Elektrik Mühendisliği · Sayı 225 · Eylül 1975

MÜHENDİSLİK DÜNYASI

Yüksek gerilim, koruma ve ölçme Teknik / bilimsel makale

Yıl
1975
Sayfa
10
Okuma süresi
17 dk
Görüntülenme
0

Konu

Yüksek gerilim, koruma ve ölçme

İlgili: Elektronik ve yarı iletkenler, İletim ve dağıtım şebekeleri

Anahtar kelimeler

  • Poly 12 direkler
  • çelik boru direk
  • 115 kV iletim hattı
  • analog-dijital çevirgeç
  • AA/DA karışımı güç iletimi

Özet

Yüksek gerilim iletim hatlarında çelik kafes direkler yerine kullanılan eliptik kesitli çelik boru (Poly 12) direklerin yapısı, üretimi ve temel bağlantıları anlatılıyor; ayrıca 10 bitlik örnekselden sayısala çevirgeç devresi ve AA/DA karışımı güç iletim yöntemleri kısaca ele alınıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

mühencfsft dünyası gelşmeler

yüksek gerilimde çelik kafes direkler yerine kullanılan eliptik kesitli çelik boru direkler

Erdoğan ELCİN

Bugün, yüksek gerilimli, özel likle 115 kV'tan 750 kV'a ka dar olan iletim hatlarında, büyük çelik kafesli direkler yerine, çelik levhalardan ya pılmış, eliptik kesitli, içi boş çelik boru direkler kulla nılıyor. Gelişmiş ülkelerde kullanılan bu direkler Poly 12 olarak anılmaktadır. Her yük için yapılabilen bu direkler tek bütün (yekpare) olarak yerleştirilmekte ve diğer di rekler ile karşılaştırıldığın da büyük bir kazanım (tasar ruf) sağlamaktadır. Çünkü, di reklerin temeli küçüktür ve çok az yer kaplar, ayrıca direk bir bütün olarak vinç ile dikilebildiğinden işçi likten kazanılır. Üstelik kafes direklere göre çok daha hafiftir.

Aşağıdaki fotoğraflarda, Bos ton'da kurulmuş 115 kV'luk böyle bir direğin resimleri görülüyor.

Şimdi fotoğraflarını gördüğü müz bu çelik direklerin nite liklerini, yapımını ve bakı mını inceliydim.

Erdoğan Elçin, İller Bankası 1.Bölge Md.

Şekil 1. 115 kv, 3 x Partridge

St AL iletkenli, Elip

\

soid kesitli, çelik

boru (Poly 12) direkli

enerji iletim Sattı.

•>" „*

Şekil 2. 115 kV. 3 x Partridge St AL iletkenli, Elip soid kesitli, çelik boru (Poly 12) direkli enerji iletim hattı.

>

E t E>

Şekil 4. Direkte parçalar flanjlı olarak birbi rine bağlanmıştır.

Şekil 5. Direkte parçalar geçme~ li olarak birbirine bağlanmıştır.

KULLANILAN ÇELİK VE DİREĞİN YAPIMI

Teknolojinin gelişmesiyle bugün, çok iyi nitelikte çelik yapıla bilmektedir. Çok iyi nitelikte ki çelik yapımı ile daha az malzeme kullanarak çok daya nıklı çelik direkler gelişti rilmiştir. Bu çelik direkler, Şekil 3'te görüldüğü gibi, e liptik kesitli ve 12 köşelidir. Bu yüzden bu direklere Poly 12 adı verilmiştir. Direk içi boş eliptik kesitli olduğu için iki ekseni vardır: büyük eksen, küçük eksen. Bu iki eksen ara sındaki oran 4/3 dür. Direk, çok yüksek bir dayanıklılık gösterdiğinden, vibre direk lerde, olduğu gibi, büyük eksen yönünde dikilir. Büyük eksen uzaklığı değişti rilerek değişik yük durumları na göre değişik türlerdeki di rekler yapılabilir. Eğer bütün yönlerde yani, 12 yüzde de e şit kuvvet olması istenirse bu direkleri yuvarlak yapmak gerekir.

Direkler çok uzun olacak ise, uygun uzunluktaki parçalar ha linde yapılır ve daha sonra birbirine geçmeli (Şekil 5) ya da flanjlarla (Şekil 4) birleş tirilir.

