Çevre ve iklim
Çevre kirliliği, iklim değişikliği, karbon salımı, ÇED süreçleri, enerji projelerinin çevresel ve yerel etkileri.
Yıllara göre
Bir döneme tıklayarak yazıları o yıllarla sınırlayın.
Sık geçen konular
12 yazı “EPDK” kaldır Süzgeçleri temizle
-
BAŞYAZI
EMO Yönetim Kurulu, dönemin kongre ve sempozyum takvimini duyururken enerji özelleştirmesi, elektrik zamları, Kaz Dağları'ndaki maden karşıtı direniş ve ekonomik krizin mühendisler üzerindeki etkilerine ilişkin bir anket çalışmasını değerlendiriyor; derginin bu sayısındaki TRT dosyası ve diğer içerikler tanıtılıyor.
-
Enerji çılgınlığı felaket getiriyor
Yazar, Türkiye'nin enerji üretimini hızla artırma politikasını Almanya'nın nükleerden çıkış ve enerji tüketimini azaltma başarısıyla karşılaştırarak eleştiriyor; artan fosil ve HES yatırımlarının iklim değişikliğini derinleştirdiğini örneklerle anlatıyor.
-
Mini ‘buzul çağı’ korkuttu
Türkiye'de soğuk hava nedeniyle doğalgaz tüketiminin artması ve bilim çevrelerinde tartışılan 'mini buzul çağı' senaryoları üzerinden Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığının yaratacağı riskler ve enerji stratejisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği ele alınıyor.
-
AKP’nin enerji günlüğü
Yazar, AKP hükümetinin 2002 seçim bildirgesindeki enerji vaatlerini 8 yıllık uygulamalarıyla karşılaştırarak dışa bağımlılığın arttığını, elektrik fiyatlarının yükseldiğini, çevre tahribatının süregeldiğini ve büyük enerji projelerinde ilerleme sağlanamadığını eleştirel biçimde ele alıyor.
-
2002’DEN 2011’E AKP’NİN ENERJİ GÜNLÜĞÜ
Yazar, AKP'nin 2002 seçim bildirgesinde verdiği enerji vaatleriyle 2011'e kadar gerçekleştirdiği icraatları karşılaştırarak enerjide dışa bağımlılık, elektrik fiyatlarındaki zamlar, çevre tahribatı ve yolsuzluk iddiaları üzerinden hükümetin enerji politikalarını eleştiriyor.
-
HİDROELEKTRİK ENERJİ POLİTİKALARI ve HES PROJELERİ
Yazar, hidroelektrik enerji santrallerinin stratejik ve ekonomik önemini vurgulayarak Türkiye'deki HES politikalarını, DSİ'nin baraj yapımından çekilmesine yönelik yasal düzenlemeleri ve özel sektöre bırakılan planlamanın sakıncalarını eleştirmektedir.
-
DANIŞTAY: ÖNCE ÇED SONRA ÜRETİM LİSANSI
Danıştay 13. Dairesi, Samsun Tekkeköy'de ithal kömüre dayalı santral için EPDK'nın verdiği üretim lisansını, ÇED süreci tamamlanmadan verildiği gerekçesiyle iptal etti; karar, üretim lisansı verilmeden önce ÇED sürecinin ön koşul olarak aranması gerektiğini ortaya koydu. Yazıda ayrıca bölgedeki mobil ve termik santralların yol açtığı hava kirliliği ve sağlık riskleri de ele alınıyor.
-
Her dere başına lisans alınıyor
5. Dünya Su Forumu'na karşı düzenlenen Alternatif Su Forumu hazırlık toplantısında EMO adına konuşan Hüseyin Yeşil, EPDK'nin küçük dere başlarına dahi hidroelektrik santral lisansı verdiğini eleştirerek enerji üretim, iletim ve dağıtımının kamu eliyle planlı biçimde yapılması gerektiğini vurguladı ve Türkiye'nin hidrolik potansiyeli ile santral verilerini paylaştı.
-
Amasra'da termik santral kaygısı
TMMOB'un Bartın-Amasra'da kurulması planlanan termik santral hakkında hazırladığı raporun bulgularını aktaran haberde, santralın bölgesel enerji ihtiyacı bulunmadığı, çevresel ve ekonomik zararlar yaratacağı, kül depolama ve rüzgar yönü gibi sorunlar nedeniyle sakıncalı olduğu vurgulanıyor.
-
EMO'dan İthal Kömür Santraline Karşı Dava
EMO, Samsun Tekkeköy'de kurulmak istenen ithal kömür santraline EPDK'nın verdiği lisansın iptali için Danıştay'da dava açtı; dilekçede enerjide dışa bağımlılık, maliyet artışı, yerli kaynakların atıl bırakılması ve halk sağlığı riskleri gerekçe olarak sunuldu.
-
Samsun Yanlış Politikaların Kurbanı
EMO Samsun Şubesi Başkanı, Samsun ve Sinop bölgesinde yerli hidroelektrik ve rüzgar potansiyeli değerlendirilmezken ithal kömür ve doğalgaza dayalı termik santral yatırımlarının teşvik edilmesini yanlış enerji politikalarının bir sonucu olarak eleştiriyor. Bölgedeki mobil santral süreci, planlanan termik santral başvuruları ve nükleer santral girişimleri örneklerle aktarılıyor.
-
ULUSAL ENERJİ KONSEYİ VE ELEKTRİK TÜKETİCİLERİ KONSEYİ ...
Yazar, Türkiye'deki enerji politikalarının yanlış yatırım ve özelleştirme kararlarına, yolsuzluk iddialarına ve Elektrik Piyasası Kanunu'nun tüketici ile çevre haklarını zayıflatan hükümlerine değinerek, EMO öncülüğünde geniş katılımlı bir Ulusal Enerji Konseyi ile tüketicileri temsil edecek bir Elektrik Tüketicileri Konseyi kurulmasını öneriyor.