Elektrik Mühendisliği · Sayı 455 · Ekim 2015
TEKNOLOJİ HAMLESİ İÇİN STRATEJİK AYAKLAR
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 2015
- Sayfa
- 5
- Okuma süresi
- 12 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma
İlgili: Elektrik makinaları, güç elektroniği ve elektrikli ulaşım, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- Ar-Ge
- katma değer
- yüksek teknoloji
- imalat sanayi
- teknoloji transferi
- UNIDO sınıflandırması
Özet
Yazı, Türkiye'de sanayi ve teknoloji politikaları çerçevesinde yüksek ve orta-yüksek teknoloji ürün gruplarını, katma değer düzeylerini ve ihracattaki paylarını uluslararası karşılaştırmalarla ele almaktadır. Ar-Ge, teknoloji transferi ve sektörel katma değer göstergeleri üzerinden Türkiye'nin gelişmiş ülkelere kıyasla konumu değerlendirilmektedir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Türkiye’de Sanayi, Teknoloji ve Ar-Ge Öncelikli Sektör Seçimine Yönelik Yüksek Katma Değerli Ürünler…
Yavuz Bayülken TMMOB Makine Mühendisleri Odası
Sanayi Çalışma Grubu Başkanı
S anayinin gelişip belirli bir düzeye ulaşmasında teknolojinin işlevi büyük önem taşımaktadır. Sanayi için iç tasarrufların yapılarak yatırımlara yönlendirilmesinde teknolojinin seçimi ve transferi öncelik kazanmaktadır. Uygulamada seçilen ve ithal edilen teknoloji giderek kalkınmanın yalnızca başlangıcında yer alırken, teknoloji geliştirme ve bunun için yapılan Ar-Ge yatırımları ve destekleri öne geçmektedir.
Son 30 yıldaki gelişmeler, teknolojinin ülke sanayindeki yönelimlerini de belirlemiştir. Burada teknoloji üç temel niteliğiyle ele alınmıştır:
• Ürün geliştirme sürecindeki rolü • Doğrudan ürün üzerindeki rolü • İmalat sürecindeki rolü
Teknolojinin ilk rolü ürün geliştirme sürecinde ortaya çıkmaktadır. Uygulamada seçilen veya geliştirilen teknolojilerle ürün maliyetlerinin düşürülmesi, tasarımda fiziki ağırlık ve kullanım yönünden avantajların sağlanması ve sürecin hızlandırılması sağlanmıştır. Ürün geliştirme sürecinin etkinliği ve yeterliliği, büyük çapta bilgi teknolojilerinin kullanımı ile olanaklı olmuştur. Bu teknolojilerin başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz:
• Bilgi işleme dayalı eşzamanlı çalışma • Hızlı geliştirilen bilgisayar programı ve sistemleri • Sanal gerçeklik sistemleri • Hızlı modelleme ve hızlı prototip üretimi • Simülasyona (benzetim) dayalı üretim ve test çalışmaları
Bu teknolojiler Ar-Ge faaliyet ve sistematikleri içinde başarı ile kullanılmakta ve teknolojik gelişmeleri hızlandırmaktadır. Bu teknolojilerin kullanımı; önemli sanayi ürün ve süreçlerinin ortaya çıkarılarak, gelişmenin hızlandırılmasını sağlamaktadır. Böylece öncelikle aşağıdaki etkinlikler gerçekleştirilmiştir:
• Zaman boyutu düşünüldüğünde, bilgisayar ortamının hızlı erişimleri ile tasarımlar yapılabilmekte, tasarımların doğrulanması süreci minimize edilmektedir. • Yeni ürün ve geliştirilmekte olan ürün, özellikle “ürün seçim programlarının” devreye girmesi ile kullanıcının isteklerine uygun maliyet ve kalitede sağlanabilmektedir. Ucuz, kaliteli ve hızlı modellemeler ile risk sıfırlanabilmektedir. • Hızlı prototip, ucuz prototip üretimine ve simülasyon yönetimi, ek kalıp harcamalarına ve deneme çalışmalarına neden olmadan maliyet/kalite optimizasyonu yapılmış ürünü ortaya çıkarmakta ve pazara sunulmaktadır. • Parametrelerin belirlenmesi ile tasarımın en uygun revizyonlar ile geniş bir ürün gamında kullanılması mümkün olmaktadır.
