Elektrik Mühendisliği · Sayı 240 · Aralık 1976
BİLİŞİM TEKNİKBİLİMİNİN TOPLUMSAL İŞLEVİ VE TÜRKİYE BİLİŞİM KURUMU
Bilgisayar, yazılım ve internet Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1976
- Sayfa
- 6
- Okuma süresi
- 21 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Bilgisayar, yazılım ve internet
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- Türkiye Bilişim Kurumu
- bilişim teknikbilimi
- toplumsal kurumlar
- planlama
- bilgi işlem
- Aydın Köksal
Özet
Yazıda bilişim teknikbiliminin ekonomi, eğitim, hukuk ve iletişim gibi toplumsal kurumlarla etkileşimi incelenerek, bu teknikbilimin halk yararına ya da egemen sınıflar yararına kullanılabilecek bir toplumsal değişim aracı olduğu vurgulanır; kurulması öngörülen Türkiye Bilişim Kurumu'nun işlevi tartışılır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
bilişim teknikbiliminin toplumsal işlevi ve
türkiye bilişim kurumu
Ayd.n KökM,ı
ÖZET
Yazıda, bilişimin ekonomi, eğitim, bilim, çalışma, iletişim, dil, hukuk gibi, örnek olarak seçilmiş birkaç toplumsal kurumla etkileşimleri incelenmiş, bir toplumsal değişim etmeni olarak değerlendiril mesi gereken bilişim teknikbiliminin işlevi, sonuç olarak siyasal boyutta özetlenmiştir. Bilişim tek nikbilimi, bir denetim ve güdüm aracı olarak, halk yararına kullanılabileceği gibi, egemen sınıflar yararına da kullanılabilir. Kurulması 1974 uygulama programında yer alan "Türkiye Bilişim Kurumu'nun halk yararına dönük işlevi ancak elverişli siyasal ortam içinde gerçekleşebilir.
SUMMARY
The article investigates the interaction of informatics with several social institutions such as eco nomics, education, science, labor, Communications, language and law, selected as examples. The function of information processing technology which must be treated as a factor in changing the societu is evaluated from a political viewpoint. information processing technology, as a controlling and driving factor, can be used for the bene fit of the people as well as for that of the ruling classes. The Tur kish informatics Institution whose foundation is envisaged in the 1974 plan can function in the in te res t of people only in a suitable political environment.
Toplum yapısı, toplumsal kurumlar denilen değiş kenler arasındaki ilişkilerden oluşur. Toplum, bu değişkenlerin herbirinde ortaya çıkan gelişmele rin, öteki değişkenlerle etkileşimiyle gelişir. Bilişim teknikbiliminin ekonomi, eğitim, kamu yö netimi, bilim, hukuk, çalışma, yerleşme, ulaştır ma, iletişim, devlet düzeni, dil ve giderek yaşa ma biçimi i l e etkileşimleri vardır. Toplumun, ge lişmeyi sağlamak üzere kendi eylemlerini güdüm al tında tutabilmesi bilgi akışının sağlanmasıyla olanaklıdır. Genel düzeyde bilişim teknikbiliminin sürükleyici ve kurumlar arasındaki etkileşimleri bütünleştirici niteliği, bu teknikbilimi yalnız bir ekonomik kalkınma aracı değil, giderek etken bir toplumsal değişim etmeni durumuna getirmekte dir. Bilişim teknikbiliminin toplumsal i ş l e v i bu dur.
Ancak bilişim teknikbilimi, bir denetim ve güdüm aracı olarak, toplum adına amaç saptayan güçlerin niteliğine göre, halk yararına kullanılabileceği gibi, egemen sınıflar yararına da kullanılabilir. Bunun için Türkiye'de bilişim teknikbiliminin ge lişmesine ilişkin sorunları, bu teknikbilimin hal ka karşı bir baskı ve dışa bağımlılık aracı olarak kullanılmayacak biçimde irdelemek gerekir. Bu so runlar arasında bilgisayar merkezlerinin yönetim ve insangücü sorunları, eğitim sorunları, donanım edinme, bakım ve üretim sorunları, uygulama önce
Aydın Koksal, Dr., Hacettepe Üniv. Bilgi İşlem Merkezi
T.B.D. Birinci Ulusal Bilişim Kongresi'ne sunulan bildiri.
1 ikieri ve eşgüdüm sorunları yer alır. Bütün bu sorunlara çözüm getirmesi beklenen Türkiye Bilişim Kurumu'nun işlevi, toplumsal gelişmede bir dene tim, planlama ve güdüm aracı olan bilişim tşknik b il imin i, ne çokuluslu bilgisayar şirketlerinin pazar genişletme amaçlarına, ne de buyurgan ege men güçlerin, toplumu baskı altında tutmak i s t e yen düzen koruyuculuklarına hizmet olmamalıdır. Türkiye Bilişim Kurumu'nun i ş l e v i , toplumun özle diği daha aydınlık ve özgür bir yarını yaratacak planlı kalkınmayı gerçekleştirmek için gerekli bi lişim hizmetlerini donanım, yazılım ve insangücü boyutlarında geliştirmek, üretmek ve dışa bağımlı olmayan bir biçimde hizmete hazır tutmak olmalıdır.
