Elektrik Mühendisliği · Sayı 240 · Aralık 1976
PANEL: BİLGİSAYAR VE ÜLKEMİZDE KULLANIMI
Bilgisayar, yazılım ve internet Haber ve etkinlik
- Yıl
- 1976
- Sayfa
- 5
- Okuma süresi
- 12 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Bilgisayar, yazılım ve internet
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- bilgisayar teknolojisi
- yazılım
- donanım
- ODTÜ Bilgisayar Merkezi
- bilgisayar endüstrisi tekelleşmesi
- Türkiye Bilişim Derneği
Özet
EMO'nun düzenlediği panelde Güney Gönenç, Kaya Kılan, Aydın Koksal ve Necdet Bulut, bilgisayarların tarihsel gelişimini, dünya ve Türkiye'deki kullanımını, endüstrideki tekelleşmeyi ve azgelişmiş ülkeler için donanım-yazılım stratejisi sorunlarını tartıştı.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
bilgisayar ve ülkemizde kullanımı
Odamızın düzenlediği "Bilgisa yar ve Ülkemizde Kullanımı" ko nulu panel 21 Ekim 1976'da ya pıldı. Odamız Yönetim Kurulu Yazman üyesi Bekir özgirgin'in yönettiği panele konuşmacı ola rak ODTÜ Elektrik Mühendisliği Bölümünden Y.Prof.Dr. Güney Gö nenç, ODTÜ Bilgisayar Merkezi Yönetmen Yardımcısı ve Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Kaya Kılan, Hacettepe Üniversitesi Bilgi işlem Merkezi Yönetmeni Dr.Aydın Koksal, ODTÜ Bilgisa yar Merkezi Yönetmeni Y.Prof• Dr. Necdet Bulut katıldılar. Bilgisayarların dünden bugüne gelişimi, günümüzdeki kullanım
alanları, dünyada bilgisayar üretiminin durumu, bilgisayarla rın Türkiye'de kullanımının başlangıcı, ve gelişmesi, bil gisayarın kullanım yönünden öte ki bütün makinelerden değişik durumu I bilgisayarlarla insan gücü arasındaki i l i ş k i l e r , bir toplumsal değişme etmeni olarak bilgisayarlar, sanayide kulla nım, toplumsal olguların ince lenmesinde bilgisayarların ro lü, i l e r i bir toplumun gerçek leştirilmesi sürecinde bilgisa yarların yeri gibi konuların ele alındığı ve tartışıldığı panelr deki konuşmaların kısa özetle rini sunuyoruz.
güney gönenç
\
önceleri mekanik aygıtlar ola rak gerçekleştirilen hesap ma kineleri, elektrik tekniğinin gelişmesiyle 1944'te röleli ola rak, 1946'da radyo lambası i l e yapıldı. "Saklanan program" kavgamı ilk kez 1949'da İngilte re'de uygulamaya kondu ve büyük bir aşamayı simgeledi. Transis torun icadı bilgisayar yapımın da yeni bir çığır açtı. Kore Savaşı ABD'de bilgisayara yöne lik araştırmaların hızlanmasına yol açtı. 1953'te IBM firması "savunma bilgisayarı" adı veri len 701 makinesiyle yapım ala nına girdi. 1956'da ortaya ç ı kan tranzistorlu bilgisayarla rın üretimi Vietnam Savaşının da etkisiyle hızla gelişti. Bil gisayar teknikbilimi, elektronik alanındaki gelişmelerden etki lenerek (hem de bu gelişmeleri etkileyerek) hızlı bir ilerleme gösterdi. Lambalı (1. kuşak) ve tranzistorlu (2. kuşak) bilgi sayarlardan sonra 1969 'da tüm leşik devrelerin kullanıldığı 3. kuşak dönemine girildi. Bir kaç tranzistorlu devre i ş l e v i ni bir yonga üzerinde içeren küçük çapta tümleşimli devre leri 100'e kadar işlev içeren orta çapta tümleşimli devreler, onları da binlerce işlevi içe ren geniş çapta tümleşimli dev reler izledi. Böylelikle bugün mikroişlemciler mikrobilgisa yarlar dönemine girildi.
