Elektrik Mühendisliği · Sayı 156 · Aralık 1969
İZOLATÖRLERDE KİRLENME VE ATLAMA PROBLEMİ
Yüksek gerilim, koruma ve ölçme Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1969
- Sayfa
- 9
- Okuma süresi
- 26 dk
- Görüntülenme
- 1
Konu
Yüksek gerilim, koruma ve ölçme
İlgili: Çevre ve iklim, İletim ve dağıtım şebekeleri
Anahtar kelimeler
- izolatör kirlenmesi
- kirlenme atlaması
- dielektrik delinme
- yıldırım atlaması
- izolasyon koordinasyonu
- enerji nakil hattı
Özet
Yazıda enerji nakil hatlarında kullanılan izolatörlerin kirlenmesi sonucu ortaya çıkan atlama ve arıza problemleri teknik ve ekonomik açıdan incelenmekte, İngiltere gibi ülkelerdeki kirlenme ve yıldırım atlaması istatistikleri ile Türkiye'deki duruma değinilmektedir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Yazan : Y. Prof. Dr. Ahmet RUMELİ Elektrik T. Müh. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik Bölümü — ANKARA
ÜDK: 621.310
ÖZET :
Bu makalede izolatörlerin kirlenmesinin se bep olduğu elektriksel problemlerin teknik ve ekonomik yönü incelenmiş ve ilgili bazı ça lışmalar hakkında bilgi verilmiştir.
SUMMARY:
in this article the economic and technical importance of flashover o/ polluted insulator is examıned and some injormation an artifi cial and natural insulator iests are given.
Problemin Teknik ve Ekonomik Yönü :
Elektrik enerjisi üretim ve tüketimi dünyanın bütün memleketlerinde süratle artmaktadır. Tür kiye'de 1968 yılında 6968xlO«kWh olan yıllık enerji üretimi, Keban sisteminin ikmalinden son ra 1973 de hemen hemen iki misline, 12006 x 10e kWh değerine yükselecektir (1).
Elektrik enerjisi, ucuz ve kolay üretimi, ko lay ve randımanlı nakledilebilmesi her an tüke time hazır beklemesi, kolay ve randımanlı kulla nabilmesi sebepleriyle insan hayatında çok önem li bir unsur olmuştur. Bugün nüfus bağına elekt rik tüketimi kalkınma için bir ölçü olarak alın maktadır.
Artan enerji ihtiyacı, çok büyük miktarlarda elektrik enerjisinin bir bölgeden başka bir böl geye ve hattâ bir memleketten başka bir memle kete naklini zaruri kılmıştır. Büyük çaptaki ener ji nakli birçok enerji istihsal ve nakil prob'em lerini ortaya koymuştur. Artan ihtiyacı karşıla mak için ve keza ekonomik sebepler dolayısıyle enerji nakil hattı uzunlukları, trafo istasyonları sayısı artmakta, müsait bölgelerde yeni yeni san trallar kurulmaktadır. Bunlara ilâveten enerji nakil gerilimleri de yükselmektedir.
Randımanlı bir enerji nakli için hat gerilim lerinin yükseltilmesi arzu edilmekle berabar bir çok faktörler bu arzuyu sınırlamaktadır. Bunla rın en önemlilerinden biri de izolasyon problemi dir. Porselen ve cam izolatörler yüksek gerilim enerji nakil hatları izolasyonunda çokça kulla nılmaktadır. İzolatörler genel olarak mekanik ve elektriksel olmak üzere başlıca iki vazife gö rürler. Mekanik olarak hattın yükünü taşır ve bu hususta pek müşkülât arzetmezler. Elektrik sel olarak yüksek gerilim hattını topraktan izo le ederler ve zaman zaman bu fonksiyonlarını
Elektrik Mühendisliği 15G
ifa edemeyip arızalara sebeb olurlar. İzolatörler de meydana gelen ve hattın toprağa kısa devre olması ile sonuçlanan elektriksel arızalar başlıca Uç kısımda toplanabilir :
1 — Yıldırımlar ve ağırı gerilimler sebebiyle İzolatör boyunca meydana gelen atla malar (aşırı gerilim atlamalar))
2 — İzolatörün elektriksel alan tesiri altında delinmesi (dielektrik delinme)
3 — İzolatör yüzeyi boyunca kirlenme ve ru tubet tesiri ile meydana gelen deşarj ve atlamalar (kirlenme atlaması)
Aşın gerilim atlamalarının çoğunluğu yıldı rımlar sebebiyle olmaktadır. Yıldırımlar sebebiy le hasıl olan arızalar (Yıldırım atlamaları) da ha çok izokronik seviyesi yüksek olan memle ketlerde bir problem olmaktadır. 1957 1967 yıllan arasında İngiltere yüksek gerilim enerji nakil sisteminde izolatör arızalarının başlıca se bsbi yıldırımlar olmuştur. (Tablo 1) Memleketi miz için yıldırım atlamalan ciddi bir problem ol mamaktadır. Genellikle, yıldırım atlamalan izo lasyon seviyesi arttıkça azalmaktadır.
İzolatörün dielektrik delinmesi olayına seyrek rastlanır ve t>u anza ekseriya hatalı imalat se bebiyle olur. Zincir tip porselen izolatörler de bu tip arıza ekseriya kasket ve pin arasındaki porse İDn boğaz kısmında meydana gelir.
Kirlenme sebebiyle meydana gelen atlamalar enerji nakil slstemlerindb sık sık rastlanan arı zalardandır. Kuru ve temiz şartlarda çalışan izo latörler nonnal gerilimlerde herhangibir müşkü lat arzetmezler. Halbuki kirlenmiş izolatörler, rutubet, sis veya çiseleyen yağmur altında arı zalanabilir. Rutubet tesiri ile iletken hale gelen kirli izolatör zinciri yüzeyi boyunca akan kaçak
Tablo 1 — İngiltere Yüksek Gerilim (Enerji Nakil Sistemi İzolatörlerin^ meydana gelen Yıldırım ve Kirlenme atlamaları sayılan
A r ı z a n in Cinsi
a — 275 kV hava hattı izolatör lerinde: b — 275 kV Trafo istasyonların da c Toplam d — 132 kV hava hattı izolatör lerinde e — 132 kV trafo istasyonların da f Toplam :
Toplam
Yıllık ortalama kir 1962 63 kışı kirlenme
lenme ve Yıldırım at ' atlaması sayılan
lamaları (sayısı '(1957/
58 1961/62)
Aralık J1962 26 26 Ocak
Şubat 1963 1963 (2)
9 (23)
16 35 (95)
9i
860 ( ) 198 (4)
1 — Hava şartlan ve izolatörlerin durumu : Şiddetli rüzgâr ve sis. İzolatörler kirli kar ve buzla kaplı.