1. GİRİŞ
Toplum yapısının, bir dizi toplumsal kurum arasın daki ilişkilerden oluştuğu söylenebilir. Toplumsal değişkenler de diyebileceğimiz bu kurumlar dil, devlet, sanat, aile, eğitim, gelenekler, iletişim, sağlık ve beslenme, çevre, yerleşme, teknikbilim, bilim, vb. kurumlardır. Bu kurumların özellikleri ile, bunlar arasındaki ilişkiler bütününün oluş turduğu örüntüye "toplumun ekini" diyoruz. Toplum, bu değişkenlerin herbirinde ortaya çıkan gelişme lerin, öteki değişkenler üzerinde yarattığı etki ler ve çelişkilerle, bir etkileşim süreci içinde değişir, gelişir. Bu, bir ekinsel değişim süreci dir. Tek bir değişkene gereğinden çok önem vererek toplumsal yapıyı istenilen yönde geliştirmeyi um mak, toplum adı verilen dizgeyi yalnız bir altdiz gesiyle açıklamak olur.
Bununla b i r l i k t e , birtakım değişkenlerin merkezcil durumları da t a r t ı ş ı l m ı ş t ı r . Örneğin birtakım dü şünürler toplum biçimini ekonomi değişkeniyle açık lamışlardır. Birtakım başka düşünürler de, i l e t i şim aracı olarak d i l i merkezcil değişken olarak yorumlamışlar, toplumu belirleyen ekin örüntüsü nün, bütün i l i ş k i l e r i y l e , dile yansıdığına değin mişlerdir. Çağımızda teknikbilim öylesine h ı z l ı biçimde gelişmektedir ki, bu değişken de, toplum biçimini belirlemede etkenliği artan, sürükleyici kurum n i t e l i ğ i göstermektedir.
Genel olarak teknikbilim ile öteki toplumsal de ğişkenler arasındaki ilişkileri tek tek ele ala rak incelemek, teknikbilimin ekinsel değişim et meni olarak taşıdığı özellikleri kavramada yarar sağlar. Teknikbilim eğitim etkileşimi, teknikbi lim ekonomi i l i ş k i s i , teknikbilim beslenme i l i ş k i s i , teknikbilim çevre ve yerleşme i l i ş k i s i , tek nikbilim iletişim ve ulaştırma i l i ş k i s i , vb. et kileşim kesitleri, giderek sanat, hukuk, devlet gibi üstyapısal kurumlar bakımından bile, geliş tirmek istediğimiz toplum yapısını tanımamıza yar dımcı olabilecek ipuçları verir. Konumuz, genel olarak teknikbilim olmadığı için, burada yalnızca bilişim tekn ikb il imi i l e öteki kurumlar arasındaki i l i ş k i l e r i incelemekle yetineceğiz. Amacımız, kal kınma süreci içindeki azgelişmiş bir ülkede, türlü çelişkilerin söz konusu olabileceği etkileşim ke sitlerinden yola çıkarak, bilişim tekn ikb il imin in toplumsal işlevini araştırmaktır. Böyle bir araş tırmanın somut yararı şudur: Bilişim teknikbilimi ni toplumu geliştirmede bir etmen olarak kullanmak olanaklıysa, bunu gerçekten toplum yararına sonuç lar doğuracak biçimde güdüm altına almak gerekir. Çünkü her değişim etmeni, benimsenen yaklaşıma, alınan önlemlere göre, olumlu yönde gelişmelere yol açabileceği gibi, sakıncalı sonuçlar da doğu rabilir.
Genel olarak teknikbilim değişkenini incelemek ye rine, özellikle bilişim tekn ikb il imi üzerinde dur mak rasgele bir seçim değildir, tşlediği konunun "bilgi" oluşu, bütün denetim ve güdüm dizgeleri nin başlıca aracı olan "iletişim" i l e i ç i ç e l i ğ i , bilişim teknikbilimine, uygulamada olduğu gibi, kuramsal yaklaşımda da ayrı bir önem vermeyi ge rektirir. Örgüt ve yönetim kuramları içinde çağ daş yaklaşımlardan biri olan "genel dizgeler ku ramı"da bu yargıyı doğrulamaktadır (Bkz. Forres ter). Kuramsal olarak, toplumun, amacına ulaşmak üzere, kendisini oluşturan altdizgelerin bütün ey lemlerini denetim altında tutması, bunlar arasın da eşgüdüm sağlaması gerekir. Toplum düzeyinde
1 Bilişim sözcüğü, "bilgi" sözcüğünün kökü olan "bil (mek)" eylem adından dönüşlü ve katılmalı çatı olan "biliş (mek)" eylemi türetilerek/ "bilgisayar", "donanım", "yazılım", vb. daha birçok bilişim terimi ile birlikte, 1969 yılın da yaratılmıştır. Bilişim kavramı yeterli açık lıkla oluşmadığından, "bilgi işlem" sözcükleri nin sıkıştırılması ile elde edilmiş yapay bir uydurma sanıp tartışanlar olmuşsa da, kavram meslek kamu oyunda yavaş yavaş açıklık kazan dıkça, "Bilişim" sözcüğü de yaşarlık kazanmış tır. Kavramın Hint Avrupa dillerindeki karşılı ğı "in forma ti es", Almanca'da "informatik", İtal yanca ve İspanyolca'da "informatica" biçiminde kullanılmaktadır. Yeni sözcükle birlikte, kav
böyle bir eşgüdüme "planlama" diyoruz. Planlama nın değişik sorumluluk düzeylerindeki planlama birimlerinin eşgüdümlü çalışmalarını kapsayan b i r süreç olması gerektiği dile getirilmiş, bu süreç içerisinde bilginin yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya (geribildirim), her yönde akışını sağla yan bilişim dizgesinin önemi de vurgulanmıştır (Ackoff).
