Elektrik Mühendisliği · Sayı 386 · 1992 / 2

TÜRKİYE ELEKTRONİK SANAYİİ; SEKTÖREL BÜYÜKLÜKLER, ÜRETİM YAPISI, DÜNYADAKİ YERİ

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Teknik / bilimsel makale

Yıl
1992
Sayfa
8
Okuma süresi
17 dk
Görüntülenme
0

Konu

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma

İlgili: Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Türkiye elektronik sanayii
  • ESİD
  • dünya elektronik sektörü
  • yeni sanayileşen ülkeler
  • patent
  • elektronik ihracatı

Özet

Yazı, dünya elektronik sektöründeki üretim, tüketim, ticaret, istihdam ve teknoloji göstergelerini ülkeler bazında karşılaştırırken Türkiye Elektronik Sanayii'nin bu tablodaki konumunu ESİD verileriyle değerlendirmektedir.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

TÜRKİY E ELEKTRONİK SANAY İ İ : SEKTÖREL BÜY ÜKLÜKLER,

ÜRETİM Y APISI, DÜNY ADAKİ Y ERİ

Burada amaç, sektörün eksiksiz bir fotoğrafını verebilmek değil, daha çok, dünya elektronik sanayii baz alındığında; hem nicelik hem de nitelik olarak, Türkiye Elektronik Sanayii'nin konumu nedir; üretim ve tasarım açısmdan belirleyici karakteristikleri ve gelişme dinamikleri nedir gibi sorulara, elden geldiğince yanıt bulabilmektir. Bunun için önce dünya geneline bakılacaktır.

1.0. DÜNYA ELEKTRONİK SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ ablo 4te, elektronikte dünya nın önde gelen ülkelerinin, bu sektördeki üretim, tüketim, dış ticaret, istihdam ve teknoloji ta banlarına ilişkin bilgilerle bu ülkelere ait makroekonomik büyüklükler veril miştir. Bu ülkeler dünya elektronik imalatının yaklaşık yüzde 95'ini tem sil etmektedirler. Tablo 5te, söz ko nusu ülkeler arasında bir sıralama yapılmıştır. Bu sıralama, ülkelerin üretim, yurtiçi tüketim, dünyayla tica ret, istihdam ve teknoloji tabanlarına ilişkin parametrelere göredir. Para metrenin en yüksek olduğu ülke 1. sırayı, en düşük olduğu ülke 9. sırayı almıştır.

İlk tablonun incelenmesinden görüle ceği gibi, ABD, dünyanın en büyük elektronik imalat sektörüne sahiptir ve dünya üretiminin yaklaşık yüzde 38'ini temsil etmektedir. Onu sırasıy la 26 ve 24'lük paylarıyla Japonya ve AT ülkeleri izlemektedir. Bu üçü, dünya toplam üretiminin yüzde 88'ini temsil etmektedir. Tablodaki rakam lar yalnızca yurtiçi üretimleri kapsa maktadır. Bu rakamlar, ABD şirketle rinin başka ülkelerdeki ortaklıklarının üretimleri göz önünde tutularak revi ze edilirse ABD'nin toplam dünya üretimindeki payının daha da büyük olduğu görülebilir.

Ama, sektöre büyüme hızları açı sından bakıldığında, tablo bütünüyle değişmektedir. ABD, elektronik üreti minde yıllık ortalama yüzde 1'lik bü yüme hızıyla sonuncu durumdadır ve eğer ABD ve Japonya'nın görece büyüme hızları aynı kalırsa, Japon ya'nın elektronik üretimi 1994te

ABD'yi geçecektir.

Burada en çarpıcı olan nokta, Yeni Sanayileşen ülkeler (Hindistan, Bre zilya, Singapur, Tayvan ve G. Kore) elektronik üretiminin, ABD, Japonya ve AT yanında görece küçük kalma sına karşın, hızla katlanarak artıyor olmasıdır.

Japonya, elektronik ihracatında, değer olarak ilk sırayı almaktadır; ama daha da önemlisi, ihracatındaki artış hızının çok yüksek olmasıdır (ABD'ninkinin yaklaşık üç katı). Sin gapur, Tayvan ve Kore'nin ihracatta ki büyüme hızlarının da son derece yüksek olduğu görülmektedir. Bu üç ülkenin ABD'ye yaptıkları ihracattaki büyüme hızlarının daha da yüksek olması, dikkat çekici bir noktadır.

Elektronik tüketiminde dünya top lamının yüzde 40'ını temsil eden ABD, elektronikteki en büyük pazar olma özelliğini sürdürmektedir. Onu, dünya toplam tüketimindeki sırasıyla yüzde 26 ve 20'lik paylarıyla AT ve Japonya izlemektedir.

Elektronikteki en büyük işgücü ABD'ninkidir; ama, Japonya ve G. Kore elektronik sanayilerinde istih dam, ABD'dekinden daha büyük bir hızla büyümektedir.

