Elektrik Mühendisliği · Sayı 439 · Temmuz 2010
ASANSÖR SEMPOZYUMU GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2010
- Sayfa
- 4
- Okuma süresi
- 9 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik
İlgili: Mevzuat ve hukuk, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Asansör Sempozyumu
- EMO İzmir Şubesi
- MMO İzmir Şubesi
- INELEX Asansör Fuarı
- asansör denetimi
- Asansör Yönetmeliği
Özet
EMO ve MMO İzmir şubelerinin düzenlediği Asansör Sempozyumu 2010'da asansörlerde enerji verimliliği, denetim eksiklikleri ve mevzuat sorunları ele alındı; konuşmacılar özelleştirme, TMMOB üzerindeki baskılar ve nükleer enerji politikalarına da değindi.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Asansörlerde enerji verimliliği masaya yatırıldı…
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi ve Makina Mühendisleri Odası (MMO) İzmir Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlenen Asansör Sempozyumu 2010 ve Efor Fuarcılık tarafından düzenlenen INELEX Asansör Fuarı, Kültürpark İzmir Fuar Alanı’nda 21-23 Mayıs 2010 tarihlerinde gerçekleştirildi.
INELEX 2010 Asansör Fuarı ve Asansör Sempozyumu açılış törenine, İzmir Vali Yardımcısı Mustafa Erdoğan, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Sırrı Aydoğan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sanayi Genel Müdür Yardımcısı Zühtü Bakır, EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, MMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, Ege Bölgesi
Sanayi Odası (EBSO) Meclis Başkanı Mehmet Tiryaki, Ege Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği (EAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanvekili Yüksel Gül, Efor Fuarcılık Genel Müdürü Nuray Eyigele, MMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özsakarya ve EMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Gülşen katılarak, konuşma yaptılar.
Sempozyum açılışında konuşan EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, nüfusun belirli alanlarda artmasının yüksek yapılaşmaya sebep olduğuna dikkat çekti. İnsanların yerleşimi dikey olarak planlayarak, buna uygun araçlar geliştirdiğini ifade eden Göltaş, şöyle konuştu:
“Su ve buhar gücüyle çalışan asansörlerden, günümüzde kontrol sistemleri ile günün belli saatlerinde yoğunluğa göre daha hızlı ulaşım sağlayan asansörlere, yürüyen merdivenlere gelinmiş, yüzlerce metre uzunlukta binalar insanlığın kullanımına girmiştir. Artık dikey
elektrik mühendisliği, 439. sayı, temmuz 2010 105
yapılaşmanın zorlaması ile asansör sektörü olgunlaşmış ve insanlar için neredeyse bir otomotiv, bir beyaz eşya sektörü kadar önemli bir işleve sahip olmuştur. Yakın geçmişten bugün ve geleceğe yoğun kullanımı nedeniyle kamu sağlığı ve güvenliği kapsamına giren asansörlerin mühendislik faaliyeti olarak projelendirilmesinden üretim, montaj ve bakımına kadar ciddi düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. ”
Göltaş, 2008 yılında yapılan Asansör Sempozyumu’nun sonuç bildirgesinden şu alıntıya yer verdi:
“Günümüzde her alanda olduğu gibi asansör teknolojileri alanında da çok hızlı bir gelişme ve değişim yaşanmaktadır. Bu gelişmelere uyum sağlamak, ürün ve hizmet kalitesini arttırmak, rekabet edebilme gücünü sürekli olarak sağlayabilmek için sektörde bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarına sahip nitelikli insan gücüne gereksinim vardır. Nitelikli insan gücü sağlamak konusunda üniversiteler, ara teknik eleman yetiştiren okullara ve meslek odalarına önemli görevler düşmektedir. Üniversitelerin ilgili bölümlerinde asansör teknolojisi seçmeli ders olarak yer almalı, meslek liselerinde ve meslek yüksek okullarında bu alandaki ders sayıları arttırılmalıdır.”
Cengiz Göltaş, konuşmasında teknoloji fakülteleri kurulmasıyla mühendislik
alanında ve ara teknik eleman yetiştirilmesi açısından yaşanan karmaşaya da değinerek, şunları söyledi:
“2008 yılında bizler, asansör sektöründeki hizmet kalitesi ve istihdamın arttırılmasına dönük meslek liseleri ve meslek yüksek okullarının eğitimlerinin geliştirilmesine vurgu yaparken, 2010 yılında AKP Hükümeti’nin popülist bir yaklaşımla mesleki ve teknik eğitim fakültelerini ‘Teknoloji Fakülteleri’ne dönüştürmek için YÖK eliyle yeni düzenlemelere gittiğini görmekteyiz. Üniversitelerde deyim yerindeyse tabela değişikliği ile hiçbir mantığı olmadan yapılan bu yeni düzenleme ile bir yandan mühendislik alanlarımız bir karmaşaya itilirken, ülkemiz ara teknik eleman sorunu seçimlere dönük kuralsız bir yaklaşımla traji komik bir şekilde kökünden halledilmiş oluyor.”
