Elektrik Mühendisliği · Sayı 350 · Aralık 1987

EĞİTİM, ÇALIŞMA VE GÜNLÜK YAŞAM ORTAMLARINDA BİLGİSAYARIN İNSANA ETKİLERİ

Aykut Aytun

Bilgisayar, yazılım ve internet Teknik / bilimsel makale

Yıl
1987
Sayfa
5
Okuma süresi
15 dk
Görüntülenme
0

Konu

Bilgisayar, yazılım ve internet

İlgili: Toplum, demokrasi ve emek

Anahtar kelimeler

  • bilgisayar-insan ilişkisi
  • mikroprosesör
  • hazır program hataları
  • toplumun bilgisayar algısı
  • insan-bilgisayar kombinasyonu

Özet

Yazı, bilgisayarların eğitim, çalışma ve günlük yaşam ortamlarında insana etkilerini; insan zihni ile bilgisayar arasındaki farkları, toplumun bilgisayar algısını ve bilgisayar kullanımının gündeme getirdiği hata ve sorunları ele almaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

AtkUt AY TUN TÜBİTAK Y apı Araştırma Enstitüsü

ÖZET

Rekabet içindeki bilgisayar üreticilerinin daha küçük bir hacımda daha yüksek ve çeşitli amaçlarla kullanılabile cek bir işlem gücünü daha ucuza sunmayı hedef alan, genellikle teknoloji ve üretim yönetimi alanlarında yoğun laşan çabaları bilgisayar kullanımını yaygınlaştırmakta, bu da insan yaşamında önceden tam kestirilemeyen bazı sonuçlara yol açmaktadır.

Bugün birçok kuruluşun yanı sıra, gelir düzeyleri çok yüksek sayılamayacak bireyler de (büyüklüğü ne olursa olsun) bilgisayar edinebilmekte veya bilgisayara erişebil mektedirler. Birçok cihazın içinde "mikroproşesör" yer al maktadır.

Bu bildiride eğitim, çalışma ve günlük yaşam ortamların da fiilen gözlenmiş olaylara dayanarak, bilgisayar insan ilişkileri incelenmekte, uzun vadeli kestirmelere gitme den, görülebilir geçekte bu ortamlarda yol açabileceği değişiklikler tartışılmakta, öneriler getirilmektedir.

1. GİRİŞ Bilgisayarlar, başlangıçta, karmaşık aritmetik işlemleri kısa zamanda yapabilmek amacı ile geliştirilmişlerdir. Za manla işlem güçlerinin artmasına, ucuzlayarak yaygın laşmasına ilaveten, miktar belirten sayılar dışındaki bilgi leri de sayısal işlem görecek şekilde düzenleyip işlem yapma tekniklerinin gelişmesi, bilgisayarların sadece mühendislik, muhasebe gibi hesap alanlarında değil, sa

nat, hukuk, yönetim, haberleşme gibi önceden hiç düşü nülmeyen işlerde de kullanılmasına yol açmıştır.

Bugün bilgisayarlarla hiç ilgisi olmadığını düşünen bir in san "mikroprosesör"lü fotokopi makinası, otomatik ça maşır makinası gibi cihazları kullanmakta, bilgisayarlı ölçme ve teşhis cihazlarının kullanıldığı sağdık muyene lerinden geçmekte, bilgisayar tekniklerinin yoğun şekil de girdiği modern haberleşme sistemlerinden yararlan makta, bilgisayarın en zorlu koşullarda hizmetin beklen diği milli savunma sistemlerinden güvenlik duymaktadır. Bundan da anlaşılacağı gibi bilgisayar teknolojisindeki gelişme, bilgisayarın, insan yaşamının her aşamasında, çoğu zaman farkına varılmaksızın, etkisini göstermesine yol açmıştır. Bu etkilerin çoğu, bilgisayarların geliştiril mesi sırasında düşünülmüş veya planlanmış değildir. Re kabet içindeki bilgisayar üreticilerinin genellikle teknoloji ve üretim yönetimi alanlarında yoğunlaşan çabaları, böy lece, insan yaşamı üzerinde önceden kestirilemeyen de ğişikliklere yol açmaktadır. Bu değişiklikler ancak göz lemlerle saptanabilir ve geriye giderek, dayandığı neden lerle ilişkileri aranabilir. Bu ilişkiyi incelemenin kazandır dığı görüşle ve günümüzdeki ve yakın gelecekteki tek nolojik gelişmelerin daha ileride, yaşamda ne gibi deği şiklikler getireceği hakkında tahminler yapılabilir.

