Elektrik Mühendisliği · Sayı 191 · Kasım 1972
GEÇEN AY
Toplum, demokrasi ve emek Haber ve etkinlik
- Yıl
- 1972
- Sayfa
- 8
- Okuma süresi
- 13 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- grizu faciası
- Ereğli Kömür İşletmeleri
- Kozlu
- Çaydamar
- TÜTED
- tezek yakıtı
Özet
Kozlu ve Çaydamar maden ocaklarındaki grizu patlamasında 23 işçinin ölümü, Gökçekaya Barajı'nda işçi ölümleri, tekniker ve teknik elemanların yan ödeme ve katsayı sorunlarına ilişkin protestolar ile Türkiye'de tezek ve odun yakıt kullanımına dair haberlerin derlendiği 'geçen ay' köşesi.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
• ÇAYDAMAR VE KOZLU'DA GRİZU FACİASI, 23 İŞÇİ ÖLDÜ
Ereğli Kömür İşletmelerinin Kozlu ve Çaydamar ocaklarında meydana gelen iki T ayrı «grizu» patlaması 23 işçinin ölümüne, yüzden fazla işçinin yaralanmasına sebep ol-, muştur.
- .Kozlu'daki İncirharmanı maden ocağında saat 12.30'da meydana gelen-«grizu» patlaması 23 işçinin ölümüne ve 40'ı ağır olmak üzere 100'den fazla işçinin yaralanmasına sebeb olmuştur. Bu ocağa ard arda mey lana gelen iki patlamadan sonra göçük yerine ulaşmak kolay olmamıştır. Devam eden kurtarma çalışmalarından sonuç almak bir hayli zor olmakta bu yüzden toprak altında kalanların kesin sayısı da tesbit edilememektedir.
Olay yerine giden Zonguldak Valisi yapılan çalışmalara nezaret ederken Caydamar'da ' bir infilak ve çökmenin olduğu haberi gelmiştir. Vali Nihat Bor, ilgililere gerekli direktifi verdikten sonra Çaydamar'a gitmiştir.
. ' Çaydamar'daki «grizu» patlaması saat 13.30'da meydana gelmiştir. Deniz seviyesinden
. 200 metre aşağıda bulunan ocaktan 10 işçinin cesedi çıkarılmış 18 kişi de yaralı ola
rak kurtarılabilmiştir.
•-
•*.;
ÖLENLER
Şevki Dağdeler f Çaydamar ocak şefi), Hasan Kılıç, Tahir K.rmızı, Salih Ustabaş, Halim Siyah, Aslan Çolban, Aslan Mutlu, Hasan Köroğlu ve Dursun Yağbakan'dır.
' öte yandan EKİ Emniyet Başmühendisi Nevzat Kamer Çaydamar ocağının tamamen temizlendiğini, içerdeki ölü ve yaralıların da çıkarıldığını bildirmiştir. Kozlu maden ocağındaki tahliye çalışmalarına ise devam olunmaktadır. Ocağın şefi ve puantörü de ağrr yaralılar arasında olduğu için, ocakta başka işçilerin bulunup bulunmadığı bilinmemektedir. 15 işçinin daha kayıp olduğu sanılmakla beraber, bunların vardiyada olduğu kesin olarak teabit edilememiştir.
Şu ana kadar ocaklardan çıkarılarak tedavi altına alınan yaralılar şunlardır :, . .
Çaydamar :. Necdet Kuşakçılar, Ahmet Yılmaz, Mehmet Eker, Celal Aslan, Hasan Hamarat, Kemal Ustabaş, Ramazan İnal, Celal Gamdoğlu, Hüseyin Tasmacı, Hüseyin Eser, Celal Yan, Halil Yıldız, Necati Günbelli, Adem Tanrıkulu, Hüseyin Eroğlu, Tevfik Eli'usta, Satılmış Eker, Ekrem Kapılar, Mehmet Karabakır, Şevket Dardağ, Selahattin Eroğlu,' Mehmet Altaş, Yakup Miyanyedi, Mehmet Erdi, Hüseyin Zorlu, Fahrettin Aydemir, Niyazi Başkaya, llyas Kuyumcu.
