Elektrik Mühendisliği · Sayı 49-50 · Ocak-Şubat 1961
TELEFON HARİCİ TESİSAT TELLERİNDE KULLANILAN SİYAH NEOPREN KILIFLARIN AŞINMASI
Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1961
- Sayfa
- 8
- Okuma süresi
- 17 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik
İlgili: Elektrik makinaları, güç elektroniği ve elektrikli ulaşım, Elektronik ve yarı iletkenler
Anahtar kelimeler
- neopren kılıf
- telefon tesisat teli
- eskime testi
- oksijen bombası
- gerilme direnci
- Bell System
Özet
Telefon harici tesisat tellerinde kullanılan siyah neopren kılıfların oksijen bombası ve fırın eskimesi testleriyle uzama ve gerilme direncindeki değişimleri incelenerek servis ömrü tahmin edilmektedir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
de caridir. Buradada 28 MC nin çalışmadığı Rai lerde 14 MC kullanılabilmektedir. 14 MCdeki sıçrama mesafesi 28 e nazaran daha kısadır.
Sporadık E iyonizasyonunda en fazla 28 ve 50 MC kullanılmakta ve alçak açılı antenler ter cih edilmektedir. Zira yüksek açılı dalgaların geriye dönebılmesı için iyonızasyon kafi değildir.
SAÇILMALI SİNYALLER : (Scatter sig nals)
Sıçrama mesafesi dahilinde ve yer dalgası nın hükümsüz olduğu kısımlarda sinyalin işıtüe miyeceğı geçen kısımların neticesinde anlaşılmak, tadır. Buna rağmen bu mıntıkalarda hakikatte sinyal mevcuttur. Smyal zayıf ve devamlı olarak hareketlidir. Bu sinyal, saçılmış radyasyonun bir neticesidir. Saçılma iyonosferde veya iyo nosferle yeryüzü arasında tekerrür eden yansı malardan meydana gelmektedir. Aynı zamanda
iki lyonize tabaka arasındaki tekerrür eden yan sımalardanda meydana gelebilmektedir. Sıçrama mıntıkası dahilinde işitilen bu sinyaller, verici alıcı mesafesi 100 milden az olmasına rağmen, binlerce mil seyahattan sonra alıcıya erişmek tedirler.
METEOR İZLERİ :
Yüksek süratle üst atmosfere giren meteorlar alçaldıkça hava sürtünmesi dolayısiyle hızlarını kayıb ederler. Ayrıca geçtikleri yol boyunca at mosferde bir iyonize iz bırakırlar. Çok küçük bir meteor dahi 50 fit veya daha fazla çapta ve bir mil veya daha fazla uzunlukta bir iz bırak maktadır. Bu şekilde bir iz, kısa dalgaların yer yüzüne aksı için kafi bir genişlikte olmaktadır. Mamafi iyonlar kısa bir zamanda nötrleştik lerinden, yansıma birkaç saniye devam etmiş olmaktadır.
TELEFON HARİCİ TESİSAT TELLERİNDE KULLANILAN SİYAH
NEOPREN KILIFLARIN AŞINMASI
BELL SYSTEM PRACTICE'den
Çeviren : Muammer ÖNOL
Y. Müh. PTT
Nisbeten kısa bir müddet harici tesisatta kul lanılmış tellerden çıkarılan neopren kılıfların uzamasındakl mühim kayıp, bu nev'i kılıfların ömrü hakkında endişe doğurmuştur. Mevcut ma lumatın servis ömrünün tahminine kafi olma ması sebebi ile bu malumatı temin etmek üzere. bir muayene programı deruhte olunmuştur.
Daha sonra yapılan saha muayenelerinin te yid ettiği gibi hızlandırılmış eskime muayeneleri de göstermiştir ki uzamada çok erken vuku bu lan bu mühim kayıp servis ömrünün de çok er ken sona ereceğine delalet etmemektedir, zira, uzama kaybı bir müddet sonra duraklamakta ve ondan sonraki zaman zarfında çok daha az sü ratle değişmektedir.
100° C. a kadar hararetlerdeki hava içinde ya pılan hızlandırılmış eskime muayeneleri uzama kabiliyetinin kaybı bakımından harici şartlar al tındaki eskimeye en uygun değerleri vermiştir. Bu tecrübelerin neticesi olarak oldukça emni yetle denilebilir ki siyah neopren kılıflar 20 se neye kadar periyotlar için kullanışlı olarak ser visde bırakılabilir.
