Elektrik Mühendisliği · Sayı 253 · Ocak 1978

PANEL: 10. DÜNYA ENERJİ KONFERANSI;SONUÇLARI VE TÜRKİYE'YE YANSIMASI

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Haber ve etkinlik

Yıl
1978
Sayfa
3
Okuma süresi
9 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Nükleer enerji

Anahtar kelimeler

  • Dünya Enerji Konferansı
  • İstanbul 1977
  • Ali Galip Mutdoğan
  • petrol krizi
  • hidrolik potansiyel
  • enerji tasarrufu

Özet

İstanbul'da düzenlenen 10. Dünya Enerji Konferansı'nın organizasyonu, teknik gündemi ve Türkiye'ye yansımalarının tartışıldığı panelde Mutdoğan, Kütükçüoğlu ve Tepedelenlioğlu'nun konuşmaları aktarılıyor. Konuşmacılar petrol rezervlerinin sınırlılığı, kömür ve nükleer enerjinin geleceği, hidrolik potansiyelin değerlendirilmesi ve Türkiye için uzun vadeli enerji planlaması gerekliliği üzerinde duruyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

panel:

Mutdoğan'm açıklamasına göre; Konferans üye ülkelerin Milli. Komitelerinden oluşur. Milli

Komiteleri de ülkelerin enerji

ile uğraşan kuruluş ve kişileri

oluşturur. Halihazırda 77 ülke

10. dünya nin üye olduğu Konferansın gün lük işlerini her yıl toplanan İcra Konseyi görür.

enerji konferansı; sonuçları ve Türkiye'ye yansıması

Konferans teknik konuları gö rüşmek üzere 3 yılda bir top lanır. Bu toplantılara üye ül keler belli bir kota dahilinde tebliğler sunarlar. Bu tebliğ lere ek olarak özel komisyon raporları da sunulur toplantı lara.

lO.DEK'in İstanbul'da yapılma sının Türk Milli Komitesi tara fından 1969'da Ankara'da yapı lan İcra Konseyi toplantısında teklif edildiğini ve bu tekli fin 1975 yılında Kopenhag'da ka rara bağlandığını anlatan Mut doğan, bundan sonra Konferans hazırlık çalışmalarının hızlan dığını ve gerekli finansmanın sağlanması için çeşitli devlet kuruluşlarının katıldığı bir korsorsiyum teşkil edildiğini açıkladı. lO.DEK'in hazırlıkla rını, bu konsorsiyum üyelerinin temsilcileri ile Türk Milli Ko mitesinin yönetim kurulu üyele rinin oluşturduğu Organizasyon Grubunun yaptığını anlatan Mut doğan, bu amaçla, Program Komi tesi, . fırlama ve Kayıt Kabul Komitesi, Basın İşleri Komitesi gibi komiteler kurulduğunu ve organizasyon işlerinin bu komi teler aracılığı ile yürütüldü ğünü anlattı.

Panele konuşmacı olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji Dairesi Başkanı ve Dün ya Enerji Konferansı Başkanı Ali Galip Mutdoğan, TEK Nükleer Enerji Dairesi Başkanı ve 10.Dünya Enerji Konferansı Program Komitesi Başkanı Dr.Ah met Kütükçüoğlu ve ODTÜ Elek trik Mühendisliği Bölümü öğre tim Üyesi ve 10.Dünya Enerji Konferansı Basın İşleri Komite si üyesi Dr.Nazif Tepedelenli oğlu katıldılar. Paneli ÎETT Genel Müdürü Gültekin Türkoğlu yönetti.

Türkoğlu açış konuşmasında, panelin iki aşamada yapılaca ğını, birinci aşamada konuşma

ELEKTRÎK MÜHENDİSLİĞİ 253

cıların 10.Dünya Enerji Konfe ransının (DEK) nasıl hazırla nıp yürütüldüğünü anlatacakla rını; ikinci aşamada ise Konfe ransta tartışılan teknik konu lar ve bunların Türkiye ile il gili yanlarına ilişkin görüş lerini anlatacaklarını açıkla dı.

İlk sözü DEK Başkanı Ali Galip Mutdoğan aldı. Mutdoğan sözle rine DEK'in ilk toplantısını 1924 yılında Londra'da yaptığı nı, o dönemde adının "Dünya Güç Konferansı" olduğunu, daha sonra Viyana1 daki 5.toplantıda Konferansa bu günkü adının ve rildiğini anlatarak başladı.

İkinci konuşmacı Dr.Kütükçüoğlu Teknik Program Komitesi çalış maları ile ilgili bilgi verdi. Komite çalışmalarının oldukça erken başladığını anlatan Kü tükçüoğlu, 10.DEK teknik prog ramının DEK organları ile iş birliği içinde hazırlandığını ve programın 4 bölümden oluştu ğunu açıkladı. Teknik oturum lar, açık oturumlar, özel otu rumlar ve araştırma komiteleri toplantıları.

