Elektrik Mühendisliği · Sayı 435 · Ocak 2009

BALIKÇI DAVASI’NDA NİHAYET KARAR

Toplum, demokrasi ve emek Haber ve etkinlik

Yıl
2009
Sayfa
6
Okuma süresi
12 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • Hasan Balıkçı
  • kaçak elektrik
  • Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesi
  • EMO
  • yargı süreci
  • adalet talebi

Özet

Kaçak elektrik kullanımına karşı mücadele ederken katledilen TEDAŞ çalışanı ve EMO üyesi Hasan Balıkçı'nın 6 yıldır süren davasında yaşanan usul sorunları, ertelemeler ve EMO'nun adalet talebiyle yürüttüğü eylemler anlatılıyor. Sanıkların mahkemeye getirilememesi nedeniyle yaşanan gecikmeler ve EMO'nun Adalet Bakanı'na gönderdiği açık mektup detaylandırılıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

EMO’nun ve Balıkçı ailesinin girişimleriyle nihayet sanıklar mahkeme huzuruna getirilebildi…

Kaçak elektrik kullanımına karşı verdiği mücadele sırasında alçak bir saldırı sonucu yaşamını yitiren Hasan Balıkçı’nın 6 yıldır süren davasında yerel mahkemede 3. kez karar alındı. Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 2006 yılında verdiği Yargıtay’ın usulen bozduğu kararındaki cezaları aynen korudu. Böylece sanıklar Zeki Akkoyun, Yılmaz Çakmak ve Şeyhmus Taşan müebbet, Halim Şimşek ise 13 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum oldu.

Mahkemenin ilk olarak 2004 yılında verdiği ceza kararının Yargıtay tarafından yeni yasal düzenlemelerine uyum amacıyla tekrar yerel mahkemeye gönderilmesinin ardından ikinci yargılama süreci 2006 yılında sonuçlandırılmıştı. Ancak bu kez verilen kararın da bir imzanın sehven unutulmuş olması nedeniyle Yargıtay tarafından usulen bozulması üzerine yeniden yerel mahkemede yargılama süreci Aralık 2007’de başlamıştı. Sanıkların mahkeme huzuruna getirilmemeleri nedeniyle duruşmalar sürekli erteleniyordu.

Boşa Geçen Duruşmalar

Hasan Balıkçı’nın davasında 17 Eylül 2008 ve 17 Ekim 2008 tarihinde yapılan duruşmalarda da, sanıkların eksiksiz olarak mahkeme huzuruna çıkarılmamaları nedeniyle ilerleme kaydedilemedi. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’e mektup göndererek sorunun çözümünü talep eden EMO yöneticileri, 17 Eylül 2008 tarihinde yapılan duruşmanın sanıklardan birinin

124 elektrik mühendisliği, 435. sayı, ocak 2009

ödenek yokluğu nedeniyle yine mahkemeye getirilmemesi nedeniyle 17 Ekim 2008 tarihine ertelenmesine tepki göstererek, Şanlıurfa Adliyesi önünde oturma eylemi yaptılar. 17 Ekim tarihli duruşma ise yine sanıklardan birinin mahkemede olmaması nedeniyle 28 Kasım 2008 tarihine ertelenirken, sanığın duruşmaya getirilmemesiyle ilgili olarak suç duyurusunda bulunulması kararlaştırıldı. EMO Yönetim Kurulu 18 Ekim 2008 tarihinde yaptığı açıklama ile gelişmeler hakkında kamuoyunu bilgilendirirken, adalet talebini dile getirdi.

Kaçak elektrik kullanımına karşı verdiği mücadele ile tanınan Hasan Balıkçı’nın alçakça bir saldırı sonucu katledilmesinin üzerinden 6 yıl geçti. Çeşitli usulü gerekçelerle yerel mahkemenin verdiği kararların bozulmasıyla uzayan Balıkçı davasında, bu kez de sanıkların çeşitli nedenlerle duruşmalara getirilmemesi nedeniyle uzun bir süre karar açıklanamadı. Son duruşmalarda ise tutuklu sanıklar “ödenek yokluğu” gerekçesiyle mahkeme huzuruna çıkarılamazken, EMO 41. Dönem Yönetim Kurulu, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’e 12 Eylül 2008 tarihinde bir mektup göndererek “ödenek yokluğu” sorununun ivedilikle çözülerek, sanıkların 17 Eylül 2008 tarihinde yapılacak duruşmada hazır bulundurmalarını talep etmişti. Mektup, Adalet Bakanı’na Açık Mektup olarak basına verilen ilanlarla da kamuoyuna duyurulmuştu. Hasan Balıkçı’nın eşi Şengül Balıkçı da daha önce Adalet Bakanlığı Cezaevleri Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’ne başvuruda bulunmuştu.

Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 17 Eylül 2008 tarihinde görülen duruşmada; tutuklu sanıkların üçü katılırken, Adıyaman Cezaevi’nde bulunan diğer tutuklu sanığın ödenek olmadığı için duruşmanın yapıldığı Şanlıurfa Adliyesi’ne getirilmediği belirtildi. Mahkemede, sanıkların tutukluluk hallerin devamına karar veren heyet, duruşmayı 17 Ekim 2008 tarihine erteledi.

Davanın yine ertelenmesinin ardından, Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 41. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, Yazmanı Hüseyin Önder; EMO Adana Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mak, Yönetim Kurulu Üyesi Ekrem Gültekin, Yönetim Kurulu Üyesi ve TMOOB Adana İKK Sekreteri Umut Çelik; EMO Ankara Şube Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş; EMO Diyarbakır Yönetim Kurulu Başkanı Nedim Tüzün, Başkan Yardımcısı İdris Ekmen, Saymanı Murat Kuzu, Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Sormaz; EMO İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Karaçay, Saymanı İsa Güngör, EMO Mersin Şube Yönetim Kurulu Başkanı Kamer Gülbeyaz ve Yönetim Kurulu Üyesi Veysel Baysal’ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 60 kişilik EMO heyetinin yer aldığı grup, Şanlıurfa Adliyesi önünde oturma eylemi yaptı. Burada yapılan basın açıklamasıyla da davanın ertelenmesine yönelik tepki kamuoyu ile paylaşıldı.

Oturma eylemi sırasında Hasan Balıkçı’nın eşi Şengül Balıkçı 6 yıldır süren bir davanın hala sonuçlanmamasının üzücü olduğunu belirterek, “Hasan, bu ülkenin bir şehididir. Vatanı için, insanları için öldü. Devlet sahip çıkamıyorsa, bunu devletin bir ayıbı olarak görüyorum ve güvenim de kalmadı açıkçası” diye konuştu.

“Adalete Olan Güvenimiz Sarsıldı”

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen de bir duruşmadan daha adalet beklentileri yanıtlanmadan ayrıldıklarını belirterek, şöyle konuştu:

“Bu herhalde bizim değil, bu ülkenin adalet sistemini yönetmekte olan başta Adalet Bakanı’nın ayıbıdır. Artık adalet beklentilerimizin bu yöntemle karşılanabileceğine olan

inancımızı da yitirmeye başladık. EMO olarak sonuna kadar bu işin takipçisiyiz. Şu anda sessiz eylem olarak bir oturma eylemi yaptık. Bu tepkimizi basın açıklaması ile dile getiriyoruz.”

Açıklamaların ardından bir süre daha sessizce oturma eylemi yapıldı. Eylem alkışlarla bitirildi.

Sanığın Getirilmesi Talimatı Yokmuş

Balıkçı davasında 17 Ekim 2008 tarihinde Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmada da sonuç alınamadı. Yine sanıkların tam olarak mahkeme huzuruna çıkarılmaması nedeniyle dava, 28 Kasım 2008 tarihine ertelendi. Öğle saatlerinde başlayan davada, olayda silah temin ettiği gerekçesiyle tutuklu bulunan sanık Halim Şimşek’in mahkemede hazır bulundurulmasına yönelik olarak Malatya Cezaevi’ne talimat gönderilmiş olduğu dava dosyasında görünmesine rağmen sanığın gelmediği ve yanıt da verilmediği görüldü. Cinayetin azmettiricisi olarak zanlı bulunan Zeki Akkoyun, tetikçi olarak zanlı bulunan Yılmaz Çakmak, aracı kullanan olarak tutuklu bulunan zanlı Şeyhmus Taşan’ın katılımıyla duruşma açıldı. Mahkeme hakimi, duruşmada bir kişinin Malatya Cezaevi’nden niye getirilemediği konusunda bilgi aldı. Görevli, Malatya Cezaevi ile yaptığı görüşmeyi aktarırken, Malatya Cezaevi’nde tutuklu olan zanlı Halim Şimşek’in mahkemeye getirilmesiyle ilgili hiçbir talimatın bulunmadığının kendisine ifade edildiğini açıkladı.