“Özelleştirme İşsiz Yaratıyor”
Konuşmasında ekonomik krize de değinen Göltaş, krizin faturasının emekçi kesimlere ödetilmeye çalışıldığına ve artan işsizlik oranlarına dikkat çekti. “Cumhuriyet tarihinin en özelleştirmeci iktidarı” olarak nitelendirdiği AKP döneminde işsizliğin toplumsal yaşamı tahrip edecek boyutlara ulaştığını kaydeden Göltaş, Türk Telekom örneğini vererek, “Türk Telekom bünyesinde özelleştirme öncesi
2005 yılında 51 bin 737 olan çalışan sayısı, 2009 yılı itibarıyla yüzde 47’lik gerileme sonucunda 27 bin 530’a kadar düşmüştür. Yani yalnızca Türk Telekom’da yaşanan istihdam kaybı 24 bin 207’dir” dedi.
Serbest piyasa ekonomisi adı altında çalışanların sadece yoksullaşmadığını aynı zamanda iş ve yaşam güvencelerinin tehdit altında olduğunu vurgulayan Göltaş, “Geçtiğimiz günlerde Zonguldak’ta yaşadığımız madencilik kazası ile kaybettiğimiz emekçiler, kamusal denetimin önemini yok sayan ve ben yaptım oldu diyen serbest piyasaya biat etme anlayışının acı bir örneğini oluşturmaktadır” dedi.
Tekel işçilerinin direnişinin sınıf mücadelesinin yeni dönemine ışık tuttuğunu kaydeden Göltaş, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ergin Yıldızoğlu’nun “Artık yalnızca tek bir dünya var: Türk, Kürt, Laz, Müslüman (Sünni, Alevi) diğer dinlerden olanlar, ateistler; hepsi tüm farklarına karşın aynı dünyaya aitler. Bu dünyada ya emek tarafında yer alıyorlar ya da sermaye tarafında” sözlerini katılımcılara aktardı.
“TMMOB Üzerindeki Baskı Artıyor”
AKP’nin tüm kurumları kendi önceliklerine uygun olarak yapılandırmaya çalıştığını belirten Göltaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir yandan Anayasa değişikliği adı altında hak ve özgürlüklerin
106 elektrik mühendisliği, 439. sayı, temmuz 2010
geliştirilmesinden söz edilirken, diğer yandan farklı düşünenin baskı altına alındığı, toplumsal tepkilerin yok sayılarak farklı düşünceye tahammülsüzlüğün yaşandığı, Kürt Sorunu’nun çözümünde barış içerisinde bir arada yaşama talebinin baskı ve şiddet ortamıyla belirsizliğe sürüklendiği, üniversitelerden yargıya, sendikalardan meslek odalarına kadar farklı düşünenin sesinin kesilmeye çalışıldığı bir süreçten geçiyoruz. AKP eliyle düğmeye basılan bu dönemde TMMOB’ye dönük saldırılar da artarak sürmektedir. Devlet Denetleme Kurulu’nun inceleme raporu ve son olarak Bayındırlık Bakanlığı Teftiş Kurulu’nca ileri sürülen asılsız iddialar şimdi sırada meslek alanımızın olduğunu göstermekte. Son yıllarda TMMOB faaliyetlerinin denetim altına alınmaya çalışılması tesadüf değildir. Bugün ülkemizde demokrasi ve özgürlük alanlarını korumak için tüm duyarlı kesimlerin seslerini daha gür ve birlikte çıkarması ile bu gerici baskı düzeni önlenebilecektir.”
Nükleer Anlaşmaya Salı Pazarı Benzetmesi
AKP’nin nükleer santral kurma konusundaki ısrarına dikkat çeken Göltaş, “salı pazarına tezgah kurar” gibi nükleer santral kurulmaya çalışıldığını söyledi. “Nükleer teknolojiye sahip olmak ayrı bir konudur. Nükleer teknolojinin altyapısını hazırlamadan, bu konuda halen çeşitli ülkelerde yapılmakta olan araştırmalara katılmadan, geliştirilmekte olan yeni teknolojileri öğrenmeden ve öğrendiklerini ülkede uygulayacak nitelikte yeterli eleman yetiştirmeden mümkün değildir” diyen Göltaş, nükleer santralların atık sorunlarına da halen çözüm bulunamadığına dikkat çekti. Cengiz Göltaş, enerjide yüzde 72’ye çıkan dışa bağımlılık sorununun nükleer santrallar ile çözülemeyeceğinin altını çizdi. Göltaş, temiz teknolojilere yatırım yapılan yeni bir üretim anlayışı için yeni bir kamusal iradenin yaratılması gerektiğini vurguladı.
