Elektrik Mühendisliği · Sayı 459 · Aralık 2016

SANAYİ GERİYE DOĞRU GİDERKEN ENDÜSTRİ 4.0 İDDİASI

Aslı Aydın

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Görüş ve değerlendirme

Yıl
2016
Sayfa
4
Okuma süresi
10 dk
Görüntülenme
0

Konu

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma

İlgili: Toplum, demokrasi ve emek, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Endüstri 4.0
  • finansallaşma
  • IMF
  • dünya ticareti
  • imalat sanayi
  • potansiyel büyüme

Özet

Yazı, 2008 krizi sonrası dünya ekonomisinde süregelen durgunluk, düşük yatırım ve finansallaşma eğilimlerini IMF, DTÖ ve UNIDO verileriyle inceleyerek Endüstri 4.0 iddiasının bu yapısal sorunlar karşısında gerçekleşme olasılığını sorguluyor. Yazar, üretken yatırımların gerilediği ve sermayenin finansal alanlara kaydığı bir ortamda yeni teknoloji devriminin krizi aşma kapasitesinin sınırlı olduğunu savunuyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Aslı Aydın Birgün Gazetesi Köşe Yazarı

Düşük büyümede takılı kalmış, düşük enflasyon, düşük talep ve yatırım iştahsızlığının kalıcı hale geldiği dünya ekonomisinde yeni bir devinim, “yeni teknolojiler” ile hayata geçirilebilir mi?

Dünya ekonomisi; 2008’de başlayan ve şiddeti tüm dünyada hissedilen bir kriz sürecinin ardından bugün uzun süreli durgunluk dönemini yaşıyor. Derinliği ve boyutları 1929 Büyük Buhranı ile karşılaştırılan içinde bulunduğumuz kriz, tarihsel deneyimleri ve yapısal sorunlarıyla tarih sahnesinde yeni bir dönüşüm ihtiyacını ortaya koyuyor. Kuşkusuz bu “yeni” dönüşüm ihtiyacı, kapitalizmin krizlerine içkin sermayenin yeniden yoğunlaşma ve yeni birikim olanakları inşa etme ihtiyacından bağımsız değil. Bu ihtiyacın karşılanmasında ise tarihsel deneyimlere de sarılarak yeni teknolojilerin oluşturulması ve yeni pazarların yaratılması, kapitalizmin geleneksel kriz süreçlerinin bir özelliği olarak bugün yeniden gündeme taşınıyor. Bundan birkaç yıl önce Almanya’da uluslararası kamuoyuna sürülen Endüstri 4.0 olarak adlandırılan ve 4. Sanayi Devrimi olarak tanıtılan teknoloji hamleleri de bu sürecin bir parçası olarak karşımızda.

Bilindiği gibi endüstri esas alınarak ilk üç devrim; sırasıyla buhar gücünün üretimde kullanılması, elektriğin kitlesel üretimi sağlayacak biçimde kullanılması ve bilişim ile elektroniğin üretimin otomatikleştirilmesinde kullanılması olarak tanımlanmaktadır (Akyos, 2016). Bugün ise reel birikim olanaklarının tıkanmış olduğu kriz-sonrası dönemin aşılmasına yönelik “devrim” gibi ifadeler eşliğinde büyük iddialarla ortaya atılan Endüstri 4.0 kavramı, birçok ülke ve iktisatçı tarafından uzun süredir tartışılan bir konu. “Krizin yol açtığı uzun süreli durgunluk döneminden çıkışı sağlar mı?” “İşsizlik yaratır mı?”, “Farklı sanayileşme evrelerinde olan ülkeler açısından sonuçları ne olur?” vb. birçok başlık altında tartışılan bu büyük iddia, bu yazıda dünya ekonomisinde mevcut olan yapısal özellikler dikkate alınarak sahip olduğu iddiaları gerçekleştirebilme olasılıkları ve olanakları ile tartışılacaktır. Yazının savunduğu nokta; dünya ekonomisindeki kapitalist yapının iflas etmesi ile ortaya yeniden çıkan aşırı birikim/talep eksikliği sorununun yanı sıra özel olarak finansallaşma sürecinin sonuçları, eskimiş teknolojilerin yerini yeni teknolojilerin almasını, krizin aşılmasında etkin olmayacak bir hamleye dönüştürüyor. 1980 itibari ile finansallaşan sermaye, üretici birikim dinamiklerini büyük oranda tahrip etmiş; üretici birimler gerilemiş ve tüm bu süreçlerin hem bir parçası hem de bir sonucu olarak kaynak ve işgücü tahsisi finansal alanlarda ve ilişkili hizmet alt kollarında yoğunlaşmıştır. Bu nedenle Endüstri 4.0 tartışmasında, bu iddiayı gerçekleştirebilecek bir üretici alanın varlığı, en önemli tartışma başlıklarından biri olarak bugün karşımızda durmaktadır.