Ülkenin fiziksel ve insansal altyapısı, yüksek teknolojinin geçerli olduğu, elektronik gibi bir sektör için yaşam sal önemdedir. Fiziksel altyapı için, nüfus başına düşen telefon ve bilgi sayar sayısı, karşılaştırmalarda, bir gösterge olarak alınabilir. Bunun ne deni, bu ürünlerin, belli bir ileşitim or tamı yaratabilmenin ötesinde, sofisti ke ürün tasarım, geliştirme ve imalin de yararlanılabilecek bilişim altyapı

Hindistan

ÜRETİM

Değer (Milyon $, 1988)

Dünya toplamının %'si (1988)

Üretim / GSYİH (%, 1987)

1,7

İhracat/Üretim (%. 1987)

TÜKETİM

Değer (Milyon $. 1988)

2.680

Dünya toplamının % si (1988)

0,6

Tüketim / GSYİH (%, 1987)

0,8

İthalat / Tüketim (%, 1987)

DÜNYA ile TİCARET

Yıllık Büyüme Hızı (1980 87)

12,9

0.06

Ih. /İt Oranında Değişme (1980 87)

Dış Ticaret Dengesi (Milyon $, 1987) 1.357

ABD ile TİCARET

Yıllık Büyüme Hızı (1980 67)

11,4

Ih. / h. Oranında Değişim (1980 87)

0,02

Dış Ticaret Dengesi (Milyon $, 1987)

0,4

İSTİHDAM

Toplam (x1000, 1986)

Yaklaşık Büyüme Hızı (1980 86)

TEKNOLOJİ TABANI

Telefon /1000 Nülus (1986)

Bilimadamı ve Mühendis (xiooo. 1986)

Bil ad. + Müh / Milyon Nüfus

ABD'nin verdiği Patent (1963 87)

Toplam Patent Sayısının %'si

MAKROEKONOMİK BÜY ÜKLÜKLER

GSYİH (Milyar $, 1987)

255,1

GSYİH / Fert ($, 1987) Nüfus (Milyon, 1987)

326 781,4

Brezilya Singapur

3876 0,8 11 1,0 13

7,651 1,6 23

28,6 145

4 175 09 13 1.2 21

3.456 0,7 14 14,4

19,3

7.012

2,0

21,5

0,27

1,24

0,15

0,32

1 337

90 7,9 0,19 . 0,05 373 0,8

3,580 24,2 2.0 0,99

1,792 7.8

0.2

326,0 2,304 141,5

19,9 7,654

Tayvan

7890 1,6 15

10,0 89

4 848 1.0 10 6,2 76

7.297 28,2 1,74 0,66

3 113 ' 3,4

3.742 31.6 2,95 1.67

2,475 7.3

194 2.6

228 42

2,149 248 0,1

74,0 3,794

19,5

G.Kore Fransa Japonya

A.T.4

A B D . Dünya

9.103 1.9 24 6.0 80

24.175 5,0 6 2.6 45

127.208 115.136

26,1

23,7

186.232 38,3 1 3,9 20

486.718 100,0 4 n a. n.a.

7.604 1,6 22 5,1 67

25.639 5,4 7 2,7 51

93 002 19,8 9 3,3 9

124 255 26,4 5 2,7 33

187913 39,9 3 3.9 22

470498 100,0 5 n.a. n.a.

5349 29,8 1,07 0,35 348 3,1

10.811 10,7 0,91 0,05

1.060 6,8

38.331 22.2 6,12 3

32.063 13,3

26.688 8,3

0,69 0,24 11.760 19,5

35418 8,6

0.88 0,92 4795 22,6

167.507 12,1 n.a. n.a. na.

100,0

2,673 31,9 1,87 0,98

1,243 6,0

758 13,3 0,25 0,08 2,308 5,6

15,428 27,5 3,78 2.29

11,344 28,5

5,807 15,0 0,36 0,13

•10,207 31,9

32342 19,3 n.a. n.a. n.a.

100.0

230 1,201 1,454

1,776

9,8

9,6

1,5

1,3

186 47

1,116 68 0

620 102 2,840 12,731 2,9

558 575 4,712 57,374 12,9

520 468 1,443 69,812 15,7

3.230

na.

294,103 444 250

66,2 100,0

121.3 2,881

42,1

878,3 15,797

55,6

2374,6 19,448

122.1

4255,0 13,137 323,9

4484,3 18.393 243,8

na. n.a. 4917,0

Tabh 4. Seçilmiş Ülkeler Elektronik Sektörlerine ilişkin Karşılaştırmalar.

(*) Portekiz ve Yunanistan hariç. Kaynak; U.S. Department of commerce, 1990

sını oluşturabilmenin de temel öğele ri olmalarıdır. ABD fiziksel altyapı açısından başı çekmektedir.

Insansal altyapı açısından durum farklıdır. ABD, elektronikte, dünyanın en çok mühendis ve bilim adamına

sahip ülkesi görünümündedir. (1986'da 787.400); ama, en yük sek bilim adamı ve mühendis yo ğunluğu Japonya'dadır (1986'da 1 milyon nüfus başına ABD'de 3.230 iken Japonya'da 4.712).