Teknolojinin ürünün geliştirilmesi ve/veya yeni ürünün imalatı üzerindeki rolü, giderek kullanıcı/tüketiciye yönelik güvenlik açısından yasal düzenlemelerin yapılmasını, beklentiler ve talepler doğrultusunda gündeme girmektedir. Çevreye uyumlu veya çevreci ürünlerin yapılması, tasarımın yeniden ele alınıp geliştirilmesine bağlı olarak üretim sürecini etkilemektedir.
Bunun yanı sıra malzeme üretiminde de gelişmeler olmuş, nanoteknolojinin geldiği evrede, birçok ürünün yapısı yeni malzemelere nano parçacıkların katılması veya diğer gelişmiş metal oluşumların eklenmesi ile büyük çapta değişmiştir. Bu değişim, üretim sürecinin geliştirilmesini de Ar-Ge faaliyetlerine açmıştır.
Son 15-20 yıldan bu yana yönetim, organizasyon, satın alma, pazarlama, planlama, stoklama ve finansman yapılanmaları da önemli ölçüde imalat teknolojileriyle bütünleşik bir gelişme göstermektedir. Neredeyse küresel bir imalat zinciri devreye girmiştir.
Malzeme üretiminde de gelişmeler olmuş, nanoteknolojinin geldiği evrede, birçok ürünün yapısı yeni malzemelere nano parçacıkların katılması veya diğer gelişmiş metal oluşumların eklenmesi ile büyük çapta değişmiştir. Bu değişim, üretim sürecinin geliştirilmesini de Ar-Ge faaliyetlerine açmıştır.
Burada teknolojinin gelişmesinde yapılacak sanayi yatırımlarının planlanması ve kaynakların optimal kullanımı kadar yatırım yapılacak alt sektörler ile de doğrudan ilişki söz konusudur. Örneğin; iç tasarruf oranları, yatırım yoğunluğunun oranı, sanayi yatırımlarının GSYH (Gayrisafi Yurtiçi Hasıla) içindeki payı, sektörlerdeki ürünlerin katma değerleri önemli göstergeler arasında yer almaktadır.
Teknoloji, Katma Değer ve Gelişmiş Ülke İlişkisi
Genel olarak imalat sanayi ele alındığında; sektörün yarattığı katma değeri belirleyen etkenlerden biri de alt sektörün hangi teknoloji düzeyini kapsadığıdır. Buna göre teknoloji düzeyleri; yüksek teknoloji, orta-yüksek teknoloji, orta-düşük teknoloji ve düşük teknoloji gruplarıdır.
Burada özellikle yüksek teknoloji grubu ile orta-yüksek teknoloji grubu üzerinde durulacaktır. Yüksek teknoloji ve orta-yüksek teknoloji ürün, alt sektör ve sektörleri Tablo 1’de verilmiştir. Tablodan görüldüğü gibi eczacılık ürünleri (kimya sanayi) yüksek teknoloji uygulaması olan bir alt sektördür. Keza makine imalat sanayine giren bazı genel amaçlı makineler ile özel makineler yüksek katma değerli ürünler olmaktadır.
Elektrikli makine ve cihazları da bu teknoloji grubuna girmektedir. Bunlar çoğunlukla yüksek katma değerli ürünler arasında yer almaktadır. Uzay teknolojisi, optik-lazer-radyoaktif esaslı ürünler yine bu alanda yer almaktadır.