2 — Hava şartlan ve izolatörlerin dununu : Hava sıcaklığının artması sonucu kirli kar ve buzun erimesi
3 — Parantez içindeki rakamlar yıldırım, atlaması sayısını gösteriyor.
4 — Rakamlar, sistemin devreye sokulması anında meydana gelen arızalan ihtiva etmemektedir. 1962 1963 kışında meydana gelen kısa devre sayısı hakikatte yukarda verilen değerlerden çok fazladır.
akımlar enerji kaybına çok defa işletme gerili
minde izolatör yüzeyinde deşarj teşekkülüne ve
kısa devrelere sebebiyet venrler. (2) Bu cins
arızaya, kir ve rutubetin bir sonucu olarak mey
dana geldiğinden, «kirlenme atlaması» denil
miştir.
Kirlenme atlaması bilhassa endüstriyel ve sa hil bölgelerde önemli • bir İşletme problemidir. Bu bölgelerdeki izolatörler devamlı anza kayna ğı olmaktadır. Tablo 1 de İngiltere 132 ve 275 kV enerji nakil sistemlerinde 1957 1963 yıllan arasında meydana gelen yıldırım ve kirlenme at
lamaları durumu gösterilmiştir. Tablo 1 den görü
leceği, gibi, 1957 1962 arasında kirlenme atlama
sı sayısı yıldırım atlaması sayısından az iken
1962 1963 kışı kötü hava şartları yüzündien çok
sayıda kirlenme atlaması meydana gelmiştir. Sa
dece bir gece de iki yüze yakın arıza kaydedil
miştir. O tarihten itibaren İngiltere de problemin
ciddiyeti İdrak edilmiş .ve gerekil tedbirler alına
gelmfektedir (3).
•*, •
İzolatörlerde kirlenme ve sebeb olduğu arı zalar önemli ve uluslararası çalışmalara konu bir enerji nakil problemidir. Problem, sisi bol,'bir endüstri ve sahil memleketi olan İngiltere için özel bir önem taşımaktadır. Sahil boyunca uza
nan enerji nakil hattı izolatörleri rüzgarlı hava larda tuzlu ve iletken deniz suyunun (etkisine maruz kalırlar. Kirli endüstri bölgelerindeki izo latörlerde, sık sık vukubulan sis ye çiseleyen yağmur anlarında kısa devreler olmaktadır. Bun dan başka Almanya, Fransa, Belçika gibi bir çok endüstri ve sahil memleketlerinde izolatör ler, işletme ve bakım problemleri meydana ge tirmektedir. Amerika vfc Japonya'da kasırga ve Hindistan da siklon zamanlannda kirlenme kısa devreleri sık sık vukubulmaktadır. (4) Türkiye'de kirlenme atlaması henüz ciddi bir problem de ğildir. Ancak mevzii olarak kimyasal gaz neş redilen endüstri bölgeleri ve çimento fabrikaları civanndaki izolatörlerde arızalar kaydedilmek tedir. Sirkeci Halkalı sahil demiryolu izolatör lerindi başlangıçta beliren , işletme zorluklan, uygun izolatör koordinasyonu ile giderilmiştir. Bununla, beraber gerek Türkiye ve gerek diğer, memleketler için problem istikbalde daha çok ciddiyet arzedecektir. Çünkü, hat gerilimleri sü ratle arttırılmaktadır. Kolay soğutma suyu te mini için sahil bölgelerde santraller tesis edil r mekte, sahil ve endüstri bölgelerinde enerji.na kil hatlan ve ekonomik oluşu sebebiyle açık tra fo istasyonları inşa edilmektedir; Diğer taraftan'
endüsrileşmenin bir sonucu olarak kirlenme git tikçe artmaktadır.
İzolatör kirlenmesi ve sebeb olduğu problem ler fevkalâde ekonomik bir önemi haizdir. Kir lenme atlaması enerji naklinde kesintilere sebeb olarak endüstriyel ve sosyal hayati felce uğrata bilir. Bilhassa yüksek gerilimlerde, yani büyük çapta enerji nakledilmesi halinde böyle bir ke sintinin büyük mali kayba sebebolacağı aşikâr dır. Eğer arıza büyük bir trafo istasyonu izola törlerinde meydana gelmiş ve istasyon devre dışı kalmışsa durum gene kritiktir. Enerji kesilmesi elektrik idaBesi ve müşteri arasında kanuni me selelere de yol açabilir. Birçok memleketlerde elektrik idaresi tazminat ödemeğe mecbur edil miştir.
İzolatörler, enerji nakil sisteminin elektriksel ve mekanik olarak en çok zorlanan kısımlarıdır. Uygun seçilmemiş bir izolasyon koordinasyonu, enerji nakil sisteminin emniyetini ve enerji nak linin devamlılığını tahdit eder.
Yüksek gerilimlerde izolatör zinciri boyunca atlama sonucu meydana gelen büyük değerli ark akımı izolatörlere ve ark boynuzlarına zarar ve rebilir. Eğer izolatör zincirinde koruma halkala rı yoksa ve kesicilerin açma süratleri yavaşsa, ark iletkeni bile eritebilir. Bir fazın ark kanalıy la kısa devre edilmesi halinde, tesisin topraklama sistemine ve izolatörlerdeki kir seviyesine bağlı olarak, diğer fazların potansiyellerinin yüksel mesi sonucu izolatörler boyunca bir kısa devre zinciri meydana gelebilir.
Kirlenme atlamaları direkt ekonomik kayıp lara ilaveten indirekt olarak enerji maliyetine tesir "eder İzolatörlerin kirlenmesi ve bunun so nucu meydana gelebilecek arızaları önlemek veya azaltmak için birçok ilave tedbirlere başvurul maktadır. Meselâ, aynı gerilim için kiril ve sa hil bölgelerdeki izolasyon seviyesi temiz bölge lere nazaran daha fazla seçilmektedir. Aslında, zincirdeki izolatör adedinin birkaç tane attırıl ması direkt olarak maliyete pek tesir etmez. Pa kat uzayan zincir boyu diflek eb'ad'.arının büyü mesine ve endirekt olarak enerji maliyetine tesir eder. Zira masrafları, toplam enerji nakil hattı maliyetinin önemli bir kesrini teşkil eder. (5) Di ğer taraftan yüksek doğru gerilimle enerji nak li hergün biraz daha popüler hale gelmektedir. Aynı gerilim için, doğru gerilim halinde, ortala ma % 30 daha fazla izolasyon icabediyor. (5) Bu bakımdan ekstra izolasyon masrafları doğru gıe rilimde daha fazla olacaktır.
