Elektrik Mühendisliği · Sayı 231 · Mart 1976

OLAYLAR - YORUMLAR

Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme

Yıl
1976
Sayfa
10
Okuma süresi
25 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Mühendislik eğitimi

Anahtar kelimeler

  • Çukurova Elektrik A.Ş.
  • TEK yasası
  • Üniversiteler Yasası Taslağı
  • ODTÜ
  • komando saldırıları
  • petrol tröstleri

Özet

EMO'nun Çukurova Elektrik A.Ş.'ne özel santral kurma izni verilmesine karşı görüşü, Üniversiteler Yasası Taslağı'nın Anayasa'ya aykırı hükümlerine ilişkin eleştiriler ve dönemin üniversitelerinde yaşanan faşist saldırı olaylarının kronolojik dökümü bir arada aktarılmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

"SİYASAL İKTİDARLARIN KENDİ YANLIŞ POLİTİKALARININ SONUCUNU GEREKÇE GÖSTEREREK, ÖZEL KESİMİN VE PETROL TRÖSTLERİNİN KÂRLARINI HALKIMIZIN SIRTINDAN ÇIKARMAYA HAKURI YOKTUR"

Odamız, Çukurova Elektrik A.Ş.'ne mantral kurma izni verilmesine ilişkin

J görüşlerini açıkladı.

"Enerji üretimi gibi ülkemiz ve halkımız için hayati ölçüde ö nemli olan bir konuda, amacı daha çok kâr etmek olan özel kesime imtiyaz vermenin çok sa kıncalı sonuçlar doğurabilece ği ortadadır. Bu gerçek Türki

ye'de bugüne kadarki uygulama ile bir çok kez saptanmıştır.

imtiyaz sözleşmeleri, hızla değişen elektrik üretim, ile tim ve işletme şartlarına uy mamakta, sözleşmelerin değişme si uzun zamana ihtiyaç göster mektedir.

Elektrik fiyatları, kâr ve iş letme konularında büyük anlaş mazlıklar çıkmakta, imtiyazlı şirketler plan hedefleri doğ rultusunda yönlendirilememek tedir.

Şirketler yükümlülüklerini ye rine getirmemekte, oyalamalar la zaman kazanarak görevlerini savsaklamaktadır.

özellikle, fuel oil santralla rı sahibi imtiyazlı şirketler bakım yapıyormuş bahanesiyle, enerjiye en çok ihtiyaç olan zamanlarda, hükümete baskı yap mak üzere üretimi durdurabil mektedir.

öte yandan bu son kararname, enerji üretim, iletim ve işlet mesini tek elde toplamayı he defleyen TEK yasasının "lafzı na ve ruhuna" aykırıdır. Bilin diği,, gibi TEK yasası, sadece o zamana kadar verilen imtiyaz ları kapsam dışı bırakmıştır, özel şirketlere yeni imtiyazlar verilmesine olanak tanımamıştır.

Başbakan Süleyman Demirel'in de açıkladığı gibi dış ödemeler dengesindeki açığın başta ge len nedenlerinden biri petrol ithalidir, özel şirkete tanınan santral kurma imtiyazının üs telik petrole dayalı santral için verilmesi enerji üretimin deki dışa bağımlılığı pekişti rici yeni bir girişimdir.

ÜNİVERSİTELER YASASI TASLAĞI ANAYASAYA AYKIRI

Milli Eğitim Bakanlığınca ha zırlanarak Üniversiteler tem silcilerinden oluşan özel bir . kurulda incelenen Üniversite? ler Yasası Taslağı Anayasa'ya aykırı hükümler içermektedir.

Yasa taslağının içerdiği Ana yasa1 ya aykırı ve antidemokra tik hükümlere örnek olarak anı lan hükümlerden bazıları şun lardır:

Mevcut yasadaki "yüksek öğreti min bütünlüğü" ilkesi hazırla nan tasarıdan çıkarılmıştır (Md.l). Tasarının gerekçesinde Ortadoğu Teknik üniversitesinin özerk bir statüye kavuşmasının öngörüldüğü belirtildiği hal de, tasarı metninde bu konuda bir hüküm bulunmamaktadır. 1750 sayılı yasanın, 7307 ODTÜ yasa sını saklı tutan 83. maddesi aynen tasarıya konulmuştur.

Tasarı öğretim yardımcılarının haklarını azaltırken, profesör lere ve doçentlere tanınan ay ' rıcalıkları artırmaktadır.

Anayasa Mahkemesi öğrenciler den ücret alınmasını Anayasa* ya aykırı bularak iptal ettiği halde, ücret alınacağı tasarı da belirtilmektedir (Md.7).

üniversitelerarası Kurulun ka rarlarının, üniversitelerin hu kuki statülerine ve özel yasa lardaki hükümlerine bakılmak sızın, üniversitelerce uygulan ması yükümlülüğü konulmuştur (Md.7).

Ülkemizin içinde bulunduğu e nerji dar boğazından kurtulma sı yolunda linyit ve su gücü müze dayalı köklü çözümleri getirmeyen, enerji sektöründe kalkınma planının öngördüğü ya tırımları bile gerçekleştirme yen siyasal iktidarların, ken di yanlış politikalarının so nucunu gerekçe göstererek, ö zel kesimin ve petrol tröstle rinin kârlarını halkımızın sır tından çıkarmaya hakları yok tur."

üniversitelerarası Kurula bü tün öğretim üyelerinin seçile bilmesi önlenmekte, bu kurul "Profesörler Kurulu" niteliği ni taşımaktadır. Üniversite lerarası Kurulda bir büyük ken tin üniversitelerine ayrıcalık tanınmaktadır.(Md.8).

Senatolara doçentler alınmamak ta, fakülte yönetim kurulların da ise doçentlerin katılması en az düzeye indirilmektedir. Asistan ve öğrenci temsilcile rinin fakülte yönetim kurulu

toplantısına katılmaları sınır landırılmakta ve bunlar toplan tı nisabında hesaba katılma maktadır (Md.10).

Asistan olacakların, öğrenci lik devresindeki dosyası gözö nünde tutularak işlem görmesi esası kabul edilmiştir (Md.lS).

Doktor olacak asistanlar, bu tarihten itibaren üç ay sonra üniversite ile ilişkileri ke silerek cezalandırılmaktadır (Md.19). Uzmanlar, öğretim gö revlileri ve asistanlar kadro lu olarak atandıkları ve Anaya sa Mahkemesi süre kaydını iptal ettiği halde, bunların 2 ve 6 yıl süre sonunda görevlerine son verileceği belirtilmiştir (Md.19,22).

Bölümlerin kürsülerden oluşma sı kabul edilmişse de, kürsüle rin bağımsız olduğu ve doğru dan dekana bağlı bulunduğu ya zılarak, bölüm etkisiz hale ge tirilmiştir. Kürsü ve bölüm ku rullarına öğretim yardımcıları nın katılımı yetersizdir (Md.24).

