * ve mühendisler deruhte ederler.» denmektedir. Bu durumda îmar Kanunu gereğince Kastamonu Belediye hudutlan içersinde her hangi bir inşaata başlanırken ruhsatiye eki olarak elektrik iç tesisat projesi is tenecek ve bu projeler elektrik Y. müh. ve mühendisleri tarafından hazırlanacaktır.

Ruhsatı alman inşaatların elektrik yapım işi ise elektrik mühendisleri ile yetkili elektriçiler hakkındaki yönetmelik gereğince:

a — Bağlantı gücü 100 kW,400 V kadar 1. Sınıf Elektrikçiler, b — Bağlantı gücü 50 kW,400 V kadar 2. Sınıf Elektrikçiler, c — Bağlantı gücü 12 kW,400 V kadar 3. Sınıf Elektrikçiler, tarafından yapılacaktır.

• îmar Tüzüğünün 15. maddesinde fen adamlarının tanzim ettikleri projeler ile fenni sorumluluğunu aldıkları yapılar bakımından Belediyelerce kontrol edilebil meleri için fen adamlarının sicillerini tutmak, tanzim ettikleri bütün projelerin ve fenni mesuliyetini aldıklan yapıların sicillerini tutmakla Belediyeler mükelleftir. TMM. Odalan ise bu sicillerin tutulmasında fen adamlarının T J M M . 0 . Birliği Kanununa göre ilgili meslek Odasma kayıtlı ve serbest olarak çalışmalarına engel durumlan olup olmadığını, gerek cezaî yönden gerekse hizmet kapasitesi yönün den sakınca bulunmadığını denetlemekle görevlidirler.

Yukandaki esaslann uygulanması için Belediye ve temsilciliklerde meslek Oda larının sicilleri tutulacak, Ek l'deki esaslara göre kayıt yapılacaktır.

• Elektrik Mühendisleri yetkilerini kullandıklan anda meslek icrasına mani hal leri bulunmadığını tesbit ettirmek amacıyla her proje için E.M.O. Kastamonu Tem

silciliğine projelerinin mesleki hizmet standardına uygunluğunu vize ettirecekler dir.

• Vizeden geçmeyen projeye Kastamonu Belediyesi ruhsat vermiyecektir. Oda ta rafından kontrol ve vize edilen projenin sorumluluğu Odaya aittir. Belediyeye ay rıca bir sorumluluk yüklenemez.

Kastamonu dışında yapılan projelerin Kastamonuda inşa edilenleri EMO Kastamo nu Temsilciliğinin tetkikinden geçecektir.

Elektrik Mühendisleri Odası temsilcilikleri, belge ve vize işlemini aşağıdaki şekilde yapacaktır. a) Projelerin kapak tarafında, usulüne uygun açılacak vize hanesini yetkili tem silcilikler lüzumlu kontratı yaptıktan sonra mühürleyip imzalayacaklardır. b) Fenni mesuliyet için hazırlanmış olan matbu belgeleri usulüne göre doldurduk tan sonra tasdik edeceklerdir.

• Vize ve belge işlemi için müracaat eden teknik elemanlardan istenecek belgeler : a) Çizim standardlarına uygun olarak hazırlanmış 3 nüsha tatbikat projeleri, b) Teknik elemanla işveren arasında belirtilecek örneğe göre aktedilecek tip sözleşmeden 3 nüsha.

• Belediyeye fenni tatbikat veya halen faaliyette olan bir tesisin işletme fenni mesuliyetini almak için müracaat edecek elektrik mühendisleri bu yetkilerini kul landıkları takdirde 3458 sayılı kanunun 9. maddesinde belirtilen hususlarda mes leklerini icraya mani halleri bulunmadığını tevsik amacıyla her fenni sorumluluk için ayrı ayrı olmak üzere Oda temsilciliğinden alacakları belgeyi Belediyeye ibraz edecekler ve Belediyece ilgili fen adamının siciline işlenecek, fenni sorumluluğu kabul edilecektir.

• Yapının fenni mesuliyeti proje mükellefi veya Belediyeden mükellefin muvafa kati ile fenni mesuliyetini alan başka bir mühendis tarafından yürütülür. Fenni mesuliyeti alan fen adamı tesisatı ruhsatiye ve eklerine göre yaptırmağa mecbur dur. Aksi halde kendisi mesuldür.

