Elektrik Mühendisliği · Sayı 198 · Haziran 1973

ARAMIZDA

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme

Yıl
1973
Sayfa
1
Okuma süresi
2 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller

Anahtar kelimeler

  • Keban Barajı
  • enerji politikası
  • gaz türbini
  • fuel-oil santrali
  • hidroelektrik potansiyeli
  • linyit

Özet

EMO Yönetim Kurulu, Türkiye'nin enerji sorununu ve Keban Barajı'nda yaşanan maliyet artışı ile gecikmeleri ele alarak, gaz türbini ve fuel-oil santralleri gibi kısa vadeli çözümlerin ülke için zararlı olacağını, yerli linyit ve hidroelektrik potansiyelinin değerlendirilmesi gerektiğini vurgular.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

aramızda

Sayın üyemiz,

Yurdun enerji sorunu son ayların önemli konularından biri olarak sürüp gitmekte, hergün basında bazı çevrelerin kendi çıkarları doğrultusunda açıklamaları ve önerileri görülmektedir. Temelde Türkiye'nin enerji sorunu, şimdiye dek birincil enerji kaynaklarımızın gereğince kullanılmaması ve ulusal çıkarlarımıza uygun bir enerji politikasının uygulanmamasının sonucudur. Keban Barajı çıkmazı bu genelin bir parçasıdır.

Yanlış politikanın sonucu olarak, Keban Barajı'nın I970'te, 1,5 Milyar TL'ye mal olacağı hesaplanmış olmasına rağmen daha şimdiden 5,5 Milyar TL harcanmıştır ve I974'te de bitmesi şüphelidir. Odamızın 1964'de ki uyarılarının üzerinde durulmamış, 1968 yılında Keban'ın istenilen zamanda bitmeyeceği kesin olarak belli olmuşsada yetkililer bunu da hiç göz önüne almamışlar, Keban'ın ve enerji çıkmazının bir nedeni de bu tutum olmuştur. Oysa enerji sorunu genel politik ve ekonomik yapıdaki çelişkilerden bağımsız değildir. Enerji sorununa da ancak bu çelişkilerin giderilmesiyle çözüm getirebileceği apaçıktır.

Yetkili kişilerin ve sanayi odaları başkanlarının gazetelerde yayınlanan açıklamalarında, enerji sorununa maliyet ve verimlilik düşünülmeden kısa vadeli çözümler getirilmek istenmektedir. Bunlardan biri gaz türbünleridir. Normal bir sisteme puant zamanlarda giren ve ömürleri bir yılla sınırlı olan bu türbünlerin kullanılması ülkemiz açısından zararlı olacaktır. Fuel-oil santradan kurulması yöneticiler tarafından düşünülen ikinci çaredir. Yurdumuzun petrol üretimi göz önüne alınınca bunun bizi ne denli dışarıya bağımlı kılacağı açıktır. Geçici çözümlerin yanlış olduğu bilimsel ve ekonomik yönden ortadadır. Sanayi odaları yetkililerinin öne sürdüğü enerji olsun da nasıl sağlanırsa sağlansın düsturu içinde kısa zamanda çözüm sağlayacağı sanılan enerji üretimi politikası yanlıştır. Enerjinin pahalıya üretilmesi sanayicileri e!bet etkileyecektir. Ancak sanayinin temel taşlarından biri olan elektrik enerjisindeki fiat artışı üretilen malın fiatını arttıracak ve giderek geçim endeksleri yükseleceği için kısa vadeli çözümlerin sıkıntısını yine halkımız çekecektir.

Kişiler elindeki zengin linyit yatakları kamu yararına kullanılmamaktadır. Hidroelektrik potansiyelimiz ise 80 Milyar kw saattir ve bunun ancak % 5,5'inden yararlanılmaktadır. Uzun vadede enerji sıkıntısına çözüm olacak bu kaynakların kullanılması planlanmaz, teknik güç değerlendirilmez iken, "Yurdumuzda enerji sıkıntısı vardır, bu nedenle sanayileşmemizi tehlikeye sokmaktansa kısa vadeli (kısa ömürlü, maliyeti fazla) çözümlere gitmek mecburiyetindeyiz" diyen yetkili ağızlar ülke yararına aykırı düşen bir tutum içerisindedirler.

Saygılarımızla, YÖNETİM KURULU

Elektrik Mühendisliği 198