Elektrik Mühendisliği · Sayı 366-367 · Nisan-Mayıs 1989
OLAYLAR, İZLER
Bilim, teknoloji ve meslek tarihi Haber ve etkinlik
- Yıl
- 1989
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 5 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Bilim, teknoloji ve meslek tarihi
İlgili: Nükleer enerji, Mühendislik eğitimi
Anahtar kelimeler
- soğuk füzyon
- Fleischmann ve Pons
- Nature dergisi
- Hacettepe Üniversitesi
- Steven Jones
- Utah Üniversitesi
Özet
Fleischmann ve Pons'un 1989'da açıkladığı oda sıcaklığında nükleer füzyon (soğuk füzyon) iddiası ve dünya bilim çevrelerindeki tartışmalar, Nature dergisiyle yaşanan yayın süreci sorunları ve Hacettepe Üniversitesi'nden Türk bilim adamlarının bu deneyleri tekrarlama çalışmaları anlatılıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
BİLİMDE POPÜLERLİĞİN DORUĞU: SOĞUK FÜZY ON
M. Serhat ÖZY AR
Martin Fleischmann ve Stanley Pons'un nükleer füzyonu oda sıcaklığında, basit bir deney tübünde gerçekleştirdiklerini ortaya atmalarının üzerinden yaklaşık iki ay geçmesine karşın, deneyler v.e sonuçlar üzerindeki soru işaretleri azalacağına artıyor ve dünya bilim çevreleri "soğuk füzyoncular" ve "soğuk füzyonun olduğuna/olabileceğine karşı çıkanlar" olarak iki kutba ayrılmış bulunuyor.
Y aklaşık iki aydır ülkemizde de günlük basın, TV ve radyo aracılığıyla muazzam bir popülerlik kazanan, sokaktaki vatandaşın bile üzerinde az çok fikir sahibi olduğu nükleer füzyon alanında, fizikçiler 40 yılı aşkınbir süredir çalışmaktaydılar. Ne var ki konuyla ilgili bilim adamlarından hiçbirisi füzyon olayının, bir basın toplantısında "nükleer bomba" gibi patlayarak dünya kamuoyunun günlük yaşamına ve ilgi alanına bu kadar hızlı girebileceğini tahmin edemezdi.'
Nükleer füzyon, en kaba tanımıyla, atom çekirdeklerinin uygun ortamlarda birbiriyle kaynaşması olarak tanımla nabilir. Pozitif yüklü atom çekirdeklerinin kaynaşması, çekirdekler arasındaki itme kuvvetinin büyüklüğü gözönüne alındığında, ancak ortama dışarıdan büyük enerjiler verilmesiyle olasıdır. Çekirdeklerin aralarındaki itme kuvvetini altederek kaynaşması, yıldızların enerjile rine de kaynaklık eden çok yüksek sıcaklıklarda olasıdır. Kuramsal olarak, 100 milyon derece düzeyinde bir sıcaklığa ısıtılan, örneğin, deteryum çekirdeklerinin kazandığı hız (kinetik enerji) aralarındaki itme kuvvetini yenerek kaynaşmalarına el verir. Füzyon tepkimele rinde, çekirdeklerarası itme kuvveti göreli olarak az olan hafif atomların kullanılması, kaynaşma olasılığını artırmaktadır. Bu hafif atomlar için de en uygun örnek hidrojen gazının izotopları olan deteryum ve trityumdur. Hidrojen atomlarının yerine deteryum içeren su bileşiğine de "ağır su" adı verilmektedir.
Fleischmann ve Pons'un deneylerini açıklandıktan kısa bir süre sonra yineleyen Demokratik Alman, Çekoslo vak, Japon, Brezilyalı, Sovyet ve Güney Koreli araştır macılara geçtiğimiz günlerde Hindistanlı ve Çinli bilim adamları da eklendi. ABD'deki Utah Üniversitesi
iI
Hacettepe Üniversitesinde soQük tOzyon deneylerini gerçekleştiren Türk bilim adamları.
grubunun yönteminden farklı olarak, soğuk füzyonun gerçekleştirilmesinde ikinci bir yöntem de Francesco Scaramuzzi başkanlığındaki İtalyan grubu tarafından açıklandı. Türkiye de fazla gecikmeden, Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Prof. Dr. Atilla Y ıldız ve arkadaşlarının yaptığı deneylerle soğuk füzyonu
Stanley Pons (solda) ve Martin Fleischmann 'şok yaratan" buluşlarını gerçekleştirdikleri deney düzenekleriyle.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 3661367
gerçekleştirenler arasına katıldı. Hacettepe grubu önce İtalyanların yöntemiyle, kısa bir süre sonra da Utah grubunun yöntemiyle füzyon tepkimesini tüp içinde, oda' sıcaklımda elde ettiler ve sonuçlarını zaman geçirmeden dünya bilim kamuoyuna duyurdular. Soğuk füzyon tartışmasının "kıran kırana" geçtiği ABD üniversitelerinde ise durum her geçen gün karışıyor. Yaptıkları deneyler ve açıklamalar dünya bilim çevrele rinde daha "makbul" sayılan Amerikan üniversitelerinden şimdilik yalnızca birisi, Kaliforniya'daki Stanford Üniversitesi, Utah grubunun deneylerini yinelediklerini
Brigham Y oung Ûniversitesi'nden Jones'un soğuk füzyon deneyleriyle ilgili, 1986 yılında tuttuğu notlardan bir kesit.