Ekonomik Aktivitelerin Sessizliği

Ekim 2016 IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’na göre dünya ekonomisinin 2016 yılında yavaşlayarak 3.1 büyümesi bekleniyor. (Bir önceki öngörü 3.2 idi.) Büyüme tahminleri daha karamsarlaşırken, potansiyel büyüme oranlarındaki öngörüler üretim imkanlarındaki tahribatı ortaya koyuyor. Potansiyel büyüme hızı, IMF tarafından enflasyonu artırmayacak düzeydeki bir işsizlik oranı öngörüsü ile “Phillips Eğrisi” ile tanımlanmış enflasyon-işsizlik ilişkisinden yola çıkılarak hesaplanıyor. Potansiyel üretim düzeyi; “bir ülkede verili sermaye, emek ve diğer doğal kaynakların tam istihdam düzeyinde kullanılarak elde edilebilecek en yüksek çıktıyı” temsil ediyor. Buradan yola çıkarak; geçtiğimiz yıl yayımlanan IMF raporunda, sanayileşmiş ekonomilerin potansiyel büyümelerinin 2008-2014 döneminde yüzde 1.3 olan ortalama düzeyinin 2015-2020 döneminde yüzde 1.6’ya düşeceği belirtilirken, kapitalizmin merkez ekonomilerinin 2008 öncesi 2.25 düzeylerine artık geri dönüş yapma imkanlarının kalmadığının altı çiziliyordu. Gelişmekte olan ülke (GOÜ) ekonomilerinde ise daralmanın boyutları yüzde 2 olarak gözlenirken; 2001-2007 döneminde yüzde 7.4, 20082014 döneminde yüzde 6.5 potansiyel büyüme hızına sahip GOÜ’lerin 2015-2020 döneminde yüzde 5.2’lik potansiyel büyüme hızına sahip olacakları belirtiliyor.

Öncelikle bu veriler ve tahminler; dünya ekonomisindeki uzun süreli bir durgunluğa, bu krizin merkez ekonomileri de içine alan büyük çapta yarattığı gelir düşüşlerine işaret etmektedir.

Diğer bir yandan dünya ekonomisinin bugünkü evresini, ekonomik aktivitelerin suskunlaştığı kronik bir sendrom olarak da tanımlamak mümkün. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarafından yapılan araştırmalar, ana ticaret bölgelerindeki durgunluğun kalıcılığına işaret ediyor. DTÖ, dünya ticaretindeki büyüme tahminini 2016 yılına ilişkin yüzde 2.8’den 1.7’ye indirirken, 2017 için ise 1.8 ila 3.1 aralığında bir büyümeyi öngörüyor. Krizden önce dünya ticaretindeki büyüme hızı, ekonomik büyüme hızının 2 katı düzeyinde seyrederken; 2008 krizi ile birlikte 1.5 katına gerilemiş, 2016 yılının ilk 4 ayında da tarihsel bir daralmayla eksiye dönüşmüştür. (Yıldızoğlu, Eylül 2016) Küresel ticaret büyüme hızındaki düşüşün arka planında gerekçe olarak emtia ve ürün fiyatlarındaki düşüş gösteriliyor. İşlenmiş, sanayi üretiminden geçmiş ürünlerin fiyatında 2015 yılında yaklaşık yüzde 7’ye yakın bir düşüş gözlenirken, yakıt fiyatlarındaki

düşüş yüzde 46’ya yaklaşmıştır. Fiyatlardaki gerilemenin

rinde petrol fiyatlarındaki düşüş ve özellikle Avro Bölgesi

ardındaki nedeni ise küresel büyüme ve talep düzeyindeki

açısından döviz kurunun lehte değişmesi sonucu -son

yavaşlama ile açıklayabiliyoruz.

