Elektrik Mühendisliği · Sayı 231 · Mart 1976

TÜRKİYE'DE ENERJİ BUNALIMI

Korkut Öngün

Elektrik üretimi ve santraller Teknik / bilimsel makale

Yıl
1976
Sayfa
3
Okuma süresi
8 dk
Görüntülenme
0

Konu

Elektrik üretimi ve santraller

İlgili: İletim ve dağıtım şebekeleri, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • TEK
  • enerji bunalımı
  • kurulu güç
  • kalkınma planları
  • hidroelektrik santral
  • petrol fiyatları

Özet

Yazar, 1970'li yıllarda Türkiye'de yaşanan elektrik enerjisi kesintileri ve bunalımının nedenlerini, kalkınma planlarının uygulanmasındaki gecikmeler, kurulu güç-üretim dengesizlikleri ve TEK dışı kuruluşların atıl kapasiteleri üzerinden istatistiksel verilerle inceliyor. Petrol fiyat artışının bunalımın asıl nedeni olmadığını, sorunun yıllardır süregelen planlama ve yatırım gecikmelerinden kaynaklandığını savunuyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

türkiye de enerji bunalımı horhut öngiin

UDK: 330.191^5:620.9 (560)

Yurdumuzda son yıllarda özellikle bahar ve kış aylarında elektriklerin sık sık kesildiği görül mektedir. Hele 1973 Kasım ayında yapılan Odamızın 6. Elektrik Enerjisi Teknik Kongresine katılanlar Ankara'nın ortasında mum ışığında kongrenin sürüp gittiğini anımsıyacaklardır. Evde, iş yerinde her yerde elektrik enerjisi sıkıntısı duyulmakta, elektriklerin sık sık kesildiğinden sızlanılmak tadır.

Çok yönlü bir yurt sorunu olan elektrik enerjisi bunalımı, kalkınma yolundaki ülkemizde elektrik ü retim, iletim ve dağıtım tesislerinin planlanma sının bazı tartışmalara açık olacağı izlenimi do ğurmaktadır.

Bilindiği gibi, Türkiye'de planlı kalkınma 1961 Anayasasıyla başlamıştır. Bu Anayasanın 41'inci maddesi ile devletin ödevleri arasına "İktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı demokratik yollar la gerçekleştirmek, bu maksatla milli tasarrufu artırmak, yatırımları toplum yararının gerektir diği önceliklere yöneltmek ve kalkınma planlarını yapmak" konuları da sokulmuştur (1). Bu amaçla 1963 yılından başlayarak beşer yıllık kalkınma planları yapılmıştır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında da planlı bir kalkın ma denemesi yapıldığı görülmektedir. Bu deneme 1929 1930 yıllarındaki büyük ekonomik bunalımın ardından 1933 yılında başlatılmıştı. O günlerde bütün dünyayı saran ekonomik bunalımın planlı e konomi ile yönetilen ülkeleri etkilemediğini gö ren zamanın yöneticilerinin planlı bir ekonomiye dönmeye karar vermiş oldukları belirtilmektedir. Bu dönemde birinci beş yıllık plan başarıyla uy gulanmış, ikincisi ise İkinci Dünya Savaşının başlaması ile tamamlanamamıştır.

1950 1960 döneminde diğer kesimlerde olduğu gibi elektrik kesiminde de görülen dengesizlikler plan anlayışının Anayasamıza girmesine neden olmuştur.

Ülkemizde son yıllarda görülen büyük enerji sıkın tısının, petrol fiyatlarının artışı ve petrol kı sıtlamasının yol açtığı bunalımla bir ilgisi yok tur. Her ne kadar bu dönemde petrol fiyatları bü yük, ölçülerde artmış, bu nedenle elektrik üretimi için olağan dışı büyük paralar ödenmişse de, bu yüzden elektrik kesilmesine ya da kısıtlamasına gidilmemiştir. Aslında petrol fiyatlarındaki ar tış önemsenmeyecek gibi değildir.

Korkut öngün. Danışman, TEK

SU

Ocak 1970 1,800

Mayıs 1971 2,180

Şubat 1972 2,479

Haziran 1973 2,898

Kasım 1973 5,176

Ocak 1974 11,651

Tablo 1. Ham petrol fiyatlarındaki değişme

"Ham petrol fiyatları 1961 yılından 1970 sonları na kadar hiç değişmezken, bu yıldan itibaren sü rekli olarak artmış ve 1973 Ekimindeki Ortadoğu Savaşından sonra 4 kat artış göstermiştir. Tab lo l'de 1970 yılından beri ham petrol fiyatları nın değişmeleri gösterilmiştir. Tablodaki değer ler 34,000 34,090 API Graviteli hafif Arap petro lünün İran körfezindeki bir varilinin Dolar ola rak afişe fiyatlarını göstermektedir.

