Elektrik Mühendisliği · Sayı 243 · Mart 1977
PANEL: TÜRKİYE'DE ELEKTRONİK SANAYİİ
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Haber ve etkinlik
- Yıl
- 1977
- Sayfa
- 7
- Okuma süresi
- 18 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma
İlgili: Elektronik ve yarı iletkenler, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- TESTAŞ
- elektronik sanayii
- teknoloji transferi
- yatırım planlaması
- teşvik belgesi
- TRT
Özet
EMO tarafından düzenlenen panelde Türkiye'de elektronik sanayiinin dayanıklı tüketim, profesyonel cihazlar ve devre elemanları alanlarındaki gelişimi, kamu yatırımlarının yetersizliği, örgütlenme ve denetim sorunları ile planlama ve teknoloji transferi konuları katılımcılar tarafından tartışıldı.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
tünkiye'de elektronik sanayii
1977 Ocak sayımızda da kısaca özetlediğimiz gibi, "Türkiye1 de Elektronik Sanayii Paneli" 18 Ccak 1977'de Makina Mühen disleri Odası Toplantı Salo nunda yapıldı. Odamızın düzen lediği ve Abdülkadir Kahra m a n ' m yönettiği panelde üye lerimizden konuşma sırasıyla Kaya Yazgan, Cahit Gürkök, Budak Dilli ve Tarık Reyhan yurdumuz elektronik sanayiinin çeşitli sorunlarına değindiler.
Elektronik sanayiine genel bir girişin K.Yazgan tarafından özetlenmesinin ardından, C.Gürkök planlama açısından sektördeki gelişimi inceledi. B.Dilli'nin elektronik cihaz lara ait standart ve nitelik denetiminin yetersizliğinin oluşturduğu sorunlara değinme sinden sonra T.Reyhan, elektro nik sanayiinin iki önemli gir disi "eğitim ve malzeme" üze rinde durdu. Son kez söz alan C.Gürkök teknoloji transferi konusunda yurdumuz gerçekleri gözönüne alınarak geliştirilen önerileri de kapsayan bir ko nuşma yaptı. Toplantı, özellik le mühendislik eğitiminin so runlarına ilişkin tartışmalar la son buldu.
Paneldeki konuşmaların geniş özetlerini aşağıda sunuyoruz.
Kaya Y azgan
YURDUMUZ ELEKTRONİK SANAYİİNİN GENEL DEĞERLENDİRİLMESİ
Yurdumuzda da giderek büyük bir önem kazanan, birçok çevrede güncel konular arasına giren elektronik sanayiinin bir dizi sorunu vardır. Önemli bulduğu muz sorunların tartışmasına girmeden önce konunun çerçeve sini çizmek ve ayırdedici özel l i k l e r i n e değinmek benim sun duğum çalışmanın amacıdır.
1. ELEKTRONİK SANAYİİ VE TÜRKİYE'DEKİ GELİŞİM
Bilgi iletme, alma, işleme, saklama gibi konularda elek trikten yararlanan bir tekno loji dalı olarak tanıdığımız elektronik,
• Bir ülkenin genel olarak kal kınması için bir a l t yapı oluşturmakta
• Özel olarak sanayileşmede • S avunmad a çok etkili bir alandır.
Elektronik sanayii genellikle üç ana dal altında gruplanır (Şekil 1 ) .
Sektörün yurdumuzdaki gelişimi de sanayiin dallanmasına para lel olarak üç bölümde incele nebilir.
1.1. Dayanıklı Tüketim Cihazları
Yok denecek kadar küçük serma yelerle "manifaktür" döneminin özelliklerini taşıyarak başla yan radyo montajı, Yabancı Ser mayeyi Teşvik Yasası ve yurdu muzda 1950'den sonra oluşturu lan tüketim potansiyeli yardı mıyla özel sektör içinde ge lişti. Bu arada büyük teknolo jik yenilik, tranzistor, sektör de niteliksel bir değişime yol açtı, elektriksiz bölge lerde de radyo oldukça ucuz ve pratik oldu.
Radyo imalatının hiçbir zaman büyük bir potansiyel oluştura mamasına karşılık 1971 sonrası TV yayınının artması sektöre büyük bir kazanç alanı açtı.
DAYANIKLI TÜKETİM CİHAZLARI
Radyo, TV a l ı c ı s ı , pikap, teyp, kaset çalar
LLtKTRUNİK SAHAYII
PROFESYONEL1 CİHAZLAR
—•Haberleşme (Telefon, telgraf, telex gibi)
—*Bi1oıs ayar —»Endüstriyel
—»Tıbbî —»Ulaşırca i l i ş k i n
—»ölçme —»Askeri
DEVRE ELEMANLARI
—*Elektro mekanik, parçalar (röle, hoparlör, mikrofon, t e r m i n a l , anahtar, düğme)
—»Edilgin (pasif) devre elemanları (direnç kondan satör, bobin, transformatör)
—».Etkin ( a k t i f ) devre elemanları (lamba, tranzistor, tümleşik devre)
Şekil 1. 130
"TV patlaması" adını verebile ceğimiz bu gelişim sonucunda 10'dan fazla firmanın 20'den fazla yabancı isimle TV alıcı üretimi başladı (Şekil 2 ) .