İzolatörlerin kirlenmesini ve kısa devreleri önlemek için başka tedbirlere de ba§vurulmakta dır. Meselâ, kirlenen İzolatörler periyodik olarak veya gerektiğinde elle temizlenir veya yıkanır. Kaçak akımlar, deşarj ve atlamaları önlemek için
çok kirli bölgelerdeki izolatörlerin, yüzeyleri gres nevinden maddelerle kaplanır. Bu tedbirler ilave masrafları ve enerji nakil sisteminin zaman zaman devre dışı kalmasını gerektirir. Bütün bunlar enerji maliyetinin artması ve enerji fiya tının yüksek olmasma sebeb olur.
Konu ile İlgili Bazı Çalışmalar :
İşletmede çalışan elektrik mühendisleri yö nünden izolatör kirlenmesi ve bunun sebeb ol duğu arızalar endüstrileşmenin menfi neticelerin den biridir. Problem üzerinde, teknik ve ekono mik (ehemmiyetine (binaen, birçok memleketler de uzun zamandan beri araştırmalar yapılagel mektedir. Bununla beraber genel bir çözüm he nüz bulunamamıştır. Gaye kirli şartlarda hiçbir İlave etedbire ihtiyaç göstermeyen ve arızalan mayan bir izolatör tipi geliştirmektir. Böyle bir izolatör henüz imal edilmemiştir. Mamafih, ya pılagelen araştırmalar sonucu, kirli atmosferler de iyi sonuçlar veren izolatör tipleri geliştirilmiş, deşarj ve atlamlann fiziksel karakterleri hak kında faydalı bilgiler elde edilmiştir.
İzolatör kirlenmesi ve sebeb olduğu deşarj ve atlama problemi ile ilgili olarak yapılagelen araştırmaları üç genel kısımda toplıyablllrlz.
1 — İmal edilen bir izolatör tipinin kirli bir atmosferde nasjl davranış göstereceğinin (performansının) ölçülmesi,
2 — Problemin fiziksel mekanizmasını aydın latıcı çalışmalar
3 — Kirlenme ve kirlenme atlaması ile pra tik mücadele metodları
Bu makalenin birinci bölümünde sadece bi rinci kısım ile ilgili yapılan çalışmalar kısaca incelenecektir.
İzolatör imalatçıları imal ettikleri yeni bir izolatör tipinin pratik şartlar altında nasıl bir davranış göstereceğini önceden (bilmek isterler. Keza izolasyon koordinasyonunu planlayan mü hendisler bölgelerinin atmosferik şartlarına en uygun izolatör tiplerini seçmek isterler. Bu mak satla, Fransa, İngiltere, Almanya, Belçika, Hol landa ve daha bazı memleketlerde izolatör test merkezleri kurulmuş v(e birçok test metodları geliştirilmiştir. Meselâ, İngiltere de Croydon ve Brıghton'de tesis edilmiş test istosyonlannda izo latörlerin endüstriyel kir ve deniz suyu etkilerine karşı performansları incelenmektedir. Almaya'da Recklinghansen (Ruhr bölgesinde) izolatör test istasyonunda, endüstriyel kir altında izolatörlerin davranışlar? üzerinde çalışılmaktadır. (5)
Kullanılmakta olan izolatör test metodlarını genel olarak ikiye ayırabiliriz. (6)
1 — Tabii testler 2 — Sun'l testler
Birinci halde, teste tabi tutulacak izolatörler
seçilen" bir bölgede, normal igletme geriliminde,
tecrübî bir hatta veya hakiki hatlar 'üzerinde,
tabii atmosferik şartlar altında uzun süre tetkike
tatol tutulur. İSeçilen bir süre içinde, meydana
gelen atlama sayısı, metorolojik durum ve belli
değerleri (meselâ 25,50 mA) ağan 'kaçak akım
sayılan kaydedilir. Ayrıca, kaçak akım ve koro
na kayıpları, kaçak akımın dalga şekli ve faz
açısı, İzolatör zincirindeki gerilim dağılımı, izo
latörlerin radyo interferens (parazit) seviyeleri
gibi ilave ve faydalı ölçmeler yapılabilir. İngil
tere de bu metod otuz seneden beri kullanılagel
mektedlr. (7. 8)i
,
}'
Uzun seneler yapılan tabii testler sonucu ka naate vanimigtır ki, verilen bir izolatörün iyili ğini ölçmek için lıerşeyden önce belli bir süre içindeki atlama sayısı gözönüne alınmalıdır. Se çilen süro içindeki 25 mA 1 ağan kaçak akım sa yısı Standard tip zincir İzolatör ile benzer tip porselen bir İzolatörün mukayesesi için tatmin kar ıbir kriter olarak alınabilir. Fakat farklı izo latör tiplerinin mukayesesi İçin bu usul pek tat minkâr olamamaktadır. (5) Kaçak akım kayıt larından izolatörlerin kirlenme seviyesi hakkın da da fikir edinilebilir.
TabU test bir izolatörün belli bir bölgedeki performansım direkt olarak ölçer. Fakat emin bir sonuca varmak için test uzun seneler devam etmelidir. Tabii Testin diğer bir mahzuru da de ney şartlarının tekrarlanamaması ve varılan so nuçların farklı atmosferik şartlan haiz diğer bir bölgeye tatbik edilememeğidir. Ayrıca bu metod pahalıdır. (0. 10).
Tabii test uzun sürdüğünden daha çabuk so nuca varmak için eun'i testler geliştirilmiştir. (6, 11, 12). Sun'l testler İzolatör imalatı kont rolü, yeni tipler geliştirmede ve izolatör seçi minde fevkalade önem taşır. Suni testler çabuk ve tekrarlanabilir sonuç verir. Kolay ve ucuz dur. Sun'i testlerin tenkld edilen tarafları pratik şartların laboratuvarda sun'i olarak tamamen sağlanamaması ve deneylerin işletme gerilimin den farklı gerilimlerde yapılmasıdır (2, 8).
