Elektrik Mühendisliği · Sayı 454 · Temmuz 2015

EMO`dan...

Hüseyin Yeşil

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Görüş ve değerlendirme

Yıl
2015
Sayfa
2
Okuma süresi
5 dk
Görüntülenme
0

Konu

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Toplum, demokrasi ve emek

Anahtar kelimeler

  • EMO Yönetim Kurulu
  • TMMOB
  • 7 Haziran seçimleri
  • asansör yönetmeliği
  • kayıp-kaçak bedeli
  • Taner Yıldız

Özet

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil, 7 Haziran seçimlerinin siyasi etkilerini, TMMOB ve odalara yönelik iktidar baskısını, Enerji Bakanı'na verilen meslekten men cezasını, asansör yönetmeliği sürecinde makine mühendisleri odasıyla yaşanan anlaşmazlığı ve kayıp-kaçak bedeli zammını değerlendiriyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Hüseyin Yeşil EMO 44. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı

7 HAZİRAN, HEM TMMOB ve ODALARI HEM TÜRKİYE İÇİN BİR MİLATTIR!

Dergimizin bir önceki sayısının yayımlanmasından bu yana Türkiye’de olup bitenlere ve kendi alanımızda yaşanan gelişmelere baktığımızda; ülkemiz için yeni bir döneme işaret eden 7 Haziran 2015 genel seçimleri başat gündemi oluşturmaktadır. 7 Haziran, 12 yılda giderek otoriterleşen AKP iktidarının gücünün kırılma tarihidir. Bugüne kadar demokrasi önünde de bir baraj olarak değerlendirdiğimiz seçimlerdeki yüzde 10 barajı karşısında, Hüseyin Yeşil olarak EMO’nun kurullarında, AKP’nin Meclis’teki gücünün kırılması için özellikle de HDP’nin barajı aşması konusunda üyelerimize duyarlı davranmaları çağrısında bulunmuştum. Halkımızın, Türkiye’de demokrasinin gelişmesinden yana tavır alarak, faşizan bir güç karşısında yüzde 10 barajını geçersiz kılan seçmen bilinçliliği göstermesi tüm emek ve demokrasi güçlerini umutlandırmıştır. Evet, 7 Haziran mücadelede son değil, bir başlangıçtır! Örgütlerimiz ve Türkiye; bir nefes alıp, soluklanmış, mücadelesine yeni koşullarda devam edecektir ve etmelidir. TMMOB ve odalarının sesini kesip, etkisizleştirmek isteyen iktidar başarılı olamamış ve bizim için yeni bir dönem başlamıştır. Gelmiş geçmiş bütün iktidarlar TMMOB’yi etkisizleştirip, bölüp, parçalayarak yok etmeyi denemişler ve kısmen de başarılı olmuşlardır. Ancak hiç bir iktidar, 12 Eylül faşist rejimi de dahil, son 12 yıldır iktidarda olan AKP kadar TMMOB ve odalarının üzerine gelmemişlerdir. AKP halen iktidar gücüyle TMMOB ve Mimarlar Odası’na yönelik yalan ve tehditlerle saldırısına devam etmeye çalışmaktadır. Bu saldırı karşısında TMMOB’ye bağlı 24 Oda, tek yumruk olarak dayanışma göstermiş; meslek odalarının rant kavgaları karşısında kamu yararını savunmaya devam edeceğini ve susmayacaklarını kamuoyuna deklare etmişlerdir. Tabii bu baskılar sadece TMMOB ve odalarına yapılmamış; tüm demokrasi güçlerine, gençlere, kadınlara, emekçilere ve onların örgütlerine de, kat be kat uygulanmıştır. Bu baskılara karşı mücadelede, başta Gezi’de olmak üzere çeşitli alanlarda demokrasi mücadelesi veren çok sayıda insanımızı yitirdiğimizi unutmadık unutmayacağız. İktidar başlattığı enerji üretim santrallarının özelleştirilmesini giderayak sürdürmeye çalışmaktadır. Sözleşmeler imzalayıp, devirler yapmakta, yeni santralları özelleştirme kapsamına atmakta ve enerji bürokrasisinde hızla atamalar yapmaktadır. Kısaca, “Ben buradayım, iktidarım devam ediyor” mesajını vermek istemektedir. Ne tür bir koalisyon kurulursa kurulsun, EMO olarak mücadelemize 61 yıllık tarihimiz, özellikle 1970’lerden itibaren yürüttüğümüz mücadele pratiklerimizden aldığımız güçle; mesleğimize ve onurumuza sahip çıkmaya ve demokrasi güçlerinin içinde aktif olarak yer almaya devam edeceğiz. Bu arada, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’a Soma’daki tutum ve davranışlarından ötürü açılan disiplin soruşturması sonucunda, Odamız Onur Kurulu’nun verdiği ve daha sonra da TMMOB Yüksek Onur Kurulu tarafında onaylanan, 6 aylık meslekten men cezasını Sayın Bakan’ın yargıya taşıması sonucunda, yürütmenin durdurulması kararı alınmıştır. Bakan Taner Yıldız, Kayseri’de, basın mensuplarının bu konuda sorduğu bir soruya “Bakalım EMO bu kararı uygulayacak mı?” diye bir cümle kurmuş ve akabinde de “EMO bu kararla itibar kaybına uğramıştır” demiştir. “Kişi karsısındakini kendisi gibi bilir” diye bir deyim vardır. Evet, Enerji Bakanlığı uygulamalarına özellikle de özelleştirme uygulamalarına karşı açılan davalar sonucunda yargının verdiği çok sayıdaki yürütmenin durdurulması kararı AKP iktidarı tarafından uygulanmamıştır. Biz yargı kararını uyguladık ve bunu kendisine de bildirdik. Ancak dava devam etmektedir. Yaz döneminden önce, dönem başında planladığımız sempozyum ve kongrelerimizi planlanan tarihlerde gerçekleştirdik. 2 aylık aradan sonra Eylül 2015’ten itibaren planladığımız diğer etkinliklerimizi de gerçekleştireceğiz. İktidarın tüm engellemelerine karşı üyelerimizin desteği ile bilimi ve tekniği halkın hizmetine sunmaya devam edeceğiz.

