Mevzuat ve hukuk
Yasalar, yönetmelikler, standartlar, yargı kararları ve davalar; mevzuatın kendisinin incelendiği yazılar.
Yıllara göre
Tüm yıllarBir döneme tıklayarak yazıları o yıllarla sınırlayın.
Sık geçen konular
-
BİRLEŞİK TAŞIMACILIK ÇALIŞANLARI SENDİKASI (BTS)’NİN HAZIRLADIĞI “YÜKSEK HIZLI TREN FACİASI RAPORU”
Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası'nın 13 Aralık 2018'de Ankara-Konya hattında yaşanan YHT faciasına ilişkin hazırladığı raporda, demiryollarının serbestleştirilmesi, personel yetersizliği, sinyalizasyon eksikliği ve taşeronlaşmanın kazaya yol açan yapısal nedenler olduğu vurgulanıyor. Rapor, demiryolu işletmeciliğinin kamu hizmeti anlayışıyla yeniden yapılandırılmasını ve bakım-onarım işlerinin kurum bünyesinde yürütülmesini talep ediyor.
-
ODAMIZIN TARİHİNDEN: Ne Söylemiştik?
EMO'nun geçmiş yayınlarından derlenen bu yazı, 2004 Pamukova tren faciası sonrası EMO Ankara Şubesi Haber Bülteni'nde yayımlanan ve TCDD'nin hızlandırılmış tren projesindeki ihmalleri, kazadan sonraki siyasi tartışmaları ve önceden uyarılara rağmen alınmayan önlemleri eleştiren yazıyı yeniden gündeme getiriyor.
-
TÜRK TELEKOM ÖZELLEŞTİRMESİ FİYASKOYLA SONUÇLANDI; YÖNETİM BANKALARA GEÇTİ.
EMO, Türk Telekom'un yüzde 55 hissesinin OTAŞ'ın banka borçları nedeniyle bankaların kurduğu ortak girişim şirketine geçmesini özelleştirme sürecinin fiyaskoyla sonuçlandığının kanıtı olarak değerlendiriyor ve TT'nin kamulaştırılmasını talep ediyor. Yazıda özelleştirme sürecinin kronolojisi, borçlanma mekanizmaları ve sorumluların hesap vermesi gerektiği vurgulanıyor.
-
TÜRK TELEKOM ÖZELLEŞTİRMESİNİN HAZİN TARİHİ
Yazı, Türk Telekom'un özelleştirilmesinde Oger Grubu'nun hisseleri rehin göstererek özelleştirme bedelini ödemesinin ve sonrasında borç batağına düşmesinin, kamu-imtiyaz sözleşmesi ve mevzuat açısından hukuki boyutlarını eleştirel biçimde ele alıyor. Danıştay kararları, Ana Sözleşme değişiklikleri ve finansal raporlar üzerinden özelleştirme sürecindeki usulsüzlükler ve Hazine'nin altın hisse yetkisinin nasıl kullanıldığı tartışılıyor.
-
DEMOKRATİK TÜRKİYE MÜCADELESİNDE TMMOB
TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Cengiz Göltaş, TMMOB'nin tarihsel gelişimini ve baskıcı siyasi süreçlerde karşılaştığı hukuki-idari saldırıları değerlendirerek örgütün demokrasi, emek ve kamusal hizmet savunusundaki tutumunu ortaya koyuyor.
-
EMO`DAN
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası otoriterleşme, OHAL ve kamu kurumlarının özelleştirilmesine yönelik gelişmeleri değerlendirirken, EMO'nun mesleki alanlardaki çalışmalarına (asansör belgelendirme, norm geliştirme merkezi, elektrikli araçlar yönetmeliği) ilişkin bilgi veriyor.
-
KAYIP ve KAÇAK HEDEFLERİ TEPETAKLAK
EMO'nun basın açıklaması, elektrik dağıtım özelleştirmelerinde kamuya vaat edilen kayıp-kaçak hedeflerinin tutturulamadığını, ikinci uygulama dönemi için hedeflerin yükseltildiğini ve şirketlerin bu yolla fazladan tahsilat yapma olanağı bulduğunu bölgesel verilerle ortaya koyuyor.
-
KALEM KALEM FATURA, BU OYUNU UNUTMA!
EMO, elektrik dağıtım şirketlerinin kayıp-kaçak bedelindeki indirimleri dağıtım bedeline giydirerek gizli zam yaptığını ve TEİAŞ'ın iletim payının da dağıtım şirketlerine aktarıldığını tespitleriyle ortaya koyuyor; EPDK'ya denetim çağrısı yapılıyor.