Yeni kurulacak üniversitelerin bölüm esasına uygun olarak dü zenlenmesi önlenmiştir (Md.24). Üniversitede tam gün çalışan ların hakları kısıtlanmış, a sistanların da tam gün çalışma sı kabul edilmiştir (Md.25). Bölüm başkanları ve kürsü baş kanlarının tam gün çalışmasını önleyebilecek hükümler konul muştur (Md.25).

Öğretim üye ve yardımcılarına yönetim kurulu kararıyla veri lebilecek prim iki katına çı karılmış, bu konudaki fakülte kurulu yetkisi kaldırılmıştır (Md.26).

Yeni üniversitelerin kuruluşu nu tamamlaması ve faaliyete geçmesi için gerekli olan, bir fakültede bir profesör, 6 do çent şartı, 2 profesör ve 5 do çente; iki fakülte şartı, 3 fa külte kurulması şartına dönüş türülerek yeni üniversitelerin, büyük üniversitelerin sömürü ve gelir kaynağı olarak kalma sı sağlanmıştır (Md.30).

Asistanların tam gün çalışmama sı esası getirildiği halde, devlet kurumlarında hizmet yapmaları önlenmiştir (Md.31).

1750 sayılı yasanın 43. madde sindeki "Yüksek Öğretim Kurulu" ibaresi Anayasa'ya aykirı ol duğu halde, kaldırılmamıştır.

Bazı maddelerde ise bu iba re "Yüksek Öğretim Konseyi" o larak korunmuştur (Md.29, 34, 37).

1750 sayılı yasanın 61. madde sindeki, rektör hakkında Üniver site Denetleme Kurulunca soruş turmacı atama yetkisi, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen, kal dırılmamıştır.

Devlet gözetim ve görevinin Üniversitelerarası Kurulca ya pılacağı önerildiği halde, Ba kanlar Kurulunun elkoyma halin deki yetkileri çok geniş tutul muş, üniversite özerkliğini, öğrenim ve öğretim özgürlükle rini kaldırıcı bir kapsamda tu tulmuştur (Md.43, 44). Bu mad delerin düzenlenmesinde, Anaya sa Mahkemesi kararı dikkate a lınmamıştır.

üniversitelerin gelir kaynakla rına ilişkin hükümlerde Anaya saya aykırılıklar vardır (Md.46, 47).

Taslağın ülkenin ve üniversite lerin gereksinimlerini karşıla maktan uzak olduğu ve taslak üzerinde genellikle üniversite lerin görüşlerinin bile alınma dığı bazı öğretim üyelerince belirtilmiştir. Oysa yürürlük teki yasaya göre, üniversiteler yasasında yapılacak değişiklik ler için önce üniversiteler se natolarının görüşlerinin Üni versitelerarası Kurulda tek bir taslak halinde toplanması ve buradan gidecek öneri üzerinde Bakanlığın görüşlerini saptama sı gerekmektedir. Üniversite lerarası Kurulun Mart ortasın da Adana'daki toplantısında Üniversiteler Yasası taslağı görüşülmüştür.

Öte yandan İstanbul Üniversite si ve İstanbul Teknik Üniversi tesi asistanlarının düzenledik leri bir toplantıda üniversiteler yasasında yapılmak istenen de ğişikliklerle asistanlar aley hinde yeni hükümler getirilmek istendiği belirtilmiştir. Asis tanlar, doktorasını tamamlamış kişilerin birçok Batı ülkesin de olduğu gibi Türkiye'de de öğretim üyesi sayılması gerek tiğini belirtmişlerdir. ODTÜ ile Boğaziçi Üniversitesinde uygulanan bu ilkenin diğer üni versitelerde de benimsenmesi, öğretim üyesi sayısını artıra cağından, küçük sınıflarda da ha verimli öğretim yapılmasını mümkün kılacaktır. Aynı deği

şiklikle asistanların yönetime katılması konusunda ciddi bir adım atılmış olacaktır. Bugün gerek Fakülte Kurulunda ve Se natoda, gerekse Dekan ve Rek tör seçiminde hiçbir söz hakkı na sahip olmayan asistanlar, bu durumu antidemokratik ola rak nitelemişlerdir.

ÖĞRENCİLERE

YÖNELTİLEN

FAŞİST

SALDIRILAR

SÜRÜYOR öğrencilere yöneltilen faşizan saldırı ve baskılar zaman zaman yoğunlaşarak etkinliğini sürdü rüyor. Aşağıda, geçtiğimiz bir buçuk aylık dönemde meydana ge len olayların basından derledi ğimiz bir dizisini veriyoruz. Görüleceği üzere yalnızca 29 Ocak 13 Mart arasında 8 genç öldürüldü. Bu, konunun önemini hâlâ koruduğunu yeterince vur gular sanıyoruz.

OCAK

29 . Komandolar tarafından 12 Ocak'ta vurulan İTÜ öğren c i s i özer Elmas öldü.

. özer Elmas'in ölümünü ve Malatya olaylarını protes to için Güzel Sanatlar Akademisinde düzenlenen forumdan sonra çıkan olay larda Metin Arıkan adında ki bir öğrenci öldü, 2'si ağır, 5 kişi yaralandı. 30 öğrenci göz altına alın dı.

. İYÖKD üyesi Hukuk Fakülte si öğrencisi Cahit Şenyüz komaya girdi.

. SBF Fakülte Kurulu, kaba kuvvet kullanan gençleri uyarırken Türkeş'i de sert dille eleştirdi.

mm

30 . Adana Düziçi Öğretmen Li sesinde olay çıkaran beş komando Bahçe ilçesi sav cılığınca tutuklandı.

. Konya Gazi Lisesinde çıkan çatışmada biri öğretmen 10 kişi yaralandı, bir öğ renci tutuklandı.

. Üç ay önce Malatya Akçadağ Öğretmen Lisesinde Atatürk resminin indirilip yerine bozkurt resminin asılma sından sonra meydana gelen olaylarla ilgili olarak tutuklanan 22 kişiden 21'i tahliye edildi.

31 . Karakolda yediği dayaktan komaya girdiği iddia edi len hukuk öğrencisi Şenyüz dün hastahanede öldü.

ŞUBAT

1 . Ankaralı anneler "Evlat acısına son" mitingi dü zenlediler.

2 . öğrencilerin can güvenliği kalmadığı gerekçesiyle Konya DMMA'da süresiz ta til kararı alındı.

. Selçuk Eğitim Enstitüsün deki öğrenci velileri can güvenliği sağlanıncaya ka dar çocuklarını okula gön dermeyeceklerini bildirdi ler.

. Ankara Valiliği ODTÜ Der'i faaliyetten menetti.

10 . Prof.Araş, yeni ODTÜ Öğre tim Üyeleri ve Asistanla rı Disiplin Yönetmeliğinin hemen yürürlükten kaldı rılmasını istedi.