2. BİLİŞİM TEKNİKBÎLÎMİNİN TOPLUMSAL KURUMLARLA ETKİLEŞİMLERİ
Bilişim tekn ikb il imin in toplumsal kurumlarla e t k i leşimini, gerekli kapsam genişliğinde inceleyebil mek için, ilkin " b i l i ş i m " ' sözcüğünü doğru yorum lamak gerekir. "Bilişim" ne yalnızca b i l g i işlem, ne de bilgisayar kullanımıdır. Bilgi işlem, yöney lem araştırması, benzeşim kuramı, b i l g i y a p ı l a r ı kuramı, genel dizgeler kuramı, i l e t i ş i m kuramı, ağlar (çevrimler) kuramı, örgütler kuramı, yöne tim kuramı, yönetim bilimi, bilgisayar b i l i m i , vb. konular "bilişim" d a l ı i l e çok karmaşık i l i ş k i l e ri olan komşu d a l l a r d ı r . Örneğin bilgisayar b i l i mi, bilgisayarın makine olarak kuramsal, uygula malı ve teknik yönlerini inceler, kullanım olanak l a r ı n ı g e l i ş t i r i r . Hangi amaçlar için kullanılma sı gerektiğine değinmez, e t k i l e r i n i ve k o ş u l l a r ı nı incelemez. Bilişim, b i l g i olgusunu, b i l g i sak lama ve erişim dizgelerini ve bilginin işlenmesi, aktarılması ve kullanılması yöntemlerini, toplum ve insanlık yararı gözeterek inceleyen uygulamalı bilim d a l ı d ı r . I B I 2 nin benimsediği tanıma göre, "bilişim, bilginin ekonomik, toplumsal ve siyasal sorunlara düzenli ve ussal biçimde uygulanması dır". "Bilişim, bilgi siyasası bilimidir" 3
Bilişim t eknikbil im in in ekonomi, eğitim, kamu yö netimi, bilim, hukuk, çalışma, yerleşme, u l a ş t ı r ma, i l e t i ş i m , devlet düzeni, d i l ve giderek toplu mun yaşama biçimi i l e e t k i l e ş i m l e r i vardır. Aşa ğıda b i r kaçını açıklamaya çalışacağımız bu e t k i leşimlerin boyutları, bilişim teknikbiliminin bir toplumsal değişme etmeni olarak kullanılabileceği ni göstermektedir.
2.1. Bilişim Ekonomi Etkileşimi
Bir toplumun ekonomik yapısını oluşturan tarım, yapım ve hizmetler kesimleri i l e i l g i l i bütün ça lışmalarda ve kamu yönetiminde v e r i m l i l i ğ i a r t ı r mak üzere kullanılan araçlardan b i r i b i l i ş i m tek nikbilimidir. Değişen iklim ve hava koşullarının izlenmesi ve geleceğe dönük k e s t i r i m l e r , toprak ram da gelişmiş, konuyu salt "bilgisayar" bağ lamında düşünme eğilimi aşılmıştır. "Informati que" sözcüğü Fransız Akademisi'nce 1966'da şöy le tanımlanmıştı: "bilişim (minformatique), in sanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alan lardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin daya , nağı olan bilginin, özellikle elektronik makine ler aracılığıyla, düzenli ve ussal biçimde iş lenmesi bilimidir"
2 IBI = Intergovernmental Bureau for Informatics, . Devletlerarası Bilişim örgütü.
3 Introduction a l'Informatique. IBI, Sârie Mar ron, DGI 01, Ağustos 1975.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 240 \
kullanımı, toprağın verimi ve özellikleri, üreti min izlenmesi, taşınması, saklanması, kullanılma sı vb. konular, ülke düzeyinde ayrıntılı bilgile rin biriktirilmesini ve işlenmesini gerektiren ta rım sorunlarıdır. Girdi ve çıktıların izlenmesi, stokların denetimi, üretim planlaması ve denetimi, maliyet muhasebesi, işgücü planlaması, vb. konu lar ise yapım kesimindeki verimliliği etkileyen, bilişim teknikbilimiyle ilişkili konulardır. Hiz metler kesimi bilişim teknikbilimine özellikle ge reksinme duyulan kesim niteliği taşımaktadır. Ka musal hizmetlerin hemen tümü çok büyük oylumlu bilgi kütüklerini yaşatma ve bunlarla kamu arasın daki bilgi akışını düzenlemeyle olanak kazanmak ta, bu yapılamadığında ekonomiye büyük yükler ge tiren hizmetler, çok düşük bir verimle, bölük pör çük sağlanabilmektedir.
Bilişim teknikbiliminin sağladığı bilgi biriktir me, veri çözümleme, model kurma, proje izleme ola nakları, bilişimi, planlamanın vazgeçilmez aracı yapmaktadır. Daha etkin bir planlamanın, kalkınma amacına dönük olarak ekonomiyi güdüm altına alma sı, ayrıntılı verilerin zamanında değerlendiril mesiyle olanak kazanır.
Bilişim teknikbiliminin gelişmesi ile birlikte, "bilgi" de bir fiziksel değer niteliği kazanmış tır. Bilgi, ekonomik bakımdan, örneğin enerji kay nağı gibi yeni bir doğal kaynak olarak değerlen dirilebilir.
Bütün bunlara karşın, bilişim teknikbilimi ekono mik bakımdan pahalı uygulamalar getirmektedir. Ge nellikle gerekli elektronik donanımın yanı sıra, dizge tasarımı ve yazılımla ilgili araştırma, ge liştirme hizmetleri için kalabalık teknik kadro lar gerekir. Uygulamadan beklenen ekonomik katkı büyüdükçe, bunu sağlamak için gerekli çalışmala rın kapsamı ve süresi de genişlemektedir. Üstelik, girişimlerin kimi zaman başarısızlıkla sonuçlan ması olasılığı söz konusudur. Bu nedenle, amaç ların seçiminde ve bilişim teknikbiliminden yarar lanma isteminde yeterince bilinçli davranılmazsa, bilişim uygulamaları ulusal kaynakların boş yere akıtıldığı anlamsız girişimlere de dönüşebilir ve bilişimin ekonomik anlamı yitirilebilir.