Bu arada EMO tarihinde ilk defa “Elektriğin Öncülleri” adı altında düzenlediğimiz etkinliğin ilkini Tesla Sempozyumu olarak gerçekleştirdik. Sempozyuma katılım muhteşemdi. İzmir ìubemizin sekretaryasında düzenlenen bu etkinliğe yüzde 90 genç, üniversite ve lise öğrencileri olmak üzere 1000’in üzerinde kişi katıldı. Yurtdışından ve yurtiçinden sunum yapan değerli akademisyenlere ve sempozyum kurullarında yer alan bütün arkadaşlara teşekkür ederim. Bu arada canımızı sıkan bir gelişme ise yeni yayımlanan Asansör Yönetmeliği’ne ilişkin hazırlık çalışmalarında, bu alanda faaliyet gösteren kardeş odamızın takındığı tutum ve davranıştır. Yıllardır asansör denetimlerini birlikte yaptık. Ve bu denetimlerde bir elektrik mühendisi ve bir makine mühendisi birlikte görev yaparlar ve hazırlanan rapora da birlikte imza atarlardı. Ve bu rapor belediyeye bu şekilde teslim edilirdi. Ancak bu yönetmeliğe ilişkin TMMOB görüşünün hazırlanması için TMMOB’de yapılan toplantıda kardeş odamız sözcüleri tarafından, EMO’nun “A Tipi Muayene Kuruluşu” olmaması öne sürülerek; Bakanlık karşısında eşit düzeyde olmadığımız ve piyasanın asansör denetim ve bakım işlerinde 2 mühendisin maliyetini karşılayamayacağı dile getirilerek, bu işlerde ya bir makine ya da bir elektrik mühendisinin tek başına görev yapmasının daha doğru olacağı dile getirilmiştir. Biz buna şiddetle karşı çıkarak “Odalarımızın görevi piyasa çıkarlarına göre hareket etmek olmamalıdır” dedik ve toplantıyı terk ettik.