çeyrekte gözlenen yukarı dalgalanmayı saymazsak- dünya

Peki, düşük büyümede takılı kalmış, düşük enflasyon, düşük talep ve yatırım iştahsızlığının kalıcı hale geldiği dünya ekonomisinde yeni bir devinim, “yeni teknolojiler” ile hayata geçirilebilir mi?

imalat sanayisinde bir bütün olarak daralma gözleniyor. Şekil 1’den de gözlenebileceği gibi uzun dönemli eğilim hala negatif yönlü olmakla birlikte imalat sanayi üretimini en fazla aşağı çeken ülkelerin de gelişmekte olan ülkeler olduğu izlenmektedir.

Dünya ekonomisinin İkinci Dünya Savaşı sonrasında ilk kez

Dünya sanayi üretimindeki daralmanın önemli bir nedeni,

böylesi bir çapta daralma ve yavaşlama dönemine girdiği

finansal kârların sinai kârlar üzerine geçmiş olması ve

bu dönemde Endüstri 4.0’ı tartışırken, ekonominin yapısal

sermaye birikiminin finansal alanlarda yoğunlaşmasıdır.

zeminleri belirleyici olmaktadır. Yukarıda bahsedilen eko-

Tarihsel sürece bakıldığında, bu çarpık birikim dağılımına

nomik görünüme yol açan etmenler göz önüne alındığınneden olan faktörlerin 1980-90 dönüşümleriyle inşa edilen

da, Endüstri 4.0’ın ortaya attığı oldukça muğlak kalmaktadır.

iddiaları

karşılayabileceği Dünyahiımzlaı lfaitnsaannsaaylliavşmerialesrüi,rdeücinnyian ismoanluatçlsaarnıaoylidsiunkdleakrıi dguörrgüulen-luğun işaret ederkenc,ekgteirli.ş1m9e7k0t’elerodlaensıvneırlyaürkınsaeleunlaşpainyaİskaineckioDnoümnyilaerSinadveaşısüren

devam e uzun dö

Bu muğlaklığı ortaya çıkaran etmenleri, üç lamak mümkün.

(I)Yatırım Sorunu Küresel yatırımların belirleyici göstergesi doğrudan yatırımlar, 2007 yılından sonra

mkorlaiazdrdaskeüdrbedegaügsiaçclööaraieyıirrzçnstamelııieilek,nmlmnaen-dszieaaansbnynaiiaakledye-niöcişlevdfaeadçsrddğiürşazozeeiüüümnllntkznmzykagiireeeaşyuliaaamdbyyarşsüseiiuiiaıneymıelnntkğukosigaunaaıezioreşnl.,uçvnanıleneienB1tolkeşkem9mstdiosdheira7anerlanötin0eniensosnlşa’üaieımlednmyoyelnymkiedliireimlsğkeişeFerlinliiâinrueşoMünridmernşsrlreiağedtiodenelursinietlslısbederkiniut.mtripeeılrnsmenneüogdtrbhranrefaaüeoEiaylulnittaellnycşüiaannmemufdnnilinnü-yanesiesorabsaktghıotlltitrnlaçeaeıinkazryitkdrâaomileçınfarkalnlelaoifadyybnGnldiröaornüialeenüknjaayrilklilnaülikbüvteşldeskeeemmraüollsgçeleşetallaöreemüapÖbkznlşgoaatlniömlrenarkvdgoznlleuedüllüaaeoesğartösnnjüiaub-tiz,iiyey(iruzUlollilkrikeNk.atnlreIŞemıDeidAeOmkakiv)laltgrelvoaa1detl’iabrrd

birlikte adım adım geriledi ve tarihi dip olarak yorumlanan

2014 yılında 150 trilyon dolar seviyesine indi. 2015 yılında sanayileşmiş ülkelerin başını çektiği bir iyileşme gözükse

Şekil 1: Dünya İmalat Sanayi Üretimi, Çevrek Dönem. Bir Önceki Yılın Aynı Dönemine Göre % Değişim

de, bu iyileşmenin üretken alanlara gitmediği tespit ediliyor. Özellikle Amerika ve AB ülkelerinde (Kuzey ülkeleri)

gözlenen canlanma, başta iyimser bir havanın yeniden

canlanmasına yol açsa da yatırımların niteliğine bakıldığında

olumsuz havanın devam ettiği bir kez daha anlaşılıyor. 2015

yılında küresel doğrudan yatırımlarda gözlenen yüzde 15’lik

büyümenin büyük oranda birleşme ve devralmalar yoluyla

oluşan yatırımlar oldukları gözlendi. Bu büyümenin çok

küçük bir kısmı yeşil alan yatırımları olarak tarif edilen,

istihdam ve gelir yaratıcı yatırımlara dönüştü. Yatırımların

büyük bir kısmının şirketlerin ödemeler dengesi-finans

hesaplarını gözeten yeniden yapılandırmalara gittiğinin

anlaşılması; 2008 öncesine de uzanan yatırımsızlık, kaynakların üretken alanlardan çekilmesi sorunsalının devamının

bir işareti olarak okunabilir.