Orta ve orta-yüksek teknoloji ürünler, alt sektör ve sektörler ise Tablo 2’de belirtilmiştir. Tablo 2 incelendiğinde aşağıdaki bulguları ortaya koyabiliriz:
• Tekstil ürünleri sanayinin iplik ve dokuma ürünleri, demir-çelik sanayinin döküm ürünleri, haddelenmiş ürünler, kimya sanayi boya, gübre vs. ürünleri orta teknoloji grubu içinde yer almakta olup, büyük yatırımları gerektiren ve kısmen yüksek katma değerli imalat kapsamındadır. Bu ürünlerin bir bölümü ithal katkı maddelerini girdi olarak kullanmaktadır. • Makine imalat sanayi içinde yer alan bazı alt sektörler (buhar kazanları, madeni eşya makineleri, motor aksam ve parçaları), taşıt araçları ve aksamları kısmen orta teknoloji, kısmen de orta-yüksek teknoloji ürün
grubunda bulunmaktadır. Bir bölümü yüksek katma değerlidir. İthal yarı mamul ve girdi kullanımı yüzde 50-75 arasındadır. • Kimya sanayinin bazı ürünleri (asit, baz, pigment, bazı inorganik maddeler, yağ, parfüm vs. maddeleri) orta-yüksek teknolojili olup kısmen yüksek katma değerlidir. • Her türlü özel makine ve donanım (makine imalat sektörü), takım tezgahlarının NS ve CNS tipi olanları, özel vinç, elevatör, kaldırma makineleri orta-yüksek teknoloji grubundan olup belirli oranda ithal girdiye dayanmaktadır. • Her türlü elektronik-elektrikli cihaz, makine ve yedek parça orta-yüksek teknoloji grubunda yer almaktadır. Bu alanda sürekli olarak teknoloji gelişmesi söz konusudur. Keza bilgisayarlar, ofis makineleri vs. girdileri de ithalata dayanmaktadır. • Mesleki aletler, tıbbi cihazlar, elektronik iletişim cihazları, telefon ve elektronik girdiler yüksek teknoloji ve orta-yüksek teknoloji grubunda yer almaktadır. Ancak ithal girdilerin artış göstermesi, katma değerin azalmasına yol açmaktadır. • Ulaşım araçlarının önemli bir bölümü yüksek teknoloji ürünleri ithal etmekte ve bu durum ülkedeki ürün katma değerini aşağıya çekmektedir. Bu grup içerisinde makine sanayi, elektrik cihaz ve makineler sanayi, savunma sanayi, taşıt araçları sanayi ürünleri önemli yer tutmaktadır.
Gelişmiş ülkelerde, yüksek teknoloji ürünlerinin toplam imalat sanayi katma değeri içindeki payı yüzde 12-21 arasında değişmektedir. Türkiye için bu oran 2015’in altıncı ayında yalnızca yüzde 4.9’dur.
Tablo 1: Yüksek Teknoloji Ürün ve Sektörleri Sanayi Ürün Grubu Eczacılık ürünleri Buhar makineleri, türbinler Elektrik santralları için makine, cihaz ve parçalar Güç üreten makineler, gemi ve uçak motor ve ak. Ofis makineleri ve otomatik veri işleme ekipmanı TV vericileri, elektronik ekipmanları Telekomünikasyon ekipmanları ve parçaları Elektrikli makine ve donanım Uçak, uzay sanayi için parça ve ekipman Optik alet ve cihazlar Ölçme, doğrulama, analiz ve kontrol enstrümanı Fotoğrafçılık cihaz ve donanımı Radyoaktif maddeler Not: UNIDO Sınıflandırması esas alınmıştır.