Teknik oturumlarda, üye ülkeler den gelen ülke başına 1 7 teb liğin tartışıldığını anlatan Kütükçüoğlu, tartışma sırasında bu tebliğlerin okunmadığını, bunların yerine daha önceden genellikle üniversite çevrele rinden seçilen Türk raportörle rin raporlarının okunduğunu be

lirtti. lO.DEK'in ana konusunun "Enerji Kaynakları ve Rasyonel Kullanımı" olarak seçildiğini hatırlatan konuşmacı teknik oturumlara sunulan tebliğlerin 4 bölümde toplandığını söyledi: Konvansiyonel enerji kaynakla rının geliştirilmesi, enerji kullanımında tasarruf, birincil enerjinin dönüşümü, yeni enerji kaynakları.

Kütükçüoğlu daha sonra açık oturumların konuları üzerinde durdu. Bu konular şöyle sırala nıyordu: Türkiye enerji modeli, enerji gereksinme ve tasarrufu, petrol ve gaz, kömür, nükleer enerji ve yeni enerji kaynakla rı, enerji alanında uluslarara sı işbirliği, plütonyum kulla nımının kontrolünü düzenleyen esaslar.

Son olarak Dr.Kütükçüoğlu özel oturumları ve araştırma komite leri toplantıları ile ilgili bilgi verdi ve bu toplantıla rın göreli olarak daha dar ve sınırlı bir çerçeve içinde ya pıldığını söyledi.

Üçüncü konuşmacı Dr.Tepedelen lioğlu 10.DEK Basın İşleri Ko mitesinin çalışmalarını anlat tı. Komitenin Konferansa katı lan delegelere ve yakınlarına yardımcı olmak üzere Konferans süresince günlük 8 sayfalık bir gazete çıkardığını belirten Te pedelenlioğlu, İngilizce, Fran sızca ve Türkçe olmak üzere 3 dilden haber, yorum ve makale lerin yer aldığı bu gazetenin delegelerce büyük ilgi ile kar şılandığını söyledi.

Bundan başka yerli ve yabancı basına yardımcı olmak üzere ge ne 3 dilde ortalama günde 10 15 basın bülteni yayınlandığını açıklayan konuşmacı, bu basın bültenlerinin özellikle yerli basında Konferansın büyük ölçü de yer almasını ve genel olarak basına yansımanın Komitenin is tediği biçimde olmasını sağla dığını söyledi. Tepedelenlioğlu TRT ile de beraber çalıştıkla rını ve çeşitli teknik konuları yorumlamada TRT'ye büyük ölçüde yardımcı olduklarını anlattı. Televizyonda bir açık oturumun, ve radyoda da iki programın ha zırlanmasında katkıları olduğu nu söyleyen Tepedelenlioğlu'na göre kamuoyunun dikkatinin 5 gün süreyle Konferans üzerinde tutulmasında Komitenin çabala

rının etkisi azımsanmayacak öl çüde.

Konuşmacı sözlerini şöyle bi tirdi: "...ancak gene de Konfe ransın bu ölçüde yankı uyandır ması ve basında 5 gün süreyle yer alması yalnızca Komitemizin öznel çabaları ile açıklanamaz. Bu olguda nesnel olarak Türki ye'nin büyük bir enerji bunalı mı içinde bulunması ve bunun sonucu kamuoyunun enerji konu suna son derece duyarlı olması da büyük rol oynamıştır."

Bu konuşmadan sonra Gültekin Türkoğlu, panelin ikinci bölü müne gelindiğini ve bu bölümde konuşmacıların Konferansta tar tışılan teknik konular üzerin deki düşüncelerini ve Konferan sın Türkiye'ye ne getirdiğini anlatacaklarını söyledi ve ilk sözü Ali Galip Mutdoğan'a ver di. Mutdoğan yaptığı kısa ko nuşmada Konferansın büyük ilgi gördüğünü, 700'ü Türkiye'den olmak üzere toplam 4500 dola yında delege ve yakınının Kon feransı izlediğini söyledi. Türkiye'den katılanların Konfe ransı yakından izleme olanağını bulduğunu, Konferansın Türkler le yabancılar arasında, kişi ler, kurumlar, hatta bakanlar düzeyinde çeşitli temas olanak ları yarattığına işaret eden konuşmacı bu temasların ülke

mizde bir bilgi birikimi yara tacağını umduğunu söyledi. Ko nuşmacıya göre Türkiye'de bir teknik potansiyel olduğu ispat edildi, öteki ülkelere Türkiye tanıtıldı.