Veriler de göstermektedir ki, tüm genişleyici para politikaları ve sıfır düzeyine çekilmiş faizlere rağmen bugün dünya

ekonomisinin üretken yatırımları canlandırmaya yetecek

kapasitesi kalmamış durumdadır. Rakamsal olarak şişkinlik

Kaynak: UNIDO

iksbpgolkskadatalâöauonoadllrlsldnmkdraiitataaıuelaıirlaanğnkrkanankıetılnacunnatlnvlaıaanrıaekgrdıoyrtdsdeealbııbaanrraümtiun.rçırnşragebsaDüöıkyküimyuzkleiolnehg-eenlkllüaaüaşdliamridlmryntekaıeımeenctsetgneoveıiasnyöncmkriüldruitn,aytarmetaieodeysğEllkdeeatatieksiğnkdenhrukeiiğdill,dğnaioneiüklrhaiynddasıümdianultizbrnaurrrdmei.nivl.ğraaseSBlieu4eşanyetiü.ılrer0clraöarmtitimlkaeneaoçklitralnealemioelkamyiıkbşmrntehmauiaaiannlaldklayeeçiloıyennerkeraeln,l.tkagdanbeineserldiuaenıbtdensinraeareknımdşmeşüssd1vdnlrüfaaiüeaıkimzeö9üarşrnncerryroen7nekyımıetaalnaalrnses0üeyaiacnğniyinıeoaykran’şnneeza--lllıiüymneeieemkD2orkingdbl0lsolüeoieeiae1nrnnnjçkri4isoiyminıhnıydlmanıdrliüzeışeysıirzlbğseaıalseioilıaulnnnınıylfrngabüfşmdTiıdiRyıdüynnnarekaureaianaaiaüa,tneüsanügidtuıdmk,rmsrpüegıliCbe1aüvaarlteetulea9nkeeşiılzmgnmv7aacemdsselncen0iediahiçeğhs’tnynrlaaıİrnliüeaeazdekmelrlitaealiperinntlrsışnaairlnikınaıikşeyycolblbieaaieicçüksadlarmroDçyeayınaababnknfaüereidrüiiinaciludrrmndnlamkkilinamilaakmkyeakdiKoniiapeyblamamasnmfhsneünaSaşimiyaindylıozainlrnrveaiüşavariıdşnemanınkoşrrköaşaisamuşsmnğfçiarftpıaibanedıeaailsvnlnsimkpoiıa1luioeasamzntinslrlüyynankrioelieıirristeatnkdlunbeanaaokigatacisrrlökmjbaryraıiiöeürnraialfnagerlelınilsadermnenarlertebrdtllandetaıediaeaüemsenlaşretsoadnytbığcnrıneiınkrnüinirıed,nmerumivraefalfkç.üinyeoieoennnlnensalylaseadtapaoinrdnFunnnıdığeslğosiüauoannaurnzlnldlf,deoalkikyauavlskamamşeçtketrrmaöllüultpaalararşaıbirrlerşşrteısluıumıitaınrnkigrdrimaambn.öısbdrdeir.ainbaüasrslai1Tlıeççei9

(II) Üretim(sizlik) Dünya imalat sanayi

Sorunu verileri,

dünya

imalat

ile anlatılmaktadıyr.atÖırnıemmlliarteınspintleitr eilçiğerie,nkübureçsaelılşmtaadlea,bifninansal sektördeki

büyümenin sanayissinekdteökriünün

dtüoşpülakmyüerefnatkkiedtönerlinğüercestaakhneinpllaiiğnnişdaüaıztğeaırnlianındıetyelaomlyuamskisılnuezbdibreiirclişeektkkiyi,yee(tasmahaimp laoyldıcuığbui,r

durgunluğun devam ettiğine gelişmekte olan ve yüksasheilepnolduğu ortayiastkiohydulammaktvadeır.üÇraelıtşimmadiaykei nöniedmelni bairybauğlgau, sermaye birikimi

piyasa ekonomilerinde süren uzun dönemli daralmayaisiştiahrdeatmın ediyor. Birleşmiş Milletler Endüstriyel Gelişme Örgütü

bu

sekktöarlledrdıreaycoağkunlbaşimr aösızneınllsikantaeyinüyreotikmsiuünzedriundre.

dışsal

bir

etkiye

(UNIDO) verilerine göre, sanayileşmiş ülke ekonomile-

1 Why does financial sector growth crowd out real economic growth?, Bank for International Settlements

Working Paper 2015.