Değişik görüşlerden hareketle, insan yaşamının değişik bölümlerden oluştuğunu ileri sürmek mümkün olmakla birlikte, böyle bir inceleme için, aşağıda Şekil 1'de göste rildiği gibi "Eğitim", "Çalışma" ve "Günlük Y aşam" ortam larını esas alarak yapılan bir bölümlendirmenin uygun olacağı düşünülmüştür.

insan Y aşamı

ŞEKİL 1. Bilgisayarın insan yaşamına etkisinin incelen diği ortamlar ile bilgisayar kullanımının yoğunlaştığı faaliyet alanlarının kesişimi.

Bu bölümlerle kesişerek bir matris oluşturmak üzere, yukarıda Şekil 1'de, bilgisayar kullanımının yoğunlaştığı faaliyet alanları da gösterilmiştir. Gösterilen bölümler ve alanlar arasında kesin ayrımlar olmadığı gibi, inceleme başka bir sınıflandırmaya da dayandırılabilirdi. Bildiride,

2. İNSAN ZİHNİNİN VE BİLGİSAYARIN ÖZELLİKLERİ 3. İNSAN BİLGİSAYAR KOMBİNASYONUNUN ÖZEL LİKLERİ 4. TOPLUM GÖZÜNDE BİLGİSAYAR,

5. BİLGİSAYAR KULLANIMININ GÜNDEME GETİR DİĞİ OLGULAR VE SORUNLAR üzerinde durulduktan sonra, sözü edilen üç ortamda bil gisayarın insana etkileri incelenmektedir.

2. İNSAN ZİHNİNİN VE BİLGİSAY ARIN ÖZELLİKLERİ İşlem yapma konusunda insan zihni ile bilgisayar arasın da fiziki yapı ve işleme açısından çeşitli farklar bulun maktadır. Burada bu farklardan çok, sonucu etkileyen

İNSAN

BİLGİSAY AR

Hızlı ve çok işlem yapamaz Hızlı ve çok işlem yapabilir

Tanımlanmış bir işlemde Tanımlanmış bir işlemde

yanlış yapabilir

yanlış yapmaz

Sabırsızdır, sıkılabilir

Sabırsızlık ve sıkılma yoktur

Yorulabilir

Yorulma yoktur

Hayal karma yeteneği vardır

Hayal kurma yeteneği yoktur

Yeni durumlara uyum sağlayabilir

Yeni durumlara uyum sağlayamaz

ön yargılı hareket edebilir Ön yargılı hareket etmez

ŞEKİL 2. insan ile bilgisayar arasında, sonucu etkileyen nitelik ve nicelik farkları

nitelik ve nicelik farkları üzerinde durulacaktır. Bunlar, aşağıda Şekil 2'de gösterilmiştir.

Görüldüğü gibi, her iki unsur da bazı iyi ve kötü özellikleri üzerinde toplamaktadır.

3. İNSAN BİLGİSAY AR KOMBİNASY ONUNUN ÖZELLİKLERİ

İyi organize edilen bir insan bilgisayar kombinasyonun da, yukarıda Şekil 2'de belirtilen tüm iyi özellikler var olmaktadır. İki unsur, yeterli olmayan niteliklerini yekdi ğerinin yardımı ile devreden çıkartmakta, sonuçta insan kendinde bulunmayan birçok üstün niteliğe kavuşmak tadır. Bu imkanlar sınırsız hayal gücü ile birleştirilince insanın önüne yeni ufuklar açılmaktadır.

