Elektrik Mühendisliği · Sayı 357 · Temmuz 1988

ODA'DAN HABERLER

Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam Haber ve etkinlik

Yıl
1988
Sayfa
3
Okuma süresi
10 dk
Görüntülenme
0

Konu

Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam

İlgili: Mevzuat ve hukuk, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • sahte diploma
  • TEK
  • Türkiye Elektrik Kurumu
  • EMO İzmir Şubesi
  • oda üyeliği zorunluluğu
  • Türk Tabipleri Birliği

Özet

TEK bünyesinde tespit edilen sahte mühendis diplomalarına ilişkin haberler, EMO İzmir Şubesi'nin yeni bülteni, oda üyeliğinin kamu kurumlarında zorunlu olmaması eleştirisi ve TTB'nin hekimlik özlük hakları bildirgesi gibi çeşitli oda haberlerini bir araya getiren karma bir bölüm.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

oda'do

rgft'fo görevli mtfhondfsleri» cfosyafarı incelemede

I Elektrik Kurumu Gemi MüdUrluğu'nce İl Müdürlük teri ile bağlı kuruluklarına g d n d e r i k n f'ıtU genelgede, Özellikle son 10 yi I içinde kuruma giren ve bundan böy le de girecek olan mühendis lere aii dosyaların taranması, diplomalarının kontrol edil mesi. sahtekarlıklara karşı da ledbir alınması istendi.

Son üç ay içinde iki ayrı sahte mühendisin rastlantı so nucu ortaya çıkarılması, TEK te " d l a t o m atanaT'na neden oklu Genel Müdürlük, sahte diplomalara karsı yöneticileri uyarırken, ihbarların da dik kate alınmasını istedi. Uyan ürerine TEK bünyesinde geniş çaplı operasyon direnlenir ken, müfettişler de harekele

geçirildi. Adının açıklanmasını iste meyen bir üst düzey yetkilisi, daha önce TEK ' İ n belediyele re bağlı olduğunu, belediyeler ce alınan personel arasında böyle sızmaların sözkonu&u olabileceğini belirtti. Aynı yet kili. geçtiğimiz yıllarda da özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde, çok sa yıda sahte diplomalı mühendi Mn ortaya çıkarıldığını hatır lam.

ö t e yandan son olarak Aydın'da yakalanan sahte mü hendis MckMet Karata'nun "Karaa^a b»lm dııındı sanı* e1alowalı «aaeadbleT var" seklindeki sözleri TEK'i karıştırdı. Durum, Genel Mü dürluğe rapor edilerek, teftiş heyeti istendi..

Aydında

"sahte" ntunondis

AY DIN,<hha> Söke Tur kıye Elektrik Kurumu'n da sahte elektrik mühendisi ortaya çıkarıldı. Mehmet M rastı adlı kişinin Aydın'da sek i? yıl süreyle saht Vdipk» mayla görev yapığı, TEK İz mir Bölge Müdürlüğü mülVt idlerinin kontrolleri sıracımla tespit edildi. Sahte mühendi sin, suçunu itiraf etmesi üze rine, TEK Bölge Müdürlüğü yetkilileri, il ve ilçelerdeki ku rumlarda elektrik mühendisi Oİarpl. çaİijüiı MCiiıaıiiünr r" terde» tasdikli diplomalarını getirmeleri için emir verdi.

• Uç ay içinde iKi ayn sahte mühendisin yakalan ma s ve yapılan incelemelerde diplomalarının sahteliğinin anla a l m a ş Kurumda müfettişleri alarma geçirdi. TEK Genel Müdürlüğünce, başlıca Kurum ye kuruluşlara gönderilen ve üzerinde "Acil ve gizli' damga» bulunan genelgede, "<Son 10 yıl içinde Kuruma giriş yapılan mühendis kadrosundaki elemanların diploma ve dosya Kontrolleri yapı I s n" talimatı verildi.

• Çok gizli" kaydı i l * gönderilen genelgs TEK KHgt

MüdürTüklerinco "Alarm" olarak tanımlanırken, mutat

tiai«T öncelikle II merkezlerinde dosyalan İncelemeye

başladı. Daha onca ala gaçirflan va uzun yıllar

kurumda g6rav yapan iki tahta mühendisin, bir

bajkasna ait diplomalara kendi resimlerini yerleftire

rek. üzerierind*n '«tokopl aidıklan. bunlan da is

formlanna aklayarak, kurumda is bulma j s n a n a

erdikleri açıklandı.

r + " 4 ~ ^ y r a d a ~")

İZMİR...