Harici telefon telleri hava şartlarına karşı son derece mukavim bulunmalı ve iktisadî ola bilmesi için de uzun bir servis ömrüne sahip ol
malıdır. Bu telleri kaplamak üzere kullanıla bilecek maddeler gözden geçirildiği zaman siyah neopren kılıfın bu iş için en müsait olduğu anla şılmıştır. Bu sebepten neopren maddesinin eski meye karşı mukavemeti hususî bir etüd mevzuu olmuştur.
Bu çalışmalara başlandığı zaman elde uzun vadeli servis ömrünün tahmini hususunda işe ya rar pek az malumat mevcuttu. Burada bahse dilen çalışmaların başlamasındanberi neopren'in eskimesi üzerine muhtelif makaleler neşrolun muştur. Du Pont kauçuk lftboratuvarının neş rettiği «Neopren kitabı» ve diğer muhtelif bro şürler neoprenın eskimesi ve hava şartlan dola yısıyla arzettiği değişiklikler hakkında mütenev vi malumatı havidir. Mayo, Griffln ve Keen ne opren ve tabiî kauçuk tel mücerritlerinin eski mesi üzerinde bakırın tesirlerini etüd etmişler ve aynı zamanda Keen ve Jons'un neopren" kı lıf maddesi üzerinde neşrolunmamış çalışmala rından da bahsetmişlerdir.
Thompson ve Cotton vulkanize neoprenin ha 'va şartları dolayısı ile arzettiği değişiklikler üzerine bir rapor yazmışlardır. Pollac, Mc Elwaln ve Wagner vulkanize maddelerin oksijen emmesi üzerindeki etüdlerinde neopren'in bomba ve fırın
E. M. M. 48 80
usulleriyle eskitilmesi hakkında malumat ver
mektedirler. Reinitz ve Zamborsky kurgun zarf
lı kabloları muhafaza için neopren kılıfların kul
lanılması hakkında bir yazı neşretmişlerdir Mes
robian ve Tobolksy de pollmerlerin eskimesi üze
rindeki çalışmalarına neopreni de dahil etmiş
lerdir. Scott GR S'in 80° ve 100° C hararetler
de fırın ve oksijen bombası içinde eskimelerini
mukayese etmişdir.
Burada anlatılan çalışmalarda hızlandırma ve
harici tesirlere maruz bırakılma sureti ile yapılan
tecrübelerde etüd edilmek üzere ilk olarak 90 kı^
sim baca kurumunu havi bir neopren maddesi
seçilmiştir.
,
Cedvel 1 de belirtilen bombayla eskime tecrü
beleri neticesinin gösterdiğine göre nihai uza
madaki kayıp kılıf maddesi üzerinde de bir ka
yıp olmaktadır.
Oldukça sert şartlar olan 70° C hararette ve
pus kare başına 300 libre oksijen tazyikinde 30
gün bırakıldıktan sonra bile kılıf gerilme diren
cinin çoğuna ve nihai uzamasının % 58 ine sa
hiptir.
Diğer taraftan şebekede nisbeten kısa bir müddet kullanıldıktan sonra çıkarılan numuneler üzerinden elde edilen neticeler (cetvel 5) oksijen bombası tecrübesi esasına göre tahmin edilene nazaran daha fazla bir kayıp göstermekteydi.
Bu fark neopren kılıfın uzun müddetler için,
kullanılması hususuna pek fazla güvenmeden önce bunların eskime evsafı üzerinde daha kafi malûmatın teminini icab ettirdi.
Bu sebeple, harici şartlar altmda yapılan etüd lerle mukayese edebilmek üzere hızlandırılmış eskime tecrübeleri üzerine ilave bir program deruhde edildi. Etüd için ilk seçilen 90 kısım baca kurumunu havi neopren maddesinin ilk uza ması oldukça düşük olup 96 saat bombayla es kimeden sonra A.S.T.M. D 752 nin % 250 uzama icaplarına uymadığı göz önüne alınarak bu de fa etüdler için saf karbon ve kili havi bir neop ren maddesi seçildi.
Bu maddenin terkibi cetvel 2 de verilmektedir.