Bu tür çelik direklerin yüksek bir kullanım esnekliğine ve taşıma kolaylığına sahip oluşu giderek gelişmesine ve stan dartlaşmasına yol açmıştır. ÇELÎK DİREKLERİN YAPIMI Bu direkler, taşıyacağı yükün durumuna göre tasarımlanır ve yapılır. Çelik saç kalınlığı, dipten tepeye kadar belirli değerlerde değişir. Genel ola rak dipte saç kalınlığı 3,25 cm ve tepede 0,5 cm'dir. Arzu edilen dengeyi, ekonomiyi ve güzel bir görünüşü vermek için mümkün olduğu kadar kemikliği fazla seçmek gerekir. Eğer direğin taşınması ve di kilmesi fazla sorun yaratmıyor sa; kaynaklı tek bütün olarak yapılıp çukur başına taşınması ve orada dikilmesi en ekonomik yoldur. Bu durum da direkler, fabrikada kaynaklı olarak tek bütün ve seri biçimde yapılır. Şekil 6'da böyle bir direğin kaynak dikişleri görülüyor. Kaynak yapıldıktan sonra ve di reği taşımadan önce kaynak yer leri gözden geçirilmeli ve kuş ku duyulan dikişler ultrasonik yöntemle denetlenmelidir. Kay

Şekil 6.' 42 7

nak muayenesi için genel olarak deniz sonar aygıtı kullanılır, ve kaynak dikişleri televizyon, ekranında gözlenir. Ayrıca di reklerin dengesiz yüklerdeki sapmalarını önlemek için, di reğin yapısında bu sapmaları veren yüklere ters yönde bazı özel dengeleyiciler konur.

Direkler genellikle alıcının isteğine bağlı olarak kaynaklı

ve boyalı yapılmaktadır. Son zamanlarda imalat yüksek ma liyeti gerektirdiğinden, gal vanizli yapımdan vazgeçil miştir. Ayrıca galvaniz tankı 15 metreden daha uzun yapıla madığı için, uzun direklerin yapımında fazladan saplama ve flanj kullanmayı gerektirir, bu da maliyeti artırmaktadır. Bunun için bugün direklerin galvanizli yapımından vazge

Şekil 7. 115 kV, 3xPartridge çelik durdurucu direğin temel bağlantısı.

Şekil 8. 115 kV, 3xPartridge çelik taşıyıcı direğin temel bağlantısı.

Şekil 9.

çilmiş, yerine her ortama uya cak boyalı direkler gelişti rilmiştir.

ÇELİK DİREKLERİN TEMELİ

Direklerin temel boyutları, kullanılan direğin türüne, ya ni durdurucu ya da taşıyıcı olmasına göre değişir. Uzun saplamalar bir çelik kafes et rafında sıralanarak temel içi ne yerleştirilir ve sonra içi ne beton dökülür. Dışarda ka lan saplamaların üzerine bir plak yerleştirilir ve direk bu saplamalar üzerine oturtu larak somunları sıkıştırılır.

Şekil 7 ve 8'de 3xPARTRİGE iletkenli taşıyıcı ve durdu rucu direklerin temel bağlan tı biçimleri görülüyor.

Direğe tırmanmak için, Şekil 9'da görüldüğü gibi, ya direk üzerine saplamalar yerleşti rilmekte ya da seyyar el mer divenlerinden yararlanılmakta dır. Merdiven saplamaları 5/8 x 6 inç boyutundadır ve yerden 4 m yukardan başlar.

Bu direklerin hesaplanmasında; bilgisayarlardan yararlanılma sı, tasarım maliyetini düşür mektedir.

mühendislik dünyası uygulamalar

10 bitlik örnekselden sayısala çevirgeç

Şekil l'de 0 10 V'luk bir 3r neksel imi, bir karşılaştırıcı tümleşik devre yardımı ile 1 ms ya da 100 ps sürede 10 bitlik sayıya çeviren bir örnek selden sayısala çevirgeç (ana log to digital converter) gö rülmektedir. Çevirgeç 15°C 35°C sıcaklık bölgesinde doğ ru olarak çalışır. Bu bölge dışında çalışılacaksa devre deki 0,4 yP'lık C sığacı, ko şut (paralel) bağlı 0,03 uFf İlk gümüş tnika ve 0,01 uF'lık polistiren sığaçlardan oluştu rulmalıdır.