Alt Sektör İlaç sanayi Genel amaçlı makine Genel amaçlı makine Genel amaçlı makine Elektrikli makine ve cihazlar Radyo, TV, haberleşme cihazlar Radyo, TV, haberleşme cihazlar
Tıbbi hassas, optik alet Tıbbi hassas, optik alet Tıbbi hassas, optik alet
Sektör Kimya sanayi Makine imalat sanayi Makine imalat sanayi Makine imalat sanayi Büro, bilgi işlem m. Radyo, TV, vs cihazlar Radyo, TV, vs cihazlar Elektrik makineler Uçak, uzay Tıbbi, optik alet Tıbbi, optik alet Tıbbi, optik alet Kimya sanayi
Tablo 2: Orta-Yüksek Teknoloji Ürün ve Sektörleri Sanayi Ürün Grubu Eğirmeye elverişli sentetik fiber Diğer atık ve el yapımı, eğirmeye elverişli iplik Karboksilik asit ve türevleri Pigmentler, boyalar, cilalar ve benzeri madde Yağ ve parfüm maddeleri, temizlik maddeleri İşlenmiş gübre Yapay reçine maddeleri, selüloz, esterler vs. Kimyasal malzeme ve ürünler İplik ve dokuma ürünleri Pik ve magnezitli dökme demir alaşımları Demir ve çelikten yapılmış külçe, tüp, borular Buhar kazanı, donanımı ve ilgili parçalar İçten yanmalı pistonlu motorlar, aksam ve parça Çeşitli sanayiler için özel amaçlı makineler Madeni eşya makineleri Çeşitli özel sanayi makineleri Radyo yayın alıcıları Elektrik devresi yapımında kullanılan teçhizat Taşıt araçları ve yedekleri Demiryolu ve uçak üretim teçhizatı v.s. Isıtma, sıhhi tesisat, boru, aydınlatma teçhizatları Tıbbi alet ve cihazlar Ölçü aletleri, sayaçlar, mesleki aletler Fotografik teçhizat, optik eşyalar, saatler Zırhlı savaş araçları, ateşli silahlar, cephane Pompa, kompresör, musluk, vana Çeşitli makine donanım parçaları, mil yatağı, dişli Kaldırma ve taşıma teçhizatı (vinç, asansör vs) Tarım ve orman makine, cihaz, teçhizat Takım tezgahları, tertibat, aparat, aksam, parça Madencilik ve inşaat makine, teçhizat, yedekleri Tekstil makineleri Not: UNIDO sınıflandırması esas alınmıştır.
Alt Sektör Sentetik ürünler İplik üretimi Asit, baz, vs üretimi Boya sanayi Kozmetik ve temizlik ürünleri Gübre sanayi İnorganik madde üretimi
İplik ve dokuma Döküm sanayi Ham ve haddelenmiş ürünler Kazanlar, fırınlar, ocaklar Genel amaçlı makine Özel amaçlı makineler Özel amaçlı makineler Özel amaçlı makineler Radyo, TV, haberleşme cihazları Elektrikli makine ve cihazlar Kara taşıtları Diğer ulaşım araçları Genel amaçlı makineler Tıbbi hassas, optik alet Meslek ve ölçü aletleri sanayi Tıbbi hassas, optik alet Zırhlı araç imalatı Genel amaçlı makineler Genel amaçlı makineler Genel amaçlı makineler Özel amaçlı makineler Özel amaçlı makineler Özel amaçlı makineler Özel amaçlı makineler
Sektör Tekstil ürünleri sanayi Tekstil ürünleri sanayi Kimya sanayi Kimya sanayi Kimya sanayi Kimya sanayi Kimya sanayi Kimya sanayi Tekstil ürünleri sanayi Demir-çelik sanayi Demir-çelik sanayi Makine imalat sanayi Makine imalat sanayi Makine imalat sanayi Makine imalat sanayi Makine imalat sanayi
Taşıt araçları sanayi Taşıt araçları sanayi Makine imalat sanayi
Mesleki cihaz, ölçü
Savunma sanayi Makine imalat sanayi Makine imalat sanayi Makine imalat sanayi Makine imalat sanayi Makine imalat sanayi Makine imalat sanayi Makine imalat sanayi
Tablo 3: Seçilmiş Ülkelerde Yüksek ve Orta-Yüksek Teknoloji Ürünlerinin İhracattaki Payı (%)
26,9
27,5
28,0
46,3
47,0
24,9
25,3
26,5
35,5
34,8
Japonya Almanya
24,0
24,7
25,2
59,0
57,6
11,4
12,1
13,6
60,2
61,7
Finlandiya İspanya
15,2
16,4
17,0
28,6
31,0
8,9
9,2
9,0
49,2
48,4
İtalya Polonya
7,7
7,5
41,9
42,3
4,4
4,7
4,5
26,7
27,9
2,7
2,8
2,9
21,2
24,4
Kaynak: OECD, Statistical Compendium, TÜİK Not: Türkiye değerleri 2015 Haziran itibarıyla göre verilmiştir.