Ancak insan bilgisayar ilişkileri, önceden tam kestirile meyen bazı olgu ve sorunları da gündeme getirmektedir.

4. TOPLUM GÖZÜNDE BİLGİSAY AR

Bilgisayarların gerek kısa geçmişi, gerekse yeni başla yan yaygınlığı nedeniyle, toplumun çok büyük bir kesimi bilgisayarla karşı karşıya gelmemiştir. Karşı karşıya ge lenlerin de pek az bir yüzdesi bilgisayarların çalışma şekli ve özellikleri hakkında ayrıntılı bilgiye sahiptir. Bu nedenle, toplumun bilgisayar hakkındaki görüşünü, daha çok, bilgisi az olan kesim oluşturmaktadır. Bu oluşumda, özellikle radyo, televizyon, gazeteler, dergiler, sinema ve video filmleri etken olmaktadır. Az sayıdaki bilgili ke simin toplum görüşünü etkilemesi, bu gibi iletişim araç larını kullanarak mümkündür.

Ancak topluma bilgisayarın tanıtılması, bilgilerin daha çok bilim kurgu ortamında abartılması ve henüz mevcut olmayan güçler atfedilerek verilmesi şeklinde olmuştur. Bu, bilgisayarla yakından ilişki kuran az sayıdaki insa nın toplum gözünde daha yüksek ve itibarlı bir yere sahip olmasına, hatta bu alanda kullanılan terimlere, alışılagel diğinden başka özel anlamlar kazandırılmasına ya da o iş için kullanılabilecek mevcut terimler varken, yenilerinin icadedilmesine yol açmıştır. Sonuç olarak, bilgili kesimin de bilgisiz kesimden bu şekilde etkilendiği söylenebilir. Bu davranış, Adler'in (1924)^"Biz insanlar, olguların ken disinden çok, olgular üzerinde yapılan yorumlardan etkileniriz" yargısını doğrulamaktadır.

Bunun sonucunda bilgisayarlar, bir süre için toplum gözünde, hata yapmayan olağanüstü yeteneklere sahip kendiliğinden bilgi üreten, hatta gelecekten haber veren harika cihazlar olarak yer işgal etmişlerdir.

Bilgisayarların ucuzlaması ve her alanda yaygınlaşması ile toplum, bilgisayarlar hakkında daha gerçekçi görüş lere sahip olmaya başlamıştır. Geçmiş nesiller radyo, otomobil, uçak; ve televizyonun ilk kullanıldığı yıllarda bu araçlara nasıl değişik bir gözle bakmış ve bunların yay gınlaşması ile gerçekçi görüşler yerleşmişse, bilgisayar için de benzer bir süre cin işlemekte olduğu söylenebilir. Toplumda olayların ve görüşlerin oluşmakta olduğu dev rede, değişik birçok faktörün etkisi aynı anda görüldüğü

için, gerçek gelişmenin ne olduğunun ve yönünün algı lanması ilk anlarda zor olmaktadır. Ancak toplumun temel özelliklerinin bilinmesi ve yeteri uzunlukta bir süre boyunca yapılan gözlemler sonucunda, arızî etkenler den soyutlanmış olarak, gelişmenin genel gidişi ortaya çıkarılabilir.

Bugün bilgisayardan abartılmış hizmetler bekleyen kişi ler olduğu gibi bilgisayara ilgisiz kalan, hatta onu redde den kişiler bulunmaktadır.

5. BİLGİSAY AR KULLANIMININ GÜNDEME GETİRDİĞİ OLGULAR VE SORUNLAR

Gerek beşeri özelliklerin bilgisayarınkinden farklılığı, ge rekse bilgisayar teknolojisinin çok hızlı gelişerek geniş bir kitlenin bilgisayar hakkındaki bilgilerinin ve bilincinin önünde gitmesi, kullanımda bazı olguları ve sorunları gündeme getirmektedir. Sorunların en önemli ve elle tutulur bölümü, son uçlardaki hatalardır. Bazı kişilerde bilgisayarın hata yapmayacağı yönünde yerleşmiş bir inanç olduğu gibi, bazıları da bilgisayara güvenilemeye ceğini savunmaktadır.

