Elektrik Mühendisliği · Sayı 225 · Eylül 1975
OLAYLAR - YORUMLAR
Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Haber ve etkinlik
- Yıl
- 1975
- Sayfa
- 10
- Okuma süresi
- 30 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- EMO temsilciler toplantısı
- TÜTED
- mesleki denetim
- Temsilcilikler Yönetmeliği
- ODTÜ
- kamulaştırma
Özet
EMO temsilcileri İstanbul'da toplanarak örgütlenme, üye ilişkileri, mesleki denetim ve TÜTED ile ilişkiler gibi konuları görüştü; ayrıca ODTÜ yönetimine yönelik eleştiriler ve kamu iktisadi teşebbüslerinin hisse senetlerinin toprak ağalarına satılmasına ilişkin haberler yer aldı.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ODAMIZ TEMSİLCİLERİ İSTANBUL'DA TOPLANDI
Odamızın Merkez ve Şubelerinin yetkilileri ile Temsilcileri miz, 6 Eylül günü İstanbul Şu besi Lokalinde bir toplantı yaptılar, ülke ve meslek sorunr 1arını gözden geçirmek ve örgüt lenmemizin yaygınlaştırılmasını sağlamak amacı ile gerçekleşti rilen toplantıda, temsilcilikle rimizin daha etkin bir çalışma ortaya koyabilmelerinin yol ve yöntemleri araştırıldı.
Merkez Yönetim Kurulu üyesi Sebati Göken, kısa açış konuş masında, temsilcilerin, örgüt lenmemizin etkinliğinin artırıl masına yönelik çalışmalarında Odamız ile sıkı ilişki kurmala rı; ülke, meslek ve üyelerin sorunlarını Odamız görüşleri ışığında, daha etkin olarak bölgelerinde ele almalarının gerekliliğine değindikten sonra, toplantının yararlı olması dile ğinde bulundu.
Gündem okunarak oya sunuldu. Gerekli görülen eklentiler yapıldı ve kabul edildi.
Dokuz maddeden oluşan günde min içeriği şöyle idi:
Temsilcilerimizle] a) Yerel Belediyeler arasında ki ilişkiler, b) Üyelerle ilişkiler, bölge deki üyelerin adreslerinin temsilciliklerce saptanma sı, c) Diğer meslek odalarının temsilcileri ile ilişkiler.
Bunlar dışında şu konular da gündemde yer almaktaydı:
a Genel olarak Temsilcilik etkinlik alanındaki bölge nin sorunları.
b Temsilcilik kuruluş gayesi doğrultusundaki çalışmala rın verimliliğini artırmak için eleştiri ve öneriler.
c Temsilcilik Yönetmelik Tas lağının görüşülmesi.
d Şube ve Temsilciliklerin etkinlik alanlarının sap tanması.
e Temsilciliklerimizin, TÜTED'in (Tüm Teknik Ele manlar Derneği) örgütlen mesi ve güçlendirilmesi doğrultusunda etkin çalış malar yapması gerekliliği, üzerinde duruldu.
Adana, Diyarbakır, tçel, Urfa gibi oldukça uzak illerdeki temsilcilerimizin toplantıya katılmış olmaları gözönüne a lınarak, gündem maddelerinin görüşülmesine başlandı.
Temsilcilerimizle yerel Bele diyeler arasında kurulması ve geliştirilmesi gereken ilişki ler üzerine, Odamız görevlisi Ali Altınkanat bilgi verdi. 6785 sayılı İmar Yasası'nın 4 ve 14'üncü maddelerinin uy gulatılması doğrultusundaki çalışmaların ülke, meslek ve meslekdaşlarımız açısın
dan yararlarını ele alarak, anılan yasanın 58'inci mad desinin bunu, Belediye Başkanı ve görevlilerine bir zorunlu luk olarak yüklediğini ve ya sal yaptırımlar getirdiğini belirtti. Konuya ilişkin; İmar İskan Bakanlığı Belediyeler Teknik Hizmetler Genel Müdür lüğünün, Enerji Bakanlığı'nın ve T.C.Ankara Cumhuriyet Sav ' cılığı'nın görüşlerini belirt tikleri yazılarına değindi.
Burdur, Diyarbakır, Eskişehir ve İçel Temsilcilerimiz konu ya ilişkin görüşlerini belirt tiler. Yerel Belediyeler ve diğer kamu kuruluşları ile ilişkilerin sıklaştırılması, Enerji Bakanlığınca projesi onaylanan enerji nakil hatları nın yeteneksiz kişilerce yapıl masının önlenmesi, sık sık ve zamanında kontrol edilmesi, ay rıca Belediyelerle sık sık sür tüşmelere yol açan 6785 sayı lı imar yasasındaki "...gere ken tesisatlar..." deyimi ye rine "...yapılacak yapıya ko nulacak tesisatlar..." deyimi nin getirilmesi ve kamu kuru luşlarınca ihaleye çıkarılan projelerin, mühendislik dalla rına göre ayrı ayrı ihale e dilmesinin kamu ve meslekdaş lar yararına olacağının vurgu lanması, bu yönde tüm bakan lıklar ve kamu kuruluşları i le gerekli ilişkilerin Odaca kurulması, geliştirilmesi öne rildi.
Genel istek üzerine Odamız gö revlisi, temsilcilerimize, An kara, İstanbul, Eskişehir'de uygulanmakta olan Ortak Mesle ki Denetim uygulamasına iliş kin geniş bilgi verdi. Bu yön de yaptığı etkin çalışmalar sonucu Eskişehir'de dört Oda ile ortaklaşa Mesleki Denetim Uygulaması'nı başlatan Eskişe hir temsilcimiz kutlandı. Kısa süre içinde İçel Temsilciliği mizden de aynı çalışma beklen mekte... Oda,, bu çalışmaların diğer bölgelerde de uygulanma sı için yapılacak çalışmalarda gerekli yardım ve dokümanları sağlamayı üstlendi.
Daha sonra, diğer Odaların tem silcileriyle ilişkilerin sık laştırılmasının, teknik eleman ların, birbirinden ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomi poli tikasından soyutlanamayan or tak özgül sorunlarının çözümü
doğrultusunda bir adım olaca ğı saptandı ve bu görüş benim sendi.
Teknik elemanların grev ve toplu sözleşme ile donatılmış örgütlenmesinde, çalışmaları nı yurt düzeyinde yoğunlaştı ran TÜTED'e ilişkin açıklama yı İstanbul Şubesi Yönetim Ku rulu üyesi Yavuz Çizmeci yaptı. Çizmeci memur ve teknik eleman ların grevli, toplu sözleşme li sendikal haklarının karşı sına 12 Mart faşizminin çıka rıldığını söyleyerek, bu uğ raşımın kısa bir tarihçesini yaptı ve TÜTED'e ilişkin geniş bilgi verdi. Diğer Oda temsil cileri ile ortak yer tutula rak, karşılaşılan sorunlarda, özellikle ülkemizin bağımsız lık ve demokrasi uğraşımında halkının yanında yerini alan ve bu yüzden giderek demokra si ve bağımsızlık politikası nın baş düşmanlarının kıyım mekanizmalarına hedef olan tüm teknik elemanların ortaklaşa davranmasının gerekliliği üze rinde durdu. Bu tutumun yay gınlaşmasının, teknik eleman ların ülke çıkarları doğrultu sundaki uğraşımlanna yeni bo yutlar kazandıracağı, demokra si ve bağımsızlık düşmanları nın baskılarını gerileteceği, teknik elemanların sendika laşma çalışmalarını güçlendi receği gerçeğinden hareketle, temsilcilerimizin yapması ge reken en etkin çalışmanın, Türkiye 2. Teknik Eleman Ku rultayı kararlarına koşut o larak, TÜTED'in güçlendiril mesi doğrultusunda olması ka rarlaştırıldı.
