Elektrik Mühendisliği · Sayı 81 · Eylül 1963
ROTORLARIN DİNAMİK DENGESİ
Elektrik makinaları, güç elektroniği ve elektrikli ulaşım Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1963
- Sayfa
- 7
- Okuma süresi
- 14 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Elektrik makinaları, güç elektroniği ve elektrikli ulaşım
İlgili: Yüksek gerilim, koruma ve ölçme
Anahtar kelimeler
- rotor dengesi
- dinamik denge
- titreşim ölçümü
- tecrübe ağırlığı
- türbin rotoru
- kontak tertibi
Özet
Yazıda elektrik makinaları ve buhar türbini rotorlarının dinamik dengelenmesi, mekanik dengesizliğin türleri ve yol açtığı titreşim sorunları ele alınmakta; basit tip dengeleme cihazının çalışma prensibi ve dengeleme usulleri örneklerle anlatılmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
UDK: 621.313: 621.165
Rotorların Dinamik Dengesi
Elektrik makine veya buhar türbin rotorlarının dinamik dengesi öteden beri halli gereken bir problem olmuştur. Bilhassa yüksek hızda (meselâ 3000 d/dak) dönen rotorlarda mekanik dengesizlik istenmiyen bazı kötü neticelere yol açmaktadır. Bunlar da başlıca, yatakların zorlanması dolayısiyle kısa zamanda vazifesini iyi yapamaz hâle gelmesi ve makinede vukubulabilecek aşırı sürat neticesinde rotorun parçalanma tehlikesidir. Aslında aşırı sür'at neticesinde rotordan bir parça fırlama tehlikesi ihtimali çok azdır, fakat küçük ihtimâl ile de olsa böyle bir olayın vukuu gerek mal ve gerekse can için çok tehlikeli sonuçlar verir. Bir fikir vermek üzere, yüksek güç ve hızdaki bir makineye ait rotorun parçalanması esnasında (rotorun beher metresi başına 48x10" kgr x m/m ye tekabül eden bir enerjinin açığa çıktığını zikredebiliriz.
Yataklardaki titreşim yalnız mekanik dengesizlikten dolayı husule gelmez. Buna istikamet kaçaklıkları, yataklardaki ovallik, fazla yatak toleransları, zemine gevşek tesbit edilmiş yataklar, yatak yağ sistemindeki intizamsızlıklar ve magnetik dengesizlikler de sebebiyet verirler. Mamafih bu mahzurlar tesirli bir şekilde önlenebilir ve gene de mekanik dengesizlik ana problem olarak tezahür eder.
. Mekanik dengesizlikler genel olarak şu iki hâlde mevzubahis olur. Yahut karışık dengesizlikler şu iki hâlin kombinesi şeklinde bulunurlar.
Dengesizliği rotor üzerinde (Şekil: 1) bir nokta ile temsil edersek;
(1). Statik hâl: Rotordaki dengesiz noktalar ayni r taraftadır. (Şekilde A ve B noktaları).
^
H
Selçuk AYGlL
Yük. Müh.-LT.Ü.
(2). Kupl hâli: Rotordaki dengesiz noktalar aksi taraflardadır. (Şekilde B ve C noktalan).
\
C*
Böyle dengesizlikler veya kombine şekilleri herbir yatakta bir titreşime sebebiyet verirler. Bu titreşimin birbirine dik üç bileşeni vardır.
a — Düşey
b — Yatay (Yatak noktalarında şaft eksenine dik)
c — Yatay (şaft ekseni istikametinde)
Bu titreşimlerden (a) ve (c) şıklarında zikre
dilen bileşenlerin pratik bir ehemmiyeti yoktur ve
tesirleri ekseriya ihmâl edilirler. En ehemmiyetli
durum arzeden şekil, (b) şıkkında zikredilen du
rumdur. Bu durum şekil: l de N yatağında b ojelan ile temsil edilmiştir.