Hata nedenlerini, rastlanma çokluğuna göre şöyle sırala mak mümkündür:

a) Veri girişinde insanın yaptığı münferit hatalar, b) Bilgisayar programında insanın yaptığı hatalar, c) Zincirleme işlemleri tam otomatik hale getirerek insan müdahalesini tamamen ortadan kaldırma çabalarında insanın yol açtığı hatalar (ara sonuçların bağdaşması, belirli geçerlik sınırlarının dışına çıkılması, vb. gibi... Bazı veriler için bu hatalara rastlanmayabilir).

d) İşletmede insanın yaptığı hatalar (yanlış magnetik band veya yanlış disket kullanımı gibi...), e) Donanım hataları.

İlk dört hata insana, beşinci hata ise bilgisayara aittir. 1950 1960 yılları arasında donanım hatalarına çok rast lanmakta idi. Günümüzde bu hatalar yok denecek kadar aza indirilmiştir.

Uzun çabalarla nedeninin farkına varılamayan bir sonuç hatası, günümüzde bile, beşeri bir zaaf olarak, bilgisaya rın kasıtlı davranması veya inat etmesi olarak yorumla nabilmektedir. Bu, belki de, insanlarda belli ölçülerde varolabilen "hatayı kendinde aramama", "cansız varlık lara kişilik atfetme" ve "kişileri kendi tarafından olanlar ve kendine karşı olanlar diye ayırma" eğilimleri ile açık lanabilir.

Genellikle konuşulan bir husus, hazır programların kulla nımın yaygınlaştırılması ile, bilgisayar hakkında hiç bilgi si olmayan kişilerin de sadece verileri sağlayarak bilgi sayarı kullanma ve sonuç almasıdır. Ancak, bilgisayar piyasasının hızlı temposu içinde birçok hazır programın yeterince denenip hatalarından arındırılmadan pazarla nabildiği görülmektedir. Bu nedenle, hazır programda mevcut olabilecek ve yukarıda b) ve c) sın ıflarına giren hataları giderme işi kullanıcıya düşebilmektodir. Program kullanıcının başarılı olması için hem çalıştığı konuya (mühendislik, muhasebe vb. gibi) hakim olması, hem de belli düzeyde programlama ve sistem b ilgisine sahip

olması gerekmektedir. Çünkü bu gibi durumlarda çok başvurulan bir yo!, çok basit bir duruma tekabül eden verilerin manuel olarak (bilgisayar dışındaki kağıt kalemle veya kalkülatörle) işlenmesi ve aynı adımların bilgisayarda tekrar edilerek sonuçların tutarlığının aran masıdır.

Yukarıda sayılan hataların ötesinde, dikkati çeken olgu veya sorun olarak rastlanan/rastlanabilecek hususları şöyle sıralamak mümkündür:

— Hızlı gelişen teknoloinin ürünü olarak piyasaya yeni yeni bilgisayarların sürülmesi ve bunlara ait teknik bilgi nin ve programların gecikme ile gelmesi. Satıcı ve müşte rilerin çaresizlik içinde bekleme zorunda kalmaları.

— Hızla gelişen teknolojinin, edinilen bilgisayarları bir kaç yılda modası geçmiş hale getirmesi.'

— Değişik marka ve modeller arasında uyum olmadığın dan geTek program kullanma, gerekse işletme ve bakım farklarının ortaya çıkması.

— Gelişmiş programların ve kullanma el kitaplarının ço ğunluğu İngilizce olduğu için, belli düzeyde İngilizce bilgisine ihtiyaç duyulması (ülkemizdeki kullanımlarda).

— Türkçe metin yazımında, Türkçe karakterler için klav ye değişimine ihtiyaç duyulması (ülkemizdeki kullanım larda).

— Bilgisayarın bilim kurgu ortamına özgü bir cihaz oldu ğu addedilerek, ilgili dokümanın özel türetilmiş ve geniş çevrede yaygınlaşmamış terimlerle ve anlaşılması zor metinlerle doldurulması.

