Elektrik Mühendisliği · Sayı 191 · Kasım 1972
YABANCI TEKNİK ELEMAN SORUNU
Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1972
- Sayfa
- 3
- Okuma süresi
- 5 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- yabancı teknik eleman
- işsizlik
- mühendislik hizmetleri
- teknoloji transferi
- Sanayi Odası
- dışa bağımlılık
Özet
Yazar, Sanayi Odası Başkanı'nın diplomalı işsizlik ve yabancı teknik eleman istihdamı konusundaki görüşlerini eleştirerek, sanayi yatırımlarında yabancı mühendislik hizmetlerinin payının yüksekliğini ve bunun teknoloji transferi açısından yanıltıcı olduğunu rakamlarla tartışıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Yabancı Teknik Eleman Sorunu
Uğur KÖKDEN istanbul Sanayi Odası Baskınının, yakın ara ile, ilginç iki yazısı yayımlandı (1). Konular ve aralarındaki ilgi, dikkati çekici. Sonuncusu, pembeye batırılmış bir fırça ile ekonomimizden görüntüler sunmakta, istihdamın arttığını rahatça söyleyebilmektedir. Öbürü, birincisi ise, diplomalı işsizliğini konu alıyor. Sanayi Odası Başkanı, doğulu bir Dale Carnegie üslûbu ile genç diplomalı işsizlere öğüt veriyor : «İlk verUen işe baştankara atlayınız. Gece-gündüz, takatını/ın sonuna kadar çalışınız!» Sermayer.in tatlı başarısından güç alan, Türkiye gibi geri kalmış bir ülkede yüksek kârlılık zemini üstünde oturanlar, yal-
(1) «Diplomalı Gençlerin Çıkmazı», Milliyet, 7 Eylül 1972. «Bolluk ve Darlık», Cumhuriyet, 12 Eylül 1972.
JtleJrtrik MUbandlaUffi 191
U
nız emeğini ortaya koyabilenlere çalışmanın başarısı üstüne övgü senfonileri dinletiyorlar. Kuşkusuz Soysal'ın unutmuş göründüğü en önemli nokta, kapitalizmin emekle yaptığı soiyal mukaveleye ilişkin «esnek» yasadır. Bu yasanın gereği, emek şu yada bu işi benirrsemekte, sermaye de şu ya da bu işgücünün kabul etmekte özgürdür. Oysa, temelde ya tan sorun, işsizliğin tüm ağırlığını duyurduğu bir ülkede ve koşullarda, emeğini ortaya koyan birisinin böyle bir satışta gerçekten özgür olup olmadığıdır. Açık ki, emeğinden başka tek gelir kaynağ, olmayan —diplomalı yahut onsuz— bir işgücü satıcısı, bütün b r işgücü satın alıcıları sınıfını yaşamaktan vazgeçmeksizin bırakamaz. Dolayısıyla, kanımuca, asıl üstüne parmak basılacak nokta burasıdır.
Zaten, şu anda, yurdumuzda, işsizler ordusu 2 milyonu yüzfoinlerle aşmış bulunuyor. Yapılan hesaplara göre, Türkiye'de, ortalama her yıl 425 bin kişi iş pazarına girmektedir. Bunların bir bölüğü yurt dışına gidiyorsa da (nitelikli işgücü göçü yüzünden, Sosyal şikâyetçi), her yıl 130 bin kişi gizli ve açık işsizler ordusuna katılıyor. Elbette bu duruma hiç şaşmamak gerek. Çünkü, çağımızda işsizlik, kapitalist ekonomilerin başedilemeyen yapısal bir derdidir. Geri kalmış ülkelerde, işsizlik ve gizli işsizliğin çalışabilir nüfusa oranı yüzde 25-30 düzeyindedir. Kaldı ki, bir kurtarıcı simide benzeyen işsiz halk yığınlarının yabancı ülkelere ihracı bile geçici ve yetersiz bir çare oluyor. Çünkü böylesi iğreti çözümler, kendine özgü yeni ekonomik - toplumsal sorunları da birlikte getirmektedir.
SANAYi YATIRIMLARI İÇiNDE YABANCI VE YERLi MÜHENDiSLiK HiZMETLERi DEÛERLERİNİN ORANI:
Yıllar 1963
Milyar TL.
sanayi yatırımları
2.370
1964 1.990 1965 1.990 1966 2.560 1967 3.450 1968 4.350 1969,. , . 5.280. 1970 • 6.310
Yurtdışı müh. hizmetleri değeri
0.575
0.481 0.477 0.611 0.801 0.987 J.162 1.343"
Yurtiçi Yurtdışı
müh. hiz- müh, hizmetleri • metleri ' yiizdesi % değeri
0.014
24.26
0.014 0.019 0.023 0.033 0.042 0.056 -0.070
24.17 23.97 23.87 23.22 22.69 22.00 21.28
Yurtiçi müh. hizmetleri yüzdesi %
0.59
0.70 0.95 0.90 0.96 0.97 1.06 1.11
Not: Ülkemizdeki sanayi yatırımlarının ortalama % 23"ünü yabancı mühendislik hizmetleri oluşturmaktadır.