ABD'nin ekonomik yapısı, öteki endüstri alanlarında olduğu gi bi bilgisayar endüstrisinde de tekelleşme sonucunu doğurdu. Bugün ABD'de bilgisayar endüs trisinin yüzde 70 inden çoğu bir tek firmanın elindedir. Aynı firma gelişmiş ve geri kalmış kapitalist ülke pazarla rının yarıdan fazla payını elinde tutmaktadır. Az sayıda Amerikan çokuluslu şirketi tüm kapitalist dünyada bir tekel yaratmış durumdadır. Batı Av
ELEKTRİK MÜHSNDİSLİĞÎ 240 '
rupa pazarlarının yüzde 80 i, Japonya pazarının yarısı bu te kellerin elindedir. Amerikan bilgisayar firmaları yıllık kârlarının yarıdan çoğunu ABD dışından sağlamaktadırlar. 6 büyük ABD bilgisayar firmasının ABD dışından elde e t t i k l e r i ge l i r l e r i n toplamı 1975 yılında 11 milyar dolar olmuştur, bu nun 7 milyarı bir tek firmaya a i t t i r . Batı Avrupa'da İngiliz, Fransız, Alman firmaları; Ja ponya1 daki firmalar bu gidişe karşı çoğu kez başarısız sava şımlar veriyorlar.
Sosyalist ülkelerde durum şöy l e : SSCB'de bilgisayar yapımı 1950'de başladı. Polonya ve Çekoslovakya 1958'de, öteki ülkeler daha sonra yapıma geç t i l e r . COMECON ülkeleri 1968* de RIAD projesi olarak bilinen ortak yapım projesini başlattı lar. 1960 1965 y ı l l a r ı arasın da bir yandan yapım olanakları nı geliştirme çabasına giren Macaristan, Bulgaristan, Roman ya, Çekoslovakya gibi ülkelerin öte yandan Batı'dan bilgisayar ithal ettiklerini görüyoruz. 1970'den sonra ise bu ithalat büyük ölçüde azalmış; özellik le SSCB, Demokratik Alman Cum huriyeti, Polonya ve Çekoslo vakya üçüncü dünya ülkelerine ihracata başlamışlardır. SSCB' de bilgisayar üretim hacmi 1972'de 1,1 milyar dolarken, 1975'te 2,9 milyar dolara yük seldi. 1980'de üretim hacminin 8 milyar dolar olması planlan dı. Küba'da ve Arnavutluk'ta da minibilgisayar yapımına ge çilmiştir.
Elektronik teknolojisindeki ge lişmeler sonucu ortaya çıkan geniş çapta tümleşim, bilgisa yar yapımında teknik insangücü nün, tasarımcının payını iyice azaltmıştır. Bu da geri kalmış ülkeler için ek sorunlar yarat mıştır. Her gün dev adımlarla ilerleyen elektronik teknolo jisinin bir noktada (örneğin orta çapta tümleşimde) yakalan ması geri kalmış ülkeler için tek çıkar yol gibi gözükmekte dir. Türkiye gibi çarpık kapi talistleşme içinde olan geri kalmış ülkelerde bilgisayar ya pımına geçilmesinin, öteki sa nayi alanlarında olduğu gibi, yabancı sermaye ve montajcılık yoluyla olacağı kolaylıkla tah min edilebilir.
haya kılan
Ülkemizde b i l g i işlem makinele rinden yararlanma 1932 yılına kadar geri götürülebilir. Bu makineler, bilgisayarların kul lanım alanına çıkmasından daha önce g e l i ş t i r i l m i ş bir takım değerlendirme makineleriydi, tik bilgisayar Türkiye'ye 1960 yılında geldi. Yıllara göre bilgisayar sayılarına bakınca
şu durumu görüyoruz:
1960 1 1961 2 1963 3 1964 7 1965 14 1968 21 1969 57 1970 67 1971 78 1972 82 1975 111
Bilgisayarların giderek geliş mesi, bazı sınıflamalar yapma zorunluluğunu ortaya çıkardı. Yukarıdaki sayılar, belleği 8 Kbyte'dan fazla olan ve giriş çıkış birimleri ile desteklene bilen sayısal bilgisayarları kapsamaktadır. 1975 yılında kullanılan bilgisayarların 52' si kamu kesiminde 59'u özel ke simde bulunuyordu. Büyüklükle rine göre ise 80 küçük, 28 or ta boy bilgisayar bulunmaktay dı; 3 bilgisayar ise büyük boy tanımının içine giriyordu.
