Elektrik Mühendisliği · Sayı 229 · Ocak 1976

PANEL: TÜRKİYE ELEKTRONİK SANAYİİ

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma Haber ve etkinlik

Yıl
1976
Sayfa
13
Okuma süresi
42 dk
Görüntülenme
0

Konu

Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma

İlgili: Elektronik ve yarı iletkenler, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Türkiye elektronik sanayii
  • montaj sanayii kararnamesi
  • dayanıklı tüketim malları
  • TV patlaması
  • Ortak Pazar
  • Elektronik Sanayii A.O.

Özet

EMO İstanbul Şubesi'nce düzenlenen panelde Türkiye elektronik sanayiinin plan öncesi, 1963-1971 ve 1971 sonrası dönemlerdeki gelişimi, kamu-özel sektör dengesizliği, dış ticaret açığı ve Ortak Pazar'a girişin sektöre olası etkileri tartışılmıştır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

TÜRKİY E ELEKTRONİK SANAY İİN EKONOMİK AÇIDAN BİR BAKIŞ

Kaya YAZGAN

Elektrik Mühendisleri Odası İs tanbul Şubesinin düzenlediği "Türkiye Elektronik Sanayii" ko nulu panelde, bu sektörde, kârlı görülen alanlarda özel kesimin yatırım yaptığı, zorunlu görülen yatırımların ise kamu kuruluşla rına bırakıldığı belirtilmiş, Ortak Pazara giriş sonunda Tür kiye'nin gerçek bir elektronik sanayiinden tümüyle yoksun kala cağı vurgulanmış, Elektronik Sa nayii A.O'nun kurulmasını öngö ren kararnamenin yerli girişim cilere büyük avantajlar sağlayan bir kararname olduğu, ciddi bir çalışmaya ve elektronik sanayii sektörünü geliştirici ilkelere sahip olmadığı açıklanmıştır.

Odamız İstanbul Şubesi yönetici lerinden Selçuk Esen1in yönetti ği panelde Kaya Yazgan'ın "Tür kiye Elektronik Sanayiine Ekono mik Açıdan Bir Bakış", Nafiz Çu bukçu1 nun "Türkiye'deki Elektro nik Sanayiinin Geliştirilmesin de Uygulanması Gerekli Yöntem ler", Mehmet Burhanettin Kaçmaz' in "Bir Sanayi Sektörü Hangi Tedbirlerle Geliştirilir Ya da Nasıl Batırılır " adlı bildiri leri okundu.

Fikret Yücel'in ve salondaki iz leyicilerin katıldığı tartışma lar ile son bulan paneldeki bil dirileri ve tartışmaların özeti ni sunuyoruz.

ELEKTRONİK SANAYİİNİN ALT SEKTÖRLERİ

Artık klasikleşmiş b i r ayrımla elektronik sanayii Uç alt sek törde ele alınmaktadır.

Devre elemanları; direnç, kon dansatör gibi elemanlardan bas layıp tranzistor ve diyot gibi yarıiletkenlere ve tümleşik devrelere ulaşan bir üretim a 1 anıdır.

Dayanıklı tüketim cihazları; radyo, televizyon a l ı c ı l a r ı , pikap ve teyp gibi cihazlardır

Profesyonel elektronik cihaz lar; haberleşme, bilgiişlem, motor denetimi, ölçü ve labora tuvar cihazları gibi çok geniş bir alana yayılırlar.

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 22^

Bu kısa ön bilgiden sonra elek tronik sanayiimizin geçmişine bir göz atabiliriz. Sektörün yapısal aşamalar gösterdiği üç dönemi "plan öncesi", "1963 1971" ve "1971 sonrası" olarak incelemek yararlıdır.

PLANLI DÖNEM ÖNCESİ DURUM

Elektronik cihaz olmamakla bir likte bir haberleşme cihazı o larak sektörün "atası" sayıla bilecek telgraf makinesi imali 1869 yılında kurulan PTT fab rikasında başladı. Daha sonra manyetolu telefonlar yapımına yönelindi.

1942 yılında Blaupunkt radyola rının montajı bu sektördeki ilk imalattır. 1948 yılında Grun dig, 1953'te Newtron, 1954'te Philips, 1955'te Elektrik En düstrisi Türk A.Ş. (İsveçli ya bancı sermaye katkısıyla), 1958 Teleks Kollektif Şirketi, 1959' da Siemens, 1962'de Ratel bu sektördeki yatırımlarda önemli payı olan şirketlerdir (1).

Bu arada 1954 yılında Yabancı Sermayeyi Teşvik Yasasının yürürlüğe girdiğini ve sektör Üzerinde çok etkili olduğunu belirtmeliyiz.

1963 öncesinde büyük radyo montajcıları adı verilebilecek firmaların dışında birçok kü çük firma çok ilkel koşul larda Üretim yapmaktaydı. Ba tı ülkelerinde amatörlerin monte etmesi amacıyla "kit" olarak yapılan radyoların mer diven altlarında monte edil diği "imalat üniteleri"nin sayısı oldukça kalabalıktı.

1960'ların başında yurdumuz da yılda 200 230 bin radyo imal edilmekteydi. Bu imalat sonucunda sektöre ait ithala tımızın X 58'ini devre eleman ları kapsarken, sadece X 85'i dayanıklı tüketim malları idi (2).

Öncelikle 1963 64 y ı l l a r ı n ı n yurdumuzda p l a n l ı kalkınmaya geçiş y ı l l a r ı ve yeni bir ara ma dönemi olduğuna değinmeliyiz.

Özel sektördeki i l k önemli ge lişme 1964 yılında Montaj Sana y i i Kararnamesinin yayınlanması oldu. Kararname yukarda değindi ğimiz pek çok küçük firmanın pi yasadan silinmesine, orta ve bü yük işletmelerin i s e daha da bü yümesine yol açtı. Yine 1964 yı lında yapılan Sanayi ve İşyerle ri Sayımından elde edilen veri lere göre sektörde artık değer oranının % 29,6 olarak hesaplan masının da gösterdiği gibi bu alan büyük ve orta boy sanayici için kârlı bir alan haline gel di. 1964'teki 10 "ciddi" imalat çı sayısı bu verimli ortam nede niyle 1966'da 20'ye yükseldi. Piyasadaki yarışma sonucunda 1970'lerde ise l l ' e düştü ( 3 ) .

Dönem içinde özel sektörün i l g i lendiği temel konu radyo imala tı olmuştur. İmalat sayısal ola rak büyük bir atlama gösterme miş, y ı l l ı k 200 250 bin dolayla rında kalmıştır ( 3 ) . Bu arada resmi ithalat çok yüksek sayıla ra ulaşmamakla birlikte Avrupa1

dan gelen kaçak ve "yolcu bera beri" radyolar sektör için önem li bir piyasa rakibi olmuştur. Birinci Beş Yıllık Kalkınma Pla nının öngördüğü üretimin altın da kalınmış, sektör önemli dış ticaret açığı vermiştir.

1960'ların başından beri etkisi ni gösteren bir teknolojik geli şim, tranzistorlu radyo, dönem içinde montajcı sanayiin hedefi ni "köy odası için bir radyo" a şamasından "dağdaki çoban için bir radyo" aşamasına çıkarmıştır.

TRT televizyonunun 1969 yılında 5 KW'lık, 1971 yılında 5,7 KV'lık verici güçle yayın yapmasına pa ralel olarak televizyon alıcı montajı da 1971'de 7000 cihazlık "deneme" düzeyini aşamamıştır.

Özel sektör dışında dönem için de gözlenen gelişmeler de önem lidir. Birinci Beş Yıllık. Kal kınma Planının oluşturduğu iyim serlik ortamı içinde yarıilet ken devre elemanları imalatının planlandığını, W 6 4 yılında Mil li Güvenlik Kurulunca telsiz yayınının serbest bırakılması nın önerildiğini görüyoruz.

1966 yılında PTT Araştırma Labo ratuvarının ilerdeki elektronik

«s/

1963 1971 DÖNEMİ

Yurdumuzun genel sanayileşmesi nin çarpık da olsa oldukça yük sek bir hıza ulaştığı bu dönemde elektronik sanayii alanında da önemli olaylar gözlendi.

profesyonel cihazlar sanayiinin temeli olarak düşünülüp kurulma sı özellikle önemli bir noktadır.

19 71 SONRASI DÖNEM

1971'deki 12 Mart olayı sonucun da iktidarın "televizyonu yurt düzeyine yayma" politikası, özel sektördeki montaj firmalarını çok etkiledi. Televizyon verici gücü 1971'de 5,7 KW'tan 1972'de 117,8 KW'a çıkarken ve izleyen yıllarda da artış devam ederken, televizyon alıcı montajı da 1971' de 7000 iken 1972'de 40 000 e, 1973'de 152 000 e ve günümüzde 700 000 e yaklaşan sayılara yük selmiştir (4). İşte bu "TV pat laması" tüketim elektroniği ala nında dönemin en önemli olayıdır.

Diğer yandan radyo talebinin azalmaması (5), 1974 75 de ken di aralarında örgütlenen büyük montaj firmalarının bir yandan Montaj Sanayii Kararnamesinin öngörmediği biçimde çalışan kü çük firmalara, öte yandan Avru pa'dan gelen yabancı TV alıcıla rına karşı yürüttükleri çaba dö nemin önemli gelişmeleridir (6).

1972 sayılarıyla 276 milyon TL' lık öz sermaye yatırımı, 1325 işçi ve 34 mühendisle yıllık 65 milyon brüt kâr sağlanması, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sın sayılarına göre X 20 kSr marjıyla çalışılması, sanırız sektörün kârlılığı hakkında bir fikir vermeğe yeterlidir (3).

Telefon cihazları ve santralları imalatında tkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı hedeflerini aşan gelişim ilginçtir, özellikle Nort hern Electric Telekomünikasyon A.Ş.'nin üretimi ile sağlanan bu gelişime karşın telefonun büyük kentlerimizde bir karaborsa ma lı olma durumu devam etmektedir.

Pikap, teyp gibi malların üre timi büyük sayılara çıkmamakta dır. Yılda 20 25 000 pikap, 5 10 000 teyp imal edilmektedir.

Şebeke geriliminin düzensizliği nedeniyle geniş ölçüde satış o lanağı bulan televizyon regüla törleri ve ilerisi için oldukça ümit veren bir alanda küçük he sap makinaları imalatı diğer i

ki üretim konusu oldu.

Devre elemanları alanında kon dansatör ve TV tüpü imalatı hak kında bazı haberler varsa da pi yasaya yansımış bir durum henüz yok. Aynı şekilde baskı devre plakaları yapımı için de bir gi rişim olduğunu ve üretimin he nüz başlamadığını belirtelim.

