Elektrik Mühendisliği · Sayı 243 · Mart 1977

ODA ÇALIŞMALARI

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Oda duyurusu / kurumsal

Yıl
1977
Sayfa
3
Okuma süresi
8 dk
Görüntülenme
0

Konu

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

İlgili: Toplum, demokrasi ve emek, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • EMO Koordinasyon Toplantısı
  • TEK
  • ÇEAŞ
  • elektronik sanayii
  • 12 Mart muhtırası
  • elektrik kesintisi

Özet

EMO'nun 1977 yılı ilk koordinasyon toplantısı ve ardından kamuoyuna açıklanan görüşler; enerji politikaları, elektroteknik-elektronik sanayii, yabancı teknik eleman istihdamı, 12 Mart muhtırası ve üniversitelerdeki faşizan olaylar ile Mart ayındaki elektrik kesintilerinin gerçek nedenleri ele alınmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

oda çalışmaları

EMO BİRİNCİ KOORDİNASY ON TOPLANTISI Y APILDI

Odamız merkez ve şube yönetim kurullarının 23'üncü dönemdeki ilk koordinasyon toplantısı, 12 13 14 Mart 1977 günlerinde İzmir'de yapıldı. Önümüzdeki yılın çalışma programının gözden geçirildiği toplantıda, Ankara Şubesinin de kurulmasıyla oluşan yeni örgüt lenme düzenindeki çalışmalarla ilgili ilkeler de saptandı. EMO Birinci Koordinasyon Toplantısında ayrıca, aşağıdaki görüşlerin kamuoyuna açıklanmasına karar verildi.

üretim, planda belirtildiği gi bi kamu kesimi öncülüğünde ger çekleştirilmelidir.

Ülkemizde, montajcı yapısını sürdüren, nicel ve nitel yönden gelişememiş bir diğer sanayi dalı da elektronik sanayiidir. Sanayileşmede, haberleşmede ve kamu hizmetlerinde çok önemli yeri olan bu sanayi alanında da, uluslararası tekellerin çok yönlü sömürüsü sürmektedir. Elektronik sanayiinin temelini oluşturan devre elemanlarının yapımı, gerekli teknolojik bil ginin üretileceği araştırma ko şullarının oluşturulması ve de ğişik alanlarda profesyonel ci haz üretimi gerçekleştirileme mektedir. Sivil ve askeri alan da üretimi gerçekleştirecek bir elektronik sanayiinin ülke yararına işlev görmesi, bu sa nayinin bütün gelişme aşamala rında kendi olanaklarımızla ve yurt içinde gerekli teknik in san gücü eğitimi ve bilgi biri kimi sağlayarak kurulması zo runludur.

Bilgisayar kullanımı konusunda merkezî bir denetlemenin olması gerekmektedir. Bu denetleme po litikasını, bilgisayar kullanım alanı içine giren kurumlar ülke çıkarlarını gözeterek ortaklaşa saptamalıdırlar.

AYRICALIKLI ŞİRKETLER KONUSUNDA TEK'e YAPILAN BASKILARIN KARŞISINDAYIZ

Enerji üretimimizde birincil enerji kaynakları olan hidrolik ve termik potansiyelin kullanı mı yerine, ekonomimizin dışa bağımlılığını daha da artırıcı fuel oil'e dayalı santrallar kurulması girişimleri sürmekte dir. Böylelikle enerji üretimi mizde büyük petrol tröstlerinin ekonomik denetim alanı genişle tilmek istenmektedir.

Enerji üretim, iletim ve işlet mesini tek elde toplamayı hedef alan TEK yasasına aykırı ola rak, bazı özel şirketlere fuel oil'e dayalı santral kur ma yetkisi veren uygulamalar sürmekte, yeni ayrıcalıklar ge tirilmeye çalışılmaktadır. Çu kurova Elektrik Anonim Şirketi' nin MC iktidarının da desteği ile sürdürdüğü bu girişimler önlenmelidir. ÇEAŞ'nin ayrıca lıklarının uzatılmasına ilişkin kararnameyle ilgili Danıştay'ın

verdiği yürütmenin durdurulması kararının uygulanmaması için TEK'e yapılan baskılara son ve rilmelidir.