CETVEL, : 2 NEOPREN KILIF HALİTASININ TERKİBİ
Madde
Kının
Neopren Kolay muamele olunur saf karbon Sert kil Çinko oksidi Magnezyum oksidi Hafif muamele yağı Parafin Antioksidant Plastikleştirici Stearik asidi Hızlandırıcı
100.00 40.00 40.00 10.00 4.00 14.00 3.00 2.00 0.35 1.00 0.50
CETVEL.: 1 NEOPREN KILIF HALİTASININ ESKİMESİ
Oksijen Bombası içinde kaldığı gün sayısı (70° C da pus kare başına 800 libre Tazyik)
Gerilme Direnci Pas kare başına Libre
78 62 58
CETVEL: 3 OKSİJEN BOMBASI MUAYENELERİ
Oksijen bombası içinde kaldığı gün sayısı (70° C, 300 lb/pus kare basınç 0 2 4 10
0 2 4 10
2 4 10
200° C da Kurutulduğu müddet
Gerilme direnci pus kare başına libı
2700 2255 2235 1935
E. M. M. 49 60
Bu terkipleri neopren 18 No. lu kalaylı ba kır tel üzerine çekilmiş ve numuneler 200° C hararette (pus kare başına 200 libre tazyikte) açık buhar içinde kurutulmuştur. Bu gekilfPe el de edilen neopren kılıf tel üzerinden boru şek linde çıkarılarak muayenelerde kullanılmıştır.
Müteaddit eskime muayeneleri neticesinde ne opren maddesinin uzaması üzerinde en fazla rol oynayan faktörün hava fırını olduğu anlaşıl mıştır. Bunun üzerine hızlandırılmış eskime mu ayneleri 70° C lık hava fırınında yapılacak mu ayeneleri de içine alacak şekilde genişletilmiş Oksijen bombası ve 70° C hararette fırın mua yeneleri neticesi cetvel 3 ve 4 de gösterilmiştir
Bu muayenelerin neticeleri şunları göster miştir.
1 — 45 İle 90 saniye arasında değişen ku rutulma durumunun hızlandırılmış eskimenin se bep olduğu çürüme üzerinde ya çok az veya sı fır tesiri vardır.
2 — Gerilme direnci alâak uyandıracak ka dar bir azalma kaydetmemiştir.
3 — Bomba içinde 10 gün kaldıktan sonra uzama başlangıçtakine nazaran yarı yarıya azal mıştır. Aşağı yukarı aynı miktar azalmaya 70°C hararette 8 hafta bırakılmak sureti ile erişil miştir.
CETVEL : 4 700 C DA FIRIN ESKİME MUAYENELERİ
70° C fırında kaldığı hafta sayısı
200° C da kurutulduğu müddet saniye
Gerilme drenci pus kare başına libre
U z a m a yüzdesi
ilk uzamanın yüzdesi
Gerek bomba gerekse fırın muayenelerinden sonra muhafaza olunan uzama şekil 1 de gra fik olarak gösterilmiştir.
lee
Okitjen bombası 70 C fırında tiki m t
I 4 ıc Ovn
n a ı* **
Şekil 1 — Oksijen bombası ve fırın eskimesinden sonra siyah Neopren maddesinin uzamasını muhafazası
E. M. M. 48 60
4 — Eskimemn ilk kademelerinde uzamada sür'atli bir kayıp vardır bunu takiben daha son raki kademelerde kayıp nisbetinde belli bir farK göze çarpar. Bu bilhassa, neopren maddesinin, uzamasından muayenenin ilk 4 haftası zarfın da haftada % 10 unu, müteakip 8 hafta zar fında haftada % 2,5 unu ve son 12 hafta zarfın da ise sadece haftada % 1,3 ünü kaybettiği ne ' ticesi fınn tecrübelerinden görülmektedir.
Bu bomba ve fırın neticeleri karşısında ve harici tesirlere maruz bırakılan numunelerde gerilme direncinin hemen hemen değişmediği hal de uzamanın sür'atle düştüğü gözönüne alı nırsa hava fırın muayenesinin siyah neopren kı lıfların servis ömrünü takdir için en münasip hızlandırılmış eskime muayene tipi olduğu mey dana çıkar. 70° C da yapılan fırın eskime mua yenelerinin pratik olma bakımından çok uzun olması sebebi ile aynı muayeneler 100, 121, 150°C
hararetlerde yeniden yapılmış ve bulunan neti celer şekil 2 deki grafikte mukayeseli bir şe kilde gösterilmiştir.