1.2. Profesyonel Cihazlar
Elektronik profesyonel cihaz üretimi 1975'e gelinceye dek yalnızca kamu'da ele alınan bir konu olmuştur. Telgraf ma kinelerinin imalatı 19'uncu yüzyılın sonlarında İstanbul1 da PTT fabrikasında başlamış, daha sonra bu imalat yerini manyetolu telefon imalatına bırakmıştır.
1964 yılında konunun strate jik önemi anlaşılıp Milli Gü venlik Kurulu kararı ile bir kamu yatırımı için çalışmalara girişilmiştir. Bu çalışmalar PTT Araştırma Laboratuvarını doğurduysa da gerçekten geniş kapsamlı bir yatırım gerçek leşememiştir. PTT, TEK, TRT, TCDD, Nükleer Araştırma Mer kezleri kendi dallarında ima lata yönelmişler, küçük yatı rımlar ve girişimler eşgüdüm süz, desteksiz bırakılmıştır.
1975 sonrası bu konuda önemli gelişimler gözlendi. Bir yan dan ABD ambargosu, öte yandan döviz sıkıntısının baskısı al tında ordunun gereksiniminin yurt içi telsiz imalatı ile karşılanması yolunda adımlar atılmıştır. Gelecekte bu alan da önemli bir gelişme beklene bilir.
Kökü çok eskilere giden çalış maların sonucunda TESTAŞ, Tür kiye Elektronik Sanayii ve Ti caret Anonim Şirketi, kamu ya tırımlarıyla sağlanmıştır. En azından yakın bir zamana kadar
tamamlanmış b i r f i z i b i l i t e s i olmayan, üretim yapacağı dal belirlenemeyen, 1976 programın da olmayan TESTAŞ'ın, Erzurum' da iki, Aydın'da bir temeli var dır. Bu şirket de sanırız sa nayileşme çabalarımız içinde ilginç bir yere sahip olacak tır.
1.3. Devre Elemanı Yan Sanayi
Bobin transformatör gibi devre elemanları, baskı devre hazır lanması cihaz imalatıyla bir likte yapılmaktadır. Son zaman larda firmalar kondansatör sa rımı, sürgülü potansiyometre montajı gibi dallarda kendi ih tiyaçları için üretime başla mışlardır.
Teknolojik önemi büyük olan yarıiletken yapımı alanında laboratuvar boyutunda bile önemli sayılabilecek adımlar atılamadı.
Hoparlör, anahtar, terminal plastik aksam , tahta ve metal parçalar, kablolar genellikle yurt içinden temin edilebili yorsa da, özellikle profesyo nel cihaz imalatı için gereken yan sanayi ürünlerinin yurt içinde yapımı bir yana düzen li ithali bile gerçekleşmemiş tir.
2. ELEKTRONİK SANAYİİNİN GÜNÜMÜZDE TÜRKİYE İÇİNDEKİ YERİ
Ekonomik yapımızı b i r şema içinde incelersek (Şekil 3) elektronik sanayiinin yerinin
küçüklüğü i l k b a k ı ş t a göze çarpmaktadır. Sektörün ekono mik ve teknolojik önemi i l e h i ç bağdaşmayan bu küçüklük uluslararası karşılaştırmalar da daha da açığa çıkmaktadır. Gelişmiş k a p i t a l i s t ülkeler üretiminin Türkiye'ninkinin 383 katı olduğunu, dünyada elektronik cihaz pazarı i ç i n de tüketim cihazı talebi % 15 40'lık bir pay alırken bizde % 66'ya ç ı k t ı ğ ı n ı , sek tör i t h a l a t ı n ı n 488'de b i r i kadar ihracat yapılabildiğini ve GSYİH içinde "on birde 2"lik yer tutan sektörün dış ticaret açığımızın "% 5"ini oluşturdu ğunu belirtmek sanırım ilginç olacaktır.
3. KAMUDA YATIRIM, ÖRGÜTLENME VE DENETİM
Uzun süredir öncelikli sektör sayılmasına karşın elektronik sanayii kamu yatırımı planla ması ve denetlemesi yönünden yeterli desteği görmemiş bir daldır.
• 1976 yatırım programında ima lat sanayiine 19 milyar 730 milyon TL yatırılması plan lanmışken bunun içinde elek troniğe ayrılan pay 18 mil yon 579 bin TL'dır (onbin de 9 ) . Lastik, plastik, deri işletmeciliği gibi dallar bile elektronikten çok kamu yatırımı almaktadır.