-
AKP’DEN ADRESE TESLİM YASA ARAYIŞI
EMO, AKP milletvekillerince Meclis'e sunulan torba yasa teklifi ve hükümet tasarısıyla kayıp-kaçak bedellerinin yurttaşlara yansıtılmasının yasallaştırılmak istenmesini eleştiriyor; dağıtım şirketlerinin muhasebe oyunları ve özelleştirme sürecindeki adaletsizlikleri değerlendiriyor.
-
EDİTÖRDEN-SOMA’YI UNUTTURMAYACAĞIZ!.
EMO editörü, Soma Maden Faciası'nın ardından özelleştirme ve taşeronlaştırma politikalarının kazadaki rolünü ve derginin bu konuya ayrılan dosya içeriğini değerlendiriyor, faciayı unutturmama ve hesap sorma çağrısı yapıyor.
-
MADENCİ KATLİAMI!
TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Torun, Soma maden faciasını ve Türkiye'deki madencilik politikalarını, özelleştirme-taşeronlaşma uygulamalarını ve iş güvenliği ihmallerini eleştirerek kamu denetiminin yetersizliğine dikkat çekiyor.
-
SOMA FACİASI’NIN GÜN YÜZÜNE ÇIKARDIKLARI
Yazar, 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma Faciası'nın ardındaki nedenleri kömür sektöründeki özelleştirme, taşeronlaşma, denetim zafiyeti ve mevzuat eksiklikleri açısından değerlendiriyor. Kurumsal kültürsüz özel firmaların iş güvenliği standartlarını yeterince karşılayamadığını vurgulayarak sektörde radikal değişim çağrısı yapıyor.
-
NEOLİBERALİZME KARŞI DURUŞTA KRİTİK DÖNEMEÇ
Yazar, 12 Eylül sonrası Türkiye'de neoliberal politikaların kamu denetimini nasıl piyasalaştırdığını, özelleştirme sürecini ve bunun Soma maden katliamı gibi iş cinayetlerine yol açtığını eleştirel bir bakışla ele alıyor.
-
SERBESTLEŞTİRİLEN ve ÖZELLEŞTİRİLEN ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE “PİYASA” DENETİMİ
Elektrik sektöründeki özelleştirme ve serbestleştirme sürecinde denetim mekanizmalarının yetersizliği ele alınıyor; özel denetim şirketleri modeline ilişkin yargı kararları ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Yasası'ndaki düzenlemeler değerlendiriliyor.
-
HES’LERE YEŞİL ENERJİ SORGUSU
Yazar, hidroelektrik santrallerin gerçekte yenilenebilir ve temiz enerji kaynağı olarak tanımlanmasını sorgulayarak HES'lerin çevre, ekosistem, toplumsal yaşam ve kültür üzerindeki olumsuz etkilerini ve suyun ticarileşmesine yol açan mevzuat değişikliklerini eleştirel biçimde ele almaktadır.
-
Bütçemizi elektrik çarpacak
Yazar, 2008-2012 arasında elektrik ve doğalgaz fiyatlarına yapılan zamların enflasyonun üç katına ulaştığını, kamu sübvansiyonlarının kaldırılmasının halkı ve tarımı olumsuz etkilediğini, enerji sektörünün özelleştirilmesinin sosyal devlet anlayışından uzaklaşmaya yol açtığını değerlendiriyor.
-
BALÇIĞA GÖMÜLEN GERÇEKLER
EMO Adana Şubesi, Gökdere Köprü Barajı'nda 10 işçinin ölümüne yol açan kazayı yeniden değerlendirerek, HES projelerindeki denetim eksikliğini, özelleştirme politikalarını ve kamu denetiminin yargı kararlarına rağmen yerine getirilmemesini eleştiriyor.
-
Enerjide denetimsizlik ısrarı
Yazı, elektrik dağıtım ve üretim şirketlerinin denetiminin özel şirketlere devredilmesine ilişkin yasal düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarına rağmen ısrarla yeniden çıkarılmasını ve bunun yargı-yürütme ilişkilerine etkisini eleştirel biçimde ele alıyor. EMO'nun bu düzenlemelere karşı açtığı davalar ve hukuki süreç ayrıntılı olarak anlatılıyor.
-
Elektrikte vergi çifte standardı
Yazı, elektrik özelleştirmeleri kapsamında şirketlerin bölünme ve birleşmelerine 2023'e kadar vergi muafiyeti tanınmasını eleştirirken, yurttaşların elektrik faturalarında verginin vergisini ve kayıp-kaçak bedelini ödemek zorunda bırakılmasını çifte standart olarak nitelendiriyor.
