Elektrik Mühendisliği · Sayı 253 · Ocak 1978
BİLDİRİ ÖZETLERİ
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1978
- Sayfa
- 4
- Okuma süresi
- 9 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Nükleer enerji
Anahtar kelimeler
- nükleer santral
- elektrik üretimi
- enerji politikası
- dışa bağımlılık
- Türkiye Elektrik Kurumu
- kongre bildirisi
Özet
Bir kongrede sunulan çok sayıda bildirinin özetlerini içeren bu yazı, Türkiye'nin elektrik enerjisi üretim ve tüketim yapısını, nükleer enerji seçeneğini, dışa bağımlılığı ve enerji politikasındaki sorunları farklı yazarların bakış açılarıyla ele almaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
NÜKLEER ENERJİ KAY NAKLARI VE
ELEKTRİK KESİMİNİN Y APISAL SORUNLARI
NÜKLEER EN ERJ İ Suphi Şahin, Dr. Ahmet Kütükçüoğlu
Korkut Öngiin
Nükleer enerji, II.Dünya Savaşından sonra önemli ölçüde gelişme göstermiş, özellikle petrol krizi ni izleyen yıllarda birincil enerji kaynaklarının kullanımı yeniden değerlendirilmiştir. 2020 yılı na uzanan bir perspektif içinde elektrik enerjisi nin toplam enerjinin % 40 45'ine ulaşacağı, 1990' da nükleer enerjinin % 15 paya sahip olacağı göz lenmektedir.
Bu ekonomik gelişime koşut nükleer teknolojide de belirli gelişmeler olmaktadır. Bildiride nükleer yakıt çevrimi hakkında temel bilgiler verilirken plütonyum kullanan Hızlı Üretken Reaktörlerin ya pımı konusunda ABD ile Avrupa ülkeleri arasında odaklasan tartışmadaki savlar da özetlenmektedir.
Türkiye açısından bir inceleme yapıldığında fosil ve hidrolik kaynaklarımızın tümünün ancak 1995'e dek enerji gereksinmemizi karşılayabileceği sonu cuna varılmaktadır. Bu değerlendirme ile 1985 yı lında 600 MW 'lik ilk nükleer santralımızın ticari e işletmeye açılması planlanmıştır.
Elektrik kesintileri üzerine sanayicilerin görüş lerinin belirtilmesiyle başlayan tebliğde "tale bin iyi hesaplanamadığı" görüşünün yanlışlığının kanıtlanmasından ve temel sorunun yeterli üretim kapasitesine ulaşamamış olmamızdan, planların uy gulanmamasından kaynaklandığının belirtilmesinden sonra "tasarruf" konusuna değinilmektedir.
Uzun dönemli politika bir yana, böyle bir politi kayı oluşturacak bir yerin bile olmadığı, herke sin kendi elektriğini üretmeğe yöneldiği, gazete lerde jeneratör satışı ilanlarının arttığı, jene ratör satışının sıraya bindirildiği belirtilmek tedir. Dolmuş ve gecekondu olgularına benzer bir biçimde gelişen enerji sorunumuzun da "gecekondu elektrik düzenine" yöneldiği söylenmektedir.
TÜRKİY E' NİN ELEKTRİK ÜRETİM VE TÜKETİM
Y APISINA BAKIŞ
Çetin Özerciyes, NurTürkeeş
ELEKTRİK ÜRETİMİNDEKİ BİRİNCİL ENERJİ
KAY NAKLARI AÇISINDAN GENEL ENERJİ
PLANLAMASI VE POLİTİKASI ÜZERİNE
BİR İRDELEME
Dr. MustafaÖzcan ültanır
Türkiye'nin genel bir enerji planı ve buna dayalı tutarlı ulusal enerji politikası olmadığı öncelik le belirtildikten sonra elektrik sektörünün genel bir incelemesi, toplam gücün birincil kaynaklara dağılımı verilmektedir. Ardından taşkömürü, lin y i t , turba, bitümlü ş i s t , petrol, hidrolik, nük leer, jeotermal, güneş ve artık yakıtlar teker teker değerlendirilmekte, ülke olanakları, i l e r i ye dönük perspektifler, yürütülmekte olan proje ler belirtilmektedir.