1971'de yapılan bir araştırma da kuruluşlar bilgisayar edinme nedenlerini şöyle sıralamışlar: Belirli konularda büyük veri yığınlarını zamanında düzenleme ve günlük muhasebe işlemlerini daha düzenli biçimde yapma (Z59), b e l i r l i konularda ista
Güney Gönenç, Aydın Koksal, Bekir ö z g i r g i n, Necdet Bulut ve Kaya Kılan panelde.
ELBKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 240
tistiksel verileri düzenleme (Z15), yönetsel kararlara bilgi desteği verme (%7), çözünü kar maşık ve zaman alıcı problemle ri çözme (%5). Aynı araştırma da "kullandığınız bilgisayar beklediğinizi veriyor mu?" so rusuna %62,5 oranında olumsuz yanıt verilmiş. Nedenleri so rulduğunda alınan sonuç şöyle: Genel eğitim eksikliği (Z26), çevrede ilgisizlik (Z26), uz man eleman yokluğu (%7), dona nım ve yazılım eksikliği (552,8). 1975 yılında ülkemizde bilgisa yar kullanımının endüstri için deki dağılımında, hammadde çı karım endüstrisinde 3, yapım endüstrisinde 38, hizmetler ke siminde ise 61 bilgisayar oldu ğunu görüyoruz. Ancak yapım ve hammadde çıkarım endüstrilerin deki bilgisayarların, bu dal lardaki verimi artırmak için değil, kendi içlerindeki hiz met kesimlerine destek vermek için kullanıldığını eklemek ge rek.
ülkemizdeki bilgisayar pazarı birkaç büyük uluslararası şir ketin tekelinde. Pazarlama ko şulları ise bu şirketlerin ken di değerlendirmelerine bağlı oluyor, örneğin, Türkiye'nin bilgisayar pazarının büyük bö lümüne s ah ip bir şirketin kendi ülkesi için geçerli gördüğü bir sözleşme, ülkemizde aynen kabul edilme durumunda. Bunu değiş tirmek, bakım, onarım, kullanım konusunda pazarlığa girişme olanağı yok.
Dünya bilgisayar kullanım stan dartlarına göre ülkemiz temel kullanım düzeyinden verimli kullanım düzeyine geçme çabası içinde gibi görülüyor. Oysa ekonomik açıdan Türkiye'nin benzeri ülkelerde bilgisayar kullanımına bakıldığında, bu araçların çok daha üretken ve verimli biçimde kullanıldığı görülüyor. Verimli kullanımın sağlanması için geniş ölçüde eğitimin sağlanması gerekli. Ayrıca, devlet desteği ile ya pılacak araştırma ve planlama lar sonucu, daha ileri uygula malara ışık tutacak, bilgisayar kullanımı ve bilişim teknikbi 1 iminden yararlanma koşullarını yaratacak ulusal bir politika oluşturulmalı. Bu alanda yoğun bir biçimde çalışmalar yapacak, Ülke çıkarlarını etkin biçimde koruyacak örgütler kurulmalı.
aydtn koksal
Bilgisayar diğer makinelerden farklı bir makine. Endüstri dev riminden sonra üretilen makine ler insanın kol gücünü artırdı. Bilgisayar ise düşünme gücünü artırıyor. Bilgisayarları diğer makinelerden ayıran başlıca fark ise programlanabilme özel liği. Bilgisayarlar bir yandan elektronik endüstrisinin sundu ğu teknolojiyi kapsarken, diğer yandan "yazılım" adı verilen, insan beyninden kaynaklanan öğeleri de kapsamına alıyor.
Donanım ve yazılım teknikbilim lerinin değişik özellikleri var. Geniş çapta tümleşik dev relerin gelişmesi ile birlikte, donanım sorununun tasarımdan çok teknolojiye dönük bir özellik gösterdiği, bunun da azgelişmiş ülkeler yönünden düşündürUcü bir konu durumuna geldiği görülmektedir. Yazılım teknikbil imine bakıldığında ise, tasarım yönünün, yani in san emeğine dönük olan yönünün her şeye rağmen önemini korudu ğu göileniyor.