Alternatif gerilimde ve yağmur altında izo latör deneyi birçok memleketlerde standard de ney olarak uzun senelerden beri kullanıla gel mektedir. Araştırıcılar bugün artık yağmur de neyinin servis şartlarını temsil edemediği kana atindedirler. Yağmur deneyi altında çok iyi so nuç gösterecek tarzda İmal edilen bir izolatörün servis şartlarında zayıf sonuç gösterdiği ifade edilmektedir. Umumi kanaat şudur ki 50 Hz. al ternatif gerilim yağmur deneyinden artık vaz geçilmelidir. (6, 13, 14, 15).
Geliştirilmiş diğer sun'i testler arasında iki tanesi bilhassa dikkati çekmiştir. Birisi CIGRE 5 numaralı izolatör çalışma gurubu tarafından sahil bölgelerde deniz tuzu etkisi altında çalışa cak izolatör davranışını ölçmek için kabul edi len «tuzlu sis» deneyidir. Bu deney İngiliz elekt rik idaresi (CEGB) araştırma laboratuvarları (CERL.) ve Fransız Elektrik İdaresi (EdF) nin Fontenay araştırma îaboratuvarlarinda yapılan çalışmalar sonucu geliştirilmiştir. (16, 17) Bu deneyde, dikkatle temizlenmiş izolatör zinciri normal işletme gerilimi altında ve servisteki tarzda sis odasına yerleştirilir. Sis odası tuzlu luk derecesi bilinen sis İle doldurulur. Bir saat içinde atlamaya sebeb olmıyan maxlmum tuz luluk derecesi İzolatör performansı için bir kri ter olarak almır. Yukarıda belirtildiği gibi, bu deney sahil bölgelerde kullanılacak izolatörlerin seçimi için elverişlidir. İngiliz elektrik İdaresi «tuzlu sis» deneyinin yağmur deneyi yerine Btandard deney olarak kabul edilmesi için ge rekli spesiflkasyonu hazırlayarak İngiliz stan dardlar Enstitüsüne takdim etmiştir. Memleke timiz içinde bu yönde bir teşebbüste bulunul ması faydalı olacaktır.
«Kizelgur deneyi» diye bilinen ikinci sun'l deney endüstriyel kirlere maruz izolatörlerinin performanslarını ölçmede kullanılmaktadır. Ki zelgur deneyinin iki çeşidi Almanya'da Studien gesellchoft fur Hochstpannungsanlagen (SfH) ve Siemens Schuckert Werke (SWW) tarafın dan geliştirilmiş ve 1963 dan beri Alman Norm larına (VDE 0448/1 63) dahil edilmiştir (18, 19) Her iki metodda sun'i kir: kizelgur, tuz ve dekst rin karışımıdır. SWW methodunda izolatöre ön ce kir solüsyonu homojen olarak püskürtülür ve kurumaya bırakılır. Soğutulan izolatör daha sonra nemli ve daha yüksek sıcaklıkta bir oda ya getirilerek kondanse suretiyle rutubetlendi rilirken kir tabakasının iletkenliği ölçülür. Ma jdmum iletkenlik erişildikten sonra istenen de ğerdeki sabit bir alternatif gerilim izolatöre tatbik edilerek atlama olup olmadığı tesblt edi lir. Sfh metodunda ise nominal gerilim ekseriya rutubetlendirme başlamadan veya rutubetlen dirme esnasında tatbik edilir. Her iki dayanma gerilimini ölçmekte kullanılmaktadır (18).
Son zamanlarda AEG tarafından geliştirilen diğer bir Alman suni test methoduna «Metilen Metodu» adı verilmektedir. (12) Bu metodda: Metil sellüloz, tuz ve ince tebeşir tozu karışı mından hazırlanan suni bir solüsyonu izolatör yüzeyine homogen olarak püskürtülmektedir. Tuz, solüsyona iletkenlik, tebeşir tozuda renk vermek için kullanılıyor. Arzu edilen İletkenlik, izolatör yüzeyine püskürtülen kir tabakasının kalınlığı ile de ayarlanabilir Seçilen deney ge rilimi, izolatör iletkenliği ölçüldükten sonra, ila
Elektrik Mühendisliği 186
ve bir soğutma ve rutubetlendirme yapmaksızın İzolatöre tatbik «dilir. Bu metod izolatörün kir lenme seviyesi dayanma gerilimi münasebetini ölçmekte kullanılır. Kizelgur ve Metilen metod ları ölçmeleri arasında mutabakat sağlanmıştır. Metilen metodu daha çabuk kolay ve ilâve so ğutma rutubetlendirmeye lüzum göstermediğin den daha az araca ihtiyaç gösterir.
Pek tutunmayan diğer bir metod da İse izo latörler serviste /bir müddet bekletilip tabii ola rak kirlendirildikten sonra, dikkatle laboratuva ra taşınarak rutubetlendirilerek gerilim tatbik edilir. Tabii ve sun'l metodun bir kombinasyonu olan bu metod, kir teşekkülü için zaman ica bettlrdiğinden mahzurlu, kir tabakası servis teki tarzda teşekkül ettiği için faydalıdır.
Tuzlu sis ve Kiezelgur metodları en faydalı iki sun'i izolatör deneyleridir. Aynı cins izola törler üzerinde Almanya'da yapılan kizelgur de neyleri ile İngiltere'de yapılan tabii deneyler arasında mutabık sonuçlara varılmıştır (18). Türkiye'miz de bu mevzu ile ilgili müesseselerin yukarıdaki test metodlannı incelemeleri faydalı olacaktır.
İZOLATÖRLERDE ATLAMADA ÇEŞİTLİ SAFHALAR:
İzolatörlerde kirlenme ve bunun sebeb ol duğu deşarj ve atlamalar yüksek gerilim enerji naklinde fevkalade teknik ve ekonomik bir öne mi (haizdir (1). Bir izolatör yüzeyinde kirlen me sebebiyle bir atlama meydana gelebilmesi için başlıca üç safha gereklidir.
1 — İzolatör yüzeyinde iletken bir kir fil minin teşekkülü,
2 — Kuru kir bandlarının teşekkülü ve elek triksel deşarjların tutuşması,
3 — Elektriksel deşarjların yayılması ve kı sa devre.
İşletme şartlarında birinci ve ikinci safha ların sık sık meydana gelmesin'e rağmen üçüncü safha, yani kısa devre olayı her zaman meydana gelmez. Bu makalede problemin birinci ve ikinci «afhası ile izolatör yüzeyinde teşekkül eden elektriksel deşarj tipleri kısaca incelenecektir.
İzolatörlerin Kirlenmesi :
İzolatör yüzeyinde iletken bir kir filminin te şekkülü için,
1 — İzolatör yüzeyinin bir kir tabakası ile kaplanması,
2 — Bu kir tabakasının rutubetlenerek ilet ken hale gelmesi gereklidir.