EMO İstanbul Şubesinden sonra İzmir Şubemiz de aylık bir bülten çıkardı. Bülten'in "ÇIKARKEN..." yazısını sizlere sunuyoruz.

"Şube Yönetim Kurulumuz siz üyelerimizle iletişimi daha sağlıklı kurabilmek amacıyla 21 Haziran 1988 tarihinden

"TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ HABER BÜLTENİ" çıkarılmasına karar vermiştir. Amacımız Merkezi Yayın Organımız olan Elektrik Mühendisliği Dergisine alternatif olmak değil Şubemiz sınırlarında gerek kamuda gerek özel iş yerle rinde ve gerekse serbest çalışan üyelerimizi ilgilendiren sosyal aktüel teknik bir yayın çıkarılmasıdır. Bültenimizin başarılı olabilmesi ve işlevini yerine getire bilmesi; Oda üye arasındaki ara halkaların güçlendirilme si, bağlantıların sağlamlaştırılması, sistemin oluşturulma sı ve daha iyi işler duruma getirilmesi ile olanaklıdır. Bu başarı sizlerin salt okur olmaktan öte katılımcı okur ol manız ile sağlanabilir kanısındayız. Bu katkılar sizleri, teknik bilimsel ve sosyal içerikli yazıları ile eleştirilerine kadar genişleyebilir.

Sektörümüzde, Mühendislik hizmetlerine verilen önemin giderek küçüldüğü, yatırımların azaldığı, çalışanların

ücretlerinin hızla eridiği, kemer sıkma politikalarının ege men olduğu bir ortama karşın, siz üyelerimize bültenimiz de ülkemiz ve meslektaşlarımızla ilgili olumlu haberler vermeyi umarak MERHABA diyoruz. Saygılarımızla."

EMO İzmir Şubesi Y .K. adına Başkan MESUT ULUTAŞ

SAHTE MÜHENDİS

1980 yılında düzenlenen Anayasanın 135. maddesi ile Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan meslek üyelerinin ilgili meslek odalarına üyelik zorunluluğu kaldırılmıştır. TMMOB bunun yanlışlığını defalarca vurgulamıştır. Sahte Mühendislerin yakalandığı ve başkalarınmda olabileceği sanılan TEK'da özellikle son 10 yıl içinde kuruma giren Mühendislerin dosyalarının incelenmesi kararı da, Oda üyeliğinin kaldırıldığı bu dönem içinde olmaktadır. Serbest veya özel işyerlerinde çalışanlarda arandığı gibi kamuda çalışan mühendislere de Oda üyelik zorunluluğu getirilmediği sürece bu gibi olayların önlenmesi olanak dışıdır. Meslektaşların yıpratılmaması ve benzer olayların önlenmesi için kamu kurumlarında çalışanlara da zorunluluk getirilmeli, tüm meslek üyelerinden Oda üyelik belgesi istenmelidir.

Y İTİRDİKLERİMİZ... I

EMO Bursa Bölge Temsilciliğinde Yönetim Kurulu sürdürmekte iken geçirdiği bir trafik kazası sonu Üyeliği yapan 3701. Sicil no'lu üyemiz Mehmet cu yaşamını yitirdi. ERDEN'i bir trafik kazası sonucu yitirmiş bulun Ailesine, dostlarına ve üyelerimize başsağlığı di maktayız. 1947 yılında Orhaneli ilçesinde doğan liyoruz. Yönetim Kurulumuz ailesine yardım ama Mehmet ERDEN, 1972 yılında I.D.M.M.A. Elektrik cıyla İş Bankası Bursa Merkez Şubesine Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra, 1809267 hesap no'suyla bir bağış hesabı açtır İller Bankası, 1. Bölge Müdürlüğünde görevini mıştır.

Türk Tabipleri Temsilciler Meclisi; "Hekimlik Onuru ve Özlük Hakları Bildirge S l"nln İlgili kamu

kuruluşlarına, çeşltH toptum k«$}mterlntt» t«m»Uol$) olan örgütl«r« v« kamuoyuna »(kin i>U

biçimde duyurulması İçirt* çeşitli toplantılar yapıyor. Bunlardap ilki, 13 Eylül gürtü TMMOB'de

y^ı|<|>»..to|f>tajritıy«iilt»tılanl«n ve "Blldkgeyl" yayımfvyoru^

TMMO8

T'T'B

Teoman, A IptürK Bülent Tanık

JMMOB ş TMMOB Yön. Kur. Üye.

Nusrat nagıtp Çartî

TTB Başkam TTB 0*n. S»k.

*

% £ r a * Müh. 9<te, Ba*

Salder Iplİkçfoglu TMMOB Gen. Sek. Vekili

ine)(ay Kılıç

TTB Y$ıı, Kur, Oya.