, Kozlu : Mehmet Birinci, Binali Akyol, Nazım Yıldızbaş, Yusuf İzzet Altınbaş, Rıza İnce, ' Hasan Kardeş, Mustafa incebacak, Hasan <Ekin, ismail Duman, Ahmet Yolcu, Mustafa
Kılıç, Halil Küçük, Dursun Yağabatan, Rasim Gümüşbaş, Nurullah Cetinkaya, Kazım • Örenli, Cevdet Yılmaz, Satılmış Tatar, Hasan Efe, Satılmış Çekancı, Yaşar Çetin, Recep
'Özdemir, Kadir Efe, Cemal Çanakçı, Ali Aydemir, Kazım Yayla, Ahmet Sevihç, HayruHah Karabulut, Muhsin Baş, Muharrem Birkan, Yaşar İçen İsmail Ayan Hasan Yılmaz,
"Mehmet Türküm, İsmail Çelebi, ismail Çetinkaya, Asım Emiroğtu, Sahabettin
MtiİitadJslIfti 101'
i<f
Canbaz, Sabri Et can, Hakkı Aktaş, Recep Aydemir, Mehmet Ayar, Selahattin Canlı, Niyazi Kuşören.
ECEVİT'İN TELGRAFI
Öte yandan CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit Ereğli Kömür İşletmesi Müessese Müdürü Ahmet Berberoğlu ve Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Mehmet Te'zer'e birer telgraf göndererek felaketten duyduğu üzüntüyü belirtmiş, ölen işçi ailelerine başsağlığı, yaralılara da geçmiş olsun dileğinde bulunmuştur.
(24 Ekim, Tercüman)
• GÖKÇEKAYA BARAJINDA ONUNCU İŞÇİ DE CAN VERDİ
Eskişehir Gökçekaya Barajı inşaatında, 4 yıl içinde 10 işçi can vermiştir.
Son olarak baraj inşaatında çalışan Mehmet Pamuk (34) adındaki işçi, Sakarya nehri kenarında dengesini kaybedip nehre düşüp boğulmuştur.
Mehmet Pamuk'un boğulması sonucu, Gökçekaya Barajı, 10'uncu kurbanını vermiştir. İlgililer meydana gelen kazaların tamamen dikkatsizlik ve emniyetsizlik sonucu olduğunu söylemişlerdir.
(7 Ekim, Yeni Ortam)
• «İLGİSİZLİĞİ PROTESTO İÇİN YAN ÖDEMELER ALINMAYACAK»
Türkiye Yüksek Tekniker ve Teknikerler Cemiyeti Genel Başkanı Cihan Hamsici önceki gün bir bildiri yayınlayarak kamu kesiminde çalışan yüksek tekniker ve teknikerlerin yan ödemeler dağıtımında haksızlığa uğradığını bildirerek bir kısım teknikerlere ödenen yan ödemeleri kesinlikle almayacaklarını bildirmiştir.
Türkiye Yüksek Tekniker ve Teknikerler Cemiyeti Genel Başkanının bildirisi şöyledir : «Yan ödemelerin dağıtımında kamu kesiminde çalışan yüksek tekniker ve teknikerlerin büyük haksızlığa uğraması örgütümüzce protesto edilmiş, bu haksızlığın düzeltilmesi için ilgili bakanlıklara ve parti b-şkanlarına gönderdiğimiz yazılar tamamen ilgisiz ve cevapsız kalmıştır.
Bu ilgisizlik karşısında bir kısmımıza verilen yan ödemeleri kesinlikle almayacağımızı kamu oyuna duyurmak istiyoruz.
Doğu ve güneydoğunun en zor şartlarında en güç koşullar içinde görevine devam eden . bu toplumun mühendis - mimar kademesinden tamamen ayrı tutulması kara yollarında çalışan üeylerimize hiç bir ödeme yapılmaması üzüntümüzü daha da büyütmüş, bilerek yapılırcasma darbe indirilmiştir.
Geri kalmışlıktan kurtulmak için sanayileşmenin şart olduğu, üç yıllık kalkınma plânında da ülkenin bir çok yerlerinde sanayi tesisleri kurulacağı açıklanıyor, bunun yanında sanayi kesiminin en faydalı üreticileri, teknik ve pratik yeteneklere sahip özel sektörün her gün gazete sayfalarını dolduran ilânlarında inatla aranan elemanların yetiştiği İstanbul Yüksek Tekniker Okulu Milli Eğitim Bakanlığından gelen bir telefonla kapatılıp mezunları da Anayasanın ön gördüğü yükselme olanağından mahrum bırakılıyor.
Elektrik Mühendisliği 10'.