İzolatörlerin kirlenmesi problemin ilk ve önemli kısmını teşkil eder. Arızalara sebep olan kir cinsleri çok çeşitlidir. Bunları menşe itiba riyle (a) sahil veya deniz kiri (b) endüstriyel kir olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Sanıl bölgeler deki izolatörler rüzgârlı havalarda tuzlu deniz suyunun etkisine maruz kalarak arızalanırlar. Sahil kiri bileşim itlbarile tuzlu deniz suyundan ibarettir. Meselâ İngiltere'de bu tip arıza toplam kirlenme arızalarının |% 10 i60 mı teşkil eder. (2,3). Keza Japonya ve Amerika'da tayfun za manlarında bu cins arızalar sık sık kaydedilir (4). Bu cins arızalar ekseriya fırtına zaman larında ve rüzgârın denizden sahile doğru estiği anlarda meydana gelir.
Arızanın ne zaman meydana gelebileceği ön ceden kestirilemez. Çok temiz izolatörlerde bile aniden meydana gelen bir fırtınada atlamalar olabilir.
Sahilden uzak ve endüstri bölgelerindeki izo latörler ise endüstriyel kirlere maruz kalırlar. Endüstriyel kirlerini tipleri ve bileşimleri bir bölgeden, diğer bir bölgeye çok farkeder. Endüs triyel kirler henüz standard bir sınıflamaya tabi tutulmamışlardır. Bununla beraber Reverey en düstriyel kirleri Üç grupta toplamıştır (5).
1 — Meskûn bölgelerdeki kirler (toz, duman v.s.),
2 — Endüstriyel bölgelerdeki kuru kirler: meselâ, kül, is, kömür, çimento tozlan, oksitler, tuzlar v.s.,
3 — Kimyasal artık gazlar, meselâ klor, flor, kükürt ve bunların oksijen hidrojen bileşikleri.
İkinci ve üçüncü tip kirler rutubetle beraber müşkülât arzederler. Bilhassa kimyasal artık gazlar rutubet olmaksızın bile İzolatör yüzeyinde oldukça iletken bir kir filmi teşekkül ettirebilir ler. Kimyasal gazlar ayrıca İzolatörlerin demir aksamını korozyona uğratabilir ve sır tabaka sına etki edebilirler. Tablo 2 sahil ve endüstriyel kirleri özgül dirençlerine göre sınıflamaktadır(6).
Bir bölgede birim yüzeyde birim zamanda biriken katı kir miktarı ağırlığı İle o bölgedeki havanın birim hacimdeki artık gaz (Bilhassa kükürt oksit oranı), o bölgedeki kirlenme (şid deti) derecesi için bir kriter olarak alınmakta dır. İngilterede Croydon İzolatör test merkezin de aylık katı kir birikme oranı 4 40 ton/km' arasında değişmektedir. Yüksek birikme oranı kış aylarma tesadüf etmektedir. Aynı bölgede 1951 53 kışlarında çökertme usulü İle ölçülen havadaki kükürt trioksit miktarı 100 cm" de 2,4 mg dlr (7). İngiliz standardı BS. 137.1960 a göre yılda kilometre karede 36 ton kir biriken bir bölge orta derecede kirli bir bölge olarak
Tablo 1 — Sahil ve [Endüstriyel Kirlerin özgül dirençlerine göre sınıflandırılması
, Kirlilik derecesi
özgül iletkenlik (ohnı. cm)
Yer (mahal)
Tehlikesiz kirler Az tehlikeli kirler Tehlikeli kirler
Çok tehlikeli kirler
1200 600 1200 300 600
300 den az
Kırlar, temiz köyler
Kasaba civarları.
Endüstrileşmiş kasaba civarları, buharlı trenler.
Sahil bölgeler, termik santral ci varları, kimyasal tesisler, çimento fab. civarı ve endüstrileşmiş, böl geler.
telakki edilir. Ayni standarda göre ağır derece de kirli bir bölge için bu rakkam 100 240 ton dur (8).
Fransanın çok kirlenen endüstri bölgelerinde yıllık kir birikme oranı için 300 ton/km2 ve ha vadaki kirlilik derecesi için 1 mg/m3 değerleri ölçülmüştür (9). Tablo 2, Almanya'da kirlenme ye ait bazı bilgiler vermektedir. Alınan bütün tedbirlere rağmen, artan endüstrileşme yüzün den kirlenme hızla artmaktadır (10).
(Endüstri
Toz miktarı ton olarak
Kömür ve linyit tesis leri
Demir endüstrisi
Termik Santraller
188000
48000 1430000 (Bunun H50000 tonu sadece Ruhr bölgesin deki santrallerden)
İzolatör kirlenmesi ve atlama yönünden ki rin bileğimi önemli bir faktördür. Bilhassa rutu bette çözülebilir iletken kir tipleri atlama yö nünden tehlikelidirler. Demiryolu tesislerinde, endüstriyel kir ve deniz tuzuna ilaveten loko motiflerin hasıl ettikleri duıman ve buhar izola törlere etki ederler. Termik santraller ve soğut ma kuleleri keza kir ve arıza kaynaklarıdırlar (Tablo 2 ye bakınız). Rüzgarın esiş istikameti ne tâbi olarak soğutma kulelerinden yükselen buhar, kül ve tozlarla karışarak ekseriya sant rale yakın muhavvile merkezi izolatörlerinde hayli iletken bir kir tabakası teşekkülüne ve atlamalara sebeb olur. Hidrolik santraller böy le bir müşkülat arzetmezler. Çimento fabrika ları civarındaki izolatörler zamanla ve gideril mesi zor sert bir kir tabakası ile kaplanırlar (11) İzolatörlerin temiz buz ve karla kaplan ması bir problem teşkil etmez. Ancak kirli kar
ve buzun erimesi anında tehlikeli bir durum meydana gelebilir. Bu hal, ingiltere de 1962 1963 kışında meydana gelen çok sayıdaki atlamala rın başlıca sebebi olmuştur (1, 3, 12).
İzolatör üzerinde kir taıbakası teşekkülüne bir çok faktörler tesir eder. Bunlar içinde izo latörün profili en önemli rolü oynar. Çünkü rüz gâr ve yağmurun İzolatör üzerindeki yıkama tesiri izolatörün şekline bağlıdır.