•
Şimdi, mekanik dengesizliğin nasıl tayin edildiğine ve bu dengesizliğin uygun limitler dahilihde nasıl giderildiğine temas edelim. Bu mevzuya girmeden önce şu iki hususa işaret edelim:
1 — Rotorlann imâli esnasında iki kanal ara sındaki yüzeye rotor boyunca muhtelif yerlerde vida delikleri açılır. Rotorun bütün çevresinde böyle vida delikleri bulunur. (Şekil l de yalnız üç kanal ve iki aralık çizilmek suretiyle bu hususa işaret olunmuştur Vida deliklerinin derinliği ve çapı, tabiatiyle, rotorun büyüklüğüne tabidir. Bu vida yerleri için başsız vidalar iki tip olarak hazır lanır. Birisi rotor cinsinden çelik vida ve diğeri alüminyum vida. Bu vidalar başsız olduklarından çevre seviyesine kadar vidalanabilir. Dengeleme ameliyesi esnasında gereken yerlere çelik, diğer yerlere alüminyum vida vidalanır. Fakat hiç bir vida yuvasının boş kalmamasına, —alüminyum vida ile doldurulmasına—, dikkat edilir. Denge işleminin tamamlanmasını müteakip bütün vida lar noktalanmak suretiyle çözülmesinin'önüne ge çilir.
2 — Aşağıda A paragrafında verilen ilk cihaz takriben 1050 senelerine kadar kullanılan cihaz dır. Sonradan inkişaf ettirilen ve B paragrafında
•E.M.M. 81
temas edilen elektronik bir cihaz, ilkinin yerini almıştır.
Fakat her iki hâlde de dengeleme prensipleri ve dengeleme için gerekli ölçülerin cinsleri değişmemektedir. Bundan ötürü, meselenin daha yakınen tanınabilmesi gayesiyle bir kademe olarak ilk şekilden başlanmıştır.
A — Basit tip dengeleme cihazı :
l. Kullanılan aletler:
. (1) — Beher yatak için bir tane olmak üzere iki adet titreşim elemanı. Bunların vazifesi, titreşimin sür'atine bağlı küçUk bir akim üretmektir.
(2) — Rotor şaftı ucuna tesbit edilen bir kon tak tertibi. Vazifesi, bir nevi ayarlanabilen redre sor işini görmektir.
(3) — Bir D.C. Mikro - Ampermetresi. Vazi fesi, titreşime bağlı olarak üreyen redrese edilmiş akımları ölçmektir.
(1) Titreşim Elemanı:
Bu şekil: 3 de gösterilmiştir. Daimi bir miknatıs, çelik bir gövdeye tesbit edilmiştir. Bu şekilde ağır bir kütle teşkil eden bu tertip, yumuşak lâstik bloklar vasıtasiyle zemin plâkasına oturtulmuştur. Gene şekil. 3 de görüldüğü gibi, mıkna.tıs ve gövde, dairesel bir hava aralığı teşkil eder. Bir bobin bu hava aralığında bulunmaktadır. Bu sonuncusu rijid olarak zemin plâkasına tesbit edilmiştir.
Zemin plâkası makine yataklarına normal olarak yatay vaziyette sıkıca tesbit edilir. Yukarda tarif edilen şekilde teşkil edilen miknatıs ve gövde tertibinin tabii frekansı 2 c/s civarındadır. Bundan dolayı dengelenecek herhangi bir makine, 300 d/dak. dan fazla bir devirle döndüğü zaman, mıknatıs tertibi uzayda hareketsiz kalır. Buna mukabil makine yatağına rijid olarak tesbit edilmiş olan
.(^alik Gâbobin sabit magnetik alan içinde titreşim yapar.
Bundan dolayı bobinde titreşimin hızına bağlı bir
gerilim endüklenir.
,•..-.
(2) — Kontak Tertibi:
Prensibi, Şekil. 4 de verilmektedir. 180? lik yarı çevrede diğer yan çevreye nazaran daha düşük
Yay/» -titrer9ım kolu
.E.M.M.