96 386 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ

1963ten 1987e kadar, elektronik alanında, ABD Patent Ofisi'nden pa tent sayısı karşılaştırılan ülkelerin teknolojik bilgi ya da know how biri kimlerinin ölçütü olarak alınabilir. Çünkü, ABD tarafından verilen pa tentler, genellikle, bütün dünyadaki en ileri teknolojileri ve ABD pazarın da yarışan rakiplerin teknolojik yet kinlik derecelerini yansıtır. ABD, aldı ğı patent sayısı açısından ezici bir çoğunluğa sahiptir: ama görece ağır lığı azalmaktadır (1974te toplam pa tent sayısının yüzde 80'i ABD'ye aitti [US. Dept. Of. Commerce, 1990)]. ABD"yi AT ve Japonya izlemektedir. Yeni sanayileşen ülkeler içinde en yüksek patent sayısına Tayvan sa hip bulunmaktadır (yüzde 1)

ABD'nin patent payındaki azalma, bu ülke elektronik firmalarının, AR+GE alanında, Japon firmaları karşısında görece gerilemekte ol dukları anlamına gelmektedir. Pro ses malzemelerinde, ABD firmaları, hemen hemen her alanda Japonlar dan geri kalmışlardır. Japonlar yük sek nitelikli yarıiletken malzemelerde ezici bir üstünlüğe sahiptirler; sera mik malzemeler ve kuvars camında ise tek kaynak durumundadırlar.

Yine ABD firmaları pek çok proses donatımı teknolojisinde, özellikle de mikron altı yarıiletken aygıt üretimi için kullanılan donatımlarda Japon firmalarının ardından gelmektedir.

Komponent bazında; ABD, yalnızca mikroişlemciler ve belli mantık devre lerinde önde; çeşitli bellek teknoloji lerinde ve optoelektronikte ise geri dedir. ABD, sistem düzeyindeki pek çok üründe liderliği yitirdiğine tanık olmaktadır. Bilgisayar alanında, ABD firmaları paralel, çoklu işlemci sis temler geliştirme konusunda hafif, ama giderek önemi azalan bir üstün lüğe sahiptirler; donanım tasarımın daysa Japonlarla eşdüzeydedirler.

Telekomünikasyonda, ileri araştırma ve ürün geliştirmede ABD'nin pek çok alanda yerini Japonlara bıraktığı bilinmektedir; ama, iletişim ağı buna ilişkin alt sistemler konusunda temel araştırmalarda ABD gücünü koru maktadır. (Bu bölümde verilen bilgi ler ve daha geniş açıklamalar için bknz U.S. Department of Commer ce, 1990: ayrıca bknz. The MİT Commission on Industrial Producti

Hındıst. Brezıl Singap. Tayvan G.Kore Fransa Japon A.T. ABD.

ÜRETİM*

TÜKETİM"

llha lal/Tüketim 6

DÜNY A İle TİCARET"

İhracat

ihracatta Buyume 5

Dış Ticaret Deng. 7

Dış Ticaretle Gel 6

İSTİHDAM'

TEKNOLOJİ

TABANI"

Tablo 5. SEÇİLMİŞ ÜLKELER Elektronik Sektörleri arası sıralama. ' Yazılım sanayiine ilişkin büyüklükleri içermemektedir. Kaynak: U.S. Department ol Commerce

vity, 1989.)

2.0. TÜRKİY E ELEKTRONİK SANAY İİNİN DÜNY ADAKİ Y ERİ

Yukarıda dünya elektronik sektörü ne ilişkin bir profil verilmeye çalışıldı. Türkiye Elektronik Sanayiinin bu profildeki yeri nedir ve gelecekte ne olabilir? Bunu kestirebilmek için ön ce sektörel büyükler bazında yapıl mış olan karşılaştırmalara bakmakta yarar vardır. Burada, Elektronik Sa nayicileri Derneği (ESİD) tarafından hazırlanıp yazılmış olan, Türk Elekt ronik Sanayii 1990 Almanağı'ndaki karşılaştırma esas alınacaktır (bknz. TABLO 6). Ancak, ESİD'in tablosun da yeralan, 1989 yılına ait "toplam üretim" değerleriyle, yukarıda Tablo 4te yine aynı ülkeler için verilmiş olan 1988 yılına ait "üretim değerle ri" arasında büyük bir farkın olduğu dikkat çekecektir. Aslında bu fark üretim değerlerinin yarı bazlarda ve rilmiş olmasından kaynaklanmakta dır. ESİD'ın tablosundakiler, sektör de yaratılan katma değeri değil, sek tör çıktılarının cari fiyatlar bazındaki toplam değerini temsil etmektedir. Diğer tablodakiler ise, sektörde ya ratılan katma değeri göstermektedir. Sektörün gerçek durumunun ancak

katma değer bazındaki irdelemelerle görülebileceği açıktır. Bununla birlik te ilk yaklaşım için ESİD'ın yaptığı karşılaştırma yeterli görülmüştür. (Türkiye Elektronik Sanayii, yarata bildiği katma değer açısından, alt sektörleri bazında, aşağıda ayrıca ir delenecektir.)

Tablo 6'da görülebileceği gibi, Türki ye'nin elektronik sanayii toplam üre timi, karşılaştırmaya alınan bütün ül keler içinde en alt sıraya düşmekte dir. (Kendisine en yakın ülke olan Hindistan'ınkinin yaklaşık dörtte biri.)