Bu çalışmaların verimliliği nin artmasının, temsilcilikle rimizin etkin işlevlerini de artıracağı belirtildi.
Toplantıda son gündem maddesi olarak, Temsilcilikler Yönet melik Taslağı görüşüldü, öne rilerin ışığında yeniden göz den geçirilerek Genel Kurul'a sunulması kararlaştırıldı; Şu be ve Temsilciliklerimizin et kinlik alanları saptandı.
SONUÇ
Odanın tüm çalışanların yanın da olma politikası, büyük şe hirlerden uzaktaki çalışma alanlarında bulunan meslekdaş larımıza en iyi hizmeti götür me ve Oda ile üyeler arasın
daki yakınlaşmayı sağlama ge reğini duyurmuştur. Bu neden le yapılan toplantı değişik bölgelerdeki sorunların ne şe kilde çözümleneceğine ışık tut muş tur.
Toplantı sonunda, üyelerle Odanın bağlarının sıklaştırıl ması, örgütlenmenin yaygınlaş tırılması, ülke, meslek ve meslekdaş sorunlarının gide rilmesi için şu noktalarda görüş birliğine varılmıştır.
1 Temsilciler, bölgelerinde bulunan üyelerle olan iliş kileri artırarak onların meslek sorunlarının gide rilmesine çalışacaklardır.
2 Ülke gerçekleri de göz önün de bulundurularak her böl geye teknik hizmetin en i yi ve halkımız çıkarları doğrultusunda götürülmesi için çalışmalar artırıla cak, Belediyelerle ilişki kurularak teknik hizmetin en iyi şekilde yapılması sağlanacak ve konu ile il gili gelişmelerden Oda merkezine bilgi verilecek tir (Diyarbakır ve yöresin de oluşan depremin çok bü yük can kaybına yol açması nın bir nedeni de, mühen dislik hizmetinin yurdumu zun en uzak köşelerine de ğin götürülmesine engel o lunmasıdır. Temsilcilerle yapılan toplantıda alınan kararların ne denli gerekli olduğu, hemen ertesinde bu acı olayla kanıtlanmıştır).
3 Elektrik mühendislerinin özgül haklarının korunması ve örgütlenmenin yaygınlaş tırılması için temsilcileri mizin, bölgelerindeki diğer teknik eleman odaları tem silcileri ile ilişkilerini artırmalarının gerekliliği üzerinde görüş birliğine varıldı.
4 Ülke ve meslek sorunları mızın halkımız çıkarları doğrultusunda giderilmesi, bu konudaki çalışmaların verimliliğinin artırılması için Oda merkez ve şubele ri ile temsilciler arasın daki iletişimin artırılma sı görüşü benimsendi.
5 Teknik elemanların grev ve toplu sözleşme ile donatıl mış örgütlenmesi çalışmaları nın TÜTED çatısı altında yo ğunlaştırılması, yine alınan kararlar arasındaydı.
ODTO'DE ÇAĞDIŞI YÖNETİM ELEŞTİRİLDİ
Tüm öğretim üyeleri Derneği, Orta Doğu Teknik Üniversite sinde öğrencilerden sonra öğ retim üyelerine yöneltilen yıldırma ve kıyımla ilgili o larak dün yaptığı açıklamada, "MC iktidarı elini üniversi teden çekmelidir. Aksi halde bunlar tarih önünde sorumluluk tan "kurtulamayacaklardır" de nilmiştir.
Tüm öğretim üyeleri Derneğinin ODTÜ Rektörü ve yöneticilerini istifaya da çağıran açıklaması şöyledir:
"Yöneticilerinin sürdürdüğü ve bir öğretim yılına malolan ODTÜ bunalımı, tatil sonunda giderilip, işlenen hatalar dü zeltileceği yerde daha da çö zülmez bir kördüğüm halini al mıştır. Okutulmayan derslerin sınavlarından öğrenciyi sorum lu tutmak, öğretim üyelerini de sınav yapmaya ve not verme ye zorlamak için girişilen tüm baskılar fiyaskoyla sonuçlan mış, öğrencilerin büyük çoğun luğu sınava girmemiştir.
öğrenci aleyhine girişilen ve üniversiteyi tahrip edici bas kı yöntemleri başarısız kalın ca bu kez de öğretim üyesi kı yımına başlanmıştır. Yönetim, ilk olarak öğretim üyelerini Sıkıyönetime ihbar edip gözal tına aldırarak işlerine son verme yolunu tutmuştur. Bunun ardından da yönetim, kararsız ve keyfi kararlarına boyun eğ meyen öğretim üyelerinin söz leşmelerine hiç bir haklı ge rekçeye dayanmaksızın son ver miştir. MC yanlısı rektör ve mütevelli heyetinin bu son hu kuk, insaf ve mantık dışı ka rarının gerekçesi açıktır. Yö netimin çağdışı tutumuna boyun eğmeyen bu değerli, dürüst, çalışkan, yurtsever öğretim üyeleri keyfi olarak ve kamu malına mütevelli olmaya hiç bir hakkı bulunmayan bir heye tin kararı ile görevden alın mışlardır. Kuşkusuz, bu tutu cu güçlerin Türkiye çapında giriştiği kaba kuvvet gösteri ve uygulamalarının en somut örneklerinden biridir. Üstelik bu işlem, başta Anayasa olmak üzere yasalara, akademik öterk
lik ve özgürlük ilkelerine ay kırıdır. Bütün bu haksız iş lemlerin yargı organlarınca düzeltileceğine ve sorumlula rından hesap sorulacağına i nancımız tamdır. Tüm öğretim Üyelerini temsil eden bir dernek olarak, ODTÜ yönetimini çok önceden uyarmış doğru yola çağırmıştık. Artık onlardan hiç bir olumlu ve ya sal bir davranış beklenemeye ceği açıkça ortaya çıkmıştır. Bu koşullar altında, üniversi tenin normal işlemesine, öğre time geçmesine olanak kalmamış tır. Başta rektör olmak üzere durumdan sorumlu olan tüm yö neticiler derhal istifa etmeli MC iktidarı elini üniversite den çekmelidir. Aksi halde bun lar tarih önünde sorumluluktan kurtulamayacaklardır."
(Yeni Ortam 4 Eylül 1975)
6 KAMU GİRİŞİMİNİN TOPRAK AĞALARINA SATILMASI İSTENİYOR
MC Hükümeti, özel kesime ait ve henüz yatırımları bile baş lamamış 8 şirketin hisse se netlerinin kamulaştırma bede li karşılığında toprak ağala rına satılması kararından son ra yeni bir kararname hazırla mıştır. Yeni kararnameye göre, 6 kamu iktisadi teşebbüsünün hisse senedi 19 yıl süreyle
yüzde 8 Hazine garantisiyle toprak ağalarına satılacaktır.
MC Hükümetinin hisse senetle rinin kamulaştırma bedeli o larak satılmasını kararlaştır dığı 6 kamu teşebbüsü veya iştirakinin hepsi de pamuklu dokuma sanayiinden seçilmiş tir. Bunlar, Adıyaman, Kara man, Bergama, Manisa, Nevşe hir ve Antalya il ve ilçeleri ne dağılmaktadır.
Yeni kararda, kamulaştırma be deli olarak hisse senedi satı şıyla ilgili daha ayrıntılı bilgilere yer verilmektedir. İlk kararda, hisse senetleri satışının Hazine'ce kâr ga rantisine sahip olduğu belir tilmemiş iken yeni kararda bu durum açıklığa kavuşturulmak tadır. Ayrıca yeni kararda temettü garantisinin 19 yıl süreli olduğu da belirtilmek tedir. Bunun dışında ilk ka rarnameye göre kamulaştırma bedelinin yüzde 40'inin kar şılığında hisse senedi satı şı söz konusu iken yeni karar da kamulaştırma bedelinin ta mamı hedef alınmaktadır. Yi ne yeni kararda hisse senet lerinin ada yazılı olarak sa tışa çıkarılacağı hükme bağ lanmaktadır.