,15
sı
çapı olan dairesel kâm, dengelenen rotorun ucuna fleksibl bir mil ile tespit edilir. Diskin üzerinde bir gift kontak ve yaylı bir titreşim kolu vardır ki, bu kolun bir ucu kam üzerindedir. Disk, bu tertibata ait yatak içine sıkıca oturtulmuş bir burcun devamıdır, ve el ile zorlukla döndürülebilecek durumdadır. Disk burcu ile fleksibl şaft arasında rulman yatağı mevcuttur;
(3) — Elektrik! irtibatlar :
Kontaklar, titreşim bobini, mikro - ampermetre ve muhtelif dirençler seri olarak bağlanır. Ayrıca akımın yönünü değiştiren bir şalterde devreye ithal edilir.
II — işletme Tam :
Şekil: 5 a, titreşim bobininde sinüs biçiminde bir akımın ürediğine işaret etmektedir, tçi taralı kısımlar, kontaklar yalnız 180° için kapalı iken ölçü aletinin gösterdiği akımlardır. Diski çevirmekle taralı kısımların pozisyonu arzuya göre ayar edilebilir. Şekil. 5 b, ölçü aletindeki maksimum okumaya tekabül eder ve bu, titreşimin büyüklüğü veya Amplitüdü olarak bilinir. Diski bu pozisyonundan 90° çevirirsek, şekU. 5 c de işaret edilen sıfır okuma değeri elde edilir. Zira burada pozitif ve negatif akımlar nötralize olur. Burada şu husus kolaylıkla taktir edilebilir: Tam bu pozisyonda ölçü aletinin sapması, diskin açısal pozisyonuna tabi olarak, en hassastır. Ölçü aletinde en hassas okumaya tekabül eden bu pozisyon «Açı» olarak adlandırılır. (Dengeleme usullerinde bahis konusu edilecektir.) Disk 360° ye taksimatlandırılmıştır ve açı buradan okunur. Bu maksad için bir gösterge mevcuttur. Ölçü aletinde sıfır okuma için' iki pozisyon mevcuttur ve bunlar arasında 180° lik bir açı vardır. Bunlardan birisi tercih edilir. Aşağıda verilen usûl, rotor normal hızla dönerken, ka- -bul edilen şekildir:
Ölçü aletinde maksimum değer okumak üzere disk çevrilir. Bu değer kaydedilir ve disk saat ibrelerinin aksi istikametinde, ölçü aletinde sıfır okununcaya kadar döndürülür.» Bu zaman gösterge karşılığında okunan değer «Açı» olarak alınır.
Mikro • ampermetre aksetme şalteri, kontak tertibinin küple edildiği uca kıyasen adlandırılan «Yakın> ve «Uzak» uç ölçmelerinde ters yöndeki sapmaların okunmasını mümkün kılar.
III. Dengeleme usûlleri:
Amplidüt ve açı ölçülmesinin, dengesiz noktanın hakiki miktar ve pozisyonu bakımından 'hiç bir manası yoktur. Asıl bu husus, elde edilen ölçü neticelerinin Şekil. 6 daki gibi'bir dairesel diagrama işlenmesi ile tayin edilir.
Şimdi bir rotorun, nominal Veya herhangi bir emniyetli hızda döndüğünü Ve alınan ölçülerin aşa> ğıdaki gibi olduğunu farzedelim.
Açı •
90°
270° 60
Şekil. 6 da işaretlenen bu değerler, yakın uç N de ufak bir daire ve uzak uç F de bir çaprazla temsil edilmişlerdir. Bundan sonra herhangi bir tecrübe ağırlığı'Rotorun herhangi,bir yerine sıkıca vidalanır ve ölçüler tekrarlanır. Farzedelim ki yeni ölçüler aşağıdaki gibi olsun.