Çünkü asansör, Elektrik ve Makina Mühendisliği disiplinlerinin ortak alanıdır. Burada yapılacak denetim ve bakımlarda iki disiplinden de mühendislerin birlikte çalışması bilim ve tekniğin gereğidir. Dolayısıyla bakanlığa TMMOB’den ortak görüş yerine, iki oda ayrı ayrı görüşlerini gönderdi. Bakanlıkta yapılan toplantıda da bütün itirazlarımıza karşı kardeş odamız temsilcileri yukarıda belirttiğimiz Bakanlık ve piyasa önerilerinin altını imzalamıştır. Ve tutanak temsilcimizin ilgili maddelere ilişkin muhalefet şerhi ile bakanlığa gönderilmiştir. Ve de yönetmelik Haziran ayının ilk günlerinde bu şekilde yayımlanmıştır. Bu konuda mesleğimizin ve meslektaşlarımızın haklarını yargı da dahil olmak üzere her platformda savunmaya ve gerekli girişimlerde bulunmaya devam edeceğiz. Gönül isterdi ki iktidarın odalarımız üzerinde sürdürdüğü bunca baskı karşısında meslekçi reflekslerimizi öne çıkarmadan birlikte hareket etmeyi sağlayabilseydik. Üzüntümüz bunun yapılamamasındadır.

Yol arkadaşlığı yaptığımız kardeş odamızın bu tutum ve davranışlardan bir an önce vazgeçmesini umut ediyoruz.

TMMOB içinde bu tür tartışmaları olumlu sonuçlandırmak için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğumuzu belirtmek isterim. Meslektaşlarımıza olumlu bir gelişme olarak da Ege Üniversitesi ile Teknolojik ve Bilimsel İşbirliği Protokolü imzaladığımızı duyurmak isterim. EMO’nun yayımladığı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Enerjisi Üretimine Ait Elektrik Mühendisliği Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde tanımlanan mühendislik hizmetlerine yönelik olarak üyelerimize ortak eğitim verilecek. Üyemiz olan meslektaşlarımız, yeni iş alanı olarak, yönetmelik kapsamında verilecek eğitimlerin ardından yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimine ilişkin elektrik mühendisliği hizmetlerini serbest müşavir mühendis olarak yürütebilecekler. Bu alanda elektrik mühendisi olmayan kişilerin dahi faaliyet gösteriyor olması önlenerek; elektrik mühendislerinin iş alanlarına sahip çıkılırken, diğer yandan da bu alanda yanlış ve yetersiz kurulum, projelendirme gibi sorunlar nedeniyle ülkemiz ve yurttaşlarımız açısından oluşabilecek kayıp ve zararların da önüne geçilmiş olacaktır. Dergimizin hazırlıklarının tamamlanma aşamasında enerji alanının ve kamuoyunun gündeminde önemli yer tutan kayıp ve kaçak bedeli konusunda 1 Temmuz 2015 tarifesinin açıklanmasıyla yeni bir “rant aktarımı” ortaya çıkmıştır. Elektrik Mühendisleri Odası olarak, halktan gizlenen dağıtım şirketlerinin kayıp ve kaçak hedeflerinde değişiklik yapıldığını kamuoyuna açıklayarak, bu kararın derhal geri alınmasını istedik. AKP’nin giderayak TBMM’den geçirdiği torba yasa ile yapılmasını sağladığı dağıtım şirketlerine rant aktarımı içeren bu uygulamanın sonucunda mesken kullanıcılardan kilovat saat başına tahsil edilen kayıp ve kaçak bedeli yüzde 39.5 zamlandırıldı. Bu uygulamadan derhal vazgeçilmesini talep ediyoruz.

Dergimizin bu sayısının hazırlanmasında emeği geçen tüm meslektaşlarıma, değerli akademisyen hocalarımıza ve Odamız Basın Birimi’nde görevli arkadaşlarıma teşekkür ederim. 7 Haziran’dan sonra oluşan yeni dönemde birlikte mücadele etmek dileğimle… Saygılarımla,