özellikle, işsizliğin yoğun, emeğin ucuz olduğu azgelişmiş ülkelerde, ekonominin genel amaçları ile eşgüdüm sağlanmadan gelişen özdevim uygulama ları ekonomiyi etkileyecek boyutlara ulaşabilir.
Son olarak, bilişim teknikbiliminin ekonomiyle etkileşimi, bu teknikbilim kesiminin dünya ekono misindeki yeri göz önünde tutulduğunda açıkça an laşılır. Bilişim teknikbilimi, bilgisayar ve ile tişim donanımlarının yapımı, yazılım üretimi, diz ge danışmanlık hizmetlerinin toplamı da içeride, bugün petrol ve taşıma kesimlerinden sonra yeryü zünün üçüncü önemli ekonomi kesimi durumundadır. Yüzyılımızın sonunu beklemeden, bilişim kesiminin yeryüzünün en önemli ekonomik kesimi durumuna geleceğini düşünenler çoğunluktadır. Üstelik, bu dev ekonominin üçte ikisi bir tek çokuluslu şir ketin denetimindedir. Bir ileri ülke, tek başına, dünya bilişim ekonomisinin % 90'mı denetlemekte, öteki % 10 içinde bile, lisanslar yada teknoloji ilişkileriyle ayrıca payı bulunmaktadır. Bilişim teknikbiliminde gözlenen tekelleşme, ekonomik ba kımdan kalkınmış ülkeler için bile, yıldırıcı bo yutlardadır.
2.2. Bilişim Eğitim Etkileşimi
Her yeni teknikbilim gibi bilişim teknikbiliminin ortaya çıkışı da, önemli bir eğitim sorunu doğur du, tik elde donanım alanında sağlanan çok hızlı teknikbilimsel gelişmeye ayak uyduramayan insan etmeni, uygulama alanlarının olağan üstü hızla çoğalması karşısında yetersiz kaldı. Birçok başa rısız girişimden sonra bilişim konusunun çokboyut lu, karmaşık niteliği kavranmaya başlandı. Bu kavrayışla birlikte, disiplinlerarası özellik ta şıyan yeni bir bilim dalı yüksek öğretim program larında önemli değişiklikler yarattı. Salt bili şim uzmanı yetiştirmenin yanı sıra, hemen bütün dallarda yapılan eğitimde bilgi işlem desteği ve rilmesi, bugün çağdaş eğitimin bir koşulu sayıla bilir. Bilişim dizgelerini geliştirmekle yükümlü uzmanların ötesinde, bu dizgelerin kullanıcıları nı da yetiştirmek zorunluğu ortadadır. Bilişim dizgelerinin kamusal hizmetlere dönüşmesi aşama sında ise, genel bilişim eğitimi, halk düzeyinde yaygın bir yurttaşlık eğitimi konusu durumuna gel miştir.
Önceleri bilgisayar ve programlama ile ilgili bil gilerin verildiği dersler, bugün bilgisayar bilim leri boyutunu da aşarak, "bilişim" eğitimine dö nüşmektedir. Buradaki yenilik, sorunlara yepyeni bir yaklaşımdır. Öğrenci,disiplinler arasındaki kapıları aralamak, sorunlara daha geniş bakış açı sıyla yaklaşmak olanağı kazanmaktadır. Büyük bil gi kütüklerine erişme, bunları olağanüstü hızla işleme, yeni bilgiler üretebilmek olanakları ki şinin araştırmaya dönük bireysel girişkenliğini geliştirmekte, araştırma ve sorun çözme yeteneği ni kamçılamaktadır.
Öğrencinin kendi öğrenme hızına uygun biçimde, kişisel yeteneğine uyarlanabilen bir öğretim des teği bulabildiği "bilgisayar destekli öğretim" olanaklarının ileride öğretmen açığı sorununa çö züm getirebilecek yaygınlıkta kullanılıp kulla nılamayacağını ise zaman gösterecektir.
2.3. Bilişim Bilim Etkileşimi
Günümüzde yaşayan bilim adamlarının sayısının, gelmiş geçmiş toplam bilim adamı sayısının üze rinde olduğu ve bilimsel yayın sayısının çığ gi bi büyüdüğü söylenmektedir. Bilimsel çalışma yapmak üzere gerekli kaynaklara seçimli erişim olanağı sağlayan "bilgi erişim dizgeleri", bu karmaşık bilgi yığını içerisinde bilim adamına aradığı bilgiye ilişkin ipuçları sağlayabilmekte dir.
Bilim adamları, bilgi işlemin sağladığı sayılama olanakları ile geniş kapsamlı gözlemler yapabil mekte, çözümü çok uzun zaman alabilecek hesapla maları kısa sürede gerçekleştirebilmekte, olaylar arasındaki sayısız ilişkileri araştırabilmekte dirler. Ayrıca, benzeşim modelleriyle, türlü olay ve davranışlar üzerinde, çok uzun süreli gözlemlerin yerini tutabilecek bilgiler edinmek te, gerçeği sınayarak öğrenmeye çalışabilmekte dirler.