Asansörlerin Yüzde 88,3’ü Denetlenmiyor
MMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar ise açılış konuşmasına MMO’nun asansör alanında yaptığı çalışmaları anlatarak başladı. MMO’nun her yıl güncellenen “Asansörlerde Durum Raporu, Uygulamalar ve Yapılması Gerekenler” adlı çalışma ile yeni gelişmeleri ve sorunlara ilişkin çözüm önerilerini kamuoyu ile paylaştığını aktaran Çakar, asansör avan proje hazırlama konusunda 4 bin 451, asansör uygulamaları konusunda ise 2 bin 982 MMO üyesinin uzmanlaştığını kaydetti. Yılda ortalama 7-15 bin asansör ve 400 yürüyen merdiven kurulumu yapıldığını ve işletmedeki 175 bin civarında asansörün bakım ve onarımının gerçekleştirildiğini kaydeden Çakar, asansör sektörünün yıllık yaklaşık 1 milyar dolarlık hacme ulaştığını belirtti.
EMO ve MMO’nun duyarlı belediyeler ile imzalan protokoller kapsamında periyodik kontrol hizmeti verdiğini kaydeden Çakar sözlerini şöyle sürdürdü:
“Odalarımızca son 6 yılda toplam 19 ilde 38 belediye sınırları içinde yapılan denetim ortalamasında asansörlerin yüzde 68.4’ünün sorunlu olduğu tespit edilmiştir. Ancak toplam asansör sayısı içinde yapılan denetim baz alındığında sorun daha da büyümektedir. Örneğin 20082009’da kullanımda olan yaklaşık 175 bin asansörden yalnızca yüzde 11.6’sı kontrol edilmiş; yüzde 88.3’ü ise kamu denetiminden tamamen yoksundur.”
Yerli Asansör Sanayi Baltalandı
Son 15 yılda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından 4 adet Asansör Yönetmeliği yayımlandığına dikkat çeken Çakar, 15 Şubat 2003 tarihli yönetmelik ile meslek odalarının ve mühendislerin sürecin dışına itildiğini kaydetti. Çakar, imalat, montaj ve bakım firmalarında mühendis istihdamına yönelik açıklık getirilmemesini eleştirdi. Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliği’nde de tüm girişmelere rağmen
meslek odalarının ve mühendislerin konumunun netleştirilmediğini ifade eden Çakar, şöyle konuştu:
“Odalarımızın bu konuda sunduğu bir taslak da söz konusu iken bilim, mühendislik ve kamu denetimini dışlayan böylesi bir düzenleme, asansörler konusunda denetim eksikliğinden kaynaklı can ve mal kayıpları ile standart dışı uygulamaları daha da artıracak olmasının yanı sıra ulusal asansör sanayimizi baltalamış, sektörde hizmet veren yüzlerce mühendis işinden olmuştur.”
Gülşen, Mevzuat Karmaşasına Dikkat Çekti
EMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Gülşen ise açılış konuşmasında, asansörler konusundaki farklı düzenlemelere dikkat çekerek, şöyle konuştu:
“Ülkemizde İmar Kanunu ve Tip İmar Yönetmeliği’nin yanı sıra, 15 büyükşehir belediyesinin 12’sinde ayrıca ‘Büyükşehir İmar Yönetmeliği’ yer almaktadır. Tip İmar Yönetmeliği ve Büyükşehir İmar Yönetmelikleri’nin asansör de dahil olmak üzere bir çok teknik konuda farklı düzenlemeleri içerdiği de gözlenmektedir. Özellikle teknik konulardaki farklılıkların giderilmesi ve bu konuların ortaklaştırılması için İmar Kanunu’nu ve bağlı yönetmeliklerinde bir düzenlemeye gidilmesi gereği vurgulanmasına karşın ne yazık ki bu konuda herhangi bir gelişme yaşanmamıştır.
elektrik mühendisliği, 439. sayı, temmuz 2010 107
Diğer yandan Asansör Yönetmeliği’nde halen kullanılmakta olan asansörlere ilişkin bir yaptırım bulunmamasına karşın mevcut asansörlerin iyileştirilmesi için Odalarımız temsilcilerinin de yer aldığı Asansör Teknik Komitesi tarafından çalışmaların başlatılmış olması sevindiricidir.”
“Eski Asansörler Yönetmeliğe Uygun Hale Getirilmeli”
MMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özsakarya ise belediyelerle yapılan protokoller kapsamında bu yıl İzmir’de 15 bine yakın asansörün kontrolünün gerçekleştirileceğini belirterek, “Yasa gereği 2012 yılında belediyelerimiz asansörlerin kontrollerini onaylanmış kuruluşlara yaptırmak zorunda olacaktır. Odalarımızın bilgi ve deneyimi ile kontrol çalışmalarında yine aktif rol alacağına inanıyoruz” dedi.