Aç
Amplitüd
ı
230°
A mplitüd 30
Bu değerler P ve G noktaları olarak işaretlenir. NP vektörü, tecrübe ağırlığı dolayısiyle yakın uçtaki değişikliği temsil eder. Mükemmel bir denge şartı için husule gelen değişiklik No olacaktı. Diğer bir deyişle, titreşimleri minimuma indirmek için denge ağırlıkları o şekilde tespit edilmelidir ki, vektörler O noktasına doğru yaklaşsın. Bundan dojayı NP vektörü çok kısadır ve yanlış bir yöndedir. Eğer tecrübe ağırlığı saat ibreleri dönüş yönünde rotor üzerinde başka bir pozisyona hareket ettirilirse ve mütekabil okumalar grafikte işaretlenirse P noktası, N etrafında saat ibreleri dönüş yönünde devredecektir. Benzer şekilde G de F etraf ında - dönecektir. Mamafih P ve G nin dönme yörüngeleri pratikte "daire değildir. Bundan dolayı da tecrübeler için kati durum arzetmez, yaklaşık
E.M.M.'Bİ
bir fikir verir. Eğer ağırlık ilk konumunda bırakılır ve miktarı iki katına çıkarılırsa, vektör takriben ayni yönü muhafaza eder ve fakat takriben iki misli uzunluğa sahip olur. Burada da, NP vektörü pratikte tam olarak tecrübe ağırlığı ile doğru orantılı değildir ve ayrıca bazen ağırlıktaki değişiklik yönü de değiştirir. Bunlara rağmen, «dönen ağırlık, vektörü döndürür» ve «azalan veya çoğalan ağırlık, vektörün uzunluğunu azaltır veya çoğaltır» şeklindeki yaklaşık kaide tecrübe ağırlığında lüzumlu ayarlamaları mümkün kılar ve uzun, fleksibl ve'yüksek hız rotorlarında dahi yüksek hassasiyetle nihayi bir dengeyi elde etmeye yardım eder.
Yakardaki kaideyi misalimize tatbik ederek, ağırlığın takriben % 50 arttırılması ve saat ibreleri dönüş yönünde 30° döndürülmesi gerektiğini tahmin edebiliriz. Rotor üzerindeki dengeleme delikleri, misâl olarak, diagramda 12 adet gösterilmiştir. Delik No. l, herhangi bir yerden başlıyabilir, şu kadarla ki, delikler arasındaki mesafeler ayni olmalıdır. Herhangi iki delik arasında bir bakışta görülebilen açısal mesafeler, tecrübe ağırlı ğınm hangi deliğe hareket ettirileceğine karar verirken çok faydalıdır. Meselâ, delik No. 11 de ilk tecrübe ağırlığının 400 gr. ve bundan sonra delik No. 12 de ikinci tecrübe ağırlığinın 600 gr. olduğunu 'farzedelim. Bu durumda okunan değerlerin şu şekilde olduğunu kabul edelim.
170° 5
190° 10
Bunlar diagramda Q ve H ile gösterilmişlerdir. Bu netice, pratikte tezahür eden tipik neticelerdendir, yakın uç vektörü takriben 30° ve uzak uç vektörü daha az dönmüştür. Şu' hususa işaret etmek isteriz: Eğer ağırlık Q yü O ile intibak ettirmek gayesiyle birkaç derece geriye kaydırılırsa, H da geriye doğru kayar ve O'dan uzaklaşır, yani daha kötü bir durum elde edilir. Bundan dolayı iyi bir netice, şekilde gösterildiği gibidir. Eğer bu durumda dahi denge, maksada kifayet etmiyorsa, mikro-ampermetrenin direnç kademesi değiştirilir, yeni bir ağırlıkla işe baştan başlanarak işlemler tekrarlanır.
Şimdiye kadar yalnız bir adet tecrübe ağırlığından bahsedildi. Rotoru uzun makinelerde ekseriya 2 adet tecrübe ağırlığı, herbir uçta bir adet olmak üzere, kullanılır ve her ikisi birlikte hareket ettirilir. Bu hallerde aşağıdaki genel kaideler mevzubahistir.