Yeni Sanayileşen Ülkeler olarak anı lan G. Kore, Tayvan, Singapur, Bre zilya ve Hindistan'a göre de toplam üretim düzeyi çok düşük bir merte bede kalmaktadır.

Toplam üretimin yüzde olarak alt sektörlere dağılımına bakıldığında, dikkati çeken nokta, Türkiye'nin tü ketici elektroniğinde en yüksek; bir ülke (G.Kore) hariç endüstriyel elekt ronikte en düşük; bileşenlerde de yi ne en düşük yüzdeye sahip bulun duğudur.

İstisnasız bütün ileri sanayi ülkele rinde (ABD, Japonya, B. Almanya, B. Krallık, Fransa, İtalya, Hollanda,

Kanada ve İsveç'te) yüzde dağılı mında ağırlıklı sektör endüstriyel elektroniktir; onu bileşenler izlemek te; tüketici elektroniği ise en düşük yüzdeyi almaktadır. Bunların arasın da yalnızca Japonya'da bu üç alt sektöre göre üretimin yüzde dağılım da çok büyük bir farklılık olmadığı görülmektedir.

İspanya'da ağırlık yine endüstriyel elektroniktedir; ama, ikinci sırayı bi leşenler değil tüketici elektroniği al maktadır.

Yeni sanayileşen ülkeler'in (G.Kore, Tayvan, Singapur, Brezilya ve Hin distan) yüzde dağılımı açısından be lirgin karakteristikleri ise, Japon ya'daki gibi, alt sektörlerin payları arasında çok büyük farkların bulun mamasıdır. Ama, bu ülkelerde, alt sektörler arası sıralamanın farklılık gösterdiği görülmektedir. Örneğin G.Kore ve Tayvan'da en büyük pay bileşenlerdedir.

Bütün ülkeler içinde en aykırı Tablo Türkiye'ninkidir. En büyük pay, yuka rıda da işaret edildiği gibi tüketici elektroniğindedir ve alt sektörler ara sı yüzde dağılımında büyük farklar

olduğu görülmektedir. Özellikle bile şenlerin yüzde payının çok düşük ol ması (%4,1) dikkat çekicidir. Türki ye'nin elektronik sanayii toplam üre timinin, mutlak değer olarak da pek yüksek olmadığı göz önünde tutulur sa, buradan Türkiye'de bileşenler alt sektöründe üretim büyüklüğünün son derece küçük olduğu sonucu çı kar.

Bu tablo ne anlama gelmektedir?

ABD Japonya B. Almanya B. Krallık G Kore Fransa İtalya Tayvan Singapur Brezilya Hollanda Hong Kong Kanada İsveç İspanya Hindistan i '.

i Türkiye

Toplam Üretim

°/

21,3 100 198,4 100 42.2 100 30.3 100 28,3 100

26.8 ıoo 18,1 ıoo

12.8 100 11.5 100 10.4 100 7.8 100 7.4 100 6,9 100 5,8 100 5,6 100 4,7 100

Tüketici Elektro.

5.8 2.7

3.9 17,6

9.0

1.8

5.9

9.9 35,0

1,2

4,4

1,1

6.0

2,3 18,0

1.9 16,5

2.3 22.1

0.1

1.2

2.3 31.0

0.5

7.2

0 , 1 . 1,7

1 ,0 17,8

17 36,2

Endustry el Elektro r Bileşenler

16..6 100.8

29.3 24,0

6,1 21,0 14.8

5.0 5,5 6,2 5,9 3.1 5,8 4,6 4,0 2,1

76.3 50,8 69.4 79.2 21,5 76,3 81,8 39,1 47.B 59,6 75.6 41,8 84,0 79,3 71.4 44,7

43.9 20,9 62.7 31,6

9,1 21.6 4,5 14,9 12.3 43,4 4,6 17,2 2,2 12.1 5,5 42,9 4,1 35,6 1.9 18,3 1.9 23,0 2.0 27,0 0.6 8,7 1.1 20,0 0.6 10.7 0,9 19.1

1,15 100

0,75 68.1

0.3

27.7

0.05 4,1

Tablo S. 1989 Yılında Dünyanın önde Gelen Ülkelerinde ve Türkiye'de Elektronik Sanayii üretimi (') Bileşim ve iletişim Sanayilerinde Endüstriyel Elektroniğe dahil edilmiştir. Keynek: ESİD, 1990

Ya Türkiye Elektronik Sanayii gelişi minin başındadır ve bu gelişimde tü ketici elektroniğine lokomotif sektör işlevi verilmiştir; ya da bu sektör ku rulalı çok zaman geçmiş olmasına rağmen, tablo halen bu görünüm deyse, izlenen politikada bir çarpık lık var, demektir.

Eğer ilk varsayım doğruysa, tabloya peşin bir itiraz yöneltilemez; çünkü, sonradan sanayileşmeye başlayan ülkeler içinde, elektronik sanayilerini geliştirirken, tüketici elektroniğinden lokomotif sektör olarak yararlanan ülkeler vardır (bknz. BÖLÜM II) ve bu modelin Türkiye için de geçerli olabileceği, en azından bir tez ola rak, ileri sürülebilir.