Bu durum, donanım üretecek tek nolojiye sahip olmayan geri kaL mış ülkelerin yazılım alanında çalışma yapabilme olanağını do ğurmaktadır. Diğer yandan, do nanım yapımına girmeyi planla mayan, bunun için yollar arama yan bir Ülkenin bu dalda bağım lılıktan kurtulma olanağı yok. Dolayısıyla yazılım üretmek, donanım üretmeğe karşı bir se çenek olmuyor. Ancak bu aşamaya gelinceye kadar yazılım alanın da yapılabilecek çalışmalar var.
Bilgisayar endüstrisinde ödenen para açısından bakıldığında ya zılım yarıdan fazla bir yer tu tuyor. Donanım üretimindeki öz devinleşmeye karşı yazılım in san faktörüne büyük ölçüde ge reksinme duymaktadır. Ayrıca sadece bilgisayar alanında uz manlaşmış kişiler değil, çok çeşitli alanlardaki kullanıcı lar da kendi alanlarındaki so runları çözmek için beyin gücü harcamaktadırlar.
Bilgisayarlar bir yandan süreç denetimde etkili biçimde kulla nılırken, diğer yandan planlama amaçları için çok önemli biçim de kullanılmaktadır. Dünya ola ğanüstü bir bilgi patlaması ile karşı karşıyadır. Olayları güdüm altına alabilmek, olaylar karşısında akıllıca davranabil mek için, gerek duyulan en ye ni bilimsel ve teknolojik bilgi ve verilere en kısa zamanda ulaşmak gereklidir. İster sü reç denetim benzeri uygulamalar la endüstriyel üretimin verimi ni doğrudan artırmaya yönelik olsun, isterse planlama ve bil gi erişim aracı olarak dolaylı yoldan verimi artırmaya dönük olsun, bu teknikbilim bugünkü çağda toplumun vazgeçemeyeceği bir araç durumundadır.
Bilgisayar kullanımı, ekonomiyi büyük çapta ilgilendiren bir konudur. Eğitim, hukuk, devlet yönetimi gibi toplumsal kurum larla ve diğer teknikbilimler le etkileşimi vardır. Bu neden le bilgisayarların toplumsal ; değişimde önemli bir etmen ola bileceğini görüyoruz. Bilgisa yarlar gelişmeyi önleyici bir biçimde kullanılabileceği gibi, ekonomide verimliliği artırıcı, eğitimde yepyeni bir insan dü
ELEKTRİK MÜHBNDÎSLtÖÎ 240
şüncesine katkılar getirici, bilimde en son bilgilere yepye ni yöntemlerle yaklaşma olana ğını yaratıcı biçimde kullanıla b i l i r . Burada bir strateji so runu ortaya çıkıyor. Bu konuda strateji sahibi olmayan azge lişmiş ülkeler, diğer temel dallardaki sanayileşme çabala rında ne kadar i l e r i gitmiş olurlarsa olsunlar, birtakım başarılarla oyalanırken çok Vi sa zaman içinde başka bağımlı lık konuları ile karşılaştıkla rını ve teknolojilerinin geri kaldığını göreceklerdir. Örnek olarak programlanabilen takım tezgâhlarını verebiliriz. Sugün bu araçlar üretilmeye başlansa ki ülketaizde bu yolda atılım lar vardır , bilgisayar endüs t r i s i ile beslenmesi öngörül mezse, sonuçta verimsiz, kulla nılamayan, bu araçları kullanan sanayi dallarını da verimsizleş tiren araçlar ortaya çıkacaktır. Gelişmiş ülkeler, azgelişmiş ülkelerin bu yolu tutmalarını sağlamak üzere kendi modern tek nolojilerini saklı tutmaktadır lar.
Ülkemizde bilgisayar uygulama larının türleri, ele alınış bi çimleri, b e l i r l i kullanım poli tikasının olmayışı, 1960'dan bu yana b e l i r l i bir potansiyel oluşmasına rağmen, i l e r i s i için ümitli bir görünüm yaratmamak tadır.