Profesyonel .cihazlar imali ala nında küçük birkaç girişim kay da değer bir başarıya ulaşama dı. Son yılların güncel konusu "savaş ve uçak" sanayilerine i lişkin olarak bazı girişimcile rin telsiz prototipleri yaptığı na, buna karşılık, 21.11.1975. tarihinde bu alanda üretim yap mak için Kara Kuvvetleri Güçlen dirme Vakfı'nın X 61 hissesine sahip olduğu bir şirket kurul duğuna ve hemen teknoloji itha line yöneldiğine değinelim.

1972 yılında derlenen bilgiler den oluşan Türkiye Sanayi Reh berindeki verilere dayanarak sektördeki yatırımın % 79'unun tstanbul'da yapıldığını, sektör deki şirketlerin X 66'sının ser mayesinin 1 milyon TL'nın altın da olduğunu ve yalnızca X 8'inin sermayesinin 10 milyon TL'dan fazla olduğunu öğreniyoruz (7).

özel sektör dışında da bu dönem de önemli adımlar atılmıştır. Herşeyden önce 1971 yılı, kamu imalatında önemli bir adımın beklendiği, dar boğazın kendini gösterdiği bir yıl olmuştur. Profesyonel cihazlar imalatını gerçekleştirecek bir Kamu Ano nim Ortaklığı kurulması için ha zırlanan rapor 1971 yılında ta mamlanmış ve günümüze dek pek çok kişi ve kuruluşun katkılarıy la geliştirilmiş olan bu çizgide somut bir uygulama başlamamış tır.

1972 yılında TBTAK bünyesinde çalışmaya başlıyan Marmara Araş tırma Enstitüsü'nde bir Elektro nik Ünitesinin kurulması; 1972' de iktisadi Kalkınma Vakfı uzma nı Schoumal, 1973'de OECD uzmanı Ives Biry'nin yurdumuzda bu sek törü incelemesi; 1973 Milli Pro düktivite Merkezi Semineri (8); 1974'de Elektronik Sanayii Ser gisi (9); Elektrik Mühendisleri Odasının çeşitli çalışmaları (10) (11), elektronik sanayiinin birçok çevrede önemle ele alınma ya başladığının kanıtlarıdır.

1973 yılında PTT AraştırmaLabo ratuvarında 12 kanallı kuranpor tör imalatına başlandı. Aynı dö nem içinde TEK Akköprü Araştırma Merkezinde, TCDD Elektronik Araş tırma Merkezinde üretime geçil mesi profesyonel elektronik ci haz imalatında kamu sektöründeki çalışmaların önemlilerindendir.

GÜNÜMÜZ ve GELECEK

Elektronik sanayiine yurt ekono misi açısından bakılırsa ilk gözlenen gerçek kuşkusuz sektö rün küçüklüğüdür. 1972 sayıla rıyla belirtirsek, Gayri Safi Milli Hasılaya katkısı X 0,3 (12), imalat sanayii içindeki payı X 0,1 (13) olan bir sektör dür elektronik sanayii.

Özel sektör tüm teşvik tedbirle rine karşın dayanıklı tüketim malları üretimi dışında yatırım yapmamakta, bu konuda bir atı lım yapması için bile "TV pat laması"nda gözlendiği gibi ka mudan önemli bir iticilik göre vi beklemektedir. Diğer sanayi dallarında olduğu gibi elektro nikte de tekelleşme belirmekte ve bu büyük şirketler Elektronik Sanayii Kararnamesinde (14) ham madde gümrük vergilerinde önem li indirimler sağlayacak kadar da etkili olabilmektedir.

Kamu sektöründeki profesyonel cihaz üretimi koordine edilme mekte, hepimizce bilinen bürok ratik engellemelerle karşı kar şıya bırakılmaktadır.

1964 yılında Milli Güvenlik Ku rulu'nun aldığı karar çizgisin de bir ilerleme olmadı günümüze dek. Telsizi yasaklıyan 3222 sa yılı yasa planlamanın aksine ö nerisine karşın (15) hSia yürür lükte. Profesyonel cihaz alanın da yatırım yapacak Kamu Anonim Ortaklığı da gerçekleşmedi.

Elektronik sektöründe dış tica ret ilişkileri gerek sermaye az lığı, gerek teknoloji geriliği nin bir göstergesi olarak ince lenmeğe değer.

1973 yılında sektörel dış tica ret açığı 9 19 511 768 TL idi ve ihracat ithalatın on binde üçünü oluşturuyordu.

1974 yılının ilk 6 ayında TV alı cı ihracatının geliştiğini görü yoruz. 2 milyon liralık ihraca

tı.ı 7a 41'ini TV alıcıları sağlı yordu. Sektörün hammaddesinin ithalata dayanması nedeniyle ih racat artımı dış ticaret dengesi ni sağlıyamıyor. Nitekim 1974 yılının ilk 6 ayında elde edilen sonucu kullanarak 1974 yılının tüm sektörel ithalat ve ihraca tını tahmin edersek açığın % 47 arttığını görürüz.

ORTAK PAZARIN ETKİSİ

Yurdumuz sanayiinin hangi dalı incelenirse incelensin Ortak Pa zarın etkisinin önemle ele alın ması gerekmektedir.

Yurdunuzda radyo ve TV alıcısı monte eden firmaların hammadde ve teknoloji bakımından yurt dı şındaki bazı büyük imalatçılara bağlı oldukları bilinen bir ger çektir. Ortak Pazara girilmesi durumunda bu ana firmaların Tür kiye'deki montajcıları baltala ması için bir neden göremiyoruz. Yalnız bu konuda "Ortak Pazar i çinde Türkiye'de tüketime olan talep" ve "emek göçü" olmak üze re iki noktanın açıklığa kavuş ması gerekmektedir.

Ortak Pazara girme sonucunda Türkiye'nin bir açlık ülkesi du rumuna gelmesine pazar ihtiya cı büyük olan kapitalizm tara fından yol açılmayacaktır. Yur dumuzda gerek ilkel bir teknolo ji ile üretim yapan, ilerleme ve temel alanlarda gelişme ola nağı bulamayan bir sanayi; gerek belirli bir düzeyde tarım olacak ve böylece oluşacak talep ulus lararası kapitalizme pazar ola nağı sağlıyacaktır. Demek ki radyo TV gibi alanlarda hem Tür kiye içinde hem de komşu ülke lerde belirli bir talep olacağı tahmin edilebilir.

İkinci bir nokta olarak işgücü göçü ele alınmalıdır. "Ortak Pa zara tam üye olunca işgücünün de serbest olacağı, dolayısıyla Türkiye'deki ücretlerin Avrupa düzeyine gelince yabancı serma yenin yurdumuzda montaj yapmaya ihtiyacı olmayacağı" yolundaki görüş de sanırız gerçekçi değil dir, tş gücü karşılığı işçiye ödenen paranın nasıl belirlen diği hem kuramsal olarak saptan mış hem de yüzyılların pratiğin de denenmiştir. İşçiye verilen ücretin onun beslenme, konut gi

bi gereksinmeleriyle ilgisi çok açıktır. Bir zamanlar bol et yi yen insanımız uzun yıllardır ek mek yemeye alıştırılmış, kötü konutlarımız dünya şehircilik yazınına geçmiştir. Bu sosyo eko nomik yapı içinde değişmesi çok uzun zaman alacak yaşama koşul larımız verili oldukça nitelik siz emek Avrupa ülkelerinden dü şük ücretli, olmaya devam edecek tir. Bu arada montaj sanayiinde geçerli olan niteliksiz emekten söz ettiğimizi, teknisyen, mühen dis gibi elemanlara geniş ölçüde dayanan ileri teknolojik çalış malar gerektiren sanayiye az son ra değineceğimizi belirtelim.

Sonuç olarak yurdumuzdaki rad yo TV alıcısı montajının Ortak Pazardan sonra da devam edece ğini tahmin edebiliriz.

Teknoloji yönünden bol miktarda araştırma, nitelikli personel gerektiren yarıiletken yapımı, profesyonel cihaz imalatı gibi alt sektörlerde ise tamamıyla aksi bir durumla karşı karşıya kalacağımızı söylemek bir keha net olmasa gerek. Herşeyden ön ce büyük yabancı sermayenin tek nolojinin bu en ileri aşamasın daki sektörde imalatı kendine ayırdığı kesindir. Bir yandan yurdumuzda yetişen nitelikli personelimizi yukarda değinilen göç içinde kendi tesislerine çe kecek, öte yandan Türkiye'deki imalatı kendi içinde eritecek ve ya tümüyle kapatacaktır. Gümrük süz, korumasız bir azgelişmiş ülkede böyle bir sanayi dalının gelişmesi söz konusu değildir.

Avrupa Ekonomik Topluluğu için de birçok ülkenin kurulu bazı sanayi dallarını korumaya çalış tıkları günümüzde gözlenmekte dir. Bizim üyeliğimizden sonra da bu durumun devam edeceği ke sindir. Eğer o güne dek biraz geliştirebilirsek profesyonel cihazlar ve devre elemanları imalatımızı, belki de bazı koru ma tedbirleri sağlayabiliriz.

SONUÇ

Günümüz sosyo ekonomik yapısını verili kabul edersek,

1. Özel sektörün tüketim bölge lerine yakın büyük şehirler de üretim yapan, giderek te

kelleşen kuruluşlar, içinde tüketim cihazları üretimine devam edeceğini, 2. Kondansatör konusunda gözle diğimiz gibi zamanla bazı devre elemanlarının yurt i çinde yapımının da fizibil olmasıyla birkaç devre elema nı yapımının da beklenebile ceğini, 3. Her yerli montajcı firmanın yurt dışındaki bir başka ana firmanın geliştirdiği tekno lojiyi kullanması nedeniyle ileri teknolojili hammadde ler için gereken talebe ula şılamayacağını , 4. Kamudaki yatırımların günü müzdeki sorunları çözüme git mediği gibi, Ortak Pazar re kabetinden çok büyük zarar göreceğini tahmin ediyoruz.

KAYNAKLAR (1) Yazıcı, H., Oker Gürler, Ali Torun, "Elektronik Sa nayii" Basılmamış çalışma.

(2) DİE, Dış Ticaret İstatis tikleri.

(3) Sanır, A., "Türkiye'de Elek tronik Endüstrisi Kurulma sıyla İlgili Sanayi ve Tek noloji Bakanlığı Çalışmala rı", MPM Semineri, Aralık 1973.