Ama, ikinci varsayım doğruysa, ko nunun ciddi bir biçimde ele alınması gerekir. Çünkü, çağımızda elektro nik son derece belirleyici bir rol ka zanmıştır ve bunu görmezden gele rek bir sanayi ülkesi olmak pek mümkün gözükmemektedir (bknz. BÖLÜM I).

Bu iki varsayımdan hangisinin doğru olduğunu uzun boylu tartışmak ge reksizdir. Çünkü, gelinen bu noktada açıkça görülen odur ki; Türkiye elektronik sanayiinin bugünkü profili, son yıllarda, tüketici elektroniğindeki ihracat atılımıyla birlikte belirginleş miştir (bknz. TABLO 7 ve 8); ama, şu da çok açıktır ki, sektör toplam üretiminin mutlak değer olarak dü şüklüğü de, Türkiye'nin elektronikte ki geç kalmışlığının göstergesidir. Telekomünikasyondaki sanayi dene

386 ELEKTRİK

MÜHENDİSLİĞİ

yimi, 1867'de İstanbul'da kurulan PTT fabrikasına; araştırma deneyi mi, 1965'te kurulan PTT Araştırma Laboratuvarı'na (PTT ARLA) kadar dayanan; TV üretimi 1968'de başla yan ama tüketici elektroniğindeki "ilk kıpırdanmaların" 1950'lerin sonunda başlamış olduğu (bknz. ESID, 1990) bir ülkede, bunun aksini söyleyebil mek pek mümkün değildir. Onun için şu anda önemli olan, bugüne dek yavaş gitmiş olan bir sürecin nasıl hızlandırılacağı ve bu sektörde her şeye rağmen var olan, belli bir biri kim ve gelişme dinamiğinin nasıl ve ne yönde değerlendirilebileceğidir.

İrdelememizin bundan sonraki bölü münde ana motif bu olacaktır.

3.0. TÜRKİY E ELEKTRONİK SANAY İI'NİN ALT SEKTÖRLERİNE İLİŞKİN İRDELEMELER VE SONUÇ

Alt sektörler düzeyindeki ayrıntılı ir demelere geçmeden ya da her alt sektörü ayrı ayrı ele almadan önce, sektöre bir bütün olarak bakmakta ve genel durumunu biraz daha ya kından saptamakta yarar vardır. Al tıncı Beş Yıllık Kalkınma Planı (1990

1994) verilerine göre; Türkiye Elektronik Sanayii'nin toplam sanayi üretimi içindeki payı yüzde 2 dola yındadır. Bu payın 1994'te yüzde 2.3'e çıkması hedef alınmıştır. Aynı dokümana göre, sektörün, toplam sanayi ürünleri ihracatındaki payı

yüzde 1 dolayındadır (bu pay ESİD'e göre yüzde 2'yi geçmiş bulunmakta dır [ESID, 1990]). Buna karşılık, sek törün, imalat sanayii toplam ithalatın daki payının yüzde 6 dolayında oldu ğu görülmektedir.

Sektör toplam üretiminde, ağırlık, yu karıda da değinildiği gibi, tüketici elektroniğindedir (1989'da %68,1). Üretimde yüzde 27.7'lik (1989) paya sahip bulunan endüstriyel elektronik kendi alt sektörlerine ayrıldığında, sektördeki üretim dağılımı TABLO 7'deki gibi olmaktadır. Aynı tabloda, sektör ithalat ve ihracatıyla toplam istihdamın da alt sektörlere göre da ğılımı gösterilmiştir. İthalat ve ihraca tın, 1985 1989 yıllarında, alt sektör

İthalat (x 1000$)

İhracat (x 1000 $)

Üretim (x 1000 $)

Çalışan Eleman Sayısı

Bileşenler Tüketici Elektroniği

415.600 37,9

50.766

Telekomünikasyon San 205.100 18,7

Diğer End. Elektro.

423 542 38,7

Askeri Elektronik

1 095.008 100,0

6.700

131.452 74,5

27410 15,5

47.300

788 900 68,1

249.300 21,5

1.824

1,0

38 800

3,3

9.000

33.600

2,9

1 76.386 100,0 1.157.900 100,0

2747 11.624

11,1 47,0 ' 30,1

1.633

6,6

1.274

24.723 100,0

Tâbh 7.1989 Yılında Elektronik Sanayiinin Durumu Kaynak: ESID 1990

Bileşenler Tüketici Elektro. Telekom. Sanayileri Diğer End. Elektro.