Bu incelemelerin sonucunda enerji dalında ödünsüz bir devletçilik, uzun dönemli bir enerji planla ması, dış bağımlılıklardan kurtulma, 1992'ye dek uzanan dönemde su ve kömür santraliarına önem ve rilmesi, petrol ve nükleer yakıt santrallarına yö nelinmemesi, uzun dönem için nükleer ve diğer yeni enerji kaynaklarına yönelik çalışmalar yapılması, kamu kuruluşları arasında koordinasyon sağlanması, enerji makineleri ve ağır elektroteknik ekipman sanayiinin devlet e l i y l e kurulması önerilmektedir.
Elektriğin stok edilemiyen bir enerji türü olduğu nu ve bu nedenle arz talep dengesinin daha kritik hale geldiğini, 1972'den bu yana gelişen darboğa zın uzun vadeli bir yatırım politikasını yürütme mekten kaynaklandığını belirten "giriş" bölümün den sonra "üretim" ve "tüketim" ayrı bölümlerde incelenmektedir.
Üretimde 1958 62, 1968 73 dönemlerinde gerekli yatırımların yapılmadığı, yapılan yatırımların da 10 yıla varan gecikmelerle gerçekleştiği belgelen mektedir. Geciken projelerin oluşturduğu soruna çözüm olarak petrole dayalı enerji üretimi çıkma zına yönelindiği, kWh maliyetin 200 krş'a yaklaş tığına, petrole dayalı elektrik üretiminin % 33 34 dolayına yükseldiğine, petrolün toplam ithalattaki payının % 30'a ulaştığına dikkat çekilmektedir.
Tüketim yönüne ilişkin olarak kişi başına 285 kWh' İlk üretimimizle dünya ortalamasının ancak dörtte birinde kaldığımız, 25 y ı l sonra bile 1975 Almanya düzeyinin % 57'sine ulaşabileceğimiz belirtilmek t e , enerjinin bölgeler arası ve sektörler arasın daki dağılımı incelenmektedir.
Daha i y i bir enerji sektörüne kavuşabilmek amacıy la tutarlı bir politika belirlenmesi, linyit ve hidrolik kaynaklara dayalı bir üretim yolu izlen mesi, rezervlerin yeniden saptanması, tasarruf amacıyla alüminyum sanayii yerine ekonomiye ' at k ı s ı küçük olan tüketim sanayiinin kısıtlanması önerilmektedir.
ÜLKEMİZDE ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİNİN DAY ANDIĞI KAY NAKLARIN VE TÜKETİCİ Y APILARININ İNCELENMESİ, GELECEKLE İLGİLİ GÖRÜŞ VE ÖNERİLER
Enerji sorununun günümüzdeki boyutuna gelmesinde hem üretimin dayandığı birincil enerji kaynakla rında yapılan seçim hem de tüketimdeki sağlıksız gelişmenin etken olduğu belirtildikten sonra yur dumuz kurulu gücünün, üretiminin dayandığı kaynak lar irdelenmektedir. Fuel oil ve motorin kullanı mındaki artışın sakıncası vurgulanıp termik/hidro lik dengesinin hidrolik aleyhine bozulduğunu gös terilmektedir.
Elektrik enerjisi tüketiminde de sanayii kesiminin % 74'lük bir pay almasının yanlışlığı, plana zıt bir gelişim olduğu belirtilmektedir. Elektroteknik sanayiin gelişme hızının yetersizliğine dikkat çe kilmektedir.
Sorunun çözümüne yönelik öneriler olarak tüketim sanayiinin teşvik edilmemesi, yatırımların zama nında gerçekleşmesini sağlayacak bir politika iz lenmesi, dışa bağımlılıktan kurtulunması, sanayi yatırımlarının enerji taleplerinin önceden belir lenmesi sıralanmaktadır.