İster bilgi erişim, ister hesaplama, sayılama ya da model kurma biçiminde olsun, bilim adamının bilgisayar ortamında biriken "bilgi"den, bilgisa yar yazılımından yada bilişim dizgelerinin ols
naklarından yoksun kalması, pek çok durumda ken disini çalışamaz duruma düşürebilmektedir. Bu du rum, bilim adamını büyük ölçüde bilgisayar, bilgi işlem ve bilişim dizgelerinin olanaklarını öğren meye, bunları araştırmaları için kullanmaya it mektedir. Dolayısıyla ortaya yepyeni bir bilim adamı türü, yepyeni bilimsel yaklaşımlar, yepye ni değer yargıları çıkmıştır. Araştırmaların konuların derinliğine giriş olanakları, büyük öl çüde artmış, disiplinlerarası araştırma konuları belirmiştir.
Bilişim dalının yeni bir bilim dalı olarak ortaya çıkışı insanoğluna yeni bir düşünsel boyut kazan dırmış, düşünüş biçimini, sorunlara yaklaşımını etkilemiştir.
2.4. Bilişim Çalışma Etkileşimi
Yeni gelişen teknikbilim dalı bir yandan insangü cüyle yapılan birçok işin bilgisayarlara aktarıl masına yol açarken, öte yandan programcı, dizge çözümleyici, bilgisayar bakım teknisyeni, bilgi sayar işletmeni, veri hazırlayıcı vb. gibi yeni işgücü gereksinimlerini de birlikte getirmiştir. Doğaldır ki, yanlış seçilmiş uygulamalar, başıboş girişimlerle gelişen bir ortamda, bilgisayar kul lanımının ve özdevimin yaygınlaşması, insangücü kullanımı siyasası bakımından istenmeyen sonuçlar da doğurabilir, işsizlik sorununu körükleyebilir. Ancak bu konuda planlama yapılır, amaçlar iyi saptanırsa, yaratıcılık istemeyen birçok iş yeri ne, yaratıcılık gerektiren daha zengin iş alanla rı açılabilir, sırada bekleyen yeni sorunların çözümü olanak kazanabilir. Öte yandan, birçok işin, giderek programlanabilir kararların özde vimli olarak bilgisayara bırakılması durumunda, sözde onu kullanacak insangücünün "emeğini kişi liksizleştirdiği" de görülmüştür. Örneğin yönetim bilişim dizgelerini (YBD) tasarlayan bilişim mü hendislerinin bu tür etkiler karşısında uyanık olmaları gerektiği anlaşılmış, YBD uzmanlarının dikkatleri yönetim bilimi, örgütler kuramı, vb. konulara çevrilmiştir.
Yeni teknikbilimin çalışma ya.şamıyla etkileşimi çokyönlüdür.
2.5. Bilişim İletişim Etkileşimi
İletişimin konusu "bilgi" aktarma olduğuna göre bilişim ile iletişimin birbirinden ayrılmaz nite likte iki öge oldukları açıktır. "İletişim", bi lişim dizgeleri içinde, çoğunlukla bir altdizge durumunda yer alır. Ülkeler çapında kurulan bili şim ağlarını oluşturan iletişim çevrimlerinde bu gün sayısal bilgi dolaşmaktadır. İletişim ağları nın, sayısal bilgi iletimine elverişli niteliğe kavuşturulması, gelişmekte olan ülkeler için önemli bir altyapı yatırımı gerektirecektir.
Öte yandan, dev bilgisayar belleklerinde biriken bilginin, bunu gerekseyen kişiye seçimli olarak çok kısa sürede iletilebilmesi, iletişim yada ha berleşmenin boyutlarını olağanüstü ölçüde artıra bilir, kişi öngörülmedik biçimde bilinçlenir, güçlenir. Bilginin kamuya mal olması demokrat laşmadır. Kişi karar alma ve yönetim sürecine de sık sık ve etkin biçimde katılabilir.
Ancak bilginin kamusal dizgelerle herkese açılma sı yerine, tek yanlı gizli bilgi toplamayı amaç
layan bir düzenlemede ise vatandaşlar kolaylıkla "fişlenir", halkın "soluk alışı izlenir", insan lar köleleştirilmeye çalışılır.
İletişimin toplum ekininde yeri ne denli karmaşık ve önemliyse, bilişim iletişim etkileşimi de o denli çok yanlıdır.
2.6. Bilişim Dil Etkileşimi
Yeni bir teknikbilimin ülkemizde uygulanmaya baş laması, birtakım terimlerin yabancı sözcükler bi çiminde yada önerilen Türkçe karşılıklarıyla di limize girmesine yol açar. Giderek bu terimlerden kimisi genel dilin sözcükleri durumuna bile gele bilir. Dil gelişir, değişir. Örneğin "bilgisayar" vb. bilişim terimleri bugün genel dilin parçası olmuş, Türkçe'nin bilim ve teknik terimler üret medeki yeteneğinin bir kanıtı olarak "Türkçe bi lim dili" yaklaşımını güçlendirmiştir. Öteki yön de gelişme sürseydi, bilişim teknikbilimin geliş mesi, İngilizce terimler saldırısı karşısında bu lunan "Türkçe bilim dilimiz"in yeni bir yara al masına yardımcı olabilecekti.
Bilişim teknikbilimi ile dil arasındaki etkileşi min başka bir yanı da, üzerinde çalışılan başlıca gereç "bilgi" olduğu için, birtakım sözcüklerin standart kodlar biçiminde de kullanılması gereği dir. Böylece, türlü alanlarda toplanan bilginin kullanıcıları, seçilmiş türlü anahtar sözcükleri yada kodları ister istemez kullanma durumunda ka lacaklardır.