\,
o /e"c o it ,,SC o * ıVC e. ı lS<fc t) o.li
0 ^—— „ o
IH li« 714 IBo 8 İl /«• to
İ4*
e.33 o 50 o.66 003
6ün
J36 14
* l eo
Ut *& it, 31
,7 * f.fb I İ3
Şekil 2 — 70, 100, 121 ve 150°C hararetlerde fırın eskimesinden sonra siyah neopren maddesinin uzamasını muhafazası
Her hararette nisbeten kısa bir zaman içe risinde uzamada sür'atli bir düşüş göze çarp makta ve eskime devam ettikçe bunu gittikçe azarlan bir düşüş takip etmektedir. Tecrübe olu nan her hararette uzama kaybı aynı genel eğ riyi takib etmekte yanlız 150° C hararette çok az bir inhiraf olmaktadır. Uzama kaybının ha raret emsali hararet 70° C dan 150° C a çıkın ca "takriben 2,4 den 1,8 kadar değişiklik arzet mektedir. Hararet emsalmdeki bu değişme İler de görüleceği gibi hararet yükseldiği zaman vuku bulan bölünmedeki artışdan doğan bir ref leksiyondur. Binnetice bu lâboratuvarda kullanıl mak üzere 100° C lık bir vasati hararet kabul olunmuştur.
Hararet ve oksijenin birbirlerine nlsbetle si yah neopren kılıflar üzerindeki tesirleri, aşağı daki eskime durumları için hakiki kıymetlerinin yüzdesi üzerinden gerilme direnci ve uzaması yekll 3 de gösterilmiştir.
llo f~1 tferı'/mc cttrtn Ular
% ıtıhtmıi Isı tılmi Tob/f
Şekil 3 — Siyah neopren maddesinin yukarıda bah sedilen 5 muhtelif halde gerilme direnci ve uza masını muhafazası
1 — 24 gün 100° C hararette havada ısıtılmış
2 — 24 gün 70° C hararette oksijen bom basında eskitilmiş
3 — 24 saat 150° C hararette havada ısı tılmış
4 — 24 saat 150° C hararette havasız ola rak ısıtılmış
5 — Plorida'da 9 sene harici tesirlere maruz bırakılmış.
Bu malumat göstermektedir ki hararet ve oksijene maruz kalma, gerilme direnci üzerinde muhım bir tesir olmamakla beraber uzamada ciddi bir kaybın vuku bulması veya her ikisinin de kaybı İle neticelenebilir. Uzama kaybı şüp hesiz ki neoprenin daha da sıkışması neticesi vuku bulur, halbuki hem uzamanın ve hem de gerilme direncinin kaybı molekülün zayıflaması veya bölünmesine delalet eder.
Her iki tesir de oksijen İle reaksiyondan do ğar ve reaksiyonun derecesi hararet ve basınca bağlıdır. Mesrobian ve Tobolsky kauçuk gibi polimenk maddelerin eskimesi esnasında vuku bulan mekanik hassalardakl mühim değişiklerin, aynı zamanda vaki olan toplanma ve dağılma hareketlerinin neticesi meydana geldiklerini mü şahede etmişlerdir. Toplama hareketleri tekrar polimerizasyon, polimerlerin kendi aralarında birleşmeleri v.s. yi ihtiva eder ve dağılma hare ketlerinde İse bölünme ve depolarizasyon bahis mevzuudur. Kolaylık olmak üzere bu hareket lerden birleşme ve bölünme isimleri ile bahso lunacaktır. Birleşme sertleştirici ve bölünme yu muşaklaştırıcıdır.
Bu iki reaksiyon aynı zamanda vuku bulur ve fiziki hassalardakl hakiki değişme bu iki reaksiyonun net neticelerine ve bu sebeple de bunların nisbetlerine bağlıdır. Siyah neopren kı lıflar 100° C hararette havada eskitildlkleri za man gerilme direnci üzerinde hemen hiç bir tesir vuku bulmamakla beraber uzama mühim dere cede azaldığına göre birleşme reaksiyonu üs tün gelmektedir. Hararetin 150° C ye yükseltil mesi bölünme reaksiyonunda belli bir artışa se bep olur ve hem uzama ve hem de gerilmenin azalmasından anlaşılacağı üzere her iki reaksi yon da vuku bulur. Oksiy'enln her iki reaksiyon da da rol oynadığı keyfiyeti 150° C hararette havanın mevcudiyeti altında elde edilen netice lerle aynı hararette havasız olarak elde edilen neticeleri karşılaştırmak sureti ile anlaşılabilir. Havanın bulunmaması halinde başlıca tesir bir leşmedir fakat buradaki birleşme havada olana nazaran çok daha azdır. Oksijen bombası tec rübesinde hem gerilme ve hem de uzama azaldı ğına göre bölünme galebe çalmaktadır. Bu ne
ticeler esası üzerinden servisteki kılıfların nor mal eskimesinde bir miktar bölünme vuku bul sa da asıl faik reaksiyonun birleşme olacağı tah min edilebilir. Florida'da 9 sene harici tesirlere maruz bırakılmak sureti ile yapılan tecrübe lerin neticelen (Şekil 3) en mühim tesir uza ma üzerinde olduğuna göre bu tahminleri teyid eder mahiyettedir.