• Özel sektöre yöneltilen teş vik uygulaması etkili olma makta, elektronikten çok da ha az önceliğe sahip olan
dallar da teşvik görmekte dir (3. BYKP dönemindeki özel sektör yatırımlarının % 72,4'ü 1975'e dek teşvik belgesi almıştır). Teşvik belgesi alan yatırımlar de netlenmemektedir (1975 so nunda teşvik belgesi alanla rın % 37,7'sinin gerçekleşme ümidi kalmamıştır).
• Yurdumuzda imal edilen alıcı lar VHF bandında çalışırken TRT ikinci yayınını UHF ban dında yapacağını açıklamış tır. Bu durumda satılan 2 milyondan fazla alıcıya ek "tüner" takılması gereke cektir.
• Renkli TV yayınının ne zaman nasıl başlayacağı dedikodu düzeyinde tartışılmaktadır. Bu kararın nasıl ve nerede alınacağı bile belli değil dir.
• PTT kendi dışında hiçbir ku ruma danışmadan "elektronik santral" ihalesine girmiştir.
• PTT, TRT ve diğer kuruluşlar ayrı ayrı radyolinkler kur maktadır. Özellikle Güneye doğru inen linkler aynı te pede iki link istasyonu gibi ender görülebilecek plansız lık örnekleri sergilemekte dir.
• 1975 programıyla kendisine TV alıcısı, besleme bobini standardı hazırlama gibi gö revler verilen TSE, "herbiri için 15'er bin lira, gerekli doküman temin edilmelidir" gibi bahanelerle plan gere ğini yerine getirmemektedir.
T0RK1YE EKONOMİSİ
SANAVt GSHH'nin ". 2 0 ' s i Yatı rımların 1 33' i
TûpTr GSıih'nin •• 29 'u
«Zİ'ETLEF GS, H ' n i n '. ' 7 ' s i
YUF TOISr.ÛAKİ I S Ç I L E R I ; GELİRİ t.Sr,H'nin ". 1 ' i
vapuru JK
ENERJİ İMALAT
TOKETtK MAI LAR! lnıe e t i n ° 4 7,7
ARA i,ALLAR İn,al :,tın ' 36 ,2 s i
YATIRIM BALLARI İ m e l s t ı n *. 10,1 i
ÜEİ'tR CE A\ —
KI: Y;
TÜKETİM ElektroniÇ ir. : 8 7 , 3 ' U
PROFESYONEL Elektroniç i n ', 10,6 ' s ı
DEVP.E ELEI'ANI ElektroniÇ i n " . 2 , ' i
GSMI'nin •' 0 ,02 's i
1 Sana> i in . 0 , 1 ' i i m a l ? t ı n '. l ' i
Yatı ncı lallarının . D ,2 ' si
Şekil 3. (Kaynak: 1977 yılı programı)
SONUÇ
Örnekler çoğaltılabilir, yal nız amacımız kurumları suçlamak değil yapısal bozukluğa dikkat çekmektir. Aslında yurt çapında elektronik sanayii hakkında ekonomik ve teknolojik boyutta düşünecek, karar alacak, uygu layacak, denetleyecek bir ör güt yoktur. Sektörde temelden bozukluklar gözlenmektedir.
• Özel kesimdeki sağlıksız da ğılım ve dışa bağlılık.
• Kamudaki dağınıklık ve yatı rımda gecikme.
• Kamu özel sektör ilişkilerin deki koordinasyonsuzluk diğer arkadaşlarımın daha ay rıntılarla değinecekleri so runların temelinde yatmaktadır.
Cahit Gürkök
PLANLAMA ve TEKNOLOJİ TRANSFERİ
Yurdumuz elektronik sanayiinin durumu incelenirken planlama ve çok büyük bir hızla gelişen teknolojinin transferi, açık l ı k l a ele alınıp somut koşul larda incelenmesi gereken iki temel sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada ayrı iki bölüm içinde adı geçen ko nular Türkiye elektronik sana yii çerçevesi içinde ele alın mıştır.
1. ELEKTRONİK SANAYİİNDE PLANLAMA ve PLANLAMAYA İLİŞKİN SORUNLAR
Planlamayı, dar açıda ve yal nız elektronik sanayii için e l e almak y a n l ı ş t ı r . Plan ve planlama bir bütündür ve başa r ı l ı sonuçlara u l a ş ı l m a s ı , tüm sektörlerde plan kültürünün oluşmasına bağlıdır.
Planlamanın kapsamına giren ko nular şu ana bölümlerde i n c e l e nebilir:
a) Verilerin toplanması, ista tistiklerin hazırlanması, b) Toplanan verilerin değerlen dirilmesi, tahminler, hedef ler, ilkeler ve önlemlerin saptanması, c) Uygulamaların koordinasyon ve denetimi, gerekiyorsa düzeltmelerin yapılması.