Bilişim teknikbilimine ilişkin dil Türkçe değilse yada yabancı terimlerle yüklü özel bir seçkin sı nıf Türkçesi ise, yeni teknikbilimin halk çocuk 1 arınca öğrenilmesi, güçleşir. Bilişim' teknikbi limin in Türk ekininin bir parçası biçiminde yayıl ması güçleşir. Yabancı tekellerin temsilciliğin den komisyon alan yerli seçkinler eliyle, onların isteklerine uygun düzenlemeler kolaylaşır. Bu yüz den yabancı tekellerin, Türkçe bilişim terimleri ni ilk elde kuşku ile karşılamış olmaları doğal dır.
2.7. Bilişim Hukuk Etkileşimi
Bilişim teknikbiliminin hukukla etkileşimi de çok yönlüdür, önce hukuk alanı bilişim hizmetlerinden yararlanabilir. Yetkili bir hukuk adamımızın de yimiyle "bozuk, pahalı ve yavaş hukuk düzenimiz", bilişim dizgeleriyle desteklenerek iyileştirile bilir. k Bunun için hukuksal işlemlerimizin, ya salarımızın yapısallaşması ve cebirselleşmesi ge rekir. Bunun sağlanabilmesi için de, doğallıkla, hukuk dilimizin Türkçeleşmesi ve kavramsal iliş kileri yapısında yansıtabilecek bir duruluğa ve tutarlılığa kavuşması gerekir. Gerek yargı orga nının çalışması (hukuk dağıtımının hızlandırılma sı ve verimlileştirilmesi) , gerek yasama organı nın çalışması (yasalar sistematiğinin kurulması), gerekse hukukla ilgili kamusal bilgi erişim hiz metlerinin sağlanması için gerekli bilişim çalış malarının tümü, hukuk düzenimizin yapısını, işle yişini ve dilini etkileyecek niteliktedir.
* Koksal, Aydın., "Hukukta Bilgisayar Kullanımı: Kazanılacaklar, Yitirilecekler, Etkileşimler1', Türkiye Silişim Demeği Dergisi, Sayı 7, Ekim 1973, s.46 59.
Hukuk dışında başka alanlardaki bilişim uygulama larının da giderek, değişik alanlarla ilgili yasa ları ve "mevzuatı" etkileyeceği düşünülebilir. Ayrıca, bilgisayar donanımı ve yazılımı ile ilgi li hizmet, kullanım ve dış alımlarla ilgili iş lemleri düzenleyecek yasa ve yönetmeliklerin de çıkarılması gerekmektedir. Özellikle yazılım ürün lerine ilişkin iyelik haklarının güvence altına alınması önem taşımakta, bilgisayarlı uygulama lardan doğabilecek zararlarda suçluluğun yazılım ürününü programlayana mı, işletimciye mi yüklen mesi gerektiği türünden sorunlar çözüm beklemek tedir.
Bilişim ile hukuk arasındaki en önemli etkileşim ise "bilgi koruma" ve "kişisel gizlilik" sorunla rında yoğunlaşmaktadır. "Bilgi koruma bireylerin, kendilerine ilişkin kişisel bilgilerin bilgisa yarlarca biriktirilmesi, işlenmesi ve yayılması durumunda, bu bilgileri yasadışı girişimlere kar şı korumaya, istenerek yada raslantı sonucu orta ya çıkabilecek yetkidışı her türlü bozulma, bil gi yitimi yada silinmesi yada bilginin erişilerek açıklanmasına karşı, kişinin haklarını, özgürlük lerini ve çıkarlarını korumaya yönelik hukuksal kural ve araçlardır" "Kişisel gizlilik ise, birey için, kendine ilişkin bilgilere erişme, bunları denetleme ve bunların yayın ve benzeri hizmetler aracılığıyla başkalarınca kullanılıp kullanılamayacağına karar verme, kullanılmasında sakınca yoksa, nasıl kullanılabileceğini saptama olanağı demektir"6 . Bilgisayarın "insanları ken dilerine yabancılaştırdığı ve onları sayılara dö nüştürdüğü" yolundaki kuşkulara karşı, bireylere kişisel gizlilik hakkı ve bilgi koruma olanakları sağlamak üzere Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu birtakım hukuksal önlemler saptamıştır 7 . Kişisel temel hak ve özgürlüklerin korunması için, bu ko nuda hukuksal önlemlerin alınması zorunludur.
3. TOPLUMSAL DEĞİŞİM ETMENÎ OLARAK BİLİŞİMİN SİYASAL BOYUTU
Bilişimin yalnız bir ekonomik kalkınma aracı de ğil, aynı zamanda bir toplumsal gelişme aracı olarak da kullanılabileceği yukarıda açıkladığı mız etkileşimlerde ortaya çıkmaktadır. Bütün bu etkileşimlerin orta yerinde bilişim, bütünleşti rici bir güç niteliği kazanmaktadır 8 . Bu niteli ğiyle bilişim konusu hükümetler için de önemli bir siyasal araç durumuna gelmektedir. Toplumun değişimini gerçekleştirmek isteyen devrimci hükü metler, bilişim olanaklarını halkla yönetim ara sında hızlı ve yaygın bir bilgi akışı sağlamak için halk yararına kullanmak üzere önlemler alır ken, tutucu hükümetler de, aynı olanağı kişisel düşünce, yaratma ve eylem özgürlüklerini sınır
5 Considârations sur les Effets Sociaux de l'Informatigue. IBI, Serie Verte, SPIN 105, Mayıs 1976, s. 9.
6 A.g.y., s.9.
7 Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu Kararları, Sayı (73) 22 ve (74) 29.