Siyah neopren kılıfların terkibinin bir çok değişik şekilleri ele alınarak lâboratuvarda ya pılan muayeneler her halde eskime evsafının aynı umumî tarzı takıp ettiğini göstermiştir. Ayrıca Florida'da saha tecrübesinden sonra iki
i âo
ı to
it.:
kılıf m •
Yeıı kılıf a c U 3i 48 i° 72 81 f* K>>
Ay *"!/ısi
Şekil 4 — Siyah neopren maddesinin Florıda'da ha rici tesirlere maruz bırakıldıktan sonra gerilme direncini ve uzamasını muhafazası
değişik madde de aynı tarzda tecrübe edilmiştir. Bu saha tecrübelerinden elde edilen neticeler Şe kil 4 de gösterilmiştir.
Burada eski kılıf 90 kısım baca kurumunu havi olandır. Yeni kılıf ise cetvel 2 de gösterilen formüldeki gibi hazırlanmıştır.
Her iki kılıfın da aynı eskime eğrisini takip ettiği şekil 4 den barız surette anlaşılmaktadır.
Muhtelif mahallerde azami 9 seneye kadar müddetler boyunca serviste bulunmuş eski kılıf numuneleri üzerindeki muayene neticeleri cetvel 5 de gösterilmiştir.
Saha tecrübeleri neticeleri de fırın tecrübe lerinin gösterdiği hususları teyid etmekte yani uzamada başlangıçtaki mühim bir kaybı müte akip uzun bir periyot boyunca çok daha az bir kayıpla devam etmektedir.
Siyah tabiî, GR— 1, GR— S ve GR—A ha litaları 100° C hararette fırın eskime tecrübe lerine tabı tutulmuştur.
Her bir halde halitalar 50 kısım saf karbon
ve mevzuubahls polimerin gerektirdiği plâstık
leştirıciler ve kurucu maddeleri ihtiva etmekte
idi. Şekil 5 azamı 24 güne kadar muhtelif es
kime peryotlarına ait muhafaza olunan uzama
yüzdelerini göstermektedir.
CETVEL: 5 TABİÎ SURETTiS ESKİMİŞ TELLERİN NUMUNELERİ ÜZERİNDEKİ SAHA NETİCELERİ
Mahalli Chester, New Jersey Stone Harbour New Jersey Miamı, Florida
San Antonio Teksas
Brawley Kaliforniya
Serviste kaldığı aylar
15 31 57
21 64 78
14 48 60
. 74
87 109
11 22 34 45
58 15
Gerilme direnci lb/pus kare
2635 2655 2510
1990 2485 2615
2540 2215 2260 2410 2450 2520
2395 2300 2585 2165
1980 2405
215 225 205
190 185 175
195 140 125 150 130 120
„ 160
145 180 135
165 155
İlk uzamanın yüzdesi
,64 67 61
55 •
58 42 37 45 39 36
48 43 54 40
49 49
E. M. U.İ9 60
i100
8c
tc
P/V/
I Ho
»i
İt İt
/û<fe
Zo 14 ZS
Şekil 5 — tabii ve sentetik kauçuk maddelerinin 100OC da ftTin eskimesinden sonra uzamalarını muhafazast
Genel olarak bütün plâstomerler tecrübenin ilk safhalarında uzamada sür'atli bir kayıp, ve bunu takiben tecrübe süresince uzama kaybı nisbetinde bir azalma göstererek aynı umumî tarzı takıp etmektedir. GR—^ 1 ilk uzamanın aşağı yukarı % 50 sinde düz bir seviye takip etmek temayülü göstermekte ve tecrübenin son raki safhasında esas itibariyle hiç bir kayıp kaydedilmemektedır. Şu da hatırda tutulmalı dır ki kullanılabilir halde olma keyfiyeti ay nı zamanda gerilme direncindekl değişikliklere ve tecrübede nazara alınmayan diğer harici es kitme tesirlerine tabidir ve bu sebeple Şekil 5 deki gibi neticeler tek başlarına müstakil bir ölçü olarak kullanılmamalıdır.
Eskimenin bu siyah halitaların çatlama sü hunetleri üzerindeki tesiri A.S.T.M. D 746 me toduna göre tâyin olunmuştur. Neopren halita sında uzama ilk baştakine nazaran •% 20 ye düş mesine rağmen çatlama sıcaklığı sadece 8 de rece yani —40° C dan —32° C 'a yükselmiş tir. GR— S ve GR— 1 halitaları da az bir de ğişiklik göstermişlerdir. Ve neopren ile kabili mukayesedirler. Fakat GR— A ve tabiî kauçuk Şekil 6 dan da görülebileceği gibi mühim de şiklikler arzetmektedir.