2014 yılında Cecchetti and Kharroubi* tarafından yapılan ça-

Dolayısıyla bugünkü tablo, sanayi alanını yeniden canlışmada dünya ekonomisinin bugün geldiği aşamada finansal

landırmaya yönelik Endüstri 4.0 gibi iddiaların hayata

sektör büyümesinin ve burada oluşan şişkinliklerin reel üregeçirebilmesine dönük elverişli altyapıyı sunmamaktadır.

time ve reel büyümeye zarar veren bir etmen olduğu, ampirik

Bugünkü öncelikler ve tercihler üretimi değil, üretilmişlebir çalışma ile anlatılmaktadır. Önemli tespitler içeren bu çarin yeniden değerlenmesiyle oluşan yüksek finansal kârları

lışmada, finansal sektördeki dışsal büyümenin toplam faktör

göstermektedir.

üretkenliği üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olduğu, finans

sektörünün düşük üretkenliğe sahip inşaat alanıyla yakın bir

(III) İstihdamın Dağılımı Sorunu

ilişkiye (tamamlayıcı bir ilişki) sahip olduğu ortaya koyulmak-

Endüstri 4.0’ın, Siber Fiziksel Sistemler (CPS-cyber-phytadır. Çalışmadaki önemli bir bulgu, sermaye birikiminin ve

sical system) ve Nesnelerin İnterneti (İnternet Of Things)

istihdamın bu sektörlerde yoğunlaşmasının sanayi üretimi

ilkelerine dayanarak, akıllı üretimi amaçladığı belirtiliyor.

üzerinde dışsal bir etkiye neden olduğudur. Vasıflı işgücünün

Üretim bandı içindeki her bir bileşenin bir İntranet/İnternet

bu sektörlerde istihdam edilmesi, yine bu dışsallığın içinde

ağıyla birbirlerine ve yerel işletmeciye veya bağımsız yönetici

yer almaktadır. Finansçılar ve girişimciler olarak iki aktörlü

bilgisayara bağlanması yoluyla, üretimde hız ve esneklik sağlabir ekonomi varsayımı altında kurulan basitleştirilmiş modelyacağı, maliyetleri ciddi oranda düşüreceği ve rekabet gücünü

de; bulgular girişimcilerin, gelişmekte olan ve gelişmiş bir

arttıracağı öngörülüyor (TOBB, 2016). Dolayısıyla böylesi bir

finans sektörü karşısında yüksek üretkenlik içeren işlerden

sistem aynı zamanda bu makineleri kontrol edecek, doğru

uzaklaştıklarıonlıdguöğsutedrumre. kVteadsiırf.lıDiaşhgaükcaürnmüanşıbkubisrekmtoödrleelrde istkihardaarmlar evedrielmbileescie,kyvienebubumadkıişnseallelrıiğnınbaikçıimndıneı üysetrlenecek

çerçevesinde ayalmpılaakntaamdıpri.rikFainnaalnizsdçeıliasre 1v5egeglişirmişişimülckielneirn olarakvasikıfilı iaşkgütöcrülnüe bgeirekeskioninmomduiyuvyaorrs.aByöıymleısiablitrınişdgaücünün

