Elektrik Mühendisliği · Sayı 85 · Ocak 1964
PROF. F. E. TERMAN
Bilim, teknoloji ve meslek tarihi Biyografi ve anma
- Yıl
- 1964
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 6 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Bilim, teknoloji ve meslek tarihi
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Mühendislik eğitimi
Anahtar kelimeler
- Stanford Üniversitesi
- Frederick Terman
- Hewlett-Packard
- Elektronik Mühendisliği
- Silicon Valley
- Endüstri Parkı
Özet
Stanford Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Profesörü Frederick E. Terman'ın üniversiteyi elektronik endüstrisinin merkezi haline getirmesi, Hewlett-Packard gibi firmaların kuruluşuna katkısı ve öğrencilerindeki kabiliyeti keşfetme yöntemleri anlatılmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
UDK: 92 (TERMAN)
Bir kaç yıl öncesine kadar, San Francisco ya rım adasında 36000 dönümlük bir arazi üzerinde bu lunan Stanford Üniversitesine «Çiftlik» denirdi ve onun kemerli binaları sanki eski çağların âlimle rine kapılarını açmış gibi görünürdü. Burada bir Mühendis veya ilim adamının çalışabileceği her hangi bir endüstri yok gibi idi. Fakat şimdi du rum böyle değildir. Elektrik Mühendisliği Profe sörü Frederick E. Terman Üniversitesinin şekli ni değiştirmeğe başladı. Bugün Stanford'un silu etinde muazzam antenler görülüyor ve Üniversite nin altında bir dev linear akseleratör kurulmuş tur ki, böylece dünyanın en mühim üç nüklüer araştırma merkezinden biri meydana gelmiş oldu. Dahası var kovandaki arılar gibi Stanford Üni versitesinin etrafında işleyen 150 elektronik fir mada birçok Profesör müşavir olarak çalışmakta dır. Bu firmaların senelik iş hacmi 700 Milyon Do ları buluyor.
Bir kısmı 1800 dönümlük Stanford Endüstri Parkında bulunan firmalar yerden mantar gibi bitmektedir. Üniversitenin verdiği arazi üzerine kurulan bu firmalar plânlarını Üniversitenin ona yından geçirmektedir. Bunların çoğu yalnız Araş tırma mevzularında çalışmakta ve bazıları da hafif imalât işleri de yapmaktadır. Araştırma ya panlar bilgiyi geliştirmek için Üniversite ile bera ber çalışırlar. Nede olsa endüstrinin ham malze mesi dimağ kuvveti olduğundan, Üniversitenin Profesörleri ve öğrencileri bu kuvvetin kaynağı dır. Prof. Terman Stanford'un muazzam lâboratu varlarını endüstriye açık bulunduruyor.
Üniversitede Rektörden sonra gelen Terman bu muazzam Fen ve Ticari başarıdaki payı husu sunda tevazu göstermekte ve «Burada benim yap tığım küçük bir himmetten başka bir şey değildir» demektir. Hâdiseler onun dediğinden çok daha fazla şeyler yaptığını gösteriyor. Onun Profesör arkadaşlarından biri şöyle der: «Terman firma ları yaratan adamları yaratmıştır».
Dr. Terman genç bir Profesör iken 1930 sene lerinde Stşnford'a devam eden W. Hetvlett ve D. Packard'ın durumunu gözden geçirelim. Bu iki mühendis hocalarının kendi cebinden sarfedip ta van arasında kurduğu lâboratuvarında çalışırken, Termana ilerde kendilerinin de bir lâboratuvar kurmak istediklerini söylemişlerdi. Fakat bu sı ralarda Büyük Buhran hüküm sürüyordu ve me zuniyetten sonra Packard, General Electric Firma sında çalıştı. Hewlett Yüksek Mühendislik derece si için tekrar Stanforda döndü; Prof. Terman
Hıfzı GÜNDEM Y. Mühendis
Elektronik Mühendisliğinde tamamen yeni bir görüşü araştırmak için onu vazifelendirdi. Bunun sonunda değişken rezistanslı osilâtör doğdu.
Packard'ın Stanford'da etüdlerini derinleştir mek üzere asistanlık yapması için Terman 500 Dolar temin etti. Terman ile aylar süren görüşme lerden sonra Hewlett ile Packard eski bir garaj içinde bir Ortaklık kurdular. Onların elinde bir osilâtör ile 538 dolarları vardı. Bugün Hewlett Packard dünyanın en büyük Elektronik ölçü alet leri yapan firması olup, senelik satışları 100 Mil yon Doları bulmaktadır. Packard, «Bütün bu te sislerin babası Terman'dır» diyor.