Biz tekniker toplumu olarak bu kadar haksızlıklara tahammül edemez hale geldik. Okullarımızın kapatılması, okuma olanaklarımızın önüne set çekilmesi, aldığımız diplomanın karşısında yetki ve sorumluluklarımızın tespit edilememesi en son yan ödemelerde uğradığımız haksızlık tahammül derecemizi bitirmiştir. Bu nedenle verilen yan ödemeleri almamaya kararlı olduğumuzu tekrar ediyoruz.
Politik düşüncenin tekniker toplumunun yok etmek isteyişinin halkaları son çıkan bayındırlık talimatnamesi ve yan ödemelerden sonra daha da büyümüş, bu halkayı küçültmek iyice imkânsız hale gelmiştir. Fakat tekniker toplumu «olmak veya olmamak» savaşını buna rağmen sürdürmeye kararlı olup bunun ilk örneğini yan ödemeleri almamakla verecektir.»
(8 Ekim, Yeni Ortam)
• PERSONEL KANUNU'NUN KATSAYI İLE İLGİLİ HÜKMÜ UYGULANMALI
Türkiye Teknik Elemanlar Derneği (TÜTED) tarafından yayınlanan bir bildiride, Per sonel Kanunundaki 7 katsayısının 3 yıldır değişmediği ve bu yüzden kanundaki, geçim şartlarının gözönünde tutularak katsayının her yıl yeniden tespit edilmesi yolundaki açık hükmün uygulanmadığı belirtilmiş ve kat sayının yeniden 10 olması gerektiği ileri sürülmüştür.
TÜTED Yönetim Kurulu tarafından yayınlanan bildiri şöyledir :
«Personel Kanunu uygulaması personel rejimine getirdiği 'karşılıklar ve düzensizlikler yüzünden çıktığı günden başlayarak kamu personelinden büyük tepkiler gördü ve görmekte devam ediyor. Yan ödemeler gibi her sözde düzeltme çabası da bu tepkileri azaltacağına arttırmaktadır.
Personel Kanunun 5. maddesi kanunun çalışanların lehine olan ve tepki görmeyen tek maddesiydi. Bugüne kadar bu maddenin açık hükümlerinin uygulanmaması yüzünden kamu personeli artan hayat pahalılığı karşısında ellerine geçen gerçek ücretin hergüıı biraz daha azaldığını görmektedirler.
1327 sayılı kanunun gerekçesinde aynen şu satırlar yer almaktadır : «İyi bir personel rejiminin en önemli yanlarından biri ücretlerle fiyat ve millî gelir hareketleri arasında devamlı bir ilişkiyi sağlayabilmesidir. Fiyat ve millî gelir hareketlerini iyi izlemeyen bir ücret sistemi kısa sürede ihtiyaçlara ayak uyduramaz ve çeşitli zorlamalara maruz kalarak bütünlüğü bozulur».
Aynı kanunun 5. maddesine şu kesin hüküm getirilmektedir : «... Katsayı her yıl memleketin ekonomik gelişmesi, geçim şartları ve devletin malî imkânlarını gözönünde bulundurulmak suretiyle Genel Bütçe Kanunu ile tespit edilir.»
Söz konusu katsayı 1970 bütçe yılı için 1328 sayılı Katsayı Kanununun 3. maddesi gereğince 1.3.1970 tarihi itibariyle yürürlüğe girmek üzere «7» olarak tespit edilmiştir. Bu katsayı bugüne kadar değişmemiştir.
Türkiye çalışanlarının bölünmez bir parçası teknik elemanlar olarak, Personel Kanununun açık hükümlerinin uygulanmasını, artan hayat pahalılığı karşısında 3 yıl önceki yaşama koşullarımızı sürdürebilmemiz iç;n katsayının en az «10» olmasını istiyoruz.
(17 Ekim, Yeni Ortam)
Elektrik Mühendisliği 191
• NÜFUSUN YARISI TEZEK YAKIYOR
Uzmanlar yaptıkları bir incelemeye göre, ülkemizdeki nüfusu? yarısı hâla ısınmak için tezek yakmaktadır. Yılda 100 milyon ten darak hesaplanan yaş gübre üretiminin yak-' laşık olarak 55 milyon tonu vatandaşlar tarafından tezek yapımında kulanılmaktadır. Uzmanlar tarımda değerlendirilmesi gereken yaş gübrenin tezek olarak kulanılması yüzünden tarım kesiminin yılda 3 milyar lira zarar ettiğini hesaplamışlardır. Ayrıca, vatandaşların kömür bulamamaları, başka yakıt maddesi de kullanamamalar, nedeniyle ormanlarımızın yılda 6,5 milyon ton olarak saptanan odun üretimi ihtiyacı karşılamamakta, bu /üzden orman bölgelerinde yılda 5,5 milyon ton ağaç, yakacak odun yapılmak üzere vatandaşlar tarafından gizli olarak kesilmektedir.