12 . Ege Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakül tesi ile demokratik dernek ve kuruluş temsilcileri düzenledikleri basın top lantısında üniversiteler üzerindeki polis baskısı nı kınadılar.

13 . ODTÜ otobüslerine komando ların yaptığı silahlı sal dırı sonucu yaralanan Se mih Erbek adlı öğrencinin cenaze töreninde polis öğ renci çatıştı. Yaralılar arasındaki Gülay Özdemir adlı kız öğrencinin durumu ağır.

14 • ODTÜ öğretim Üyeleri ve Asistanları Disiplin Yö netmeliğinde yapılan deği şikliğe göre öğrenci eyle mini destekleyen öğretim üyeleri üniversiteden çı karılacak.

19 . ODTÜ Öğrenci Aileleri Der neği Yönetim Kurulu, üni versitede çocuklarının can güvenliklerinin sağ lanmasını istediler.

21 . Erzurum İmam Hatip Okulun da görevli iken Erzurum Atatürk Lisesine müdür o— larak atanan Bilal Onga 1600 öğrencinin saçlarını kestirdi, kızların eteği nin uzatılmasını istedi.

. Ankara Tıp Fakültesi dola yında çıkan çatışmada üç kişi tabanca ile yaralan dı.

22 . Okullarının "komandoların işgalinde" olduğunu bil diren Gazi Eğitim Enstitü sü öğrencileri okulda can güvenliği sağlanıncaya kadar boykotlarını sürdü receklerini açıkladılar.

26 . Ege Üniversitesinde 4 bin öğrenci, sınıflar?, dek girmiş polis ve jandarma lar okuldan çekilene kadar sınav ve derslere girmeye ceklerini bildirdiler.

25 . Ege Üniversitesine 12 Ocak 1976 Pazartesi günü yapı lan silahlı saldırı olayı nın Ülkü Ocakları îzmir Şubesince düzenlendiği saptandı.

28 . ODTÜ öğrenci temsilciliği bir günlük ihtar boykotun dan sonra bir basın top lantısı düzenliyerek jan darma baskısı devam ettiği takdirde eğitimi durdura caklarını açıkladılar.

MART

2 . "Üniversitelerde öğrenim özgürlüğü kalmadığı" ge rekçesiyle Üniversiteler arası Kurul ve Üniversite Senatolarınca kapatılan üniversite ve yüksek okul lar yeniden öğrenime baş ladılar.

. Ankara Yüksek Teknik öğ retmen Okulu ile Hacette pe Üniversitesi komando larca işgal edildi.

. Veteriner Fakültesinde üç öğrenci dışarıdan geldik leri bildirilen komando lar tarafından dövüldü.

4 . SBF'de yarı yıl sınavına giren öğrenciler sınav kağıtlarına "süngüler al tında ders yapılamaz" yaz dıktan sonra sınav salonu nu terkettiler.

5 . Eskişehir DMMA kantininde meydana gelen öğrenci o laylarında 8 öğrenci ya ralandı, 4 öğrenci gözal tına alındı, 2 öğrenci a ranıyor.

. Burdur Ticaret Lisesinde öğrenciler arasında çıkan çatışmada biri ağır olmak üzere üç öğrenci yaralandı.

. Elazığ Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesinde o kuyan 84 öğrenci komando ların saldırı ve baskıları sonucu okula gidemedikle rini bildirdiler.

7 . SBF ve Basın Yayın Yüksek Okulunda sınavlar bir haf ta ertelendi.

. Maliye Yüksek Okulunda çı kan çatışmada 8 öğrenci yaralandı, 18 öğrenci gö zaltına alındı.

8 . Atatürk Eğitim Enstitüsün deki toplu tutuklamalar 5 ilerici kuruluşun İstan bul şubeleri tarafından kınandı.

. Hacettepe Üniversitesi öğ rencileri komando saldırı larını ve okul yönetimi ile jandarmanın tutumunu protesto için boykota baş ladılar.

9 . Erkek Teknik Yüksek öğret men Okulu, Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi ile Hacettepe üniversitesinde çıkan o laylarda bir öğrenci ta ' banca ile yaralandı, 225 öğrenci gözaltına alındı.

. ADMMA öğrencileri düzen ledikleri basın toplantı sında 17 800 öğrencinin sene kaybettiğini açıkla dılar.

10 . Kıbrıs uyruklu Mehmet Ömer adlı devrimci öğrenci si lahlı kişilerin saldırısı sonucu öldürüldü.

. Eskişehir'de bir öğrenci nin ölümü üzerine komando lar terör havası yarattı.

. İzmir'de bir işçiyi öldü ren komando, babası tara fından polise teslim edil di.

12 . Eskişehir savcı yardımcı sı MHP ve Ülkü Ocaklıların devlet otoritesini sıfıra indirdiğini söyledi.

. Katil sanığı Ülkü Ocakları eski başkanı Şemsek ve 8 arkadaşı tutuklandı.

13 . Rektörün ODTÜ'yü kapatma

önerisini Üniversite kon seyi reddetti. Dil Tarih Coğrafya Fakül tesi Dekanı Prof.Oğuz Erol Fakültede can güvenliği kalmadığını söyledi. Abidinpaşa'da Ata Yıldırım adlı bir Lise öğrencisi tabanca ile öldürüldü.

YURDUMUZA GİREN

1. HEMİGEV MEYVE SUYU VE ALKOLSÜZ BİRA

2. JOHN DEERE 5OOO ADET/YIL TRAKTÖR

3. SEGMAN 4. SAPMAZ GÖMLEK 5. ECZACIBASI TURİZM 6. KARAAĞAÇ TURİZM 7. SHELL TURİZM 8. MUŞ MEYANKOKC 9. S1ÎRT MEYANKÖKÜ

1 0 . TUDOR EAS DENİZALTI AKÜSÜ 1 1 . DÖKTAŞ MOTCR GÖVDE DÖKÜMÜ 1 2 . MANEGE ALÇAK VE YÜKSEK

BASINÇLI HORTUM 1 3 . EGE ENDÜSTR1 K0MPLE HAVALI

FREN

YAB.SER.

12. 6 8 21. 6 688, 5 29 6.2 6.2 5.1 20

1.8

TOP.SER.

42 16 36 918 56 24 24 10 200

YATIRIM

123 40 90

2.293 137.3 45.8 45.8 14.3 615

17.3

YABANCI

851,8

1.774

4.107,5

SERMAYE YÜZDE 93

çizelge 2. MC Hükümetinin Verdiği Yeni Yabancı Sermaye İzinleri (Milyon TL)

ARTIYOR

Türkiye'ye "Yabancı Sermayeyi Teşvik" yasasından yararlanarak girmiş olan sermaye 2 milyar TL' ye yaklaşıkken 1975 y ı l ı sonla rı ve 1976 başında Hükümetin o nayladığı yabancı sermaye g i r i şi de 1,8 milyar TL1 s i m geç mektedir .