ÜLKEMİZDE İZLENEN ELEKTRİK ENERJİSİ
POLİTİKASININ ELEŞTİRİSİ
GültekinTürkoğlu
Ülkemizde elektrik enerjisi kesiminin ve üretimde kullanılan birincil enerji kaynaklarının bugünkü durumunu saptamak, bu kesimin kamu elinde olması nı gerektiren nedenleri belirtmek ve gelecekte iz lenmesi önerilen politikayı açıklamak bu bildiri nin temel amacıdır. Sanayileşme ve toplumsal ge lişmedeki önemi bilinen elektrik enerjisi kesimi üretim, iletim ve dağıtımının bir merkezden plan lanması, yatırımların doğru zamanlanabilmesi ve üretiminde kâr amacı olmaması gibi gereklerle kamu elinde olmalıdır. Sektörün bugünkü durumu bildiride birincil enerji kaynaklarının kullanıl ma oranları (hidrolik % 44.6, petrol % 30.74, taş kömürü % 7.8), diğer geleceğe dönük kaynaklar (jeotermal, güneş, rüzgar v b . ) , elektrik enerjisi üretimi, iletimi, dağıtımı ve köy elektriklendir mesi ile ilgili değerlendirmeler yapılarak ince lenmekte, darboğazlar anlatılarak kısa ve uzun dönemde alınabilecek önlemler sıralanmakta, üre timin kömür ve su kaynaklarına dayanması, nükleer enerji konusunda dikkatli ve çekingen olunması, iletim ve dağıtım sorunlarına önem verilmesinin gelecekteki politikanın esasları olması gerektiği belirtilmektedir.
ALÜMİNY UM ÜRETİMİNDE ELEKTRİK ENERJİSİ
SORUNU,
Celal Erbil
KOMŞU ÜLKELERLE ENERJİ ALIŞVERİŞİ
Bu bildiride ülkelerarası enerji bağlantılarının genel yararları ve şu andaki Avrupa ülkeleri ara sındaki bağlantılar kısaca anlatıldıktan sonra Türkiye'nin komşuları ile elektrik enerjisi sis tem bağlantılarının şu andaki ve yakın gelecekte ki olası durumları incelenmektedir. Bu amaçla Türkiye ile Bulgaristan, Sovyetler Birliği, İran, Suriye ve Irak arasında kurulmuş yada kurulacak bağlantılarla ilgili ayrıntılı teknik ve ekono mik veriler verilmekte, ayrıca Avrupa Ekonomik Konseyi (ECE) önerileri doğrultusunda Balkan ül keleri arasında kurulacan bağlantı ve benzetim yönteminin ulusal sistemlerin eniyilenmesinde, ülkelerarası bağlantıların incelenmesinde ve özel olarak Balkan ülekleri enerji bağlantısı çalış malarında uygulanması anlatılmaktadır.
Türkiye'nin elektrik enerjisi yetersizliği sorunu en önemli ara mallarından olan alüminyumun üreti minde de önemli azalmalara neden olmaktadır. Alü minyum üretim teknolojisinde elektrik enerjisi en .önemli girdilerden b i r i olup, elektrolizhane lerin 10 dakikadan fazla enerjisiz kalması ona rılması güç bozukluklara yol açmaktadır. Bu açı dan enerjinin güvenilir ve kesintisiz olması ge rekmektedir. 1977 yılında Seydişehir Alüminyum İşletmelerinin ülkemizin toplam enerji üretiminin % 6,45'ini tükettiğininde belirtildiği bildiride Dünya ve Türkiye'de alüminyum üretiminde elektrik enerjisinin maliyete etkileri ve mutlak enerji fiyatları verilmekte, ham alüminyum üretiminde önümüzdeki yıllarda giderek artacak olan üretim talep farkları da gösterilmektedir. Bildiride bu önemli konuda gerek üretim azalmasının önlenmesi, gerekse i l e r i teknolojiler uygulanarak elektrik enerjisi gereksiniminin azaltılması ile i l g i l i öneriler de yeralmaktâdır.