1.1. Verilerin Toplanması ve İ s t a t i s t i k l e r
Türkiye'de, özellikle elektro nik sanayii için, sağlıklı bil gi yok denecek kadar azdır. Bu konuda çalışma yapan veya yap ması gereken Devlet İ s t a t i s t i k Enstitüsü, Devlet Planlama Teş k i l a t ı , Milli Prodüktivite Mer kezi, Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı vb. kuruluşlar ara sında koordinasyon olmaması, yeterince bilginin bir araya getirilmesine olanak vermemek tedir.
1.2. Verilerin Değerlendirilmesi
İ s t a t i s t i k l e r ve ülkenin genel sosyo ekonomik durumu gözönüne alınarak yurtiçi talep, üretim ve ithalat tahminlerinin ya pılması ve bu tahminlerin ı ş ı ğında sektör için ilkelerin saptanıp yönlendirici öneri ve önlemlerin belirlenmesi gerek mektedir. Bu, planlamanın en
önemli görevlerinden b i r i d i r . Yerli sanayiin korunması, AET ile ilişkilerin düzenlenmesi, gümrük duvarlarıyla korunan yurtiçi tekellerin oluşmasını önlemek vb. planlamanın öneri ve önlemlerinin doğru olarak saptanması ve yerine getiril mesiyle olanaklıdır. 1.3. Uygulamaların
Koordinasyon ve Denetimi
Sektördeki tüm uygulamaların plan ilkelerine uygun olarak yapılması ve denetlenmesi pla nın başarısı için zorunludur. Denetlemeden önce, sektördeki uğraşların koordinasyonu ge rekmektedir. Koordinasyon ça lışmaları özellikle kamu sek törü için gereklidir ve bu sek törde koordine çalışmalar yap mak, özel sektöre göre daha kolay olduğundan, öncelikle ele alınmalıdır.
Yukarıda, bir anlamda tanım ları verilen konuların örnek lerle açılması gerekirse:
• Sayısal bilgilerin azlığı tahminlerde önemli yanılgı lara neden olmuştur. Çizel ge I, Üçüncü Beş Yıllık Kal kınma Planı ve 1977 yılı Hü kümet Programındaki 1977 yı lına ait tahminleri vermek tedir.
Çizelge 1 (Milyon TL).
3BYKP
Yurtiçi talep 3940
Yurtiçi Liretim 2880
İthalat
İhracat
l]_0
1977 HP 7268 4250 3025 6^_7
Çizelgeden hemen görülen ya nılgılar aşağıdaki gibi özet lenebilir:
Talep tahmin edilene göre % 185 artmıştır. Yurtiçi üretimin karşıla dığı talep oranı öngörülen % 73 yerine % 58'de kalmış tır. İthalat/talep oranı öngö rülen % 30 yerine % 42'ye çıkmış, sektörün dışa ba ğımlılığı artmıştır. % 3 olarak öngörülen ihra cat/talep oranı onbinde 9' da kalmıştır.
Çizelgede görülmeyen bir baş ka yanılgı da 3.BYKP'nda _ 1110 MTL olarak tahmin edi len elektronik tüketim cihaz
ları talebinin 3574 MTL'na ulaşmasıdır.
• Plan ilkelerinin saptanması na temel olması gereken sayı sal verilerin yanlışlığı, 3.BYKP'nda öngörülen hedef ve ilkelerin yanlışlığına neden olmuş ve hedeflere varılama mıştır. Örneğin;
Gerek 3.BYKP ve gerekse 26 Kasım 1974 tarih ve 7/9058 sayılı "Elektronik Sanayii ni Geliştirme Politika Esasları"na ilişkin karar namede proresyonel cihaz sanayiinin gelişimi öngö rülmesine karşın, gelişme tüketim mallarında olmuş tur. Önem verilmesi istenen araştırma geliştirme uğraş ları bekleneni vermemiştir. Gerekli görülen standart lar hazırlanmamıştır.
• Yerli sanayiin korunması için öngörülen teşvik önlemleri Marmara Bölgesine verilmeme ğe başlanmış, bu da bölgede yoğunlaşmak zorunda olan elektronik sanayii kuruluş larının yatırım/yıllık satış gelirleri oranının l'den çok küçük olduğu tüketim malları dalında yatırım yapmalarına bir neden olmuştur.
• Yerli sanayiin korunması için çok önemli olan AET ilişkileri yeteri kadar in celenmemiştir. AET'ye üye olmamız halinde, elektronik sanayiimizin yok olacağı ko laylıkla görülebilir bir ger çektir.
• Dış yardımlar plan dışında oluştuğundan, özellikle pro fesyonel ve savunma cihazla rının yurtiçi üretimini olum suz yönde etkilemektedir.
• Uygulamaların denetimi için yeterli yasa ve kurallar ol masına karşın kadro ve koor dinasyon eksikliği nedeniyle denetim daha çok bürokratik engelleme şeklinde oluşmakta ve işlevini yerine getireme mektedir.