Bunun ardından mahkeme başkanı sanıklara söz verdi. Tetikçi olarak zanlı bulunan Yılmaz Çakmak, yazılı olarak sözlerini ifade edeceğini belirterek, 3 sayfalık metni mahkemeye sundu. Çakmak, eski iddialarını

elektrik mühendisliği, 435. sayı, ocak 2009 125

yineledi. Aracı kullanan ve cinayete yardım etmek suçundan tutuklu bulunan sanık Şeyhmus Taşan ise tetikçi zanlısının bu iddialarının yalan olduğunu ifade ederek, 6 sene önce cinayetle ilgili olarak yaşananları anlattı. Sanık Zeki Akkoyun ise kendisinin söyleyeceklerini daha önce söylediğini ifade etti.

Suç Duyurusu Talep Edildi

Balıkçı ailesinin Avukatı Mustafa Cinkılıç ise, davanın çok uzadığını, Balıkçı’nın katledilmesinin 6. yılını doldurduğuna dikkat çekerek, bu davada beklentilerinin giderek kaybolmaya başladığını söyledi. Cinkılıç, hukukun, insanların adalet beklentilerini karşılama konusunda yaşanan sıkıntıları aşması gerektiğini ifade etti. Avukat Cinkılıç, zaten bu davanın bittiğini, kararın Yargıtay’a gönderilmesi sırasında bir sayfaya atılması gereken imzanın sehven unutulmasıyla şeklen bozulduğunu, imzanın tamamlanması sonrasında eksikliğin giderildiğini, ama Ceza Muhakemesi Yasası gereği bu işlemden sonra sanıkların yüzüne karşı kararın tekrar okunması gerektiğinden dolayı hüküm verilemediğini anımsattı. Avukat Mustafa Cinkılıç, dava dosyasında Malatya Cezaevi’ne sanığın mahkemeye getirilmesi için yazı gönderilmiş olduğuna ilişkin bilgi olmasına rağmen, Malatya Cezaevi’nin sanığı göndermemesi hakkında mahkemece suç duyurusu kararının alınmasını talep etti.

Savcı Mütalaasını Verdi

Duruşmada savcının mütalaasını gelecek duruşmada vereceğini

söylemesi üzerine, Avukat Cinkılıç, bu duruşmada savcının mütalaasını vermesi halinde sürecin biraz daha kısalabileceğini, gelecek duruşmaya mütalaanın bırakılması halinde, bu kez sanık avukatlarının savcının mütalaası üzerine hazırlık talepleriyle duruşmanın uzayabileceğini ifade etti. Avukat Cinkılıç’ın bunun yerine savcı bu duruşmada mütalaasını verebilirse, en azından bir duruşma zaman kazanılabileceğini söylemesi üzerine; Savcı eski mütalaaya aynen katıldığını söyleyerek mütalaasını vermiş oldu. Buna karşın yine de Zeki Akkoyun’un Avukatı gelecek duruşmada mütalaa hakkında görüşlerini aktaracağını söyledi. Diğer sanık avukatları ise davanın aslında sübuta erdiğini, kendilerinin söyleyeceği her şeyi söylediğini, bu anlamda ilave söyleyeceklerinin olmadığını söylediler.

EMO 6 yıldır karar alınamayan Balıkçı davasında ödenek yokluğu sorununun çözülmesini talep etti…

ADALET BAKANI’NA AÇIK MEKTUP

Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu adına Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen imzasıyla 11 Eylül 2008 tarihinde Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’e gönderilen mektupla, 6 yıldır karar açıklanamayan Hasan Balıkçı davasındaki ödenek sorununun çözülerek, adalet sisteminin işletilmesi talep edildi.

Mektupta, şöyle denildi: “Kaçak elektrik kullanımına karşı verdiği mücadelede alçak bir saldırı sonucu yaşamını yitiren Elektrik Mühendisleri Odası Üyesi ve TEDAŞ Çalışanı Hasan Balıkçı’nın öldürülmesinin üzerinden 6 yıl geçti. Ancak çeşitli usul gerekçeleriyle yerel mahkemenin verdiği kararların bozulması sonucu uzayan dava, hukuk ve devlet ciddiyeti ile bağdaşmayacak gerekçeler nedeniyle bir türlü tamamlanamıyor. Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 6 Ağustos 2008 tarihinde yapılan son duruşmaya da tutuklu sanıkların ‘ödenek yok’ gerekçesiyle getirilmemesi nedeniyle dava 17 Eylül 2008 tarihine ertelenmiştir.