Kalkınma çabası içinde olduğu bilinen Arnavutluk'ta bile 1974'de minibilgisayar yapımı na girişilirken, Türkiye'de bı rakın bilgisayar yapımını, bil gisayarın nasıl kullanılacağın da bile b e l i r l i bir görüş yok tur. O halde ülkemizde kısa dö nemde ne yapabiliriz? Bu konu özellikle yazılım dediğimiz ke simiyle, insan parametresine büyük ölçüde bağlıdır. Eğer ileride bu alanda ilerlemek is tiyorsak, bu konuyu araştırma konularından biri. olarak ele almak ve bu günden insan gücü yetiştirmek zorundayız. Yazılım konusunda Üstün düzeyde yetiş tirilecek bilinçli elemanlarla sorunun bir yönüne çözüm geti r i l e b i l i r . Yazılımda kazanıla cak beyin gücünün bir kısmının daha ilerde donanıma yöneltil mesi ve bu alanda eğitilmesi de olanak içine girecektir. Bu ise yaygın bir eğitimle başarı labilecektir.
necdet bulut
Sanayi ve endüstrideki kullanım, bilgisayarların en önemli kul lanım alanlarından birini oluş turmaktadır. Makinelerin insan yaşamında ve üretimdeki yerle rini incelersek, bilgisayarla rın özel bir yer aldıklarını görürüz. Emeğin üretim yaparken enerji harcadığını, uğraştığı nesnenin yapısını değiştirdiği ni, ve bu işleri yaparken seç me, hesaplama gibi işlevlerin ortaya çıktığını biliyoruz. En ilkel makineler bile insanların bu yeteneklerini artırmak için bazı niteliklerini taklit ede rek yapılmışlardır, önce insa nın gücünü artırıcı kaldıraç, mengene gibi araçlarla ortaya çıkan bu durum, 19. yüzyılın ortalarında iş makinelerinin insan elinin, buhar makinele rinin insan gücünün yerini al ması sonucunu doğurdu. Daha sonra üretimin sosyalleşmesi, üretimde birbirini izleyen iş lemleri en etkin biçimde yapa bilme sorununu ortaya çıkardı, insanın düşünme yeteneklerin den bir kısmına sahip araçların, ilkel bilgisayarların gelişme si zorunluluk haline geldi. Gi derek gelişen bilgisayarlar üretim süreci içindeki üretim ve denetim işlevlerini üstlen meye başladılar.
Bir üretim sürecinde pek çok olguyu denetlemek zorunluydu. Bu olguların birbirinden ayrı
olarak bilgisayarlarla deneti mi, zamanla üretim içindeki bü tün denetimin hiyerarşik bir biçimde oluşan denetleme ağla rı ile yapılmaya başlanmasıyla sonuçlandı. Özellikle mikroiş 1 emellerin gelişmesi bu olguyu hızlandırmıştır.
Bilgisayarların önem taşıdıkla rı bir diğer alan da toplumsal olguların incelenmesi alanıdır. Toplum doğanın soyutlanmış bir parçası değil. İşlemesi, geliş mesi tarihsel süreçlere dayanı yor. Dolayısıyla toplumun ve toplumsal alayların matematik sel bir kesinlikle incelenmesi gerekiyor. Bilgisayar bu mate matiksel kesinliği sağlayacak tek araç. tleri bir toplumu gerçekleştirme sürecinde bilgi sayarların çok önemli yerleri var. özellikle üretimin dene timi ve verimliliğinin artırıl masında, toplumun bilimsel yö netimi için yapılacak merkezi planlamada vazgeçilemez bir araç durumunda.
Bilgisayarlar ileri toplumun kurulmasında parayı ortadan kaldıracak bir gizilgüç taşı yor. Buna örnek olarak ileri kapitalist ülkelerdeki kredi kartı kullanımını gösterebili riz. Bu kartlarla yapılan alış verişlerde para kullanılmıyor. Mağazalarda bulunan ve ana bil gisayara bağlı olan uçlar yolu ile kişilerin aldığı mallar hesaplarına işleniyor. Pazar ekonomisinin egemen olduğu ül kelerde bu durum tüketicinin kredi ve borçlandırma yolu ile denetim altına alınması için kullanılıyor; halk yararına kullanımı söz konusu değil.