Porselen izolatörler normal sır veya az iletken ve «stabilize sır» denilen bir tabaka ile kaplanırlar. Parlak ve kaygan olan sır tabakası izolatör yüzeyine kir yapışmasını azaltır. «Sta bilize sır'ın esas fonksiyonu izolatör yüzeyi bo yunca potansiyel dağılımını düzenlemektedir. Bununla beraber stabilize sır az bir iletkenliği haiz olduğundan izolatör yüzeyi boyunca küçük değerde (1 2 mA) devamlı bir akımın akmasına ve böylece izolatör yüzeyinin kuru kalarak da ha az kir yapışmasına ayrıca yardım eder. Por selen izolatör yüzeyini kaplıyan sır tabakası bir nevi cam olduğundan cam izolatörler de porse len izolatörler gibi aynı yüzeysel karakteristik leri gösterirler.
İzolatör yüzeyi polytetraflouretylene (ptfe) denen sentetik bir madde ile kaplanırsa, bu mad de çok düşük sürtünme katsayısını haiz oldu ğundan izolatör yüzeyinde kir birikmesi çok azalır. Fakat ptfe pratik şartlara ve elektrik sel deşarjlara pek dayanıklı değildir (13). Muh telif kir tiplerinin yapışma dereceleri farklı ol makla beraber rutubetli zamanlarda ve bilhassa sis zamanlarında izolatör yüzeyi çabucak bir kir tabakası ile kaplanır (11).
İzolatörün gerilim altında o'up olmaması kir birikmesine tesir eder. Gerilim altındaki izola törler elektriksel alan tesiriyle daha çabuk kir toplarlar. Doğru gerilim altında kir toplama ora nı alternatif gerilime nazaran daha fazladır. İzolatörlerin demir aksamı civarında korona te
gekkülün bu kısımlarda kir birikmesini hızlan dırdığı müşahede edilmiştir (9, 14, 15).
İzolatör zincirinin konumu hem kir birikme sine, hem de atlamaya çok tesir eder. Mesela ingiltere de 1962 1963 kışında yatay konumlu izolatör zincirlerinde 327 atlamaya mukabil, dü şey konumlu izolatörlerde 444 atlama meydana gelmiştir (12). Aynı İki izolatör zincirinden ya tay" konumlu zincir, elemanlarının kir ve yağ mura benzer tarzda maruz kalması sebebiyle daha homogen olarak kirlenir ve temizlenir. Düşey konumlu bir zincirde ise bir üst eleman altındaki elemanın kirlenme ve temizlenmesine etki eder. Yağmursuz ve çok kirli bir bölgede üzün zaman serviste kalan düşey konumlu bir izolatör zincirinde elemanların üst yüzeyleri alt yüzeylerine nazaran daha kalın bir kir tabakası ile kaplanır. Bu halde izolatörler, yağmur veya sis devresi gelmeden önce temizlenmezse, enerji nakil sisteminin emniyeti için çok tehlikeli bir durum arzedebilirler. Kirli ve yağmurlu bölge lerde ise izolatörlerin alt kısımları üst kısım larına nazaran daha fazla kirlenir (16).
Mekaniki yüklerin büyük olması halinde iki veya daha fazla sayıda izolatör zinciri paralel olarak kullanılır. Böyle bir durumda zincirler biribirlerinin kirlenme ve temizlenmesine etki ederler. .
' Yukarda izah edilen sebeplerden izolatör yü zeyinde teşekkül eden kir tabakası hiç bir şekil de homogen dağılımı olmıyacaktır. Bu düzensiz dağılımlı kir tabakası izolatör performansına çok tesir eder ve atlama probleminin kantitatif analizini son derece zorlaştırır.
Rutubetin tesiri :
İzolatör yüzeyinde teşekkül eden kuru kir tabakası izolatör zinciri boyunca potansiyel da ğılımını biraz bozabilir. Kir tabakası kuru kal dığı müddetçe İzolatörün performansında kayda değer bir değişiklik olmaz Fakat nem tesiri altında kir tabakasındaki çözünebilir i'.etken maddeler, bilhassa tuzlar, izolatör yüzeyinde sü rekli ve iletken bir film teşkil ederek yüzey boyunca akım sızmalarına sebeb olur.
İzolatörlerin ıslanması farklı şekillerde olur. Sağnak halindeki yağmur izolatör yüzeyinde Çözülebilir, kirleri kolayca yıkar. Ancak İlk anda hasılolan kirli su, iletkeni direğe jlcısa devre edebilir. Uzunca kurak geçen bir kirlenme dev resini müteakip aniden bir sis teşekkülü çok tehlikeli olur. Bihassa endüstriyel bölgelerde teşekkül eden kirli sis ile, çiseleyen yağmur, çiğ ve kırağı, izolatör üzerindeki kiri yıkamadan yüzeyde iletken bir film kolayca meydana ge tirir. Yağmur ve sis olmaksızın gece ve gündüz
Elektrik Muhenüisll&l .150
sıcaklık farkından dolayı teşekkül eden çiğ se bebiyle atlamalar kaydedilmiştir (6).
izolatör profilinin de ıslanmaya etkisi önem lidir. Sis altında izolatör daha homogen olarak ıslanır Genel olarak izolatörün açık yüzeyleri korunmuş yüzeylerine nazaran daha fazla nem etkisine maruz kalırlar. Neticede, izolatör yü zeyi İletkenliği noktadan, noktaya değişen ve düzensiz dağılımlı iletken bir film tabakası ile kaplanır.
Kuru Bandlann Teşekkülü Ve Elektriksel
Deşarjın Tutuşması :
>
Kiril ve rutubetli hallerde izolatör yüzeyle rinde deşarjlar tutuştuğu ve bunlar sonucu kısa devreler meydana geldiği bilinen gerçeklerden dir. Bilindiği gibi havada bir elektriksel deşarj başlatmak ic.ln ortalama 30 kV/cm İlk bir alan şiddeti gereklidir. Nominal gerilimde ve kuru şartlarda bir izolatör zinciri boyunca gerilim dağılımı pek düzensiz olmayıp ortalama 500 V/cm kadardır. Kir ve rutubet altında izolatör yüzeyinde bazı noktalarda deşarjların tutuşması, bu noktalardaki elektrik! lalanın havanın di elektrik dayanımını aşması sebebiyledir.