— Bilgisayarın bazı kişileri sosyal ilişkilerden uzaklaş tırıcı etki göstermesi.

— Bir harf hatasının ile hata mesajına yol açması ve kullanıcıyı sinirlendirmesi, her an yeni bir hata beklenti sine yol açması.

— Bilgisayarın bazı kişilere "arkadaşça" değil, "meka nik" veya "ruhsuz" görünmesi.

— Bilgisayar programlamasında sıkça başvurulan "akış şemasfnın (flow chart) mantıklı düşünme, alternatifleri gözönüne alma, bir iş bütününü birbirini izleyen ve zaman zaman birleşen, hatta başa dönerek yeniden devreden adımlara bölerek temsil etme alışkanlığı kazan dırarak, kişinin günlük yaşamında yaptığı yorum ve aldığı kararlara disiplin ve sağlıklılık getirmesi. Bunun satranç benzeri bir zihin jimnastiği yerine geçmesi.

Son yılların deneyimi ve bunun gelişen teknolojiye yansı ması, bilgisayarı insana daha yaklaştırmak ve bir arka daş yakınlığı kurmak yönünde olmuştur. Bütün gelişmelere rağmen, bilgisayarın, insanın hayal gücü ile beliren ve devam eden üstünlüğü sonucunda onun yerini alamayacağı, bazı alanlarda istihdamı azalt sa bile daha üretken işlerde yeni alanlar açacağı vurgu lanmaktadır.

6. EĞİTİM ORTAMINDA BİLGİSAY ARIN İNSANA ETKİLERİ

Bilgisayarla eğitim çok yeni olmamakla birlikte, kişisel bilgisayarların yaygınlaşmasıyla günümüzde önem ka

zanmıştır. Genellikle nitelikli öğretici ile karşılıklı sabır ve tahammül isteyen ve çoğu zaman monotonluğa kaçma eğilimli eğitim faaliyeti, bilgisayarla yeni bir nitelik ve nicelik artırıma kavuşmuştur. Bilgisayarın, eğitimde in san faktörünü dışladığını iddia edenler olduğu gibi, başarı ve yaratıcılığı artırdığını savunanlar da bulunmaktadır.

Eğitim ortamında bilgisayarın kayıt, öğrenci durumunun, devamının, ödevlerinin ve notlarının izlenmesi, müfredat ve ders programları, alacağı kursların seçimi, yöneltme vb. gibi işlerde kullanılması söz konusu olmakla birlikte, bu tür kullanımlar 7. bölümdeki "ÇALIŞMA ORTAMINDA BİLGİSAYARIN İNSANA ETKİLERİ" kapsamına girmek tedir.

Bu bölümde, bilgisayarın doğrudan insan eğitmekteki fonksiyonu üzerinde durulacaktır. Bu tür eğitim çabaları 1960'larda başlamış, nitelikli olduğuna karar verilen bir eğitim sunuşunun istenildiği kadar çoğaltılabilmesi/tek rarlanabilmesi ve öğrencinin hızına göre ayarlanabilmesi özellikleri dikkati çekmiştir. Bu ilgide, öğrencinin de bu faaliyette aktif rol alabilmesinin etkisi büyüktür.

Başlangıçta cihazlar pahalı olduğu ve eğitim programları daha çok bilgisayarcılar tarafından yazıldığı için, elveriş sizliklerle karşılaşılmıştır. 1970ten sonra bu alanda bü yük gelişmeler olmuştur.

