Elektrik Mühendisliği · Sayı 436 · Temmuz 2009
İKTİD@RIN ELEKTRONİK GÖZLERİ
Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2009
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Bilgisayar, yazılım ve internet, Elektromanyetik alanlar ve sağlık
Anahtar kelimeler
- Foucault
- gözetim toplumu
- denetim mekanizmaları
- bilgi toplumu
- iktidar
- mahremiyet
Özet
Yazar, Michel Foucault'nun iktidar ve disiplin kuramından hareketle modern devlet ve kapitalist sistemlerin teknolojik araçlarla (kameralar, bilgi sistemleri, internet) bireyleri nasıl gözetim ve denetim altına aldığını tartışıyor. Gözetim toplumu, bilgi toplumu kavramı ve sermayenin küreselleşmesi bağlamında eleştirel bir değerlendirme sunulmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
İKTİD@RIN
ELEKTRONİK GÖZLERİ
M. Birkan Sarıfakıoğlu-Bilgisayar Mühendisi [email protected]
Günümüzde, teknolojinin ve buna bağlı olarak da kitle iletişim araçlarının baş döndürücü gelişimi, günlük yaşam üzerinde birçok kolaylıklar sağlamasına karşın; toplumsal, siyasal ve kültürel düzlemlerde çok boyutlu olarak tanımlanabilecek birçok sorunu da beraberinde getirmektedir.
Genel olarak kapitalist üretim ilişkileri ile örgütlenmiş modern devlet biçimlerinde bilginin, egemen sınıf tarafından kendi iktidar yapısının tesisine dönük merkezileştirilmesi, toplumun denetimini sağlamak amacıyla dezenforme ya da manipüle edilmesi veya standartlaştırılarak tek yanlı olarak “rasyonalize” edilmesi ve tüm bu sürecin yönetilenler tarafından mutlak gerçeklik olarak aklanması, bu
sorunlardan birkaçı olarak sıralanabilir. Buradan hareketle günümüzde iktidarlar, içinde yaşanılan toplumsal ve siyasal yapının yeniden üretimi için gerekli bilgiyi üretip taşıyacak “normal bireyler” (ya da özneler) ve aynı zamanda bu bireyleri kontrol altında tutacak kompleks disiplin, denetim ve gözetim mekanizmaları yaratmaktadırlar. Bundan dolayı bilgi ve teknoloji ile denetim/kontrol mekanizmaları sürekli değişiklik gösteren modern iktidarlar arasındaki ilişkinin çözümlenmesi önem arz etmektedir.
Modern İktidarın Çözümlenmesi
Geçmiş yüzyılın önemli filozoflarından biri olan Michel Foucault’a göre iktidar sadece, toplumun üstünde var olan ve
zor mekanizmaları ile bireylerin disiplinini sağlayan ve fiziksel olarak doğrudan bireyi muhatap alan kompakt yapıdaki üstyapı kurumları değildir. Foucault’a göre iktidar; mikrolaşmış, şekilsiz, iç içe geçmiş karmaşık şebekelerden oluşan çok boyutlu bir yapıya sahiptir ve üstelik modernleşmeyle birlikte toplumun sosyal, zihinsel ve bedensel tüm ilişkilerine kadar sirayet etmiştir. Ve iktidar kendisini, ancak özneleş[tiril]miş “özgür” bireyler yaratarak mümkün kılmaktadır. İrrasyonel ya da anormal olma potansiyeline sahip bireyi ise okul, aile, kışla, mahkeme, tımarhane, hapishane, hastane gibi rasyonel kurumlar aracılığıyla normalleştirmeye çalışarak bir disiplin toplumu var etmektedir. Fakat bu disipliner kurum ve teknikler, iktidarlar için kendilerini yeniden üretmede yeterli görülmemektedir; o nedenle mevcut yapının sürekliliğine e bekaasına tehdit unsuru oluşturabilecek marjinal/muhalif öğelerin öncelikle gözetlenerek tespit edilmesi ve ardından kontrol altına alınması için bir denetim-gözetim toplumunun tesisine htiyaç duyulmaktadır.