Diğer kaynaklar da hafif Arap petrolü afişe fiyat larındaki aynı artış seyrini izlemiştir" (2).

Yurdumuzda başgösteren bunalımın temeli, bazıla rının söylediği gibi geçici değildir, yıllardır süregelen birikimlerin sonucudur.

1971 yılında Ege bölgesinde sonbaharda başlayan enerji kısıntılarına neden olarak diğer bölgeler den bu bölgeye enerji iletecek enerji iletiir tesis lerinin yetersizliği ile kuraklık gösterilmiştir. Ayrıca yapılmakta olan yeni bir iletim tesisi de zamanında bitirilememiştir.

1972 yılında kuraklık ve üretim tesislerinin yeter sizliği ileri sürülerek tüketimin, frekans ve geri lim değişiklikleri ile azaltılmasına çalışılmıştır.

1973 1974 1975 yıllarında frekans ve gerilim deği şiklikleri ile yaz saati uygulaması, sokak, vit rin ve fabrika alanlarının aydınlatılmasında Bakan lar Kurulu kararları ile yapılan yasaklama ve indi rimler istenen sonucu sağlayamadığı için, çeşitli yer ve zamanlarda" elektrik kesilmelerine başvurul muştur (3).

Plan dönemlerini ve daha önceki yıllık dönemleri kapsayan kurulu güç ve yıllık üretim artış oranla rı Tablo 2'de gösterilmiştir.

Tablo 2'nin incelenmesiyle anlaşılacağı gibi 1953 1957 döneminde kurulu güç artışı, üretim ar tışının üstünde gezinmektedir. Nitekim bunun sonu cu olarak 1956'dan sonra 6 7 yıl elektrik sântral ları tam kapasite ile çalışamamışlardır. Aslında bu duruma iletim tesislerinin yetersizliği yüzün den elektriğin dağıtılamaması, ayrıca iç ve dış kaynakların azalması ve ekonomik gelişmenin durak laması ile elektrik talebinin azalışı neden olmuş tur.

1953 1957

Ortalama y ı l l ı k artış oranı: a) Kurulu güçte b) üretimde

I KJ I 15,1

Kullanma miktarın daki y ı l l ı k orta j „ ,_•, 3, lama a r t ı ş oranı(4) ı ' '

Kullanma katsa y ı l a r ı (5) a) Dönem basında b) Donem sonunda

t 27,4

% 25,0

KAYNAK: EIE ve TEK Yayınları

1958 1962 * 7,9 J 11,6

1 3,5

S 25,5 % 29.6

1963 1967 « 7,4 t 11.8 J 4,1

% 32,9 1 36,2

1968 1972 I 7,0

I 12.6 t 5.2

% 40,0 % 46.8

1973 1974 I 19,6 1 9,5 % ( 9,2)

( 45,1 % 39;2

1957'den sonraki üç dönemin belirgin özelliği ku rulu güç artış oranının sürekli olarak düştüğü, ü retim artışır.ır. ise fazlaca değişmediği üzerinde dir. Eunun sonucu olarak kurulu gücü kullanma kat sayıları artmıştır. Durura daha yakından izlenince 1973 yılına gelinceye kadar her yıl yıllık üretim artışını karşılayacak kadar üretim kapasitesi ku rulmadığı, önceki yıllarda kurulmuş olanlardan da ha fazla yararlanmak yoluyla işin sürdürüldüğü gö rülmektedir.

Bilindiği gibi her üç plan döneminde de elektrik üretimi yıllık artışının % 13 olacağı hesaplanmış tır. Kapasite artışında seçilen oran ise % 12,5'dui Ancak Tablo 2'ye dikkatle bakıldığında üretim konu sunda plan amaçlarına % 90 yaklaşılmış olmasına kar şılık kapasite konusunda amaca ancak % 60 yaklaşı labilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Yurdunuzda enterkonnekte şebekenin oluşumu 1952 yı J lında başlamıştır. Şehir ve kasabalar enterkonnekt^ şebekeye bağlanınca, kendi üretim tesisleriyle ça I İışan sanayi kuruluşları enterkonnekte şebekeden t elektrik almaya başlayınca, kendi üretim tesisleri f ni hemen durduruyorlardı. Bu şekilde davranmaları j nın çeşitli nedenleri vardır. Bunların sahip olduğıj tesisler küçüktü, üretim maliyetleri yüksekti, ye \ ter kapasitede değillerdi, işletme zorlukları var ; di, satın aldıkları elektriğin fiyatı hayli ucuzdu. Böylece sözü edilen bu tesisler istatistiklerde ku i rulu güç değerleri içinde görülüyorlarsa da üretime katılmıyorlardı. Bu durum yukarda anlatılan bunalıp döneminde de değişmedi. Türkiye Elektrik Kurumunun i çalışmayan bu üretim tesislerinin sahipleri tara fından çalıştırılması halinde prim vereceğini va detmiş olmasına karşılık elle tutulur bir sonuç a lınmamıştır. Kurum ise kuruluş kanununun kendine verdiği üretim tesislerine elkoymak yetkisini kul lanmadığı için de sonucu değiştirmek yada bir öl çüde düzeltmek olanağı bulunamadı.

