Elektrik Mühendisliği · Sayı 225 · Eylül 1975

ARAMIZDA

Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme

Yıl
1975
Sayfa
1
Okuma süresi
2 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • Milliyetçi Cephe
  • teknik elemanlar
  • memur kıyımı
  • demokrasi mücadelesi
  • siyasal baskı

Özet

EMO Yönetim Kurulu, dönemin Milliyetçi Cephe iktidarını demokrasiyi baskı altına almak ve teknik elemanlara yönelik kıyım politikaları uygulamakla eleştirerek teknik elemanları birlik ve dayanışmaya çağırıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

ara mız da

TEKNİK ELEMANLAR EN DOĞAL

HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİNİ PERVASIZCA ÇİĞNEYEN İKTİDARLARIN SALDIRILARINA KARSI YILMADAN

MÜCADELE VERECEKLERDİR

Elektrik Mühendisliği 225

Sayın üyemiz,

Milliyetçi cephe, iktidara adımını attığı gün verdiği sözleri yerine getiriyor. Hatırlanacağı gibi bir dizi ekonomik tedbirlerin yanısıra, ülkede demokrasinin kundaklanacağını da açıkça ilan etmişti cephenin başı. Kısa vadeli ekonomik tedbirlerin halk yararına değil, cepheyi destekleyen sermaye kesiminden yana düzenlendiği pratikte de görüldü. Cepheciler şimdi bir araya gelmelerine olanak veren baskı ve terör programını eksiksiz uygulamaya çabalıyorlar.

Türkiye'de çalışan kesimin, işçisi, köylüsü, memuru, öğretmeni, teknik elemanı, yurtsever aydınıyla hak ve özgürlüklerine sahip çıkma isteği giderek yoğunlaşmaktadır. Bugün ülkemizde boy gösteren çok yönlü bunalımın nedenlerinin, sermaye sözcülerinin gerçekleri çarpıtmak uğruna akla gelmedik yalanlara başvurmalarına rağmen, emekçi kesimin talep ve özlemlerini ileri sürmesinden değil, bu isteklerin karşılanmamasından doğduğu bilinmektedir. İktidar, bağlı bulunduğu ekonomik sistemin sömürüsünü sürdürmek görevini üzerine almıştır. Azgelişmişlik süreci içinde bir yerde ekonominin tıkanıp kalmasıyla, sermayenin büyüme ve pazar isteklerinin gereği yerine getirilememekte, kitlelerin haklı talepleri baskı altına alınmaktadır. Bunalımın temel nedeni emperyalizme bağımlı ekonomik sistemin açmazındadır ve bu tür iktidarlar bağımlılık ilişkilerini tersine çevirecek bir yolu izlemek olanağına sahip değillerdir. Çünkü sermaye sınıflarının görevlileri olarak çarkı döndürmekle yükümlüdürler.

Ülkemizde, emekten yana yapısal bir değişiklik, egemen güçlerin korkulu rüyasıdır. Toplumun demokratikleşmesinden ürken dışa bağımlı iktidarların temsilcileri, bu gelişimi her ne pahasına olursa olsun önlemeye çalışıyorlar. Demokratikleşmenin uzun vadede toplum yararına işleyeceğini ve temel dönüşümlere zemin hazırlayacağını biliyorlar. Uyanışı engellemek mümkün olmadığın dan, bilinçlenme sürecini uzatmaya, kitleleri yıldırmaya çalışıyorlar. Bu yüzden de demokrasiyi tümüyle rafa kaldırmanın en etkili aracı olarak gördükleri açık faşizme duydukları özlemleri açığa vurmaktan çekinmiyorlar. Demokrasi yanlısı siyasal partilerin toplantılarına karşı düzenlenen taşlı sopalı saldırılar, siyasal cinayetler, siyasal parti yöneticilerinin tutuklanması, dövülmesi, yaralanması ve benzeri yüzlerce olay, hep bu yıldırma ve sindirme politikasının her gün rastlanan görüntüleridir.

Terör uygulamasının bir uzantısı da kamu kesiminde çalışanlara yöneltiliyor. MC iktidara geldikten sonra kamu kesimine istediği biçimi vermek için olanca gücünü harcadı. Bir yandan erken seçim olasılığına karşı devlet cihazını elden geldiğince denetim altında tutarak avantaj sağlamak, bir yandan da sivil vurucu güçlerine maddi olanaklar ve mevziler kazandırmak amacını güdüyor. Memur kıyımı bu amaçla başlatıldı. Böylece hem resmi güvenlik kuvvetlerinin "yardımcıları" yemleniyor, hem de yurtsever memurlar, öğretmenler işsizliğe ve açlığa mahkûm ediliyorlar.

Çalışanların bir parçası olan teknik elemanlar da kıyıcıların hedefleri arasında. Bugüne dek her türlü baskıya rağmen mücadelelerinden geri kalmayan teknik kadrolar, yurtsever tutum ve davranışlarından, kamuoyunu aydınlatıcı çalışmalarından ötürü cezalandırılıyorlar. Teknik elemanlara karşı girişilen kıyım, yalnız atama, nakil, işten atma biçiminde kalmıyor, onların kitle örgütlerine de yöneltiliyor, örgüt yöneticilerinin işlerinden edilmeleri bu kuruluşların çalışmalarına sekte vurma planının bir parçasıdır.

Teknik elemanlar, tüm çalışanların ve demokrasiden yana çıkan güçlerin yanında, gericiliğin saldırılarına karşı yılmadan göğüs gereceklerdir. En doğal hak ve özgürlüklerinin çiğnendiği bu dönemde, birlik ve dayanışmanın gereklerini yerine getire cekler, her zamankinden daha çok kenetleneceklerdir.

Saygılarımızla.

YÖNETİP KURULU