Denetim-Gözetim
Denetim-gözetim paradigmasına göre modern iktidarlar, bireyi sistem içeriinde en verimli şekilde kullanabilmeyi amaçlarlar. Bireyi en verimli şekilde kullanabilmenin yolu ise onu; bedeni, uhu ve tüm faaliyetleri ile bilinebilir, hesaplanabilir (istatistik verisi olarak)
elektrik mühendisliği, 436. sayı, haziran 2009 29
bir nesne haline getirmekten geçer. Zira modern çağda devlet tarafından künyesi tutulan birey, yeni kurum ve teknikler yoluyla gözetime tabi tutulmuş, sicil kayıtları yaratılarak fişlenip güncellenmiş, merkezileşmiş bilgi matrislerine (arşivleme) sürekli aktarılarak depolanmış ve depolanmaktadır. Buna göre modern iktidarın rasyonalize edilmiş tüm bilme ve beğeni biçimlerine kadar belirlenmiş ve standartlaşmış normların ve bunların taşıyıcısı olarak “özgür bireylerin” yeniden üretimi için her şey toplanmış olmaktadır. Bunun sonrasında da analiz edilerek yeniden şekillenen ilişki ve bilme biçimlerinin kitleselleşmiş teknolojik iletişim ağları (medya) ve bunları kullanan “özgür bireyler” ile tekrar topluma sunulması ve tekrar sınanmasını içeren “yinelemeli döngü”sü en verimli (karlı) yapıya doğru evrilmeye devam edecektir.
Yukarıdaki çözümlemelere dayanarak bu teknolojik temelli iktidar mekanizmaların neler olabileceğini görebilmek zor olmayacaktır. En ilkel yapıdaki donamın aygıtlarından (kamera, telefon, RFID dedektörler vb.); akıllı, öğrenen ve karar verebilen en gelişmiş teknolojideki donanım ve analitik yazılım teknolojilerinin (Yapay Zeka, Karar Destek Sistemleri vb.) entegre sistemlerine kadar toplumun bugün büyük bir kuşatmanın içinde olduğu aşikardır. Gözetim ve denetim kaynakları olarak;
sokak kameraları, telefon, İnternet vb. araçlarla saptama ve veri toplama işlemleri, nüfus bilgi sistemleri, adli sicil bilgi sistemleri, adres bilgi sistemleri, hastane bilgi sistemleri vb. entegre sistemlerle kayıt altına alma işlemleri bir iktidar biçimi olarak devlet kurumları tarafından sürekli işletilerek verili yapı içerisindeki anormaller tespit edilip kontrol altına alınmaktadır. Buradan elde ettiği ampirik veriler doğrultusunda iktidar, bireyin (ya da öznenin) bedenini ve zihnini, mevcut üretim tarzının ihtiyaçlarına uygun düşecek bir şekilde kamuoyunun karşısına nüfus, sağlık, güvenlik ve eğitim politikaları şeklinde sunmaktadır.
Elbette ki teknolojik belirleyiciliğin hakim olduğu bir düzlemde bilgi sahibi olanın iktidar sahibi olması anlamı çıkarılabilir. Dolayısıyla iktidarın denetim-gözetim paradigmasını modern devletin kurumsallaşmış yapılarından menkul görmek ve egemen sınıfın üretim tarzı ve ilişkilerinden yalıtmak eksik bir çözümleme olacaktır. Sermayenin küreselleştiği günümüz küresel kapitalizm koşullarında şirketlerin birçoğu sermaye akışını gerçekleştirdiği ülkenin devlet aygıtının denetleyemeyeceği veri toplamadan analize, analizden karar vermeye hatta “özgür birey” tarafından henüz gerçekleşmemiş bir faaliyetin belirli risk oranları ölçüsünde öngörüsünü yapabilecek ileri teknolojik sistemlere sahiptir.
sivil toplum alanının ve sivil toplumcu düşünce hareketlerinin genişlemesi ile düzenlenebileceği ve çözüme kavuşabileceği düşüncesinin hayat bulduğu zemini yitirmeye başladığı rahatlıkla söylenebilmektedir.
Yararlanılan Kaynaklar
Michel Foucault, “Büyük Kapatılma: Seçme Yazılar 3” Herbert Marcuse, “Tek Boyutlu İnsan” Theodor W. Adorno, “Kültür Endüstrisi
- Kültür Yönetimi” <
Sonuç Yerine
Tüm bu modern iktidar mekanizmaarının kuşatması altında nesneleşen bireyin özgürlüğünden, küreselleşen e hizmet sektörüne evrilen endüstri oplumunun bir tezahürü olduğu görmezden gelinerek gündeme getirilen bilgi toplumu kavramının bir devrim olarak görülmesinden bahsetmek mümkün değildir. Siyasal, ekonomik, deolojik iktidar biçimlerinin iç içe geçtiği günümüz kapitalist toplumunda şekillenen ve yeniden üretilen oplumsal ilişkilerin gün geçtikçe aralan ve sönümlenmeye başlayan
30 elektrik mühendisliği, 436. sayı, haziran 2009