Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Enerji politikaları ve planlaması, elektrik piyasası, EPDK, özelleştirme, fiyatlar ve zamlar, dışa bağımlılık, doğalgaz ve petrol, uluslararası enerji jeopolitiği.
Yıllara göre
Bir döneme tıklayarak yazıları o yıllarla sınırlayın.
Sık geçen konular
-
EMO'DAN
EMO Yönetim Kurulu, dünya ve Türkiye'deki enerji tüketimi eşitsizliklerini, Türkiye'nin dışa bağımlılığını ve özelleştirme politikalarını eleştirerek enerji krizinin plansızlık ve yönetememezlikten kaynaklandığını savunuyor; ayrıca EMO'nun Türk Telekom-GSM operatörleri arasındaki haksız ara bağlantı anlaşmasına açtığı davayı kazandığını duyuruyor.
-
BEYAZ ENERJİ OPERASYONU YILLARDIR SÖYLEDİKLERİMİZİ DOĞRULADI ENERJİ KRİZİ YOK, ENERJİ YÖNETİMİ KRİZİ VAR
EMO ve Enerji-Yapı-Yol Sen'in ortak basın açıklamasında, 'Beyaz Enerji Operasyonu' kapsamında ortaya çıkan yolsuzlukların yıllardır dile getirdikleri enerji politikası eleştirilerini doğruladığı belirtilerek, nükleer santral ihalesi, YİD/Yİ santralleri, özelleştirmeler ve tahkim konularında hesap sorulması ve enerji politikasının köklü biçimde değiştirilmesi talep edilmektedir.
-
ENERJİ VE TELEKOMÜNİKASYON ALANINDA NELEROLUYOR
EMO Hukuk Müşaviri, elektrik enerjisi ve telekomünikasyon alanlarındaki özelleştirme sürecini; ÇEAŞ ve AKTAŞ ile yapılan sözleşmeler, TEAŞ'ın üçe bölünmesi, sabit ücret uygulaması ve Akkuyu'ya yüzer-gezer santral girişimi üzerinden hukuki ve kamu yararı açısından eleştirmektedir.
-
ASLINDA KRAL ÇIKLAKMIŞ; ENERJİ KRİZİ YOK, ENERJİ (BAKANLIĞI) YÖNETİM KRİZİ VAR...
Yazar, Türkiye'nin yaşadığı enerji krizinin gerçek nedeninin nükleer santral eksikliği değil, Enerji Bakanlığı'nın yönetim ve planlama sorunları olduğunu; Akkuyu Nükleer Santrali ihalesinin ertelenmesinin EMO'nun haklılığını gösterdiğini ve mobil santraller gibi çevreye zararlı, pahalı yatırımların da eleştirilmesi gerektiğini savunuyor.
-
YÜZER GEZER SANTRALLER ÇEVREYİ KATLEDECEK
Karadeniz Bölgesi'nde kurulması planlanan mobil yüzer santralların, kullanacakları kükürtlü fuel-oil nedeniyle mevzuat sınırlarını aşan emisyonlar yayarak bölgenin çevresini, balıkçılık ve fındık üretimini tahrip edeceği uyarısı yapılıyor. Arıtma tesisi olmadan işletmeye başlanacak santralların çevresel etkilerinin ciddi boyutlarda olacağı vurgulanıyor.
-
ENERJİ YATIRIMLARINDA DOĞRU VE TAZE BİLGİ İLE KARAR VERME
Yazar, Türkiye'nin enerji sektöründe yatırım kararlarının geçmişin fosil ve nükleer teknolojilerine dayandığını, buna karşın dünyada yenilenebilir enerji ve verimlilik teknolojilerinin öne çıktığını savunarak doğru ve güncel bilgiyle karar verilmesi gerektiğini vurguluyor. Almanya'nın nükleer santralleri kapatma kararı ile rüzgar enerjisi teşviklerini örnek göstererek Türkiye'nin kendi ulusal stratejik planlamasını yapmadan zengin ülkelerin telkinlerine açık hale geldiğini eleştiriyor.