Ucuzluğu yanında devrenin öte ki özellikleri az sayıda öğe den oluşması, güç tüketiminin az oluşu ve kaynak gerilimin deki dalgalanmalardan etkilen memesidir, öte yandan, kararlı bir saat vuruşu üreteci (clock) gerektirmesi ve gürültüye kar şı duyarlı oluşu devrenin ö nemli sakıncalarıdır.

Çevirgeç çıkışı, sığaç gerili minin giriş gerilimi düzeyine yükselmesi için geçen süredeki saat vuruşları sayısıdır. Şe kil l'den de görüldüğü gibi giriş gerilimi 0 10 V arasında herhangi bir değerde olabilir. Giriş gerilimi, tümleşik dev re tarafından sığaç gerilimi ile karşılaştırılır. Giriş ge rilimi sığaç geriliminden yük sek olduğu sürece, karşılaştı rıcı, sayıcının saat vuruşla rını saymasını sağlar. Sığaç gerilimi giriş gerilimine ula şınca sayma işlemi durdurulur. Sayılan toplam saat vuruşları, giriş geriliminin bir ölçüsü dür. Sığacın doluş süresi, 1000 saat vuruşu 10 V'a karşı gelecek biçimde ayarlanmıştır.

Çevirgecin çalışması Şekil I1 den kolayca anlaşılabilir. Di, D2 diyotları ve Ti tran sistoru C sığacı için bir akım kaynağı oluştururlar. 2,4 V1 luk Dj zener diyotu, akım kay nağının güç kaynağındaki de ğişmelere karşı kararlılığını sağlar. D2 diyotu da, sıcak lıkla Ti'in taban ., _yıcı geri 1imindeki değişmeleri karşı lar.

311 türü tümleşik devre, giriş gerilimi ile sığaç gerilimini karşılaştırarak T tranzisto runu denetler. Giriş gerilimi4 311'in eviren girişine (in verting input), sığaç gerili mi de evirmeyen girişine (non inverting input) uygulanır. Çevirme işlemi yapılmıyorsa sığaç gerilimi 12 V, dolayı sıyla 311 çıkışı yüksek bir değerdedir. 311 çıkışı T 'ü doymada (saturation) tutar, böylece sayıcı girişi toprak lanmış olur.

Çevirme işleminin yapılması i çin denetim girişine bir vuruş uygulandığında T2 tranzistoru doymaya girer ve sığacı boşal tır; böylece 311 çıkışı sıfı ra düşer, öte yandan, D diyo tu ve 2,2 kfi'luk direnç Tj'ü doymada tuttuğundan vuruş sü resince sayma olmaz. Denetim vuruşu sıfıra düştüğü anda T2 tranzistoru kesime (cut off) girer, Ti tranzistoru sığacı doldurmaya başlar ve T3 doy madan çıkar.

Sığaç gerilimi giriş gerilimin

çevirme denetim vuruşu

[•

—ı örneksel• vc gerilim

—~y

12V karşılaş tırıcı çıkısı o sayıcı r5 V girişi ol

n

Şekil 2. Zamanlama diyagramı

den küçük olduğu sürece 311 çı kışı sıfırda olacağından, saat vuruşları T3 tranzistorunun du rumunu doyma ile kesim arasında değiştirirler. Böylece saat vu ruşları sayıcıya iletilmiş olur. 10 kJÎ ve 4,7 kfl'luk dirençler T3 çıkışının TTM'ye (tranzis tor tranzistor mantık devresi ne) uyar (compatible) olmasını sağlar.

Sığaç gerilimi giriş gerilimi düzeyine erişince 311 çıkışı yükselir, T3 doymaya girer ve sayma işlemi durur. Şekil 2'de çevirme işleminin zamanlama di yagramı görülmektedir.

Çevirgeci ayarlamak için giri şe 10 V'luk gerilim uygulanır ve 20 kft'luk değişken direnç, her denetim vuruşu için 1000 saat vuruşu sayılacak şekilde

ayarlanır. Sonra 0,01 V'luk bir gerilim uygulanır ve 10 kft'luk değişken direnç, her denetim vuruşu için 1 saat vu rusu sayılacak şekilde ayarla nır. 10 kft'luk değişken direnç karşılaştırıcının artık (offset) gerilimini ayarlayarak, sığaç Üzerinde kalan V ^ E gerilimini karşılar.