ELEKTROTEKNİK VE ELEKTRONİK SANAYİİ KAMU KESİMİ ÖNCÜLÜĞÜNDE GELİŞTİRİLMELİDİR

Elektroteknik ağır ekipman sa nayii gerçek anlamda üretici durumda değildir. Bu sanayi montajcı yapısını korumakta, yabancı patent ve lisans ege menliği altında hem nicel hem de nitel yönden düşük düzeyde kalmaktadır. Bu alanda üretim, sermayesi az, teknoloji geliş tirme ve bilgi birikimi sağla yabilme olanağından yoksun, dü şük endüstriyel nitelikli atel yelerde ve yabancı sermayeli anonim ortaklıklarda sürdürül mektedir. Elektroteknik sana yiinde bağımsız ve nitelikli bir gelişmenin ön adımı olarak

ANTİDEMOKRATİK YAN ÖDEME VE YABANCI TEKNİK ELEMANLARIN ÇIKARLARIMIZA AYKIRI OLARAK ÇALIŞTIRILMASINI ÖNLEYİCİ ÖNLEMLER İÇİN ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ

Tüm mühendis ve mimar odaları nın başından beri karşı çıkma sına karşın, antidemokratik bi çimde uygulanan yan ödemelerin teknik elemanların ekonomik so runlarını çözmekten uzak oldu ğunu bir kez daha tekrarlıyo ruz .

Teknik elemanların ve tüm çalı şanların enflasyon ve sürekli artan hayat pahalılığı karşı sında ancak sendikal haklarına kavuşmalarıyla ekonomik durum larını koruyabilecekleri ilke sinden hareketle, tüm çalışan ların sendikal haklar mücadele sini destekliyoruz.

Kendi mühendislerimizin elve

rişli yaşam koşullarına kavuş turulmadığı, bilgi ve becerile rini halkımızın hizmetine ye terince sunaraadığı ülkemizde, yararsız teknik hizmet ithali ve yüksek ücretlerle, yetenek siz yabancı teknik elemanların çalıştırılması ulusal çıkarla rımıza aykırıdır. Türkiye'de çalıştırılan yabancı teknik elemanların denetlenmesi için, yasaların Odamıza verdiği tüm yetkileri titizlikle kullana cağımızı açıklıyoruz.

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİNE DE BASKI, SÜRGÜN VE İŞKENCE GETİREN 12 MART FAŞİST DÖNEMİNİN YILDÖNÜMÜNDE YENİ FAŞİZAN GİRİŞİMLERİN, DGM VE BENZERİ KURULUŞLARIN KARŞISINDA YER ALIYORUZ

1971 yılının 12 Mart'ında veri len muhtıranın altıncı yıldö nümünde, genelde tüm emekçi halkımız özelde de teknik ele manlar açısından bir durum değerlendirmesi yapma zorun luluğu vardır.

Ülkemizde, hegemonyasını her geçen gün artan oranda sürdür mek isteyen egemen sermaye çev relerinin bir girişimi diye nitelenebilecek 12 Mart muhtı rası ve ardından gelişen olay larda Harun Karadeniz, Hatice Alankuş gibi teknik elemanlar baskıcı yöntem sonucu öldürül dü. İçlerinde birçok elektrik mühendisinin de bulunduğu tek nik elemanlar ve diğer birçok aydın, sebepsiz olarak tutuk landı, işkence ve eziyet gördü, sürüldü, değişik baskılarla karşı karşıya bırakıldı.

Muhtırayı destekleyen güçlerin 1961 Anayasasını değiştirmesi sonucu, kamu kesiminde çalı şanların sendikal haklara ka vuşmaları önlendi. İşçi kesi minin grevlerinin engellenme si, üretici köylülere düşük taban fiyatı ödenmesine koşut olarak, memurların ve elektrik mühendislerinin daha çok yok sullaşması, 12 Mart'm kaçı nılmaz sonucu oldu.

öte yandan 12 Mart sonrasında mühendis ve mimar odaları ör gütsel olarak da saldırıya uğ radılar. Mesleki alanlarında, yerli ve yabancı sermaye ke siminin sömürüsünü sergileyen, sorunlara halkımızın çıkarla rı doğrultusunda çözümler öne

BLEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 243

ren Odalarımız kapatılmak is tendi.

