Elektrik Mühendisliği · Sayı 220 · Nisan 1975

DEMİREL ENERJİ KONUSUNDA GERÇEKLERİ GİZLİYOR

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme

Yıl
1975
Sayfa
1
Okuma süresi
3 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Nükleer enerji

Anahtar kelimeler

  • Demirel
  • MC Koalisyonu
  • enerji kısıntısı
  • TKİ
  • gaz türbini
  • nükleer santral

Özet

EMO, Demirel hükümetinin enerji konusunda gerçekleri gizlediğini belirterek elektrik enerjisi açığı, kısıtlamalar ve önerilen nükleer/gaz türbini santral politikalarını eleştiren bir basın açıklaması yapmıştır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

tesis daha komple olarak ya bancılara peşkeş çekilmekte ve ülkenin kaynakları bir kez daha çarçur edilmektedir. Halbuki;

Mekanik aksamın tamamı ile diğerlerinin belirli bir kısmı yani projenin en az % 6O'ı Türkiye'de yapılabi lecek durumdadır.

Mekanik aksamın tümü bizzat TKt'nin kendi atölyelerinde imal edilebilir. Bilindiği gibi Zonguldak'daki TKÎ ma kina atölyeleri nitelik ve nicelik bakımından Türkiye1 nin sayılı, atölyelerinden dir.

Hal böyle iken şartname ger çeklerden uzak hazırlanmakta, kendi içinde dahi tutarlı bir kıyaslama bazı getirmeden te sisin tamamının yabancı firma lara ihalesini öngörmektedir. Burada dış firmalar bir diğer hususu daha şartnameye koy durmuşlar ve "konsorsiyum" tek lifin istenmesini sağlamışlar dır. Böylece kâr marjlarını daha yüksek tutacak önlemleri de şimdiden mümkün kılmışlar dır.

Sözü edilen proje sadece mü hendislik hizmeti şeklinde i hale edilse ve "tahrik meka nizması" ile ilgili tasarımla ma (dizayn) ve prensip resim leri dışarıdan satın alınsa bile, 750 800 milyon TL'nın ülkede kalması sağlanmış ola caktır. Ayrıca projenin detay resimlerinin de Türkiye'de ha zırlanması gerçekleştiğinden teknoloji adaptasyonu da müm kün olabilecektir.

İLGİLİLER KONUYA YENİDEN EĞİLMELİDİRLER

Enerji sorununun güncelliğini kaybetmediği ülkemizde ilgi liler bu proje şartnamesinin üstüne eğilmeli ve milyonla rın yurt dışına akıtılması gayretlerini (!) önlemelidir ler. Aksi halde, 1980'lerde devreye girmesi öngörülen te sisler, dış ve iç egemen çev relerin işbirliği ile yeniden "ölü" doğacak, bu arada ülke mizin kısıtlı olan finans kaynaklarının önemli bir mik tarı da dışarıya armağan edi lecektir.

Elektrik Mühendisliği 220

detnirel enerji konusunda gerçekleri gizliyor

MC Koalisyonunun güvenoyu ala bilmesi için başvurulan gerçek dışı beyanlar üzerine Elektrik Mühendisleri Odası 7 Nisan 1975 tarihinde kamuoyunu uyarıcı bir açıklama yaptı:

Pazar günü Büyük Millet Mecli sinde okunan hükümet programı ve daha önceki günlerde basın da yer alan Milliyetçi Cephe Koalisyonu protokolunda, ener ji konusunda öne sürülen sav lar, gerçeği yansıtmaktan u zaktır. MPT lideri ve Başbakan adayı olarak verdiği ilk de meçlerinde Bay Demirel, güncel bir sorun olarak elektrik e nerjisi kısıntılarına değine rek bu uygulamaya kesinlikle son vereceklerini söylemiştir.

Elektrik enerjisi üretimi, gi derek büyüyen tüketim talebini karşılayamaz durumdadır. Mü hendis rozetli Demirel önce, enerji açığını hangi sihirli yöntemle kapatacağını açıkla malıdır. Kısıtlamaların kal dırılması bir yana, enerji a çığının bugünkü düzeyde tutu labilmesi bile doğanın lûtfu na kalmıştır. İktidar arife sinde politik nedenlerle son verilen kısıtlamalara en ya kın zamanda başvurulmak zorun luluğu vardır. Basit hesapla malarla bunu görmek mümkündür.

Ülkemizin içinde bulunduğu e nerji bunalımının, Demirel hü kümetlerinin armağanı olduğu unutulmuş görünmektedir. Bu politikanın sonucunda ülkemiz, hâla kişi başına düşen tüke timde sonuncu sırada bulunmak tadır. Bu alanda, en yakın kom şularımızdan Yunanistan 4,5 ve Bulgaristan 10 kat ilerdedir.

Aynı enerji politikası anlayı şıyla kısıtlamalar sürecek, ülke gerçeklerine uygun yatı rımlara girişilmeyecektir. Kı sa vadeli tedbirlerden amaç, eğer yine gaz türbini tesis etmekse, sanayinin istekleri doğrultusunda pahalı bir çözüm getiriliyor demektir. Fuel oil ve gaz türbini modelinin akar yakıta bağlı üretim oranını % 40'in üzerine çıkardığı ül kemizde, dışa bağımlılığımızı daha da pekiştirecek olan nük leer santral önerisi de bugün için lüks ve kısa zamanda ger çekleştirilemeyecek bir yatı rımdır. Nükleer santral yapı mının ve alt yapı inşaatları nın muhtemel bir seçim önce sinde gerçekleştirilemeyecek kadar uzun bir zamana ihtiyaç gösterdiği bilinmiyor sanırız.

Güvenoyu alabilme çabasındaki bir hükümetin gerçekdışı a çıklamalarına karşı kamuoyunu aydınlatmayı görev sayıyoruz.