Askeri Elekronik

450.298 58,8

22.010

2,8

49.116

6,4

244.586 31,9

0/

506.764 56,4

373.141 41,7 359.240 31,8

% 415.600 37,9

23.107 2,6 26.134 2,9 30.496 2.7 50.766 4,6

83656 9,3 137.083 15,3 357.364 31,6 205.100 18,7

284.399 31,7 357.579 40,0 384.028 33,9 423.542 38,7

766.010 100,0 897.926 100,0 893.933 100,0 1.131.128 100,0 1.095.008 100,0

Tabh 8. Elektronik Sanayii İthalatı Alt Sektörlere Dağılımı (x 1000 $) Kaynak: ESİD 1990

Bileşenler Tüketici Elektro. Telekom. Sanayileri Diğer End. Elektro. Askeri Elekronik Toplam

1985 %

19.551 35,0

14.157 25,3

19.004 34,0

3.136

5,6

55.848 100,0

5.511 10,9 13.125 26,1 10.085 20,0

16.801 21,2

15.347 10,6

% 6.700 3,8

22.886 28,9 105.528 72,6 131.452 74,5

19.027 24,0 14.595 10,0 27.410 15,51

7.481 14,9 8.530 10,8 1.812 1,2

1.824 1,0

14.000 27,9 12.000 15,1 8.000 5,5

9.000 5,1

50.202 100,0 79.244 100,0 145.282 100,0 176.386 100,0

T»bk> 1. Elektronik Sanayii İhracatı Alt Sektörlere Dağılımı (x1000$) Kaynak: ESID 1990

ler bazındaki yüzde dağılımı, TABLO 8 ve TABLO 9'dan izlenebilmektedir.

Üç tablo birlikte incelendiğinde elekt ronik sanayii sektörünün, 1988 yılın dan itibaren tüketici elektroniğinde ortaya çıkan ihracat artışıyla birlikte bugünkü profilini aldığı anlaşılacak tır. Tüketici elektroniği üretimdeki en büyük payı temsil ettiği gibi, sektör ihracatında da en büyük payı (%70'in üzerinde) temsil etmektedir. Hem üretim hem de ihracatta ikinci sırayı telekomünikasyon sanayileri almak tadır.

Üretim büyüklüğü (yüzde pay) açı sından "bileşenler", "diğer endüstri yel elektronik" (daha sonraki bölüm lerde "endüstriyel elektronik" olarak anılacaktır) ve "askeri elektronik" alt sektörleri çok küçük kalmaktadır. Do

ğal olarak bu alt sektörlerin ihracatta ki payları da çok düşüktür. Buna kar şılık ithalattaki en büyük pay bunlar dan ikisine aittir.

Bu genel bakış çerçevesinde, tüketici elektroniğinin, en azından 1988'den beri sürdürdüğü ihracat atılımıyla bel li bir dinamiğe sahip bulunduğu söy lenebilir. Ama, bu dinamiğin karakteri ve süreklilik gösterip göstermeyece ği, ayrıca irdelenmesi gereken bir noktadır. Çünkü, "tüketici elektroniği firmaları çoğu dış satışlarını AET ül kelerine yapmaktadır. Bunun temel nedeni, AET ülkelerinin Uzak Do ğu'dan gelen mallara % 14 nispetin de gümrük vergisi uygulamasıdır. Böylece, Türk Elektronik ürünleri Uzak Doğu ürünleriyle rekabet ede bilmektedir. Ancak, bu %14'lük fark

bir şekilde ortadan kalktığında, ihra catımızın durumu ne olur? İleriye yö nelik uzun vadede geliştirilmesi gere ken strateji nedir? sorularının yanıtla rı hem üreticiler hem de DEVLET TEŞVİKLERİ açısından değerlendiril melidir." [Yarman, S., 1991; ayrıca bknz. "Türkiye'de Tüketici Elektroniği; İrdeleme Sonuç Raporu"]

Türkiye Elektronik Sanayii'nde, üre tim ve ihracat açısından ikinci sırayı alan Telekomünikasyon sanayileri alt sektörü bugünkü üretim boyutu ve yapısıyla son on yıl içinde, teleko münikasyon alanında PTT'ce gerçek leştirilmiş bulunan yoğun altyapı yatı rımları çerçevesinde biçimlenmiştir. Bu noktayı TELETAŞ Genel Müdür Yardımcısı Enver Ibek şöyle açıkla maktadır:

100 386 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ

" Telekomünikasyan Sanayilerinin incelenmesi sektörün tümüne bak makla mümkün olabilir. Hizmetlerde noktayı bilmek önemlidir.

" Telekomünikasyon hizmetlerinin yaygınlığının genel kabul görmüş öl çüsü 100 kişiye düşen telefon esas posta sayısıdır. Esas posta santral da bir numara işgal eden abone an lamına kullanılmaktadır.

"Aşağıda bilgiler gelişmeyi göster meye yeterlidir:

"Yıl

Telefon Yoğunluğu

0.28

0.65

1.06

2.57

12.11

1991 (tahmini)

13.50

"Kişi başına milli gelir ile telefon yo ğunluğu arasında (logaritmik eksen lerde) genel kabul görmüş doğrusal bir ilişki vardır. 2000 $ olarak varsa yılan kişi başına milli gelirin karşılık geldiği telefon yoğunluğu % 4.5 dur. Türkiye'nin ulaştığı % 13.5 luk tele fon yoğunluğunun karşılık geldiği gelir düzeyi 5000 $/yıldır. Bu olgu Türkiye'de telekomünikasyon hiz metlerinin dünya ortalamalarına gö

saptama telekomünikasyon sanayilerinin Türkiye'de, iç pazarda yaratılan büyük talebe bağlı ve tamamen iç pazara yönelik olarak geliştiğini, biçimlendiğini ortaya koymaktadır. şş re olması beklenenin epey üstünde sağlandığını göstermektedir.