bOfriüunEnaiCnkrsDieemstleaokerdttaökefriılsnüfkDtidinabunaariürnaanhuyfnaüsıolnsuamludnnksmeauaenolrbskamrudanatzöesnaisimrlşottaülıleraedkkılşukailntetğabincsurrieaieşr,llnnımgesamneıtyinlemişiosşdüdepearmknieettltieyov,kdeüdfeçyiinkeenra.llsraiÇdgçekneeekasvl;vlaeiışlşreükbimssrlieeuienankrltnigtbkdövıiueener-nlalyriakpgıiilçravtsieeanüşrmriremeonaicnlmcuiniiipşdplienldioerrilibriamnkdilar,aerdsnaıgoıniğenluaeılulzisuicşoazyumrkduuloeeşsalmkuaşitrt,aseıaidkeksıtloğisa1hılarad5yhıannainpmıgıvtoeıglnellaödirş4suıgmn0tğeeıuyirloışmildrşltıameükağyklfıikaltişıneeçmadnıbknıiiniarnsr.rabılyluaoşrsm.isafinans sektörüOnEüCnDözetallrikalfeınAdra-nGesuynoğuulannbirmyaalpaıtdasaünraetyimi üretkenKliakpivtaelirzilmerini vgeelifşimnaenssürseeckitnöinrübibrüpyaürçmaseı oolraarnaklasreıktörler olanaklarını tıiknacdeılğeınşmekelikntdeeddiirr.. Çalışmanın bu iki model tarafaırnadsaı ndednegsetdeeklmeneeyndatneaspgietlie,nfidneağnişsiaml ,seişkgtüöcrüünküonmpozisÜretim alanı rveeeflineatnksiaslianninındoalkuimbisruikzimolddeunğgue,singienlifşineannsveya geeyoklinoşunknoinmunibddierakifdi1ne9ğa7in0şsimönsiecnkeistsöiarağürltnaamünnapkaötyazıdneıılrnl.ikS1l9aen80aAysiro-ünGrreaetsiımhiınzilna alanında yoğuynolağşumnabsıirolyaraapkıda tüareifteimdileoblailneacekkla“rfıinıantıskaal-dığı şekdlüişnmdeedyeir.başlayarak, yerini finans sektörüne bırakması, laşma” kavramı, reel bÜirriektimimalaanlaınnıınvereimfiensai nolsaraalkaşneıknidllaek- i birikişimgücdüennügnedsienbinu yfeinniadnesngaelayneıgnödrae yyeonğiduennlataşhmsaissiıni oluşk2n0âer1nl6as)ro.inBçiu4n0sdüyeırklşoeliıelckpakinatriaaylbrlıkeniihrnıdnsseeoan2ln0but0saicr8oru’isnefüokrl4eaeadr0cdaieaklyreıfşıboiılnkillalıaitkğnnuastentaucaülyerksoikâthrürs(l“aLyefrülaiıknnpbsaateiovnrlipmstlssaaeaülmlssrai,eşcmeaı”şıtÜkkuarrvetmutritaumumşyitnuıo,rrr.ore(bLeolatlpabşaimrviikatssimıa,sy,aap2laa0yn1ız6ne)ıkn.anBeırnuimgseüelisrşeiicmoinil,aürbaçikrboyutlu (Şekil 2), 200s8oknruizciuileoblairrlaikktefdinuarnakssaalmkaayralşaarmınastıovpelagme- karlayraziıçciınladrelak“iakpıallyı ıfnabınrik2a0la0r8”’veb. kpaedkaçrokoyleanğiatneüksntoüloji içenişleme pakeytlüekrisnedlme keüsire(sŞelekpiyla2sa)l,ar2a0s0a8lınkarnizlikildeitebirlelikte durreanksEanmdüastyrai ş4a.m0’aa,ssıavneayigealnainşılnedmaeerpitaiklmetilşerbiinrdiestihdam

büyük çapta eksükriedsinelampiizymasinaelaurlaaşsmaalısnı,aynaplıiskaildbiitresüirleecibnüyük çyaapptıasıyelaskhiazdırilnaanmanizdmüninyea, ubluaşümstatseık,nyoalopjıinsainl ubzirman işdevam ettiğinsüi rgeöcsitneridyeovr.amBuestütirğeiçniaygnöı sztaemriaynodr.a Bbuugsüünreç ayngıüczüamihatinyadcaınbaungaüsnıl ysaenrımt vaeyreecsetkotkiru?nBduaksoi raur,taışrıaneleman fsienramnasy-keasğtıotğprueinyeadls-aaüklriaeraıtrnktıdeşanınbsrierekiektltö-iüğrlrieneretdkdeeendiseşeağkrietlö,trfelietnmradeneksdt-eekdğaiiğrl,.ıt piyasiişhastliiazyrlaıicknıdbnaaınşblımiğrıiakaklttiiınğneidlneaerbditraeçroaişkfıaynredenatinestodmreuevnrkaitlleeıdnymiarn.aıstlıanyöanbüilencdeeğni

Şekil 2: Finans Sektörünün, GSYH İçindeki Payı, Amerika Verileri, %

Kaynak: Has the U.S. Finance Industry Become Less Efficient? On the Theory and Measurement of Financial Intermediation, 2014

Kaynak: Has the U.S. Finance Industry Become Less Efficient? On the Theory and

* Why does financMial seeactsour grroewmthecnrotwdoofuFt rienalaecnoncoimailc Igrnotwethr?m, BaendkifaortIinotenrn,a2tio0n1al4Settlements Working Paper 2015.