Şekil l'deki devre 1 ms'de 10 bitlik çevirme işlemini ger çekleştirir. Denetim vurusu 1 kHz'e kadar herhangi bir sıklıkta uygulanabilir. 100 ps'de çevirme yapabilmek için saat vuruş sıklığı 10 MHz ve C = 0,004 uF olmalıdır. Bu durumda denetim vuruşları 10 kHz'e kadar sıklıkta uygula nabilir.

(Electronics, 17 Nisan 1975)

örneksel ogıiorvi ş

jnrun. saat g i r i ş i

15 kn örnekselden sayısala çevirgeç

çevırme denetim girişi

bilgisayara, gerflim ölçere ya da başka aygıtlara

hattında iletilen gücü düşü

aa/da karışımı sistemlerde

recektir. Bu ise, AA sistemin de frekans düşmelerine yol a çar. Diğer yandan; AA şebeke

güç iletimi

lerinde var olan kapasitenin kullanılma yüzdesi, yük dağı

tımı ve kararlılık sınırların

BUyük güçlerin uzun mesafelere iletilmesinde DA kullanılması, AA'ya göre pekçok üstünlükler sağlar. Ancak, elektrik enerji b lin üretimi ve dağıtımı AA

dan ötürü düşüktür. Tüm bu sa kıncaları en aza indirgemek i çin, güç iletiminde AA/DA ka rışımının bir arada kullanıl ması bir çözüm olabilir.

ile yapıldığından, DA yalnızca

Bir hattın toplam akım tasıma

gerçek iletim sürecinde kulla

kapasitesinin ( J IjL + if^) >

nılabilir. Bunun için de gücü

AA/DA karışımı ile aaha da ar

AA'dan DA'ya ve DA'dan AA'ya dönüş

tırılabilmesi, AA/DA güç ile

türecek aygıtlar gerekmektedir.

timinin temel üstünlüğüdür.

Dönüştürücü (rectifier ve in * verter) merkezlerin karmaşık lığı ve yüksek maliyeti, DA iletiminin yaygın kullanılı mını güçleştirmektedir. Ayrı ca, DA hattı üzerinde yer a lan bölgeleri beslemek için ara uçlardan enerji alma zo runluğu ayrı bir sorun ya ratmaktadır. Ara yükleri bes lemek üzere ayrı bir AA ile tim hattının çekilmesi bu so

Aynı iletim hattına, AA ve DA güçlerinin bindirilmesi için çeşitli düzenlemeler ve bun ların uygulama yöntemleri üze rinde durulmuştur. Şekil 2'de temel AA/DA düzenlemesi veril miştir. Doğru akımın sisteme verilmesi ve sistemden çekil mesi işlemi, transformatör yıl dız sargılarının nötr çıkışla rında gerçekleştirilir.

runa bir çözüm getirebilir.

Şekil 1 ve 2'den; AA/DA güç

Ancak böyle bir yol maliyetle

iletiminde; fazlar arası geri

ri aşırı ölçüde artırabilir ve

limin alternatif (zaman ekse

kendi yan sorunlarını getirir.

nine göre simetrik), faz top

rak geriliminin ve faz akımla

Bir çözüm, aynı iletim hattı

rının ise dalgalı (zaman ekse

üzerinde AA ve DA güçlerinin

nine göre kayık) nitelikte ol

birlikte iletilmesidir. Bu du

duğunu kolayca görebiliriz.

rumda, DA gerilimi, hattın her üç faz iletkenlerindeki AA ge rilimlerine bindirilir. Fazlar arası gerilim aynı kaldığı halde, faz toprak gerilimi DA gerilim bi leşeni kadar artar ve dalga biçi mi zaman eksenine göre kayar (ŞeVdll) Bu yöntem, "dalgalı akım (pulsating current?' ya da "AA/DA karışımı (ÜC/ DC hybrid)" güç iletimi diye anılır. Güç iletiminde bağımsız AA ve DA yöntemlerinin kullanılması, pekçok sakıncaları da berabe rinde getirir, örneğin, kısa devre güçlerini düşürmek için sistemin yalıtkan bölümleri arasında kullanılan asenkron

Doğru akım, Şekil 3'de görül düğü gibi sistemleri birbirin den ayıran transformatörün nötründen veya Şekil A'de gö rüldüğü gibi yıldız yıldız bağlı ayrı bir transformatö rün nötründen sisteme verilir. İkinci yöntemi kullanmanın ötekine göre üstün yanları vardır. Devreye kondansatör (sığaç) koyarak doğru akımla rın tutulması gerçekleştiri lebildiği gibi, aynı denetim koruma amaçlarını sağlamak i çin AA devre kesicileri kulla nılabilmektedir.