BELGE I :
BAKANLAR KURULU KARARNAMESİ
Karar sayısı: 7/10262
Toprak ve Tarım Reformu Böl gelerinde yapılacak kamulaş tırmalarda, arazisi kamulaş tırılanlara istedikleri tak dirde kamulaştırma bedelleri nin tamamı için ilişik liste de adları yazılı (altı) adet kamu iktisadi teşebbüsü veya iştirakinin ada yazılı hisse senetlerinin verilmesi ve bu hisse senetlerine 19 yıl sü re ile % 8 temettü garantisi tanınması; Toprak ve Tarım Reformu Müsteşarlığının uygun görüşüne ve Devlet Bakanlığı nın 22.5.1975 tarih ve TTRM KD K 907 566/5106 sayılı ya zısı üzerine 25.6.1973 tarih li ve 1757 sayılı kanunun 42. maddesinin 1. fıkrasına göre, Bakanlar Kurulunca 4.7. 1975 tarihinde kararlaştırıl mıştır.
BELGE II :
Toprak ve Tarım Reformu Uygu
lamalarında 1757 sayılı yasa nın 42. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kamulaştırma karşı lıklığının % 8 temettü garan tili hisse senetleri ile öden mesi öngörülen kamu iktisadi teşebbüsleri listesidir. 1 Adıyaman Pamuklu Dokuma
San. T.A.Ş. 2 Karaman tplik ve Pamuklu
Mensucat T.A.Ş. 3 Nevşehir Pamuklu Dokuma
San. A.Ş. 4 Bergama Pamuk İpi.ve Do kuma San. A.Ş. 5 Manisa Pamuklu Mensucat
A.Ş. 6 Antalya Pamuklu Dokuma
San. T.A.Ş.
(Cumhuriyet, 14 Ağustos 1975)
ŞİLİ'DE YENİ İŞKENCE MERKEZLERİ
KURULUYOR
Şili cuntasının lideri General Augusto Pinochet'nin dış dün yaya karşı yalanlamalarına rağ men, her gün DİNA (Gizli Polis örgütü) şefi Albay Manuel Cont reras Sepulveda'yı kabul ettiği ve kendisinden yeni tur klama lar ve muhalefetin faaliyetleri hakkında bilgi aldığı Amerikan "Newsweek" dergisi tarafından açıklandı. Newsweek dergisine göre, Şili' li yetkililer bir yandan DÎNA örgütüne yeni ajanlar alırken, bir yandan da ülkede DİNA tara fından yönetilen yeni merkezler açıyorlar. Şili*li yetkililerin "Soruşturma Merkezi" adını ver dikleri bu merkezlerin, Villa Grimaldi gibi işkence merkezle ri olduğu ve burada profesyo nel işkencecilerin görevlendi rildikleri açıklandı.
(Ekonomi Politika 12 Eylül 1975)
deprem
6 eylül cumartesi günü meydana gelen bir deprem güneydoğu Ana dolfiyu sarstı ve Diyarbakır'a bağlı Lice ilçesi tamamen, Ha ni ilçesi de büyük ölçüde yıkıl dı, tik haberlerde 1500 kişinin öldüğü bildirilirken, yıkıntı lar kaldırıldıkça ölü sayısı arttı ve 3500'ü aştı. Ayrıca, depreme uğrayan civar köylerde de ağır can ve mal kaybı olduğu, ölenlerin sayısının çok daha fazla olmasından korkulduğu, gelen haberler arasındaydı.
Deprem haberinin duyulmasıyla birlikte, yetkililer kurtarma, tedavi ve yardım çalışmalarının başladığını açıkladılar. Bakan lar Kurulunun toplantısından sonra, gerekli her türlü önle min alındığı ve "29 Ekim1e kal madan yeni bir Lice kurulacağı" belirtildi. Ancak, gerekli bü tün çalışmaların yapıldığı a çıklanirken, basında yeralan haberlerde, depremin ikinci gü nü başbakan ve bazı bakanlar gel diğinde görülen araç ve yetkili kalabalığının kalmadığı, tüm e kiplerin çekilerek yalnızca as kerler, gençler ve işçilerle yerli halkın kurtarma çalışma larını sürdürdükleri bildirili yordu. Diyarbakır TÖB DER yö neticileri, hastahanelerde bu lunan yaralı yurttaşların ge rekli ilgi ve bakımdan yoksun olduğunu, Türkçe bilmeyen bu yaralıların büyük güçlük çek tiklerini söylediler.
YARDIMLAR ULAŞMIYOR
Lice'ye gelen bazı yardımların düzensiz ve gelişigüzel dağı tıldığını söyleyen Lice Beledi ye Başkanı Halil Akgül, "gerçek
muhtaç deprem felaketzedesi va tandaşlarımız henüz yukarı ma hallelerde enkaz başındadırlar. Bunlara hiçbir yardım ulaşmamak tadır. Gelen bazı yardım malze meleri maalesef düzensiz bir şekilde gelişigüzel dağıtılmak ta, bundan da şehire dolmuş o lan çapulcu ve yağmacılar ya rarlanmaktadır" dedi. Akgül, Kızılayca gönderilen çadırların yağma edildiğini, aradan beş gün geçmesine rağmen halkın hâ lâ aç ve açıkta olduğunu da sözlerine ekledi.
Gazeteler, sarsıntıların yer yer sürmekte olduğunu ve bu ne denle kurtarma çalışmalarının iyice aksadığını bildirirken, 10 eylül günü Hani'yi sarsan depremde 10 kişi daha öldü. Depremin beşinci günü gelen haberlerden, yıkıntıların altın da hâlâ canlı kalanlar olduğu, ancak çalışmaların yetersizliği nedeniyle bunların kurtarılama dığı anlaşılmaktaydı. Nitekim, 11 eylül günü 6 yaşında bir ço cuk ve yaşlı bir kadın, sesle rinin duyulması üzerine kurta rılabildiler.
DEPREM, ÜLKEMİZDEKİ DENGESİZ LİKLERİ AÇIĞA ÇIKARMIŞTIR
TÜM DER temsilcileri ve Lice'li lerin, köylere hiç yardım yapıl madığı ve ölü sayısının 8 bine çıkabileceğini söyledikleri bildirilirken, depremle ilgili olarak bir açıklama yapan İnşa at Mühendisleri Odası, "Lice depreminin ortaya koyduğu tablo ülkemizdeki ekonomik ve sosyal yapı bozukluklarının ve bölge ler arası dengesizliklerin dra matik bir biçimde su yüzüne çıkmasına yol açmıştır" dedi ve bu bölgedeki yapıların, dep rem yönetmeliğindeki yapıların da altındaki kalitede yapılar olduğunu belirtti.
TMMOB, DEPREM YARDIM FONU OLUŞTURDU.
TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI , BİRLİĞİ, DEPREM YERİNDEKİ İNCELEME SONUÇLARINI AÇIKLADI.