Kendi üretim tesislerini enterkonnekte şebekeye bağladıktan sonra yıllarca çalıştırmayanlar bir bunalım sırasında bunları çalıştırmak isteseler de çok zaman bunu başaramıyorlardı. Çünkü bu te sislerin bakımları düzgün bir şekilde yapılmamış oluyor, yedek parçaları elde bulunmuyor, hatta ba zı bölümlerinin başka amaçlarla kullanıldığına ta nık olunuyordu. Bütün bu nedenlerle kurulu bu ka pasitelerden yurt ölçüsünde yararlanmak için, bun ların kanunlara göre sorumlusu durumunda olan Tür kiye Elektrik Kurumunun elinde toplanması zorunlu dur.

1972 yılı temel alınarak TEK dışındaki kuruluşla rın elinde bulunan kurulu güç kapasiteleri ile 1972 yılında bu tesislerin üretimleri Tablo 3'de toplanmıştır.

Kurulu güc MM Brüt Üre.GVfh Kullanma katsayısı X

Çukurova Kepez Temi k H1dro. Top.

106 156 262 418 805 1223

45 59 53

OtoprodllktBr Term1k H1dro. Top.

384 12 396 705 41 746

21 39 22

belediyeler TermU Hidro. Top.

187 20 207 82 66 148

5 38

KAYNAK: TEK Yayınları

Tablo 2. Kurulu güç (kW) ve üretimde (kwh) artış oranları ve kullanma katsayıları

Tablo 3. 1972 yılında TEK dışı kuruluşlarda güç ve üretim

Tablo 3'den TEK dışında kalan kuruluşların elinde önemli ölçüde üretim kapasitesi ve üretim artırıl ması olanaklarının bulunduğu açıkça görülmektedir, özellikle Çukurova E.A.Ş. elindeki termik kaynak la 1972'den sonraki yıllarda üretim yeni bir kapa j site eklenmediği halde % 70 artırılabilmiştir. Oy sa ki hiç de iyi yağışlı geçmeyen 1972 yılında TEK elinde bulunan Sarıyar, Hirfanlı, Demirköprü, Ke j mer, Almus ve Kesikköprü biriktirmeli hidroelek I trik santrallarında su gelirinin üzerinde üretim i yapılmasına izin verildiği için baraj düzeyleri tehlikeli sınırlara düşmüş, şiddetli enerji buna lımına uğranılan 1973 ve 1974 yıllarında biriktir meli tesislerden fazla yararlanma olanağı sağlana i mamıştır. Bu durumda hidrolik tesislerin biriktir me olanaklarının iyi kullanılmadığı izlenimi doğ maktadır.

Kurulu güç ve üretim artışının diğer ülkelerde na sıl geliştiğine bir örnek vermek üzere gelişmiş bir ülk& olarak İngiltere'ye bakalım. İngiltere'de Central Electricity Generating Board'da 1968 1972 döneminde yıllık ortalama üretim artışı % 5,2 ve üretim santrallarında kurulu kapasite artışı % 6,3' dür. 1972'deki kullanma katsayısı % 38'dir. Ancak İngiltere'de 1973'de üretim % 1,3 azalır, 1974'de % 4,6 artarken kurulu kapasite sürekli olarak ve sırasıyla % 2,4 ve % 0,9 artmıştır. 1974'de kul lanma katsayısı ise yine % 38'dir (6).

Üretim tesislerindeki gecikmeler yüzünden doğan enerji açığını kapatmak için bulunan ve uygulanan yol, tesis süresinin kısa olması gözönüne alına rak, gaz türbinlerinin tesisine geçilmesidir. Bu konuda da gecikmeler olnuş ve enerji bunalımına yine de sürekli bir çözüm getirilememiştir. Yakıt olarak motorin kullanmaları nedeniyle yüksek üre tim maliyetleri yüzünden de gaz türbinleri, elekt rik üretim maliyetini sürekli olarak büyük bir yük altında tutacaktır.

Bu durumların olacağı ve yapılmakta olan planlama hataları 1965 yılında Keban Barajı inşaatı dolayı sıyla Elektrik Mühendisleri Odası tarafından ku rulan bir komisyonun raporunda belirtilmişti.