H f a i t e ^ » V Kİmy* M8& Ofc Q $

HEKİMLİK ONURU VE ÖZLÜK HAKLARI BİLDİRGESİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın İmren Aykut'un basına yansı yan sözleri, son 8 yıldır hekimlik mesleğine ve Türk Tabipleri Birliği' ne yönelik sistemli saldırının, bar dağı taşıran son damlasıdır. Bu kampanya, sağlık hizmetleri ile ilgili toplumun genel hoşnutsuzluğu ile buluşmakta ve hekimlerin çalışma güvenliğini tehlikeye düşürecek tepki ve davranışlara yolaçmakta dır.

Biz Türk Tabipleri Birliği Temsilciler Meclisi olarak son gelişmelerin sağ lık hizmetlerindeki krizin bir sonucu olduğuna inanıyoruz. Son 8 yılda geniş hekim kesimlerinin ve örgüt lerinin, görüş ve istekleri dikkate alınmadan çıkartılan yasalar ve ya pılan uygulamalar, ilgili Bakanlık ların konuya ilişkin kapsamlı prog ramlar üretememesi, bu krizin temel nedenleridir. Hekimlerle birlikte geniş toplum ke simlerinin tepkisine yolaçan ekono mik ve sosyal sorunlar, haksız bir biçimde hekimlere fatura edilmekte dir. Faturası hekimlere ve örgütleri ne çıkarılan sağlık alanındaki bu kri zin gerçek nedenleri şunlardır:

1 Türkiye'ye egemen olan iktidar felsefesi "yaşama hakkfnı ve bu nun ayrılmaz parçası olan "sağlık hakkı"nı bir insan hakkı olarak gör memektedir. 2 Sağlık hizmetlerine genel bütçe den ayrılan % 2,6 gibi düşük bir payla, ülkemizde yaygın, kaliteli ve eşit sağlık hizmeti üretme olanağı yoktur. 3 Bu yanlış ve çarpık politikaların ürünü olan sağlık sistemi içinde, hekimler, hemşireler ucuza ve kötü

çalışma koşulları içinde çalıştırıla rak, buradan tasarruf edilen kay naklarla üretken olmayan girişimler beslenmektedir.

4 Hekimlerin çalıştıkları kurumlar, başta Devlet Hastaneleri ve SSK Hasteneleri olmak üzere, donatım, teknolojik yetersizlik ve hantallık nedeniyle, kaliteli sağlık hizmeti üretmekten uzaktır. Bu kurumların yapılarından kaynaklanan sorunlar ve hükümet politikalarındaki yeter sizlikler, hekim hasta ilişkilerindeki elektriklenmenin temel nedenidir. Bundan ötürü, hekimler olağanüstü özveri ile çalıştıkları halde, ortaya çıkan çarpıklıkların önünü alama maktadırlar.

5 Başta hekimler olmak üzere, sağlık kesiminde çalışanların aldık ları ücretler geçen on yıl içinde, % 50 gibi, büyük bir değer kaybına uğramıştır. Bu koşullarda, hekimle rin önemli sorunlarından biri geçim sıkıntısıdır. 6 Baştan beri vurguladığımız sağlık sistemindeki krize yolaçan zihniye tin bir başka yansıması Tıp Fakülte lerine alınan 5000 öğrenci sayısın da kendisini göstermektedir. Nite liğe bakmadan, salt sayısal çözüm lerle sorunlara yaklaşanlar, hekim enflasyonu yaratarak, hekimlerin saygınlığını düşürmekte, iş güven cesini ortadan kaldırmakta ve halk sağlığını tehdit etmektedir. 7 Kamuoyunun dikkati henüz gide rilmemiş sağlık sorunlarına ve yan lış hedeflere yöneltilerek insanların toplum yaşamındaki aksaklıkların kökenine inmesi ve bunların düze lebilirliğine inanması önlenmek is

tenmektedir. Hekimlerin onuru ve özlük sorun ları, diğer toplum kesimlerinin eko nomik ve sosyal sorunlarından ko puk olmamakla birlikte, ivedi olarak aşağıdaki istemlerimizin yerine ge tirilmesi kaçınılmazdır:

Hükümet, herkese eşit, kaliteli, yaygın sağlık hizmeti sunmayı ön gören Anayasal hükümleri yerine getirecek düzeyde, bütçeden pay ayırmalıdır.

Sağlık hizmeti üreten kurumlarda ki tıbbi teknoloji çağdaş koşullara uygun hale getirilmelidir.