TMMOB Başkanı Teoman Öztürk, İnşaat Mühendisleri ve Mimarlar
Odalarının Lice deprem bölgesindeki incelemeleri sonucunda
oluşturulan görüşleri bir basın toplantısıyla kamuoyuna
açıkladı. Odalarca oluşturulan Teknik Kurulun vardığı
sonuçların, TMMOB ve bağlı Odalar tarafından yıllardır
yinelenen görüşlerin doğruluğunu bir kez daha kanıtladığını
belirten Öztürk, özetle şöyle dedi:
^
"9000'e varan nüfusun % 95'inin yaşadığı, çok dik ve heyelana maruz bir yamaçta yerleşmiş bulunan Eski Lice, bütünüyle tahrip olmuştur. 1960'ların başında İmar ve İskan Bakanlı ğınca inşa edilen ve halkın geri kalan küçük bir bölümünün barındığı konutlar ise hemen hemen hiçbir zarar görmemiş tir. Yeni Lice'deki kamu yapı larında da, içinde yaşanamaya cak derecede hasar gözlenmiş tir.
Depremin büyük can ve mal kay bına yol açmasının başta gelen nedeni, ilçe halkının heyelana maruz bir zeminde yerleşmek zorunda bırakılmış olmasıdır. Zeminin durumu daha 1950'lerde saptanmış ve Lice'nin yamaçtan düzlüğe indirilmesi için giri şimde bulunulmuşken, aradan geçen 25 yıl içinde, iktidar larca yapılan engellemeler so nucu, halkın çok küçük bir bö lümü, sağlam zeminde iskân e dilebilmiştir.
KAYBEDİLEN CANLARIN SORUMLULARİ HALKTAN YANA OLMAYAN İKTİDARLARDIR öte yandan, özellikle bütün Doğu Anadolu'da olduğu gibi Lice ve çevresinde de, halkın barınma ihtiyacını en ilkel yapı teknikleri ile karşılamak zorunda kalışı, can kaybını daha da artırmıştır. Ağır toprak damları, çamur harçlı moloz taş duvarları, en basit yapı kurallarına bile uymayan birleşme noktaları ile bu ba rınakların en küçük bir sal lantıda yıkılmaları doğaldır.
Teknik kurallara uygun olması beklenen kamu yapılarının bir kısmı az hasara uğrarken büyük bir bölümünün kullanılmaz du ruma gelmesi ise, devletin bu yapıları müteahhitlik kurumu nun insafına terketmesinin so nucudur.
Depremler iktidarlarca kade rin cilvesi olarak gösteril mekte, sorunun bilimsel temel lere dayalı ulusal bir politi kanın benimsenmesiyle çözümle nebileceği gerçeği gizlenmek
tedir. Sermayenin konut poli tikası yerleşme yerlerinin se çiminde ve konut üretiminde halkın asgari can güvenliği nin sağlanmasını içermemekte dir. Depreme dayanıklı yapı sistemleri araştırmalarında tekelci sermayenin çıkarları na hizmet edecek ithal malı sistemler üzerinde durulmak tadır. Oysa asgari teknik ku rallara uygun ve sağlam malze me ile yapılacak basit yapılar, can güvenliğini, ekonomik ve sosyal yapıyı da göz önünde bulundurarak sağlayabilir.
KURTARMA ÇALIŞMALARININ GECİKMESİ ÖLÜ SAYISINI ARTIRMIŞTIR
Yerindeki gözlemlerde, kurtar ma çalışmalarının çok geç baş ladığı ve düzenli yürütüleme diği saptanmıştır. Lice'ye ilk gelen resmi kurtarma ekipleri, depremden ancak 24 saat sonra ulaşan askeri birliklerdir. Bunlar da düzenli ve verimli bir enkaz kaldırma çalışması yapamamakta, daha çok asayişi sağlama görevini yüklenmiş görünmektedir. Değişik resmi kuruluşların ekipleri de, eş güdümlü ve hızlı bir çalışma sürdürememektedir. Bu nedenle halk, enkazını kendisi kaldır maktadır. Enkaz altından, şid detli bir kokunun yayılması, ölü sayısının resmi açıklama ların çok üstünde olduğunu göstermektedir. Can kaybının artmasına, kurtarma çalışma larının geç başlaması ve ağır yürütülmesi neden olmuştur.
DEVLET YARDIMINDAN UMUDUNU KESEN HALK KENDİ BAŞİNİN ÇARESİNE BAKMAKTA
Resmi açıklamalarda bildiril diğinin aksine, depremin dör düncü gününde bile, halka ek mek ve karpuzdan başka bir gı da maddesi dağıtılamamıştır. Yetersiz ve düzensiz gıda mad deleri dağıtımı, halkla görev* liler arasında tartışmalara yol açmakta ve halk, istihka kını alamamaktadır.
Salgın hastalık tehlikesine rağmen, depremin dördüncü gü nünde dezenfekte ve aşılama faaliyetine girişilmemiştir.
Yardım için gelen sivil ve as keri görevliler, kendi düzenle rini kurma ve kendi ihtiyaçla
rını karşılama çabası içinde olduklarından, halka henüz el lerini yeterince uzatamamışlar dır. Bölge halkı ile yakın i lişki içinde bulunan mahalli yöneticilerle hiçbir konuda ge rekli ilişki kurulmamıştır.
ULUSAL POLİTİKALAR SAPTANMADIKÇA FELAKETLER ÖNLENEMEZ
Her deprem sonunda iktidar söz cüleri zarar gören halkın yar dımına hemen koşulduğunu, yara larının sarılacağını, felaket lerin tekrarlanmaması için her tedbirin alınacağını gösterişli bir biçimde duyururlar. Oysa politik yatırım amacını güden bütün bu söylev ve vaadlerin arkasındaki gerçek şudur:
Emperyalist ilişkiler içindeki iktidarlar, sanayileşme, yer leşme, kentleşme ve konut ala nında ulusal politikalar sap tama yeteneğinden yoksun olduk larından halkımızı yoksulluk ve ölüme terketmişlerdir. Yurt sever teknik eleman kuruluşları olarak doğal afetlerde uğranı lan kayıpları azaltmak için yıllardır geliştirdiğimiz öne riler dikkate alınmamış, sosyal ve ekonomik yapıyı gözönünde bulundurmayan yetersiz ve gös termelik uygulamalarla yetinil miştir. Dışa bağımlı politika ların yürütücüsü iktidarlarca benimsenmeyeceğim bildiğimiz halde, bu konudaki önerileri mizi bir kez daha kamu oyuna iletmeyi görev sayıyoruz.
Bu önerilerin başında dışa ba ğımlılığı kaldıracak ulusal po litikalar saptanması gelmekte dir. Bu politikaların saptanma sında sömürünün yokedilmesi, dengeli gelir dağılımının sağ lanması, bölgelerarası denge sizliklerin giderilmesi ilke olarak gözönünde tutulmalıdır. Bu en temel öneri gerçekleşme dikçe, depremlerin yaratacağı zararlardan kaçınmak olanağı yoktur. Hiç değilse, uğranan zararın bir an önce giderile bilmesi için alınacak tedbir ler konusunda şunlar önerile bilir:
ülke içinden ve dışından ya pılmakta olan gıda, para, gi yecek ve barınma araç gereç leri yardımının halkın eline doğrudan ve olduğu gibi akta rılması, yolsuzlukların önlen mesi için sorumlu devlet ku
ruluşlarının sıkı bir denetim kurması kaçınılmazdır. Bu de netimde mahalli idarelerinde görevli ve yetkili kılınma sında yarar vardır.
İmar ve İskan Bakanlığı tara fından yeniden iskan amacıyla yaptırılacak konutlarda bölge halkının sosyal ve ekonomik yapıdan kaynaklanan yaşama koşullarının gözetilmesi zo runludur. Yeni yerleşme kararlarının ve konutların gerçekleştiril mesinde bölge halkının etkin ve verimli bir üretime sokul ması deprem sonrasının en ö nemli sorunlarından biridir. Devletin elindeki teknik bil gi malzeme ve para halkın ma halli gücünü harekete geçir meli ve tüm konutlar halkın katkılarıyla gerçekleştiril melidir. Zaten ötedenberi yapıların daha ucuz, daha dayanıklı ve kullanılabilir olabilmesi için özellikle bu alanda müteahhitlik kuru mu devreye sokulmamalıdır. Deprem ve doğal afetlerden sonra Devletin yardım elinin halka siyasi yatırım ve gös terinin ötesinde ulaştırıl ması isteniyorsa, devletin afetlerle ilgili kurumları nın kadiolaşması, teçhizat 1anması ve gerekli kurtarma çalışmaları konusunda eğiti minin sağlanması çalışmaları derhal başlatılmalıdır.