2014 47,3 35,9 60,1 63,0 31,7 49,1 43,1 28,5 29,0
Tablo 4: Seçilmiş Ülkelerde Yüksek ve Orta-Yüksek Teknoloji Ürünlerinin İmalat Sanayi Katma Değeri içindeki Payları (%)
16,5
17,4
19,0
32,0
33,5
19,6
20,5
21,0
30,0
31,5
33,0
Japonya
14,8
16,0
16,7
33,9
35,4
Almanya
9,9
11,2
13,5
37,9
39,9
41,2
Finlandiya
9,7
10,3
11,6
26,4
29,2
İspanya
8,5
31,8
33,2
33,6
İtalya
6,3
6,9
27,4
29,3
Polonya
4,1
4,3
23,6
24,8
4,0
4,6
22,4
22,9
Kaynak: OECD, Statistical Compendium, TÜİK Not: Türkiye değerleri 2015 Haziran itibarıyla göre verilmiştir.
Gelişmiş sanayi ülkelerinde özellikle yüksek teknoloji ürünleri, toplam imalat sanayi ürünleri içinde yüksek oranda yer almakta ve ihracatlarında da bu ürünlerin gelişmekte olan ülkelere satışı önemli bir gelir sağlamaktadır. Bazı örneklerle açıklama yapmak somut bir bilgilenme getirecektir. Tablo 3’de bu durum verilmiştir.
Tablodan görüldüğü gibi, Türkiye’nin yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracat içindeki payı oldukça düşüktür. Her iki teknoloji grubunun ihracattaki toplam payı 2014 yılında ancak yüzde 31.9’u bulmaktadır. Gelişmiş sanayi ülkelerinde ise bu pay yüzde 65 ile yüzde 86 arasında bir orana ulaşmaktadır. Bu durum söz konusu teknoloji gruplarında katma değer yükselmesini de getirmektedir.
Aynı ülkelerin yüksek teknolojili ve orta-yüksek teknolojili ürünlerin toplam imalat sanayi katma değeri içindeki payları da Tablo 4’de verilmiştir. Tablo, üç ayrı evreyi içermektedir.
Tablodan görüldüğü gibi gelişmiş ülkelerde, yüksek teknoloji ürünlerinin toplam imalat sanayi katma değeri içindeki payı yüzde 12-21 arasında değişmektedir. Türkiye için bu oran 2015’in altıncı ayında yalnızca yüzde 4.9’dur. Ortayüksek teknoloji grubunda ise sanayisi gelişmiş ülkelerde imalat sanayi toplamına göre katma değerler yüzde 29-41 arasında oluşmaktadır. Bu ise Türkiye sanayinde yüzde 23.1 olmaktadır. Bu tablo sanayi sektörünün yüksek teknoloji yapılanması için bilimsel gelişme (Ar-Ge) çalışmalarını zorunlu kılmaktadır. İthalat ve ihracat tablolarındaki değerlerin, ithalat lehine bir fazlalık (dış ticaret açığı) vermesi de bunun doğal sonucudur.
Teknoloji Transferi mi, Yoksa Ar-Ge ve İnovasyon mu?