Bu alanda hâlâ geçerli olan hedef, bilgisayarın insanın yerine tamamen geçmesi değil, onun işini kolaylaştır masıdır. İnsan, ilişki kuran unsur olarak bu faaliyete can lılık katmaktadır. Bu nedenle bu tür faaliyete "bilgisayar destekli eğitim" adı verilmektedir. Bu eğitim şu şekillerde olabilir:

a) Sırası önceden saptanan test soruları ve cevapları yolu ile eğitim:

Genellikle öğretici bir metnin ve grafiklerin sunulması izlenir. Seçilen cevap alternatiflerinin doğru veya yanlış olduğunu bilgisayar belirler.

b) Sırası ve zorluğu, öğrencinin önceki başarısına göre saptanan sorular ve cevapları yolu ile eğitim.

c) Problem çözme yolu ile eğitim:

Gerçek ve hayali bir deneyin/olayın verileri (veya muha sebe verileri) bilgisayara öğrenci tarafından girilir. Bilgi sayar bu verilerin kabul edilebilir Sınırları içinde olup olmadığını belirttiği gibi, içinde ise sonucu hesaplayıp bildirir, öğrenci bu sonuçlardan görüş kazanmak (hangi durumda nelerin olabileceğini görmek) ya da kendi he saplarından bulduğu ile karşılaştırmak şeklinde yarar lanır.

d) Benzetim:

Bilgisayarla grafik çiziminin bütün imkanları ile kullanıl dığı bir öğretim şeklidir. Fiziksel veya toplumsal bir orta mın/olayın matematik modeli kurularak, çeşitli girdilerin ve durumların yol açacağı sonuçlar, bu girdilerin çeşitli defalarda verilmesi ile metin, sayı veya grafik olarak görülür. Bu tür eğitim çok çekici ve etkin olmakla birlikte, bilgili uzmanlar tarafından hazırlanması gerekir. Pilotların

ferdi uçuş eğitiminde geniş kullanım alanı bulmuştur. İş yönetimi ve askerlikte de grup eğitimi için son derece kullanışlı olduğu görülmüştür. Gerçek yaşamda dolayısı ile yaratılması göze alınamayacak senaryolar, öğrenci lerin olaya bütün dikkatlerini vererek heyecanlanma larına yol açacak bir etki ile elde edilebilmektedir.

e) Bilgi deposu:

Bu yöntemle eğitim, çok sayıda bilginin depolandığı bir sözcük, ansiklopedi veya kütüphaneye erişmeye ben zetilebilir. Belli bir konudaki makaleler veya kitaplar, raflar arasında dolaşmadan ekrandan izlenebilir. Seçi lenlerin kopyaları çıkarılabilir ve ileride okunmak üzere muhafaza edilebilir. Buna elektronik kütüphane adı da verilmektedir.

f) Diyalog:

Yukarıda sayılan beş yöntemin birkaçının birlikte kullanıl ması olup, programlamasının zorluğu nedeniyle, ancak spesifik fakat derinlemesine bilginin öğretileceği alanlar için kullanılır. Soru sorulup cevap alınabildiği gibi, belli grafikleri veya bunların bir bölümünü büyütülmüş olarak elde etmek, grafik üzerinde işaretlemek veya sayısal verileri girerek sonuçları elde etmek mümkündür.

Bilgisayarla eğitimin en iyi tarafı, öğrencinin hızına uya bilmesi ve defalarca tekrarlanabilmesidir. Öğretme fonk siyonunu insanın aldığı sınıflarda uygulanan ortalama hız ve düzey, bu ortalamanın uzağında kalan öğrenci için sıkıcı olmaktadır.

Ancak bilgisayarla eğitim alanında henüz uzun süreli tecrübeler yaşanmış değildir. Bazı konularda kısa sürede umulmadık başarılar sağlanmasına rağmen, uzun vadede bunun öğrencilerde kitap okuma ve insanlarla ilişki kurarak öğrenme alışkanlıklarını köreltebileceği yönünde endişeler mevcuttur. Verilerin çok ve kalıpsal nitelikte olduğu alanlarda, bu tür eğitimin büyük yararları olacağı açıktır.