Hasan Balıkçı’nın 18 Ekim 2002 tarihinde katledilmesinin ardından kısa bir süre sonra katiller ve azmettiricinin yakalanmasının üzerinden 6 yıl geçmiştir. Ülkemizde kaçak elektrik kullanımının ardındaki derin ilişkilerin sorgulanması talebimiz bir yana, Balıkçı cinayetinin sorumlularının cezalandırılmasına yönelik dava sürecinin dahi tamamlanmamış olması kamuoyu vicdanını derinden yaralamaktadır. Balıkçı cinayeti davasında ilk karar Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 11 Haziran 2004 tarihli duruşmada verildi. Balıkçı’nın katil zanlısı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına (6 ayı hücre cezası olmak üzere), azmettirici ile yardım ve yataklık yapan sanıklar müebbet hapis cezasına, katil zanlısına silahları temin eden sanık ise 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ekim 2005’te sanıklar hakkında verilen cezaların, dava dosyasına yeni bir delil ve yeni tanıklar eklenmeksizin, yeni Türk Ceza Kanunu ve yeni

126 elektrik mühendisliği, 435. sayı, ocak 2009

Savcılığa Müzekkere

Sanık Zeki Akkoyun’un avukatının müvekkilinin tahliyesi talebi de yine reddedilirken, duruşmanın 28 Kasım 2008 Cuma gününe ertelenmesine karar verildi. Mahkemece, sanığın mahkeme huzuruna getirilmesi konusunda ilgililer hakkında işlem yapılmak üzere Savcılığa müzekkere yazılması kararlaştırıldı.

EMO’dan Adalet Çağrısı

EMO Yönetim Kurulu 18 Ekim 2008 tarihinde yaptığı “Adalet İstiyoruz” başlıklı yazılı açıklama ile 17 Ekim 2008 tarihli duruşmada yaşanan gelişmeleri kamuoyuna aktarırken, yetkilileri göreve çağırdı. Açıklamada, “Aylardır sanıkların ödenek yokluğu gibi çeşitli gerekçelerle

mahkemeye getirilmemesi nedeniyle duruşmalar sürekli ertelenmektedir. Bu kez mahkemeden sanıkların getirilmesini talep eden yazı gönderilmiş olmasına rağmen böyle bir talimatın gitmediğinin belirtilmesi ayrıca düşündürücü ve üzücü bir gelişme olmuştur” denildi. Hukuk devletinin gereğinin yerine getirilmesi beklentisine yer verilen açıklamada, şu çağrı yapıldı:

“2004 yılı Dünya Dürüstlük Ödülü sahibi Balıkçı’nın halkı ve ülkesi için yürüttüğü onurlu mücadelesi temiz toplum talebinin simgesi haline gelmiştir. EMO ve demokratik kitle örgütleri tarafından mücadelesi sürdürülmektedir. Hasan Balıkçı’nın önder kişiliğiyle, özverili çalışmalarının unutulmadığını ifade ediyor; 6. ölüm yıldönümünde anısı ve mücadelesi önünde saygı ile eğilirken, suçluların cezalandırılarak ülkemizde adaletin işlediğinin gösterilmesini istiyoruz. Yetkilileri bu sorumluluk duygusuyla hareket etmek üzere göreve çağırıyoruz.”

Nihayet Karar Açıklandı

Yaklaşık 1 yıldır yapılan duruşmalara sanıkların tam olarak getirilmemesi nedeniyle karar alınamaması kamuoyunda tepkiye yol açarken, EMO’nun ve Balıkçı ailesinin girişimleri sonucunda nihayet 28 Kasım 2008 tarihinde yapılan duruşmada Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi karar açıklayabildi. Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 2006 yılında verdiği Yargıtay’ın usulen bozduğu kararındaki cezaları aynen korudu. Böylece sanıklar Zeki Akkoyun, Yılmaz Çakmak ve Şeyhmus Taşan müebbet, Halim Şimşek ise 13 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum oldu. <

Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre yeniden görüşülmesine karar verdi. Balıkçı davasında ikinci yargılama süreci 2005 yılı sonunda başladı. Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesi, 19 Nisan 2006 tarihinde sanıklar hakkında yeniden cezalandırma kararları verdi. Ancak bu karar da Yargıtay tarafından, yargılamanın bir celse tutanağının mahkeme başkanı tarafından ‘imzalanmasının unutulması’ şeklindeki tamamen usulü bir nedenle bozuldu. Balıkçı davasında üçüncü yargılama süreci Aralık 2007 tarihinde başladı. Bu kez de sanıkların mahkemeye çeşitli nedenlerle getirilmemesi nedeniyle dava duruşmaları sürekli ertelenmektedir. Tutanaktaki imza eksikliğinin giderilmesi için tamamen şekli olarak verilen bozma kararından bu yana yaklaşık 1 yıl geçmiştir ve sanıklar bulundukları cezaevlerinden ödenek yokluğu nedeniyle getirilemediği için karar verilememektedir. Davanın sürüncemede kalmasında; yasa değişikliği, yargının ağır iş yükü gibi ‘anlaşılabilir’ nedenlerin yanında, yargılamanın son celselerinde gündeme gelen

‘ödenek yokluğu’ gibi kabul edilemez gerekçelerle karşılaşılmaktadır. Yılın daha neredeyse yarısında ödeneği bittiği için adalet dağıtamayan bir yargı sistemi iflas etmiş demektir. Sanıkların mahkemeye getirilmesinde ihmal olup olmadığına ilişkin kuşkular nedeniyle Balıkçı’nın ailesinin avukatı aracılığı ile Adalet Bakanlığı’na yapılan başvuruya Ceyhan Savcılığı tarafından ödenek yokluğu nedeniyle sanığın gönderilemediği yanıtı verilmiş ve Bakanlık’tan yapılan ödenek taleplerine ilişkin belgelerin örnekleri sunulmuştur. Bu durum Anayasa’da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınan ‘adil yargılanma hakkının’ ihlali anlamına gelmektedir. Ülkemizin dünyada ayıplı bir ülke olarak anılmasına ve damgalanmasına neden olacak bu sorunun ivedilikle çözülmesini, 17 Eylül 2008 tarihinde Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak olan duruşmada tüm sanıkların hazır bulundurulmalarını talep ediyoruz.” <

elektrik mühendisliği, 435. sayı, ocak 2009 127

BALIKÇI’NIN MÜCADELESİ

YAŞIYOR

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Üyesi ve TEDAŞ Çalışanı Hasan Balıkçı, kaçak elektrik kullanımına karşı Adana’da yürüttüğü mücadele sonrasında sürgün gönderildiği Şanlıurfa’da hain bir saldırı sonucunda 18 Ekim 2002 tarihinde öldürülmesinin üzerinden 6 yıl geçti. EMO Adana ve İzmir Şubesi tarafından düzenlenen etkinliklerle Balıkçı’nın mücadelesinin yaşatıldığı vurguladı.

EMO Adana Şubesi tarafından 18 Ekim Cumartesi günü Hasan Balıkçı’yı anma etkinlikleri gerçekleştirildi. Aramızdan ayrılışının 6. yıldönümünde Hasan Balıkçı’yı anma etkinliklerinin ilki Kayışlı Köyü’nde bulunan mezarı başında gerçekleştirildi. Anma töreninde EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, EMO Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mak, EMO 38. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, Avukat Mustafa Çinkılıç, Adana EMO-Genç’ten Atakan Güzel, KESK MYK Üyesi Akman Şimşek, arkadaşı Ayhan Tuğcu ve eşi Şengül Balıkçı birer konuşma yaptılar.

Anma törenine, EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, EMO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tarık Öden, EMO Diyarbakır Şube Yönetim Kurulu Başkanı Nedim Tüzün, EMO Diyarbakır Yönetim Kurulu Üyesi Aktan Atlı, EMO İstanbul Şube Yönetim Kurulu üyeleri İsa Güngör ve Şahin Özgül, EMO İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yapıcı, EMO Adana Şube Yönetim Kurulu üyeleri, Makina Mühendisleri Odası Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Atıcı, TMMOB 39. Dönem İkinci Başkanı Hüseyin Yeşil, EMO 38. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, EMO 40. Dönem Denetleme Kurulu Üyesi Gıyasi Güngör, Avukat Mustafa Çinkılıç, KESK MYK Üyesi Akman Şimşek, demokratik kitle örgütü temsilcileri, ailesi, dostları ve sevenlerinin aralarında bulunduğu bir çok kişi katıldı.

Mezarlık ziyaretinin ardından Hasan Balıkçı Parkı ziyaret edildi. Aynı gün saat 16:00’da ise Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şubesi’nde “Enerji Politikaları, Özelleştirme ve Kamu Mücadelesi” paneli gerçekleştirildi.