(1) Şekil. 6 dş N ve F başlangıç noktalan ayni tarafta iseler, dengesizlik statik olarak tarif ediliyordu. Bu durumda, seçilen iki tecrübe ağırlığının, herbirinin bir uca ayni,.açısal pozisyonda tespit edilerek, tecrübelere başlanması tavsiye olu-
E.M.M..81
nur. Tecrübeler esnasında her iki ağırlık miktar veya pozisyonca birlikte değiştirilir. Bazan bir rotorda, her iki kutup yüzündeki bütün ayar deliklerinin çelik vidalarla kapatılması arzu edilir. Bundan dolayı da iki ağırlık yerine rotorun orta yerinde bir gurub vida kullanılır, iki kutuplu makinelerde kutup yüzlerinde istenilen açısal pozisyonun seçimi konstrüksiyonu dolayısiyle hayli zordur. Ayrıca, eğer kutuplar arasında bir ağırlık icab ediyorsa, her iki kutup yüzüne bileşke ağırlığı kutuplar arasına düşürecek şekilde muhtelif ağırlıklar gurubu vidalanır.
(2) Şekil. 6 da gösterilen N ve<F noktaları sı fır noktasına nazaran aksi yönlerde iseler, denge sizlik «Kupl» olarak tarif ediliyordu. Bu takdirde tavsiye edilen tecrübe şekli, her iki uca ayni ağır lıkların vidalanması ve fakat bu ağırlıkların 180° farkla bulunmasıdır. Bundan sonraki tecrübelerde ağırlıklar, 180° yi sabit tutacak şekilde beraberce hareket ettirilirler. Turbo - rotorlarda ağırlıklar kutup yüzlerine, fakat en tesirli neticeyi almak için rotor kenarlarına doğru yerleştirilir.
Bazen dengesizlik rotorun sadece bir kenarında olur, fakat buna rağmen kupl değerleri elde edilir. Bu gibi hallerde, eğer tesadüfen iki ağırlık kullanılmışsa elde edilen vektörler çok güçlük arzeder. Bu durumda ancak bir ucun fedası pahasına diğer uç tashih edilebilir. Bu durumun mevcudiyeti bir iki denemeden sonra diagramdan anlaşılabilir ve bu hâl, ağırlıkların terkibinin yanlış olduğuna bir işarettir .Bu halin müşahedesinden sonra yalnız bir ağırlık, sadece* bir uçta denenir. Eğer benzer netice elde edilirse, ağırlık diğer uçta denenir. Bu iki hâlden birisi stabıl vektörler verir.
(3) Başlangıç noktaları N ve F, 90° veya
120° derecelerde olurlarsa, kısmen statik ve kısmende kupl durumuna tekabül ederler ki bu, umu
miyetle en güç olan şekildir. Yalnız bir uçta ağır
lık kullanmakla işe başlamak ve mümkün olabilen
en iyi denge konumunu bulmak ve sonra da ayni
işi diğer uçta yapmak tavsiye edilen yoldur. Birçok
hâllerde N ve F yi statik hâl elde etmek üzere ayni tarafa veya tam bir kupl teşkil etmek üzere
180° farklı duruma getirmek ve sonra da yukarıda
(1) ve (2) maddelerinde izah edilen usûlleri tat
bik etmek tercih edilir.
^"
Dengeyi daima düzelten ve her seferinde baştan işe başlanılan basit işlemler en muvafakiyetli neticeyi verecek bir metoddur. İki ağırlığın miktar ve pozisyonunu ayni anda değiştirmek gibi karışık hamleler, çoğu zaman muvafakiyetsizlikle neticelenir.
Deneylerde her iki titreşim elemanının elektrik irtibatlarının ayni polariteleri haiz olması dikkat edilecek hususlardandır. Aksi takdirde kupl'lar. statik olarak gözükür.
B — Modern tip dengeleme cihazı.
Yakın zamanlarda «Rotabalance» adile anılan bir elektronik cihaz dengeleme işinde kullanılmaktadır. Aslında bu cihaz «nihayi ve hassas» dengelemeyi tahakkuk ettirmek Üzere yapılmıştı. Fakat tatbikatta her tUrlü hız ve güçteki makine rotorlarında kullanma avantajları dolayısiyle yukarda verilen ilk tertibin yerini almıştır.