7. ÇALIŞMA ORTAMINDA BİLGİSAY ARIN İNSANA ETKİLERİ

Bilgisayarlar, başlangıçta, sadece karmaşık aritmetik işlemleri yapmak için gerçekleştirilmiş olmakla birlikte hesap güçlerinin artması ve ucuzlayarak yaygınlaşma ları üzerine, sayı dışındaki bilgileri depolama, belli nite likteki bilgileri seçip gruplama, kıyaslama vb. gibi işlerde klasik çalışmanın yerini etkin bir şekilde almaya başla mışlardır. Öyle ki, bugün bilgisayarların kullanım ağırlığını daha çok bu tür işler oluşturmaktadır. Bugün mühendislik, haberleşme, endüstri, tıp, savunma, maliye, tarım, ulaştırma, yönetim, sanat, hukuk vb. alan larda bilgisayarlar büyük ölçüde kullanılmaktadır.

Çalışma ortamına giren bilgisayar, çalışma ortamının fiziksel niteliklerini değiştirdiği gibi yapılan çalışmanın işleyişini, yönetimini, izleme ve denetimini, hatta temel politikaları biçimleyici bir etken olmaktadır.

İş ortamındaki bilgisayarın getirdiği diğer değişiklikleri şöyle sıralamak mümkündür:

a) Hacimli evrak, dosya, kayıt vb. azalarak yerini mag netik bandlar ve disketler almaktadır.

ELEKTRİK MÛHENDlSÜĞÎ 350

b) İşlem süreleri eskisi ile kıyaslanmayacak kadar kısa larak, değişiklikler ve düzeltmeler çok kısa bir sürede yapılabilmektedir.

c) Bürolar modernleşmekte, ısıtma, ışıklandırma ve ha valandırma koşulları iyileşmektedir.

d) Gereksiz ve kullanılmayan bilgi kısa zamanda üreye rek yer kaplamakta, zaman zaman ayıklanarak güncel leştirilmezse yer darlığı ve ulaşma zorlukları çıkmaktadır.

e) Magnetik band ve disket ortamındaki veriler, bilgisa yara aktarılmadıkça görünür olmadıkları için iyi bir etiket leme, sınıflama ve muhafaza sistemi kurmak gerekli ol maktadır. Bilgisayarlaşmış iş ortamında gerek bu bilgile rin yedeklerini muhafaza etmek, gerekse bunları ayık layarak güncelleştirmek, belli başlı işlerden biridir.

f) Önemli kişisel ve kurumsal bilgilerin mahremiyetinin korunamaması sorunları ile karşılaşılmaktadır.

g) Kayıt, muhasebe vb.'nin işlem ve usulleri bilgisayar teknolojisi kadar hızlı gelişmediği için uyumsuzluklar görülebilmektedir.

h) Klavyede yanlış tuşa basmak gibi basit hatalar yü zünden giderilmesi uzun zaman alabilen hata ve aksak lıklarla karşılaşılabilmektedir.

i) Otomasyonun istihdamı azaltacağı yönünde olumsuz kanaatler ve huzursuzluklar oluşabilmektedir.

Yakın zamana kadar bilgisayarlı haberleşme olanakla rının artması ile, salt bilgi alış verişi için seyahat etme zorunluğunun kalkacağı ve tele konferanslarm bunun yerini alacağı tahmin edilmektedir.

Yakın geçmişte, tek merkezde büyüyen bilgisayarlarla çalışılması, karar vermede merkeziyetçiliğe yol açmıştır. Günümüzde gerek terminallerle ve yerel şebekelerle merkeze erişim, gerekse büyük sistemlerin bir bütün oluşturacak şekilde birbirine bağlanması, iletişimin iki yönlü olabilmesine de olanak tanımıştır. Böylece yöne timde yeni ve modern yöntemlerin uygulanması için de bir yol açılmıştır.