ANKARA'NIN ENERJİ SORUNU
EMO Ankara Şubesi
Ankara'nın elektrik sorununun geçmişi ve bugünkü durumunun incelendiği bu bildiride sorunun çözümü ile i l g i l i öneriler de yeralmaktadır. Bildiride önce 1925 yılından bu yana çeşitli kuruluşlarla gerçekleştirilen elektrik enerjisi yatırımları, elektrik tüketimleri, şebekelerin durumları konu larında çizelgeler ve EGO'nun çalışmaları anla tıldıktan sonra Ankara'daki kesintilerin nedenle ri ve EGO'nun sorunları anlatılmakta, konunun ül kenin sorunları ile ilgisi belirtilmektedir. Şu anki durumun çözümlenmesinde sonra enerji üreti mi, tasarrufu, dağıtımı, EGOTEK i l i ş k i l e r i gibi konularda gerek araştırma gerekse yatırımla ilgi li öneriler halk yararına ve ülke çıkarına çözüm yolları göstermek amacı ile sıralanmaktadır.
ELEKTRİK ENERJİSİ POLİTİKASININ BUGÜNE KADARKİ DURUMUNUN İNCELENMESİ
Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu bunalım, 50 yıllık plansızlığın, iktidarı elinde bulunduran sınıfın çıkar tercihlerinin ve kapitalistleşme çabalarının sonucudur. Bildiri, 1923 1977 yılla rı arasında uygulanan elektrik enerjisi politika sının eksiklik ve tutarsızlığını ana hatları ile vermektedir, imtiyazlı elektrik işletmeciliğinin geçmiş dönemdeki ve bugünkü durumu açıklanmakta, yabancı sermayenin elektrik enerjisi üretimindeki girişimlerinin olumsuz etkileri, bu alandaki dışa bağımlılığın artışı sayı ve çizelgelerle veril mektedir.
Enerji politikasını saptayan ve uygulayan sermaye sınıfının dışa bağımlılığı artırıcı, pahalı kay nakları seçmesi, bunalımın önümüzdeki yıllarda sürmesinin en belirgin nedeni olacaktır. Yazıda, değişik santral türlerinin dışa bağımlılık oran ları verilmiş, Türkiye Elektrik Kurumunun ülke çıkarları doğrultusunda işleyişinin politik ik tidarlar tarafından nasıl engellendiği kısaca be lirtilmiştir.
ULUSAL ENERJİ POLİTİKASI
Şinasi Güçeri
Cumhuriyetin ilk yıllarındaki akılcı ve radikal ulusal enerji politikası, bu politikadan sapmala rın yolaçtığı enerji darboğazı, enerji kesiminde ki dışa bağımlılık ve çağdaş ulusal enerji poli tikası oluşturulmasına yönelik öneriler bildiri nin ana konularıdır.
1935'lerde imtiyazlı şirketlerin, madenlerin dev letleştirilmesi, Elektrik İşleri Etüd İdaresi, MTA gibi kurumların oluşturulması, ulusal enerji politikası saptanması çalışmaları sonraki yıllar da ülkenin toplumsal, ekonomik ve siyasal yapı sının koşullarından dolayı ülke çıkarları doğrul tusunda sürdürülememiştir. Büyük enerji projele rinin yabancı uzmanlara hazırlattırılması, araç ve gereçlerin, ağır enerji makinelerinin sürekli olarak dışarıdan alınması enerji kesiminde çok önemli bir dışa bağımlılık yaratmış, sonuçta 1987'ye kadar yapımı tasarlanan santrallar için gereken 110 milyar TL yatırımın % 60'ının döviz le ödenmesi gerekir duruma gelinmiştir. Enerji sorununun iyileştirilmesi için çağdaş bir ulusal politika izlenmesi, kendi teknik eleman gücümüze, uygun birincil enerji kaynaklarımıza dayalı bir enerji üretimi planlaması ve gerekli yan sanayi nin geliştirilmesine çalışılmalıdır.
TÜRKİY E' NİN ELEKTRİK ENERJİSİ SORUNUNUN HALKIN TALEPLERİ Y ÖNÜNDEN İRDELENMESİ
Müjdat Savran
Türkiye'nin elektrik enerjisi üretimi, içinde bu lunduğu çarpık kapitalist yapı nedeniyle çok ge ri düzeydedir. Dünya standartlarına göre çok dü şük olan enerji üretimine, ülke içindeki dağılım açısından bakıldığında bölgelerarası dengesizlik çarpıcı biçimde ortaya çıkmaktadır. Yazıda, yapı lan yatırımların dışa bağımlılığı artırdığı, sı n ı r l ı kaynakların çokuluslu tekellerce paylaşıl dığı, Dünya Bankası gibi kuruluşlarla ülke çıkar larını zedeleyici anlaşmalar yapıldığı örnekler le açıklanmaktadır. TEK'in elektrik alanında Tür kiye'deki yeri açıklanmaktadır.