Küresel rekabette başarı kazanmak, yani dünya pazarlarına yüksek ve orta-yüksek teknoloji ürünleri sunabilmek için Ar-Ge çalışmaları ve inovasyon büyük önem taşımaktadır. Yurtdışından teknoloji transferi yapılsa bile bunun üretim sürecinde kullanılıp geliştirilmesi ve teknik olarak yeni yatırımlara entegrasyonu zorunludur.
Katma değeri yüksek, teknolojik gelişmeyi sürekli kılan, sürdürülebilir bir sanayileşme düzeyi için ulusal Ar-Ge politikasının saptanması, Ar-Ge harcama ve faaliyetlerinin artırılması, araştırma merkezlerinin ve teknokentlerin üniversite işbirliği ile bütünleştirilerek yaşama geçirilmesi, teknik eğitimin buna göre yeniden düzenlenmesi Türkiye için büyük önem taşımaktadır. Özellikle uzun bir süredir devre dışı bırakılan temel teknik eğitime yeniden güncellik kazandırılması, Ar-Ge altyapısı için zorunludur. Fizik, kimya ve biyoloji altyapısı olmaksızın Ar-Ge elemanı ve uzmanı yetiştirilip, sürekliliğini sağlamak mümkün görünmemektedir. Bu durum işin özünü oluşturmaktadır. Tablo 5’de, seçilmiş kimi ülkelerin Ar-Ge harcamalarının GSYH içindeki payları dört ayrı dönem için ayrı ayrı verilmiştir.
Tablo 5: Seçilmiş Ülkelerde Ar-Ge Harcamaları (%) (Ar-Ge/GSYH)
Avustralya Belçika
1,53
1,58
1,67
1,72
1,97
2,01
2,08
2,12
Kanada Danimarka
1,83
1,089
2,07
2,10
2,24
Finlandiya Fransa
3,25
3,42
3,49
3,52
2,19
2,26
2,30
İsveç Almanya
3,79
3,81
3,88
3,90
2,49
2,60
2,65
İtalya Japonya
1,10
1,15
1,19
2,95
3,04
3,10
3,16
Güney Kore A.B.D.
2,48
2,51
2,55
2,58
2,70
2,71
2,81
2,83
İspanya Polonya
0,90
0,97
1,03
0,73
0,77
0,87
0,64
0,71
0,86
0,92
OECD Ortalaması 2,24
2,33
2,53
Kaynak: OECD Temel Bilim ve Teknoloji Göstergeleri
Tablodan görüldüğü gibi 2014 yılında kimi gelişmiş ülkelerde Ar-Ge harcamaları GSYH’nın yüzde 2.1 ile yüzde 3.9’u arasında değişmektedir. Türkiye’nin Ar-Ge oranı OECD ortalamasının çok altında olup henüz yüzde 0.92 düzeyindedir. Beş Yıllık Plan sonunda bu değerin yüzde 2’ye ulaşması öngörülmüş olup; gelişmeler bu hedeften sapılacağını göstermektedir. Keza Türkiye diğer bilim ve teknoloji göstergelerinde de oldukça düşük değerlere sahiptir. Kişi başına makale ve bilimsel yayın sayısı, atıf sayısı, eğitim harcamaları, milyon kişi başına Ar-Ge personeli, patent sayısı vs. gibi göstergelerde de “teknoloji” hamlesini yapacak performanstan yoksun olmaktadır. Bu durum yüksek teknolojili ve orta-yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi içindeki paylarını artırmamakta, aksine sanayinin GSYH içindeki payı da yüzde14’lere kadar inmektedir.