Plansız uygulamalara güncel bir örnek olarak renkli TV verile bilir. Neden olacağı döviz kay bını ortaya koyup önlenmesi ge reken bu girişimin nasıl geli şeceği belli değildir ve Dör düncü BYKP'nda yer almamasına rağmen gene bu süre (1978 82) içinde gerçekleşebileceği söy lenmektedir.
2. TEKNOLOJİ TRANSFERİ ve ÜRETİMİ
Elektronik sanayiinde üretimin ana g i r d i l e r i :
a) Emek b) Sermaye (yatırım malları, hammaddeler ve ara malları) c) Süreç ve üretim teknolojisi olarak özetlenebilir.
Üretimin başarıya ulaşmasında teknoloji yanında özellikle kuruluş süresinde, yapılabilir lik çalışması, teknoloji seçi mi, üretim makineleri seçimi vb. işleri başarıyla yapabil mek için teknik bilgi de ge reklidir.
Özetle, teknik bilgilerin üre time uygulanması olarak tanım lanabilen teknolojinin öğeleri:
a. Araştırma, geliştirme ve tasarım .
b. Üretim yöntem, makine ve süreçleri.
c. Spesifikasyonlarm şartna meler ve standartlarla be lirlenmesi ve bunlara göre nitelik denetiminin yapıl ması.
d. Pazarlama, satış, bakım, servis de dahil genel yöne tim ve organizasyon.
e. Mali denetim olarak sıralanabilir.
Öğelerin tümünü içeren teknolo ji paketinin yurtiçinde üretil mesi, tartışmasız en uygun yön temdir. Ancak;
• Teknik bilgi ve teknolojik birikimin yetersiz oluşu,
• Elektronik sanayiinin hare ketliliği, teknolojinin çok çabuk yenilenmesi, teknoloji üretmek için geçen sürede eskimesine neden oluşu,
• Uzun süreli planlamanın sağ lam sayısal bilgilere dayan maması nedeniyle gereksinim ler genellikle ihalelerle öğrenilmekte ve teknoloji üretimi için gerekli zaman kalmamakta oluşu, teknoloji transferi gereğini doğurmaktadır.
Teknoloji transferi kararına varıldığında, teknik bilgi, teknoloji ve pazarlamada uz manlaşmış olan ve geniş araş tırma geliştirme uğraşlarını yürütebilen Çok Uluslu Şirket ler (ÇUŞ) karşımıza çıkmakta dır.
Elektronik sanayiinde çalışan ÇUŞ'in teknoloji transferi ala nındaki tutumları, özellikle son yıllarda değişmiş ve diğer bazı sektörlerden ayrılmıştır.
Üretim makinelerine bağımlı elektronik devre elemanları sanayii dışında;
• Özellikle profesyonel elek tronik cihaz üretimi, emek yoğun ve verimli, becerili teknik işçilik isteyen bir sanayi dalıdır. Bu nedenle geri kalmış ülkelerin nite liksiz ve ucuz iş gücü çeki ci olmamaktadır.
• Elektronik sanayiinin hammad deleri, ara malı niteliğinde ki elektronik devre eleman ları, vb. mallardan oluşmak tadır. Yüksek teknoloji ge rektiren bu malların üretim ve fiyatları zaten ÇUŞ'in tekelinde bulunmaktadır.
• Özellikle savunma sanayiin de, devletler, üretim sonra sı satış ve dağıtımın ÇUŞ elinde olmasını ve bu tür üretimin yabancı sermaye kat kısıyla gerçekleşmesini ka bullenmemektedirler.
Bu koşullar altında ÇUŞ, mal satışını engellemeyen ve ken disine bağımlılığı azaltmayan bir teknoloji transferi yönte mi geliştirmek durumunda kal mıştır.
Yöntemin ana hatları şunlardır:
a. Projenin yapılabilirlik ça lışmasını yönetmek ve dışa bağımlılığı artırıcı seçim ve alımları önermek, b. Fiziksel varlıklarla, örne ğin üretim makine ve donatı mıyla transfer yapılan kuru luşu bağlamak ve kazanç sağ lamak, c. Ancak yeterli teknik ve ti cari bilgiyi vermek, d. Kendi insangücünü çok yük sek ücretlerle kiralamak, e. Geliştirdiği en son teknolo ji yerine daha eski bir tek nolojiyi transfer ederek kendine bağımlılığı ve işin devamlılığını sağlamak, f. Ara malları yüksek fiyatla satarak kazanç sağlamak ve lisansla üretilen ürünün uluslararası piyasada yük sek maliyet nedeniyle, sa tılabilirliğini azaltmak.