GÜNÜMÜZDEKİ DURUM

Yurdumuz sanayiinde çok etken olan 111 firmanın sermayesinin % 44'ü yabancı şirketlerin de

netimi altındadır. Bu yabancı sermaye paylarının toplamı 1 milyar 962 milyon TL'sini bulmaktadır.

Yabancı sermaye büyüklükleri a çısından sektörler şöyle dizil mektedir:

o 299 milyon TL kimya sanayiin deki 26 firma o 273 milyon TL taşıt aracı ima lindeki 8 firma o 261 milyon TL elektronik ci haz imalatındaki 14 firma o 222 milyon TL lastik imalatın daki 4 firma

Yabancı sermayenin bir sanayi

1. NORTHERN ELK. TELEFON SANT. 2. UZEL TRAKTÖR 3. ETERN1T ASPESLİ BORU, PLAKA 4. MAKO OTO ELEKTRİK TEÇHİ ZATI 5 . TOE TRAKTÖR 6. BOTAŞ TURİZM 7 . T. SI NA İ KALKINMA HİZMET 8 . SANDOZ İLAÇ 9. ETÎTAŞ KESÎC1, AY IRICI 1 0 . TORK TRAKTÖR TRAKTÜR 1 1 . GENERAL ELECTRİC ELEKTR1K

MOTORU, KOMPRESÖR 1 2 . OYAK 1 3 . AEG ETİ 1 4 . TURY AĞ 1 5 . TOFAŞ 1 6 . GOOD Y EAR 1 7 . P1RELL1 1 8 . UN1R0Y AL 1 9 . PH1L1PPER 2 0 . MAKİNA TAKIM

TOPLAM

Y AB.SER. 26,0 67,2 15,0 35,0 9,5 1,5 24,0 7,0 1,5 50,0

13,0

167,0 31,0 87,0

100,0 80,0 25,0 90,0 98,4 40,0

968,1

TOP.SER. 58,5

168,0. 50,0 60,0 92,0 2,0

225,0 7,0 6,0

200,0

OC fi

380,0 60,0 150,0 250,0 160,0 50,0 150,0 98,4 63,0 2.254,9

çizelge 1. Yabancı Sermayede Genişleme İzinleri (Milyon TL)

sektöründeki toplam sermayeye oranı da önemli sektörlerdeki dışa bağımlılığımızı kanıtla maktadır:

o Dokuma ve giyim sektöründe % 74 o Lastik imalatında % 59 o Elektronik cihaz imalatında

X 57

Yabancı sermayenin geldiği ül

keler arasında ABD ve Federal i

Almanya önde gelmektedir.

;

o ABD sermayesi 336 milyon 146 bin TL (20 kuruluş)

o Federal Alman sermayesi 300 milyon TL (23 kuruluş)

o Japon sermayesi 80 milyon TL o Kanada sermayesi 30 milyon TL o Kuveyt sermayesi 64 milyon

800 bin TL o Venezüella sermayesi 4 milyon

500 bin TL

KURULU ŞİRKETLERDE YABANCI SERMAYE ARTIMI

1975 sonu 1976 başında 6224 sa y ı l ı "Yabancı Sermaye" yasası | uyarınca kendilerine genişleme i z i n l e r i v e r i l d i ğ i duyurulan şirketlerin yabancı ve toplam sermaye artımları Çizelge I'de sunulmuştur (20 Şubat 1976, Cumhuriyet).

Çizelgeden görüldüğü gibi top lam 968 milyon TL1sini bulan ya bancı sermaye a r t ı ş ı öngörülmek tedir. Otomobil, l a s t i k , traktö gibi sektörlerdeki artışlar ö z e l l i k l e dikkat çekicidir. Ya bancı sermayedeki bu genişleme l e r l e oto montajı alanındaki ya bancı sermaye şimdi birinci du

W

I rumda olan kimya sektöründekin jden büyük olacak, birçok sektör : de yabancı sermaye oranı a r t a içaktır.

* YENt YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI

Hükümetin 1975 sonu ve 1976 Oca ğında yabancı sermayeye verilen yeni yatırım izinleri de Çizel ge I l ' d e gösterilmiştir (17,Şu bat 1976, Cumhuriyet).

Bu çizelgede de ilk ilginç ge lişim Turizm sektörüne yeni ya t ı r ı l a n yabancı sermayenin top lam yeni y a t ı r ı l a n sermayenin X 87'sini oluşturmasıdır. Bu ge lişim sonucunda turizm sektörü ne y a t ı r ı l a n yabancı sermaye i malat sektörlerine yatırılanlar dan fazla o l a c a k t ı r .

SONUÇ

Yurdumuza y ı l l a r d ı r giren yaban

cı sermayenin 1 milyar 962 mil yon TL olmasına k a r ş ı l ı k 1975 sonu ve 1976 başında 1 milyar 820 milyon TL'lık yabancı serma ye izni verildiği gözlenmekte d i r . Bu 851 milyon 800 bin TL' si yeni yatırım, 968 milyon 100 bin TL'si genişleme i z n i olmak üzere toplam % 93'lük b i r a r t ı ş oluş tu rmakt adır.

Ekonomik güçlükler içindeki Tür kiye'nin döviz sorununa böyle b i r "yabancı sermaye" çağrısı i l e çözüm bulunmasının genel o larak ekonomimiz ve özel olarak sanayiimiz üzerinde olumsuz t e p k i l e r i gözlenecektir. Yaban cı sermayenin bu yeni yöneliş lerinde yine "turizm" "binek otomobili", "lastik" gibi tüke time dönük, yurdumuza yeni tek noloji getirmekle i l g i s i bulun mayan alanlarda yoğunlaşması dikkat çekici bir noktadır.

AFŞİN ELBİSTAN

PROJESİNDE GELİŞMELER önümüzdeki yıllarda ülkemizin enerji gereksinmesinin önemli bir bölümünü karşılaması beklenen Afşin Elbistan projesinde yeni gelişmeler olmuştur. 300'er MW'tan 4 ünite şeklinde plan lanan ve yaklaşık maliyeti 20 milyar TL dolaylarında tahmin e dilen projeye ait son ihaleleri firma ve tutarları ile veri yoruz:

• Kazan, VKW (B.Alm.) 502 712 000 DM+345 769 000 TL • Turbo generatör, BBC CEM (B.Alm. Fr.) 81 615 000 DM

+ 125 206 000 FF + 4 503 179 TL • KSmür nakil kül atma sistemi, FHB (B.Alm.)

23 524 620 D M + 3 6 585 180 TL • Su tesviye sistemi, Bran and Lübbe (Avusturya)

9 920 059 D M + 7 161 062 TL • Pompalar, KSB Siemens (B.Alm.) 24 591 810 DM

+ 2 448 045 TL • Salt sahası, BBC (B.Alm.) 15 402 644 D M + 9 049 • Ana trafolar, ITAL TRAFO (İtalya) 9 332 571 Dolar

+ 1 652 129 TL

Ayrıca alçak gerilim teçhizatı ihaleleri değerlendirme evre sinde olup, kontrol ve kumanda teçhizatı ile soğutma kulele rinin teklifleri de önümüzdeki günlerde alınacaktır.