TÜRK MÜHENDİS VE MİMARLA RIN KATKILARI DOĞRUDAN DOĞRUYA HALKA İLETİLECEK TİR
TMMOB ve bağlı Odalar, bu gö rüş ve önerileri kamuoyuna i letmenin yanı sıra, herşeyini yitirep halka yardımda bulun mayı da görev saymaktadır. Bu amaçla, Odaların ve üyelerinin katkıda bulunacakları "TMMOB Deprem Yardım Fonu" oluşturul muştur. İlk adımda Odalar ta rafından sağlanan 50 000 TL., ve daha sonra toplanacak mik tarlar deprem sonrası evrele ri düzenli aralıklarla incele mek üzere oluşturulacak heyet ler tarafından doğrudan doğru ya halka iletilecektir.
1973'DEDONYA EKONOMİSİNİN
HER SEKTÖRÜNDE İLERLEME GÖRÜLDÜ
1974 Birleşmiş Milletler İs tatistik Yıllığı yayınlanmış tır. Çeşitli konuları kapsa yan yıllıkta, aşağıdaki bil giler de yer almaktadır.
NÜFUS
1973 ortalarında dünya nüfusu 1970 yılı ortasına göre 3 yıl da 228 milyon artış göstererek 3,860 milyon olmuştur. Bu üç yıllık süre,boyunca dünya nü fusu yılda ortalama % 2,1 ci varında artmıştır.
ölüm ve doğum oranları da ül keler arasında büyük ölçüde farklılıklar göstermiştir, örneğin, dünyada en düşük do ğum hızı ortalamaları Chris tmas adası binde 10,1, Fede ral Almanya binde 10,2, Demok ratik Alman Cumhuriyeti binde 10,6, ve Lüksemburg binde 11 olarak kaydedilmiştir. Diğer taraftan Afrika, Asya ve Gü ney Amerika gibi ülkelerde 1000'de AO ve hatta bazan 50 ya da daha üstüne kadar çıka bilen doğum hızı ile karşıla şılmaktadır.
SANAYİ ÜRETİMİ
İndeks sayısı, dünya sanayi üretiminin 1973 yılında % 8,9 arttığını göstermiştir. Bu o ran merkezi olarak planlanmış ekonomilerde % 9,3, pazar e konomilerinde ise % 10,1 art mayı aksettirir. Büyük sanayi ülkelerinde 1970 73 döneminde kaydedilen yüzde artışlar: Japonya % 29, Sovyetler Bir liği X 23, Fransa % 20, U.S.A % 18, Federal Alman Cumhuriye ti % 1.4, İtalya % 14 ve İn giltere % 10. Aynı sürelerde, dünyadaki sınai üretim artışı ise % 22 olmuştur.
TARIM
Tarım üretimi 1971'e oranla 1972'de azalmışken 1973 yılın da 1972'ye göre % 7,5 artma göstermiştir. Dünya arpa, mı sır, buğday, pirinç, yulaf üretiminde sürekli bir artış kaydedilmiştir. Aynı zamanda soya fasulyesi üretiminde Z 20 ve patates üretiminde
% 12 artma görülmüştür. Süt üretimi % 2 artmıştır. Buğday üretimi şimdiye kadar üreti len en büyük miktar olan 376 milyon metrik tona ulaşmış tır. 1973 yılında kişi başı na düşen tarım üretimi 1972' ye oranla % 3 fazladır.
İMALAT
Dünya'da ham çelik istihsali 1973 yılında 1972 yılındakine kıyasla I 9,5 daha fazla olan 638.000 bin metrik tona ulaş mıştır. Binek arabaları imala tı % 8'lik bir artış göster miştir. Bu artış toplam dünya üretiminin 1/3'ünü karşılayan A.B.D.'de % 9'uda geçmektedir.
ENERJİ
Yıllıkta, 85 ülke ve bölgede ki enerji üretimi ve tüketimi hakkında detaylı bilgi veri lirken enerji cinsleri için mukayese birimi olarak kok kö mürü metrik tonu kabul edil miştir. 1973 yılında dünyanın toplam enerji tüketimi X 5,2 oranında artmıştır. Bu artış bir önceki yılın X 4,6 mikta rından çok az farklıdır. Dün ya enerji dengesinde petrol en önemli yeri alıyor; 1973' te dünya yakıt ihtiyacının % 44'ünü sıvı yakıtlar karşı lamaktadır. Katı yakıtlar % 32, doğal gaz % 22 ve elek trik enerjisi X 2'dir. 1973' te A.B.D. kişi başına 12,0 metrik ton kömüre tekabül e den tüketimle en fazla enerji harcayan ülke olmuştur. Kana da 11,2 metrik ton ile takip etmektedir. Çekoslovakya 6,7, Belçika 6,3, Demokratik Alman Cumhuriyeti 6,2, İsveç ve Hollanda 6,1, Avusturalya 6,0 İngiltere ve Federal Almanya 5,8, Danimarka 5,5, İzlanda 5,4, Norveç 5,0, ve Sovyetler Birliği ile Finlandiya 4,9 tondur. Birçok ülke halen ki şi başına 2,1 metrik ton kö müre tekabül eden dünya or talamasından çok daha az tü ketmektedir. Enerji tüketimin de önemli kıtasal farklılıklar görülmektedir. Batı Avrupa'da tüketilen enerjinin tümünün % 57'si sıvı yakıtlardan, % 26'sı katı yakıtlardan ve % 13'ü ise doğal gazlardan sağlanır. Kuzey Amerika'da do ğal gazlar tüketiminin X 34' ünü, sıvı yakıtlar % 43'ünü katı yakıtlar ise % 20'sini oluştururken, Uzak Doğu'da ticari enerji tüketiminin % 65'i sıvı yakıtlardan, % 28' i kömürden ve sadece % 4'ü tabii gazdan oluşmuştur. 1973 yılında, dünyadaki ham petro lün % 56'sı Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı (OPEC) ül kelerince elde edilmiştir.
ULUSLARARASI TİCARET
1974 yılı dünya ihracatı re kor düzeyde 848.000 milyon do lar ile 1973 yılındaki 574,500 milyona karşılık, % 48 gibi muazzam bir artış kaydetmiş tir. Ancak bu aşırı artışın esas nedeni pazar ekonomisine dahil olan ülkelerdeki ciddi enflasyon durumudur. Petrol fiatındaki önemli artışlar, diğer önemli maddelerde görü len bariz pahalılık ve ticari istatistik birimi olarak kul lanılan Amerikan dolarının değerinden düşmesi de bu ar tışı etkilemiştir. Fiyat ar tışı faktörleri dikkate alın madığı takdirde oranın yıllık net artışı X 6 olup, 1973'ün X 13'lük artışına kıyasla, aslında X 7'lik bir düşme ol duğunu gösterir. Bu düşüşün nedeni pazar ekonomisi faali yetlerindeki genel yavaşlama şeklinde ifade edilebilir.