Bu konuşmadan sonra Dr.Kütükçü oğlu söz aldı. Konferansın res mi sonuçları olmadığını, konuş masının kendi kişisel izlenim lerini yansıtacağını söyleyerek sözlerine başlayan Dr.Kütükçü oğlu, bu Konferansta seçilen konuların güncel düştüğünü ve Konferansa gösterilen ilginin bu nedenle büyük olduğunu söy ledi.

Kütükçüoğlu Konferanstan şu so nuçları çıkardığını anlattı: Dünyada bilinen enerji kaynak ları sınırlıdır. Bu nedenle hiç bir ülke enerji kaynaklarını hesapsızca tüketmemelidir. Enerji tasarrufu gereklidir. Petrol ve gaz kaynakları bu şe kilde kullanıldığı takdirde 40 50 yıl içinde tükenmeye yüz tutacaktır. Oysa petrol, pet rokimya endüstrisinde hammadde olarak kullanılan çok önemli bir metadır. Şu halde petrol enerji alanında kullanılmamalı dır. Elektrik enerjisi, gerek kullanım gerekse iletim bakı mından sahip olduğu üstünlükler nedeniyle halihazırda gelişmiş ülkelerde kullanılan enerjinin

10.Dünya Enerji Konferansının sonuçları ve Türkiye'ye yansımasının tartışıldığı panelde Kütükçüoğlu, Mutdoğan, Türkoğlu ve Tepedeleniioglu.

1/4'ünü oluşturmaktadır. Bu oran ilerde daha da artacaktır. Elektrik üretiminde, kullanıla cak birincil enerji kaynağı kö mür ve nükleer enerji olarak görünmektedir. Ancak kömür ç ı karımı i l e i l g i l i bazı teknolo ji sorunlarının çözülmesi ge reklidir. Kömür ve nükleer ener ji dışında, yeni enerji kaynak ları (jeotermal enerji, güneş enerjisi) kısa vadede birincil enerji kaynağı olarak tarım dışında pek kullanılabilir gö rünmemektedir.

Dr.Kütükçüoğlu daha sonra, Kon feranstan edindiği izlenime gö re ülkeleri enerji kaynağı olup olmamak ve teknolojisi olup olmamak bakımından 4'e ayırmak gerektiğini ve bunların da en az sorunu olandan en çok enerji sorunu olana doğru " i k i s i de olanlar", "teknolojisi olan, kaynağı olmayanlar", "teknolo j i s i olmayan, kaynağı olanlar" ve " i k i s i de olmayanlar" şek linde dizilebileceğini söyle di. Dr.Kütükçüoğlu'na göre bu " i k i s i de olmayan" sonuncular tüm olanaklarını teknoloji üretmek için seferber etmeli ler ve mümkün olduğu kadar enerji tasarrufu yapmalılar.

Daha sonra Kütükçüoğlu Konfe ransın Türkiye'ye ne getirdiği konusuna değinirken, her şeyden önce 700 800 dolayında Türk'ün Konferansa katılmasında büyük yarar gördüğünü söyledi. Bundan başka kamuoyunda yaratılan bu büyük ilginin ilerde gerekirse tasarruf tedbirlerini kamuoyuna kabul ettirmek için uygun bir zemin yarattığı görüşünde o l duğunu açıklayan konuşmacı, Türkiye'de uzun vadeli ve geniş kapsamlı bir planlamanın gerek li olduğunu savundu. Konuşmacı ya göre hidrolik kaynakların geliştirilmesi ve nükleer ener ji üzerinde düşünülmesi gerek li öte yandan, petrol tüketiminin de sınırlandırılması için, ko nuşmacı, k i t l e taşımacılığına önem verilmesi, ısınma için kö mür ve güneş enerjisinden ya rarlanılması, binaların ı s ı ya lıtımının sağlanması ve merke zi ısıtma yoluyla artık ısıdan yararlanılmasının gerekli oldu ğunu söyledi.

Bütün bunlar için uzun vadeli planlamanın önemini bir daha vurgulayan Kütükçüoğlu. aksi

takdirde bütün kısa vade çözüm lerinin petrolden geçtiğini söyledi.

Son konuşmacı Dr.Tepedelenli oğlu teknik oturumlarda ele alınan konuların "konvansiyo nel enerji kaynaklarının g e l i ş t i r ilmesi", "enerji kullanımın da tasarruf", "birincil enerji nin dönüşümü" ve "yeni enerji kaynakları" olarak 4 bölüme ay rıldığına dikkati çekerek, ve Konferansın temasının "enerji kaynaklarının rasyonel kulla nımı" olduğunu hatırlatarak, aslında Konferansın tek bir ko nuyu işlediğini, bunun da "Pet rol bitiyor, şimdi ne yapaca ğız?" biçiminde özetlenebilece ğini söyleyerek sözlerine baş ladı.