YAKIT TÜKETİMİ
Uzmanların yapt'kları araştırmalara göre 1969 yılında ülkemizde genel enerji tüketimi (aydınlatma, yakıt olarak kullanılan) yılda 28.719 milyon tona yükselmiştir. 1960 yılından bu tarafa kaydedilen genel enerj artışı ise, yüzde 7,9'dur. Bu da rakam olarak 17.592 ton taşkömürü eşdeğeridir. .Bu eşdeğer hesabına göre kişi başına 304 kiloya kaçak düşmektedir.
Türkiye'de sarfedilen yakacağın yüzde 5^"e yakınını, odun ve tezek gibi gayri ticarî yakacaklar teşkil etmektedir. Yakacak tüketimi yüzde 60 oramndaı pişirme ve ısıtma, yüzde 40'ı ise endüstri alanındadır. Kullanılan toplam yakacağın yüzde 33'ü odun, yüzde 25'i tezektir. Geri kalan yakacaklar ise kömür, fuel-oil gib, ticarî yakacak maddeleridir.
ORMANLAR TEHLİKEDE
Yine uzmanların yaptıkları tespitlere göre, Türkiye ormanlarının yakacak olarak verim gücü yılda 6,5 milyon tondur. İhtiyaç ve tüketilen odun miktarı ise yılda 13-milyon tona yakındır. Bu duruma göre, 6,6 milyon tonluk üretim yetmemekte ve vatandaşlar bunun üstünde kalan ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yılda 5,5 milyon ton ağırlığında ağaçları, odun olarak kullanmak için gizli olarak kesmektediı ler. Uzmanlar, vatandaşlara yeteri kadar odun dışında yakacak sağlanmadığı, yerine başka yakacak, «ikame» edilmediği takdirde, ormanların kısa zan-anda büyük bir tehlikeyle karşı karşıya,kalacağını söylemektedirler.
TEZEĞİN ÖYKÜSÜ
Yüzyıllardır, özellikle Anadolu halkı ve köylüsünün tek yakacağı olagelmiş tezek'aynı çevreler içni önemini hâla korumaktadır. Yapılan tespitlere göre, yılda elde edilen 100 milyon ton yaş gübrenin büyük bir kısmı tezek olarak kullanılmaktadır. Bu rakam yılda 55 milyon ton yaş gübre olarak hesaplanmıştır. Uzmanlar, aslında tarımda gübre olarak kullanılması gereken-yaş gübrenin tezek yapılmasından ülke tarımının yılda 3 milyon lira zarar gördüğünü hesaplamaktadırlar.
YAKIT POLİTİKASI YOK
Öte yandan, Türkiye'nin yakıt politikasını tespit amacıyla .bundan 27 yıl önce, 1945 yılında ve İsmet inönü'nün Başbakanlığı sırasında başlatılan çalışmalar hâla tamamlanmamış ve bir yakıt politikası tespit edilememiştir. Bu konuda hazırlanan bir incelemede şöyle denilmektedir :
Elektrik Mühendisliği' 19ı
«Memleketimizde yıllardan beri sürüp gelen bir yakıt problemi vardır. 1945 yılında Bakanlıklararası bir komisyonda ele alınarak eleştirilen konu, bir rapora bağlanmış ve bazı tavsiyelerde bulunulmuştu. Aradan uzun yıllar geçti, ancak ilgili bakanlıkların yıllık programlarında kendi açılarından ayrı ayrı değerlendirilmeleri yapıldı, fakat müşterek bir yakıt politikası esası tespit edilemedi.»