Dolayısıyla bugünkü tablo, sanayi alanını yeniden canlandırmaya yönelik Endüstri 4.0

gibi iddiaların hayata geçirebilmesine dönük elverişli altyapıyı sunmamaktadır.20B16uAgrüanlıkk•üSayı-459

öncelikler ve tercihler üretimi değil, üretilmişlerin yeniden değerlenmesiyle oluşan yüksek

finansal karları göstermektedir.

(III) Ġstihdamın Dağılımı Sorunu

Kapitalizmin gelişme sürecinin bir parçası olarak sektörler arası dengede meydana

gelen değişim, işgücü kompozisyonun da değişimini sağlamaktadır. Sanayi üretiminin

ekonomideki 1970 öncesi artan payının 1980 sonrası hızla düşmeye, yerini finans sektörüne bırakması, işgücünün de bu yeni dengeye göre yeniden tahsisini oluşturmuşturE. LEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ

Şekil 3: 1980 Sonrası İşgücü Dağılımındaki Değişim, Toplam İstihdamda Sektörel Paylar, %

Kaynak: KDaüynnayk:aDBünaynakBaansık,as“ıB, “eByeoyonndd EEccoonnomomic GicroGwrtho,w20t0h0, 2000

gibi, uzman işgücüÜihrteityiamcıina draobyaontlıat şvmeraesbıi,lecyeakpüalykelzeeriknanın gmelaişyiemniin, , yüaçtırımbolayruıntl,uistiyhadzaımcıılnarylöanü“naüknılülıretken olmayan

Almanya, Afmaberriikkaalvaer”Javpbo.nypaebkaşçtoakolymeanki ützeekrneo,liolejiriitçeekr-en Endaülsatnrliar4d.a0’yao,ğusannlaaşymi aaslıa, nbıungdüanüerditüilnmdieşn baiyrıran önemli bir

noloji hattıinsdtiahdüaremtimyabpiıçsiımylianihuazyuırmlalnualnaştdıürmnyışa,üblkuelüesrtleteknolofjaikntiönrduüzrm. Banugiüşgnükücüsüihreticyiadciığnear knraiszıldöynaenmıtlerinden ayrışsınırlı olacavğeıresocreukntilra?rınBıuorstaoyrau,çıakraarmealekmtadanır. iBhutiygaüccıünnın makitnırealnerfaktatröarfleınrddeannedneövnreamlınlimsi aişsgıücyüönveünsadneanyi kaynaklarının dytFbaeüearnlşkaliüifadıktnbenadieşşatgBlknıüialüyciybbüteşoıülaielr’skçkrynliimuelianezımilmtldlekaeivierlkabrlnianeiyyaenibndreşteiamötıulrnrlbıştayiıaelilfDuılmeıküğenmlstolcıiaadaknğeldanaeçuduklıalaltremeaüıyb.üknrişlalenikdtksrıieeaırekanlmtloveerbelazr“aıiarişifrn4irnlıçne.atnüioaşkndİAljkmlkıadeenleyelmarilselnmeyçeainrd,eemnelieşnebrysikekiutaodssileg,iırieazn”üuAçvniınnaelromenvelBliışrtaleemadaeorrljteaieıleıyknakk’rsaacyina,avığtebılkauJasnagyoaüödbypüdrbanürüuonıkiercynznellıtüeealllykeamcşkyaemdrıeankıaçebğpndak4aiaııpeçsl0şgaaatotandyyilabrbıeüldtaltaiianlaşesl,ırykieühğıaudarkrikzçşeioiüpçiemnltmaıkerikşeaerikyllgdaasneamneükrirpolmillcemıeşlllesüdogaamişiajüşn,kmiycümdtkahçeeümıadnearaysıişlıtiknlühirtimütyı.tartenlnieekiıBkydtşcnolavauiçiloeoceiaüllılgvceoDpnmrüarjeoagikeocaltteeltiüğadseırmrnırunairdi.sndıiröys.enülDürinüşoümlyaezüynoınsirddıbyeelinnar