(4) Elektrik Mühendisliği, Ka sım 1974, Sayı 215 (5) Kotan, K., "Türkiye'de Elek tronik Tüketim Ekipmanları nın İçe ve Dışa Dönük Pazar lama Sorunları", MPM Semine ri, Aralık 1973 (6) 31 Ocak 1975 ve 25 Şubat 1975 tarihli Cumhuriyet Gazeteleri (7) Türkiye Sanayi Rehberi, TTOSOTB Birliği, 1973 (8) Elektrik Mühendisliği, Ara lık 1973, Sayı 204 (9) Elektrik Mühendisliği, Ni san 1973, Sayı 208 (10) Elektrik Mühendisliği, Ma yıs 1974, Sayı 209 (11) Elektrik Mühendisliği, Ma yıs 1975, Sayı 221 (12) Schoumal Raporu (13) İkinci Beş Yıllık Kalkınma

Planı (14) Elektrik Mühendisliği, Ka sım 1974, Sayı 215 (15) Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma

Planı

TÜRKİY E* DEKİ

ELEKTRONİK SANAY İİNİN

GELİŞTİRİLMESİNDE

UY GULANMASI GEREKLİ

Y ÖNTEMLER

Nafiz ÇUBUKÇU

Türkiye'de elektronik sanayii nin kurulması konusu yaklaşık olarak 1960 yılından beri kuru luşlar ve ilgili teknik eleman lar arasında tartışma konusudur. Fakat bugüne kadar elektronik •anayiinin tarifinde bile bir anlayış birliğine varılamamış tır. Uzun yıllar, işin neresin den başlanacağının tartışılması ile geçirilmiştir, tik yıllar direnç, kondansatör, elektronik lambalar, tranzistorlar gibi devre elemanlarının yapımından başlanması gerektiği kanısı ağır basmıştır. Oysa, bu konular, de mir çelik üretim sanayii ile mo tor sanayiinin veya silah sana yiinin ayrı olduğu kadar ayrı konulardır.

Elektronik sanayii ile ilgili mühendisliğin adlandırılmasında bile üniversitelerimiz arasında görüş birliği yoktur. İstanbul Teknik üniversitesi elektronik mühendisi değil elektronik ve telekomünikasyon mühendisliğini kapsayan "zayıf akım kolu elek trik mühendisi", Orta Doğu Tek nik Üniversitesi ise aynı hiz metleri görmek üzere yetiştirdi

ği mühendislere "elektronik mü hendisi ve telekomünikasyon mü hendisi ve bunun sonucu olan e lektronik ve telekomünikasyon sanayii konusunda ortak görüşe varamamış durumdadır.

Ancak, bir yandan kavram tartış ması devam ederken diğer yandan elektronik ve telekomünikasyon sanayii dalında kârlı görülen alanlarda özel girişimciler; zo runlu görülen hallerde kamu ku ruluşları birçok tesis kurmuş tur. Örneğin, özel girişimciler radyo, televizyon, telekomüni kasyon kabloları, telefon san tralları, telsiz, kamu kuruluş ları kuranportör, telefon santra lı yayın tesisleri kurmuşlar ve kurmaktadırlar. Bunlara ek çok çeşitli yan sanayi dalından da söz edilebilir.

Ben bu sanayi dalını "bilgileri elektriksel işaret haline dönüş türerek taşıyan veya işleyen her türlü araç ve gereç yapımı" ola rak anlıyorum. Diğer bir deyim le her türlü telekomünikasyon, radyoyayım ve televizyon cihaz ve tesisleri, elektronik tıbbi cihazlar, bilgisayarlar (kompu ter), elektronik ölçü aletleri, uzaktan kumanda sistemleri, ra darlar, gemi hareketlerindeki yardımcı elektronik cihazlar, maden aramada kullanılan çeşitli elektronik cihazlar ve benzeri diğer araç ve gereçler bu kapsa ma girmektedir.

Bu kadar geniş bir kapsamı olan sanayi ürünleri Türkiye'de en uygun şekilde nasıl üretilebi lir ?

öncelikle şunu söyleyebilirim ki bu sanayi ürünlerinin hepsi nin bir kuruluş tarafından Üre tilmesi söz konusu olamaz. Dün yada da böyle bir ülke yoktur.

Yine şunu kesin olarak söylerim ki, toplumun ve sanayiin sinir sistemi olan elektronik ve te lekomünikasyon cihaz ve tesisle rinin üretimi, özel girişimcile rin, kâr açısından değerlendir melerine ve insafına asla bıra kılamaz.

Olamıyacakları ve olmaması ge rekenleri saptadıktan sonra ol ması gerekenleri saptamak ko laydır. Bunları şöyle sıralaya biliriz:

1. Elektronik ve telekomünikas yon sanayii uygun bölümlere ay

rı İmalıdır.

2. Bu bölümlerin kurulmuş olan larının geliştirilmesi ve kurul mamış olanların kurulması emre dici bir plana bağlanmalıdır.

3. Bölümlerin herbirini gelişti recek, kuracak ve yönetecek ay rı ayrı kamu kuruluşları oluştu rulmalıdır. Bunların işbirliği ni sağlayacak yasal bir organ kurulmalıdır.

4. İşçi çalıştırma zorunluluğu (istihdam kapasitesi) en yüksek olan bu sanayi dalına, çalışan ların katkısı sağlanmalı ve yö netimde ağırlık çalışanlarda olmalıdır. Kamu kuruluşlarının modern sanayiin dinamizmine a yak uyduramıyacağı görüşünde o 1anların yönetimde ağırlığı ol mamalıdır.

5. Kurulacak kamu kuruluşlarının etkin denetimi sağlanmalıdır. İşi kötü veya ters yapmak kadar, işi geç yapmak veya yapmamak da cezalandırılacak sebep sayılma lıdır.

6. Türkiye'de, kamu ve özel gi rişimler arasında, çalışanlar için ücret dengesizliği ve ya rışması sağlayan düzen değişti rilmelidir.

7. Elektronik ve telekomünikas yon sanayiinin ülkenin çeşitli yerine dağılımı sağlanmalıdır.

8. üniversitelerimiz ve Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Ku rumu, çalışmalarını sanayiye dö nük araştırmalara yöneltmeli ve kurulacak kamu kuruluşlarına ı şık tutabilecek şekilde çalışma larına yeni bir yön vermelidir ler.

9. Elektronik ve telekomünikas yon sanayiinin tüm dalları özel girişimcilerin kâr alanı olmak tan çıkarılmalıdır.

10. Bakanlar Kurulunca kabul e dilen 4.11.1974 tarih ve 7/9058 sayılı kararnamede öngörüldüğü şekilde kamu kuruluşları elin deki tesislerin özel girişimler haline dönüşmesi mutlaka önlen melidir.

11. Yukarda sözü geçen kararna medeki gibi. büyük ölçüde kamu kuruluşlarının karmasından olu şacak tek bir anonim ortaklığın, bu alanda bütün işleri yapabile ceği gibi bir görüşün tartışıl masına bile zaman ayrılmamalı dır.

112. Elektronik ve telekomünikas |yon alanlarında çalışan mühen jdişlerimiz, kendilerini, çok i yüksek gelir sağlaması gereken i kişiler olduğu inancından koru jmalıdırlar. Mesleklerinin güzel \liginin, paradan daha çok toplu ;ma katkıda olduğu gerçeğine ken ;dilerini alıştırmaları zorunlu : dur . Aksi halde, büyük kapita • Üstlerin kâr aracı olmaktan ;kurtulamazlar.

Yukarda belirtmeye çalıştığım görüşlerin ışığı altında, Tür kiye'de elektronik ve telekomü nikasyon sanayiinin kamu kuru luşları eli ile kurulması ve geliştirilmesi gerektiği sonu cuna varılmaktadır. Doktorluğu muzdan sanayiimize, eğlence ve eğitimimizden savunma sistemle rimize, bilgisayarlar ile yaşan tımızın her bölümüne girmiş bu lunan elektronik ve telekomüni kasyon sanayii ürünlerini ne yurt dışı üreticilerine, ne de yurt içindeki özel girişimcile rin insafına bırakamayız.

Durum böyle olduğuna göre, bu sanayii kuracak ve geliştirecek kamu kuruluşlarını bir an önce kurmak ve bilimsel yöntemlerle çalışabilecek olanaklara kavuş turmak gerekmektedir. Çok acele gereksinmeleri, karşılamak için kurulmuş olan bazı kamu kuruluş ları yarar yerine zarar getire bilir. Ortak pazara tam üye ol duğumuzda gümrük duvarları da kalkarsa, ciddi bir sanayi kurma olanağını tümüyle yitirebiliriz. Durumumuz, ağır sanayi yerine tekstil sanayii kurduğumuz gibi olur.

Gelişmiş diğer Ortak Pazar ülke leri kendileri açısından yarar sız bütün kolları bu sanayi da lında da bize kurdurur. Bu bakım dan elimizi çok çabuk tutmamız zorunlu duruma gelmiştir. Burda, elektronik ve telekomünikasyon dalında öğrenim görmüş tüm tek nik personele büyük görev düş mektedir. Bir an önce elektronik ve telekomünikasyon mühendisleri bir araya gelerek gerekli ön ça lışmayı yapacak bir grup kurmalı ve önerilerini kamu oyuna male decek şekilde girişimde bulunma lıdır. Aynı daldaki diğer teknik personelin de örgüte katılması için gerekli girişimde bulunma lıdırlar.

tünkiye elektronik

BİR SANAY İ SEKTÖRÜ H A N G İ TEDBİRLERLE GELİŞTİRİLİR Y ADANASILBATIRILIR

M. Burhanettin KAÇMAZ

1. GÎRİŞ 26 Kasım 1974 tarih ve 15074 sa yılı Resmi Gazete'de "Elektro nik Sanayiini Geliştirme Politi ka Esasları" nın yürürlüğe ko nulmasına dair 4.11.1974 tarih ve 7/9058 sayılı Bakanlar Kuru lu Kararı yayımlanmıstır(l).

İstifa etmiş CHP MSP iktidarı nın son günlerine rastlar bu yürürlüğe konma işlemi. Hatta sayın Ecevit yeni hükümeti ku ramamış, "görevi iade etmiş", partisinin bakanlarının da gö revden fiilen ayrılacaklarını bildirmiştir. Nitekim sayın Cumhurbaşkanı İrmak hükümetini 17 Kasım 1974'te, yani kararna menin yayımlanmasından 9 gün evvel, kararın alınmasındansa 13 gün sonra atamış, İrmak hü kümeti ise kararın yayımlanma sından 3 gün sonra yani 29 Ka sım 1974'te güven oyu alamıya rak istifa etmişti. Kamu oyuna duyurulmasına gerek görülmemiş olan bu gerçekten pek önemli kararnamenin böylesi bir ortam da özellikle sessiz sedasız çı karılışının ve yürürlüğe konu şunun serüveni böyle (2).