Bu büyük projenin genel montaj müteahhitliği için yedi firma yeterlik belgesi vermiş, ancak yalnızca bir firmadan (Foster Mıeeler, ABD) teklif alınmıştır. Bu durumda ya yeniden teklif istenecek,yada TEK genel montaj işini kendisi üstlenecektir.

Seydişehir' de

Türk Metal' in

Verdiği

Giriş Fişlerinin

Sahteliği

Saptandı

Seydişehir Alüminyum Tesislerin de çalışan 8 bin işçinin toplu sözleşme yetkisini almak için Türk Metal tş Sendikasının Kon ya Bölge Çalışma Müdürlüğüne verdiği üye giriş fişlerinin sahte olduğu, fişleri inceleyen bilirkişi heyeti tarafından saptanmıştır. Bu konuda bir açıklama yapan DİSK Genel Başkanı Kemal Türk ler şöyle demiştir:

"Ekonomik ve siyasal bunalım i çinde bocalayan tekelci serma ye, faşist komando birliklerini kullanarak Seydişehir'i gerici liğin siyasal merkezlerinden bi ri haline getirmek istemektedir. İşçi kitlelerinin, ilerici tüm örgüt ve kişilerin, iş müfetti şi, yargıç, bilirkişi ve avukat ların can güvenliği kalmamıştır. MHP yanlısı ve Türk îş'e bağlı Türk Metal tş adlı kuruluş, ya ratılan terör ortamından istifa de ederek yetki isteminde bulun muştur. Tesislerde çalışan işçi sayısının üstünde ibraz ettiği sahte üye kayıt fişleri son an da MC'nin Çalışma Bakanlığının atadığı Konya Bölgesi Çalışma Müdürlüğü yetkilileri tarafın dan kabul edilmiştir. Seydişe hir'de çalışan 8 bin işçinin tek ve gerçek temsilcisi özgür Alüminyum İş Sendikasının iti razı üzerine Konya 2. Sulh Hu kuk Hakimliğinin üye fişlerini kontrol istemi engellenmiş ve bilirkişi Erdoğan Munis komando ların tehdidi sonucu "kişisel huzur ve güvenliği kalmadığını" bildirerek istifa etmek zorunda bırakılmıştır.

Bunun üzerine dosya İstanbul'a gönderilmiş ve İstanbul 4. Sulh Hukuk Hakimliği, Güzel Sanatlar Akademisi öğretim üyelerinden Prof. Kerim Silivrili, Prof. Sa di Öziş ve Doç. Sümer Saldıray'ı

ire

bilirkişi tayin etmiştir. Özgür Alüminyum lş Sendikasının ince lenmesini istediği, Türk Metal tş'in Çalışma Müdürlüğüne ver diği üye giriş fişlerini ince leyen bilirkişi heyeti bu giriş fişlerinin tamamının sahte ol duğuna karar vermiştir."

DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler açıklamasında daha sonra, "MHP yanlısı ve Türk lş üyesi Türk Metal îş'in sahteciliği hukuk sal düzeyde de açığa çıktı" de miştir.

BİLİRKİŞİ RAPORU Türk lş'e bağlı Türk Metal lş Sendikasının Konya Bölge Çalış ma Müdürlüğüne verdiği üye gi riş fişlerini inceleyen İstan bul Güzel Sanatlar Akademisi öğretim üyelerinden oluşan bi lirkişi kurulunun konuyla ilgi li olarak mahkemeye sunduğu ra porun son bölümü şöyledir:

"Sonuç olarak tekrar edelim ki, giriş beyannamelerinde bulunan ve üyelere aidiyeti tetkik konu su olan imzaların sahte atılmış olduklarına dair müşterek ka naatimiz hasıl olmuştur."

DİSK Genel Başkanı Kental Türk ler, bu arada Seydişehir'de MC iktidarının ve silahlı faşist katillerin desteklediği Türk Metal lş'in baskısı sonucunda davaya bakmakla görevli yargıç ların can güvenliklerinin kalma dığı gerekçesiyle bu görevlerin den çekildiklerini de açıklamış ve "8 bin işçinin kaderini ser maye yanlısı bir kuruluşa tes lim etmek için girişilen Anaya sa ve yasa dışı faşist baskılar sökmeyecektir" demiştir.

TÜRK METAL'in AÇIKLAMASI öte yandan Anadolu Ajansının Ankara'dan bildirdiğine göre, Türk Metal Sendikası Genel Baş kanı Mustafa Özbek, Seydişehir Alüminyum Tesisleri toplu iş sözleşmesi yetkisinin Seydişehir İş Mahkemesi tarafından sendi kasına verildiğini açıklamıştır.

Genel Başkan Özbek, AA'ya göre, özgür Alüminyum İş Sendikasının itirazı üzerine mahkemenin ko nuyu görüşerek Türk Metal Sen dikasına toplu sözleşme yapma yetkisini verdiğini belirterek "Türk Metal Sendikası olarak Seydişehir ilçesinin canı ve kanı pahasına verdiği haysiyet mücadelesinden mahkeme kararıy la da galip çıkmasını yürekten kutluyor, mutluluk duyuyoruz" demiştir.

Ermenek te

Grizu Patlaması

Yeraltı Maden lş Sendikası Genel Başkanı Çetin Uygur, 14 Şubat'ta Ermenek Linyit İşletmelerinde meydana gelen grizu patlamasının bir iş kazası değil, cinayet ol duğunu öne sürmüştür. Uygur, o lay yerine sendika avukatı Gül tekin Bekdemir ve Cevat Taşıran ile birlikte gittiklerini, gri zusuz diye gösterilen ocakta grizu bulunduğunun saptandığını söylemiştir. Çetin Uygur, üre tim ve hazırlıklarda aydınlat manın elektrik şebekesi ile ya pılarak, bu olayın ilk adımının atıldığını, böyle bir çalışmadan bu olayların sonu olmadığı, de vam edebileceği anlamı çıktığı nı bildirmiştir. Cumartesi gece si meydana gelen patlamadan 38 saat sonra, ölen işçilerin enkaz altından çıkarılmasına başlan dığını belirten Uygur, yaptık ları inceleme ile ilgili olarak şu bilgiyi vermiştir:

"Maden işçilerini bu derece ölü me terk edenlerin, işçilerin sosyal haklarından yana olmaya cakları, insanca yaşama şartla rını sağlamayacakları da açık tır. Nitekim, bu en ağır işko lunda ortalama 50 TL ücretle ça lışan işçiler işyerine yaya gel mek zorunda bırakılmaktadırlar. Tuvaletleri bile bulunmayan, banyoları olmayan barınaklarda, yetersiz beslenmenin içinde tu tulmaktadırlar.