-
Devlet enerjiden elini çekti
Yazar, TBMM'de kabul edilen torba yasayla linyit sahalarının, Başkent Doğalgaz'ın özelleştirilmesini ve enerji sektöründeki kamu denetiminin özel şirketlere devredilmesini eleştiriyor; bu düzenlemelerin arz güvenliğini, istihdamı ve iş güvenliğini olumsuz etkileyeceğini savunuyor.
-
Satışta sıra Bor’a da geldi
Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Besleme, dünya bor tekeli konumundaki Eti Maden'in üretiminin üçüncü şahıslara ihale ile gördürülmesini öneren yasa tasarısını, kurumun özelleştirilmesine giden bir adım olarak değerlendirip eleştiriyor.
-
Yargı kararları ne olacak?
Yazar, Bakanlar Kurulu'na özelleştirmeyle ilgili Danıştay kararlarını uygulamama yetkisi veren yasal düzenlemeyi ve Danıştay Başkanı'nın buna destek veren tavrını Anayasa ve hukuk devleti ilkesi açısından eleştiriyor. Eti Alüminyum/Oymapınar HES özelleştirmesi örneği üzerinden yargı kararlarının uygulanmamasının hukuka güveni zedelediğini savunuyor.
-
EMO 57 YAŞINDA
EMO Yönetim Kurulu, odanın 57. kuruluş yıldönümü nedeniyle yaptığı basın açıklamasında mesleki ve toplumsal mücadelesini sürdürme kararlılığını vurguladı; TMMOB'ye yönelik müdahalelere, KHK'lara ve dönemin siyasi-toplumsal gelişmelerine dair eleştirilerini dile getirdi.
-
Zamlarda eşitlik
EMO Enerji Birim Koordinatörü Olgun Sakarya, elektrik piyasası mevzuatının 'saydamlık' hedefine ulaşamadığını, tüketici tarifelerine, bağlantı-kesme-güvence bedellerine ve sayaç sökme/takma ücretlerine yapılan fahiş zamları verilerle eleştiriyor. Yazıda EPDK'nın dağıtım şirketleri karşısında bağımsız davranmadığı ve kamuoyuyla veri paylaşımının azaldığı vurgulanıyor.
-
Yeniden kamucu anlayış
Eski TEK Genel Müdürü Gültekin Türkoğlu, 2001'de yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Yasası'nın 10 yıllık uygulamada amacına ulaşamadığını, Enerji Bakanlığı'nın hazırladığı yeni tasarının kamu yatırımı ve planlamayı öngörmesine rağmen piyasa modelinde ısrar edilmesinin tutarsız olduğunu savunuyor; yasanın adının Elektrik Yasası olarak değiştirilmesini öneriyor.
-
Dağıtımcıların özelleştirme sefası
2012 yılı başında EPDK tarafından onaylanan yeni elektrik tarifesinin, kayıp-kaçak ve enerji bedellerindeki düşüşü dağıtım, iletim ve perakende hizmet bedellerine yapılan zamlarla dengeleyerek tüketici aleyhine, dağıtım şirketleri lehine sonuçlar doğurduğu tartışılıyor. Yazıda 2007-2012 arası tarife kalemlerindeki değişimler karşılaştırılarak özelleştirme sürecinin faturalara etkisi eleştiriliyor.
-
Elektrikte liberalleşme açmazı
Yazar, Türkiye'de 2001 yılından itibaren uygulanan elektrik piyasası serbestleştirmesinin planlama eksikliği ve denetimsizlik nedeniyle amacına ulaşamadığını, özel sektör tekeli oluştuğunu ve fiyatların düşmediğini savunuyor.
-
PROJE ONAYI ve TESİS KABULÜ KAMU GÖREVİDİR PİYASALAŞTIRILAMAZ
EMO, dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi sonrası proje onayı ve tesis kabul yetkilerinin özel şirketlere devredilmesini kamusal görevin piyasalaştırılması olarak eleştirip kamu eliyle yürütülmesini talep ediyor; ardından Bakanlığın özel şirketler ile TEDAŞ arasındaki yeni yetki paylaşımı kararı aktarılıyor.
-
Sorun Söyleyelim
Soru-cevap formatında hazırlanan yazı, jeotermal enerjinin tanımı, uygulama alanları, Türkiye'deki potansiyeli ve elektrik üretimindeki durumu ile ilgili mevzuatı ele alıyor; jeotermal enerjiyle ilgili yasal düzenlemelerin özelleştirmeye yönelik olduğu eleştiriliyor.
-
Dağıtımda devir bilmecesi
Elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirme ihalelerinde yaşanan hukuka aykırı süre uzatmaları, şirketler arası ortaklık ve pazar paylaşımı sorunları ile Rekabet Kurulu'nun yatay bütünleşmeye ilişkin değişen kararları eleştirel biçimde değerlendiriliyor.