Petrol fiyatlarındaki emsali olmayan yükselme nedeniyle, dünya ihracat toplamında OPEC' in payına düşen kısım, 1972' deki Z 7'den 1974'te % 16'ya çıkmış ve dünya ticaret tari hinde "misli görülmemiş olay" haline gelmiştir Dolayısıyla gelişmekte olan pazar ekonomi lerinin payına düşen ihraç tutarını, 1972'de X 18'den, 1974'te X 27'ye yükseltmiştir. Gelişmiş pazar ekonomilerinin payı ise tabii bir sonuç ola rak azalmış, 1972'de X 72 i ken 1974'de X 64'e düşmüştür.
ULAŞIM
M o t o r l u V a s ı t a l a r : 1973' te 233 milyon binek arabası ve 62,5 milyon ticari vasıta kullanılmakta idi. Bu binek arabaları için 1972'ye kıyas la 17 milyon (X 8'lik), tica ri vasıtalar için 4,3 milyon luk (% 7'lik) bir artış anla mına gelmektedir. Binek ara balarının % 43'ü ve ticari vasıtaların % 36'sı ABD'dedir.
D e m i r y o l l a r ı : Dünya demir yolu trafiği gelişmeye devam etmiş ve 1973'te 5,754 bin mi lyon net ton kilometreye u laşarak, 1972'dekine kıyasla % T'lik bir artma göstermiş tir. Dünya'da bu yolla taşı nan yük miktarının yarısı Sov yetler Birliğine 1/5'i A.B.D.' ne aittir.
Ticari Deniz Nakliyatı: 1973 yılında ticaret gemileri X 7 oranında fazlalaşmıştır, toplam deniz nakliyat vasıta larının X 42'sini teşkil eden tankerler de bu artışa % 12' lik bir orantı ile katılmış tır. Liberya, Japonya, İngil tere ve Norveç en fazla tica ri deniz vasıtasına sahip olan ülkelerdir.
Sivil H a v a y o l l a r ı : 1973 yılında bu yolla 403 milyon yolcu ve 15,6 bin milyon ton kilometre yük taşınmıştır. Bu rakamlar 1972 ile kıyaslandı ğında yolcular için X 10, yük için % 18 orantısında artma görülmektedir. Tüm yolcuların hemen hemen 1/4'ü uluslarara sı tarifeli hatlar tarafından taşınmıştır.
YERLEŞİM
160 kadar ülke veya bölgenin geçmişteki ve bugünkü yerle şim şartları hakkında veriler mevcuttur.
Temel sağlık şartları ile doğ rudan doğruya ilişkili tesis ler, örneğin, kapalı devre su sistemleri ve tuvaletler hak kında elde edilen bilgiler, bu konuda yalnızca kırsal a landa değil hem gelişmiş ve hemde gelişmekte olan ülkele rin kentlerinde dahi büyük ek siklikler, yetersizlikler ol duğunu ortaya koymaktadır. Oda başına düşen kişi sayısı Avrupa ve Kuzey Amerika hari cindeki diğer ülkelerde olduk ça yüksektir. Yinede son 10 yıl içinde, gelişmekte olan ülkelerdeki düzeylerde genel olarak hafif bir düşüş görül müştür.
Elektrikle aydınlanmanın haya ti bir faktör olduğuna genel likle inanılmakta ve gelişmiş ülkelerce, konutlarının % 100 bu şekilde teçhiz edildiği bildirilmekle beraber, bu yüz denin çok düşük olduğu bölge ler de mevcuttur. Örneğin,
Sri Lanka'daki tüm konutların % 9'u, Tunus, Guatemala ve Filipinler'de ise % 25'ten azı elektriğe sahiptir. En kötü konut şartlarına sa hip ülkelerin, aynı zamanda da en yüksek nüfus artışına, düşük düzeyde konut yapımına ve konut yapımı için az mik tarda sermaye birikimine sa hip oldukları anlaşılmakta dır. Birleşmiş Milletler İstatis tik Yıllığı yukarıdakilere ayrıca ilave olarak, maliye, hastane tesisleri, eğitim ku rumları, sinemaya gitme, kul lanılmakta olan radyo ve te levizyon alıcıları ve diğer bazı konuları da kapsamakta dır.
SECİMDEN SONRA ELEKTRİĞE YÜZDE 50 60 ZAM YAPILACAK
Afşin Elbistan termik santra lı yapımına mali kaynak sağ lamak amacıyla, Cephe Hüküme ti, Dünya Bankası ile Uluslar arası Para Fonuna ödün vererek elektrik fiyatlarına yüzde 50 ile yüzde 60 oranında zam yap maya karar vermiştir. Ancak, 12 ekim seçimleri nedeniyle, elektrik zammının seçimlerden sonra açıklanacağı öğrenilmiş tir.
Afşin Elbistan termik santra lı uzun bir süreden beri Dün ya Bankası ile Cephe Hükümeti arasında anlaşmazlık konusu olmuştur. Adalet Partisinin tek başına iktidarda bulundu ğu yıllarda Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) yasasına eklenen bir madde ile, TEK'in Dünya Bankasından kredi alabilmesi, anılan kurumun yüzde 8 oranın da kâr etme (rate of return) koşuluna bağlanmıştır. TEK, bu kâr oranına ulaşamadığından dolayı da, Dünya Bankası Tür kiye'de enerji projeleri için de en önemli yeri tutan Afşin Elbistan santralına kredi ver memekte direnmiştir. Kredi vermeyi ise, ancak elektriğe zam yapılması halinde kabul edebileceğini bildirmiş ve Cephe Hükümetine TEK yasasını hatırlatarak zam yapılması yönünde baskı yapmıştır. Tür kiye'nin içinde bulunduğu fi nansman sıkıntısından yararla nan Dünya Bankası, Cephe Hükü metinin aldığı ekonomik karar ları beğenmemekte ve kendi il kelerinde ısrar etmektedir.
Afşin Elbistan santralına kre di vermek için Dünya Bankası bundan iki ay kadar önce Cephe Hükümetine eylül ayına kadar süre tanımış, bu zaman içinde taleplerinin gerçekleşmesini isteyerek krediyi ertelemiş tir. İki hafta kadar önce Ame rika'da Dünya Bankası ile Ulus lararası Para Fonu'nun ortak laşa düzenledikleri guvernör ler toplantısında Afşin Elbis tan'a verilecek kredinin de görüşüldüğü bildirilmektedir. Türkiye'yi temsilen Maliye Ba kanı Yılmaz Ergenekon'un ka tıldığı toplantıda, Cephe Hü kümetinin Dünya Bankasına kre di karşılığında ödün vermeyi kabul ettiği ve elektriğe zam kararının alındığı açıklanmış tır.
Edinilen bilgiye göre, elekt rik zammı yüzde 50 ile yüzde 60 dolayındadır. Ancak, bir ay sonra yapılacak 12 ekim se çimlerini düşünen cephe koa lisyonu, seçmenleri olumsuz yönde etkiler kanısıyla, zamı seçim sonrasında açıklamaya ve yürürlüğe koymaya karar vermiş tir.
(•Cumhuriyet, 17 Eylül 1975)
YILIN İLK YARISINDA PROGRAMLANMIŞ OLANIN İKİ KATI DEM1R CEL1K
İTHAL EDİLDİ
MC Hükümeti zamanında, 1975 yılının tümü için programlan mış olan miktarın iki misli demir çelik ithalatı gerçek leştirilmiştir. 1975 programı na göre bütün yıl için 540 bin tonluk ithalat planlanmış iken haziran sonuna kadar yapılan ithalat 1 milyon 71 bin tonu bulmuştur.
MC Hükümeti zamanında, Türki ye'nin ihtiyaç duymadığı de mir çelik ithalatının hemen hemen tamamı özel kesim eliy le yaptırılmıştır, tthalat i çin toplam 5 milyar 477 milyon liralık ödeme yapılmıştır.