Teknoloji transferinin gerekli liği ve ÇUŞ'in yöntemleri göz önüne alındığında, geri kalmış
teknolojisi gelişmemiş ülke kuruluşlarının neler yapması gerektiği şöylece özetlenebi lir:
a. Herşeyden önce pazarlık gü cünü artırıcı en önemli et ken olan teknik bilginin bi rikimi sağlanmalı ve pazar lık kadroları bu nitelik gözönüne alınarak seçilmeli dir.
b. ÇUŞ'in kendi aralarındaki rekabet izlenmeli ve değer lendirilmelidir.
c. Yapılabilirlik çalışmaları mutlaka yerli uzmanlarca, ülke koşullarına en uygun şekilde hazırlanmalıdır. Bu konuda yurdumuzda yeterli fakat organize olmamış tek nik bilgi vardır.
d. Ara mallarıyla yaratılmak istenen bağımlılık önlenme li, çok yüksek teknoloji gerektiren özel ara malla rını içeren ürünlerden ka çınılmalı, hammaddelerin dünya pazarlarında kolayca bulunabilme özelliği aran malıdır.
e. Aynı teknolojinin ticari re kabet ve/veya koordinasyon eksikliği nedenleriyle tek rar tekrar transfer edilme si önlenmelidir.
f. Alınan teknolojinin olabil diğince çağdaş olmasına özen gösterilmeli ve transfere koşut araştırma geliştirme uğraşlarına başlanarak daha çağdaş teknolojinin yurtiçi üretimi sağlanmalıdır. Bu, özellikle profesyonel elek tronik cihaz sanayiinde vazgeçilmez bir koşuldur.
g. Dışa bağımlılığı azaltmak üzere, ülke gerçeklerine uygun, teknoloji düzeyini gözönüne alan spesifikasyon lar ve standartlar hazır lanmalıdır.
h. Transferin tam olarak yapı lıp yapılmadığı denetlenme lidir. Bu denetleme, bürok ratik engellemeler yerine ge rek yerli ortağın ve gerek se ÇUŞ'un bilgiyle denetil mesi şeklinde olmalıdır.
Yukarda sıralanan önlemlerin alınması yanında, teknolojimi zi canlı tutabilmek için bilgi transferi yollarını da araştır mak gereklidir. Bu konuda yurt dışında eğitim gören yüksek düzeyde teknik personel ve yurt dışında çalışan işçileri mizin koordine edilmesi gerek mektedir.
Tarık Reyhan
Budak Dilli
STANDARTLAŞMA ve NİTELİK DENETİMİ
Standartlaşma, "belirli bir ça lışmanın, o çalışma ile ilgili bulunanların ve özellikle eko nominin yararına yapılabilmesi için, tüm tarafların katkı ve işbirliği ile belirli kurallar koyma ve bu kuralları uygulama sı" olarak tanımlanmaktadır.
Standartlaşma sonucunda üreti ci, tüketici ve ulusal ekonomi yönünden büyük yararlar sağla nabilir. Bu yararlardan en önemlileri seri üretim, verim lilik, maloluş fiyatlarının düşmesi, üretimde niteliğin artması, ticari işlemlerde ko laylık, tüketicinin can ve mal güvenliğinin korunması ve tüke ticilerin fiyat ve nitelik yö nünden aldanmasının önlenmesidir.
Ülkemizde, özellikle dayanıklı tüketim malları konusunda plan sız, programsız bir üretim pat laması olması biraz önce sayı lan yararların elde edilememe sine yol açmıştır. Yalnızca da yanıklı tüketim malları konu sunda değil, profesyonel cihaz üretim ve alımında da standart laşmanın eksikliği sanayii olumsuz yönde etkilemektedir.
Standartlaşmanın gelişmemiş ol ması, yada sanayiin gereksinme lerini karşılayacak düzeyde ol mayışı yanında ve bunun doğal bir sonucu olarak nitelik de netiminin uygulanışmdaki ek siklikler tüketicinin aldanma sına ve ülke ekonomisinde olum
suz gelişmelere neden olmaktadır. Dayanıklı tüketim malları ko nusunda tüketici çoğunlukla yalnızca reklamların etkisiyle seçimini yapmakta ve bu tür elektronik aygıtlarda "Türkiye şartlarına uygunluk" iddiası standartlardan alması gereken dayanağından yoksun olarak or taya atılmakta, denetimsizlik her bakımdan serbest ve açık bir pazar oluşmasına yol aç maktadır.
Elektronik sanayiinin büyük öl çüde bağlı olduğu yan sanayide nitelikçe düşüklük ana sanayii de olumsuz yönde etkilemekte, bu konuda etkili bir standart uygulanması gerekmektedir.
Profesyonel cihaz üretimi yap maya çalışan kamu kuruluşları arasındaki koordinasyon eksik liği yanında, üretim ve yan sanayi konusunda ortak stan dartların bulunmaması kaynak kaybına ve verimsiz üretime ne den olmaktadır.