8. GÜNLÜK YAŞAM ORTAMINDA BİLGİSAYARIN İNSANA ETKİLERİ

"Günlük yaşam ortamı" deyimi ile daha çok, eğitim ve iş dışındaki faaliyetler (ev yaşamı, gidiş geliş, seyahat, eğlence, alış veriş, sağlık, sanatsal faaliyetler vb. gibi) yer aldığı ortam ifade edilmek istenmektedir. Fertler tam bilincinde olmasa bile, bilgisayarlar bütün bu alanlara büyük ölçüde girmiş durumdadır. Ev bütçesinin tutulması, belirli günlerin (doğum, evlenme yıldönümleri vb. gibi) ve adreslerin saklanması, bazı mesajların hatta yemek tariflerinin düzenlenmesi, ısıtıcı, ocak, vantilatör, lamba gibi ev aletlerinin belirli saatlerde otomatik olarak çalıştırılması buna örnek olduğu gibi, seyahat için yer ayırtma ve bilet satın alma, güzergah seçme, resim ve beste yapma, bilgisayar oyunları oyna ma, büyük mağazalarda mevcut malları öğrenerek sipa riş verme, sağlık kontrolunda bilgisayar kontrollü cihaz larda muayene olarak kayıtların bilgisayara işlenmesi vb. de eklenebilir.

Sporda bilgisayar önemli bir kullanım alanı bulmuştur. Bilgisayar ve haberleşme teknolojilerinin birbirine yak laşması, hatta içice girmesi söz konusudur. Böylece ses ve görüntü nakli büyük ölçüde bilgisayara dayalı sistem lere kaymaktadır.

Sigortacılık, muhasebecilik, bankacılık gibi işlerde bilgi sayarın fonksiyonu iyi bilinmektedir.

Bütün bu bilgisayar işlemleri günümüzde belirli bir güve nilirlik düzeyinin üzerinde sunulabilmekte, böylece insan yaşamını kolaylaştırıcı, beklemeyi azaltıcı, rahatlatıcı ve düşünme, sosyal ilişkiler gibi diğer faaliyetlere ayıracağı zamanı artırıcı etki göstermektedir.

9. SONUÇ VE ÖNERİLER

İnsanlığın gelişimini Tarım toplumu", "Endüstri toplumu", "Hizmetler toplumu" gibi evreler içinde inceleyen toplumr bilimci ve tarihçiler, bilgi edinme ve işlemenin ağırlık ka zanmasının "Bilgi toplumu" evresi oluşturacağını ileri sür mektedirler.

Bilgisayarın, yaşamın her aşamasında aldığı etkin rol, ülkemizde de bu gelişmeye ayak uydurma gereğini gün deme getirmektedir.

Bir yandan bilgisayarı yaygın ve etkin kullanma, ülke içinde imal etme (bazı parçalarını ithal etme suretiyle de olsa) ve küçük yaşlardan itibaren alınan eğitimin içine katma çabaları desteklenirken, diğer yandan bilgisayarın ülkemizin sosyal gelişimine etkileri üzerinde hedef belir leme, tahmin ve gerçekleşmeyi izleme çabalarına yer verilmelidir.

Bazı çevrelerce zaman zaman ileri sürülen ve "her türlü bilginin uluslararası bilgi bankalarından, ücretini ödeye rek istendiği zaman satın alınabileceği" yolundaki yanıl gıya düşmemek gerekmektedir. Çünkü çok yeni ve kritik bilgiler para ödense de elde edilememektedir. Bu neden le yazılım ve yeni bilgiler üretme yönünde güvenilir bir kadronun oluşmasına çalışılmalıdır. Üretilen yazılım ve bilgiler bazen satınalınabileceklerin tekrarı gibi görünse de, çabalar sürdürülmelidir.

Bu çabalar, toplumsal gelişmede geçmiş yıllarda varolan ve ister istemez günümüze yansıyan gerilikten daha ça buk sıyrılmak ve çağdaş uygarlığa daha yakından ayak uydurabilmek gibi olumlu bir gelişmeye yol açacaktır.

KAYNAKÇA

1. Frates, J., Moldrup, W., "Computers and Life, An Integrative Approach", Prentice Hail Inc., Englewood Cliffs, N.J., 1983.

2. Michle D., Johnston, R., "The Knowledge Machine", William Morrow and Co. Inc., New York, 1985.

3. Rothman, S., Mossman, C, "Computers and Society", Science Research Associates Inc., Chicago, 1979.

4. Sanders, D.H., "Computers and Society", McGraw Hill, New York, 1980.

5. Stoler, P. "The Computer Generation", Facts on File Publications, New York, 1984.