nitelikteki DA bağlantısı, güç akışı yönlerinin değiştirilme sinde; AA bağlantısı kadar et kin olamıyor. Çünkü DA ileti minde güç akışının denetim diz geleriyle değiştirilmesi, 3 saniye ile 3 dakika arasında değişen bir zamanı gerektirir. Ayrıca DA ile güç iletiminin başarılı olabilmesi, her ça lışma koşulu için en uygun re aktif güç kaynağının bulundu rulmasına bağlıdır, örneğin valf grubundaki bir arıza, DA

Doğru akımın (DA) dönüşü top rak, az yalıtılmış bir nötr iletkeni veya tam yalıtılmış dördüncü bir iletken üzerinden yapılabilir (Şekil 5 ve 6 ) . Normal işletme koşullarında, AA iletkenleri ve tam yalıtıl mış dördüncü iletken üzerin deki doğru akımlar eşit gen likte ve ters yönde olacak lardır. Şekil 7'de görüldüğü gibi, çift devre sistemi ay rı bir seçenek olarak kulla nılabilmektedir. Ancak bu du

Elektrik Mühendisliği 221

rumda toprak dönüşü, bir dev renin veya valf grubunun dev re dışı kalması ile gerçekle şir.

AA/DA güç iletiminin üstün lükleri şöyle sıralanabilir:

1. Hat boyunca, bazı noktalar daki güç gereksinimleri transformatör merkezleri ile sağlanabilir. Dönüştü rücü merkezlere (converter centers) gerek yoktur.

2. Var olan 3 fazlı AA hatla rı bu amaçla kullanılabilir ve hatların güç iletme ka pasitesi daha da artar.

3. Ara merkezler (intermediate substations) için özel ve pahalı DA devre kesicileri ne gerek yoktur.

4. Transformatör iç yalıtım düzeyi yükselir.

5. DA hatlarındaki korona ka yıpları, aynı gücü iletmek için kullanılacak daha yük sek gerilimli AA hatların daki korona kayıplarından daha düşüktür.

AA/DA güç iletiminde karşılaşı lan en önemli sorun, yüksek ma liyetli dönüştürücü merkezlere olan gereksinmedir. Diğer bir zorluk; doğru akımı, AA güç transformatörleri ve akım transformatörlerinden geçirir ken, manyetik doymayı en aza indirmek için, sargılarda özel önlemlerin alınması gereğidir.

TRAN SFO RMATÖ RLE R

Şekil 8'de demir çekirdek sar gılı bir transformatörün manye tik doyma (saturasyon) eğrisi görülmektedir. 100 Amperlik bir primer akıma karşılık olan sekonder AA gerilimi 118 volt tur. Eğer ek olarak 100 Amper lik bir DA, primer veya sekon der sargılara verilirse, sekon der gerilimi 29 volta düşer. Ayrıca büyük DA değerlerinde, AA büyüklüklerinin dalga biçi mi de bozulur. Transformatör sargılarının zik zak bağlanma sıyla bu sakıncalar giderile bilir. Zik zak bağlantı, trans formatörlerde; üçüncü harmonik ve DA bileşenlerini yoketmek için kullanılan, alışılmış ve yaygın bir bağlantı biçimidir. Sargılarda kullanılan iletken lerin kesitlerini büyütmek ay rı bir çözüm yolu olabilir. Ancak bu, maliyetleri artırır.

Yukarıda belirtilen sorunlar ara merkez transformatörlerin

de ortaya çıkmaz. Çünkü, bura da transformatörleri etkileye cek DA bileşenleri, ancak hat tın iletkenleri arasındaki kü çük direnç farklarından ileri gelir.

AA/DA güç iletiminin bir diğer sakıncası, uç ve ara merkez lerdeki transformatörlerin ay rı önemde olmasıdır. Transfor matör sargılarının yıldız ucu toprağa göre daha yüksek geri limde tutulur (Şekil 1 ) . Trans formatörleri, hattın faz top rak arızalarından ve bazı ma nevra aşırı gerilimlerinden (svitching overvoltage) koru mak için özel önlemler alınma lıdır.

YALITIM

Transformatörün yalıtım siste mine DA gerilimi uygulanırsa kararlı durumdaki gerilim da ğılımı; AA geriliminin oluştu racağı gerilim dağılımından çok farklıdır.