Standartlaşmadaki eksiklik, özellikle kamu kuruluşlarının yaptığı ve büyük döviz gider lerine yol açan dış alımlarda olumsuz etkilerde bulunmakta dır. Bu yüzden hatalı, nitelik çe düşük, pahalı alımlar yapı labilmekte ve bunun engellen mesi yalnızca bu konuda uğra şan (eğer varsa) yetenekli tek nik personele düşmektedir. Bu eksiklik, giderek şartnamele rin dahi dışarıda hazırlanma sına yol açmakta,bu da yaban cıların dış alımlarda kurumla rı istedikleri yöne yöneltmele ri olanağını doğurmaktadır.
EĞİTİM ve MALZEME SORUNLARI
Üretim sürecinin üç önemli gir disini personel, malzeme ve iş makineleri meydana getirir. Ortaya çıkan ürünün niteliği, malzeme ve iş makinelerinin niteliği ile personelin bece risine bağlıdır.
Türkiye'de personelin niteliği ve eğitimi, sağlıklı bir üre tim yapılması için yeterli de ğildir. Mühendislik öğretimi yapan yüksek okullarda, elek tronik temel bilgileri ve ölç me teknikleri öğretilmekte, ama üretim teknolojisine öğre tim programlarında yer veril memektedir. Öğrenim kurumla rında temel bilimler ve devre tasarımının yanında cihaz ta sarımı, teknoloji ve nitelik ölçüleri olan, dayanıklılık, güvenilirlik, emniyet ve çalış ma koşullarının önemi anlatıl malıdır.
Türkiye'de mühendislik eğiti minin pratikle ilişkisi zayıf bırakılmıştır. Öğrenciler Tür kiye'nin üretim yapısını bilme den mezun olmakta, daha kötüsü öğrenim sırasında nasıl yetiş tiklerini ve nasıl yetişmeleri gerektiğini belirleyecek veri lerden yoksun olmaktadırlar. Staj da kolayca geçiştirildi ğinden öğrenciler kendilerini ve öğrenimlerini teknik açıdan eleştirememektedirler.
Çeşitli yüksek öğretim kurum larının mezunlarının bilgi dü zeyleri kişisel nedenlerle açıklanamayacak farklılıklar göstermektedir. Ayrıca elektro nik bilgisindeki hızlı deği şiklikler de zamanında Türki ye'ye aktarılamamaktadır.
Patent almaya ve anahtar tes limi tesis yaptırmaya sık sık gidilmesi sonucunda elektronik sanayiinde hem Türk teknik hiz meti kullanılmamış olmakta, hem elektronik mühendislerimizin mesleki deneyimi gelişmemekte, hem de üniversitelerde öğreti len ve öğretilmesi gereken bil giler kullanılmamış olmaktadır. Mühendislik personelinin eğiti mi sorununu çözmek için üniver sitelerin olanakları artırılma lı ve dış kaynaklı teknoloji satın alınması sınırlandırıl malıdır.
ELEKTRİK MÜhENDÎSLİÖl 243
Elektronik teknisyenlerinin eğitim durumu daha da kötüdür. Yeni mezun olmuş elektronik teknisyenleri üretim veya ba kım için gerekli bilgilerden yoksundurlar. Tamir tekniği, elektronik ölçü cihazları, ni telik denetimi montaj tekniği, baskı devre yapımı gibi konula rı öğrenmeden mezun olmaktadır lar. Gerçekte elektronik tek nisyeni olabilmeleri çalışma hayatındaki kişisel çabalarına bağlı kalmaktadır.
Türkiye'de elektrik teknisyeni ve mühendislerinin sayısal ora nı elektronik sanayiindeki plansızlığın bir göstergesidir. 1970'de Türkiye'de 2 elektrik mühendisine 5 elektrik teknis yeni düşmektedir. Bu sayı elek trik mühendislerinin önemli bir bölümünün teknisyenlik hiz metini de yüklendiklerini gös terir.
Elektronik sanayii personelinin önemli sorunlarından biri de meslek içi eğitimdir. Elektro nik teknolojisi hemen hemen 10 yıllık periyodlarla yenilen mektedir ve personel bu yeni lenmenin kesinlikle gerisinde dir, meslek içi eğitim yapılma maktadır. Türkçe elektronik ya yanları azdır ve yetersizdir. Zaten Türkiye çapında düzenli yayın yapılmasını sağlayacak Türkçe elektronik dili yerleş memiştir. Çeşitli kuruluşlar koordinasyonsuz olarak teknik diller üretmekte ve kullanmak tadır.
Türkiye'de kamu kuruluşlarının personel sorunu büyümektedir. Kamudaki yetişmiş elemanlar özel sektör tarafından emilmek te ve kamuda hizmetlerin aksa masına ve personelin sık sık değişmesine yol açmaktadır. Elektronik sanayiinin sağlıklı bir yapıya kavuşması için kamu kuruluşlarının ücret politikası düzenlenmeli, üniversitelerin olanakları artırılmalı, sanat okulları çağdaş eğitim düzeyi ne yükseltilmeli, meslek içi eğitim, üretim kurumlarınca ya pılmalı, personelin geleceği güvence altına alınmalı ve sa nayii planlanırken tüm halkın yararı ön plana alınmalıdır.