Iu.
Şekil 6 — I'oöit ve sentetik kauçuk maddelerinin 100°C da fırın eskimesinden sonra çatlama sühunetleri
100° C hararette fırın eskimesinin kılıfın altındaki mücernt madde üzerindeki tesirleri de etüd edilmiştir. Mücernt madde siyah bir GR—S halitası idi ve izolasyon nakile bağlı bulundu ğundan sadece baskı mukavemeti muayene edi lebilmiştir. Kılıf eskime süresince yerinde bı rakılmış ancak tecrübeye hazırlanacağı zaman çıkarılmıştır. Neticeler cetvel 6 da görülmek tedir.
CETVEL : 6 NEOPREN KILIFLA TEMAS
HALİNDE ESKtMlŞ GR S MÜCERRÜT
MADDESİNİN BASKI MUKAVEMETİ
İOOO C da gün sayısı Baskı mukavemeti Libre
Tahmin edileceği gibi halitanın sertleşmesi ile baskı mukavemeti artmıştır. Fakat bu ar tış fazla olmamış ve hattâ 28 gün sonra neop ren kılıf sağlam olarak çıkarılamıyacak kadar gevrek olduğu halde halâ işe yarar durumda olduğunu müşahede gösterilmiştir.
Bu makalede anlatılan çalışmalar gösteri yor ki siyah neopren kılıf halitasının kısa za manda uzamasının mühim bir kısmını kaybet mesi mutlaka kısa bir servis ömrüne delâlet etmemektedir. İşaret olunduğu gibi saha tec rübelerinde karşılaşılan eskime ile 100° a ka dar hararetlerdeki fırın eskimesi arasında ya kın bir benzerlik mevcuttur ve bu keyfiyetten kılıf ömrünü tahminde istifade edilebilir. Şe kil 7 de Güney Kaliforniyada 5 sene ve Florida' da 9 sene harici tesirlere maruz bırakılmış iki numunenin ilk baştakine nazaran muhafaza olunan uzama yüzdeleri, 100° C da fırın eskime eğrisi üzerinde işaret edilmiştir.
Bo s S'"* f/or doc/o ySene
S H '* tO ' t* /OO°C i/e Ûiit
Ş 7 — Harici tesirlere maruz bırakılmış siyah neopren kılıfların uzamalarının fırında eskimiş kılıflarla mukayesesi
Netice olarak :
Bir kılıfın uzaması ilk başlangıçtakinin % 10 una ininceye kadar kullanılabilir durumda ol
duğunu farzedersek tecrübelerin yapıldığı bu sert şartlar altında bile neopren kılıfın 20 se neye kadar kullanışlı bir servis ömrüne sahip olacağı tahmin edilebilmektedir.
HABERLER:
6. DÜNYA ENERJİ KONFERANSI
Dünya Enerji Konferanslarının 6. Umumî top lantısı 20 26/Eklm/1962 tarihleri arasında Avusturalya'da Melbourne şehrinde yapılacaktır.
Bu toplantıya memleketimizden tebliğ hazır lamak isteyen arkadaşlarımızın bir _ iki ay için de, «Dünya Enerji Konferansları —Türk millî ko mitesi — Sanayi Bakanlığı, Enerji Dairesi Reis l i ğ i ile temasa geçmesi ehemmiyetle rica olu nur.
Bu toplantıda görüşülecek teknik mevzular .
Kısım I — ENERJİ İMKANLARI:
Kısım II — PRfMER ENERJİ İSTİHSALİ VE İMKANLARIN TEKAMÜL ETTİ RİLMESİ :
n. 1 — Katı yakıtlar
II. 2 — Sıvı
II. 3 — Gaz
H. 4 — Nükleer >
Kısım m — PRİMER ENERJİNİN SEKONDER ENERJİYE ÇEVRİLMESİ VE ENERJİNİN NAKLEDİLMESİ :
m. 1 — Hidrolik Enerji
m. 2 — Nükleer >
UT. 3 — Katı yakıtlar
HE. 4 — Sıvı
m . 5 — Gaz
UT. 6 — Arzın termik enerjisi
m. 7 — Güneş Enerjisi
m. 8 — Rüzgar >
Ut. 9 — Diğer enerji çeşitleri
Kısım IV — PRİMER VE SEKONDER ENER JİLERİN KULLANILMASI :