Dr.Tepedelenlioğlu gerek DEK Tasarruf Komisyonunun petrol konulu raporu gerekse Konferan sa sunulan diğer tebliğlerde dünya petrol üretiminin 1990 2000 yıllarında tepe noktasına geleceğini ve bundan sonra pet rol üretiminin düşmeye başlaya cağının tahmin edildiğini söy l e d i . Konferanstan edinilen izlenime göre, dünyanın, pet rol bittikten sonra petrolün yerine hangi kaynağı ikame ede ceğine daha henüz karar vereme miş bir durumda olduğunu açık layan konuşmacı, bu durumda kı sa vadede bir kaynak boşluğu olacağını ve bu boşluğu doldu racak en olası kaynağın da kö mür olacağını söyledi. Ancak kömürün böyle bir i ş l e v i yükle nebilmesi için bazı sorunların çözülmesi gerektiğine işaret eden Tepedelenlioğlu bu sorun ları şöyle sıraladı: Kömür ç ı karımı emek yoğun bir süreç t i r . Gelişmiş kapitalist ülke lerde emek pahalı olduğu için yoğun kömür çıkarımı pahalıya malolacaktır. Buna ek olarak kömür çıkarımı i l e i l g i l i tek nolojinin de geliştirilmesi ge rekmektedir. İkinci bir sorun, halihazırda mevcut "petrol ya kan" üretim ve ulaşım teknolo j i s i n i n "kömür yakan" türe de ğiştirilmesi sorunudur. Her iki sorunun da çözümü için şimdiden araştırmaya girişmek ve bu ko nuda yoğun yatırım yapmak ge rekmektedir. Ancak böyle bir uğraşıya girişmek, sermayesi nin karşılığını kısa sürede al mak isteyen kapitaliste pek çekici gelmemektedir. Kapita l i s t dünyanın bu sorunu nasıl

çözeceği daha b e l l i değildir.

Petrol tükenmeye yüz tuttuğu zaman doğacak enerji açığı so rununun azgelişmiş ülkelerce mevcut hidrolik potansiyelle rini değerlendirerek kısmen çö zülebileceğini savunan Tepede lenlioğlu, dünyadaki hidrolik potansiyelin % 48'inin üçüncü dünya ülkelerinde, % 24'ünün OECD ülkelerinde ve % 28'inin sosyalist ülkelerde bulunduğu nu ve bu % 48'lik payın çok bü yük bir bölümünün değerlendi rilmemiş olduğunu ve bu neden le dünyada hidrolik potansiyel den yararlanma oranının % 16 dolayında olduğunu söyledi. Da ha sonra UNIPEDE (Elektrik Ener jisi Üreticileri ve Dağıtıcıla rı Uluslararası Birliği) ve ICOLD (Büyük Barajlar Uluslar arası Komisyonu) adlı kuruluş ların Konferansa sundukları tebliğlerden alıntılar okuyan konuşmacı, bu kuruluşların s i yasal bağımlılıktan kurtulmak için petrolün ticari meta hali ne getirilmesi, yakılmaması, petro kimya endüstrisinde ham madde olarak kullanılması görü şünde olduklarını; ayrıca hid rolik potansiyelin önümüzdeki yıllarda en hızlı azgelişmiş ülkelerde gelişeceğini tahmin ettiklerini söyledi. Konuşmacı daha sonra bu kuruluşların teb liğlerinde nükleer enerjinin de çözülmemiş birçok sorunları olduğunu, bu sorunların başında nükleer santrali arın emniyetini sağlamak için alınması gereken önlemlerin maliyetinin çok bü yük oluşu geldiğini ve bu mali yetin santralın kurulu gücüne göre değişmediğini belirttik lerini söyledi. Buna göre nük leer santralın üretilecek bi rim enerji başına ekonomik ola bilmesi için santralın kurulu gücünü büyük tutmak gerekiyor.

Tepedelenlioğlu Türkiye için, Konferansın getirdiği b e l l i başlı derslerin, eskiden beri Elektrik Mühendisleri Odasının savunduğundan pek farklı olma dığını, ancak, bu kez Konferan sın, Odanın savlarını rakam ve belgelerle bir kez daha kanıt ladığını söyledi.

Bundan sonra dinleyiciler Kon feransla i l g i l i ç e ş i t l i görüş lerini bildirmek üzere söz al dılar. Bu konuşmalardan sonra Gültekin Türkoğlu, panelin bir özetini yaptı ve paneli kapat tı.