ELEKTRONİK SANAYİİNİN MALZEME SORUNU
Üretim sürecinin ikinci girdi si olan malzeme Türkiye'de bir
sorundur. Elektronik devre ele manlarının çok büyük bir kısmı ithal yoluyla sağlanmaktadır. Devre elemanlarının Türkiye'de üretimi yapılamamaktadır. Çünkü;
a) tç pazar dardır. b) Dış pazar çok uluslu tekel lerin denetimindedir. c) Teknolojik bilgi çok uluslu tekellerin elindedir. d) Çok uluslu tekeller yeni teknolojiyi satmamaktadır lar. e) Türkiye'de devre elemanı üretiminin ciddi bir fizi bilite araştırması yapılma mıştır. f) Devre elemanları çok çeşit lidir. g) Patent anlaşmalarıyla devre elemanı ithalinde belirli tekellere bağlanılmaktadır.
Yardımcı malzemelerin (cihaz kutuları, komütatörler, düğme ler, anahtarlar, baskı devre kartları gibi) bazıları sayı ve nitelik elverdiğinde yan sa nayi tarafından yapılmaktadır. Yardımcı malzemelerin yurt içinde yapımında en büyük en gel yardımcı malzeme tipleri nin çeşitli marka cihazlar arasında dağılmış olmasıdır. Patent çokluğu yan sanayinin büyük engellerinden birisidir.
Elektronik sanayiinin iş maki nelerinin hemen hemen tümü yurt dışından ithal edilmekte dir. Türkiye'deki gereksinimin sayıca az olması üretimlerini imkansız kılmaktadır.
Bütün bu gerçeklere karşın yer li oranı hesaplarıyla sanki Türkiye'de büyük ölçüde kendi ne yeterli bir elektronik sa nayii varmış görüntüsü yaratıl mak istenmektedir. Yerli oranı hesapları; fabrika çıkış fiya tı üzerinden hesaplandığı için fabrika kârını da içine almak ta, yan sanayinin yerli oranı ve iş makinelerinin ürünün değerine katkısı dikkate alın madığı için de olduğundan yük sek çıkmaktadır. Zaten bütün kilit durumundaki girdileri yurt dışından gelen bir sanayi dalında yerli oranı her zaman dış kaynakların zorlamalarıyla değişebilir.
Genel olarak denilebilir ki; cihaz tasarımları ve teknolo jisi patent almak yoluyla yurt dışından ithal edilmektedir. Malzemeler yurt dışından belir
li kaynaklardan alınmaktadır. İş makineleri yurt dışından getirtilmektedir. Yani Türki ye'de elektronik sanayii tümüy le dışa bağımlıdır ve yetersiz dir.
Türkiye'de elektronik sanayii nin sorunlarını çözmek veya bir ölçüde hafifletmek için, teknik eleman yetiştirilmesine önem verilmeli, yurt içinde elektronik sanayiinin somut sorunlarının çözülmesine yöne lik araştırmalar yapılmalı ve çok uluslu tekellerin deneti minden kaçmanın yolları aran malıdır.
TARTIŞMALAR
Konuşmacılar yurdumuz elektro nik sanayiinin çeşitli sorun larına değindikten sonra Panel yöneticisi A.Kahraman, salon daki izleyicileri görüş ve so rular ile toplantıya katkıda bulunmaya çağırdı. Birkaç ko nuya değinildiyse de en çok tartışılan konu üniversitele rimizdeki elektronik eğitimi nin sorunları oldu. Salondaki öğretim üyeleri ve öğrencile rin panel konuşmacılarına yö nelttikleri soru ve görüşlerle konu birçok ayrıntılarıyla ele alındı.
T.Reyhan'ın değindiği "okulda üretim teknolojisinin anlatıl maması" sorununun bir bütün içinde ele alınması gereklili ği; güçlü bir elektronik sana yiinin bulunmadığı ülkemizde öğretim üyelerinin de "üretim teknolojisi" ile yakından iliş ki kuramadıkları belirtildi.
Gelişmiş kapitalist ülkelerde üretimi gerçekleştiren firma ların üniversiteler üzerinde dolaysız bir etkiye sahip ol dukları; firmanın araştırma bi riminde yürütülen çalışmalara, sanayiin çeşitli sorunlarına dönük uğraşlara koşut bir eği tim programını üniversitelerde uygulattırdıkları anlatıldı. Sosyalist ülkelerde ise yöne tici bir merkezî planlama ile sanayi eğitim ilişkisinin ku rulduğu belirtildi. Ülkemizde ki eğitimin her iki sistemdeki uygulamadan uzak, başıboş bir yapı içinde olması nedeniyle "üretim teknolojisi"ne yönel menin gerçekleşemediği vurgu landı.