Bu elektronik cihaz genel olarak bir kontrol panelini, bir adet referans generatörünü ve 2 (veya) 3 adet titreşim elemanini ihtiva eder. Kontrol Paneli takriben 50x30 cm. cephe ve 20 cm. derinlik ebadlarında taşınabilir ufak bir cihazdır. Bu panelin Üzerinde ossiloskop, amplidüt ölçü aleti, faz tayini diali, titreşim amplidüt ve hız kademe mandal-, ları, titreşim elemanlarına ve referans generatörüne ait giriş roketleri, panel için şebeke giriş uçları mevcuttur .
Referans generatörü, titreşimin fazını tayin etmek için lüzumlu referans gerilimini verir. Takriben bir bisiklet dinamosu büyüklüğünde, olup rotorun şaftına fleksibli bir mil ile irtibatlandırılır. Bu generatörün rotor ile ayni hızda dönmesi, arada hiçbir kayma olmaması arzu edilir. Bunun için ise, kullanılan irtibat milinin radyal istikametlerde fleksibl, fakat torsiyon yönünde fleksibl olmı-. yan bir karakteri haiz olması lâzımdır. Aksi takdirde kayma vukua gelir ve referansın hassasiyeti kaybolur.
EM.M.
Titreğim elemanları «sismik» esas üzerinden imal edilmişlerdir.- Diğer bir deyişle, elemanın bütünü ölçülecek titreşim ile birlikte titreşir. Büyüklükleri takriben referans generatörü kadardır. Bunlar titreşimin alınacağı noktaya el veya, elin girmesi mümkün değil yahut mahzurlu ise,- uygun bir çubuk ile temas ettirilir veya 'rotor yataklarındaki yatay vida deliklerinden birine (eğer yağ kontrolü için açılmış böyle bir vida deliği var ise buraya, yoksa bu iş için özel olarak açılan vida yuvasına) tesbit edilir. Titreşim elemanı, kendi ekseni istikametinde tesir eden titreşimler için en hassasdır. Radyal istikametlerden tesir eden titreşimler için ise ihmal edilebilir bir hassasiyeti vardır. Tesbit metodu ne olursa olsun dikkat edilecek bir husus, rotordan titreşim elemanına herhangi bir sebeble . elektirik kaçağının olmamasıdır.
Gerek referans generatörü ve gerekse titreşim elemanları uygun uzunluktaki kablolar ile. panele irtibatlandırılır. Muhtelif sebebler dolayısiyle panelin rotordan uzak olması lüzumlu ise daha uzun kablolar kullanmak suretiyle bu husus temin edilebilir.
Bu cihazla da şu ölçüler tesbit edilir: Herhangi bir yatağa veya yatakların hepsine ait titreşimlerin hız veya amplitüdleri ve her bir titreşimin dönen frekans bileşeninin relatif, faz açıları. Bundan sonra dengenin tayini için yapılacak işlemler, evvelki paragrafta anlatılanların aynisidir.
Yukarıdan görüleceği gibi her iki halde de dengeleme işleminde esas olan hususlar, yataklardan titreşimin hızı ile orantılı bir gerilimin alınması ve, açı ve amplitüdlerin dairesel bir diagrama işlenmesi ve arzu edilen limitler içinde bir denge konumu elde edilinceye kadar, tecrübe ağırlıkları ile işlemlerin tekrarlanmasıdır.
Okunan değerlerin dairesel bir diagrama iş
lenmesi, tesbit edilen ağırlıkların tesirlerinin bir
resmini verir ve yukarıda A. III — l, 2, 3 parag
raflarında özetlenen kaidelerin yardımı ile den
geleme işindeki güçlükler ehemmiyetli miktarda
azaltılır. Rotorun her seferinde durdurulup bir
tecrübç ağırlığının tespitinden sonra yeniden ha
reketi ve bütün bu ameliyelerin müteaddit defa
tekrarlanması büyük bir titizlikle sabıra ihtiyaç
gösterir. Mamafih sırf bu işte senelerini harcetmiş tecrübeli kimselerin, büyük bir isabetle karar
vermeleri ve rotoru bir iki kere tahrik etmekle
kısa zamanda denge konumunu bulmaları, görülen
vakıalardandır.