İzolatör yüzeyinde böyle aşırı zorlanan kısım ların teşekkülü ışu şekilde olmaktadır. Yüzey de iletken film tabakasının teşekkülünden sonra akan kaçak akımlar enerji kaybına sebeb olur. Açığa çıkan bu enerji iletken filminin iletken liğine iki yönde tesir eder. Başlangıçta, kir ta bakasının sıcak lığını arttırarak daha çok çözü lebilir kirlerin çözülmesini sağlar ve toplam film iletkenliğini arttırır. Diğer taraftan, kaçak enerji iletken filmin rutubetini buharlaştırarak iletkenliği azaltıcı yönde tesir eder. Bu İki zıt tesir altında toplamı iletkenlik doymaya erişi lene kadar pek değişmez, erişildikten sonra bu harlaşma daha effektlf olur ve toplam kir filmi direnci süratle artarak kaçak akımı şuurlar.
İzolatör şeklinin ve izolatör! jyüzeyinde te şekkül eden gayri muntazam dağılımlı kir ta bakasının bir sonucu olarak açığa çıkan kaçak enerji yoğunluğu yüzeyde her noktada ayni de ğildir. Bu sebepten izolatör yüzeyinde! çözülme ve buharlaşma her noktada farklı olur. Bazı ça buk kururken, diğer ıkıaımlar ıslak kalıt. Bu şekilde izolatör yüzeyinde meydana gelen kuru bir kir bölgesine «kuru band» adı verilmektedir. Farklı bir izolatör zincirinde stabil olmayan bir durum meydana getirebilir. Şöyle ki, kirlenmiş bir zincirdeki elemanlardan birinin direnci biraz fazlalaşsa, diğer elemanlara nazaran mevzuba his elemana düşen gerilim, dolayısiyle bu ele mandaki kayıp (kaçak) enerji artacağından, kuruma ve dolayısiyle direncinde artma dahada fazlalaşacaktır. Neticede zinciri ıboyunca çok düzensiz bir potansiyel dağılımı hasıl olacaktır.
Pratikte kuru bandların izolatörlerde ekse riya yarıçapın en küçük olduğu bölgelerde, me selâ bir zincir izolatöründe kapak ve sap civa rında, meydana geldiği müşahade edilmiştir. Kuru bandların teşekkülü yönünden zincir jve çubuk İzolatörü göz önüne alınırsa çubuk İzola tör, dar kısım çapının daha büyük oluşundan, da ha müsait bir durum arzeder. Bir zincirde aynı zamanda birçok elemanlarda kuru bandlar te şekkül edebilir. İzolatör yüzeyinde çepçevre bir kuru band teşekkül edince kaçak akım kesilir ve toplam gerilimin büyük bir kesri bu kuru band boyunca düşer. Bu esnada diğer ıslak böl gelere rutubet toplam direnci azaltır ve kuru banddaki gerilim düşümünü artırır. Kuru band boyunca alan şiddeti havanın dayanımını aşmca teşekkül eden deşarj kuru bandı kısa devre ede rek zincir boyunca diğer kuru bandlar ucundaki gerilim düşümlerinde artışa ve böyle izolatör zinciri boyunca zincirleme bir deşarj tutuşması na sebep olur. Bu mekanizma İle İzolatör zinci rinde kısa zamanda bir çok deşarj belirir.
Stabilize izolatörlerde aynı tarzda kuru band teşekkül eder. Fakat kuru bandla (paralel ko numdaki yarı iletken sır tabakası kuru band ucunda aşın gerilim düşmelerini önler.
Kirli bir izolatör yüzeyinde kuru band teşek külü yüzeye yapışık kir tabakasında açığa çı kan kaçak enerjinin bir sonucudur. Suni yağ mur altındaki bir izolatör yüzeyinde kuru bana teşekkülü zordur. Akan yağmur suyu izolatör yüzeyinde açığa çıkan ısıyı yaklaştırarak ku rumaya zorlaştırdığından, yağmur altında at lama daha yüksek bir gerilimi icabettirir. Bu sebepten yağmur deneyi izolatörün pratikte kirli şartlar altında göstereceği performans için bir ölçü olamaz.
Kirli İzolatör Yüzeylerinde Müşaahde Edilen Deşarj Türleri :
İzolatörlerde atlama olayında izolatör yüze yinde deşarj teşekkülü problemin son ve karı şık safhasını teşkil eder. Birçok faktörler tu tuşan deşarjın' tür ve karakteristiğini kontrol eder. Başlıca üç deşarj türü müşahede edilmiş tir (17, 18, 19).
1 — Glim (Işıltılı) Deşarj: Buna «flament» veya «diffuse glow» deşarjda denilmektedir. Ku ru band Iboyunca mavi renkli, yaygın, ışıltılı birçok paralel kısa deşarj bölgeleri teşekkül eder. Bu tip deşarj az bir akım yoğunluğu ve yüksekçe bir gradyanı (bir kaç kV/cm) haiz olup yükselen bir volt amper karakteristiği gös terir.
2 — Hareketli Gllm Deşarj : (Çiseleme de şarjı) Bu tip deşarj evvelkine nazaran daha az yaygındır. Bir deşarj kanalı teşekkül etmiştir.
Akım (yoğunluğu pek yüksek değildir. Deşarj kökleri kirli ıslak yüzeyde şuraya buraya raat gele hareket eder. Deşarj uçlarındaki yüksek akım yoğunluğu temas noktalarındaki kir ta bakasının rutubetini buharlaştırır. Akim akışı nın devamı için, deşarj uçları1 arkalarında kuru izler bırakarak daha iletken ıslak kısımlara doğ ru rastgele hareket ederler. Artan kuru band genişliği deşarj boyunun yavaşça uzanmasına yardım eder. Işıltılı deşarj gibi, bu tür de yük selen bir volt amper karakteristiğini haizdir. Bu iki tür deşarja «kuruyan deşarjlar» denil mektedir. Çünkü kir tabakası direncinin kuru ma sebebiyle artması sonucu bu deşarjlar ekse riya herhangi bir kısa devreye sebeb olmadan sönerler.
3 — Süratle Yayılan Ark Deşarjı: Bu tip de şarj, kirli izolatör yüzeylerinde kısa devrelere sebeb olmaktadır. Yüksek değerde bir akım yo ğunluğu, düşük bir alan şiddeti ve düşen bir volt amper karakteristiğini haizdir. Akım yo ğunluğu ve alan şiddeti kirli yüzeye temas eden ark uçlarında maksimum değerdedir. Ark kök leri ekseriya en kısa akım çizgisi boyunca sü ratle ilerleyerek kısa devre meydana getirirler. Deşarj tutuşmasını müteakip kısa devre bazan o kadar ani olurkl, deşarj kökleri temas ettiği yüzeyde buharlaşma yapmadan ve kum iz bı rakmaksızın süratle hareket eder. Bu durum, gerilimin yüksek olması veya deşarj tutuşması ânında kir tabakası direncinin küçük olması haı lerinde müşahede (edilir (19).