" 1991 sonunda ulaşılması bekle nen santral kapasitesi 8.5 Milyon, abone sayısı 8 Milyondur. 8u boyu tuyla Türkiye Telekomünikasyon Şe bekesi Avrupada 6. sırada yer al maktadır.

" Diğer önemli nokta şebekenin tek nolojik açıdan yeniliğidir. Yatırımla rın çoğunlukla geçtiğimiz 6 7 yılda yapılması yeni sayısal teknolojinin uygulanmasına imkan vermiştir. 1991 yılı itibariyle sayısallaşma ora nı santralda % 60, transmisyonda % 90 civarındadır.

" PTT bu önemli aşamayı gerçek leştirirken büyük ölçüde yerli sanayi ye dayanmıştır. Zaten PTT öteden beri yerli sanayinin kendisi için öne mini kavramış bir kuruluştur. PTT fabrikasının 1867 yılında kurulması bunun en açık kanıtıdır. Daha sonra

ları TELETAŞ (o zaman PTT ARLA) 1965, NETAŞ 1967 yılında hep PTT tarafından kurulmuş şirketlerdir. Di ğer şirketlerin de teşvik edilmesiyle hizmet sunuşu için gerekli sanayi alt yapısı hazır hale'getirilmiştir.

" Nitekim PTT bugün Telekomüni kasyon teçhizatı ihtiyacının % 90 95'ini iç kaynaktan'karşılamaktadır." [Ibek, E., 20 Eylül 1991; bu konuda ayrıca bknz. "Türkiye'de Telekomüni kasyon Sanayileri; İrdeleme Sonuç Raporu.]

Bu saptama telekomünikasyon sa nayilerinin Türkiye'de, iç pazarda ya ratılan büyük talebe bağlı ve tama men iç pazara yönelik olarak gelişti ğini, biçimlendiğini ortaya koymakta dır. Ama, Prof. Dr. Kemal Inan'ın vurguladığı gibi, "bir ölçüde doyuma uğramış bu pazarda bundan sonra karşılaşılabilecek sorunlara ve yapıl ması gerekenlere açıklık kazandırıl ması" gerekecektir /bknz. adı geçen İrdeleme Sonuç Raporu).

Endüstriyel Elektronik alt sektörü İse (aslında "endüstriyel elektronik aygıt lar ve denetim dizgeleri", "test ve öl çüm aygıtları", "analitik aygıtlar" ve "tıbbî aygıtlar" üretim ve tasarımına yönelik sanayilerle belli ölçüde bili şim sanayilerini de içine alan geniş bir spektrumu kapsamaktadır) iç pa zar talebinin sınırlılığı nedeniyle hızlı bir büyüme gösterememiş olmanın sıkıntısını yaşıyor görünümündedir. Devletin alt yapı yatırımlarında ya da büyük sanayi projelerinde izlenen ihale yöntemleri; bu tür işlerin genel likle bir bütün olarak yabancı firmala ra ihale ediliyor olması bu ihalelerin bir parçası olan endüstriyel elektro nik işlerinin de dışa gitmesine yol aç makta; bu durum, yerli firmaların za ten sınırlı olan iç pazardaki payını daha da daraltmaktadır. Uygulanan teşvik politikaları, AR+GE giderleri nin muhasebeleştirilmesi konusunda bugün geçerli olan mevzuat ve ben zeri faktörler de sektör aleyhine işle mektedir. Sektör, büyüme umudunu iç pazarın büyümesine, bürokrasinin ve bürokrasi eliyle oluşturulup uygu lanan alt politikaların rasyonelleştiril mesine bağlamış gibidir (bknz. "Tür kiye'de Endüstriyel Elektronik; İrdele me Sonuç Raporu"). Ama, bu iç pa zar nasıl büyüyecektir? Yanıtlanma sı gereken temel sorun budur.

386 ELEKTRİK \ A | MÜHENDİSLİĞİ J V I

Bilişim sanayileri ya da enformasyon sanayileri ise, Türkiye'de alt sektörel ayrımlarda bile adı geçmeyen bir dal görünümündedir ve son derece cılız dır. Teknoekonomistlerin yalnızca elektronik sanayii için değil, neredey se ekonomik etkinlik alanlarının ta mamı için "lokomotijf sektör" olarak gördükleri enformasyon sanayileri konusunda Türkiye'nin (bknz. BÖ LÜM I ve II) stratejisi ya da yaklaşı mı ne olacaktır? Başlı başına ve önemle ele alınması gereken bir ko nudur.