IV. 1 — Sanayide
TV. 2 — Ticarette
°
IV. 3 — Nakliyede
IV. 4 — Köylerde
IV. 5 — Evlerde ve umumî yerlerde.
Kısım
V — MUHTELİF ENERJİ KAYNAKLA. RININ EKONOMİK DEĞERLEN DİRİLMESİ :
Federal Almanya Demiryollarının 1959 dakl cer vasıtaları :
Alman Demiryolları 1958 yılında geniş bir çalışma programı ile rasyonalizasyon ve moder nizasyon programına devam etmiştir. 1959 yı lında da umumî gelir gider sayfasında gider fazlalığı görüldü. 1959 yılı zararı 1958 e nazaran daha azdır Harp sonrasından ben ilk defa olarak 1959 yılında işletme masrafları düşmüş ve gelir artmıştır. Bu netice bulıarlı lokomotiflerin ye rine elektrikli ve dizelli lokomotiflerin gelme siyle kabil oldu. Bu son ıkı tip lokomotifde el emeği ve personel masrafının azalması bu netice yi vermiştir.
Almanyada buharlı lokomotif imali 1959 yı lında son olarak teslim edilen 8 adet «23» 2 6 2 s tipi lokomotiflerle son buldu. Halen Batı Al manya Demiryollarının Buharlı lokomotif adedi 1957 de 9.400, 1958 de 8700. iken 1959 da 7800 e düştü. Bununla beraber buharlı lokomotiflerle Federal Almanya, Demiryolları trafiğinin •% 62 si temin edilmektedir. Elektrikli işletme ile tra . fiğin % 19.2 si; dizelli ile ise % 18.8 i temin edil mektedir. Ana hatlardaki lokomotifler arasmda günlük çalışma nisbeti buharlıda 340, Dizellide 452, elektriklide ise 463 mildir.
Federal Almanya Demiryolları parkına 1959 yılında «E40>, ve «E41» tipinde 90 elektrikli lo komotif katılmıştır. «E50s> tipini haiz olmak üzere 100 adet lokomotifde sipariş edilmiştir. Ba tarya ile beslenen elekrikli otoray adedi de gittik çe artmaktadır. 1959 senesinde ETAI50 tipinde 21 adet elektrikli otoray ile ESAI50 tipinde 13 römork demiryollarına teslim edilmiştir 40 adet batarya ile çalışan elekrikli otoray ile 38 adet römork ta sipariş edilmiştir. 1959 da 170 mil uzunluğunda hat elektrıfiye edilmiştir. Alman ya Demiryolları bütün ana hatlarını elektrifıye etmek için k a r a r almış olup 1960 yılından iti baren her yıl 500 km. yolun elektrifiye edilmesi plânlastırılmıgtır.
Yeni İtalyan elektrikli trenleri:
Roma —Floransa ve Milano arasında lüks elektrikli tren servisi hizmetini gören «ETR300»
E. M. M. 40 60
tipi «settebello> «yedi güzel> 7 arabadan müvek kil üç adet yeni İtalyan elektrik! trenlerinin pek çok hususiyetlerinden biri de trenin baş ve so nunda temasa salonu bulunmasıdır, Bu gayenin tahakkuku için makinist kabini trenin damı ile temaşa salonunun üst gerisi arasına yapılmıştır. Yeni sipariş edilen 4 adet «ETR250» tipi 4 ara balık trenlerde de aynı salon yapılacaktır. Bu trenlerde 150 kişilik oturma yeri 100 mil azami surat; a i r — conditining tertibatı ve ayrıca lo kanta ve bar bulunacaktır.
«Trains illustrated» den
FRANSIZ LOKOMOTİF İMALATÇILARININ 1960 HANOVR, FUARINA İŞTİRAKİ
Fransız Elektrikli Teçhizat Malzemeleri İma lâtçıları her sene Hanovr beynelmilel fuarına «Elektrik Malzemeleri İmalâtı Genel Sendikası> adı altında katılırlar, &
Elektrikli cer mevzuu Fransız imalâtçılarının gayretlerini fazlaca sarfettıkleri bir mevzuudur. 1959 Hanovr fuarının" yıldızı bir BB 16500 loko motifi idi. Bu sene Fransız Elektrik Malzemeleri İmalâtçılarına hasredilen açık hava arazide 25000 V. 50 Hz.lik BB. 16000 tipi bir • lokomotif teş hir edildi. (
Bu tip lokomotiften Paris Lille arasında bü yük trenleri römorke etmek için faydalanılmakta olup Paris Strazburg hattı bitince o hatta da bunlardan istifade edilecektir. Bu lokomotifin de taylı tasviri «Revue g6n6rale> in 1959 aralık sayı sında verilmiştir.
