Elektrik Mühendisliği · Sayı 436 · Temmuz 2009
EMO'dan
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2009
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Nükleer enerji, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Taner Yıldız
- TETAŞ ihalesi
- nükleer santral
- enerji piyasası
- IMF
- elektrik arz güvenliği
Özet
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, ekonomik kriz koşullarında enerji politikalarının piyasalaşmasını, nükleer santral ihalesindeki hukuksuzlukları ve dönemin gündemindeki oda faaliyetlerini değerlendiriyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Musa Çeçen-EMO 41. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı [email protected]
Merhaba,
Belki biraz sıkıntılı, biraz buruk da olsak 436. sayımızla tekrar buluştuk. Üzerinde yaşadığımız topraklarda esnaf, çiftçi, ücretli çalışanlar ve mühendisler için ne yazık ki işler iyi gitmiyor. Buna karşın halkın içine kapanmak yerine, sorunlarının çözümüne yönelik olarak örgütlülüğü keşfetmesi için henüz erken görünüyor. Yaşanan bunca talan, vurgun ve ahlaksızlığa karşın “çalsın ama hizmet de etsin” diyerek hoşgörü kavramının sınırlarını zorlayan, bu güzel ama zor ülkenin sakin halkı ve mesleğimizin çıkarlarını korumak için çabamız dün olduğu gibi bugün de sürüyor.
Küresel kapitalist krize katlanmaktan başka çaremiz olmadığı söyleniyor. Krizin teğet geçmediğinin iyice belirginleştiği, işsizlik, yoksunluk ve yoksulluğun derinleştiği bugünlerde yine IMF kapılarında nöbet tutulurken, çok sayıda meslektaşımız da bu olumsuzluğun yarattığı açık ve gizli işsizliğin pençesinde kıvranıyor.
Her kesimin çare olarak öne sürdüğü çözümler farklı olsa da, 2001 krizi sonrası içinde üst birliğimiz TMMOB’nin de yer aldığı Emek Politikaları Sempozyumu’nda tanımlanan emekçiden, halktan yana çözüm önerileri ise hala değerlendirilmeyi bekliyor. Elli yıldan bu yana uygulanan sağ ve liberal politikaların bu ülkeyi ne hale getirdiği ortadayken, yanlış ve sermaye yanlısı politikalarda ısrar ediliyor.
Enerji alanında dışa bağımlılık artmış, bu alan lobilerin faaliyet yürüttüğü bir alan haline gelmiştir. Kamu kurumlarının içi boşaltılmış ve kadrolar zayıflatılmıştır. Cumhuriyetin kurulduğu günden bu yana kamu kurumlarındaki mühendislik birikimi yok edilmiştir. Gelinen açmazda niyet ve ihtiyaç olsa dahi kamunun ciddi bir atılıma girmesi de zora sokulmuştur. Arz güvenliği ve planlamanın yok edildiği enerji alanı bilimsel gerçeklerin ötesinde rantın kotarıldığı finansal bir piyasaya dönüştürülmüş, spekülatif eylem ve manipülasyonların alanı haline getirilmiştir. Gelinen noktada enerji alanı krizlere açık, kırılgan bir hale gelirken, tekellere ve yabancı sermayeye açık bir pazar haline sokulmuştur. Piyasalaşma ısrarının sürdürülmesi durumunda Türkiye’nin yakın gelecekte ciddi kamu zararı ve yoksunluklarla karşı karşıya kalması kaçınılmaz olacaktır.
Seçimlerin ardından yapılan kabine revizyonunda Enerji Bakanı Hilmi Güler yerini Taner Yıldız’a bıraktı. Taze Enerji Bakanı Taner Yıldız da mevcut piyasacı uygulamaları sürdürmek üzere görevdedir. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da katıldığı bir konferansta sarf ettiği sözler durumu açıklamaya yeterlidir; “kamu üzerinden özel sektör yatırımlarına kaynak aktarılmasının kaçınılmaz olduğunu, ancak bunun hukuka uygun olarak yapılacağını” açıklamıştır.