AA gerilim zorlanmasında (stress); katı yalıtkan ve yağ arasında oluşan gerilim, mal zemenin sığasından (kapasitans) ileri gelir. Bir biçimli (uni form) bir alanda; yağın zorlan ması katı yalıtkanın zorlanma sından daha fazladır ve zor lanma, 'geçirgenlikle ters o rantılıdır. Ara yüzlere elek trik yüklerinin yığılması, ge rilim dağılımını değiştirir ve dielektriklere doğru olan yük akışlarını düşürür. Geri lim sürekli olarak tutulduğun da; katı yalıtkanın zorlanma sı artar, yağın zorlanması a zalır. Zorlanma, malzemenin direncinden ileri gelir. Di renç, sıcaklık ve gerilim zor lanmasına bağlı olduğu halde; geçirgenlik bunlardan etkilen mez. Katı yalıtkanın direnci ve buna bağlı olarak zorlan ması, yağınkinden yaklaşık on kat daha fazladır.

Transformatörün yalıtkanlığı, dalgalı akıma karşı daha iyi tepke (response) gösterir. îl ke olarak, AA bileşeni yağın zorlanmasını artırmasına kar şın, DA gerilimi katı yalıt kanı yükleme eğilimindedir. Buradan yalıtkanlık payının düşürülebileceğini söyleyebi liriz. Diğer bir deyişle, aynı yalıtkanlık payında; AA siste mine DA bindirilerek iletilen güç artırılabilir.

T

a.üç evreli

VE

sistemde

gerilimler

b. Yalnız AA

c. Yalnız DA

güç iletimi için (b) d. AA/DA karışımı

roooo> J r'tjt'60'' '

AA/DA güç iletiminde temel devre düzenlemesi.

DA gücü, ayırım transformatörünün yıldızından sisteme veriliyor.

Şekil 4.

DA gücü, ayrı bir transformatörün yıldızından sisteme veriliyor.

t 1 c U) ! V»A, V6A*DA (d)

I—' ööoü >

DA kaynak

I

OA enjeksiyon transfor matörü kaynak

DA değerleri (yüzde)

ao /no i n o 140 l « o 40 9o «o 140 200 2«o

AA değerleri (yüzde)

Şekil 5.

DA, dönüşünü toprak üzerinden yapıyor.

Şekil 6.

DA, dönüşünü az yalıtılmış yıldız noktası üzerinden yapıyor.

Şekil 7.

çift devreli düzenlemede

toprak

dönüşüne

ancak

arıza

(dengesizlik)

koşullarında

gerek

duyuluyor.

Şekil 8.

Demir çekirdekli bir transformatörün voltamper eğrileri (AA/DA sargılarının sarım oranızl/1)

Dalgalı gerilim de; transfor matör yalıtkanlığı daha iyi tepke gösterdiği gibi, iletim hattındaki yalıtkanlık payının kullanılması da daha da iyi leştirilebilir. Burada belir leyici etken, manevra aşırı gerilim darbelerinin düzeyi dir. Dalgalı akımda bu düze yin, AA'ın yalnız başına yol açtığından daha fazla olmaya cağı saptanmıştır. Ayrıca, birbirinden bağımsız iki kay naktan alınan frekansları fark lı iki gerilim ile güç iletil diğinde (AA/DA karışımı güç iletimi); AA ve DA üzerinde doğan aşırı gerilimler birbi ri üzerine binmez ve biri di ğerini artırmaz. Böylece ge rekli izolatör sayısında da bir azalma sağlanabilir. Çün kü burada izolatör sayısını belirleyen gerilim; farklı fre kanslı gerilimlerin aritmetik toplamı değil efektif (rms)

< *^AA+VDA> toplamıdır.

Sovyetler Birliğinde, 220 kV'a kadar olan tüm AA iletim hat larında; faz toprak gerilimi nin tepe değerine eşit genlik teki bir DA gerilimi yalıtkan lık ve atlama açıklıklarının (clearances) yeniden düzenlen mesini hiç gerektirmeden AA ile birlikte kullanılabilmek tedir. Bu ise hattın güç taşı ma kapasitesini Uç katına ka dar artırmaktadır. İzolatör sayısını biraz artırarak var olan hatların taşıma kapasite sinin beş katına kadar artırı labileceği de söyleniyor.