Endüstri Parkında Hewlett Packard'dan baş ka firmalar da vardır; meselâ çok kısa dalga tek niğinde öncü olan Varian Firması, bu firmanın da başında Terman'ın talebeleri bulunmaktadır. Bir zamanlar Terman'ın araştırma asistanlığını yapan Dr. S. Kaisel, Microwave Electronics Firmasını kurmuştur. Dr. Kaisel şöyle demektedir: «Baba Terman beni yuvadan atmak sureti ile kendi ken dime uçmayı öğretti».
Hewlett, Packard, Varian ve Hansen gibi ha yatta başarıya ulaşmış mezunların bağışları, elekt ronik ve fizik etüdleri için Üniversitenin Fen Si tesinde merkezler kurulmasını sağlamıştır. Bu merkezler, bir zamanlar çiftliği andıran Stanford Üniversitesini elektronik mevzuunda en çok dok tora yaptıran bir üniversite haline getirmiştir.
Üniversitenin 9500 talebesinden 900 ü Yüksek Mühendislik tahsilinin son sınıfındadır ve bu sa yının takriben yarısı elektronik ihtisası yapmak tadır. Daha iyi insanları arayan bir millet için Ter man'ın en iyi Mühendisleri yetiştirmek hususun daki başarısı aklımıza bazı sualleri getiriyor. Me selâ o bir öğrencideki kabiliyeti nasıl buluyor ? Kabiliyetini geliştirmesi için öğrenciye nasıl bir yardımda bulunuyor ? Kabiliyetleri bulmakta Prof. Terman bazı avantajlara sahiptir. Meşhur Stanford Binet zekâ test'lerini çıkaran babası Prof. L. M. Terman'dan, o insani kabiliyetlerin zirveleri hakkında bir çok şey öğrenmişti. Kabili yetlerin zirvesinin tamamen ölçülemiyeceğini ve yalnız yüksek zekânın yaratıcılığa kâfi gelmediği ni buldu. Yaratıcılık için yalnız ne çalışkanlık, ne bilgi, ne de şahsiyet kâfi gelmez. Yeni bir şey yaratmada en büyük iş muhayyeleye düşmekte dir ve bir hoca olarak Terman akademik kaideleri dahi ihmal ederek bu prensibe sıkı sıkıya sarıl maktadır. Senelerce evvel 17 yaşında elma yanak lı, azimli bir delikanlı karşısında durdu ve Ter
Elektrik Mühendisliği 86
manın ihtisas sınıfına verdiği derse devam etme si için müsaade istedi. Halbuki delikanlı bu dersi takip edebilmek için lüzumlu olan diğer dersleri de almamıştı; çocukta yaratıcı bir muhayyele ol duğunu anlayan Prof. Terman şöyle bir teklifte bulundu: «Dinleyici olarak kayıt ol. Başaramaz san bir kaybm olmaz. Fakat ummadığımız halde basan kazanabilirsen notlarını idareye veririm.»
Delikanlı dinleyici olarak kayıt oldu ve dersle re devam etmeye başladı. Prof. Terman delikanlı yı yakından takip etti ve çalışmasında onu daima destekledi. B. Oliver adındaki delikanlı bu ders ten sınıfı ikincilikle geçti. Bugün Hevvlett Pac kard firmasının Genel Müdür Muavini olan Dr. Oliver bilginin sınırlarını genişleten araştırmala rı idare etmektedir. Hocası Terman tebessüm ile şunları anlatıyor:
«Klâsik formalitelere uyarak böyle harikulade bir genci yüz geri edemezdim. Böyle bir kabiliyet asla Standard kalıplara sığmaz».
40 senelik hocalıktan sonra Prof. Terman yal nız notlara göre bir talebenin kabiliyetine hüküm vermenin insanı yanıltabileceği kanaatına vardı. O akademik başarının esas olduğunu kabul etmek le beraber, notların tahlil ve tefsir edilmesinin icap ettiğini söylemektedir. Her talebenin bir şe ya kabiliyeti vardır, yeter ki bu kabiliyet keşfedi lip işlensin.