BB 16000 lerin mekanik aksamı, 331/km./saat ile dünya sürat rekorunu kıran BB 9004 lokomo tifinin mekanik aksamından direkt olarak çıka rümıgtır. Lokomotifin 84,4 tonluk umum! ağır lığının 38,9 tonunu tegkıl eden elektrikli aksamı, ignitron redresörler grubu tarafından beslenen ve daimi rejimde toplam gücü 4920 beygir olan 4 adet cer motorunu ihtiva eder.
Geçen sene büyük bir teknisyen ve meraklı grubunun BB 16500'ü ziyaret ettikleri gibi bu es ne de ayni şekilde kalabalık bir teknisyen ve me raklı grubu bu lokomotifi ziyaret etti.
Lokomotifin hemen yanında bir TAO649 tipi 1000 beygirlik cer motoru teşhir edildi. Bu motor_ lar URSS ve Çin tarafından Fransaya sipariş edi len 75 adet CC tipi lokomotifin motorları idi. Bunlar BB 16500 lere yapılan ve geçen sene teg hir edilen TAO 646 tipi motorların yakm benzeri dirler. TAO649 özel olarak alternatif akımla ça lışmak için etüd edilmiştir.
H sımfı izolasyon bu motora servisteki sıcak lıkta nasıl iyi bir dayanıklılık sağlıyorsa soğuk havalarda da iyi bir dayanıklılık sağlar.
Marşandiz treni lokomotifi olarak 138 ton, yol cu treni lokomotifi olarak 126 ton olan CC tipi bu lokomotiflerde «Push Pull> olarak monte edil miş 12 adet redresör 6 adet cer motorunu besler.
Bu lokomotifin maketi 25 Kv. 50 Hz. olarak Hindistana yapılan 100 adet BB tipi lokomotiften birinin maketinin yanında teşhir edildi.
Nihayet, elektrifikasyona müsait olmayan hatlarda kullanmak için SNCF tarafından sipariş edilen BB tipi 90 adet dizel elektrik lokomotifler den binnin maketinin de teşhir edildiğini işaret etmeden geçemiyeceğiz. Bu lokomotifin ağırlığı 70 tondur. 1400 beygirlik bir adet dizel generatör grubu ve 4 cer motorunu haiz olup 150 km. saatlik azami sürate sahiptir.
Sinyalizasyon hususunda ise : Yol devreleri için empülsiyonlu bir cihaz teşhir edilmiştir. Bu cihaz en gayri müsait şartlarda bile (yolun ıslak, yağlı, paslı olması) çok az bir güç sarfiyatı ile taşıtların dingilleri vasıtasıyle yolun şönte edilmesini sağlar. Prensibi, elektronik olarak kontrol edilen 120 V. luk bir gerilimle kısa em pülsiyon gönderme esasına dayanır.
Fransız imalâtçıları civa buharlı redresörler hususundaki imalâtlarını ve loikomotifler üzerine rekuperasyonlu çalışmak için gittikçe sistemle şen kullanma misallerini de temhir ettiler.
Fuarda Rus ve Çin Demiryolları lokomotifleri nin teçhiz edildiği redresörler de teşhir edildi. Cer motorları silisyum redresörlerle beslenen bir lokomotif üzerinde tecrübeler yapmış olan Fran sız imalâtçıları; teknisyenlere bir silisyum redre sörünün silindir ve blok redresör kısmını da gös terdiler.
«Revue g6n6rale des chemins de fer> den.
KÜÇÜK SU TEÇHİZATINDAN VALFLER STANDARDI KABUL EDİLDİ
1)705 sayılı kanun hükümlerine uygun olarak Türk Standardları Enstitüsü tarafından hazır lanarak Sanayi Bakanlığının 4/7/1960 tarih ve 4/E 67.121 6/7286 sayılı' yazısile teklif olunan «Küçük su teçhizatından valfler> standardı Ba kanlar1 Kurulunun 5/142 sayılı Kararnamesile kabul edilmiştir.
Bahis konusu standardın boyutlar dışında ka lan hükümleri kararnamenin yayınlanmasından itibaren altı ay, boyutlarla ilgili hükümleri ise bir yıl sonra mecburi olarak tatbike konulacak tır.
. Adı geçen karaname ve kararnameye ilişik TS. 6 sayılı standardın metni 14. Ekim. 1960 tarih ve 10629 sayılı Resmî Gazete'de yayınlan mıştır.