AA/DA karışımı sistemde; yal nız çok uzun hatlarda DA gücü taşınmakta ve tüm ara merkez ler, AA ile beslenmektedir. Böylece her iki uçtaki dönüştü rücü merkezlerin kapasiteleri ve maloluş fiyatları azaltıla bilir. Dalgalı akım ile güç i letimi için, özel tasarımlan mış çift iletkenli hatlar ye rine, Uç fazlı AA hatlarından yararlanılabilir ve ayrıca DA iletimi için özel tasarımlan mış DA devre kesicileri yeri ne, alışılmış AA devre kesici leri kullanılabilir.

AA/DA karışımı güç iletiminin, yalnız teknik yönden değil, bazı koşullarda ekonomik yön den de, üstünlük sağladığı ka nıtlanabilir.

(P.K Sarkar, Electrical Revietr, 25 Ağustos 1972, s.265 267)

mühencfslc dünyası

DOĞRUSAL, ZAMANLA DEĞİŞMEYEN DİZGELERİN EVR1LMES1

EROL EMRE, Y.L.Tezi

Bu çalışmada doğrusal, zaman la değişmeyen dizgelerin ev rilmesi incelenmiştir. Zaman ve saklık bölgesi gösterimle ri için çeşitli evrilebilme ölçütleri verilmiş ve karşı laştırılmıştır. Ek olarak, sıklık bölgesi gösterimlerine uygulanabilen çeşitli evirme yöntemleri verilmiştir, öl çütler ve yöntemler bilgisa yarların kullanılabilmesi i çin uygundurlar.

(Tez yöneticisi: Asos.Prof. Dr.özay Hüseyin, ODTÜ Elk. Müh. Bölümü, Temmuz 1974, 42 sayfa;

SPEKTRAL ANALİZİN KARARLILIĞI

M.RIDVAN HERKMEN, Y.L.Tezi

Verilerin sınırlı olduğu hal lerde, gelişigüzel imlerin (signal) tayf analizi önemli bir problem teşkil eder, ki bunun nedeni; tayfın elde e dilmesi veya tahmini sırasın da, kullanılan analiz metodu nun dengeli veya güvenilir ol ması çeşitli etkenlerle bağım lıdır. Bu çalışmada, söz konu su etkenlerin etkileri analiz metodları açısından mukayese li bir tarzda incelenmiştir.

Sınırlı süreli kayıtlarla gü cü sınırlı imlerin anali zi, değişik tahmin usulleri nin istatistiksel özellikleri ve yoğunluk fonksiyonları ile beraber incelenmiştir.

Bilgisayar yardımı ile bir analiz örneği gerçekleştiril miş ve sonuçlar grafikler ha linde verilmiştir.

Otokorelasyon fonksiyonunun genel karakteri ve direkt ve dolaylı analiz metodlarının değişik yönleri tartışılmış tır.

(Tez yöneticisi: Asos.Prof. Dr.Hal il Bengi, ODTÜ Elk. Müh. Bölümü, Mayıs 1975, 132 sayfa)

ZAMANDAŞ D1ZİSEL MAKİNELER İÇİN BİLGİSAYAR YARDIMI İLE SINAMA DİZİLERİ DÜZENLENMESİ

TURHAN BAŞARANKUT, Y.L.Tezi

Zamandaş dizisel makineler i çin sınama dizileri düzenleme yöntemlerinden birkaç tanesi örnek olarak gözden geçiril miş ve bu yöntemlerle bulunan sınama dizilerinin uzunlukla rı karşılaştırılmıştır.

a) Gönenç'in yöntemini kullana rak sınama dizisi düzenle mek, b) Bir giriş çıkış dizi çifti nin gerçekten sınama dizi si olup olmadığını anlamak, c) Verilen en genel bir maki nenin en kısa deney dizisi ni bulmak, için üç ayrı bilgisayar prog ramı geliştirilmiştir. Bu prog ramların kullanılışı örnekler le açıklanmış, uygulanabilir likleri tartışılmıştır.