2008 yılında gerçekleştirilen Asansör Sempozyumu’nda “Asansör Tesis İşletme ve Bakım Yönetmeliği’nin” acilen çıkarılmasının istendiğini anımsatan Özsakarya şöyle konuştu:
“Sempozyumda ortaklaştırdığımız görüşlerle oluşturduğumuz taslak yönetmeliği bakanlığa sunduk. Yönetmelik 2009 yılı Mayıs ayında, yani tam bir yıl sonra yayınlanarak yürürlüğe girdi. Hala mevzuat eksikleri olmasına karşın, Tesis İşletme ve Bakım Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesini önemli bir adım olarak kabul ediyoruz. Bu yıl ise sempozyumumuzun ana teması ‘Asansörlerde Enerji Verimliliği’ olarak belirlenmiştir. Hedefimiz eski asansörlerin tamamının yeni standartlara ve yönetmeliğe uygun hale getirilmesidir. Bu çalışmanın yapılmasında merkezi ve yerel yönetimlerin odalarımızla işbirliği yapmaları önemlidir. Bu süreçte elektrik ve makina mühendisliği uzmanlıklarından azami ölçüde yararlanılmalıdır.”
“Uyarılar Kulak Ardı Ediliyor”
İşçi sağlığı ve iş güvenliği politikalarının bir türlü uygulamaya geçirilmediğini ifade eden Özsakarya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Zonguldak’ta 30 madencimizi daha iş cinayetine kurban verdik. Yürekler parçalandı. Siyasi erkanın mesajı ise başsağlığı ve üzüntü bildirmekten öteye geçmedi. İşçi sağlığı ve iş güvenliği politikalarını bir türlü uygulamaya geçirmeyen, denetlemeyen siyasi iktidar, diğer yandan taşeronlaştırma ve güvencesiz çalıştırma ile iş kazalarına adeta davetiye çıkarmaktadır. İş kazalarını ‘kader’ diye kabul eden bir anlayışa ülkemizin geleceği teslim edilebilir mi? Ülkemiz iş kazalarında ölüm oranıyla dünya ülkeleri içinde ilk sıraya kadar yükselmiştir. Odalarımız, madenlerde, tersanelerde, tüm üretim alanlarında iş kazalarının önlenmesine yönelik raporlarını, önerilerini; dosyalar, kitaplar dolusu dokümanla başta siyasi yöneticiler olmak üzere tüm ilgili ve yetkili kişi, kurum ve kuruluşlara defalarca ulaştırmıştır. Ne yazık ki bu önerilerimize kulak tıkayan anlayışı değiştirmek mümkün olamamıştır.”
Çocuklara Asansör Eğitimi
Sempozyum boyunca 7 oturumda 27 bildiri, 1 panel, 3 çalıştay, 5 kurs, ilköğretim çağındaki çocukların bilinçlendirilmesi amacıyla “asansör ve yürüyen merdivenlerin güvenli kullanımı” konusunda eğitim çalışması gerçekleştirildi.
Sempozyum katılımcıları, sempozyuma paralel olarak düzenlenen Asansör ve Asansör Teknoloji Fuarı’nı da ziyaret ederek, yeni ürün ve teknolojileri de görme olanağı buldular.
Asansör Sempozyumu Kurumsal Logo Yarışması’nda yarışmada dereceye giren eserler sergi alanda 3 gün boyunca sergilendi. Sempozyumun üçüncü günü logo yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi.
“Asansörlerde Enerji Verimliliği” temasıyla düzenlenen sempozyumun oturumlarında asansör alanında bilimsel, teknik ve Ar-Ge kapsamında sektörel ve akademik çalışmaların yanı sıra mevzuat, eğitim ve uygulamaya ilişkin özgün bilgi ve deneyimlerin paylaşıldığı ortamlar yaratıldı.
Sempozyum kapsamında düzenlenen “Asansörlerde Enerji Verimliliği Uygulamaları ve Mevzuatların Geliştirilmesine Yönelik Öneriler” başlıklı panelde ise TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, MMO, EMO ve Türkiye Asansör Platformu temsilcilerinin katılımıyla konu ayrıntılı olarak tartışılarak, görüş ve öneriler paylaşıldı.
Sempozyum kapsamında düzenlenen 3 adet çalıştayda “Mevcut Asansörlerin İyileştirilmesi ve Güvenliğinin Arttırılması”, “Asansörlerin Yapıya Kattığı Değer” ve “Asansör Mühendisliği” konuları ilgili tüm tarafların katılımıyla ayrıntılı olarak tartışılarak yeni görüş ve öneriler ortaya konuldu. <
108 elektrik mühendisliği, 439. sayı, temmuz 2010