• Fenni tatbikat veya halen işlemekte olan bir tesisin işletme fenni mesuliyetini almak üzere müracaat edecek olan elektrik mühendisi dışındaki elemanlara ise protokola ekli yetkili elektrikçiler hakkındaki yönetmelikteki hudutlar içinde kal mak şartıyle fenni tatbikat veya fenni işletme sorumluluğu verilecektir.

• Kastamonu Belediyesiyle TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Kastamonu Temsilciliği arasında aktedilen bu protokol hiç bir surette tek taraflı olarak iptal ve tadil edilemez.

• Bu protokolün akdi tarihinden itibaren 15 gün içinde halen faaliyette bulu nan fen adamları Belediyeye ve Temsilciliğe baş vurarak kayıtlarını yaptıracak lar ve sicil numaralarını alacaklardır.

• Bu protokol Belediyece ve EMO Kastamonu Temsilciliğince ilgili fen adamla rına duyurulacaktır.

• Protokol 1.2.1974 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacaktır.»

'

izmir ve istanbul şubelerimiz genel af konusundaki görüşlerini yineledi

Cumhuriyetin 50. Yılında çıkarılması gereken «Af Kanunu» bazı ayrıcalıklar getiri lerek sınırlı ve özel bir şekilde çıkarılmak istenmektedir.

Bozuk düzenin sonucu olarak tutukevlerini dolduran yüzibine yakın insanın hiçbir ayrım gözetilmeksizin Genel Af'la salıverilmesini istiyoruz. Bazı düşüncelerle bir takım suçluların affın dışında bırakılması veya diğerlerinden daha az yararlandırıl ması Anayasanın eşitlik ilkesini zedelemektedir.

Biz aşağıda adı geçen yasal örgütler AFFIN HÎÇ BİR AYRIM GÖZETİLMEKSİ ZİN, TUTUKEVLERİNİ TAMAMEN BOŞALTACAK ŞEKİLDE OLMASINI DİLİYO RUZ. Mecliste görüşülmesine başlanmak üzere olan Af Kanunu teklifinin bu şekilde düzeltilerek çıkarılmasını halkımızın bir özlemi olarak talep ediyoruz.

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ İZMİR YÜKSEK ÖĞRENİM KÜLTÜR DERNEĞİ KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ MİMARLAR ODASI İZMİR ŞUBESİ ORMAN MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR TEMSİLCİLİĞİ TÖB DER İZMİR ŞUBESİ TÜRKİYE YAPI TEKNİSYENLERİ DERNEĞİ TÜTED İZMİR ŞUBESİ ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ

Cumhuriyetin 50. yılında çıkartılacağı vaad edilen «Genel Af» halâ gerçekleştiril memiştir. Türkiyenin birkaç yıldır içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal bunalımın sorumlu ları, bozuk düzenin suçlu kıldığı kurbanlar değildir. Bu sorumluluk, halkının yok sulluktan, gerilikten kurtulmasını amaçladığı için zindana düşmüş aydınlara ve gençlere de asla yüklenemez. Gerçek suçlular 1961 Anayasasının öngördüğü reformları uygulamayan, halk kit lelerinin demokratik taleplerini cevaplamayan, ülkemizi yabancılara peşkeş çeken, teknik gücümüzü güdümlü ve güdük bırakan, pahalılık ve işsizliğe çare getirmeyen, ekonomik ve sosyal anarşiyi körükleyen, kışkırtıcı ajan üreticisi, faili meçhul ci nayetler düzenleyicisi geçmiş siyasal iktidarlardır. Genel Af aslında bu gerçek suçluların affı olacaktır. Tüm elektrik mühendisleri fikir suçu kavramına karşıdırlar. Halkımız da son seçimlerde toplum yararına işleyen bir demokrasiden ve toplum sal barıştan yana olduğunu oylarıyla açıklamıştır. Halkımızın isteği bir an önce ge niş kapsamlı af kanunu ile yerine getirilmeli, yurtsever aydınların özgürlükleri ia de edilmelidir. ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İSTANBUL ŞUBESİ XIV. GENEL KURULU