Bu işsizlik plgusgna karşılık, yatırımlar konusunda Özel sektörün tutumu nedir? Gerçi, Soysal'â ıbaka'rsgk, o yazısında., «yatırım azmi ve hazırlıkları tahminlerin üstündedir» diyor, Diyor ama.görüldüğü kadarı ile, yatırım cephesinde yeni bir şey yok. Ancak, Sanayi Odası Başkanının, terimini 'kullanırsa!!, başı' bilinmeyen ve soau gelmeyen «hazırlıklar» var.fBir• y\l önce, «Türk Ekonomisinde i>lelç"r Oluyor?» konulu bir açık cturumda, Soysal, Türk'ekonomisinde' sanayi yatırımları yönünden beklenen hızın elde edilemediği kanısında olduğunu dile getirmişti. İstihdam artışını ise (yüzde 1,5), tek~-kelime ile «yüz kızart'fcı» "buluyordu. Gerçekten özel'sektör yatırımlarının''sori' on yıllık devrede .(beş, yıllık
iki plân dönemi) izlediği gelişme çizgisi umut verici olmaktan çok uzaktır: Örneğin, 1. beş yıllık plân döneminde, plân hedefi yüzde 11, buna karşılık bu sektörde yatırımların ortalama gerçekleşme yüzedsi ancak 9 olabilmiştir. 2. beş yıllık plân döneminde ise, plân hedefi yüzde 12.5 olarak saptanmışken ortalama gerçekleşme bunun çok altında kalmıştır : Yüzde 9.4 (İktisadî Rapor 1972, TTO>- SO-TBB).
Şu halde, özel sektör, plânlı ekonominin gereklerini yerine getirmemekte, yeteri kadar sorumluluk yüklenmemektedir. O derece ki bu kesim, eski bir başbakanın deyiminde ifadesini :bulan, «isterse özel sektör yatırım yapar, istemezse yapmaz» anlayışı içindedir. Zaten durum bunun tersi olsaydı, bizzat Sanayi Odası Başkanı bile geçen yılın sonunda reformlarla ilgili bir soruya, «reformların yapılamayışının nedeni, yatırımların 1970'den beri düşük seviyesini sürdürmesi istihdam sorunun bütün öteki problemlerimizin üstüne çıkan bir vahamet kesbetmesidir» cevabını vermezdi.
Soysal, karma ekonominin taraflarından biri kimliği ile yatırımler ve onun doğal sonucu istihdam sorunlarına gerçekçi, etkin ve köklü çözümler getirmek yerine, özellikle karamsar bulduğu teknik elaman kuruluşlarının yöneticilerine soruyor': «Mühendis ve mimarlarımızın meslek teşekkülleri yabancı teknisyen istihdamına şiddetle karşı çıkıyorlar. Kendilerine sorarım : Hangi iş sahibi veya kamu idaresi yabancı teknisyeni sebepsiz tercih eder? Biz yabancı teknolojiyi ihmal edecek kadar bilgili miyiz?» Bu sebep, gerçeğin ve bilimin zorunlu kıldığı bir «sebep» midir? Yoksa, ekonomik dışa bağımlılığın ve-çıkarların ortaya sürdüğü bir «sebep» midir? Günümüzde, artık herkes biliyor ki, yatırım projelerinin yabancılara yaptırılmasını öngören şartlı dış krediler, gerçekte, yukarıdaki ekonomik tercihte büyük rol oynayan etkenlerin belli başlı siyasal bileşenidir.
Kaldı ki, durum, rakamların diliyle ifade edilirse, yeteri kadar alarm vericidir. Türk teknik elemanlarına yılda 237 milyon lira ödenirken, yabancı teknik hizmet l milyar 343
milyonu paylaşmaktadır Teknik eleman meslek kuruluşlarının yaptığı ortak basın toplantısına göre (İnşact Mühendisleri Odası bu toplantıda acaba niçin yer almamıştır), ülkemizdeki sanayi yatırımlarının ortalama yüzde 23.2'sini yabancı mühendislik hizmetleri
oluşturmaktadır. Örnek: 1970 yılında, yurt dışı mühendis.lik hizmetler sanayi yatırımlarının yüzde 21.3'ünü, yurt içi hizmetler ise yüzde l.Tini meydc-na getirmektedir Önceki
yıllar için bu oran daha da yükselmektedir.
Teknoloji transferine gelince, bunun yabancı teknik eleman aracılığı ile gerçekleşeceği gö5-
rüşü tamamen yanlıştır. Geri kalmış-ülkeleı-e yollanan. uzfnaFJlaj, gegellikle; bir ihtiyaca; gerçekten cevap vermek-yeri ne, devşirme ve belirU bir yaşıp ..ötesindeki. teknîsyenlerdir.. Dolayısıyla, ileri ve modern teknolojinin ^çoğu.kez gerisinde ka'mış:-«ithal malr» eleman,- .
lardır. Ayrıca, yabancı mühendislik- müşavirlik -denetim:- uygulama ;firmalann'm -gerçek-,
anlamda ileri bir teknolojiyi yurdumuza getirdiği yarsayıjsa -biîe; ayni projede görev al- <
mış Türk teknik elemanlarına «iş»'in bütününü izlemek,.görebilmek, çeşitli variyasyonlara ;
karşılık düşen değ'şik çözümleri öğrenmek olanağı tanımaz: Oysa, teknoloji transferi
ve yabancı -teknik hizmet efsanesinin yerine, yaUrım profelerimizm yurt içinde yapımına
ve gerekli zamanlarda, sınırlı olarak, yabancı gerçek uzmanlara başvurmak yöntemini koy
mak çok daha yararlı olacaktır.
.
-
•.
.-
,., - .
Tüm yukarıdaki gerçeklerden sonra, özel sektörün sözcüleri, daha tuturlı ve'sorumluk" ğunu duyuran fikirlere yönelmeli, ,bunları gelişi-güzel -bir şekilde değil daha ölçülü 'ola* rak ifade etmelidirler. Yoksa, «âleme lâf ile düzen verme» hakları olamaz. -
' -; ' •' - > , -
' (20 Ekim, Yerir Ortam)
Elektrik Müheridisllği "191 ",
j$