(9 Ekim, Cumhuriyet)
• YATIRIMLARI TEŞVİK İÇİN MUAFİYETLER ARTTIRILIYOR ı
Bakanlar Kurulunun birkaç gün önce gVüşerek parlamentoya sevkettiği «Yatırımie-rm, İhracatın, Turizm ve Döviz Kazand.rıcı Hizmetlerin Teşviki» kanun tasarısı ib , .büyük kuruluşlar, şirketler, kooperatifler, halka açık teşebbüsler, vergi ve diğer çeşitli alanlarda geniş kapsamlı bîr teşvik uygulamasından yararlanacaklardır. Devlet Bakanı Zeyyat Baykara, tasarının parlamentoya şevki üzerine dün yaptığı açık- , lamada,! gümrüklerde iki, vergi ve çeşitli alanlarda daı 18 olmak üzere toplam 20 kadar . - teşvik uygulamas- getirildiği ve bu tasarıyla «yatırımları yurt sathına yayma, yerli ya . - tırım ve ara malları sanayii kurma, yurt dışındaki işçilerimizin tasarruflarını daha iyi değerlendirme, kitle turizmine yönelme ve verimliliği arttırma» gibi olanakların sağlanacağını bildirmiştir.
. Tasraıda teşvik uygulaması alan ve araçları şöyle tesbit edilmiştir :
-— Gümrük Vergisi, belediye hissesi ve ithalde alınan diğer vergi ve resimlerde kısmî veya tam muafiyet sağlanacak, ayrıca bu gibi vergi ve resimlerde taksitlendirilme uygulanacaktır.
— Sureli vergi istismarı tanınacak. Kurumlar Vergisinde yatırım indirimi sağlanacaktır. — Yatırımlarda kullanılan bazı mallarda dahilde alman istihsal vergisi istisnası, yurt içinden temin edilen yatırım mallarında vergi iadesi, banka ve sigorta işlemlerinde vergi, resim ve harç istisnası getirilecektir. — Meslekî eğitim yardımı yapılacak, yabancı personel çalıştırmada ve gsnel girdilerde fi yat ve tarife indiriminde kolaylıklar sağlanacaktır. — İhracatçılara ve turizm işletmecilerine dış pazar geliştirme indirimi ve ihracatta vergi iadesi uygulanacaktır. — Döviz kazandırıcı ticarî faaliyetlerde gelir ve kurumlar vergisi istisnası ve kamu kesimi satın almalarında farklılıklar sağlanacaktır.
Devlet Bakanı Baykara, yeni sistemin nasıl işleyeceği ve teşvik uygulamasiyle ilgili olarak da şunları söylemiştir:
«Önümüzdeki uzun dönemi kapsayan yeni kalkınma stratejimizde, kamu sektörünün çalışma alanı daha açık bir şekilde tesbit edilmiştir. Kamu sektörü, alt yapı yatırımları, çok büyük ve riskli ve nispeten az kârlı sanayi yatırımları alanlarında çalışmaları yoğunlaştıracağı için türk özel sektörüne çok geniş bir alan kalmaktadır. Buna karşılık Türk özel ve kamu sanayii .yak'n 'bir gelecekte Ortak Pazar ülkelerinin sanayi • mamulleri rekabetine parça parça açılmak zorunda kalacaktır. Bu tasarı ile teklif edilen mekanizmaya göre, büyük kuruluşlar ve şirketleşmeler, - kooperatifleşmeler, gönüllü tasarruflar, halka açık teşebbüsler, dışardaki işçilerimizin
Elektrik Mühendisliği 191 '
- 21
tasarrufları, yatırımları yurt sathına yayma ve mümkün olduğu kadar fazla istihdam yaratma, yerli yatırım ve ara malları sanayiini kurma, türk mamullerini dış piyasalara çıkmağa teşvik etme, kitle turizmine yönelme, maliyetleri düşürüp verimliliği arttırma gibi içinde bulunduğumuz yeni aşamanın gerekleri gözönünde tutulmuştur. Yeni sistemle getirilen mekanizma şöyle işleyecektir :
Müteşebbis, kanuna ekli cetvellerde yerini kendi imâknlarıyla bulacak ve ona göre hazırlayacağı proje ve belgeleri «beyan» şeklinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına verecektir. İlgili Bakanlık, proje ve belgelere dayalı beyanların doğruluğunu araştırmaksizın müracaatçının işinin kanundaki ve kanuna ekli cetvellerdeki yerini tesbit ederek bir geçici teşvik durum belgesi verecektir.
Yatırımın gerçekleşmesini müteakip müteşebbislerin verecekleri yatırım gerçekleşme beyanına göre ilgili bakanlıkça kat'i teşvik durum belgesi verilecektir. Teşvik durum belgesi, projelerle birlikte Mal;ye Bakanlığına ve Devlet Plânlama Teşkilâtına gönderilecektir.