8 Bu kesimde değinilen konularda ayrıntılı bilgi için bkz. Considerations sur les Effects Sociaux de l'Informatique. IBI, Serie Verte, SPIN 105, Mayıs 1976.
lamak üzere bir baskı aracı olarak kullanmayı planlayabilirler.
İ l e r i ülkelerin s t r a t e j i s i , öteki doğal kaynaklar için olduğu gibi, azgelişmiş ülkelerden toplanan ham verileri, geliştirdikleri bilgi bankalarında yapısal biçimde biriktirip değerlendirmek olabi l i r . Bu durumda, azgelişmiş ülkeler, kaynağı ken dilerinde bulunan bu "işlenmiş bilgi ürünlerini" ya olağanüstü yüksek bedeller karşılığında geri satın almak zorunda kalacaklar yada kendi siyasa ları için gerekli birtakım bilgilerden yoksun ka lacaklardır.
Azgelişmiş ülkelerin bağımsızlık savaşları ver dikleri siyasal (biçimsel) özgürlüklerinden son ra, sırayla, ekonomik özgürlüklerini,teknikbilim sel özgürlüklerini ve son olarak, bilgi kaynak larını kullanabilme özgürlüklerini elde etmek için de strateji kurmaları gerekmektedir. Çokulus lu dünya tekeli karşısında bile olsa, kendi bilgi bankalarının tasarımı ve işletimi, kendi yazılım ürünlerinin bağımsızca üretilmesi, kullandıkları bilgisayar donanımlarının hiç olmazsa bakım ona rımının sağlanabilmesi, değil ekonomik bağımsız lık, siyasal bağımsızlık için bile, önümüzdeki onyıllarda, önkoşul durumuna gelebilecektir. Bu konuda strateji geliştirmemiş azgelişmiş ülkeler, tekelci şirketlerin stratejisine uygun biçimde, edilgen bir ekonomik pazar oluşturacak, çağdaş yaşamın gerektirdiği türlü alanlarda donanım, ya zılım ve bilişim dizgesi geliştirme ve işletme hizmetleri için bir yandan olağanüstü bedeller ödeyecekler, öte yandan tekelci öğelerin strate jilerinde öngörülen bütün toplumsal, ekinsel ve siyasal sonuçlara da bilinçsizce boyun eğmiş olacaklardır.
4. 1976 YILINDA TÜRKtYE'de DURUM
1960'tan beri bilgisayar kullanan Türkiye'de ya bancı şirketlerden bağımsızca tasarlanıp düzenle nen bilgi işlem hizmetleri ancak 1970'lere doğru görülmüş, bu çabalarla birlikte oluşan, "bilgisa yar" yerine "bilişim" kavramına yönelişin bir so nucu olarak, 1971 Mayıs'ında "Türkiye Bilişim Derneği" (TBD) kurulmuştur. TBD, kuruluş amaçla rından da anlaşılacağı gibi, en büyük önemi, bi lişim teknikb i İlminin ülkenin kalkınmasına katkı verecek biçimde uygulanması konusuna Vermiştir. Ne var ki, teknik düzeyde sürdürülen bütün didin melere ve sağlanan birtakım somut başarılara kar şın, sorunlar sürmektedir.
Durum ana çizgileriyle şöyle özetlenebilir:
• Donanım edinmeyi planlayan kamu kuruluşlarından olurluk incelemesi istenmekte, dış alım izni için, teknik nitelikteki DPT özel uzmanlık ku rulunun onayı aranmaktadır.
• Özellikle uygulamalı bilimlerle temel bilimler öğrenimi gören gençlere bilgi işlem destek dersleri verilmekte, araştırmacılar bilgisayar hizmetlerinden yararlanmaktadır.
• Bilgisayar bilimleri ve bilişim dalında yüksek öğrenim ve yüksek öğrenim sonrası eğitim prog ramları başlatılmıştır. Eğitimin öğrenci sayısı ve n i t e l i ğ i henüz yeterli değildir. Bunun ge liştirilmesi için çalışmaların hızlandırılması gereği anlaşılmıştır.
• Mesleki yayın ve toplantılar başlamış, teknik terimlerde birtakım başarılar kazanılmıştır.
• Boş duran bilgisayar gücü söz konusu olmakla birlikte, ülkenin bilgisayar sayısı gereğinden azdır. Ancak, genellikle darboğaz donanım gü cünden çok insangücündedir. Bu nedenle, eğitim sorunu en önemli güncel sorun olarak değerlen dirilmelidir.
• Teknik bakımdan yetenekli uzmanlar da yetişmiş olmakla birlikte, bilgi düzeyinin genellikle yeterli olmaması nedeniyle, tekelci şirketlerin stratejileri, uygulamaların bedelini aşırı yük seltmektedir, tşi en uzun zamanda yapıp makine lerin dolduğunu göstermek bu şirketlerin çekin meden uygulayabildikleri bir stratejidir. Prog ramlama yaklaşımlarında da (dil seçimi tasarım teknikleri, vb.) benzer durumlar görülebilmek tedir. Bu durum da ancak eğitim sorununun ive dilikle çözülmesiyle değişebilir.
• Yeni kurulan merkezlerden çoğunda, gerçekçi ol mayan yaklaşımlar, şirketlerce önerilmektedir. Örneğin hiçbir teknik adama gerek olmadığı, hizmetin, donanımla birlikte, doğrudan şirket uzmanlarınca üretileceği sık sık söylenmekte dir. Birçok durumda soruna "bir bilgisayar edinme" sorunu olarak yaklaşma alışkanlığı sür dürülmektedir.