128 elektrik mühendisliği, 435. sayı, ocak 2009

Panelde EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen ve Prof. Dr. Yüksel Akkaya birer konuşma yaptılar.

Hasan Balıkçı anısına 18 Ekim 2008 tarihinde İzmir Şube tarafından Hasan Balıkçı Parkı’nda kitlesel basın açıklaması yapıldı. EMO İzmir Şube Yönetim Kurulu adına EMO İzmir Şube Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Gülşen tarafından yapılan açıklamada, şöyle denildi:

“Bugün 18 Ekim 2008, bundan tam altı yıl önce 18 Ekim 2002 tarihinde Hasan Balıkçı katledildi. Hasan Balıkçı, kamunun haklarını savunduğu için, ‘kaçak elektriğe karşı mücadele veriyoruz’ diyerek sadece gecekondulardaki halkı işaret edenlere aldırmadığı için, en büyük kaçağın olduğu büyük tesisleri denetlediği için, ve kaçağı tespit edip üzerine gittiği için öldürüldü.

Hasan Balıkçı, görevini layıkıyla yerine getirdiği TEDAŞ Adana Müessese Müdürlüğü’ndeyken güya ‘geçici görevle’ gönderildiği Şanlıurfa’daki görevinin bitmesine az bir süre kala Urfa’da kaçak elektrik çetesi tarafından katledildi. Ölüm emrini verenler ve yerine getirenler, henüz 42 yaşındaki Hasan Balıkçı’yı eşi ve iki küçük kızından ayırmak için gözlerini bile kırpmadılar. Öldürülmesinin ardından cinayeti işleyenler ve azmettirenler kısa bir sürede yakalanmasına ve mahkeme tarafından katil zanlısına ağırlaştırılmış müebbet hapis, azmettirici ile yardım ve yataklık yapanlara müebbet hapis, katil zanlısına silah temin edene ise 16 yıl 8 ay hapis cezası verilmiş olmasına karşın dava 6 yıldır farklı gerekçelerle sürdürülmektedir. Son duruşmada, yüzlerine kararın okunması amacı

ile 4 sanık ödenek yetersizliği gerekçe gösterilerek mahkemeye yine aynı anda getirilememiştir. 17 Ekim 2008 tarihinde yapılan duruşmaya Malatya Cezaevi’nde bulunan ve silah temin etmek suçundan cezalandırılacak olan sanığın mahkemeye getirtilmemesi nedeni ile bir kez daha duruşma 28 Kasım 2008 tarihine ertelenmiştir.

Artık bu dava sonuçlanmalı, katiller cezasını bulmalıdır. Davanın sürüncemede kalmasına neden olanlar hakkında ise yasal işlem yapılmalıdır.”

Gülşen, açıklamasında Balıkçı’nın yürüttüğü hizmetleri anımsatarak, şöyle seslendi:

“Hasan Balıkçı; TEDAŞ’ta yürüttüğü yolsuzluk mücadelesinin yanı sıra Elektrik Mühendisleri Odası Adana Şubesi 7. Dönem Yönetim Kurulu Üyeliği, 8. Dönem Yönetim Kurulu Yazman Üyeliği, KESK Adana Enerji Yapı Yol Sen Kurucu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı, TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu Sekreterliği görevlerini de başarıyla yürütmüştü.

Balıkçı’nın yolsuzluk ve rüşvet mücadelesini sürdüren Elektrik Mühendisleri Odası, olayın ayrıntılı bir şekilde soruşturulması ve olaya ilişkin varsa kurum içerisindeki uzantılarının ortaya çıkartılması yönünde, TEDAŞ Genel Müdürlüğü nezdinde yaptığı girişimler şimdiye kadar yanıtsız kalmıştır. Kaçak elektrik konusunda rüşvet havuzundan beslenen, azmettiricileri koruyanlar hala soruşturulmamıştır.

Enerji sektöründe yaşanan yolsuzluk iddiaların gündeme gelmesine de katkı sağlayan ve Uluslararası Saydamlık Örgütü tarafından dünya çapında sadece 5 kişiye verilen 2004 Dürüstlük Ödülü’ne de layık görülen üyemiz, arkadaşımız Hasan Balıkçı’nın davasının takipçisi olmaya devam edeceğimizi ve mücadelesini sürdüreceğimizi kamuoyuna bir kez daha duyuruyoruz.” <

elektrik mühendisliği, 435. sayı, ocak 2009 129