İşyerinin hastalanan işçiler i çin gerekli haberleşme ve ula şım aracı yoktur. İşyerinin ge rekli emniyet cihazları ve ilk yardım araç ve gereçlerinin yok luğu ilk müdahale imkanını orta dan kaldırmıştır. Cumartesi saat 01.45'deki patlama olayından tam 38 saat sonra ancak, arka daşlarımızın çıkarılmasına baş lanabilmiştir. Artık bu tür o laylar, arkadaşlarımızın kurta rılma imkanlarının olmadığının ispatıdır. Bütün bunlardan son ra tüm ilgilileri uyarmaktayız. Grizulu olan bu ocağın antigri zu (grizuya karşı korunmuş) ol mayan elektrik şebekesi ve elektrikle çalışan makinaları dışarıya çıkarılmalıdır. İşçile rin akülü lambalarla ocağa inme leri sağlanmalıdır. En kısa sü

rede kurulacak yeterli ve yete' nekli bilirkişi heyeti ile ocal yapısı ve olay incelenerek ola ya açıklık kazandırılmalıdır. İş kazası diye halka duyurulan bu cinayetlerde, işçileri düşül ücretle çalıştıran, sosyal hak larını tanımayan, maden işko lunda çok önemli olan iş ve ca: güvenliğini sağlamayan patronl kadar, onların güdümünde bulun sarı sendikalar da suçludur 1'

Dalokay: w400 Bin Kişiyi Konut Sahibi Yapacak Proje Engelleniyor »

Ankara Belediye Başkanı Vedat

Dalokay, Ankara'da 400 bin kiş:

nin ev sorununu halledecek 80

bin konutluk "Akkondu Projesi"

nin gerçekleştirilmesinin İmar

ve İskan Bakanı tarafından en

gellendiğini söyledi, "İmar ve;

İskan Bakanı'nı TRT'de kamuoyu;

önünde açık tartışmaya çağın j

yorum" dedi.

i

Dalokay, Ankara'daki arsa spek^ lasyonunun önüne geçmek ve ge~: cekonduları daha sağlıklı konul lara dönüştürecek bir yöntemi i geliştirmek için Ankara'nın ba j tısında gerçekleştirilmek iste j nen 80 bin konutluk projenin M^ hükümeti iş başına geldiğinden! bu yana çökertilmek istendiğini söyledi ve bu projenin dünya | standartlarına göre büyük önemj taşıdığını ifade etti.

Ankara Belediye Başkanı verdiğ: demeçte, İmar ve İskan Bakanı' nin arsa spekülatörlerini koru mak amacıyla, konutsuz ve yok

ELEKTRİK MÜHENDÎSLİĞt 231

sul sınıfa eziyet ettiğini de ileri sürdü.

Dalokay özetle şöyle dedi:

"Bu proje Belediye İmar Müdür lüğü Nazım Plan Bürosu ve bir uzmanlar grubu tarafından ha zırlanmıştır.

Bu proje bir yıl önce îmar Ba kanlığınca onanmıştı. Bunun ü zerine bu yeni yerleşme alanla rını kamulaştırma işlemlerine giriştik. Kamulaştırma işlemle ri için hazırladığımız, 1/5000 ölçekli planı da îmar Bakanlı ğına onaya gönderdik.

MC hükümeti geldiğinden beri bu plan onaylanmıyor. Dolayısı ile kamulaştırma işlemi gecikmekte, yasanın tanıdığı müddet bitmek tedir, îmar ve İskan Bakanlığı başlangıçta kabul ettiği planın bir formaliteden ibaret olan ikinci etabını niçin onaylamı yor? Nedeni projeyi aksatmak ve çökertmektir. Zira kamulaştırı lacak 15 milyon metre karelik arsanın büyük bir bölümü arsa spekülatörlerinin yada kendi yandaşlarının elindedir. Bu in sanlar îmar ve îskan Bakanı'na baskı yaparak bu projenin onay lanmamasını sağlamışlardır. Zi ra vergi değerlerini düşük ola rak göstermiş olan bu kişiler kamulaştırma işleminden zarar görecek, düşündükleri kârı sağ layamayacaklardır."

Vedat Dalokay çeşitli bahane lerle projenin onaylanmasının durmadan geciktirildiğini öne sürerek, kamulaştırma işlemle ri için tanınmış sürenin 26 Şu bat tarihinde biteceğini söyle di. Dalokay şöyle devam etti:

"Bir yılda bütün Türkiye'de 4 bin konut yapacağını söyleyen îmar ve îskan Bakanı, Türkiye' nin yıllık ihtiyacı olan 400 bin konut yanında nasıl cüce bir programla uğraştığını orta ya koyarken, başında bulunduğu bakanlığı bile gülünç duruma düşürmektedir.

Emlak ve Kredi Bankasının ko nut kredilerini 200 bin liraya çıkarttırmakla övünen îmar Ba kanı, Türk halkı ile alay etti» ğinin kimse farkına varmamış gi bi görünüyor. Zira bu krediyi alabilmek için fukara halkımı zın 50 bin lirayı bulup, Emlak Kredi Bankasında iki yıl beklet mesi gerekir. Soruyorum kendisi ne, hangi gecekondu halkının ce binde 50 bin lirası vardır ?"

ELEKTRtK MÜHENDİSLİĞİ 231

Bölgelerarası

Dengesizlik

Artıyor

Özel kesim yatırımlarının ge lişmiş bölgelerimizde yoğunlaş tığı bilinen bir gerçektir. Ka mu yatırımlarında da 1975 yı lında gelişmiş bölgelere önce lik verildiği belirlenmiştir. Türkiye'de geri kalmış bölge lerde kişi başına düşen yatırım miktarı 1975 yılında, diğer bölgelere göre yaklaşık yüzde otuzbeş oranında daha düşük kalmıştır.

Başka bir deyimle, 1975 yılın da Türkiye'nin geri kalmış böl geleri ile Batı bölgeleri ara sındaki fark giderek daha da artmıştır.

Devlet Planlama Teşkilatı "Kal kınmada öncelikli yörelerde ka mu yatırımları" adıyla 1976 Şu bat başında yayınladığı bir a raştırmada, Türkiye'de 40 ili içine alan kamu yatırımlarını incelemiştir. DPT araştırmasına göre, 1975 yılında programlanan kamu yatırımlarının toplamı 31 milyar liradır. Bunun ancak 10 milyar lirası kalkınmada önce lik verilmesi gereken 40 il i çin kullanılmıştır. Anılan 40 il şunlardır:

Adıyaman, Afyon, Ağrı, Artvin, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Çanakkale, Çankırı, Ço rum, Denizli, Diyarbakır, Edir ne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Kastamonu, Kır şehir, Malatya, Maraş, Mardin, Muş, Niğde, Ordu, Siirt, Sinop, Sivas, Tokat, Tunceli, ürfa, Uşak, Van ve Yozgat.