ve sonuçlarının kesin olarak doğru olduğunu açıklamış bulunuyor. Texas A & M Üniversitesi'ndeki kimyacıların açıklamaları ise konunun geneldeki belirsizliğine uygun düşüyor: Bu grup önce Fleischmann ve Pons'un deney lerini başarıyla yinelediklerini bildirmişti. Kısa bir süre sonra bu açıklamalarını geri aldılar ve açığa çıkan nötronun ölçülmesinde hata yaptıklarını belirttiler, iki gün sonra ise bu açıklamalarını da geri aldılar. Fleischmann ve Pons oda sıcaklığında, bir tüp içinde soğuk füzyonu gerçekleştirdiklerini bir basın toplantısın da açıkladıklarında, aldıkları ilk ve en büyük tepki, deney sonuçlarını açıklamalarının biçimiyle ilgiliydi. Bu iki kimyacı, dünya bilim kamuoyunda izlenen, hakemli bir dergide yayın yaparak açıklama yolu yerine, doğrudan basın toplantısı yaparak ve nasıl yaptıklarının detaylarını açıklamaktan çok "biz yaptık, oldu" tarzıyla buluşlarını duyurmuşlardı. Toplantıda ayrıca, deneylere ilişkin bilimsel makalenin ünlü Nature dergisine gönderildiğini, yayınlanmasının kabul edildiğini Ve derginin bir sonraki sayısında yer alacağını belirttiler. Oysa, Nature dergisi editörlerinin dergi sayfalarında yaptıkları açıklamalarda, Fleischmann ve Pons'un dergilerine gönderilmiş herhan gi bir makaleleri bulunmadığını, kaldı ki gönderilmiş ve programa alınmış.bile olsa, makale yayın programının yükünden ötürü en iyi olasılıkla bir ay sonra yayınlanabileceğini belirtiyorlardı (Nature, haftalık olarak yayınlanmaktadır). Öte yandan, yine Utah'ta bulunan Brigham Young Ûni versitesi'nden Steven Jones da Utah Üniversitesi'ndeki
Pons'un grubundan bağımsız olarak, benzer bir yöntemle ancak farklı sonuçlarla, soğuk füzyonu gerçekleştirdiğini açıklamış ve bu çalışmasını içeren makalesini yayınlanmak üzere yine Nature dergisine göndermişti. Nature dergisi sayfalarında bir hafta sonra yapılan bir başka açıklamada ise Fleischmann ve Pons ile Jones gruplarından ayrı ayrı iki soğuk füzyon makalesinin yayınlanmak üzere dergilerine gönderildiği belirtiliyordu. Her iki makale de derginin ilgili hakemlerine incelettirilmiş ve görülen eksiklikler yazarlara bildirilip, gerekli düzeltmeler yapıldığı takdirde yayın programlarına alabil ecekleri belirtilmişti. Jones, eksikliklerini gidererek makaleyi Nature'a geri gönderiyor ve makale hemen hemen yayın programına alınıyordu. Fleischmann ve Pons'un makalesi üzerine, dergi hakemlerinin gerekli gördüğü "enerji çıktısının nasıl hesaplandığına ilişkin daha fazla bilgi düzeltmesine ise yazarların yanıtı "şu anda yeni bir dizi deney programının zamanlarının tümünü aldığından daha fazla bilgi sağlayamayacakları* oluyordu. Böylece makale geri çekilmiş oluyor ve Nature'da yalnızca Jones'un makalesi yer alıyordu.
Nature editörleri makalenin yayımlanmasının, Fleisch mann ve Pons'un çalışmalarının daha az güvenilir olduğunu gerektirmediğini, bu durumun derginin yayın politikasının uygulandığı normal bir süreç sonucunda ortaya çıktığını hassasiyetle belirtiyorlardı. Dergi sayfalarında dikkat çekilen bir başka tartışma noktası da "bilim haberlerinin" basılacak haber değeri taşımalarının bilimsel araştırma sürecinin hangi aşamasında gerçek leştiğine ilişkindi: Bilimsel bir buluş yapıldığı andan başlayarak mı, yoksa yayınlanmak üzere bir dergiye gönderildiği zaman mı, veya derginin makaleyi yayın programına kabul ettiği tarihte mi, ya da dergide yayınlandığı gün mü haber değeri kazanmış olurdu? Olay, herhangi bir gazete haberinin "haber olma süreci'nden farklı olduğu kadar, "buluş yapma'nın tanımının alacağı biçime göre de oldukça karmaşık (Türkiye'de geçtiğimiz yıl yapılan "Zakkum Olayfnı, TV'den kamuoyuna sunuluşunu ve sonuçlarını anımsayalım bu noktada).
10 Haziran 1989 tarihli Cumhuriyet gazetesinin Bilim ve Teknik ekinde yazdığı yazısında Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Osman Kadjroğlu, Soğuk Füzyon diye ortaya konulan
Texas'daki A&M Üniversitesi'ndeki ekip "test tObûnde soğuk füzyonu gerçekleştirmelerini" kutluyorlar.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ • 366/867