Bütün bu öğretici deneyimlerin ışığında, elektrik mühendisle rinin mesleki ve demokratik ör gütü olarak, gündeme getiril mek istenen yeni 12 Mart'ların karşısında yer alacağımızı ke sinlikle ve açıklıkla belirti yoruz .

İşlerliğini sürdüremeyen Devlet Güvenlik Mahkemeleri yerine, olağanüstü yetkili yeni yargı kurumlarının, özel ihtisas mahkemelerinin oluşturulması girişimlerini, TRT'de çalışan elektrik mühendislerine ve tüm çalışanlara yöneltilen faşizan baskı ve kıyımları geçmişteki 12 Mart muhtırasıyla aynı he defe yönelmiş çabalar olarak görüyor, bu girişimlerin boşa çıkarılması için verilecek mü cadelenin içerisinde olacağı mızı vurguluyoruz.

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRETİMİNİN YAPILDIĞI KURUMLARDA YÖNETİM VE ÖĞRENCİ KESİMLERİNDE GİDEREK GELİŞEN FAŞİZAN İŞGAL, SALDIRI ^ YILDIRMA OLAYLARINI PROTESTO EDİYORUZ

Bugün ülkemizde tüm eğitim ku rumlarında artırılarak sürdürü len faşist saldırı, öldürme, işgal eylemleri elektrik mühen disliği öğretiminin yapıldığı üniversite, akademi ve yüksek okullarda da artarak sürüyor. Öğrenim özgürlüğü ve can güven liği Türkiye'nin en güncel so runu.

ODTÜ'de mütevelli heyetinin te peden inme antidemokratik kara rıyla işbaşına getirilen rek tör Hasan Tan öğrenci kesimin de faşist gelişmeyi güçlendir meye çalışırken yetkili işçi sendikasıyla sözleşme imzala maya da yanaşmamaktadır.

İTÜ'de ise Ülkü Ocaklarına bağ lı öğrencilerin gösterdiği ile rici öğrenciler polis tarafın dan karakola götürülerek dövül mektedirler. İTÜ'de, öğrenciler dışarda da izlenmekte ve bir çeşit öğrenci avt sürdürülmek tedir.

Elektrik Mühendisleri Odası olarak giderek gelişen faşizan işgal, saldırı ve yıldırma olaylarını protesto ediyoruz.

PROGRAMLI ELEKTRİK

KESİNTİSİNİN

GERÇEK NERENİ

ÜRETİM

Y ETERSİZLİĞİOİR

Mart ayında 44 i l i kapsayan uzun süreli elektrik kesintile rine neden olarak iletim hatla rındaki direk yıkılmalarının gösterilerek kamuoyunu yanıltı cı bilgiler verilmesi üzerine, Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu 23 Mart 1977 günü bir basın toplantısı dü zenledi. TRT ve basın mensupla rına kesintilerin gerçek neden lerinin açıklandığı basın top lantısının metni şöyle:

"Türkiye radyoları ve televiz yonu aracılığıyla enterkonnekte sistemde, başta büyük kentler olmak üzere 44 i l i kapsayan elektrik enerjisi kesintisi ya pılacağı açıklanmıştır. Aynı açıklamaya göre günde 4 saate kadar varan kesinti bir ay sü recektir. Kesintiye gerekçe ola rak Seyitömer Gökçekaya enerji iletim hattındaki direk yıkıl

12 7

maları ve Elazıg Adıyaman Ma latya hattındaki arıza göste rilmiştir.

Ortaya çıkan durumu değerlendi rebilmek için Türkiye ulusal elektrik sisteminin, kesintinin yapılacağının açıklandığı 21.3.1977 günüyle bu tarihten önceki durumunu incelemek ge rekmektedir.

Elektrik sisteminin son zaman lardaki puant gücü (yani siste me verilebilen en büyük güç) 3250 MW dolayında gerçekleşmek teydi. Başlıca santralların sisteme verebildikleri güç mik tarı şöyleydi:

6 7 5 MW 5 0 0 MW 2 0 0 MW 1 7 5 MW 2 9 0 MW 1 5 0 0 1 6 0 0 MW

Arızaların olduğu söylenen 21.3.1977 günü ise sistemdeki puant güç 2750 MW olarak sap tanmıştır. Bu gücü sağlayan santralların o gün sisteme ve rebildikleri güç miktarları da şöyleydi:

655 MW 479 MW 200 MW 166 MW 165 MW 1055 MW

Tek başına üretim kaynaklarının güçleri, elektrik sisteminin anlaşılması için yeterli değil dir. Enerji iletim hatlarının durumu da aynı derecede önemli dir. 380 kV'luk sistemde en önemli merkezler Keban, Gölbaşı, Seyitömer, Işıklar, Gökçekaya ve Ümraniye'dir. Keban, Gökçe kaya, Seyitömer gibi büyük üre tim merkezlerinde üretilen enerji, yukarda sayılan dağıtım merkezleri aracılığıyla dağı tılmaktadır. Gökçekaya orta nokta olarak alınırsa Seyit ömer'in (Kütahya) batısında bu lunan üretim merkezlerinde üre tilen enerjinin büyük bölümü İstanbul yönüne akmakta, arıza lanan Gökçekaya Seyitömer hat tından da puantta Seyitömer ya ni Ege Bölgesi yönünde 100 MW akmaktadır. Bu hattın arızala nıp açılmasıyla 100 MW'lık güç kuzeybatı sisteminde kalmakta ve İstanbul yöresinde tüketil mektedir. Bu durumun kuzeybatı sisteminde rahatlama yaratması gerekirken kesinti yapılmıştır. İzmir yöresinde de aktarılama yan 100 M W ' m üzerinde kesinti yapılmaktadır, çünkü Seyitömer Santralı da 125 MW eksik kapa site ile çalışmaktadır.

Bütün bunlar, enerji kesintisi ne ilişkin açıklamaların gerçek durumu tam yansıtmadığını gös termektedir. Güç kesintisi 500 MW'ın üzerindedir. Enerji boyutu ele alındığı zaman, ya

Aybars Ungan'ın açıklama metnini okumasından sonra, TRT ve basın mensuplarının soruları ayrıntılı olarak cevaplandırıldı.

pılan kesinti 5 6 milyon kWh dolayındadır. Çünkü kesinti ön cesi normal günlük tüketim 60 milyon kWh iken, kesinti gü nü 55 milyon kWh olmuştur. Daha önceki yıllarda görüleni çok aşan bu boyuttaki bir kesinti yi, sistemde iki hattın arıza lanmasına bağlamak temel neden leri gözden kaçırmak atılanına gelir.

Sistemde bu boyutlara varan programlı kesintilerin gerçek nedeni üretim yetersizliğidir. 1976 puantı yıllardır ilk kez bir Cumartesiye yani tatil gü nüne gelmiştir. Bunun açık ve net ifadesi, sistemdeki üretim olanaklarının ancak tatil günü nün tüketimini karşılayabilecek kadar olmasıdır. Başka bir de yişle, normal günlerle tatil günleri arasında 200 MW dola yında sürekli bir açık var de mektir. Buna bir de son zaman lardaki yakıt yokluğu eklenin ce üretim yetersizliği en yük sek düzeyine ulaşmıştır. Borno va, Aliağa ve Seydişehir gaz türbinlerinde yakıt stokları sıfıra düşmüş, Anbarlı'da ise 20 25 günlük yakıt kalmıştır. Daha önce varolan gizli kesin tiye ek olarak yakıtı tükenen santralların tam üretim yapamaz hale gelmesi, günlük yaşamı son derece etkileyen programlı ke sintileri gündeme getirmiştir.

Enerji kesintilerinin nedenle rini özetlemek gerekirse,

• Üretim kaynaklarının yeter sizliği,

• Planlı ve doğru yatırım yapı lamaması,

• Tüketim talebi tahminlerinin bilimsel yöntemlerle ve ger çeğe yakın yapılamamasıdır.

Bugünkü duruma 10 12 yıllık ik tidarlarıyla övünenlerin yanlış enerji politikaları sonucunda gelinmiştir. 1972 yılında üre time geçmesi gereken Oymapınar Hidroelektrik Santralının te melini 1977'de atıp bunu başa rıymış gibi göstermeye çalışan lar, plansızlığa ve asılsız te mel atmalara dayanan iflas po litikasını simgelemektedirler. Önümüzdeki yıllara yönelik ive di önlemler alınamadığı takdir de kesintinin boyutları daha da büyüyecek, 1978 1980 yıllarında enerji bunalımı doruk noktasına varacaktır."