Devlet Plânlama Teşkilâtı bu ilgililerden yararlanacak ve teknik yardım programında
yapılacak tahsisleri dağıtırken dikkate alacaktır. Maliye Bakanlığı, bu belgelere dayanarak sicil, hesaplama ve denetim işlerini organize edecek ve mevcut usule göre yürütülmesini sağlayacaktır.» 7
(8 Ekim, Cumhuriyet)
• YABANCI SERMAYE 7 YILDA 6 MİLYAR KÂR TRANSFER ETTİ
1963-1970 yılları arasındaki 7 yıllık dönem içinde yabancı firmalarnı Türkiye'deki ortaklıklarından paylarına düşen kârdan, yurt dışına çıkardıkları miktarın 1972 değerleriyle karşılığının 5 milyar 999 bin TL olduğu tesbit edilmiştir. Bu miktarın 741 milyon 780 b'n lirasını, patent hakkı know how, royalty, v.b. yollardan ödenen «gayrimaddi haklar» teşkil etme_ktedir.
(10 Ekim, Yenigün)
• MADEN - İŞ MADENLERİN DEVLET ELİ İLE İLŞETİLMESİNİ İSTEDİ
Ege Bölgesi Maden İşçileri Genel Başkanı Abdullah Çakırefe dün yayınladığı bir bildiri ile, madenlerin devlet eli ile işletilmesinin şart olduğunu öne sürmüştür. Genel Başkan bildirisinde «ormanlarımız nasıl devlet eli ile korunup işletiliyorsa, madenlerimizin de bir an önce devlet eli ile işletilmelidir. Orman kesilir yanar yok olur. Ama yeniden dikilir. Fakat maden yok olursa, onu yaratacak kuvveti bulmak mümkün değildir» demekte, Soma Havzası'nda örnekler vermektedir. Genel Başkanın açıkladığına göre, Soma Havzası'nda, 132 milyon tonluk rezerve sa^ hib özel sektör 1300 işçi çalıştırıp günde 2300 ton kömür üretirken, devlet sektörü 39 milyon rezerve karşılık 2100 işçi çalıştırıp günde 4 bin ton kömür üretmektedir.
(9 Ağustos, Barış)
• KROM İŞLETMESİ ÖZEL SEKTÖRE DEVREDİLDİ
,
Muğla ili Fethiye ilçesinin İplikçidağ köyü sınırları içerisinde bulunan krom madeninin 45 yıl müddetle Sıtkı Kaçman ve Fikret Demren'e verilmesine dair kararname dünkü resmî gazetede yayınlanmıştır. Aynı kararnamede, Fethiye kromları işlenmesi limited şirketine devredilne işletme imtiyazı da, Köyceğiz kromları işletmesi limited şirketine devredilmiştir.
(4 Ekim, Yenigün)
-
Elektrik Mühendisi!*! 191
• PLANDA, MADENLERLE İLGİLİ HÜKÜMLER DEĞİŞTİRİLDİ
Dünkü birleşimed petrol, enerji ham maddeleri, stratejik ve radyoaktif madenlerle ilgili -önergeler plânda önemli değişiklikler yapacak nitelikte olmasına rağmen kabul edilmiştir. Değiştirge önergelerine göre petrol üretimi, bor tuzları, tungsten gibi stratejikçe radyoaktif madenlerin işletilmesi, enerji ham maddelerinin sağlanması gibi alanlara özel sektörde katılabilecek, gerektiğinde ulusal çıkarlara zarar vermemek kaydıyla yabancı sermayede girebilecektir. Bu değiştirge önergelerine hükümet ve CHP şiddetle karşı çıkmış, ancak AP ve DP oyları değişikliği sağlamıştır, bu arada CHP kanadından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Kodamanoğlu'nun, diğer Bakanlar aleyhte oy verirken oylamaya katılmaması dikkati çekmiştir. Yeni kurulacak tesislerde kamu kuruluşlarına öncelik tanınmasını, ancak özel sektöründe bunlara katılmasına engel olunmamasını sağlayan önergede kabul edilmiştir. Öğleden sonra 3. Beş Yıllık Kalkınma Planının temel hedef ve ilkelerini bozan değiştirge önergelerinin bazıları AP'liler tarafından geri alınmış, bu durum aynı yoldan hareket eden DP kanadında sinirlilik ..uyandırmıştır. Kabul edilen ve reddedilen gerekçeli değiştirge önergeleri şöyledir:
• Stratejik madenlerin,kamu tekeline alınacağını öneren plan hükmü AP ve DP'lilerin oylarıyla plandan çıkarılmıştır. • Akademilerin, üniversite çatısı altında toplanmasını engelleyen plan hükmü de hükü•netin ^arşı görüşüne rağmen, yine aynı kanatların oylarıyla plandan çıkarılmıştır. • Petro-Kimya komplekslerinin sadece devlet tekelinde tutulmasını öngören plan hük mü de değiştirilmiş, bu sektörde özel sektöre açık tutulmuştur. • Deniz Yolları yolcu taşımacılığını Denizcilik Bankası .yanında özel sektörün de yap masını sağlayan değiştirge önergesi de yine AP ve' DP oylarıyla kabul edilmiştir. öte yandan, Başbakan Ferit Melen'in Planın temel ilkelerini zedeleyen istemlerin asla kabul edilemeyeceğini, bunda ısrar halinde bunu bir «Güve,ısizlik» kabul sayılacağını bildirmesi ve dün yapılan bazı temasların sonucu, bugün Planın «Zedelenmeden benimseneceği» şeklinde yorumlanmıştır.