-
TÜRKİYE'NİN ENERJİ PLANLARINDA KİRLETİCİ YABANCI YATIRIMLARAĞIRLIKTA
Greenpeace Akdeniz Enerji Kampanyası Sorumlusu, Türkiye'nin ithal kömür ve nükleer santral yatırımlarını eleştirerek, Yatağan ve Sugözü örnekleri üzerinden kirletici termik santrallara karşı yenilenebilir enerji (özellikle rüzgar) potansiyelinin göz ardı edildiğini savunuyor. Yazıda ayrıca Kuzey Denizi rüzgar enerjisi potansiyeline dair bir Greenpeace raporunun bulguları aktarılıyor.
-
EMO'DAN
EMO Yönetim Kurulu Başkanı, nükleer santral tartışmalarının sona ermesine karşın enerji krizinin devam ettiğini, TEDAŞ'ın açığını kapatmak için yapılan zamları ve genelgeleri eleştirerek dağıtım şebekelerindeki yetersizlikler, doğalgaz sorunu, Türk Telekom özelleştirmesi ve devlet personel yasası değişiklikleri üzerine değerlendirmelerde bulunuyor.
-
İÇİMİZE SİNMEYEN...
Yazar, hükümetin elektriğe getirdiği yüzde 50'lik zammı ve tasarruf söylemini eleştirerek, TEDAŞ verileriyle tüketim kayıplarını ve özelleştirme politikalarını sorgulamakta, gelişmiş ülkelerdeki enerji verimliliği ve yönetim uygulamalarıyla mevcut politikaları karşılaştırmaktadır.
-
AKTAŞ'TA ADIM ADIM...
Aktaş Elektrik ile idare arasındaki Görev İmtiyaz Sözleşmesi'nin iptaline ilişkin Danıştay süreçleri ve denetim kurulları raporları üzerinden özelleştirme uygulamasının kamu zararına yol açtığı eleştirilmektedir.
-
EMO'DAN (ENERJİDE ÖZELLEŞTİRME VE TAHKİM OLMAZ)
EMO Yönetim Kurulu, elektrik enerjisi sektöründeki özelleştirme uygulamalarının ve uluslararası tahkim düzenlemelerinin Anayasa'ya, RTÜK ve Rekabetin Korunması yasalarına aykırı olduğunu, ulusal egemenliği zedelediğini ve yabancı sermaye ile medya-siyaset ilişkilerine dayalı bir talan sürecine yol açtığını savunmaktadır. Ayrıca Avrupa Enerji Şartı ve Akdeniz Enerji Şartı gibi anlaşmaların Türkiye'yi enerji köprüsü/terminali konumuna hapsedeceği eleştirilmektedir.
-
MİLLİYETÇİLİK RÜZGARLARI, AKKYU NÜKLEER SANTRALİ VE SAĞDUYU
Yazar, Türkiye'de nükleer enerji tartışmasının milliyetçi/ülkücü çevrelerce ideolojik bir güç ve iktidar aracı olarak kullanıldığını, MHP kadroları ve yakın çevrelerinin nükleer teknolojiyi jeopolitik güç hedefiyle savunduğunu çeşitli alıntılarla eleştirel biçimde ele almaktadır. Akkuyu Nükleer Santrali ihalesi bağlamında, bu yaklaşımın ülke çıkarlarına uygunluğu sorgulanmaktadır.
-
NEGAVAT ENERJİ VERİMLİLİĞİ İLE KAZANILAN ELEKTRİK
Yazar, Türkiye'nin enerji verimliliği konusundaki başarısızlığını Kaliforniya ve Tayland gibi ülkelerdeki başarılı 'negavat' uygulamalarıyla karşılaştırarak, yeni santral yapmak yerine enerji tasarrufuna yatırım yapılmasının ekonomik ve çevresel faydalarını vurgular. Ayrıca Türkiye'deki yetkililerin enerji verimliliğini ciddiye almadığını eleştirir.