Terman'ın ilim dehası dediği Stanford mezun larından birisi de W. Hansen'dir. O Radara yeni bir görüş sağlıyan Klystron tüpünü R. Varian ile beraber icat etmişti. W. Hansen Üniversitenin ilk sınıflarında notları pek iyi değildi, fakat ileri sı nıflarda üstün analitik kabiliyet isteyen ihtisas derslerinden tam not alıyordu. Talebesinin notla rını inceleyen Terman, onun muğlak şeyler den, serbest hareket ve düşünmeden hoşlandı ğını anlayınca, önüne devamlı olarak zor problem ler sürmeğe başladı.
Kabiliyet araştırıcısının en zor işi, bilhassa Üniversite çağındaki gençlerin, şahsi meziyetleri inkişaf ettikçe, onları yeniden değerlendirmek tir. Bir öğretmen verdiği ilk kararları sadece bir intiba olarak kabul edip, sonradan bu intibaları yeniden değerlendirmeli, gözden geçirmeli, dü zeltmeli ve hataları itiraf edebilmelidir. İtiraf et melidir ki, o az daha, Hewlett'in kabiliyetini göz den kaçıracaktı.
Terman olayı şöyle anlatıyor: «Hewlett'in problemleri çözmekle kalmayıp daha ötelere aşa
rak onların Milatlarını düşünebildiğini ben geç fark ettim. Esaslı bir problem çözüldüğü za man, daima çözülmesi icap eden bir kaç proble min doğmasına sebeb olduğunu anlıyabiliyordu». Bu da Termanln arzuladığı yüksekliklere ulaşabil mek için üstün bir talebenin alâkasını canlı tutar. Termanın bir mühendis talebenin sırtını sıvazla ması Üniversiteden alacağı bir takdirnameye be del olduğu Stanford'da bir menkıbe halinde söyle nir. Şimdi büyük bir elektronik firmada araştırma ları idare eden eski bir talebesi der ki «Prof. Ter man birisine iyi dediği zaman, o hakikaten iyi çı kardı». Her ferde bir kabiliyet bahsedildiği halde niçin onların başarılan değişik oluyor? Yaratıcı bir eser verebilmesi için Terman'a göre tek bir yol vardır: Bir gayeye doğru yönelmek. Üstün bir talebe mevzuunda bütün kalbi ve kafası ile sarılır ve bu kendini verişten derin bir zevk du yar. Çalışma iştiyakı bir ilim adamının özüdür ve bu öz olmadan verimsiz olur.
Çalışma iştiyakının değerini Prof. Terman ken di başına gelenlerden bilir. Stanford mezunu ola rak Terman M. T. T. Üniversitesinde elektrik Mü hendisliğinden doktorasını aldığı sıralarda onu bir sene yatağa düşüren ince hastalığa tutulmuş tu. Fakat onun dimağı gayet iyi çalışıyordu. Göğ sünde toprak torbası olduğu halde, o öğrendiği elektrik teorisinin bir amatör radyoya nasıl tat bik edileceğini araştırmakla vaktini geçiriyordu. Bu şekilde dağınık elektronik bilgilerini radyo derslerinde kullanmağa başladı. Sonradan bu notlar onun klâsik «Radio Engineering» kitabını meydana getirdi. Bu endüstrinin baş kitabı ilk sa yısından itibaren yapılan devamlı düzeltmelerle bütün dünyadaki elektronik tahsili yapan talebe lerin Ana Ders Kitabı haline geldi.
Prof. Terman kabiliyetleri tanıma hakkındaki prensipleri yalnız mühendislikte değil, bütün öğ retim kollarında tatbik edilebilir. Adam tanıma ve yetiştirme hususundaki tecrübelerinden istifa de etmek için Üniversite bütün fakültelere değerli hocalar bulması için onu vazifelendirdi. O son za manlarda tarih ve kimya gibi fakülteleri kuvvet lendirmeğe çalışmaktadır. Prof. Terman fertlerin olduğu gibi bir Üniversitenin de yüksek meziyet lere sahip olması icap ettiğine inanmıştır; ve böy le meziyetler Üniversitenin kudretini arttırır. «Ta biatile» o der, «bunu da kabiliyetli fertler meyda na getirir».
Bugün Stanfordun yükselen itibarını destekli yen Prof. Terman kendi tezinin en iyi ispatıdır.
Elektrik Mühendisliği 85