(26 'Ekim, Cumhuriyet)
• DOĞU ANADOLU'DA TELEVİZYON KURULACAK — GAZETELFR —
Btoktrlk Mühendisliği 191
«Televizyonda
• YENİ ATANAN NİĞDE TEMSİLCİMİZ
Niğde ilinde açnan EMO Temsilcilik görevine EMO Şube ve Temsilcilikler YönetmeÜği'nin l/B maddesi uyarınca Sn. Mustafa KARADAL'ın 2 yıl için atanmasına Merkez Yönetim Kurulu nün 10/10/1972 gün ve 39 nolu toplantısında karar verilmiştir.
• KALİTE BELGESİ VERİLDİ
.. , ,;
Elektrik Kömürleri Ltd. Şirketince imal edilen elektrik kömürleri Odamızca, incelettirilmiş, teknik gereklere uygun görüldüğünden, 14 EKİM 1974 gününe kadar geçerli olmak üzere Odamızın KALİTE BELGESİ verilmiştir.
ODAMIZCA KAVEL KABLO ve ELEKTRİK MALZEMESİ AŞ'ye KALİTE BELGESİ VERİLDİ *KAVEL KABLO ve ELEKTRİK MALZEMESİ A.Ş.» ce imal edilen «YVŞV tipi 3.6/6 kV luk» kablolara 26 EKİM 1974 gününa kadar geçerli olmak üzere Odarnız KALİTE BELGESİ verilmiştir.
«KAVEL KABLO ve ELEKTRİK MALZEMESİ A.Ş.» ce imal edilen «YVMHŞÇV tipi 5.8/10 kV'luk» kablolara 26 EKİM 1974 gününe kadar geçerli olmak üzere Odamız KALİTE BELGESİ verilmiştir.
«KAVEL KABLO ve ELEKTRİK MALZEMESİ A.Ş.» ce imal edilen YVV tipi 0,6/1 kV'luk» kablolara 26 EKİM 1974 gününe kadar geçerli olmak üzere Odamız KALİTE BELGESİ verilmiştir.
• ODAMIZCA TÜRK KABLO AO'a KALİTE BELGESİ VERİLDİ
— «TÜRK KABLO A.O.» ca imal edilen «PD-AP, PD-AP-A, PD-PAP, VBAP ve VBPAP tipi» elastik izoleli alüminyum iletkenli telefon kab.olan Odamız tarafından incelettirilmiş, teknik gereklere"uygurr görüldüüğnden 26 EKİM 1974 gününe kadar geçerli plmak üze re Odamız KALİTE BELGESİ verilmiştir.
— «TÜRK KABLO A O.» ca imal edilen «2x6, 2x10, 2x16, 3x6, 3x10, 3x16 3x25, 4x6, 4x10, 4x16 mm2 kesitli ALBA ve APAK tipi» iletkenler Odamız tarafından incelettirilmiş, tek nik gereklere uygun görüldüğünden 26 EKİM 1974 gününe kadar geçerli olmak üze re Odamız KALİTE BELGESİ verilmiştir.
£4
Elektrik Mühendisliği. 19i