-
ENERJİ VE HUKUK
Yazı, TEDAŞ'a bağlı elektrik dağıtım tesislerinin işletme haklarının özelleştirme ihalesi sürecinde medya baronlarının yasal engellere karşın ihaleleri kazanmasını ve buna ilişkin Danıştay kararlarını hukuki açıdan eleştiriyor; ardından uluslararası tahkim mekanizmasının enerji sektöründeki uygulanmasının ulusal yargı denetimini ve kamu yararını nasıl zayıflattığını tartışıyor.
-
EMO'DAN
EMO Yönetim Kurulu Başkanı'nın başyazısında, Cumhuriyet'in 75. yılında Türkiye'nin ekonomik ve siyasal krizi, özelleştirme politikaları ve küreselleşme karşısında bağımsız kalkınma gerekliliği tartışılıyor; enerji ve iletişim sektörlerindeki özelleştirmeler ile elektrik-elektronik sanayiinin gerilemesi eleştiriliyor ve EMO'nun 2000'li yıllara dair örgütsel perspektifi anlatılıyor.
-
BİLGİ ÇAĞINDA TÜRKİYE NEREYE
Yazı, ABD, Japonya ve Avrupa Birliği'nin ulusal enformasyon altyapısı çalışmalarını örnek göstererek Türkiye'nin bu alanda bir 'master plan' hazırlama sürecini ve kalkınma açısından taşıdığı stratejik önemi tartışmaktadır. TÜBİTAK, TESİD ve ilgili kamu-özel kuruluşların koordinasyonuyla yürütülen Ulusal Enformasyon Altyapısı Master Planı çalışmasının kapsamı ve hedefleri anlatılmaktadır.
-
ŞİMDİ "ÜLKEMİZDE SATILIK DEĞİLDİR" DEME ZAMANI
Yazı, 1980'lerden itibaren küreselleşme söylemiyle meşrulaştırılan özelleştirme politikalarının aslında sermaye çıkarları doğrultusunda kaçınılmaz gösterildiğini eleştirerek, Porto Riko'daki telekomünikasyon şirketi PRTC'nin özelleştirilmesine karşı işçilerin ve halkın 'Ülkemiz Satılık Değildir' sloganıyla yürüttüğü direnişi örnek olarak sunar. Dünya genelinde özelleştirme karşıtı hareketlerin yükselişine dikkat çekilir.
-
ENERJİDE ÖZELLEŞTİRME VE ULUSLARARASI TAHKİM SİSTEMİ
Yazı, enerji sektöründeki özelleştirmelerle birlikte gündeme gelen uluslararası tahkim sisteminin hukuki yapısını ve ulusal yargı yerine bu sisteme başvurulmasının kamu hizmeti anlayışı ve toplum açısından doğuracağı sonuçları eleştirel bir bakışla ele almaktadır. Yazar, uluslararası tahkim kurallarının çoğunlukla gelişmiş ülke şirketleri lehine işlediğini örneklerle açıklamaktadır.
-
NÜKLEER SANTRAL SKANDALINA SON
Yazı, Akkuyu nükleer santral ihalesindeki usulsüzlükleri, TEAŞ'ın şartname değişiklikleriyle firmalara sağladığı avantajları ve dünyada nükleer enerjinin gerilediği gerçeğini eleştirel bir dille ele alarak ihalenin iptalini ve TBMM araştırması yapılmasını talep ediyor.
-
AL GÜLÜM VER GÜLÜM ŞURASI İSTANBUL'DA YAPILDI
Yazı, 1998'de İstanbul'da düzenlenen 1. Enerji Şurası'nı, TMMOB ve EMO'nun süreç dışında tutulmasını ve özelleştirme-yabancı sermaye politikalarını eleştirel bir dille değerlendiriyor.