tmonyaoliancıyşreuıamliikşkklgaaysünareşnclaıünıomtthynllaabaaıaürzrnunzanaamııfkrtsıçyldnüaaaıaaykdrznnıFeaaamsıbcralntammeekanvykayaeahalotısrkeyarıimbtli,pueiadebtmdehekkvukınaeillrtlaezr.feeuniemıBkdrrzmmidrieunareaekakd.ysktilUseleeaetaindcaşnşznektdimaaıröğiırr.ynraiyıti.leUnodmgö,ezünmsınçmçeşaoülmnuüakihaşznlebgiysanmıiükibnrndlciaıüisirürnsşehlnltsıneeıüor“arnbnrıi4rdilnur--.iysaİlelnerıritnlevmnK-gneriarCaecoitpsyeiweoinlc”tivncahkeahksolrceeçelSrtlaamoteroiwtaelGtkdaylere.omactSukae.ent,ğnaıKrizmtesahöallnaWlamreneromaacorsonuklıni,binobbbimguiuErPi,fcssiaWüokgprrrhreeueoyrcwsoiedltliDoahşherk9?asa,i2lknf,BiiEnana2nk2c,fiEoarl4s4Ien, ctOetor4r-, mühendis gilüeçylüetinbiirlecseeknadrüyzoeyyudekbairrşıümrıeztaimçımkaikrtmaraıkntıandır. BuFesbernuaarryyo2,01ç5o.k sınırlı bir mühendis ile

yeterli görüyledtiünğiülencüekgödsützeerymdeekbteirdiürr.eMtimerkmeizkilteaşrımnıinş ybeirterli gö-rüPldhüilğipüpnoüng, öTs.te,rHmaeskttehdeirU. M.S.eFrkinezainlceeşmInişdustry Become üretime gebriirdüönreütşim, beelglierüilkdeölneür şe,libnedleli iülelrkietleekrneollionjdineinileri tekLneoslosjEinffiinciteenkte?lOlenşmtheesTi bhueosreynaanrdyMoneuansubrierment of Finantekelleşmesi bu senaryonun bir parçasıdır. Dolayısıyla bu

cial Intermediation, NYU, September 2014.

sorun, bir yanıyla kapitalizmin geleneksel kriz-tekelleşme sorununun bugün için tekrarını ortaya koymaktadır. Diğer bir yanıyla söz konusu yeni teknolojinin ölçek üretimine dayalı karlılığa sahip olduğu anlaşılmaktadır. Yetişmiş-uzman mühendislerle sınırlı kalması, olası bu yeni teknolojinin bu

- Lapavitsas, C., The Profits of Financialization, Monthly Review, Volume 68 Issue 03, July-August 2016.

- Akyos, M., Bilimkurgudan Yaşamın Gerçeğine: Endüstri 4.0, herkese bilim teknoloji dergisi, sayı:13, Mayıs 2016.

açıdan da olanaklarını zorlaştırmaktadır.

- Ekonomik Forum, TOBB Yayını, 2016, Ankara.

- Soubbotina, T, Sheram, K., Beyond Economic Growth,

Sonuç

Kapitalizm, kendi doğası gereği genişleme-kriz-daralma süreçlerinin birbiri ardınca takibinden oluşur. Kriz ile birlikte izlenen kriz-sonrası daralma döneminin aşılması eskinin yıkılıp yeninin inşa edilmesi süreci ile aşılmaya çalışılır.

Meeting The Challenges of Global Development, WBI Learning Resources Series, 2000.

- Aydoğuş, O., Türkcan, B., Çalışkan E., Kopurlu B., Kriz Teorileri: Kondratieff, Schumpeter ve Wallerstein, Ege Universitesi, 2009.

Bu yeninin çoğu zaman yeni teknolojiler, kurumlar, yeni siyasi örgütlenmeler şeklinde meydana geldiğini tarihsel

- World Employment and Social Outlook: Trends 2016, World Employment and Social Outlook: Trends 2016.

deneyimlerden biliyoruz.

-World Economic Forum, The Future Availability of Natural

Kapitalizmin kendisini yeniden üretme girişimi, üretim ve tüketim kalıplarını yenileyerek kendisini yeniden üretmeyi hedefler. Oysa bugün sermaye stoğundaki her bir artışın ya-

Resources, November 2014.

- World Manufacturing Production, Statistics for Quarter III, 2015.

tırıma dönüştüğü alan finans sektörü olarak öne çıkmaktadır.

- World Investment Report, Investor Nationality: Policy

Yahut genişleyici para politikalarından piyasaya sürülen her

Challenges, The Division on Investment and Enterprise

bir birim fonun da gittiği alan finans sektörü olmaktadır. Serof UNCTAD, 2016.