2. ÎÇERÎK

Gelelim kararnamenin içeriğine (3): Bazı verilerin ve istatis

(1) Bu kararname yayınlanmasından bu yana bazı kez üzerinde durul masına rağmen (bak, Aydınlığa Doğru, S. 15, s. 5 8), şimdiye dek bütünüyle eleştiri konusu pek olmamıştır. Nedeni bu sektörün güçsüzlüğüdür sanırız.

(2) "Yangından mal kaçırma" deyimi pek uygun düşüyor. Ancak koalis yon ortaklarının hangisi burada etken, pek anlaşılmıyor. Bizce (DPT + Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı) koalisyonu olsa gerek. Ayrıca unutmayalım ki aralarında derin ayrılıklar olduğu belir tilerek çözülmüş bir koalisyonun ve istifa etmiş bir hükümetin kaprisler nedeniyle imza bekleyen bir çoğunun yanısıra görüş birliği ile imzalayıp çıkardığı bir kararname bu.

(3) Kararnamenin başlığı "Elektronik Sanayiini Geliştirme Politika sı (veya Politik) Esasları" olsaydı Türkçeye daha uygun olurdu.

ELEKTRİK MÜHENDtSLİĞt 229

KARARNAME

26 KASIM 1974

Kal r 5oyi.li : 7/9058

Savı : 15074

ilişik «Elektronik Sanayiini Geliştirme Politika Esastan» nın yU ruriuğe Konulması; Yüksek Planlama Kurulu"nun olumlu görüşünü bil diren 15/6/1974 tarihli ve 40 sayılı raporu Üzerine. 91 sayılı Kanunun 12 nci. 3222 sayılı Kanunun 7035 sayılı Kanunla değişik 5 inci ve 474 sayılı Kanunun 2 ne) maddelerine göre. Bakanlar Kurulunca 4/11/1974 tarihinde kararlaştırılmıştır.

B ECEVtT Prof. Ih. .\.ERBAh.4N

D vlrt Rakam S. A EMRE

A .1.1 I Rakam 5 KAZAN

lçi»]« rl Rak*nı V. S KAZ ili

Dı»iıl«rı Hık.m V. H. IŞIK

nı

Dfvlı ı R.ıLmı

LV I. II. BİRLER

Millî S«vnnm* Rıktnı ff /j/K

MaJtvr Bakanı Doç. Üt D. HAY KAL

Milli Eiilim Bıkanı M. ÜSTÜt\DAĞ

Bayındırlık fi »kanı E. CEyIK(,E

TirarT Bakanı f. ADAK

S>& rr <vw Y Bakam S. CIZREUUĞLU

Güm. ve T«k»l Rakam Gıda Tanın vr Hı< M. TÜRKMESOCLV Prof. K ÖZAİ

UU*lırma Bakant F. GDLEY

C*'>»mı Bakanı ö S/IF

avivf T>k Baka A DOĞRU

Orman Bakanı A. SE.\ER

r.rrC v^ Spor It.kar M. Y METE

Elektronik Sanayiini Geliştirme Politika Esasları

AMAÇ: Madde 1 — Elektronik sanayiini, gümrük muafiyetlerinin kalka çatı 1985 yılına kadar geliştirmek. Ortak Pazar Ülkeleri rekabetinden sarar görmeyecek bir düzeye çıkarmak amaç olarak seçilmiştir.

GELİŞME HEDEFLERİ:

Madde 3 — Elektronik sanayiini oluşturan bölümlere göre geliş me hedefleri aşağıda özetlenmiştir:

a. Elektronik cihaz ve sistemler (1) Dayanıklı tüketim malları

Dayanıklı tüketim malları (Radyo, TV. Teyp ve Pikap gibi) üretim kapasitesinin tam olarak kullanılması ve kurulu tesislerin optimum ka pasitelere ulaşmaları sağlanacaktır.

Bu amaca ulaşmak için, mevcut tesislerin kapasite artırıcı yatırım ları ile yeiu tesis kurulmasına yönelen yatırımlardan ancak halk sek törü ile gerçekleştirilmesi durumunda olanlar teşvik edilecektir.

12) Profesyonel cihaz ve sistemler Özellikle kamu sektörünün Kullandığı elektronik cihaz ve sistem lerin üretimini, yurt içi ıalebınf *arsılayacak düzeye çıkarmak amaç olacaktır. bu amaca ulaşmak İçin, mevcut kamu ve özel sektör üretim kapa sitesinin kıymetlendirUmesı ve geliştirilmesine tlişkjn tedbirler alına caktır. b. Devre elemanları Hor turlu elektronik cihazın bünyesinde kullanılan devre eleman ları üretimine yönelecek projelerin gerçekleştirilmesi konusunda, yurt içi talep seviyesi ve imalatın yüksek teknik bilgi gerektirmesi gözönün de tutularak ihracata dönük olmak üzere yabancı sermaye ilişkisi üze rinde çalışılacaktır. ALINACAK TEDBİRLER : Madde 3 — Dayanıklı tüketim malı ve profesyonel elektronik ci hazların üretiminde kullanılan, aşağıda gümrük tarife pozisyonu belirti len devre elemanlarının gümrük nispeti yüzde 1 e indirilmiştir. (Bu uy gulama, devre elemanları üretimi yurt içinde başlayıncaya kadar devam edecektir.)

85.18

8519.11 8519.13 85.19.14 85 19.21 85 19 22 85.21

Elektrik kondansatörleri (sabit, değişebilir veya ayar edi lebilir. 85.18.13 hariç) EnterUptörler Komltatörler Röleler Isıtıcı olmayan rezistanslar potanslyometreler Elektronik lambalar, tüpler ve valfler (85.20 pozisyonun dakiler hariç olmak üzere, sıcak katotlu. softuk katotlu veya (otokatotlu olanlar), ezcümle: Havası alınmış bu harlı veya gazlı lambalar, tüpler ve valfler (civa buharlı redresör tüpler dâhil), katodik tüpler, televizyon kamera lar için valfler v. s; Fotoelektrik selüller; monte edilmiş transistörler ve mon te edilmiş benzeri yarı nakil elemanlar; monte edilmiş pleza elektrik kristaller.

Madde 4 — Profesyonel elektronik cihaz imalatı yurt içindeki yer il firmalara ihale olunduğu takdirde ödemelerde kolaylık saklanacaktır.

a) Kamu kuruluşları ihtiyaçları olan elektronik cihazların İha lesini, yurt içinde üretim yapan sanayilere İhale ettikleri takdirde sipa riş bedelinin üçte birine kadar imalatçı firmaya avans olarak Ödıyebillr. Bu ödemede mevzuata uygun teminatlar aranacaktır.

b) imalâtçının yapacağı cihaz teslimatına göre kademeli ödeme ye gidilmesi sağlanacaktır.

Madde 5 — 3222 sayılı Telsiz Kanununun 7035 sayılı Kanunla de tlşlk 5. maddesi gereğince alınması zorunlu bulunan kullanma İzni;

a) Müracaattan en geç 30 gün içinde cevaplandırılacak ve ti) Müracaat eden kurulusun haberleşme İhtiyacının süratli ve emniyetli bir şekilde yürümesi dikkate alınarak Ulaştırma Bakanlığın ca sonuçlandırılacaktır.

ORGANİZASYON :

Madde P — Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde ışagıda gö revleri tanımlanan «Elektronik Sanayii Teknik Kurulu» faaliyete ge çecektir.

a) Kamu sektörü profesyonel dna» ihtiyaçlarının belirli bir sa man içinde karşılanması amacıyla bir program haarlayaoaktır. Bu prog rama bağlı olarak. Kuruluşlar yıllık İhtiyaçlarını mevcut endüstrinin ya pabilecekleri cihazlara öncelik verilerek yurt İçi İmalât İçin ihaleye çı karacaklardır.

b) Kurul, kamu sektörünün elektronik cihaz ihtiyacının İthal yo luyla veya yeril Üretimle karşılanması konusunda kuruluşlara yardımcı olacaktır. Kurul, elektronik cihazların yurt içi üretimi İçin yeterli aa nr^n ayrılmasını sağlayacaktır.

O Fonksiyonları aynı olan cihazlar İçin asgari nitelikleri belirten tek tip İhale şartnamesi hazırlanacaktır. Bu şartnameler milli standart lar hazırlanıncaya kadar yürürlükte kalacaktır.

d) Hazırlanan ihtiyaç programına göre standart yapılacak ve Türk Standartları Enstitüsü tarafından yürürlüğe konulacaktır.

e) Hazırlanan İhtiyaç programına görö, yeni dizaynı gereiclren cihazların ara.«tnna geliştirme programı dun»'uenecek: ir Bu program TBTAK'ın koordinatörlüğünde, bünyesinde araştırma laboratuvarı bulu nan kuruluşların işbirliği İle uygulamaya konulacaktır.

f) Devre elemanları imalâtı amacıyla yapılabilirlik etüdü yapacak veya yaptıracaktır.

Kurul, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde Milli Savunma Bakanlığı, MilU Güvenlik Kurulu, Genel Kurmay Başkanlığı, TEK Gn. Md. PTT Gn. Md. TBTAK, TSE, MKEK Gn. Md. ve TRT Gen. Md. tem silcilerinden oluşacak ve sekreterya hizmetleri Bakanlıkça yürütülecek tir. Gerektiğinde Özel sektör temsilcileri kurul çalışmalarına katılacak lardır.

Madde 7 — Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde, Madde 9 da tanımlanan görevler bitinceye kadar yeter sayıda mukavele İle teknik personel çalıştırılacaktır. Ayrıca, Teknik Kurul'un çalışma düzeni ve ku rul üyelerine Ödenecek ücret dtuumü bir esasa bağlanacaktır.

Madde 8 — Türkiye Elektronik Sanayii A, O. PTT Gn. Md. Koor dinatörlüğünde. MKEK Gn. Md.. TRT Gn. Md. TUSAS (Türkiye Uçak Sanayi A. Ş.) ve TEK Gn Md.'nun katıldığı bir İştirak seklinde kurula caktır. Bu ortaklığa Ordu Yardımlaşma Kurumu (Bir kısmı MEYAK'a devredilmek üzere), yurt dışında çalışanlar katılacak ve bu grubun top lam katılma yapı yüzde 51 olacaktır.