Tabloda MC Hükümetinin izin ve çabalarıyla gerçekleştiri len demir çelik ithalat tür leri 1975 yılı için kabul e dilen ithal programlarıyla bir likte görülmektedir. Buna göre, 1975 yılı için 100 bin tonluk pik ithalatı öngörülmüşken şim diye kadar gerçekleştirilen pik ithalatı 38 bin tonda kal mıştır.
Pik dışındaki bütün demir çe lik ürün türlerinde yılın al tı ayında gerçekleştirilen it halat miktarları, bütün yıl i
çin programlanmış ithalatı aş mış durumdadır. Kütükde 150 bin tonluk ithalat planlanmış ken yılın yarısındaki ithalat iki misline yakın olmuş ve 288 bin tona ulaşmıştır. Yapılan ithalatın tamamı, ihtiyaç faz lası olup spekülatif stoklama lara yol açmıştır.
Çubuklar ve yuvarlaklarda 12 ay için toplam 10 bin tonluk ithalat planlanmış iken yılın altı ayındaki ithalat 420 bin tona ulaşmıştır. 8u ithalatın da tamamına yakın bir bölümü spekülatif ithalat olarak ni telenmektedir.
MC Hükümetinin çabalarıyla ger çekleştirilen, bu tabloda özet olarak yılın altı ayında 12 ay için programlanan ithalatın i ki misli gerçekleştirilmiştir.
1 milyon 71 bin tonluk ithalat içinde kamu kuruluşu olan Tür kiye Demir Çelik işletmeleri (Karabük) ile kamu fonlarıyla kurulan bir özel kuruluş olan Ereğli Demir Çelik işletme lerinin (Erdemir) toplam itha latı ancak 33 bin ton olmuştur.
Dolayısıyla 5 milyar 477 mil yon liralık ithalatın tamamına yakın bir bölümü özel kesim tarafından gerçekleştirilmiş olmaktadır. Böylece, demir çe lik ithalatından dolayı ger çekleşecek olan kârların tama mı demir çelik ithalatçısı ö zel şirketlerde toplanmış ol maktadır.
1975 YILI HAZİRAN SONU DEMİR ÇELÎK İTHALATI (Bin Ton)
Pik Kütük Levha blokları
IX
«H
CQ
I«X£.
SI 1x1
(X
1x1
10,0 _ 6,2
1—1
O.
10 .0 6 ,2
tlxvll ıl/xll O i^
27,9 281,5 67,0
1 ^J LLJ _ l Z û.
u°
37,9 287,7 67,0
in ıs t», o a\ ıx
100,0 150,0
Çubuklar
8,3
8 ,3 260,0 268,3 10,0
Yuvarlaklar
152.2 152,2
Profiller
51,5 51,5 15,0
Sıcak çekilmiş sac
6,0 6 ,0 32,6 38,6
Soğuk çekilmiş sac
2,5 2 ,5 89,5 92,0
Kaplamalı sac
.
15,9 15,9 20,0
Manyetik sac
1.6
1,6
Diğerleri
243,3 243,3 245,0
TOPLAM
24,5 8,5 33 ,0 1070,8 1103,8 540,0
2 MİLYON 658 BİN İSÇİDEN 833 BİNİ TOPLU SÖZLEŞMELİ
1974 yılında irili ufaklı 637 sendika, toplam 2 milyon 658 bin 393 üyeye sahip oldukla rını beyan etmişlerdir. Ancak toplu sözleşmelerden faydala nan işçi sayısının d83 bin ci varında olduğu bildirilmekte dir. Genellikle iki yıllık dü zenlenen toplu sözleşmelerden faydalanan işçilerin 883 bini aşmadığı dikkati çekmektedir. Ayrıca, 1 milyon 800 bin olan sigortalı işçi sayısının da, sendikaların bildirdikleri ü ye sayısı toplamının çok al tında olduğu görülmüştür.
Sendikalı işçilerin gerçek sa yısı konusunda hiçbir araştır ma yapılmamış olması ve böyle bir araştırmanın yetki mücade lesi içinde bulunan sendikala rın verilerinden başka kayna ğı bulunmaması, gerçek dışı rakamların ortaya çıkması so nucunu doğurmaktadır. Ayrıca sendikalara üye olanlar ile aidat ödeyenler arasında da farklar bulunduğu ortaya çık maktadır. İSTA muhabirinin öğ rendiğine göre, Türkiye'de ku rulu sendikaların önemli bir bölümü işyeri sendikası nite liğindedir. Sendikalardan bir kısmı bağımsız, bir kısmı Türk îş'e, bir kısmı DİSK'e ve çok küçük bir kısmı da MİSK'e bağ lı olarak çalışmaktadır. Sendi ka üyesi işçilerin gerçek sa yısının yaklaşık 1 milyon 200 kişi olduğu tahmin edilmekte dir.
öte yandan Sendikalar Kanunu nun çıktığı 1947 yılından bu yana sendikalı işçilerle il gili sayısal verilere bakıldı ğında gelişimler şöyle özet lenmektedir. Çıkan kanunun grev ve toplu sözleşme hakkı nı içermemesine rağmen bir yıl içinde 1947 yılında 73 sendi ka kurulmuş, kurulan bu sendi kalara 52 bin işçi üye olmuş tur.
1952 yılında kurulan ilk işçi konfederasyonu Türk lş'in üye sayısı 1955'de 190 bine ulaş mıştır. Daha sonra sanayileş menin hızlanmasına paralel o larak sendikalı işçi sayısı 1960'da 283 bini bulmuştur.
1963 yılında Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt Kanununun ka bulünden sonra sendikalaşma yeni boyutlar kazanmıştır. Bu dönemde Türk tş bünyesinde 180 sendikanın bulunduğu tes bit edilmiştir. Türk îş'in 34 işkolunda barındırdığı bu sen dikaların toplam üye sayısı 476 bindir.
Ancak, 1967 yılında Türk îş'in "Amerikancı tip ve partilerüs tü sendikacılığı savunan" gö rüşünü benimsemeyen 5 sendika DÎSK'i oluşturmuştur. DİSK gi derek büyümüş, bugün 23 sendi kayı bünyesinde bulunduran bir konfederasyon haline gelmiştir. Türk tş'ten ise kopmalar devam etmiştir. Bugün Türk tş Konfe derasyonu 'nun gerçek üye sayı sının 900 bine yaklaştığı he saplanmaktadır.
Sendikaların Çalışma Bakanlı ğına gerçek mevcudun üstünde üye göstermelerinin asıl nede ni büyük ve güçlü görünme is teği yanında yetki anlaşmaz lıkları sırasındaki yetki hi leleridir. Sendika yetkilileri bunun ö nüne ancak yetki meseleleri nin farklı bir çözümü, örne ğin referandum ile gerçekleşe bileceğini ileri sürmüşlerdir.
(Yeni Ortam, 12 Ağustos 1975)
ZONGULDAK'TA GECEN YIL 52 İS KAZASINDA
129 MADEN İSÇİSİ ÖLDO
Yeraltı Maden İşçileri Sendi kası Genel Başkanı Çetin Uy gur, yaptığı açıklamada 1974 yılından bu yana Zonguldak havzasında 2 bin 229 maden işçisinin iş kazaları sonun da hayatlarını kaybettikleri ni kaydetmiş ve şöyle devam etmiştir.
"177 bin 371 işçi iş kazala rında yaralanmıştır. Meslek
hastalığının artış oranı yüz de 80'i geçmiştir. Sadece 1974 yılında 129 maden işçi si hayatını kaybetmiştir ve 14 bin 656 işçi yaralanmış tır. Bu olaylar 52 iş kazası sonunda ortaya çıkmıştır."