Araştırmada illere göre ekono mik sektör yatırımları tek tek incelenmekte, yatırım miktarı açıklandıktan sonra şu genel sonuca varılmaktadır:

"1975 genel nüfus sayımı geçi ci sonuçlarına göre, 40 milyon 197 bin olan toplam Türkiye nü fusunun 16 milyon 806 bini kal kınmada öncelikli yöreleri o luşturan illerde yaşamaktadır. Diğer bir ifadeyle, 1975 yılı için nüfusun yüzde 42'sini içi

ne alan bu yörelere yatırımla rın ancak yüzde 32'si ayrılmış tır. Bu verilere göre, kişi ba şın;: düşen yatırım miktarı kal kınmada öncelikli yöreler için 595,02 lira.iken, diğer iller için 897,78 liradır. Genel Tür kiye ortalaması olan 771 TL gözönüne alınırsa kalkınmada öncelikli yöreler için bulunan kişi başına düşen yatırım mik tarının Türkiye ortalamasından farkı eksi 175,98 lira, geliş miş yöreler için hesaplanan or talamanın Türkiye ortalamasın^ dan farkı ise, artı 126,78'dir.

Başka bir deyimle, 1975 yılın da kalkınmada öncelikli yöreler de kişi başına düşen yatırım miktarı, Batı bölgelerine yada gelişmiş bölgelere göre yakla şık yüzde 35 oranında daha dü şüktür. Dolayısıyla Türkiye'nin nisbi olarak gelişmiş ve geri kalmış bölgeleri arasındaki fark, 1975 yılında giderek bü yümüştür.

DPT araştırmasına göre, kalkın mada öncelikli yörelerde geri kalan en önemli yatırımlar sı rasıyla imalat, sanayi, ulaştır ma kesimi ve eğitim yatırımla rına ilişkindir. Bu alanlarda doğal olarak gelişmiş bulunan madencilik yatırımlarının yanı sıra, tarım yatırımlarında da çok küçük' ölçüde Türkiye orta lamasında olumlu yönde sapma vardır. Bu yörelerde tarım ya tırımları Türkiye ortalamasından % 40 oranında daha fazladır. Ge lişmiş bölgelerde imalat sana yiinde kişi başına 320 lira dü şerken, geri kalmış yörelerde 131 lira, ulaştırmada gelişmiş bölgelerde 134 lira, kalkınma da öncelikli yörelerde 10 lira, eğitimde gelişmiş bölgelerde 96 lira, geri kalmış bölgelerde 58 lira düşmektedir.

Bakanların siyasal iktidarların Doğu kalkınmasına öncelik ver dikleri iddialarının, DPT araş tırmasına göre, gerçeği dile getirmediği bildirilmektedir.

Araştırmaya göre, anılan 40 il içinde, dolayısıyla bütün Tür kiye'de, sosyo ekonomik açıdan en az gelişmiş il Bingöl'dür. Bingöl'ü Hakkari, Muş, Adıyaman ve Mardin izlemektedir. Geri kalmışlık bakımından, 40 il içinde durumları en iyi olanlar Elazığ, Maraş, Sivas, Afyon, Diyarbakır ve Urfa'dır.

(Cumhuriyet, 8 Şubat 1976)

TÜMÖD

Siyasal İktidarı

Anayasa İlkelerine

Uymaya Çağırdı

Tüm Öğretim üyeleri Derneği (TÜMÖD) genel kurulu sonuçlan mış, yayınlanan genel kurul bildirisinde, yüksek öğretim kurumlarının en kısa zamanda özerk ve demokratik bir yapıya kavuşturulması istenmiştir.

tktidarın, Anayasanın temel il kelerine uymaya çağrıldığı Tüm öğretim Üyeleri Demeği genel kurul bildirisinde, üniversi telerle ilgili diğer güncel sorunlar üzerinde de durularak özetle şöyle denilmektedir:

"ülkemizde gün geçtikçe yaygın laşan baskı ve terör uygulama ları yüksek öğretim kurumları üzerinde özellikle yoğunlaşmış tır. Bu baskının son örnekleri, Milli Eğitim Bakanlığı'nca ha zırlanan Üniversiteler Yasası Taslağında ve Başbakanın üni versitelere el koyma tehditle rinde somutlaşmaktadır. Yüksek öğretimin içinde bulunduğu bu nalımın baskıları yoğunlaştır makla çözülemiyeceğine inanan genel kurulumuz bütün yüksek öğretim kurumlarının en kısa zamanda özerk ve demokratik bir yapıya kavuşturulmasını zo runlu görmektedir. Bu amaçla, yüksek öğretim kurumlarının idari, mali ve bilimsel özerk liği sağlanmalı, öğretim üye ve yardımcıları Anayasa'daki temel ilkeler doğrultusunda iş güvencesine kavuşturulmaladır. Yüksek öğretim kurumlarında öz gür ve demokratik bir ortamın yerleştirilmesi için gerekli olan bu önlemler, Ulkemezdeki baskı ortamının ortadan kaldı rılması ile gerçekleştirilebi lir.

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Yüksek öğretim kurumlarında örf ve adetlere bağlı kişiler yetiştirmenin çağdaş bilim ve teknoloji ile çeliştiği ve aka demik özerklikle bağdaşmadığı gerekçesiyle üniversiteler ya sasındaki ilgili hükmü iptal eden Anayasa Mahkemesi kararı

na, Anayasa çizgisindeki tüm öğretim üyelerinin öz örgütü olan derneğimiz katılmaktadır. Genel kurulumuz bu karara kar şı çıkan görüşlerin Anayasa dışı nitelik taşıdığını be lirtmeyi görev sayar. Bu gerçekleri gözönüne alan Tüm Öğretim Üyeleri Derneği genel kurulu demokratik kuru luşlar üzerindeki siyasal bas kıları kınar, siyasal iktida rı Anayasanın temel ilkeleri ne, üniversite özerkliğine ve hukuk devletinin gereklerine uymaya çağırır."

GERAY, GENEL BAŞKAN

Tüm öğretim Üyeleri Derneği genel kurulunca seçilen merkez yönetim kurulu yaptığı görev bölümünde Prof.Cevat Geray'ı tekrar genel başkanlığa getir miştir. Necdet Bulut genel yazman, Yakup Kepenek sayman, Oğuzcan özaltın, İffet Renda, İlhan Tekeli ve Gencay Şayian ise üye olarak görev yapacak lardır.

Genel kurulda gerçekleştirilen tüzük değişikliğiyle Derneğin daha önce TÖD olan kısa adı TÜMÖD olarak değiştirilmiştir.

Yaz Saati

Uygulaması Başladı

Elektrik enerjisi tasarrufu amacıyla son yıllarda başvuru lan yaz saati uygulamasına bu yıl 20 Mart Cumartesi'ni 21 Mart Pazar'a bağlayan gece başlandı. Kimi bakanların im zalamakta gecikmeleri yüzünden ilgili kararname Resmi Gazete nin ancak 21 Mart Pazar günlü sayısında ek olarak yayınlana bildi. Bu nedenle, karar res men yürürlüğe girmesinden ön ce uygulamaya konuldu, bu du rum tren, vapur, uçak vb. se ferleri, iş saatleri gibi ko nularda büyük bir kargaşalık yarattı.