• Şirketlerden kimisi, her türlü yola başvurarak kendi donanımlarını satabilme umutlarını sür dürmekte, yer yer çok çirkin tutumlarla ortaya çıkabilmektedirler.
• Ulusal bilişim siyasası bulunmadığından geliş meler başı bozuk biçimde oluşmakta, alınan ka rarlar arasında donanım edinme onayı dışında hiçbir eşgüdüm çabası görülmemektedir.
• Hiçbir stratejisi olmayan Türkiye, bilgi işlem gereksinimlerinin artma eğilimi gösterdiği önü müzdeki yıllarda, bilişimle ilgili hizmetlerde ulusal bakımdan önemli darboğazlara girebile cektir.
5. TÜRKİYE BİLİŞİM KORUMU9
Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı'nm 1974 yılı programında, 156 sayılı önlem şudur: "Özel İhti sas Komisyonu tarafından hazırlanan Türkiye Bi lişim Kurumu'nun kurulmasına ilişkin kanun tas lağına son şekli verilerek TBMM'ne sevk edilmesi program döneminin ilk yarısında gerçekleştirile cektir"1'1 . Bilişim teknikb il iminin Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal kalkınmasına katkı verecek biçimde gelişmesine ilişkin strateji saptamak ve bütün sorunlara çözüm getirmek üzere en üst dü zeyde planlama ve yürütme (yaptırım) yetkileriy le donatılmasını daha TBD'nin kuruluş yıllarından bu yana öneregeldiğimiz Türkiye Bilişim Kurumu (TBK), henüz gerçekleşmiş değildir. Bilgisayar merkezlerinin yönetim ve insangücü sorunları, eğitim sorunları, donanım edinme, bakım ve ona
9 Bkz. Koksal, Aydın., "Türkiye Bilişim Kurumu", Bilişim, Sayı 8, Yaz 1974, Türkiye Bilişim Derneği, Ankara.
10 üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı, par. 1383/13.
rım sorunları, uygulama öncelikleri ve eşgüdüm sorunları çözüm beklemektedir. Öte yandan bütün bu sorunlara çözüm getirmesi beklenen merkezsel bir kurumda toplanan yetkiler, toplumsal geliş mede bir denetim, planlama ve güdüm aracı olan bilişim teknikbilimini, çokuluslu bilgisayar şir ketlerinin pazar genişletme amaçlarına ve buyur gan egemen güçlerin, toplumu baskı altında tutup anamalcı girişim özgürlüğüne sınır tanımayan dü zen koruyuculuklarına hizmet biçiminde de kulla nılabilir. Bu, bilişim teknikb il iminin gelişme sinden doğabilecek bütün ekonomik ve toplumsal sakıncaları ülkenin gelişmesini ve toplumun de rişmesini yavaşlatmak için kullanmak, bilişim teknikbiliminin toplumsal işlevini kötü amaçla, yabancı güçler için değerlendirmek olur. TBK'nın işlevi, toplumun özlediği daha aydınlık ve özgür bir yarını yaratacak planlı kalkınmayı gerçekleş tirmek için gerekli bilişim hizmetlerini donanım, yazılım ve insangücü boyutlarında geliştirmek, üretmek ve dışa bağımlı olmayan bir biçimde hiz mete hazır tutmak olmalıdır.
Öte yandan, bilişim alanında alınabilecek siyasal kararlar ve uygulamalar ne denli yerinde olursa olsun, bunları destekleyecek yan kararlar, ekono mik yatırımlar ve hukuksal düzenlemeler tutarlı bir kalkınma stratejisi içinde bütünleştirilme dikçe, bilişim kesiminde, ülkenin bütün öteki ke simlerinde görülen başarı düzeyinin üstünde bir başarı beklenemez. Çünkü "sürükleyici ve bütün leştirici etmen" olarak da düşünülse, bilişim alanı toplumda egemen olan genel koşullardan so yutlanamaz. Benzer ulusal kuruluşların, en azın dan, çağdaş toplumsal sorumluluk duygusu taşıyan bir siyasal yönetimin varlığıyla birlikte değer ve anlam kazanabildiğini, bilişim teknikbiliminin toplumsal gelişmeyi hızlandırıcı, sürükleyici et men olarak olumlu işlevinin ancak o zaman gerçek leşebildiğini belirtmekte yarar vardır.
KAYNAKLAR (1) BM; "Kalkınmada Bilgisayar Teknikbilimi", ön söz ve çeviri: A.Koksal, Türkiye Bilişim Der neği Yayınları, Sayı 2, 1974.
(2) DPT; "Elektronik Bilgi İşlem Makineleri özel İhtisas Komisyonu Raporu". Eylül 1973 (teksir)
(3) IBI; "Introduction a l'Informatique". Serie Marron, DGI 01, Ağustos 1975.
(4) IBI; "Directives pour la Formulation d'une Strategie et de Folitiques Nationales de l'Informatique". Serie Verte, SPIN 100 (3 C i l t ) , Nisan 1976.
(5) IBI; Considerations sur les Effets Politiques de l'Informatique Serie Verte, SPIN 105, Mayıs 1976.
(6) Koksal, A., "Kalkınma Sorunu ve Bilgisayar". '; Türkiye Bilişim Derneği Haberleri, Sayı 6, Temmuz 1973.
(7) Koksal, A., "Türkiye Bilişim Kurumu", Bilişim, Sayı 8, Yaz 1974, TBD.
(8) Koksal, A., "Türkiye'nin Bilimsel ve Teknik Bilgi Erişim Sorununa Bilişim Yaklaşımı", Bilişim, Sayı 9, Yaz 1975.