Bütün bunların temel nedeni nin "tekelci sermayenin iste ği olan daha fazla sömürüyü, gerekli yatırımı yapmadan sağ lamaya çalışmak" olduğunu be lirten Yeraltı Maden İş Sen dikası Genel Başkanı, bütün bunların karşısında Türk tş ve ona bağlı Maden tş Fede rasyonunun tavrının gösterme lik olduğunu söylemiştir. Uy gur, bütün bunların iş kaza sı değil, maden işçilerinin katliamı olduğunu ileri sür müştür.
"Toplumda her türlü değeri ya ratan emekçi halkımız iktidara gelmedikçe, değeri yaratanlar değerin bölüşülmesinde söz sa hibi olmadıkça, getirilecek "sosyal güvenlik" tedbirleri halkımızı ve kamu personelini avutmaktan, gerçekleri gizle mekten öteye geçemez. Ülkemizin demokratikleşmesi, tüm çalışanla rın insanca yaşaması, insanın insanı sömürmesine son verilme si için halkımızla verdiğimiz demokratik mücadeleye devam e deceğiz. Örgütlü mücadelemiz sonunda mutlaka haklarımızı a lacağız."
MEYAK KESİNTİLERİNİN ANAYASAYA AYKIRI OLDUĞU
AÇIKLANDI
TÜTED, TÜM DER ve TÖB DER'in bazı meslek odaları ve dernek leriyle ortaklaşa düzenlediği basın toplantısında, MEYAK ke sintileri konusunda açıklamalar yapıldı. Maliye Bakanı Ergene kon'un bu konudaki açıklamala rının gerçek dışı olduğunun bil dirildiği toplantıda, MEYAK, İYAK ve OYAK uygulamalarının, sermaye sınıfının pazar sorunu na çözüm bulma amacı güttüğü, bunlarla ilgili yasaların al datmaca olduğu belirtilerek, me murlardan kesilen paraların geri verilmesi istendi.
Toplantıda, milyarlarla anlatı lan vergi kaçakçılıklarını ön leyemeyen siyasal iktidarların, giderlerini karşılamada memurun üç beş kuruşuna gözdikmemesi gerektiği belirtilerek, yasası 1 yıl içinde çıkarılamamış olan MEYAK'a yapılan kesintilerin Anayasaya aykırı olduğu açık landı. Açıklamaların sonunda şöyle denildi:
ÜNİVERSİTE GİRİŞ SINAVINI KİMLER KAZANIYOR
1975 1976 öğrenim yılı üniver site giriş sınavlarının sonuç ları açıklandı. Sınavı kazanan ilk 50 kişinin adları ve mezun oldukları okulların listesi gazetelerde, banka reklamla rında yayınlandı. 280 bin ki şinin katılıp 220 bin kişinin açıkta kalacağı sınav sonuçla rı oldukça ilginç.
Sınavı kazanan ilk 50 öğrenci den 45 tanesi Ankara, İstanbul, tzmir liselerinden diploma a 1aniar arasından. 50 öğrenci den sadece 5'.i Anadolu lise lerinden mezun. Bu liseler de Kırıkkale, Konya, Eskişehir, İçel ve Antalya liseleri. So nuçlarda daha ilginç noktalar da var. 50 öğrenciden 31 ade di Ankara, İstanbul'un özel liselerinden mezun olanlar arasından. Ayrıca bu 31 öğren cinin 17'si de Fen lisesi me zunu.
Dergiye basılmak üzere gön derilecek yazıların Kasım 1974 sayımızla verilen ekteki koşullara uygun olması gere kir. Yayın Kurulu yazılarda gerekli gördüğü değişiklik leri yapabilir. Dergimize gönderilen yazılar basılsıu ya da basılmasın geri veril mez. Yazı ve ilanlardaki fi kirler yazarlarına aittir; Odayı ve Dergiyi sorumlu kıl maz. Dergide basılan yazılar kaynak göstererek aktarılabilir.
Yazı Ücretleri (daha önce yayım lanmış yazılara ücret ödenmez)
Dergi sayfası başına
Telif yazı
80 TL
Çeviri yazı
60 TL
İlan Tarifesi
Ön iç kapak
1350 TL
Tam iç sayfa
1000 TL
Yarım iç sayfa
500 TL
Arka iç kapak
1250 TL
Arka dış kapak
2000 TL
Küçük ilan (cm.sütun) 50 TL
Föy Tarifesi
1. yaprak
1200 TL
2. ve sonraki her yaprak 500 TL
Bu fiyatlar, basılmış olarak verilen föyler için geçerli dir. Basım da dergimize ait olursa, kağıt ve film mali yeti ücrete eklenir. Bu hal de, istenen baskı ve kağıt kalitesinin de bildirilmesi gerekir.
Renkli ilanlarda her renk için; kapakta 550 TL, iç say fada 500 TL renk farkı alınır.
İlanlara ait film ve tertip masrafları ilan sahibine aittir.
Elektrik Mühendisliği Dergisi Elektrik Mühendisleri Odası üyelerine ücretsiz gönderilir.
Sayısı 10, yıllık abonesi 120 (elektrik mühendisliği öğrencileri için 35) TL'dır.
ÜÇER OFSET
Ankara 1975
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI TEMSİLCİLİKLERİ
Adana
Sefa Kurdak
Çukurova Elektrik A.Ş.
Eskişehir
İsmet Erort'a Malatya
Hasan Baran
Yunus Emre Cad., No 67
Mazıcı Işhanı, Kat 2, No 204
Antalya
Erkan Tarıman
Murat Paşa Vakıf tşhanı
Kat 5, No 15
Aydın
Mustafa Yaprak
6. Bölge Müdürlüğü
Balıkesir
Şahin Şen
SEKA Müessese Müdürlüğü
P.K.201
Bitlis
Hasan Dalkıran
Tekel Tütün Fabrikası
Burdur
İrfan Bilgin
Uzun Çarşı, No 46
Bursa
Necmettin Çamlı
TEK 3. Bölge Müdürlüğü
Denizli
Abdullah Şavk'lı
iller Bankası Başmühendisliği
Diyarbakır Burhan Elçioğlu TEK Bölge Başmühendisi
Elazığ Kenan Elmas ulu Yapı işleri 10.Bölge Md.lüğü
Gaziantep
Ali Ercan
Hürriyet Cad.,
Kamil Afat Işhanı, Kat 3
İçel
Ali öztürk
Elektrik İşletmesi Müdürü
İzmit
Sait Bülbül
Belediye Elektrik İşletmesi
K.Maraş
A.Haşim Tekçiçek
Hükümet Cad., No 11
Karabük
Ömer Çolakoğlu
Bayır Mah.,
Fevzi Çakmak Cad., No 18/C
Kastamonu
Fehmi Tuncel
Belediye Cad., No 46/A
Kayseri
Yetkin önem
TEK İşi.ve Bkm. Başmüh., PK.9
Konya
Birol Adalığ
15. Bölge Müdürlüğü
Kütahya
Rüştü Kaytancı
Yapı İşleri 4.Bölge Müdürlüğü
Muğla
Şakir Ülkü
İller Bankası Başmühendisi
Nevşehir Şahin Yurtbeğendi Şehir Palas Oteli
Niğde
Mustafa Karadal
Aşağı Kayabaşı Mah..,
Kuyulu Çıkmazı, No 5
Rize
Halil Sağol
Başmühendisliği
Sakarya
Faruk Aloğlu
TEK 4. Bölge Başmühendisliği
Samsun
Ataman Kiniş
TEK Bölge İşletme ve Eakim
Başmühendisi
Sinop
Muzaffer Sarılar
Boeing Serv. Inc. Radar
Trabzon
Kemal Kazmaz
İller Bankası 9.Böl.Md.lüğü
Urfa
Mahmut Tellalbaşı
Belediye ESO İşletmesi
Zonguldak
İbrahim Tatbul
KBA Şebeke Md., 2.Bölge
Çatalağzı Başmühendisliği