Kirli izolatör yüzeyinde müşahede edilen türü ile kaçak akım arasında kabaca bir bağıntı zik redilmiştir (20). Meselâ izolatör yüzeyinde ma vimsi kıvılcım şeklinde deşarj görülüyor ve ça tırdama sesi duyuluyorsa kaçak akım 2 mA dan azdır. Deşarj sarımsı renkli kanalize olmuş ve tıslama şeklinde bir ses duyuluyorsa kaçak akı mın maksimum değeri 25 mA kadar olabilir. Da ha yüksek değerdeki akımlarda meselâ 100 150 mA, deşarj ark tipinde olup kısa devre İhtimali fazla demektedir.
Yukarda izah edilen üç deşarj türünden han gisinin meydana geleceğini, kuru bandın deşarjla örtülmesi anında akabilecek kaçak akımın de ğeri tayin eder. Pratikte gerilim sabittir. Do layısiyle tutuşan deşarja seri olan ıslak kir to bakasj direnci çok küçükse kaçak akım büyük değerli ve deşarj ark karakterinde olur. Denebl lirki, deşarjın tutuştuğu andaki kir tabakası di renci, tutuşan deşarjın türüne ve kısa devrenin meydana gelmesine tesir eden en önemli faktör dür.
Referanslar:
1 — «Yıllık Elektrik Enerjisi İstihsali» E.I.B.I. 1967, Ankara.
2 — FORREST, J. S. : «The perfonnance of h. v. insulators in pulluted atmospheres». Electrotechnik, 35, 448 456, 1957.
3 — CASSON, W., HOWARD, P. R. : «The perfonnance of the outdoor insulation of the transmission systems İn England and Wales during the winter of 1962 1963».
4 — YAMAMOTO, M., CHASKÎ, K. : «Salt contamlnation of external insulation of h.v. apparatus and its countermeasures». Trans. A.I.E.E., 80, 380, 1961.
5 — FORREST, J. S., LAMBETH, P. J., OAKESHOTT, D. F. : «Research and performance of h.v. insulators İn polluted atmosphere». Proc. IEE, 107, 172 195 ve 574 579, 1960.
6 — GÎLLAM, G. H. : «Report on the activi ties of stuy cammitte No : 5 Inslator». Proc. CIGRE, No : 234, 1960.
7 — FORREST, J. S. : The characteristlcs and performance in service of h.v. porcelain insulators», J.I.E.E., 89, 60 92, 1942.
8 — FORREST, J. S. : «The electrical charac terlstios of 132 kV lines insulators under various woather conditions, «J.I E.E., 75, 111, 1934.
9 — LEROY, M. G. : «Problems set by pollu tion of insulators and remedies applled»., Ball. Soc. Franç. Elect., 8, 600, 1958.
10 — JAMES, A. G. : «Review of the problem of polluted insulation», S.Q.J. (IEE), 35, 140 146, 1965.
11 — JOSSE, H. : «Test on contaminated and wed insulators», Bull. Soc. Franc. Ellect., 8, 517, 1958.
12 — "VVESTENDORF, K. : «A new method of investigating the effect of comtarlnation on h.v. insulators», E . T Z A , 83, 662, 1962.
13 — CLARK, C H W. : «Wet tests on h.ö. insulators», Electrical Review, 754, 19 No vomber 1965.
15 — VARRARA, G, ZAFANELLA, L. : «In vestigatıon on powcr frcquenay \vot flas hover tests», Proc., CIGRE, No : 33. Ap
16 — ELY, C. H A., LAMBETH, P. T. . «An artiflcial pollution test for h.v. outdoor in sulators». Proc. IEE, 111, 991, 991, 1964.
17 — CÎLLAM, H. H. : «Report on the work ot" study commıttee No : 5, Insulator», Proc. CIGRE, No : 212, Appendicos I, II, 16.
18 — REVEREY, G. : «insulatlon under the effeot of pollution and rain», E T.Z. A, 87, 46, 1966.
19 — REVEREY, G., STOLTE, E. : «Tests on insulators under natural conditions of com taninatlon,» Proc. CIGRE, No : 10, 1960.
20 — LANTZ, A. D.: «A review of the surface Leakag£ "problem», Proc. 9 the Annual Power conference, Texas Unlversity, 1956.
21 — I.E.E. PUBLICATION : «Discussion on flashover of polluted insulation» 'Proc. I.E.E., 111, 1589, 1964.
22 — LAMBETH, P. J.: «Preventing pollution flashover», Electrical Review, Vol. 174, 662 666, 1 May 1964.
23 — REVEREY G.: «Flashover at service voltage due to extraneaus films on insu lators», E.T.Z A, 76, 36, 1955.
24 — Britlsh Standard Specification, B. S. 137. 1960.
25 — STOLTE, H.: «Reduction of insulation ef fectiveness by contaminating layers on h. V. insulators», Technical Report, Hanover Conference, 1954.
26 — CASSON, W. HOWARD, P. R.: «The performance of the outdoor insulation of the transmission systems in England and Wales during the winter 1962 1963», CIG RE, No: 420, 1964.
27 — TOMS, J. E. SUTTIE, A. B.: «Insulator surface treatments», Electrical Review, vol, 177, 412 415, 17 September 1965.
28 — KORBUT, E. V. MERKHALEV, S. F. STANKEVICH, G. S.: «Investigation of the flashover characteristics of dirty in sulators», Elektrichestvo, 3, 76 81, 1962.
29 — VON CRON, H. ESTORFF, W. LAP PLE, H.: «The insulating ability of high tension insulators under various surface conditions», CIGRE, No : 218, 1954.
30 — NASSER, E.: «Behaviour of insclators with an unevenly distributed pollution la yer», E.T.Z. A, 84, 353, 1963.
31 — VON CRON, H.: «Flashover due to ex traneous fılms on insulators», Siemens Ze its. 29, 427 434, 1955.
32 — VON CRON, H. ESTORFF, W.: «The h.V insulators as a problem of extraneous fı\ms», E T.Z., 73, 57 62, 1952.
33 — VON CRON, H. DORSCH, H.: «Pro portioning transmission system insulation to service frequency över voltages and switchlng surges with due to considera tion for loss of insulatlon through foreign body surface layers», CIGRE, No: 402, 1958.
Elektrik Mühendisliği a 66