Hekim ücretlerinin enflasyonla kaybedilen düzeye ulaştırılması için hekimlere asgari lojmandan yararla nan memura eş düzeyde kira yardı mı yapılması, yan ödeme puanının ve özel hizmet tazminatının arttırıl ması gereklidir.

Hekimler için haftalık çalışma süresinin, tıpkı İş Kanununda oldu ğu gibi 40 saate indirilmesi, nöbette geçen sürenin karşılığının İş Kanu nun ile belirtilen düzeyde maddi ola rak ödenmesi, emeğimizin zorunlu karşılığıdır.

Hekimlerin meslek uygulamaları dolayısıyla karşı karşıya kaldığı risklerin ortadan kaldırılması zorun ludur. Yukarıda sıraladığımız ertelenemez istemlerimizin dikkate alınmaması nın gelecekte çok daha önemli ve çöküşe giden sonuçlar doğurabile ceğine inanıyoruz. Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi bu istemlerin ısrarlı takipçisi olacak ve gereğinde yetkilerini sonuna kadar kullana caktır.

REAKTİF ENERJİ KOMPANZASY ONU UY GULAMASINDA ABONE AY RICALIĞININ KALDIRILMASI ZORUNLULUĞU

GELİŞTİRİLMİŞ ELEKTRİK ENERJİSİ SATIŞ TARİFLERİNİ UY GULAY ABİLME OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI. Teoman ALPTÜRK, EMO ve TMMOB Başkanı

Bilindiği gibi. her geçen gün daha da artan elektrik enerjisi gereksinimini karşılamak üzere elektrik santrallan yapımına hız verilirken buna parelel olarak, şebeke yatırımlarının da aynı zamanda ve aynı oranda geliştirilmesi "teknik ekonomik" zorunluluktur. Şebeke yaünmlanmn (dağıtım şebekeleri ağırlıklı) optimize değerleri ise: üretim merkezleri maliyetlerine denktir. Haldeki ve gelecekteki "dağıtım şebekelerinden",

Maksimum yarar sağlanabilmesi, "kWh" elektrik enerjisinin maliyetinin minumum değerine indirilebilmesi, Tüketimin kontrol altına alınıp yönlenotrilebilmesi için: Bir taraftan, aboneler tüketim konularında bilinçlendirilirken; Diğer taraftan, abonelerin elektrik enerjisinin maliyetini arttıncı tüketim şekillerini düzeltmeleri hususunda, ayırım yapılmadan zoriayıcı önlemler alınmalı; Geliştirilmiş satış tarifelerinin uygulanmasına olanak sağlayacak tipteki sayaçların ya da sayaç modüllerinin, yurt içinde üretimleri bir an önce gerçekleştirilmelidr. 1 Reaktif enerji kompanzasyonu konusu bir bütündür. Bu konuda, sanayi ya da sanayi dışı aboneler, Bir ya da üç fazdan beslenen aboneler şeklinde ayınm yapılması Teknik ekonomik ve ayrıcalık yaratma açısından doğru değildir. Reaktif enerji kompanzasyonu konusunda satış tarifelerinde yapılan ayrıcalıkların sebep olduğu kayıplar ve parasal karşılıkları: Resmi daire ve ticarethanelerde balasttı lambaların kullanımı büyük oranda yaygınlaşmıştır. Bu aydınlatma verimliliği yönünden istenilen bir sonuçtur. Ancak, ülkemizde lamba balasttan, buzdolabı v.b. gibi reaktif enerji tüketen cihazlar kompanze edilmeden (diğer ülkelerde şartnameleri gereği kompanze edilmekte) piyasaya arzedildiğinden, bilhassa anılan abonelerin yoğun olduğu kesimlerde, dağıtım şebekeleri güç faktörleri çok düşüktür.

Bu durum, anılan bölgelerin sekonder dağıtım şebekeleri aktif güç kapasitelerini ortalama 1 /3 oranında düşürmektedir: Sebep oldukları şebeke aktif enerji kayıplarının yarısı ise, reaktif enerji tüketimlerinden kaynaklanmaktadır, (elektrik enerjisi üretimimizin

% 11 civarında)