Oysa yeni-liberal politikaların dayatılmasının sonucunda ne rekabet, ne de ucuzluk oluşmuş, tersine sürekli artan enerji fiyatları ve elektrik açığı sorunu ile takke düşmüş, kel görünmüştür. Bu kez AKP’nin imdadına küresel kapitalizmin krizi ile sanayi üretiminde yaşanan düşüşün elektrik tüketimini azaltması yetişmiş görünmektedir. Kriz gecikseydi 2009 yılı elektrik arz güvenliğinin tüm ülkeyi elektrik kesintileriyle kasıp kavuracağı bir dönem olarak ortaya çıkacaktı. Bu durum en azından iki yıl ötelenmiş görünmektedir.
AKP İktidarı nükleer santral kurulması konusunda hukuk ve etik değerleri ayaklar altına alarak inadını sürdürüyor. Yarışma adlı ihalede verilen 21.5 sent/kWh’lık birim fiyat nükleer santraların ucuz enerji üreteceği söylemini tuz buz etti. Tek firmanın yarıştığı yarışma bittikten sonra verilen 15 sent/kWh’lık fiyatın önce değerlendirmeye alınamayacağı bizzat dönemin enerji bakanının ağzından açıklanmışsa da, daha sonra TETAŞ İhale Komisyonu’na baskı yapıldığı ortaya çıktı. İhalenin iptal edilmesi yönündeki talebimize yanıt verilmemesi üzerine 7 Mayıs 2009 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Gelişmeleri izleyecek, yasamızın bize verdiği görev ve sorumluluk çerçevesinde mücadele edeceğiz.
Bursa Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi’nde 26 Mayıs 2009 tarihinde 9 yurttaşımızın yaşamına mal olan yangını mercek altına aldık. Yargılama sürecinde kamu yanında müdahil olarak katılma talebimizi ileteceğiz.
Ulusal Elektrik Tesisat Kongresi (UETK); içinde dört sempozyum ve bir çalıştayla 7-10 Mayıs 2009 tarihlerinde EMO İzmir Şubemiz tarafından gerçekleştirildi. UETK, Ebito Fuar etkinliği ile paralel olarak gerçekleştirildi. İlk defa düzenlenen kongre katılımcılar tarafından da başarılı bulundu.
3. Enerji Verimliliği ve Kalitesi (EVK) Sempozyumu, EMO Kocaeli Şubemiz tarafından Kocaeli ve Sakarya üniversiteleri desteği ile 21-22 Mayıs 2009 tarihlerinde gerçekleştirildi. Etkinlikte özellikle enerji verimliliği alanındaki düzenlemeler yoğun olarak tartışıldı.
Odamız Samsun Şubesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü işbirliğiyle düzenlenen 2. Rüzgar Enerjisi Sempozyumu (RÜGES 2009) 4-5 Haziran 2009 tarihlerinde gerçekleştirildi. İlki 2001 yılında EMO ve MMO İzmir şubeleri tarafından uluslararası olarak gerçekleştirilen etkinlikte ülkemizin rüzgar enerjisi potansiyeli, sektörün sorunları ve fırsatlar geniş bir şekilde irdelendi.
Son dönemde çokça tartışılan ve haberleşme alanında tam bir gözaltına alındığımız “telefon dinleme” olarak kamuoyunu sarsan konuyu “İletişim Özgürlüğüne Müdahale Raporu (2009) Elektronik Gözaltı Dünyası: e-Gözaltı” raporu ile işledik. Bu rapor ile haberleşme özgürlüğü, güvenliği ve gizliliğine yapılan saldırının boyutlarını kamuoyuna sunduk. Rapora dergimizde de dosya konusu olarak yer vererek, daha geniş bir kitleye ulaştırmayı hedefledik.
Dostluk ve barış içinde kalın.
8 elektrik mühendisliği, 436. sayı, haziran 2009