Kurulusıuı kamu ihtiyaçlarına dönük ve en kısa samanda faaliyete geçebilmesi için PTT Gn. Md. Araştırma Laboratuvarı (Ümraniye/istan bul) ve TEK Gn. Md. bünyesinde bulunan elektronik cinas Üretim üni tesi defter kayıtları üzerinden yeni ortaklığa devredilecektir.

31 ARALIK 1975

Sayı: 15455

Karar Savtst: 7/10977

Bakanlar Kurulu'nun 4/11/1974 tarih ve 7/9058 sayılı Kararname siyle yürürlüğe konulmuş bulunan «Elektronik Sanayiini Geliştirme Po litika Esas'an^rın 8 İnci maddesinin ilişik şekilde değiştirilmesi; Yük sek Planlama Kurulunun 23/7/1975 tarttı ve 100 sayılı raporu üzerine, 91 sayılı Kanunun 12 n d . 3223 sayılı Kanunun 7035 sayılı Kanunla değişik 5 nci ve 474 sayılı Kanunun 2 nci maddelerine göre. Bakanlar Kurulunca 10/11/1975 tarihinde kararlaştırılmıştır.

10/11/1975 tarihli ve 7/10977 sayth Kararnamenin ekidir.

Madde 8 — Sermayesinin H 51.1 Kara Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı, Hava Kuvvetlerini GUclendirme Vakfı, Türk Donanma Vakfı, PTT Biriktirme ve Yardımlaşma Sandığı, Vakıflar Bankası. Şekerbank giM özel statülü kuruluşlar arasında; % 49*u ise kamu kesiminden PTT Ge nel Müdürlüğü, TEK Genel Müdürlüğü. Makin» ve Kimya Endüstrisi Ku rumu Genel Müdürlüğü, ve Deniscilik Bankası Gemi Müdürlüğü arasın da bölünmek uaere «Türkiye Elektronik Sanayii A. O.» kurulacaktır. Ku ruluştan sonra ortaklık yurt dışında çalışan İsçiler, halk, ve bankaların katılmasına açık tutulacaktır.

Ortaklık. PTT Genel MUdürlüJÜ Araştırma Laboratuvarı, TEK Ge nel Müdürlüğü ve ortak olan diğer kamu kuruluşlarının elektronikle İl gili üretim tesislerinin hizmetinden karşılığını ödemek üzere yararlana bilecektir.

Türkiye Elektronik Sanayii A. O. nın kurulması Sanayi ve Tekno loji Pak»n'jgı koordinatörlüğünde gerçekleştirilecektir. Türkiye Elektro nik Sanayi A. O. nın kamu kuruluşlar Ue işlerinin süratle halledilebilmesi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı başkanlığında faaliyet gösterecek olan Ekktronlk Sanayi Teknik Kurulu tarafından sağlanacaktır. Kurul bu maksatla en az ayda bir defa toplantı yapacak ve alacağı kararlarla Ba kanlığa teklif ve tavsiyelerde bulunackatır. Sanayi ve Teknoloji Bakan Uğraca onaylanmış Kurul kararlarının İlgili özel ve kamu kuruluşlarına intikal ettirilip kuruluşların bu kararlarla llgfll tedbirleri almaları sagla

ELEKTRÎK MÜHENDİSLİĞİ 229

tiksel bilgilerin eksikliği ne deniyle ayrıntılı bir inceleme ye girmeyeceğiz (4), ancak ö nemli pasajları gözden geçir mekle yetineceğiz. Bunu yapar ken de kararname bölümlerinin başlıklarını kendimize ara baş lık olarak alacağız.

2.1. Amaç

Amacı açıklayan Madde 1, pek kısa ve anlamsız olmakla bera ber, elektronik sanayiinin, AET1ye tam üye olunması halin de gümrük duvarları kalkacağın dan (5), rekabet edebilecek dü zeye ulaştırılması için geliş tirilmesi gerektiğini söylemek istiyor olmalı. Kimsenin hakkı nı yememeli ve tüm sanayi dal larının AET'ye girişimizle bir likte çökmesini önlemek gerek tiği bulgusuna varanlara teşek kür etmeliyiz. Öyle ya, hani yıllarca AET'ye girilmesine karşı çıkan görüşlere, bu yön deki uyarılara aldırmayan çev reler birden tehlikeyi görmüş ler, yerli imalat sanayiini ge liştirme çabalarına girmişler ve bu yönde, bu ve benzerî ka rarnamelerle sektörel geliştir me tedbirlerine yönelmişler. Amacın açıklanışındaki mantık sanki "AET'ye girmekle bir hata ettik, gelin şunu bir takım ted birlerle telafi edelim" der gi bi. Telafi etmenin yolunun he nüz vakit varken AET'den derhal çıkmak olduğunun anlaşıldığını cümlenin mantığından çıkarmak ise mümkün değil. Ayrıca karar namenin yerli imalat sanayiini mi yoksa montaj sanayiini mi ge liştirmeyi hedef aldığını getir diği tedbirleri incelerken gö receğiz.

2 . 2 . Gelişine Hedefleri

Madde 2'ye göre, montaj sana yiinin haklı kılınması için bu lunan şemalara göre gidiyor ve sektörü elektrik ve elektronik ayırımı yanısıra bir de "cihaz ve sistemler" ve "devre eleman ları" diye ikiye bölüyoruz. Ta vuk mu yumurtadan, yoksa yumur

ta mı tavuktan çıkar hikayesi gibi. Yani nasıl motorunu yap rradan otomobil yapıyorsak, de fi 1 tümleşik devresini, rölesi ni bile yapamadan kumanda sis temleri kurmaya yönelelim di yoruz.

Neyse, tavır ilginç:

Dayanıklı tüketim malları (her halde yenmediği için) (6) kapa sitesinin tam olarak kullanıl ması ve (hatta) kurulu tesisle rin optimum kapasitelere ulaş maları (yani kârlılık oranları nın artırılması) sağlanacaktır.

Yatırımlarını halk sektörü ile gerçekleştirecek olanlar teşvik edileceklerdir.

Yani bolca banttan (herhangi bir kalite aranmaksızın) yayın yapan TV ve radyo istasyonları nın kurulmasına devam edilecek, TV cihazları tüketimi öylesine artırılacak ki, bunların monta jı için doluşmuş yabancı patent li (PTT ARLA çok daha karmaşık olan kuranportör ve multipleks sistemlerini lisanssız yapıyor) dayanıklı tüketim mallarını mon te eden atölyeler tam kapasite de çalışacaklar ve hatta yeni kuruluşlar oluşacak veya bunlar tevsii yatırıma geçecekler; bu nun için halka açılacaklar, ya ni % 18 faizli (unutmayalım ki para piyasasında gayri resmi faiz haddi vergisiz, stopajsız şimdilik % 30'un üstündedir) tahvilleri gene çoğunlukla ken dileri alarak, gelirlerinden vergi ödemek zahmetine katlan madan veya dış ülke!erdeki emek çilerimizin tasarruflarını (dö vize çevrilebilir mevduat (DÇM) veya benzeri kanallardan) halk sektörü adıyla yatırımlarına ka tarak teşvik alacaklardır.

Yani kaldıysa daha bir çok meş hur markalar çıkacak, bunlara servisler ve üstelik her biri için ayrı ayrı yedek parça ge rekli olacak. Görüldüğü kada rıyla bir haber alma, eğitim ve dinlenme aracı olarak ele alınması gereken bu cihazların,

şu andaki üretim keşmekeşin den kur ta ıİması bir yana, daha bir çok tipin piyasaya sü rülmesi sağlanacak. Standardi zasyon, tek bir fabrikasyon ve örneğin üç ayrı kabiliyetteki tipe yönelmeyi, ucuza mal etme ve sürmeyi düşünense hiç yok.

Buraya kadar gösterilen geliş me hedefleri pek açık: kararna meyi hangi güçlerin yayınlattı ğı sorusuna bile kolayca "TV üreticileri" dedirtecek kadar. Bunun tam anlamıyla böyle olup olmadığını ise gene tedbirler bölümünü incelerken göreceğiz.

Bakalım bundan başka ne gibi

gelişme hedefleri gösteriliyor

(daha doğrusu gösterilmiyor).

Kararnamenin bu pek önemli bö

lümü "kamu sektörünün kullan

dığı elektronik cihaz ve sis

temlerin üretimini (sistemler ü

retilmez, planlanır; cihazları

üretilir ve sistem kurulur),

yurtiçi talebi karşılayacak

düzeye çıkarmak amaç olacaktır"

bunun için "mevcut kamu ve özel

sektör üretim kapasitesinin

kıymetlendirilmesi ve gelişti

rilmesine ilişkin tedbirler a

lmacaktır " gibi gerek pek

hafifçe kaleme alınmış, gerek

i

se hiçbir içerik taşımayan kla f

sik tekerlemelerle sürdürülü

f

yor. Az önce tüketim cihazları

için öngörülen teşvik tedbir

lerinden ise ses seda yok.

Devre elemanları üretimine ge lincej"projelerin gerçekleşti rilmesi konusunda, yurt içi ta lep seviyesi ve imalatın yüksek teknik bilgi gerektirmesi göz önünde tutularak ihracata dönük olmak üzere yabancı sermaye i lişkisi üzerinde çalışılacak * tır" (anlaşılan ITT ülkemize de gelmek istiyor) deniyor. Olacak şey değil, hem dayanık lı tüketim malları, hem de pro fesyonel cihazların üretimleri yurt içi talebini karşılayacak seviyeye çıkarılacak, gene de 40 milyonluk Türkiye'de hiçbir devre elemanı kullanımı, üreti mi için gerekli minimal kapa

ra Herhalde kararnamenin bir gerekçesi olmalıydı. Ancak kamuoyunca tartışılmasına gerek görülmediği için yayınlanmamış sanırız. Metninde ise gerekçe niteliğinde açıklamalar bulamadık, (5) Amaç'ta "gümrük muafiyetlerinin kalkacağı" sözleri kullanılmış. Bizim bildiğimiz kadarıyla gümrük duvarları kalkacaktır. Yani mallar gümrükleme işlemine tabi tutulmayacaktır. Bu ise gümrükten mu af olmak demektir. Herhalde bir dil sürçmesi bu, ama böylesi önemli bir kararname imzalanır ve yayınlanırken okunsa idi çok iyi olurdu sanırız, belki diğer aksayan yanları da göze çarpardı.

(6) Bizce bunlar haber alma, eğitim ve dinleme araçlarıdırlar; "tüketim" aracı olmamalıdırlar.

siteye varmayacak. Hesapsız, kitapsız bir varsayım. En azın dan araştırma iyi niyetinden yoksun: Çeşitli tiplerde kon dansatör imalatı için teşvik belgeleri verilmiş ve kurulan fabrikaların üretime geçmek ü zere olduğundan, potansiyomet re üretimi için teşvik tedbir lerinden faydalanmak üzere DPT'ye başvurulduğundan vb. bi haber bir tavır.