Durum işletmecilik yönünden incelendiğinde: a Resmi Dairelerin, reaktif enerji kompanzasyonuna zorlanmamasının hiç bir gerekçesi bulunmamaktadır. b Çoğunlukla bir fazdan beslenen ticarethanelerden, 1985 yılı başına kadar, bir ya da üç fazdan beslenen ticarethane ayırımı yapılmadan, tükettikleri aktif enerji ile orantılı bir reaktif enerji bedeli alınmakta i d . Bir fazdan beslenen ticarethanelerde tüketilen reaktif enerji ölçütemedği gerekçesiyle anılan tarihten itibaren bu uygulamadan vazgeçildi. Bugün ülkemizde de bir fazdan tüketilen reaktif enerji ölçülebilmektedir. Dolayısiyle, bir fazdan beslenen ticarethanelerin de reaktif enerji kompanzasyonuna zorlanmamasının gerekçesi ortadan kalkmıştır. ÇözümTükeSen reaktif enerji "Resmi Daire ve Ticerethanelerde de" ölçülerek fatura edilmelidir. Resmi daire ve ticarethanelerde tüketilecek reaktif enerjinin ölçülerek fatura edilmemesi halinde (sayaç bağlatılıncaya kadar, verilecek bir vadeden sonra, bu bedel eskiden olduğu gibi alınabilir): Türkiye Elektrik Kurumu 1988 yılı değerlerine göre yılda 135 Milyar TL civarında bir gelir kaybına uğrayacaktır. (Bu abonelerin, 1 988 yılı aktif enerji tüketimleri tahmini tutarının % 4O'ı a varında) Anılan abonelerin bu bedeli ödememek için yaptıracakları kompanzasyon: kendilerine bir defaya mahsus olmak üzere 2 3 aylık reaktif enerji bedeli kadar bir yük getirecektir. Sonuçta: Elektrik Dağıtım Müesseseleri "Sekonder dağıtım tesislerinde 3 0 0 MVV.lık bir kapasite kazancı Ue; aktif enerji kayıplarında ortalama satış fiyatı üzerinden 1988 yılında 26 Milyar TL.lık bir enerji tasarrufu (yıllık tasarruf) sağlamış olacaktır. 2 Geliştirilmiş Elektrik Enerjisi Satış Tarifelerinin Uygulanması Elektrik enerjisi satış fiatının belirlenmesinde, sadece "kwh" elektrik enerjisinin ölçülmesi yetersiz kalmaktadır. Maliyetin satış fiyatına daha gerçekçi bir biçimde yansıtılabilmesi için: Abonelerin "kwh* tüketimlerinin yanısıra, maksimum talep güçlerinin ve tüketimlerinin de günün hangi saatleri arasında yaptıkları ayrı ayrı ölçülmelidir. Bu amaçla, maksimelreli (Kwh/kw) ölçen sayaçlar ile. değişen fiyat tarifeli (Düşük Normal Y üksek) sayaçlar kullanılmaktadır. Geliştirilmiş elektrik enerjisi satış tarifeleri: Ülkemizde çok az sayıda büyük sanayi abonelerine uygulanmaktadır: Halbuki, orta ve küçük sanayi abonelerinin sayısı 3 5 0 bin civarındadır. Çoklu tarifeden yararlandırılabilecek konut sayısı ise, sanayi abone sayısının 10 katını aşmaktadır. Abone sayısı dikkate alındığında, tüm abonelere 'geliştirilmiş elektrik enerjisi satış tarifelerinin uygulanabilmesi için. anılan sayaçlann yurdumuzda üretilmesi gereği ortaya çıkmaktadır." Bu konularda yapılmakta ve yapılacak olan çalışmalar teşvik edilerek desteklenmesi halinde.

Anılan sayaçlann, büyük yatırımlara gerek duyulmadan: Deri teknoloji ürünü malzemelerle; Y enileriyle birlikte, halen sanayi abonelerinde kullanılmakta olan basit sayaçtan da bu konuda değerlendirerek; Kendi olanaklarımızla, bünyemize en uygun şeklinde üretilmeleri hususunda istenilen sonuca ulaşılacağı inancındayım.

KAY NAKLAR: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (30.12.1985) DPT Müsteşarlığına (31.8.1988) TOBB Başkanlığına (23.12.1986) tarihlerinde yazılan dilekçe rapor ve ekleri, irfan Buzlupınar KAY NAK Dergiai Ocak 1986/35, Ağuatoa 1986/39, Aralık 1987/46 EMO Dergisi 12/1986, İrfan Buzlupınar, Teknik öğretmen Bayındırlık ve lakan Bakanlığı Bülteni (KAY NAK 87/46) Ocak Şubat 87/95 Cengiz Kıratlı, Elektrik

Y üksek

Mühendlal Y apı İşleri Genel Müdür Y ardımcısı.

Türkiye Elektrik Kurumu Dergisi (KAY NAK 87/42) Ocak Hazlran 87/55 56 Cev. O. Tunç İldeniz,

Müesseseler işletme Dairesi Başkanlığı (1985 1987)

TEK, PKD Y ayınları

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 357