-
EMO'DAN
EMO Yönetim Kurulu Yazmanı Ali Yiğit, 1997 yılını siyasi, ekonomik ve toplumsal gelişmeler (Refahyol hükümeti, özelleştirmeler, Susurluk skandalı, şeriat tartışmaları, ücret zamları) üzerinden ironik bir dille eleştirerek 1998 yılına dair umutları sorguluyor.
-
DÜNYADAN
Türkiye Rüzgar Enerjisi Programı'nın gerekliliği ve rüzgar enerjisinin geliştirilmesi için öneriler sunulurken, dünya ülkelerinde güneş enerjisi teşviklerine dair örnekler aktarılıyor.
-
HÜLYA'NIN BEBEĞİ, KALEMLİNİN KOLTUĞU& ÇANKIRI CEZAEVİ
Yazar, elektrik dağıtım sektöründeki özelleştirme ihalelerini ve bunun toplumsal-siyasi arka planını eleştirel bir dille değerlendirerek özelleştirme karşıtı mücadelede mühendis odalarının ve emek örgütlerinin rolüne dikkat çekiyor.
-
NÜKLEER ENERJİ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ÇÖZÜMÜ DEĞİL
Greenpeace Akdeniz Enerji Kampanyası Sorumlusu tarafından kaleme alınan yazıda, nükleer enerjinin ekonomik başarısızlığı, gizli ve dışsal maliyetleri, radyoaktif atık sorunu ve nükleer kaza riskleri ele alınarak nükleer santrallerin iklim değişikliğine gerçek bir çözüm olmadığı savunulmaktadır. Yazıda yenilenebilir enerji kaynaklarının rekabet edebilir hale geldiği ve nükleer yayılmanın küresel güvenlik tehdidi oluşturduğu vurgulanmaktadır.
-
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Yazı, dünyada güneş ve rüzgar enerjisi kullanımının teşvikleri, verimli aydınlatma teknolojileri ve yenilenebilir enerjiye geçişte teknik değil yasal-kurumsal engeller bulunduğuna dair örnekler sunuyor.
-
ENERJİ, EKOTEKNOKRASİ VE EKOLOJİ
Murray Bookchin'in bir kitabından aktarılan bu metin, 'alternatif enerji' kavramının nasıl teknokratik bir manipülasyon aracına dönüştüğünü ve gerçek bir ekolojik dönüşümün yalnızca enerji kaynağı değiştirmekle değil, toplumsal ilişkilerin ve üretim biçiminin insani ölçekte yeniden kurulmasıyla mümkün olabileceğini tartışıyor.
-
EMO'DAN
EMO Yönetim Kurulu Yazmanı, küreselleşme ve özelleştirme politikalarının enerji ve haberleşme sektörlerine etkilerini eleştirerek Özelleştirme Karşıtı Platform çalışmalarına ve İstanbul Şubesi'nin düzenlediği kamu girişimciliği sempozyumuna değiniyor.
-
T PARÇA PARÇA SATILIYOR
Yazıda Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin özelleştirme sürecinin PTT döneminden başlayarak telefon şebekesi ihaleleri üzerinden nasıl adım adım ilerlediği anlatılmakta, lisans sözleşmeleri yoluyla mülkiyetin görünenden daha fazla özelleştirileceği ve uluslararası örneklerle özelleştirmenin işsizlik yaratacağı savunulmaktadır.
-
T'nin ÖYKÜSÜ
Yazı, Türk Telekom'un özelleştirilmesine yönelik 1993'ten 1997'ye kadar çıkarılan kanun hükmünde kararname ve yasaların Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilme sürecini ve bu sürecin hukuki ve siyasi arka planını değerlendirmektedir.
-
TELEKOMİNİKASYON POLİTİKALARI...
Yazı, telekomünikasyon sektöründeki özelleştirme, serbestleştirme ve kuralsızlaştırma politikalarını 'enformasyon toplumu' söylemi çerçevesinde eleştirel olarak ele alıyor; gelişmiş ve azgelişmiş ülkelerdeki farklı uygulama süreçlerini karşılaştırıyor.