Toplam üretimdeki son derece dü şük payıyla sonda gelen alt sektör lerden biri olan "bileşenler" ya da bir başka deyişle "elektronik devre ele manları (komponent)" sanayiinin, kendi dışındaki bütün elektronik alt sektörlerini çok yakından ilgilendiri yor olması, aslında, son derece do ğaldır. Ama, Türkiye için, konunun farklı bir boyutu daha vardır. O da, elektronik sanayiinin çoğu kesimle rindeki yerli katma değer oranı dü şüklüğünün başlıca nedenlerinden biri olmasıdır, (bknz. "Türkiye Elekt ronik Sanayii; Teknoloji İrdeleme So nuç Raporu). Daha da önemlisi, elektronik teknolojilerinde ve dolayı sryle elektronik sanayilerinde belli bir yetkinliğe erişebilmeyi; en azından ürün geliştirmede' beceri kazanarak yarının dünyasında bir yer edinebil meyi, bu alt sektörün geliştirilebilme sine bağlayan görüşler vardır. Ayrıca konu, salt "donanım üretimi" olarak değil, "donanım ve yazılımının birlik te ele alınması" biçiminde ortaya konmaktadır (bknz. "Türkiye'de Elektronik Devre Elemanları Sanayii; Soruşturma Sonuç Raporu").

Bugün Türkiye'de elektronik sanayi inde ve bu dalla ilgili üniversite çev

relerinde en çok tartışılan konular dan biri, Türkiye'nin elektronik devre elemanları alanında ne yapması ge rektiğidir. Farklı görüşler vardır (bknz. adı geçen Soruşturma Sonuç Raporu); ama, muhakkak olan bir şey varsa, o da bir an önce karara varıp, ulusal bir politika ya da strateji çevresinde, elektronik devre eleman ları alt sektöründe bir şeyler yapma gereğidir.

Askeri elektronik, Türkiye'de belli bir gelişme odağı görünümündedir. Ama bu alan "Türkiye Savunma Sa nayii sektör Raporu'nda çok geniş bir biçimde ele alındığı için, burada ayrıca üzerinde durulmayacaktır. Ama, şu kadarını da belirtmek gere kir ki, bu odak, elektronikte, özellikle teknoloji açısından önemli bir dene yim birikimini temsil etmektedir ve bu birikimi daha da geliştirme yolunda dır. Bu birikimden daha geniş bir çer çevede nasıl yararlanılabilir? Belki de, Türkiye Elektronik Sanayii açı sından, askeri elektronikle ilgili ola rak sorutabilecek soru budur.

Bu bölümde, daha çok, Türkiye Elektronik Sanayii'nin geleceği açı sından önemli olan sorulardan bazı larının ortaya konmasına çalışıldı. Bu sorulardan bir bölümü belki kendi içlerinde yanıtlarını da içeriyor. Ama öyle gözükmektedir ki, yanıtlar bilin se bile, bunlar içerdiği çözümleri ge tirebilmek firma ve hatta bazen sek tör boyutunu da aşmaktadır. Konu nun ancak, ulusal bir bilim, teknoloji, sanayi, politika ya da stratejisi çerçe vesinde çözülebilecek, son derece kritik yönleri vardır:

n Türkiye için kritik olan teknolojile rin belirlenmesi ve en azından bir kritik teknolojiler planının yapıl ması,

n Türkiye için, bu aşamadaki ge rekliliği çok açık olarak gözüken, sistem mühendisliği, bilişim ve yazılım disiplinlerinin edinilmesi, özümsenmesi ve ilgili üretim alanlarına yayılması, n Bu teknoloji ve disiplinleri entel lektüel bir kapasite, bir birikim ya ratılması ve bu bağlamda eğitim sistemiyle tümleşik, ulusal bir AR+GE ağı oluşturulması ve yine buna paralel bir iletişim ağı kuru larak, bilgi dolaşımının sağlanma sı, n Firmaların, AR+GE*ye yönelebil melerini mümkün kılacak ölçek ekonomilerinin gerçekleştirilebil mesi ve firma bazında AR+GE'nin teşviki ve desteklen mesi, n Dış pazarlarda başarı kazanmak temel motif olmakla birlikte, iç pa zarda belli bir dinamiğin sürdürü lebilmesi, n Yerli sanayiinin korunmasına yö nelik politikalara ya da teşvik poli tikalarına, sanayicinin, en azın dan orta vadede önünü görmesi ni sağlayacak biçimde netlik ve kararlılık kazandırılması, n Ve nihayet Türkiye'de sanayileş me hareketine, çağın sanayi kon septine uygun yeni bir hız kazan dırmak, bütün bunlar, kanımızca, Türkiye Elektronik Sanayii'nin de temel so runlarıdır ve sektörde kalıcı bir atılım yapılabilmesi en azından tüketici elektroniğindeki ihracat atılımının bi le sürdürülebilmesi bu temel sorun ların çözümü yolunda atılacak adım lara bağlı gözükmektedir.

Bu çalışmanın bundan sonraki bölü münde yer alan raporlar yukarıda yeri geldikçe ortaya atılan sorulara yanıt bulma arayışı içinde, sektörün bugünkü durumunu ve geleceğe yö nelik gelişme dinamiklerini daha ya kından saptamaya yönelik irdeleme leri yansıtmaktadır.

Bu raporların, elektronik sanayileri ile ilgili politikaların oluşturulması sü resine elbette böylesi bir süreç işle yecekse katkıda bulunacağı inan cındayız.

102 386 ELEKTRİK M ÜHE NDİ SL İ Ğİ