,
Bu usûl, hata ve tecrübe karakterinden dolayı, ister fabrikada isterse montaj mahallinde olsun, herhangi bir tip ve hızdaki rotorları makul bir zaman zarfında dengelemek için çok elverişli bir metoddur.
Bu usûllerin halen haUedilemiyen bir dezavantajı, rotor yataklarındaki titreşimin kullanıl-
EJM.M. 81
ması meselesidir. Zira yataklardaki titreşimler, esas şaft titreşimleri ile ayni fazda olmıyabilir ve hattâ makinenin her yeniden tahrikinde bu titreşimin büyüklüğü mutlaka ayni miktarda olmaz. İdeal şekil, titreşimlerin doğrudan doğruya saftan alınmasıdır ki bunun pratikte bugün için temini kolay değildir.
Dinamik denge testlerinde bir husus ta rotorun mümkUn mertebe normal çalışma şartları altında bulunmasıdır. Bilhassa büyük güçteki makinelerin rotorları bu şekilde teste tabi tutulurken, sargıları içinden nominal akım geçirilir. Böylelikle bakır iletkenlerdeki ısınmadan mütevellit genleşme dolayısiyle muhtemel dengesiz yığılmaların denge içine ithali sağlanır.
Dinamik denge testinden sonra deneyler bir «Aşırı sürat» testi ile bitirilir. Bu son testten gaye, kolayca anlaşılabileceği gibi, nominal hızdan yüksek fakat istenilen bir limit hızdan düşük hızlarda rotor çekirdeği veya daha doğrusu rotor üzerindeki ilâve teçhizatın (sargılar, bilezikler v.s.) dinamik mukavemetini ölçmek ve herhangi bir zayıflamanın olup olmadığını müşahade etmektir.
Yukarıda bu test için lüzumlu cihazlar ve usûllerden genel olarak bahsettik. Şimdi de bu testin tahakkuku için ne gibi bir tesisata ihtiyaç olduğunu kısaca zikredelim :
Küçük tip rotorların testi, uygun bir zeminde doğrudan doğruya yapılabilir. Fakat büyük güç makine rotorları (ağırlığı 10'un katı tonlarla ölçülen) için özel test tünellerine ihtiyaç vardır. Böyle test tünelleri genel olarak şunları gözönüne alır :
(a) Tünel cidarları: Aşın sürat testlerinde muhtemel bir parçalanmaya karşı koyacak muka vemettedir.
(b) Hareketli yataklar: iki ayrı küçük vagon üzerine monte edilmiştir. Vagonlar bu maksat için özel olarak imâl edilmiştir. Test tüneline giren raylar üzerinde hareket eder. Böylelikle yataklar herhangi bir uzunluktaki rotora göre ayarlanabi lirler.
(e) Tahrik motoru: Ward-Leonard sistemi ile kumanda edilen bir D.C. motorudur. Geniş bir hız bandına sahiptir. Ayrıca - bununla küple edilmiş uygun bir hız yükseltme dişli takım; mevcuttur.
(d) Yağlama sistemi: Rotor yataklarını ve dişli kutusunu yağlamak üzere sirkülasyon yaptırılan yağ için lüzumlu pompa, süzgeç, yağ tanklarından teşekkül eden bir sistemdir,.
ı»;
(») Rotor sargılan besleme kaynağı: Ekseriya 2000 Ampere kadar bir akım temin edecek özel ayn bir doğru- akım kaynağıdır. Bunun da, muhtelif değerde âkım vermesini temin edecek ayrı bir kontrol sistemi mevcuttur.
(f) Kumanda odası: Yukarıda (c), (d), (e) şıklarında belirtilen sistemlerin kumanda ve kontrolünü mümkün kılar. Ayni zamanda «Rotabalance» ile teçhiz olunmuş bu sistem ile dinamik dengenin tayinini sağlar.