(Tez yöneticisi: Y.Prof.Dr. Güney Gönenç, ODTÜ Elk.Müh. Bölümü, Eylül 1974, 99 say fa)

KESKİN KESİMLİ ETKİN SÜZGEÇLER AHMET UZUNOĞLU, Y.L.Tezi

Bu tezde keskin kesimli çen tik ve bant geçiren süzgeçle rin gerçekleştirme yöntemleri önerilmiştir. Keskin kesimli çentik ve bant geçiren süzgeç işlevlerini elde etmek için, Buttervorth ve Chebyshev al çak geçiren sUzgeç işlevleri nin değiştirilmesiyle bulunan yeni işlevler kullanılmış ve bu süzgeçlerin gerçekleştir meleri etkin devre sentez yön temleri kullanılarak yapılmış tır. Kararlılık ve duyarlık gerekleri gözönünde bulundu rularak keskin kesimli süzgeç işlevleri bir ve/veya ikinci dereceden çarpanlara ayrılmak tadır. Bu çarpanların düşük Q değerleri ile elde edilme olanakları incelenmiştir.

önerilen yöntemleri göstermek ürere bir çentik ve biri fre kans dönüşümü diğeri yüksek geçiren ve alçak geçiren kes kin kesimli süzgeçlerin ardar da eklenmeleri ile elde edi len iki bant geçiren süzgecin RC öğeleri ve işlem yükselteç leri kullanıiaraK gerçekleşti rilmeleri verilmiştir. Gerçek leştirilen bu süzgeç devrele ri ile elde edilen deneysel sonuçların, kuramsal sonuçla ra yakın olduğu ayrıca saptan mıştır.

(Tez yöneticisi: Y.Prof.Dr. Süleyman Penbeci, ODTÜ Elk. Müh. Bölümü, Şubat 1974, 74 sayfa)

Z DÖNOSOM DEĞİŞKENİ İLE SOZGEÇ TASARIMI

TURHAN ÇİFTÇ1BASI, Y.L.Tezi

Bu araştırmada süzgeç gerçek leştirme çalışmalarında kar şılaşılan sayısal güvenirli ğin kaybolması sorunu ele a linmakta ve araya girme kay bı yöntemi ile süzgeç gerçek leştirme işlemlerinin tümünü içeren bir program sunulmakta dır. Sayısal kesinliğin artı rılması için bilgisayar prog ramında öğe değerlerinin sap tanmasına kadar tüm işlemler Z dönüşüm değişkeni türünden yapılmaktadır. Kullanılan yön tem ve programın çalışmasına ait iki sayısal örnek ilişti rilmiştir.

(Tez yöneticisi: Y.Prof.Dr. Yurdakul Ceyhun, ODTÜ Elk. Müh. Bölümü, Temmuz 1974, 66 sayfa)

PDP 8 BİLGİSAYARI İÇİN BİR AYGIT ARABİRİMİ PLANLANMASI VE GERÇEKLEŞTİRİLMESİ

YALÇIN SOER, Y.L.Tezi

Bu tezde PDP 8 bilgisayarı ile bir dış aygıta arasında işlem gören bir aygıt arabirimi ta nımlanmaktadır. PDP 8 bilgisa yarı ve onun temel unsurları incelenmiştir. PDP 8 bilgisa yarının arabirim özellikleri incelenmiş ve dış aygıtlara bağlanma yolları ayrıntılı o larak anlatılmıştır.

Programlı veri aktarımı, prog ram kesme ve doğrudan bellek erişimi denen üç tip veri ak tarım tekniği incelenmiş ve her bir teknikte görev alan işlem birimleri anlatılmıştır.

Aygıt arabiriminin görevi ve planın genel özellikleri ta nımlanmış, arabirimin işlem birimleri tanıtılmıştır. Pla nın çeşitli kısımları, bu kı sımların görevleri ve her bir plan kısmı için geçerli olan ölçütler verilmiş ve tartışıl mıştır.

Aygıt arabirimi bilgisayarın bir çevrimli doğrudan bellek erişimi olanaklarını kullanır. Arabirim çekirdek bellekten birbiri peşisıra yeraian iki kelimeyi alır ve kendisine bağlı olan aygıta geçirir. A rabirim beş kayıtlayıcı ve işlemi kontrol eden mantık devrelerinden oluşur. Kayıt layıcılardan ikisi dışaygıta bilgi aktaran kayıtlayıcılar dır.

Planın gerçekleştirilmesi an latılmış ve plan ile gerçek leştirme arasındaki ilişkiyi gösteren mühendislik çizimle ri teze dahil edilmiştir.

(Tez yöneticisi: Y.Prof.Dr. Mehmet Baray, ODTÜ Elk.Müh. Bölümü, Kasım 1974, 106 sayfa)