Ayrıca ihraç pazarları bulmak için yabancı sermaye getirmeye ne gerek var ki? Yoksa "imala tın yüksek teknik bilgi gerek tirmesi" mi yabancı sermayeyi davet nedeni ? Her halde 8 zellikle yarıiletken, direnç gibi elemanların üretiminin bü yük yatırımlar gerektirmesi ol sa gerek: (Örneğin) Teknoloji yi öğrenmek ve uygulamak kabil. Yoksa endüstrileşmiş ülkeler lisans ya da know how satmıyor lar da, yatırıma ortak olmak mı istiyorlar? Böylece peşin bir davranışla devre elemanları problemi teslimiyetçi bir bi çimde çözümlenmeye çalışılıyor. Bir yandan yüksek teknik bilgi nin edinilmesi gerekliliği unu

tuluyor, ayrıca bu yüksek tek nik bilginin (7) cihazların ya pım teknolojisiyle birlikte ge liştiği ve karşılıklı etkileri hiç önemsenmiyor. Kolaylıkla teknik ilerlemeye sırt çevril mek ve gerek devre elemanları üretiminde, gerekse cihaz ya pımı ve sistemler planlamasın da eskimiş teknolojilere yeni pazarlar bulmak çabasına giri şiliyor, böylece bu sektördeki baş döndürücü ilerleme karşısın da, ilkelleşmiş, ama amortisman dan bile düşmemiş tesislerin, emperyalist ülkelerce geri kal mış ülkelere nakline yol açılı yor, tşte burada da, Bulgaris tan'da yarıiletken endüstrisi nin kurularak COMECON ve diğer sosyalist ülkelere ihracat ya pıldığı unutuluyor.

2.3. Alınacak Tedbirler

İşte bu bölümde kararnamenin altında yatan çapanoğlu hiç de gizlenmeye bile gerek görülmek sizin meydana çıkıyor (8). Da nanın kuyruğu birden kopuveri yor ve Madde 3 ile bir takım devre elemanlarının gümrüğü yüzde l'e indiriliveriyor (9).

Bir de, "Bu uygulamaya, devre elemanları üretimi yurt içinde başlayıncaya kadar devam edile cektir" ibaresi de konunca ku rulacak sanayi de korunmuş (!) oluyor (10). Sanki bu arada pi yasada stoklama olmazmış, hele "ilgili mercilere" yapılan mü racaatlar anında değerlendiri lir ve uygulama hemen değişi verirmiş ve hatta yeni kurulmuş sanayi çocukluk hastalıkları göstermeksizin derhal norm ü retime geçermiş gibi. Üstelik bütün bu işlemler bitene dek zararına üretime dayanacak iş letme sermayesine sahip olmak da her ihtimale karşı gerekli (11).

Gelelim şu "gümrük nispeti yüz de l'e indirilen elektronik dev re elemanlarının listesine. Ne biçim elektronik devre eleman ları var onların içinde, örnek ler alalım:

Elektrik kondansatörleri: san ki tüm kondansatörler elektro nik devrelerde kullanılırmış gibi (daimi motor kondansa törleri ya da güç kompanzas yonu kondansatörlerini düşü nün) .

(7) Biz bu yüksek teknik bilginin/ hem cihaz yapımından daha üst düzeyde olmadığı, hem de edinilip, yurdumuzda uygulanamaz olmadığı, kanısındayız üstelik böylesi bir kadronun oluşmuş olduğunu tahmin ediyor, bir araya getirilip acil çalışmalara girişilmesini istiyoruz.

(8) Kararnamenin zaten üç çarpıcı noktası var. Bunların ilki dayanıklı tüketim malları endüstrisinin teşvik görmesiydi. Bakalım arkasından neler geliyor.

(9) Burada gümrüğün % l'e indirilmesi, gümrük vergisi oranının % 1 olması anlamına geliyor. Oysa it hal edilen bir malın tüm gümrükleme giderleri bundan ibaret değil ve üstelik bazıları ise, örne ğin istihsal vergisi gibi, gümrüklü tutar üzerinden hesaplanır. Böylece kararnameden önce normal gümrük vergisi % 35, AET için % 9,5 olan kondansatörün bu üç duruma göre birim maliyetleri şöyle olmaktadır:

' . % 35 : 1,805 birim . % 9,5 : 1,51 birim . % 1 : 1,412 birim

Hem, böylece şimdiye kadar AET kanalıyla (daha ucuz olduğundan) yurdumuza giren Avrupa menşeli ABD kondansatörleri, doğrudan pazar bulacaklar, hem de çok daha ucuz olan Sosyalist blokun kon dansatörleri ile rekabet edebileceklerdir.

üstelik ithalatçı kâr payı olarak maliyete eklenen % 25 30'luk bir artışı da gözönüne alırsak, kullanma maliyetinin nerdeyse yarı yarıya düştüğünü görüveririz.

(10) örneğimizi sürdürmek için kağıt kondansatörlerin ana hammaddesi olan (malzeme giderleri tutarı nın yaklaşık % 50'si) kondansatör kağıdının AET'den ithali halinde * 57 gümrük vergisine tabi olduğunu belirtelim ve şu maliyet karşılaştırmasını yapalım. % 1 ile ithal edilen kağıt kondan satörün maliveti 1 birimden 1,42 birime çıkarken, Yalnızca ana hammadde olan kağıdın maliyeti 1 birimden 2,17 birime çıkacaktır. Bu koşullarda yeni kurulan sanayiin rekabet olanakları yok edilmiş ve sektörün değil teşviki, aksine ümitleri tamamen kırılmış olacaktır. Montaj sanayiimizin devre elemanlarını % 1 gümrük vergisiyle ithal etmelerine rağmen fiyatları nı düşürmemiş olması da kâr marjlarının nasıl artmış olduğunu gösterir.

(11) Eğer böyle değilse işletmeyi büyük sermayeye devretmek de var işin içinde. Onlar nasıl olsa bu kararnamenin altından çıkarlar, yürütmeyi durduruverirler. Kaldı ki burada bu kararnamenin çı kl"şından bu yana bir yıla yakın bir süre geçtiği halde, yalnızca bu maddesinin uygulandığını da hatırlatıverelim.

. Enterrüptorler, yani tüm dev

re kesicileri: İster 154 kV

hatları için olsunlar, ister

se gerçekten elektronik dev

relerin anahtarlatna elemanla

rı (12).

. Röleler: Herhalde aşırıgeri

lim röleleri de bu elektronik

devrelerde kullanılıyor olsa

gerek

'.

Bu örneklemeler sürdürülebilir. Ancak göze çarpan bir nokta var; sanki elektrik sektörü de bu istisnadan yararlanıyor gi bi. Çünkü birçok ithal liste lerinde ve yönetmeliklerinde sanayicilere, hatta belli ke simlerine ithal izni öngörülür ken, bu indirimde bir sınırla ma yapılmamış, kimlerin hangi koşullarda bu durumdan fayda lanacağı bile belirtilmemiş. Yani bildiğimiz aydınlatmada, evlerimizde kullanılan anahtar lar bile artık neredeyse güm rüksüz ithal edilecekler (13). Böylece bu liste ile ithal e dilebilecek mallar elektrik sektörü için kurulmuş yan te sislerin çökmelerine de neden olacaktır Bir de listenin içe riğinin gerçekten iddiasına uy gun olup olmadığına bakalım (14). tik bakışta bakın ne gi bi eksiklikler göze çarpıyor:' . Orta ve ses frekansı tekni ğinde kullanılan özel saçlar, . Şarj edilebilir minyatür ku ru bataryalar,

. Baskı devre imalinde kullanı lan bakır kaplı pertinaks ve fibroglas levhalar,

. Çok ince bakır, kalay, alü minyum şerit ve yapraklar,

• Baskı devreler ve cihaz ir

tibatları için özel kontaklı konnektörler, . Ferrit trafo ve bobin göbek leri.

Ayrıca bu listeye göre monte edilmiş yarıiletken ve kristal ler getirmek mümkün, ama yonga lar (chip) ya da kristal geti rip, ihtiyaca göre kesmek ola naksız. Yani ne bulursak onu kullanacağız.

Ölçü aletlerine, hatta üretim ve montaj için özel cihaz ve gereçlere ise hiçbir kolaylık sağlanması düşünülmemiş. Böyle ce laboratuvarsız, üretim kon trolsuz araştırma ve geliştir mesiz bir sanayi öngörülmüş o luyor. Dolayısıyla maliyet gir dileri artan bir sanayi, yine AET1 de rekabet olanağı bulamı yacaktır.

Böylece ne yanından bakarsanız bakın bilgi ve iyi niyetten ta mamen yoksun, amacında açıkla dıklarına hiçbir şekilde vara mıyacak bir geliştirme politi kası ortaya çıkmış oluyor bile. Ancak biz bir takım iyi niyet gösterileri ve tekerlemelerle yutturulmaya çalışılan bu po litika ve tedbirlerin asıl amacının, henüz çekirdekleşme aşamasına, dağınık bir şekilde oluşturulan araştırma ünitele rinde yeterli teknik bilgili ve ilerici tavırlı teknokrat ların çabalarıyla girmekte o lan elektronik sektörünü daha doğuşunda boğazlamak, bütünüy le dışa bağımlı kılmak olduğu nu biliyoruz. Kararnamede sözü geçen diğer tedbirler ve özel likle örgütlenme ilkeleri bunu

pek de iyi doğruluyorlar.

Madde 4 yerli firmalara ödeme kolaylıkları sağlamaktan öteye gitmiyor; yurt içinde yapılan cihazların dış firmalara ihale edilemeyeceğini hiç söylemiyor (15).

Madde 5'te ise amatör radyocu luğun serbest bırakılacağını ima eden bir kayda rastlanmı yor. Teknik eğitimle ilgili hiçbir sözün edilmediği bu ted birler kısmında, haberleşme öz gürlüğünün de sağlanması arzu su hiç yer almıyor. Toplumun çeşitli kesimlerinin görüş ve kültürlerini aktaracağı elek tronik yayın organları hiç de öngörülmemiş oluyor.

2.4. Organizasyon

6. Maddeye göre bir "Elektro nik Sanayii Teknik Kurulu" o luşturulacaktır. Görevleri de bu maddede anlatılmış. Anlaşıl dığı kadarıyla bu kurul kamu sektörünün ihtiyaçlarını merke zî bir şekilde ele alacak, prog ramlayacak ve bu ihtiyaçların nasıl giderileceği konusunda hem kamu sektörüne yardımcı o lacak, hem de onları denetleye cektir. Ayrıca şartnameler ha zırlayacak, standartlar yaptı racak ve devre elemanları için fizibilite etüdleri yapacak ve ya yaptıracaktır.