ülkemizdeki duruma baktığımız da ileri bir teknoloji ürünü olan bilgisayarı getirdiğimizi ancak yararlı kullanımın nesnel koşullarını hazırlamadığımızı görüyoruz. Bu durum şu kanıt larla ortaya çıkıyor: Üretimde kullanılan bilgisayar sayısı hizmet sektöründe kullanılanla ra oranla yok denecek kadar az. Yapılagelen uygulamalar ise bütüncü yaklaşımdan yoksun, bir birinden kopuk uygulamalar du rumunda. Bu nedenle verimli kul lanım söz konusu değil. Payla şım düşüncesi gelişmemiş, bütün kuruluşlar düşük kapasiteli sis temler ediniyorlar. Buna karşı lık bilgisayar kullanımı gerek
BLEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 240
tiren alanlarda bilinç eksikli ği yüzünden bilgisayar kullanı lamıyor. Teknik personel konu sunda yanlış ve yetersiz bir politika izleniyor. Özellikle kamu kuruluşlarında bilgisayar larda çalışacak personeli bula bilmek başlıbaşına bir sorun, çünkü özel teşebbüs bu persone li kamu kuruluşlarından çeki yor. Türkiye'de bilgisayar ko nusunda eğitimin yaygınlaşma sına, birçok üniversitede çe ş i t l i dersler verilmesine kar şın, bu eğitimin özü sayısal çözümleme ve bazı nühendislik uygulamalarından i l e r i gitmi yor. Bu nedenle çokuluslu şir ketler bilgisayar eğitimini de tekellerinde tutuyorlar.
Bu sorunları çözerek olumlu bir sonuca ulaşabilir miyiz? Kuşku suz hayır. Çünkü bilgisayarlar teknolojinin sağladığı radyo, televizyon gibi diğer araçlar la beraber toplum yönetimine egemen olan sınıfların deneti minde. Bugün televizyonun kit le i l e t i ş imindeki yerini kimse yadsıyamaz. Ancak Türkiye'de televizyonun kimin elinde, han gi güçler için ç a l ı ş t ı ğ ı orta da. Toplum yararına çalışan bir düzen kurulmadıkça hiçbir araç toplum yararına kullanıla maz. Bilgisayarlar da bu olgu dan soyutlanamaz.
0 halde toplum yararına çalışan bir düzen gelinceye kadar bek leyecek miyiz? Bu sorunun ceva bı da hayır. Bugün de yapabile ceğimiz şeyler var. Bugün ül kemizdeki bilgisayarların yarı sının kamu kuruluşlarında oldu ğu düşünülürse, büyük şehirler de kamu sektörü için ortak bil gisayar merkezleri kurma olana ğı olduğu ortaya çıkar. Bu tür girişimler bilgisayar kullanı mında verimliliği ve standart laşmayı artıracak ve' diğer kü çük kuruluşların bu hizmetler den yararlanmasını sağlayacak tır.
Teknik personelin meslek i ç i eğitimini sağlamak üzere üni versiteler bir araya gelerek kurslar düzenlemeli ve bilgi düzeyini yükseltecek çalışma lara kaynak olmalıdırlar.
Bu konudaki çalışmalar temelde ileriye, geleceğin bağımsızlık ve demokrasiyi ilke edinmiş Tür kiye'sine dönük olmalıdır.
İZMİR ŞUBEMİZİN DÜZENLEDİĞİ
PANEL
Odamız İzmir Şubesinin düzenle diği "Bilgisayar ve ülkemizde Kullanımı" konulu panel 10 Ara lık 1976 günü Büyük Efes Oteli toplantı salonunda yapıldı. Pa nele konuşmacı olarak Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Y.Prof.Dr. Güney Gönenç, Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Kaya Kılan, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektronik Bilgi îşlem Merkezi Yönetmeni Y.Prof. Dr. Necdet Bulut katıldılar. İzmir Şube Başkanı Ergun Elgin' in açtığı ve Yazman Üye Muanmer Argün'ün yönettiği panelde ko nuşmacılar bilgisayarların ta nıtımı ve kısa tarihçesi, bil gisayar yapımına geçişin sorun ları, ç e ş i t l i ülkelerde bilgi sayar endüstrisi, Türkiye'de bilgisayar kullanımı, bu kulla nımın ekonomik yünden irdelen mesi, bilgisayarların toplumsal etkileri, Türkiye'de bilgisayar kullanımı alanında güncel gö revler konularını işlediler. Büyük i l g i toplayan panel,izle yicilerin de katıldığı tartış ma bölümüyle son buldu.
izmir'deki panelden bir görüntü.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 240