Yaz saati uygulamasının 31 Ekim Pazar günü sona ereceği öğrenildi.

Tüm İktisatçılar

Birliği

Genel Kurulu

Toplandı

Tüm İktisatçılar Birliği (TİB) Genel Kurulu, 14 Mart 1976 günü Ankara'da toplandı. Ülkemizin ve genel olarak dünyanın karşı karşıya bulunduğu ekonomik so runların tartışıldığı Genel Kurul, örgüt çalışmalarını da gözden geçirdi ve yeni dönem için öneriler oluşturdu.

TİB Genel Kurulunca seçilen yeni yönetim kurulunun yaptığı görev bölümüne göre, Gürel Tüzün başkan, Namık özcan yazman, Serdar Elçi sayman, Nuri Yıldı rım, Alper Aktan, Nihal înce oğlu, Cumhur Aytulun, Bülent Varlık ve M.Tanju Akad ise üye olarak çalışacaklar.

EMO

İstanbul Şubesinde

Toplu Sözleşme

Odamız İstanbul Şubesi i l e DİSK'e bağlı Türkiye Ticaret, Borsa, Eğitim, Büro ve Teknik Büro İ ş ç i l e r i Sendikası (TEK NİK İŞ) arasında, İstanbul Şu bemizde çalışan Teknik lş üye lerini kapsayan bir toplu iş sözleşmesi imzalanmıştır.

Sözleşmeyi EMO adına imzalayan İstanbul Şubesi Başkanı Yüksel Birdal i l e Teknik lş adına imza koyan örgütlenme sekreteri Sa c i t Mumcuoğlu, verdikleri or tak demeçte, Türkiye'de çalı şanları ezen enflasyonist bas kının her geçen gün yoğunlaş tığını, imzalanan sözleşmede, Odanın olanakları içinde, EMO çalışanlarının bu baskılardan daha az etkilenmesini sağlamak amacıyla hareket edildiğini söylemişlerdir.

TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR

ODALARI BİRLİĞİ

7 8 MAYIS 1976

GÜNDEM : 1. Açılış, Başkanlık Divanı Seçimi. 2. Saygı duruşu. 3. Yönetim Kurulu adına Başkanın konuşması. 4. Konukların konuşmaları. 5. Komisyon seçimleri. 6. Çalışma Raporunun okunması, görüşülmesi ve hakkında karar alınması. 7. Komisyon raporlarının görüşülmesi ve hakkında karar alınması. 8. Yeni yıl çalışma esaslarının belirlenmesi. 9. Adayların ilanı. Sayım Kurulunun belirlenmesi.

10. Seçimler. 11* Seçim sonuçlarının ilanı ve Kapanış.

Yönetim Kurulu

Aybars Ungan Başkan Abdülkadir Kahraman Başkan Yrd. Bekir Ozgirgin Yazman Üye Mahmut Kurtulmaz sayman üye Teoman Alptürk üye Doğan Anakök üye Oğuz Kınmkan üye

İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu

Yüksel Bİrdal Başkan Alaattin Anahtarcı Başkan Yrd. Yavuz Çizmeci Yazman Üye Berkay Günay sayman üye Gönül Tay lan üye Hüseyin Yeşil üye Hanna Can üye

İzmir Şubesi Yönetim Kurulu

Ergun Elgin Başkan Yüksel Levendoğlu Başkan Yrd. İrfan Arabacı Yazman üye Muammer Göksel sayman üye Ömer Güner üye Muammer Argün üye Ajlan Kural üye

Ihlamur Sokak 10/1 Yenişehir Ankara Tel. 25 32 72 25 32 73

İstanbul Şubesi

Cumhuriyet Caddesi 283 Engin Han Kat.2 Harbiye İstanbul Tel. 48 50 52 48 50 53

İzmir Şubesi

Talat Paşa Bulvarı 17/1 Al sancak İzmir Tel. 14 89 73

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI TEMSİLCİLİKLERİ

Adana

Yaşar Okşaşoğlu

7. Bölge Müdürlüğü

Antalya

Durmuş Arı

Hv.Meyd.tnş. Bölge Müdürlüğü

Aydın

Can İnalöz

TEK Batı Anadolu Şube Md.

3.Bölge Başmühendisliği

Balıkesir

Şahin Şen

SEKA Müessese Müdürlüğü PK.201

Bitlis Can Kitabevi

«asan Dalkıran

Burdur

İrfan Bilgin

Uzun Çarşı No. 46

Bursa

Ahmet Akküçük

TOFAŞ, Yalova Yolu 10.km

Demirtaş

Çorum

Ahmet Kaynar

Şehir Işhanı, No.4 Kat.l

Denizli

Abdullah şavklı

İller Bankası Başmühendisliği

Diyarbakır

Burhan Elçioğlu

TEK Bölge Başmühendisi

Elazığ

Kenan Blmasulu

Yapı İşleri 10.Bölge Müdürlüğü

Eskişehir

İsmet Erorta

Yunus Emre Cad., No.67

Gaziantep ' Hürriyet Cad., Kamil Afat Işhanı

Ali Ercan Kat. 3

İsparta

Ahmet Emir

TEK 5.Bölge Müdürlüğü

İçel

Ali öztürk

Elektrik İşletmesi Müdürü

K.Maraş

A.Haşim Tekçiçek

Hükümet Cad. No.il

KarabUk

Ömer Çolakoğlu

Hürriyet Cad.

özmen Işhanı No.247

Kastamonu

Fehmi Tuncel

Belediye Cad. No.46/A

Kayseri

Yetkin önem

TEK İşi. ve Bkm. Başmüh. PK.9

Kocaeli

Sait Bülbül

Belediye Elektrik İşletmesi

Konya

Birol Adalığ

15.Bölge Müdürlüğü

Kütahya

Rüştü Kaytancı

Yapı İşleri 4.Bölge Müdürlüğü

Malatya

Hasan Baran

Mazıcı Işhanı Kat.2 No.204

Muğla

fakir ülkü

İller Bankası Başmühendisi

Nevşehir

Şahin Yurtbeğendi

Şehir Palas Oteli

Niğde

Mustafa Karadal

Aşağı Kayabaşı Mah.,

Kuyulu çıkmazı No.5

Rize

Halil Sağol

Sakarya

Faruk Aloğlu

TEK 4.Bölge Başmühendisliği

Samsun

A.sefa

üt

kür

Sinop

Muzaffer Sarılar

Boeing Serv. Inc. Radar

Trabzon

Kemal Kazmaz

İller Bankası 9.Bölge Md.lüğü

Urfa

Mahmut Tellalbaşı

Belediye ESO İşletmesi

Zonguldak

İbrahim Tatbul

KBA Şebeke Md., 2.Bölge

Çatalağzı Başmühendisliği