Ancak hiçbir yerde bu kurulun yetki ve sorumlulukları belir tilmemiş ve sınırlanmamıştır. Kime karşı sorumlu olduğu da belli değildir. Oluşumuna ba kılırsa çalışmalarını Sanayi

(12) Unutmayalım ki bunların fiyatları oranı da nerdeyse kullanıldıkları gerilimlerin oranlarındadır.

(13) Aslında bizde uygulanan gümrük tarife pozisyonları AET'de olduğu gibi istatistik numaraları ile yeterince ayrıntılı olmadığından bir çok malı kullanım yeri ve özelliklerine göre birbirinden ayırmak olanağı da yok. Bu nedenle bir "reed " rölesi ile aşırı gerilim rölesi aynı istatistik numarası ile ithal edilebiliyor. Bu da tabiatıyLa belli tip röleleri imal eden bir kuruluşun bunların ithalini yasaklamasını ve kararın uygulanmasını pek güçleştirmekte, hatta olanaksız kılmaktadır.

(14) Bizce değil uzmanlaşmış bir eleman, rasgele bir elektrikçi bile bu listeyi, gümrük tarife cet vellerinden çıkartabilirdi. Yılların kıyımı galiba DPT de teknik eleman da bırakmamış, (15) Yoksa Dünya Bankası bu işe çok kızabilir ve kredileri kesebilirdi. Bilindiği gibi Dünya Bankası kredileri, verildikleri yatırım ihtiyaçlarının;

. Kendisine üye ülkelerde, . İsviçre ve ait olduğu ülkede ihaleye çıkarılmasını şart koşar. Bu ihalelerdeki ilk fiyat karşılaştırmaları da CİF tutarı üze rindendir. Böylece ciddi ihalelere ancak kamu sektörünün katılabildiğini gözönüne alırsak, bizim fiyatlarımız normal gümrüklü ham ve yarı mamulü içerdiğinden daima daha pahalı düşecektir ve ihale başka ülkede kalacaktır. Bir de "yurt içindeki yerli firmalar" ibaresi geçiyor metinde. Dil sürçmesi mi, yoksa yurt içindeki ecnebi firmalara yüz mü verilmek istenmiyor, belli değil.

ve Teknoloji Bakanlığı bünye sinde yürütecektir. Ama oluşa cağı temsilciler arasında bu bakanlıktan kimse yoktur. Bağ lı olduğu merci ise belli de ğildir. Ne kararnameyi hazırla yan DPT, ne de Sanayi ve Tekno loji Bakanlığı bu işten sorum ludur. Üstelik gerektiğinde ö zel sektör temsilcileri de bu kurula alınabileceklerdir, ama ne EMO ve TMMOB'den, ne de PTT' den sonra ikinci büyük haber leşme şebekesine ve demiryolu sinyalizasyonuna sahip TCDD1den; ne projesyonel elektronik cihaz ve sistemleri en çok kullanan lardan biri olan Sağlık Bakan lığından, ne de THY'dan temsil ci alınmayacaktır. Teknik per soneli yetiştiren, eğiten ve araştırma yapan, iyi kötü ye terli laboratuvarlara sahip o lan üniversite ve benzeri ku rumlardansa temsilci alınmaya hiç mi hiç gerek görülmemiştir (16).

Ayrıca alınacak temsilcilerin sayısı ve ağırlıkları da belir lenmemiştir. Hangi koşullarda özel sektör temsilcilerinin bu çalışmalara katılacağı saptan mamıştır. Anlaşılan her tem silci eşdeğer oya sahiptir. Ya ni birçok üretimi gerçekleşti rebilecek güçteki PTT temsilci si ile, henüz standart hazırla yacak güce sahip olmayan, doğ ru dürüst test laboratuvarları olmayan bir TSE veya lafta ka lan araştırmaları ile ün yapan TBTAK temsilcisi eşdeğer oya sahip olacaktır. Çünkü kararna

me bu kurulun çalışmasına dair hiçbir tüzük veya tavsiye ge tirmemiştir. Bunu yapmamıştır ama t'adde 7 ile bu meseleler ile iştigal edecek personelin mukaveleli olacağını belirle miştir (17).

Kadde 8'de ise tüm kararname nin can alıcı noktalarından bi rine daha geliyoruz. Bir anonim ortaklık kuruluyor, ortakları belirleniyor. Bu ortaklar adı sanı belli olmayan TUSAŞ'tan başlıyor, her yerdeki OYAK'la devam ediyor ve Almanya'daki misafir (!) işçilerimizle bi tiyor. Arada bu işten gerçekten yararlanması gereken TEK, TRT KKEK gibi kuruluşlar da var (18). Ayrıca tümünün katılma payının mı, yoksa kuruluşlar dışındakilerin (OYAK ve misa fir işçilerimiz) iştirakleri nin mi % 51 olacağı da pek an laşılmıyor. Ayrıca, % 49 pay kimin? Bildiğimiz emperyaliz min kuyruğu meşhur tekellerimi zin mi? Yani birinin katılması halinde % 49'la mutlak söz sa hibi olabileceği bir anonim or taklık mı kuruluyor yoksa?

Bu madde çok daha da çarpıcı bir kayıtla bitiyor. PTT AKLA1 nın ve TEK1in kurulmuş (araş tırma ve) üretim üniteleri de bu ortaklığa defter kaydı ile devredileceklerdir. Yani bu ku ruluşlar artık çalışmalarını tatil etmek zorundadırlar. Çün kü defter kaydı ile devirin ne kadar süreceği hiç de biline mez. Kaldı ki bu kez cihazları mız var, üretim ve araştırma

yerimiz teknik personelimiz yoktur. Böylece gönül rahatlı ğı içinde kamu sektöründe yıl lar boyu dişe diş sürdürülen mücadelelerle elde edilmiş ol her şey artık çalışamaz bir şe kile sokulacaktır (19).

3. SONUÇ

Bu kararname

. Devre elemanları sanayiinin kurulması ve gelişmesini en gellemek;

. Bir takım ilerici, yurtsever güçlerin kişisel çabalarıyla oluşturdukları araştırma ve üretim ünitelerini çalışamaz hale sokmak amacıyla çıkarılmıştır.

Neden meydandadır. Geri kalmış ülkelere bir zamanlar sunulmuş olan tarımsal üretim üzerine kurulmuş modelin eskidiği ve artık yutturulamadığı anlaşıl mıştır. Bu tür tedbirlerle bir> yandan köklü sanayileşme çaba i l a n önlenecek, öte yandan da "teknolojiyi ve temel üretimi biz yapalım, sizler yetersizsi niz, yapamazsınız. Verdikleri mizi monte eder, böylece sana yileşmiş olursunuz" mantığı ile hem yeni pazarlar garanti lenecek, hem de geri kalmış ül keler ekonomisi kontrol altına alınmış olacak ve bağımsızlık ve devrim mücadeleleri çok ulus lu kuruluşların emperyalist e melleri gerçekleştirici siyasal baskısı altında tutulacaktır (20).

(16) . Üniversiteler, özellikle elektronikte güçlü olan ODTÜ ve ilerici EMO ve TMMOB'den temsilci a lınması mutlaka kararnamenin hazırlanmasındaki art niyetlerin gerçekleşmesini engelleyecektir.

. Sağlık Bakanlığı'ndan temsilci alınması, tekelleşmiş olan tıbbi cihaz satışlarının ardındaki gerçeği ortaya koyabilirdi.

. TEK ve PTT'den temsilci alınacaktı ki, en iyi işleyen bu araştırma üniteleri yok edilebilsin.

(17) Hem personel politikasında ayrıcalık, hem de garip bir kayıtlama ile. Bu da "Madde 6'daki görev lerin bitimine" kadar olması. Söz konusu maddedeki görevlerse hiç de statik değiller, yani bit memeleri gerekli.

(18) Gene TCDD, THY ve Sağlık Bakanlığı yok tabii. PTT ise yalnızca koordinatör olsa gerek. Ortak ol duğuna dair hiçbir belirti yok. Demek ki bu PTT ve TCDD gibi iki ana profesyonel sistemdeki yatırımcılar sermaye koyamıyacaklar, söz sahibi de olamıyacaklar. Üsnelik PTT iyi kötü kendi ihtiyacını sağlayabilirken, öyleyse açıkça PTT'nin bu girişimi boğulacak, haberleşme cihaz ları başkalarına imal ettirilecektir.

(19) Tüm kararnamenin üç çarpıcı yeri vardı demiştik. Bunlar; . TV, radyo vb. cihazların üretiminin daha da teşvik edileceğinin ustalıkla vurgulanması (Mad de 2 a), . Pazarlarımızın elektrik elektronik dfvre elemanlarına kayıtsız şartsız açılması (Madde 3), . Mevcut elektronik [ve elektrik) sektörünün gerek rekabet gerekse örgütlenme açısından yok edilmesi ve özel sektöre peşkeş çekilmesi (Madde 3 B) dirler.

(20) Çarpıcı örnek ITT'dir.

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 229 I

ELEKTRONİK SANAYİİNİN KURULUŞU

Tartışmacı olarak ilk sözü alan Fikret Yücel tebliğlerde yer alan çeşitli görüşlere değin di, kendi görüşlerini sunarak:

"Sayın Kaya Yazgan, memleketi mizdeki elektronik sanayiinin faaliyetlerini 1940'lardan i tibaren başlattı. Ben o tarih lerdeki girişimlerin birçoğu nun bazı devlet ihalelerinin iştirakiyle başlayıp ihale bit tikten sonra biten bir nevi geçici faaliyet olarak addet tiğim için, işin asıl başlan gıç noktasını 55'lerden sonra ya almayı uygun görüyorum. Ya şı müsait olan benim gibi din leyiciler hatırlayacaklardır, o tarihlerde kahve, çikolata gibi diğer tüketim malları ya nında radyo, teyp, pikap vb. elektronik cihazlar da buluna maz olmuştu. Bundan evvelki yıllarda benzeri cihazları it hal edenler buldukları çözüm şeklini zamanın hükümetine ka bul ettirdiler. Ve tüketim ci hazları alanında radyodan baş lamak üzere bir montaj sanayii girişimi ortaya çıktı." dedi.