(g) Yardımcı teçhizat: Muhtelif kesici, ayırıcı, koruyucu röle, regülatörler v.b.
Görüldüğü gibi böyle bir test tüneli büyük ve pahalı bir tesistir. Ancak, 100 ilg 500 MW arasında tek ünite olarak imâl edilen turbo-alternatörlerin bu şekilde teste tabi tuulması kaçınılmaz bir zaruretir. Zira bu alternatörlerin kendileri de pahalıdır ve ayni zamanda bir elektrik sisteminde muhtemelen mühim bir rol oylayacaklardır.
TÜRKİYE TOPLAMI İTİBARI İLE YILLARA GÖRE TAKAT VE ENERJİ
DURUM TABLOSU
ı*
KURULU GÜÇ (MW)
YILLIK ÜRETİM
Nüfus
>«
(Yıbn son günü)
(Milyon fcwh)
başına
£
istihsal Şehir End. Toplam Artış Şehir End. Toplam Artış kWh
62,7 15,3 78,8
86,3 20,0 106,3
84,5 17,3 101,8 30,5
95,9 22,U 117,9 10,9
' 85,2 18,1 103,3
1,5
106,6 J5.0 131 ,6 11,6
85,5 22,3 107,8
4,4
121,9 30,0 151,9 15,4
86,6 30,5 117,3
8,8
133,2 42,0 175,2 15,3
87,6 38,5 126,1 7,5 '
159,7 53.2 212,9 21,5
94,2 44,3 138,5
9.8
169,5 61.6 231,1
8.5
95,2 71,9 167,1 20,6
183,8 106.0 289,8 25,4
97,1 81,4 178,5
195,8 116,2 ,312 ,0
7,7
99,0 116,6 215,6 20,8 209,8 143,5 353,3 13,2 20
100,0 117,0 217,0
216,9 180,0 396 ,9 12,3
100,1 121,9 220,0
2,3
217,5 197.8 415,3
4,6
104,9 121,8 226,7
2,1
203,4 204,9 408,3 - 1 , 7 "
105,0 131,4 236,4
4,3
219,6 237,8 457,4 12,0
107,1 134,9 242,0
2,4
243,4 252,7 196,1
8,5 27 •
107.1 138,8 245,9
251,4 273,4 527,8
6,4 28
108,7 188,8 247,5
0,7
278,5 284,2 562,7
110,7 140,7 251,4
310,7 314,3 625,0 11,1
121,6 183,9 305,5 21,5
337,2 339,2 676,4
8,2
165,9 215,8 381,7 24,9
370,5 366,1 736,6
8,9 36
174.6 233,2 407,8
408,7 380,9 789.6
7,2 38
.181,1 242,1 423,2
3,8 463,1 424,8 887 ,9. 12,4. 41
189,4 248,4 437,8
£.4
498,9 521,4 1020 ,3 14.9
300,5 199,0 499,5 14,1
830,3 370,5 1200,8 17,7
299,6 217,3 516,9
3,5
981.8 420,6 1402 ,4 16.8 60
371,4 240,2 611,6 18,3 1116,2 433,1 1579,8 12,6 65
1956 1957 '1958 1959
613,7 272',4 886,1 44,9 1376 ,4 442,8 1819,2 15,2 73
672,7 266,7 939.4
6.0 1710,6 346,1 2056 ,7 13,1 81
739,5 Î90.5 1030,0
9,6 1911 ,4 392,0 2303 ,4 12.0 8*
840,3 320,7 1161,0 12 J 2160 ,0 426,0 2586 ,0 12.3 96
939,4 332,9 1272,3
9,6 2382 ,8 432,3 2815,1 . 8,9 101
H961
979.2 344,7 1323..9
1962 (M) 993.0 ' 357,0 1350.0
4,1 2601 ,4 407,9 3009 ,3
6,9 105
2,0 3082 ,2r 470,8 3553.0 18.1 120
(M) Muvakkat
E.M.M. 81