UZUN DÖNEM ELEKTRİK ENERJİSİ PLANLAMASI
(1983 2000)
Yazıda, ülkenin 2000 yılına kadar elektrik ener jisi istemi ve bu istemi karşılayabilecek ulusal kaynaklar (Hidrolik, Fosil Yakıt) kısaca incelen mektedir. Uzun dönemde elektrik üretiminin eniyi lemesi (optimizasyonu) doğrusal programlama ve benzetim yöntemleri kullanılarak yapılabilir. Bildiri, bu tür bir çalışma için kurular, matema tiksel modeli vermekte, elde edilen sonuçları açıklamaktadır. Elektrik enerjisi üretim birimle rinin planlama aşamasında TEK, DSİ, MTA, EÎE, TKt gibi kuruluşlar arasında olması gereken işbölümü incelenmekte ve en iyi planlama için gereken ça lışma ve ilişkiler verilmektedir.
TÜRKİYE' DE YABANCI SERMAYE VE SANAYİNİN
GELİŞMESİ
Ülkemizde izlenen ekonomik politika, iktidarı elinde tutanların çıkarlarını gözetmiş, çalışan kitleler üzerinde bir baskı aracı olmuştur. Ya zıda, endüstri devriminin başlangıcından bugüne kadar izlenen temel politika örneklerle verilmek te, yabancı sermayenin ülkeye nasıl girdiği, kâr oranı yüksek sektörlerde hangi yatırımları yaptı ğı, yerli sermayedarların yabancı sermaye ile nasıl bütünleştiği açıklanmaktadır. Yabancı ser mayenin bugünkü durumu kısaca incelenmekte, ülke sanayii üzerindeki olumsuz etkileri çizelgelerle belirtilmektedir.
TÜRKİYE'NİN ENERJİ SORUNU
Bildiride Türkiye'nin enerji sorunu genel enerji elektrik enerjisi ilişkileri, elektrik enerjisi üretimindeki birincil enerji kaynakları kullanı mı, enerji politikasının ülke ekonomisi üzerinde ki etkileri özellikle yakın geçmişimizdeki buhran lı dönemleri kapsamak üzere incelenmektedir.
Eldeki verilere göre Türkiye'de genel enerjinin payı yılda ortalama % 6.1 artarak 1976'da % 16' ya kadar yükselmiştir. Ker ne kadar enerji üreti mimizdeki yıllık artış dünya ortalamasının üze rinde ise de tüketimin artması nedeni ile kişi başına elektrik tüketiminde dünya ortalamasına ulaşabilmemin için 30 yıl gerekmektedir. Birincil enerji kaynaklarının elektrik üretiminde kulla nılma oranları ve özgül tüketimler (Gr/kWh) tab lolarından elektrik enerjisi için gereğinden faz la yakıt harcadığımız gösterilerek, genel olarak plansızlığın ve sanayide yanlış teknoloji seçimin ekonomiye büyük zararlar verdiği belirtilmektedir.
TÜRKİYE' DE ELEKTRİK ENERJİSİ POLİTİKASI VE
SANAYİLEŞME İLE İLGİSİ
Gülözgirgin
Bu bildiride, enerji ile kalkınma arasındaki iliş ki ve ülkemizin bu açıdan görünümü verilmekte, elektrik enerjisi politikasının tarih içinde ge lişimi, devletçilik ilkesi, ayrıcalıklı ortaklık lar incelenmektedir. EÎE, MTA, Etibank gibi ulu sal kuruluşların görevlerine ve uygulamada karşı laşılan aksaklıklara değinilen bildiride, kapita list yoldan kalkınma tercihinin koşutunda biçim lenen ekonomi ve buna bağlı olarak enerji poli tikalarının, gerçekte sanayileşmenin ve yurt çı karlarının gerekleriyle çeliştiği ve sorunun tü müyle bir sistem sorunu olduğu üzerinde durulmak tadır.