2015 yılı Haziran sonu itibarıyla hesaplandığında; ülkemizde yatırım oranı yüzde 14, tasarruf oranı yüzde 19.5 (GSYH içindeki oran) olmakta; cari fiyatlarla yine aynı dönemde dünya içindeki imalat katma değer payı yalnızca yüzde 1.03 hesaplanmaktadır. Bu trajik sonuç, sanayileşmenin mevcut iktidarın plan ve programlarında yer almadığını göstermektedir. Bu durum teknoloji transferi ile çözümlenecek yatırımları planlama dışı bırakmakta, Ar-Ge harcamalarını ve altyapısını ele almayı zorunlu kılmaktadır. Bunun için de merkezi bir sanayileşme çerçevesinde Ar-Ge ve teknoloji hamlesini acilen gündeme almak gerekmektedir.
Sonuç ve Öneriler
Yüksek katma değerli ürünleri öncelikli olarak imalat sanayi içinde hedef alacak politikalar, strateji ve programlar için önerileri şöyle sıralayabiliriz:
• Kamu araştırma kurumları-üniversiteler ve sanayi “Ar-Ge, İnovasyon” işbirliği mekanizmalarını geliştirmek; mükemmeliyet merkezleri oluşturularak bilimsel gelişmelerin teknolojiye, inovasyona ve yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesini sağlamak. • Sanayi sektörlerinde pazar, ürün, tedarik ve dağıtım kanalları ile bilgilerin ve araştırmaların, küresel ve sektörel eğilim ve yeniliklerin izlenmesinin, sektörel ve sektörler arası bilgi alışverişinin daha iyi yapılmasını sağlayan ağ yapıları oluşturmak. • Tasarımdan satış sonrası hizmetlere uzanan değer zincirinin katma değeri yüksek kademelerinde yer almak; yenilikçi, rekabetçi ve yüksek teknoloji içeren ürün ve hizmet sunumu ile toplumsal refahın düzeyini artırmak. • Ulusal ve uluslararası Ar-Ge fonlarının daha etkin kullanımını sağlayacak mekanizmalar oluşturmak. • Sektörlerde yaratılacak katma değerin ülkede kullanılmasını ve yatırıma dönüşmesini sağlamak. • İmalat sanayinde ve entegre imalatlarda esnek üretim yeteneğini kazanmak. • Sanayi robotları, mikro mekanizmalar, nanoteknoloji üretim makinelerinde tasarım ve üretim yeteneği kazanmak. • Özel makine odaklı kitlesel üretim için kullanılan yatırım makine ve donanımının imalatında yetkinlik kazanmak, bu konuda benzer ülkelerle aynı kulvarda olmak. • Bilgi yoğunluğu ve katma değeri yüksek ürünler geliştirmek, bu bağlamda makine imalat sanayinin alt sektörlerinde tasarım
ve Ar-Ge önceliği ile önemli bir yere sahip olmak. • Kimya sanayinin önemli alt sektörlerinde yenilikçi ve alternatif süreç ve ürün teknolojileri oluşturarak bu alanda yer almak. • Bilgi ve iletişim alanında daha yüksek katma değere yönelik komponentlerin üretimine odaklanmak ve yeni kuşak tüketici elektronik ürünlerinin tasarım ve üretiminde yetkinlik kazanmak. • Tekstil sektöründe nanoteknolojiye yönelik yenilikçi çalışmaların hızlandırılarak yüksek katma değerli ürünlerle dünya üretim ve ihracatında önemli bir pay elde etmek. • Hammadde, enerji ve işgücü verimliliği ile istihdamı büyük ölçüde artırmak. • Doğal kaynaklarımıza yönelik tesislerin kurulması ve bu alanlarda istihdamın artırılması için ilgili sektörleri yeniden yapılandırmak. • Ülkenin bilim ve teknoloji düzeyinin gelişmesinde öncü bir rol oynayan, toplumsal refaha katkıda bulunabilecek ulusal savunma, havacılık ve uzay sanayine sahip olmak. • Yüksek performanslı malzeme bilim ve teknolojilerinde yetkinlik kazanmak. • Geleneksel malzeme alanlarında yeni ürünler geliştirmek ve çeşitlendirmek.