TARTILMALAR

Tebliğlerin sunulmasından sonra, toplantıya tartışmacı olarak ka tılan Fikret Yücel söz aldı, ar dından da salondaki izleyici lerin konuyla ilgili görüşleri, soruları ele alındı. Özellikle : izleyicilerin sektörün çeşitli '• kesimlerinden gelmeleri nede • niyle zenginleşen tartışmalar j bölümü de en az tebliğler ka | dar ilgi çekici oldu.

PROFESYONEL CÎHAZ ÜRETİMİNİN PLANLANMASI

Daha sonra radyo ve televizyon sanayindeki gelişmelere deği nen Fikret Yücel, profesyonel cihazlar konusunda şunları söyledi: "1964 yılında başka tip cihazların imalatının da memleketimizde mümkün kılınma sı için Milli Güvenlik Kurulu' nun bir toplantısında bazı Ba kanlıklar, DPT, Üniversite ve ilgili kuruluş temsilcileri görevlendirilerek Türkiye Elek tronik Sanayiinin kurulması hakkında bir rapor, bir ünite ve kuruluş teklifi yapılması istendi. Bununla ilgili olarak Sanayi Bakanlığının temsilcisi ile, MKE bir çözüm şekli açık ladı. Bazı yabancı firmalarla ilişki kuruldu ve a1dan z'ye kadar her türlü cihaz ve ele manın yapılması için "anahtar teslimi" bir tesis önerildi. Zaten başlangıçta başarı dere cesi belli olan bu tutumla so

nuç alınsınıyacagı anlaşılınca MGK kararındci adı geçen Bakan lık temsilcileri, kuruluş tem silcileri toplanıp bir protokol hazırladı. l'.GK'na götürülen bu teklif olumlu bulununca yine Sanayi Bakanlığı eliyle MKE'ye bir rapor hazırlamak görevi ve rildi. Bir süre sonra MKE'nin bu görevi başaramıyacağını be yan etmesi üzerine iş dönüp dolaşıp PTT'ye ulaştı. PTT Ge nel Müdürlüğü 1966 yılında bir anket ve envanter çalışmasıyla işe başladı. Bunların değerlen dirilmesiyle hazırlanan rapor 1967 yılı ortalarında yayınlan dı. Raporun sonucunun en önem li noktası kuşkusuz bu tarihte bile elektronik sanayii giri şimlerinin verimli ve gerekli olduğunun belirtilmesidir. Sa nırım bu rapor ülkemizde bu a landa yapılan ilk ciddi çalış madır. Şunu da söylemek iste rim ki bu raporda yapılmış o lan öneriler geçerliğini günü rüzde de korumaktadır." 1967' de kurulan PTT Araştırma Labo ratuvarının da bir rapor hazır ladığına değinen Fikret Yücel, bundan sonra Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmalarına değindi:

"Üçüncü Beş Yıllık Plan için ilk defa bir Elektronik özel İhtisas Komisyonu kuruldu. Bir kaç alt komisyonla çalışmala rını yürüten bu ihtisas komis yonu bazı nedenlerden dolayı raporunu Plan'a yetiştiremedi. Hafızam beni yanıltmıyorsa ra por planın birinci uygulama yılı sonunda bitirilmiştir. Bu rada özet olarak söylersem ÜBYKP döneminde elektronik sa nayii alanına 1,5 milyar lira lık yatırım yapılması öngörü lüyordu. Bunun 300 milyon li ralık kısmının profesyonel e lektronik cihazlar alanına ya tırılması gerektiği belirtil mişti."

GÜNÜMÜZDEKİ DURUM ve ORTAK PAZAR

Daha sonra .günümüzde yurdumuz elektronik sanayiine ilişkin görüşlerini sunan Fikret Yücel, yalnızca tüketim cihazı imali ne yönelen 3 milyar TL'lik yıl lık üretim hacimli, 5 6 bin ki şilik istihdamlı bu sektörün

dengesizliği üzerinde durdu. Yabancı gelişmiş ülkelerde da yanıklı tüketim cihazlarının payının % 20 olduğunu söyleyen Yücel, "Cumhuriyet'ten itiba ren ülkemiz devamlı dış ödeme ler dengesi açığı vermiş bir ülkedir. Bunun iki istisnası vardır. Birincisi, II. Dünya Savaşı sonrası, ikincisi işçi dövizlerinin memlekete yönel tilmesinin başarılmasıdır. Bun ların her ikisi de maalesef so rumsuzca davranışlar sonunda heba edilmiştir. Bu arada elek tronik sanayiinde tüketim ala bildiğine teşvik edilmiş, plan hiç bir hükümet döneminde uygu lanmamıştır." dedi. "Bu arada sayın Kaya Yazgan'a bir husus ta katılmayacağım. Benim kanaa tıma göre dayanıklı tüketim ci hazları imalatıyla meşgul özel teşekkülün durumu yarın Ortak Pazar'a tahammül edecek, onun karşısında tutunabilecek güçte değildir" diyerek Ortak Pazar konusundaki görüşlerini belir ten Yücel daha sonra elektronik sanayiinin önemine değindi. Ça ğımızı bir "elektronik devrimi çağı" olarak niteleyip Batı Av rupa ülkeleri ile ABD arasında 1948'de transistorun bulunması sırasında çok az teknolojik fark varken günümüzde bu farkın çok büyümesinin Batı Avrupa ül kelerini bile tedirgin ettiğini söyleyip "biz ise layık olduğu muz yeri hiç alamıyoruz" dedi.

TEKNOLOJİNİN GETİRDİĞİ YENİLİKLER

Elektronikte uzmanlaşmış, ye tişmiş teknik elemanlara sahip olduğumuzu belirten Yücel, "ha berleşme" cihazları üretiminin ilk adımda ele alınması gerek tiğini vurguladı. Yalnızca tek nolojinin gelişimiyle ötedenbe ri savunduğu fikirlerinde bazı değişiklikler olduğunu belirt ti. "Teknoloji gelişiyor. Buna uygun bizim fikirlerimi* deği şiyor. Klasik sınıflandırmada devre elemanları sanayii ve ci haz sanayii ayrı gruplar halin de değerlendirilirken mikroe lektronikteki gelişmelerle dev re elemanları ve cihaz kaynaş maktadır. Ve bu ikisini birbi rinden ayırmak gün geçtikçe mümkün olamaz hale gelmiştir,"

diyerek bur.un dünya üretiminde ki ve mühendislikteki sonuçla rına değindi.

"Bir öneri olarak PTT Araştır ma Laboratuvarı, TCDD Elektro nik Araştırma Merkezi gibi ku ruluşların gelişmesine olanak tanınması, çeşitli tedbirlerle teşvik edilip gelişmelerinin sağlanması gereklidir" diyen Yücel, PTT ARLA'ya gereken des teğin sağlanması durumunda bir çok ülkeye ihracat yapabilecek lerini belirtti.

Yücel, son olarak Burhanettin Kaçmaz'in ayrıntılarıyla ele aldığı 1974 tarihli Kararname' deki teknik kurulun politik bir kurul değil, gerçekten tek nik bir kurul olmasını dileye rek sözlerini bitirdi.

Daha sonra söz alan Kaya Yaz gan mikroelektronikteki geliş meler konusundaki görüşlerini belirtti. "Cihaz ve elemanın kaynaştığı bir gerçek. Yalnız cihazla, eleman bir düzeyde kay naşırken çok daha büyük ölçek li başka cihazların yapımı sağ lanıyor, örneğin 20 W'lık ses yükselteçleri tümleşik (enteg re) devre halinde piyasada var. Klasik tranzistorun önakımlan ması (bias), ses yükselteci ta sarımlanması geniş ölçüde ge reksiz sayılabilir. Ama buna karşılık çok daha karmaşık, gü nümüzden elli yıl önce akla bi le gelmeyen otomatik sistemle ri bu gelişmiş tümleşik devre lerle gerçekleştirebiliyoruz. Yani sistem mühendisliği, ci haz tasarımı devam edecektir sanıyorum" dedi.

VİNE ORTAK PAZAR ve TV İHRACATI KONUSU

Ortak Pazar konusunda Burhanet tin Kaçmaz söz alarak "Sayın Yazgen'la aynı kanıdayım. Eğer Avrupa Ekonomik Topluluğuna girersek, Türkiye aç kalmaya caktır. Sayın Yücel'in dediği gibi şu anda ulusal kuruluşlar ını ş gibi görülen birtakım özel sektör kuruluşları emperyaliz min tekeline devredilecektir. Yani aç kalınmayacağı muhakkak ama sanayinin tamamen dışa ba ğımlı olacağı da bir gerçek" dedi.

Daha sonra salondaki izleyici lerden özel sektör montaj fab rikalarında çalışan bir elek trik mühendisi arkadaş, TV ci hazı ihracatının yalnızca mon taj müsaadesi ve diğer bazı o lanaklardan yararlanma amacı nı güden bir cins yapay ihra cat olduğunu belirtirken, Yaz gan da "1973 yılında 2469 TL' lık ve 1974'ün ilk altı ayında 850 bin TL'lık ihracat yapıldı" dedi ve "bu sayıların 3 milyar TL'lık üretim düzeyinde olan bir sektör için çok küçük oldu ğunu" belirtti.

Dr. Toğan Zeren, Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı için hazırlanan komisyon raporu nun hâlâ basılmadığını, yalnızca ilgililere teksir edilip dağıtıldığını belirt ti. "Devre elemanları imal edilmeden elektronik sanayii, montaj sanayii niteliğinden ayrılmaz diye düşünmenin çok yanlış olduğunu" vurgulayan Zeren "Sayın Fikret Yücel gi bi ben de kararların bilgili ve ilgili kimseler tarafından alınması gerektiğine inanıyo rum" dedi. Zeren son olarak devletçe kurulan elektronik sanayii şirketinin ticaretle ilgilenmesinin çok yanlış ola cağını söyliyerek TESTAŞ konu sundaki kuşkusunu belirtti...

Söz alan Gültekin Yıldız, üni versite sanayi ilişkilerine de ğinip ithalatçı firmaların ge nellikle kalitesiz devre ele manları getirmesi ve cihaz sat mayı tercih etmesi üzerinde durdu.

RENKLİ TV

Son olarak Dr. Toğan Zeren'in getirdiği konu üzerine renkli televizyon sorunu ele alındı. Bu girişimle aşırı ve lüks tü ketimin yine körüklenmesinden başka bir sonuç elde edilemiye ceği, sanayinin temel sorunla rına hiçbir çözüm getirilemi yeceği belirtildi. Elektrik Mü hendisliği Dergisinde "Türkiye* de renkli televizyon" konusuna ilişkin çıkmış yazılar, görüş ler hakkında bilgi veren Yaz gan'dan sonra, Selçuk Esen'in kısa bir kapatış konuşmasıyla panel son buldu.