Geçmişte olduğu giBi gelecekte de yurdumuzu ener ji bunalımlarından kurtarmak için yalnız teorik o larak kalkınma planları yapmak yetmemektedir. Uy gulanmayan yada eksik uygulanan planlar dengesiz büyümelere ve bunalımlara neden olmaktadır. Plan ları eksiksiz olarak uygulamada sayılamıyacak ka dar faydalar olduğu konusunda tam bir fikir birli ğine varılmalıdır. Yoksa son zamanlarda bazı sana yi kuruluşlarında görüldüğü gibi her kuruluşta ay rı bir üretim tesisi kurmaya kalkışmak kurtuluş yolu değildir.

Tablo 2'ye bakınca 1973 1974 döneminde elektrik sıkıntısı olmaması gerekeceği düşünülebilir. Oy saki sıkıntının en aşırı evresine rastlandığı bu dönemde işletmeye alındığı bildirilen üretim te sislerini bir türlü çalıştırmak olanağı bulunama mıştır. Bu dönem yurdumuzun hem yeterli üretim tesislerine sahip olduğu hem de elektrik sıkıntı sı çektiği bir dönem olarak anımsanacaktır.

YARARLANILAN KAYNAKLAR ve NOTLAR (1) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Kanun No:334 Resmi Gazetede yayımı 20.7.1961, Sayı 10859 (2) Petrol Zammının Etkileri, Mustafa özyürek, Petrol Ofisi Eski Genel Müdür Yardımcısı. Cumhuriyet Gazetesi 2.10.1975

SONUÇ

Planlı bir kalkınma düzeninde elektrik sıkıntısı na rastlanmamalıdır. Bu planın ana amacı gereğidir. Ancak planlanan üretim tesislerinin sürekli olarak gecikmesi, kapasite ve üretim yetersizliği ile karşılaşmamıza yol açmıştır. Eski yıllardaki ge cikmeleri bir yana bırakırsak son yıllardaki ge cikmeler önemli bir yer tutmaktadır. 1968'de bit mesi gereken Gökçekaya hidrolik santralı (3x100 MW) 1973 yılında ancak 2 grubu çalışabilecek durumda, 1971 yılında bitmesi gereken Seyitömer termik sant ralının (2x150 MW) bir grubu 1973 yılında, 1969 yı lında işletmeye başlayacak Kadıncık hidroelektrik santralı (2x35 MW) 1971 yılında işletmeye alınmış, 1973'de bitmesi öngörülen Seyitömer santralı 3'üncü grubu (150 MH) ile, Keban santralının işletmeye gi riş gününün gecikmesi nedeni ile doğacak enerji a çığını kapatabilmek amacıyla 1972 yılında 30 ayda bitirilmek üzere yapımına karar verilen Tunçbilek II (1x150 MW) termik santralı ile Gökçekaya ve Seyit ömer santrallarının eksik grupları henüz çalışmaya başlamamıştır. Bir ara 1973 yılında biteceği plan lanan Oymapınar hidroelektrik santralı ile yapıl makta olan diğer termik ve hidrolik santralların gerçekten ne zaman biteceğini kestirmek olanağı görülemiyor. Hele ilk adımda k grubunun (4x155 MW) çalışması planlanan Keban hidroelektrik santralı nın ancak düşük kapasite ile olmak üzere 3 grubu nun çalışması 3 yıl gecikmeyle sağlanabilmiştir.

(3) Yaz Saati Uygulamaları İçin Alınan Bakanlar Kurulu Kararları: a) 3.6.1973 ile 4.11.1973 arası için karar no: 7/6383 Eesmi Gazetede yayımı 18.5.1973 b) 31.3.1974 ile 3.11.1974 arası için karar no: 7/7861 Resmi Gazetede yayımı 16.3.1974 c) 22.3.1975 ile 2.11.1975 arası için karar no: 7/9259 Resmi Gazetede yayımı 26.2.1975

Elektrik enerjisi tüketiminde tasarruf sağla mak amacıyla, her türlü ışıklı reklam ve vit rin aydınlatmasının yasaklanması, sokak lamba ları sayısının yarıya indirilmesi ve kalan lambaların güçlerinin artırılmaması, sanayi tesislerinde dış aydınlatmaların yarıya indi rilmesi üzerindeki Bakanlar Kurulu kararı no: 7/7596, Resmi Çalışma günlerinin 16,30'da son bulması karar no: 7/7596, her iki kararın Res mi Gazetede yayımı 15.12.1973 ( 4) Kullanma miktarı, brüt elektrik üretim mikta rının (kWh) santralların kurulu gücüne (kW) bölünmesi ile elde edilecek değer (saat)

(5) Kullanma katsayısı, belirli bir zaman içeri sinde brüt üretim miktarının santralların ku rulu gücü ile aynı süre içindeki saat sayısı nın çarpımına bölünmesinde bulunan değerin yüzde olarak belirtilmesidir.

(6) The Electricity Council Statement of. ACCOUNTS And Statistics 1974 1975 Londra, 1975

III